Yüklenici bir eseri (yapıyı) meydana getirmeyi, iş sahibi bedel ödemeyi borçlanır. Sonuç borcudur; faaliyet borcu olan hizmetten bu yüzden ayrılır. İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar ile TBK/TMK hattı yan yana okunur; ne var ki sınavda bağlayıcı olan yürürlükteki lafızdır. İKÇÜ 1. Dönem (Güz) kesitinde inşaat eser sözleşmesi bu sırayla işlenir.
Unsur dökümü şöyledir: eser (sonuç); bedel; yüklenici özeni; malzeme; alt yüklenici. İKÇÜ pratik çalışmasında bu liste, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul senaryosundaki belgelerle tek tek karşılanır. Belgesiz unsur, başlığı kapatır.
Organik bağ: Eser, satım değildir; henüz var olmayan şey meydana getirilir. Komşu kurum atlanırsa sonuç cümlesi doğru görünse bile gerekçe yarım kalır ve dönemlik sınavda puan oradan düşer.
Komşu hat: Arsa payı karşılığı inşaat, eser + taşınmaz temlikinin birleşimidir. Çiğli kâğıdında bu bağ yazılmadan sonraki kuruma sıçranmaz.
TBK m. 470 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**YEDİNCİ BÖLÜM Eser Sözleşmesi A. Tanımı** --- MADDE 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.» Lafız, inşaat eser sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Tanımı** --- MADDE 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.» Bu katman eser (sonuç) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
TBK m. 470 ile İnşaat eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 471 metnini şöyle okur: «**B. Hükümleri I. Yüklenicinin borçları 1. Genel olarak** --- MADDE 471- Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır.» Bu cümle inşaat eser sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.» Bu katman eser (sonuç) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 471 ile İnşaat eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi TBK m. 472 üzerindedir: «**2. Malzeme bakımından** --- MADDE 472- Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur. Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür. Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür.» Bu katman eser (sonuç) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır;» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 472 ile İnşaat eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
TBK m. 473 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**3. İşe başlama ve yürütme** --- MADDE 473- Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye…» Lafız, inşaat eser sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi;» Bu katman eser (sonuç) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 473 ile İnşaat eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 474 metnini şöyle okur: «**4. Ayıp sebebiyle sorumluluk a. Ayıbın belirlenmesi** --- MADDE 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.» Bu cümle inşaat eser sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ayıbın belirlenmesi** --- MADDE 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.» Bu katman eser (sonuç) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 474 ile İnşaat eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi TBK m. 475 üzerindedir: «**b. İşsahibinin seçimlik hakları** --- MADDE 475- Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.» Bu katman eser (sonuç) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 475 ile İnşaat eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
TBK m. 476 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**c. İşsahibinin sorumluluğu** --- MADDE 476- Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.» Lafız, inşaat eser sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
TBK m. 476 ile İnşaat eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 477 metnini şöyle okur: «**d. Eserin kabulü** --- MADDE 477- Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.» Bu cümle inşaat eser sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.» Bu katman eser (sonuç) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 477 ile İnşaat eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi TBK m. 478 üzerindedir: «**e. Zamanaşımı** --- MADDE 478- Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.» Bu katman eser (sonuç) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
TBK m. 478 ile İnşaat eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
TBK m. 479 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**II. İşsahibinin borçları 1. Bedelin muacceliyeti** --- MADDE 479- İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur.» Lafız, inşaat eser sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur.» Bu katman eser (sonuç) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
TBK m. 479 ile İnşaat eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 480 metnini şöyle okur: «**2. Bedel a. Götürü bedel** --- MADDE 480- Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir. Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi,…» Bu cümle inşaat eser sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez.» Bu katman eser (sonuç) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği…» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 480 ile İnşaat eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi TBK m. 481 üzerindedir: «**b. Değere göre bedel** --- MADDE 481- Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
TBK m. 481 ile İnşaat eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Doktrin cümlesi: Özen 471, malzeme 472. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.
Ekol notu: Alt yüklenici, iş sahibini kural olarak bağlamaz. Sayfa ve baskı yılı uydurulmaz; İKÇÜ kâğıdında yazar adı ancak hocanın izlencesinde geçiyorsa anılır, aksi hâlde hâkim görüş olarak bırakılır.
inşaat eser sözleşmesi bakımından «eser (sonuç)» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Yüklenici bir eseri (yapıyı) meydana getirmeyi, iş sahibi bedel ödemeyi borçlanır. Sonuç borcudur; faaliyet borcu olan hizmetten bu yüzden ayrılır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«eser (sonuç)» eksikse İnşaat eser sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «bedel» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
inşaat eser sözleşmesi bakımından «bedel» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Yüklenici bir eseri (yapıyı) meydana getirmeyi, iş sahibi bedel ödemeyi borçlanır. Sonuç borcudur; faaliyet borcu olan hizmetten bu yüzden ayrılır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«bedel» eksikse İnşaat eser sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «yüklenici özeni» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
inşaat eser sözleşmesi bakımından «yüklenici özeni» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Yüklenici bir eseri (yapıyı) meydana getirmeyi, iş sahibi bedel ödemeyi borçlanır. Sonuç borcudur; faaliyet borcu olan hizmetten bu yüzden ayrılır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«yüklenici özeni» eksikse İnşaat eser sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «malzeme» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
inşaat eser sözleşmesi bakımından «malzeme» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Yüklenici bir eseri (yapıyı) meydana getirmeyi, iş sahibi bedel ödemeyi borçlanır. Sonuç borcudur; faaliyet borcu olan hizmetten bu yüzden ayrılır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«malzeme» eksikse İnşaat eser sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «alt yüklenici» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
inşaat eser sözleşmesi bakımından «alt yüklenici» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Yüklenici bir eseri (yapıyı) meydana getirmeyi, iş sahibi bedel ödemeyi borçlanır. Sonuç borcudur; faaliyet borcu olan hizmetten bu yüzden ayrılır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«alt yüklenici» eksikse İnşaat eser sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «eser (sonuç)» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
İKÇÜ öğrencisi inşaat eser sözleşmesi başlığını açınca önce İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın. Sonra «eser (sonuç)» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul bu başlığın doğal vakıa zeminidir.
İkinci iş, bedel ile yüklenici özeni arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.
Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Çiğli yazılısında gerekçesiz kalır. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.
Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. inşaat eser sözleşmesi talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. 1. Dönem (Güz) paketinde bu kontrol atlanmaz.
Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Eser, satım değildir; henüz var olmayan şey meydana getirilir.. Adlandırmadan geçmek, İKÇÜ kâğıdında yarım gerekçedir.
Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Çiğli usulü sloganla bitirmez.
İnşaat eser sözleşmesi için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.
Yanlış giden kâğıt, inşaat eser sözleşmesi başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. 1. Dönem (Güz) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.
Tekrar: İnşaat eser sözleşmesi bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. eser (sonuç), bedel, yüklenici özeni, malzeme, alt yüklenici birlikte durur. Birini atlayan çözüm, İKÇÜ yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.
Hap bilgi
Yüklenici bir eseri (yapıyı) meydana getirmeyi, iş sahibi bedel ödemeyi borçlanır. Sonuç borcudur; faaliyet borcu olan hizmetten bu yüzden ayrılır.
Sınav tuzağı
Tuzak: İnşaat eser sözleşmesi ile komşu kurumu karıştırmak. Arsa payı karşılığı inşaat, eser + taşınmaz temlikinin birleşimidir.
eser
İnşaat eser sözleşmesi bakımından «eser (sonuç)» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
bedel
İnşaat eser sözleşmesi bakımından «bedel» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
yüklenici özeni
İnşaat eser sözleşmesi bakımından «yüklenici özeni» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
Bilgi kartı 1 / 2
Konu sonu test
1. İnşaat eser sözleşmesi tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?
2. İnşaat eser sözleşmesi hangi kanunî bağla okunur?
Ayrım · İnşaat eser sözleşmesi / Bedel ve fiyat
İnşaat eser sözleşmesi
Yüklenici bir eseri (yapıyı) meydana getirmeyi, iş sahibi bedel ödemeyi borçlanır. Sonuç borcudur; faaliyet borcu olan hizmetten bu yüzden ayrılır.
Bedel ve fiyat
Götürü bedel ile yaklaşık bedel ayrı rejimlerdir. Yaklaşık bedelde aşım, haber verme ve dönme kapısı açar; götürülde artış kural olarak kapanır.
Bedel ve fiyat
Götürü bedel ile yaklaşık bedel ayrı rejimlerdir. Yaklaşık bedelde aşım, haber verme ve dönme kapısı açar; götürülde artış kural olarak kapanır. İzmir öğrencisi bu başlığı Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. içinde görür. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın. bedel ve fiyat tartışması ancak ondan sonra açılır.
Unsur dökümü şöyledir: götürü; yaklaşık; aşım; haber verme; dönme / artış. İKÇÜ pratik çalışmasında bu liste, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul senaryosundaki belgelerle tek tek karşılanır. Belgesiz unsur, başlığı kapatır.
Organik bağ: Keşif özeti, bedel türünü tek başına söylemez. Komşu kurum atlanırsa sonuç cümlesi doğru görünse bile gerekçe yarım kalır ve dönemlik sınavda puan oradan düşer.
Komşu hat: Ek iş, ayrı bir icap-kabul ister. Çiğli kâğıdında bu bağ yazılmadan sonraki kuruma sıçranmaz.
TBK m. 480 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**2. Bedel a. Götürü bedel** --- MADDE 480- Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir. Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi,…» Lafız, bedel ve fiyat tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez.» Bu katman götürü ile yaklaşık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği…» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 480 ile Bedel ve fiyat eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada götürü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 481 metnini şöyle okur: «**b. Değere göre bedel** --- MADDE 481- Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.» Bu cümle bedel ve fiyat için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
TBK m. 481 ile Bedel ve fiyat eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada götürü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi TBK m. 482 üzerindedir: «**C. Sözleşmenin sona ermesi I. Yaklaşık bedelin aşılması** --- MADDE 482- Başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin, işsahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa işsahibi, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir. Eser, işsahibinin arsası üzerine yapılıyorsa işsahibi, bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteyebileceği gibi, eser henüz tamamlanmamışsa, yükleniciyi işe devamdan alıkoyarak, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödemek suretiyle sözleşmeyi feshedebilir.» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Yaklaşık bedelin aşılması** --- MADDE 482- Başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin, işsahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa işsahibi, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir.» Bu katman götürü ile yaklaşık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eser, işsahibinin arsası üzerine yapılıyorsa işsahibi, bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteyebileceği gibi, eser henüz tamamlanmamışsa, yükleniciyi işe devamdan alıkoyarak, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödemek suretiyle sözleşmeyi feshedebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 482 ile Bedel ve fiyat eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada götürü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
TBK m. 483 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**II. Eserin yok olması** --- MADDE 483- Eser teslimden önce beklenmedik olay sonucu yok olursa işsahibi, eseri teslim almada temerrüde düşmedikçe yüklenici, yaptığı işin ücretini ve giderlerinin ödenmesini isteyemez. Bu durumda malzemeye gelen hasar, onu sağlayana ait olur. Eserin işsahibince verilen malzeme veya gösterilen arsanın ayıbı veya işsahibinin talimatına uygun yapılması yüzünden yok olması durumunda yüklenici, doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında bildirmişse, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerinin ödenmesini isteyebilir. İşsahibinin kusuru varsa, yüklenicinin ayrıca zararının giderilmesini de isteme hakkı vardır.» Lafız, bedel ve fiyat tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bu durumda malzemeye gelen hasar, onu sağlayana ait olur.» Bu katman götürü ile yaklaşık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eserin işsahibince verilen malzeme veya gösterilen arsanın ayıbı veya işsahibinin talimatına uygun yapılması yüzünden yok olması durumunda yüklenici, doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında bildirmişse, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerinin ödenmesini isteyebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 483 ile Bedel ve fiyat eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada götürü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 484 metnini şöyle okur: «**III. Tazminat karşılığı fesih** --- MADDE 484- İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir.» Bu cümle bedel ve fiyat için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
TBK m. 484 ile Bedel ve fiyat eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada götürü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi TBK m. 485 üzerindedir: «**IV. İşsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşması** --- MADDE 485- Eserin tamamlanması, işsahibi ile ilgili beklenmedik olay dolayısıyla imkânsızlaşırsa yüklenici, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir. İfa imkânsızlığının ortaya çıkmasında işsahibi kusurluysa, yüklenicinin ayrıca tazminat isteme hakkı vardır.» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «İfa imkânsızlığının ortaya çıkmasında işsahibi kusurluysa, yüklenicinin ayrıca tazminat isteme hakkı vardır.» Bu katman götürü ile yaklaşık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
TBK m. 485 ile Bedel ve fiyat eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada götürü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
TBK m. 486 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**V. Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi** --- MADDE 486- Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme, onun ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi durumunda kendiliğinden sona erer. Bu durumda işsahibi, eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecek ise, onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür.» Lafız, bedel ve fiyat tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bu durumda işsahibi, eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecek ise, onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür.» Bu katman götürü ile yaklaşık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
TBK m. 486 ile Bedel ve fiyat eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada götürü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 487 metnini şöyle okur: «**SEKİZİNCİ BÖLÜM Yayım Sözleşmesi A. Tanımı** --- MADDE 487- Yayım sözleşmesi, bir fikir ve sanat eseri sahibinin veya halefinin, o eseri yayımlanmak üzere yayımcıya bırakmayı, yayımcının da onu çoğaltarak yayımlamayı üstlendiği sözleşmedir.» Bu cümle bedel ve fiyat için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Tanımı** --- MADDE 487- Yayım sözleşmesi, bir fikir ve sanat eseri sahibinin veya halefinin, o eseri yayımlanmak üzere yayımcıya bırakmayı, yayımcının da onu çoğaltarak yayımlamayı üstlendiği sözleşmedir.» Bu katman götürü ile yaklaşık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
TBK m. 487 ile Bedel ve fiyat eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada götürü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi TBK m. 488 üzerindedir: «**B. Şekli** --- MADDE 488- Yayım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
TBK m. 488 ile Bedel ve fiyat eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada götürü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
TBK m. 489 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**C. Hükümleri I. Yayımlatma hakkının geçişi ve sorumluluk** --- MADDE 489- Yayım sözleşmesiyle eser sahibinin hakları, sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçüde ve süreyle yayımcıya geçer. Yayımlatan, yayımcıya karşı, sözleşmenin kurulduğu anda eseri yayımlatma hakkının bulunmamasından sorumlu olduğu gibi, eser korunmakta ise, telif hakkının olmamasından da sorumludur. Eserin tamamı veya bir bölümü yayımlanmak üzere başka bir yayımcıya bırakılmış ya da yayımlatanın bilgisi altında yayımlanmış ise yayımlatan, yayım sözleşmesinin yapılmasından önce, bunu karşı tarafa bildirmek zorundadır.» Lafız, bedel ve fiyat tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Yayımlatan, yayımcıya karşı, sözleşmenin kurulduğu anda eseri yayımlatma hakkının bulunmamasından sorumlu olduğu gibi, eser korunmakta ise, telif hakkının olmamasından da sorumludur.» Bu katman götürü ile yaklaşık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eserin tamamı veya bir bölümü yayımlanmak üzere başka bir yayımcıya bırakılmış ya da yayımlatanın bilgisi altında yayımlanmış ise yayımlatan, yayım sözleşmesinin yapılmasından önce, bunu karşı tarafa bildirmek zorundadır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 489 ile Bedel ve fiyat eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada götürü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 490 metnini şöyle okur: «**II. Yayımlatanın tasarruf hakkı** --- MADDE 490- Yayımlatan, sözleşmede kararlaştırılan süre sona ermedikçe veya süre belirlenmemişse kararlaştırılan baskı adedinin tükenmesi için alışılmış süre geçmedikçe, eserin tamamı veya bir bölümü üzerinde, yayımcının zararına olacak biçimde tasarrufta bulunamaz. Süreli yayınlarda yer alan kısa yazılar, yayımlatan tarafından her zaman, başka yerde de yayımlatılabilir. Yayımlatan, toplama bir eserin kendisine ait bölümlerini veya dergilerde çıkan uzun yazılarını, yayımın bitmesinden başlayarak üç ay geçmedikçe yeniden yayımlatamaz.» Bu cümle bedel ve fiyat için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Süreli yayınlarda yer alan kısa yazılar, yayımlatan tarafından her zaman, başka yerde de yayımlatılabilir.» Bu katman götürü ile yaklaşık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Yayımlatan, toplama bir eserin kendisine ait bölümlerini veya dergilerde çıkan uzun yazılarını, yayımın bitmesinden başlayarak üç ay geçmedikçe yeniden yayımlatamaz.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 490 ile Bedel ve fiyat eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada götürü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Doktrin cümlesi: Götürü 480, yaklaşık 481. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.
Ekol notu: İş sahibinin müdahalesi 482 kapısını açabilir. Sayfa ve baskı yılı uydurulmaz; İKÇÜ kâğıdında yazar adı ancak hocanın izlencesinde geçiyorsa anılır, aksi hâlde hâkim görüş olarak bırakılır.
bedel ve fiyat bakımından «götürü» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Götürü bedel ile yaklaşık bedel ayrı rejimlerdir. Yaklaşık bedelde aşım, haber verme ve dönme kapısı açar; götürülde artış kural olarak kapanır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«götürü» eksikse Bedel ve fiyat talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «yaklaşık» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
bedel ve fiyat bakımından «yaklaşık» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Götürü bedel ile yaklaşık bedel ayrı rejimlerdir. Yaklaşık bedelde aşım, haber verme ve dönme kapısı açar; götürülde artış kural olarak kapanır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«yaklaşık» eksikse Bedel ve fiyat talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «aşım» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
bedel ve fiyat bakımından «aşım» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Götürü bedel ile yaklaşık bedel ayrı rejimlerdir. Yaklaşık bedelde aşım, haber verme ve dönme kapısı açar; götürülde artış kural olarak kapanır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«aşım» eksikse Bedel ve fiyat talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «haber verme» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
bedel ve fiyat bakımından «haber verme» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Götürü bedel ile yaklaşık bedel ayrı rejimlerdir. Yaklaşık bedelde aşım, haber verme ve dönme kapısı açar; götürülde artış kural olarak kapanır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«haber verme» eksikse Bedel ve fiyat talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «dönme / artış» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
bedel ve fiyat bakımından «dönme / artış» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Götürü bedel ile yaklaşık bedel ayrı rejimlerdir. Yaklaşık bedelde aşım, haber verme ve dönme kapısı açar; götürülde artış kural olarak kapanır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«dönme / artış» eksikse Bedel ve fiyat talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «götürü» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
İKÇÜ öğrencisi bedel ve fiyat başlığını açınca önce İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın. Sonra «götürü» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul bu başlığın doğal vakıa zeminidir.
İkinci iş, yaklaşık ile aşım arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.
Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Çiğli yazılısında gerekçesiz kalır. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.
Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. bedel ve fiyat talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. 1. Dönem (Güz) paketinde bu kontrol atlanmaz.
Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Keşif özeti, bedel türünü tek başına söylemez.. Adlandırmadan geçmek, İKÇÜ kâğıdında yarım gerekçedir.
Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Çiğli usulü sloganla bitirmez.
Bedel ve fiyat için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.
Yanlış giden kâğıt, bedel ve fiyat başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. 1. Dönem (Güz) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.
Tekrar: Bedel ve fiyat bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. götürü, yaklaşık, aşım, haber verme, dönme / artış birlikte durur. Birini atlayan çözüm, İKÇÜ yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.
Hap bilgi
Götürü bedel ile yaklaşık bedel ayrı rejimlerdir. Yaklaşık bedelde aşım, haber verme ve dönme kapısı açar; götürülde artış kural olarak kapanır.
Sınav tuzağı
Tuzak: Bedel ve fiyat ile komşu kurumu karıştırmak. Ek iş, ayrı bir icap-kabul ister.
götürü
Bedel ve fiyat bakımından «götürü» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
yaklaşık
Bedel ve fiyat bakımından «yaklaşık» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
aşım
Bedel ve fiyat bakımından «aşım» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
Bilgi kartı 1 / 2
Konu sonu test
1. Bedel ve fiyat tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?
2. Bedel ve fiyat hangi kanunî bağla okunur?
Eserde ayıp
Teslimden sonra ortaya çıkan ayıp, bildirim ve seçimlik hak rejimine girer. İnşaatta gizli ayıp, kısa süreli açık ayıptan ayrı okunur. İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar ile TBK/TMK hattı yan yana okunur; ne var ki sınavda bağlayıcı olan yürürlükteki lafızdır. İKÇÜ 1. Dönem (Güz) kesitinde eserde ayıp bu sırayla işlenir.
Unsur dökümü şöyledir: ayıp; bildirim; seçimlik hak; süre; gizli ayıp. İKÇÜ pratik çalışmasında bu liste, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul senaryosundaki belgelerle tek tek karşılanır. Belgesiz unsur, başlığı kapatır.
Organik bağ: Ayıp, temerrüt değildir; teslim olmuş eserde ayıp rejimidir. Komşu kurum atlanırsa sonuç cümlesi doğru görünse bile gerekçe yarım kalır ve dönemlik sınavda puan oradan düşer.
Komşu hat: Satımdaki ayıp süreleri bire bir taşınmaz. Çiğli kâğıdında bu bağ yazılmadan sonraki kuruma sıçranmaz.
TBK m. 474 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**4. Ayıp sebebiyle sorumluluk a. Ayıbın belirlenmesi** --- MADDE 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.» Lafız, eserde ayıp tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ayıbın belirlenmesi** --- MADDE 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.» Bu katman ayıp ile bildirim arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 474 ile Eserde ayıp eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada ayıp belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 475 metnini şöyle okur: «**b. İşsahibinin seçimlik hakları** --- MADDE 475- Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.» Bu cümle eserde ayıp için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.» Bu katman ayıp ile bildirim arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 475 ile Eserde ayıp eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada ayıp belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi TBK m. 476 üzerindedir: «**c. İşsahibinin sorumluluğu** --- MADDE 476- Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
TBK m. 476 ile Eserde ayıp eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada ayıp belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
TBK m. 477 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**d. Eserin kabulü** --- MADDE 477- Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.» Lafız, eserde ayıp tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.» Bu katman ayıp ile bildirim arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 477 ile Eserde ayıp eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada ayıp belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 478 metnini şöyle okur: «**e. Zamanaşımı** --- MADDE 478- Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.» Bu cümle eserde ayıp için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.» Bu katman ayıp ile bildirim arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
TBK m. 478 ile Eserde ayıp eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada ayıp belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi TBK m. 479 üzerindedir: «**II. İşsahibinin borçları 1. Bedelin muacceliyeti** --- MADDE 479- İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur.» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur.» Bu katman ayıp ile bildirim arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
TBK m. 479 ile Eserde ayıp eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada ayıp belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
TBK m. 480 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**2. Bedel a. Götürü bedel** --- MADDE 480- Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir. Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi,…» Lafız, eserde ayıp tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez.» Bu katman ayıp ile bildirim arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği…» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 480 ile Eserde ayıp eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada ayıp belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 481 metnini şöyle okur: «**b. Değere göre bedel** --- MADDE 481- Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.» Bu cümle eserde ayıp için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
TBK m. 481 ile Eserde ayıp eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada ayıp belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi TBK m. 482 üzerindedir: «**C. Sözleşmenin sona ermesi I. Yaklaşık bedelin aşılması** --- MADDE 482- Başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin, işsahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa işsahibi, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir. Eser, işsahibinin arsası üzerine yapılıyorsa işsahibi, bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteyebileceği gibi, eser henüz tamamlanmamışsa, yükleniciyi işe devamdan alıkoyarak, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödemek suretiyle sözleşmeyi feshedebilir.» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Yaklaşık bedelin aşılması** --- MADDE 482- Başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin, işsahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa işsahibi, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir.» Bu katman ayıp ile bildirim arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eser, işsahibinin arsası üzerine yapılıyorsa işsahibi, bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteyebileceği gibi, eser henüz tamamlanmamışsa, yükleniciyi işe devamdan alıkoyarak, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödemek suretiyle sözleşmeyi feshedebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 482 ile Eserde ayıp eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada ayıp belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
TBK m. 483 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**II. Eserin yok olması** --- MADDE 483- Eser teslimden önce beklenmedik olay sonucu yok olursa işsahibi, eseri teslim almada temerrüde düşmedikçe yüklenici, yaptığı işin ücretini ve giderlerinin ödenmesini isteyemez. Bu durumda malzemeye gelen hasar, onu sağlayana ait olur. Eserin işsahibince verilen malzeme veya gösterilen arsanın ayıbı veya işsahibinin talimatına uygun yapılması yüzünden yok olması durumunda yüklenici, doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında bildirmişse, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerinin ödenmesini isteyebilir. İşsahibinin kusuru varsa, yüklenicinin ayrıca zararının giderilmesini de isteme hakkı vardır.» Lafız, eserde ayıp tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bu durumda malzemeye gelen hasar, onu sağlayana ait olur.» Bu katman ayıp ile bildirim arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eserin işsahibince verilen malzeme veya gösterilen arsanın ayıbı veya işsahibinin talimatına uygun yapılması yüzünden yok olması durumunda yüklenici, doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında bildirmişse, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerinin ödenmesini isteyebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 483 ile Eserde ayıp eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada ayıp belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 484 metnini şöyle okur: «**III. Tazminat karşılığı fesih** --- MADDE 484- İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir.» Bu cümle eserde ayıp için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
TBK m. 484 ile Eserde ayıp eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada ayıp belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi TBK m. 485 üzerindedir: «**IV. İşsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşması** --- MADDE 485- Eserin tamamlanması, işsahibi ile ilgili beklenmedik olay dolayısıyla imkânsızlaşırsa yüklenici, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir. İfa imkânsızlığının ortaya çıkmasında işsahibi kusurluysa, yüklenicinin ayrıca tazminat isteme hakkı vardır.» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «İfa imkânsızlığının ortaya çıkmasında işsahibi kusurluysa, yüklenicinin ayrıca tazminat isteme hakkı vardır.» Bu katman ayıp ile bildirim arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
TBK m. 485 ile Eserde ayıp eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada ayıp belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Doktrin cümlesi: Gözden geçirme 474, haklar 475. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.
Ekol notu: İş sahibinin ayıba razı olması ayrı vakıadır. Sayfa ve baskı yılı uydurulmaz; İKÇÜ kâğıdında yazar adı ancak hocanın izlencesinde geçiyorsa anılır, aksi hâlde hâkim görüş olarak bırakılır.
eserde ayıp bakımından «ayıp» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Teslimden sonra ortaya çıkan ayıp, bildirim ve seçimlik hak rejimine girer. İnşaatta gizli ayıp, kısa süreli açık ayıptan ayrı okunur. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«ayıp» eksikse Eserde ayıp talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «bildirim» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
eserde ayıp bakımından «bildirim» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Teslimden sonra ortaya çıkan ayıp, bildirim ve seçimlik hak rejimine girer. İnşaatta gizli ayıp, kısa süreli açık ayıptan ayrı okunur. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«bildirim» eksikse Eserde ayıp talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «seçimlik hak» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
eserde ayıp bakımından «seçimlik hak» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Teslimden sonra ortaya çıkan ayıp, bildirim ve seçimlik hak rejimine girer. İnşaatta gizli ayıp, kısa süreli açık ayıptan ayrı okunur. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«seçimlik hak» eksikse Eserde ayıp talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «süre» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
eserde ayıp bakımından «süre» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Teslimden sonra ortaya çıkan ayıp, bildirim ve seçimlik hak rejimine girer. İnşaatta gizli ayıp, kısa süreli açık ayıptan ayrı okunur. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«süre» eksikse Eserde ayıp talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «gizli ayıp» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
eserde ayıp bakımından «gizli ayıp» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Teslimden sonra ortaya çıkan ayıp, bildirim ve seçimlik hak rejimine girer. İnşaatta gizli ayıp, kısa süreli açık ayıptan ayrı okunur. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«gizli ayıp» eksikse Eserde ayıp talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «ayıp» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
İKÇÜ öğrencisi eserde ayıp başlığını açınca önce İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın. Sonra «ayıp» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul bu başlığın doğal vakıa zeminidir.
İkinci iş, bildirim ile seçimlik hak arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.
Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Çiğli yazılısında gerekçesiz kalır. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.
Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. eserde ayıp talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. 1. Dönem (Güz) paketinde bu kontrol atlanmaz.
Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Ayıp, temerrüt değildir; teslim olmuş eserde ayıp rejimidir.. Adlandırmadan geçmek, İKÇÜ kâğıdında yarım gerekçedir.
Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Çiğli usulü sloganla bitirmez.
Eserde ayıp için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.
Yanlış giden kâğıt, eserde ayıp başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. 1. Dönem (Güz) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.
Tekrar: Eserde ayıp bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. ayıp, bildirim, seçimlik hak, süre, gizli ayıp birlikte durur. Birini atlayan çözüm, İKÇÜ yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.
Hap bilgi
Teslimden sonra ortaya çıkan ayıp, bildirim ve seçimlik hak rejimine girer. İnşaatta gizli ayıp, kısa süreli açık ayıptan ayrı okunur.
Sınav tuzağı
Tuzak: Eserde ayıp ile komşu kurumu karıştırmak. Satımdaki ayıp süreleri bire bir taşınmaz.
ayıp
Eserde ayıp bakımından «ayıp» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
bildirim
Eserde ayıp bakımından «bildirim» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
seçimlik hak
Eserde ayıp bakımından «seçimlik hak» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
Bilgi kartı 1 / 2
Konu sonu test
1. Eserde ayıp tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?
2. Eserde ayıp hangi kanunî bağla okunur?
Teslim ve sona erme
Teslim, eserin iş sahibinin fiilî hâkimiyetine bırakılmasıdır. Fesih, imkânsızlık ve iş sahibinin dönmesi ayrı kapılardır. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Bu yüzden teslim ve sona erme başlığı, Çiğli yazılısında ezber sloganı değil uygulanacak rejim olarak durur.
Kurumun unsurları şunlardır: teslim; kabul; fesih; imkânsızlık; tazminat. Birinci sınıfın ilk karşılaşmasında her unsur ayrı satıra yazılır zira birinin eksikliği talebi bu kuruma dayandırmayı keser. Ne var ki unsurları ezber listesi gibi dizmek yetmez; somut vakıada hangi belgenin hangi unsuru taşıdığı eşlenir.
Çapraz okuma: Teslim tutanağı yoksa fiilî teslim tartışılır. İKÇÜ yazılısında bu cümle, teslim ve sona erme ile komşusunu ayırır.
Organik bağ: İş sahibi eser tamamlanmadan dönebilir; bedel ve tazminat hesabı değişir. Komşu kurum atlanırsa sonuç cümlesi doğru görünse bile gerekçe yarım kalır ve dönemlik sınavda puan oradan düşer.
Yürürlük cümlesi TBK m. 473 üzerindedir: «**3. İşe başlama ve yürütme** --- MADDE 473- Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye…» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi;» Bu katman teslim ile kabul arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 473 ile Teslim ve sona erme eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
TBK m. 475 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**b. İşsahibinin seçimlik hakları** --- MADDE 475- Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.» Lafız, teslim ve sona erme tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.» Bu katman teslim ile kabul arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 475 ile Teslim ve sona erme eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 477 metnini şöyle okur: «**d. Eserin kabulü** --- MADDE 477- Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.» Bu cümle teslim ve sona erme için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.» Bu katman teslim ile kabul arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 477 ile Teslim ve sona erme eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi TBK m. 484 üzerindedir: «**III. Tazminat karşılığı fesih** --- MADDE 484- İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir.» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
TBK m. 484 ile Teslim ve sona erme eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
TBK m. 474 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**4. Ayıp sebebiyle sorumluluk a. Ayıbın belirlenmesi** --- MADDE 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.» Lafız, teslim ve sona erme tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ayıbın belirlenmesi** --- MADDE 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.» Bu katman teslim ile kabul arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 474 ile Teslim ve sona erme eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 476 metnini şöyle okur: «**c. İşsahibinin sorumluluğu** --- MADDE 476- Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.» Bu cümle teslim ve sona erme için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
TBK m. 476 ile Teslim ve sona erme eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi TBK m. 478 üzerindedir: «**e. Zamanaşımı** --- MADDE 478- Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.» Bu katman teslim ile kabul arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
TBK m. 478 ile Teslim ve sona erme eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
TBK m. 479 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**II. İşsahibinin borçları 1. Bedelin muacceliyeti** --- MADDE 479- İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur.» Lafız, teslim ve sona erme tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur.» Bu katman teslim ile kabul arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
TBK m. 479 ile Teslim ve sona erme eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 480 metnini şöyle okur: «**2. Bedel a. Götürü bedel** --- MADDE 480- Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir. Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi,…» Bu cümle teslim ve sona erme için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez.» Bu katman teslim ile kabul arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği…» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 480 ile Teslim ve sona erme eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi TBK m. 481 üzerindedir: «**b. Değere göre bedel** --- MADDE 481- Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.» İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
TBK m. 481 ile Teslim ve sona erme eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
TBK m. 482 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**C. Sözleşmenin sona ermesi I. Yaklaşık bedelin aşılması** --- MADDE 482- Başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin, işsahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa işsahibi, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir. Eser, işsahibinin arsası üzerine yapılıyorsa işsahibi, bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteyebileceği gibi, eser henüz tamamlanmamışsa, yükleniciyi işe devamdan alıkoyarak, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödemek suretiyle sözleşmeyi feshedebilir.» Lafız, teslim ve sona erme tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak İKÇÜ yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Yaklaşık bedelin aşılması** --- MADDE 482- Başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin, işsahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa işsahibi, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir.» Bu katman teslim ile kabul arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eser, işsahibinin arsası üzerine yapılıyorsa işsahibi, bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteyebileceği gibi, eser henüz tamamlanmamışsa, yükleniciyi işe devamdan alıkoyarak, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödemek suretiyle sözleşmeyi feshedebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 482 ile Teslim ve sona erme eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
İKÇÜ öğrencisi TBK m. 483 metnini şöyle okur: «**II. Eserin yok olması** --- MADDE 483- Eser teslimden önce beklenmedik olay sonucu yok olursa işsahibi, eseri teslim almada temerrüde düşmedikçe yüklenici, yaptığı işin ücretini ve giderlerinin ödenmesini isteyemez. Bu durumda malzemeye gelen hasar, onu sağlayana ait olur. Eserin işsahibince verilen malzeme veya gösterilen arsanın ayıbı veya işsahibinin talimatına uygun yapılması yüzünden yok olması durumunda yüklenici, doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında bildirmişse, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerinin ödenmesini isteyebilir. İşsahibinin kusuru varsa, yüklenicinin ayrıca zararının giderilmesini de isteme hakkı vardır.» Bu cümle teslim ve sona erme için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bu durumda malzemeye gelen hasar, onu sağlayana ait olur.» Bu katman teslim ile kabul arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eserin işsahibince verilen malzeme veya gösterilen arsanın ayıbı veya işsahibinin talimatına uygun yapılması yüzünden yok olması durumunda yüklenici, doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında bildirmişse, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerinin ödenmesini isteyebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Çiğli kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
TBK m. 483 ile Teslim ve sona erme eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
Öğreti ayrımı: İş sahibinin dönmesi 473/2 hattında tartılır. İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar vurgusu yalnız Türkçe kâğıtta Türkçe adlandırılır; künye yoksa sayfa yazılmaz.
Doktrin cümlesi: Yüklenicinin ölümü kural olarak sözleşmeyi bitirmez; kişisel edimde ayrılır. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.
teslim ve sona erme bakımından «teslim» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Teslim, eserin iş sahibinin fiilî hâkimiyetine bırakılmasıdır. Fesih, imkânsızlık ve iş sahibinin dönmesi ayrı kapılardır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«teslim» eksikse Teslim ve sona erme talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «kabul» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
teslim ve sona erme bakımından «kabul» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Teslim, eserin iş sahibinin fiilî hâkimiyetine bırakılmasıdır. Fesih, imkânsızlık ve iş sahibinin dönmesi ayrı kapılardır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«kabul» eksikse Teslim ve sona erme talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «fesih» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
teslim ve sona erme bakımından «fesih» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Teslim, eserin iş sahibinin fiilî hâkimiyetine bırakılmasıdır. Fesih, imkânsızlık ve iş sahibinin dönmesi ayrı kapılardır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«fesih» eksikse Teslim ve sona erme talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «imkânsızlık» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
teslim ve sona erme bakımından «imkânsızlık» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Teslim, eserin iş sahibinin fiilî hâkimiyetine bırakılmasıdır. Fesih, imkânsızlık ve iş sahibinin dönmesi ayrı kapılardır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«imkânsızlık» eksikse Teslim ve sona erme talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «tazminat» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
teslim ve sona erme bakımından «tazminat» ayrı bir ispat cümlesi ister. Çiğli yazılısında bu unsur, Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Teslim, eserin iş sahibinin fiilî hâkimiyetine bırakılmasıdır. Fesih, imkânsızlık ve iş sahibinin dönmesi ayrı kapılardır. İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın.
«tazminat» eksikse Teslim ve sona erme talebi bu başlıkta durur. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «teslim» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.
İKÇÜ öğrencisi teslim ve sona erme başlığını açınca önce İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın. Sonra «teslim» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul bu başlığın doğal vakıa zeminidir.
İkinci iş, kabul ile fesih arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. İKÇÜ devlet fakültesi; TBK kuruluş lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.
Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Çiğli yazılısında gerekçesiz kalır. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.
Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. teslim ve sona erme talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. 1. Dönem (Güz) paketinde bu kontrol atlanmaz.
Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Teslim tutanağı yoksa fiilî teslim tartışılır.. Adlandırmadan geçmek, İKÇÜ kâğıdında yarım gerekçedir.
Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Çiğli usulü sloganla bitirmez.
Teslim ve sona erme için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.
Yanlış giden kâğıt, teslim ve sona erme başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. 1. Dönem (Güz) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.
Tekrar: Teslim ve sona erme bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. teslim, kabul, fesih, imkânsızlık, tazminat birlikte durur. Birini atlayan çözüm, İKÇÜ yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.
Hap bilgi
Teslim, eserin iş sahibinin fiilî hâkimiyetine bırakılmasıdır. Fesih, imkânsızlık ve iş sahibinin dönmesi ayrı kapılardır.
Sınav tuzağı
Tuzak: Teslim ve sona erme ile komşu kurumu karıştırmak. İş sahibi eser tamamlanmadan dönebilir; bedel ve tazminat hesabı değişir.
teslim
Teslim ve sona erme bakımından «teslim» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
kabul
Teslim ve sona erme bakımından «kabul» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
fesih
Teslim ve sona erme bakımından «fesih» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
Bilgi kartı 1 / 2
Konu sonu test
1. Teslim ve sona erme tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?
2. Teslim ve sona erme hangi kanunî bağla okunur?
Sınav iskeleti ve kaynakça disiplini
İKÇÜ kâğıdında işletme devrini satımla karıştırmayın. İKÇÜ kâğıdında ilk cümle kurumu adlandırır; slogan yetmez. Öğretim elemanı duyurusu ve OBS bu notun üstündedir.
Künye yalnız yerel arşivde varsa yazılır. Bu pakette yapısal atıf listesi boş bırakılmıştır; uydurma E./K./T. yoktur.
Doktrin adı, hocanın izlencesinde geçmiyorsa sayfa numarası olmadan hâkim görüş olarak anılır.
Sınav tuzağı
Geçme garantisi yoktur. OBS ve öğretim elemanı bağlayıcıdır.
İKÇÜ · 1. Dönem (Güz) — nasıl okunur
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi (İzmir) öğrencisi için bu paket İnşaat Hukuku dersinin 1. dönem (güz) kesitidir. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Çiğli usulü: kaynak ve lafız önce, slayt cümlesi yok. Bu örtü kamuya açık kimlik sayfasından üretilmiştir; amfi notu kopyalanmaz.
Ölçme: Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Ağırlık aralığı: Ara sınav %30–40, final %50–60 (OBS / dönem ilanı).
İzlence omurgası (kamuya açık başlıklar, slayt metni değil): borçlar genel kavramları ve kaynaklar → sözleşme, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme → ifa ve ifa etmeme → borcu sona erdiren sebepler → zamanaşımı.
Bu metin TBK resmi lafzına ve İKÇÜ yayımlanmış ders tanımına dayanır. Hoca slaytı kopyalanmaz. Resmi müfredatın yerine geçmez. Kampüs usulü: Çiğli.
Her örnekte: olay → çözüm iskeleti → tek cümlelik çıkış. Kendi defterinizde yeniden yazın.
1
Olay (kurmaca senaryo) — İnşaat eser sözleşmesi
Olay
Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde taraf, inşaat eser sözleşmesi rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Çiğli pratik çalışması usulündedir.
Çözüm iskeleti
Önce eser (sonuç) dosyadaki belgelerle eşlenir. TBK m. 470 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Eser, satım değildir; henüz var olmayan şey meydana getirilir. Örnek kurmacadır.
→İnşaat eser sözleşmesi: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.
2
Olay (kurmaca senaryo) — Bedel ve fiyat
Olay
Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde taraf, bedel ve fiyat rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Çiğli pratik çalışması usulündedir.
Çözüm iskeleti
Önce götürü dosyadaki belgelerle eşlenir. TBK m. 480 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Keşif özeti, bedel türünü tek başına söylemez. Örnek kurmacadır.
→Bedel ve fiyat: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.
3
Olay (kurmaca senaryo) — Eserde ayıp
Olay
Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde taraf, eserde ayıp rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Çiğli pratik çalışması usulündedir.
Çözüm iskeleti
Önce ayıp dosyadaki belgelerle eşlenir. TBK m. 474 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Ayıp, temerrüt değildir; teslim olmuş eserde ayıp rejimidir. Örnek kurmacadır.
→Eserde ayıp: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.
4
Olay (kurmaca senaryo) — Teslim ve sona erme
Olay
Çiğli'deki bir işyeri devri ve icap-kabul içinde taraf, teslim ve sona erme rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Çiğli pratik çalışması usulündedir.
Çözüm iskeleti
Önce teslim dosyadaki belgelerle eşlenir. TBK m. 473 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Teslim tutanağı yoksa fiilî teslim tartışılır. Örnek kurmacadır.
→Teslim ve sona erme: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.