İçeriğe atla

Ücretsiz ders notu · İstanbul · TAÜ · elden geçirilmiş

TAÜ Borçlar Hukuku Özel Hükümler Yıllık (Konsolide Master)

TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi için Borçlar Hukuku Özel Hükümler Yıllık (Konsolide Master) paketi. Beykoz / Tuzla hattı okuma: tanım, unsur, lafız, süre.

Satış sözleşmesi

Satış, satıcının bir malın mülkiyetini alıcıya devir borcu altına girdiği, alıcının da kararlaştırılan bedeli ödediği sözleşmedir. Ayıp ve zapttan sorumluluk ayrı rejimlerdir. TAÜ kâğıdında bu kurum, Beykoz / Tuzla hattı usulüyle isimlendirilmeden sonuca gidilmez; Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Yıllık (Konsolide Master) paketinde satış sözleşmesi bu yüzden ayrı başlık olarak durur.

Unsur dökümü şöyledir: mal (satılan); bedel; mülkiyeti devir borcu; ayıp bildirimi; zapt. TAÜ pratik çalışmasında bu liste, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp senaryosundaki belgelerle tek tek karşılanır. Belgesiz unsur, başlığı kapatır.

Organik bağ: Satış kurulmadan ayıp yazılmaz. Komşu kurum atlanırsa sonuç cümlesi doğru görünse bile gerekçe yarım kalır ve dönemlik sınavda puan oradan düşer.

Komşu hat: Taşınmaz satışı şekle bağlıdır; taşınır kural olarak şekilsizdir. Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu bağ yazılmadan sonraki kuruma sıçranmaz.

TBK m. 207 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**İKİNCİ KISIM Özel Borç İlişkileri BİRİNCİ BÖLÜM Satış Sözleşmesi BİRİNCİ AYIRIM Genel Hükümler A. Tanımı ve hükümleri** --- MADDE 207- Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir.» Lafız, satış sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Tanımı ve hükümleri** --- MADDE 207- Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 207 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 208 metnini şöyle okur: «**B. Yarar ve hasar** --- MADDE 208- Kanundan, durumun gereğinden veya sözleşmede öngörülen özel koşullardan doğan ayrık hâller dışında, satılanın yarar ve hasarı; taşınır satışlarında zilyetliğin devri, taşınmaz satışlarında ise tescil anına kadar satıcıya aittir. Taşınır satışlarında, alıcının satılanın zilyetliğini devralmada temerrüde düşmesi durumunda zilyetliğin devri gerçekleşmişçesine satılanın yarar ve hasarı alıcıya geçer. Satıcı alıcının isteği üzerine satılanı ifa yerinden başka bir yere gönderirse, yarar ve hasar, satılanın taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçer.» Bu cümle satış sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «taşınır satışlarında zilyetliğin devri, taşınmaz satışlarında ise tescil anına kadar satıcıya aittir.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Taşınır satışlarında, alıcının satılanın zilyetliğini devralmada temerrüde düşmesi durumunda zilyetliğin devri gerçekleşmişçesine satılanın yarar ve hasarı alıcıya geçer.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 208 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 209 üzerindedir: «**İKİNCİ AYIRIM Taşınır Satışı A. Konusu** --- MADDE 209- Taşınır satışı, Türk Medenî Kanunu uyarınca taşınmaz sayılanlar dışında kalan ve diğer kanunlarda taşınır olarak belirtilen şeylerin satışıdır. Ürünler, bir yapının yıkıntıları ve taş ocağından çıkarılacak taşlar gibi, taşınmazdan ayrıldıktan sonra mülkiyeti devredilecek bütünleyici parçaların satılması da taşınır satışıdır.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Konusu** --- MADDE 209- Taşınır satışı, Türk Medenî Kanunu uyarınca taşınmaz sayılanlar dışında kalan ve diğer kanunlarda taşınır olarak belirtilen şeylerin satışıdır.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ürünler, bir yapının yıkıntıları ve taş ocağından çıkarılacak taşlar gibi, taşınmazdan ayrıldıktan sonra mülkiyeti devredilecek bütünleyici parçaların satılması da taşınır satışıdır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 209 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 210 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**B. Satıcının borçları I. Zilyetliğin devri 1. Kural** --- MADDE 210- Satıcı, satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür.» Lafız, satış sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

TBK m. 210 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 219 metnini şöyle okur: «**III. Ayıptan sorumluluk 1. Konusu a. Genel olarak** --- MADDE 219- Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.» Bu cümle satış sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 219 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 223 üzerindedir: «**4. Gözden geçirme ve satıcıya bildirme a. Genel olarak** --- MADDE 223- Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Genel olarak** --- MADDE 223- Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 223 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 225 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**5. Satıcının ağır kusurunun sonuçları** --- MADDE 225- Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.» Lafız, satış sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 225 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 226 metnini şöyle okur: «**6. Satılanın başka yerden gönderilmesi** --- MADDE 226- Başka yerden gönderilen satılanın ayıplı olduğunu ileri süren alıcı, bulunduğu yerde satıcının temsilcisi yoksa, satılanın korunması için gerekli önlemleri geçici olarak almakla yükümlüdür. Alıcı, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü satılanın korunması için gerekli önlemleri almaksızın onu satıcıya geri gönderemez. Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer. Satılanın kısa zamanda bozulma tehlikesi varsa, alıcı onu bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla sattırmaya yetkili, hatta satıcının yararı gerektiriyorsa sattırmakla yükümlüdür. Alıcı, durumu satıcıya en kısa…» Bu cümle satış sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Alıcı, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü satılanın korunması için gerekli önlemleri almaksızın onu satıcıya geri gönderemez.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 226 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 227 üzerindedir: «**7. Alıcının seçimlik hakları a. Genel olarak** --- MADDE 227- Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması…» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Genel olarak** --- MADDE 227- Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 227 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 237 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**ÜÇÜNCÜ AYIRIM Taşınmaz Satışı ve Satış İlişkisi Doğuran Haklar A. Şekil** --- MADDE 237- Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır. Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.» Lafız, satış sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Şekil** --- MADDE 237- Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 237 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 211 metnini şöyle okur: «**2. Devir ve taşıma giderleri** --- MADDE 211- Aksine sözleşme veya âdet yoksa, ölçme ve tartma gibi devir giderleri satıcıya, satılanı devralmak üzere yapılan giderler ve satılanın ifa yerinden başka yere taşınması gerektiğinde, taşıma giderleri alıcıya aittir. Gidersiz devir kararlaştırılmışsa, satıcı taşıma giderlerini üstlenmiş sayılır. Liman ve gümrük giderleri olmaksızın devir kararlaştırılmışsa satıcı, dış satım, transit ve dış alım vergilerini üstlenmiş sayılır; ancak satılanın alıcı tarafından devralındığı sırada ödenmiş olan tüketim vergilerini üstlenmiş sayılmaz.» Bu cümle satış sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Gidersiz devir kararlaştırılmışsa, satıcı taşıma giderlerini üstlenmiş sayılır.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Liman ve gümrük giderleri olmaksızın devir kararlaştırılmışsa satıcı, dış satım, transit ve dış alım vergilerini üstlenmiş sayılır;» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 211 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 212 üzerindedir: «**3. Satıcının temerrüdü a. Kural ve ayrık durum** --- MADDE 212- Satıcının temerrüdü hâlinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır. Zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir. Alıcı, satılanın devredilmesini isteme niyetinde ise, belirlenen sürenin bitiminde bunu satıcıya hemen bildirmek zorundadır.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Alıcı, satılanın devredilmesini isteme niyetinde ise, belirlenen sürenin bitiminde bunu satıcıya hemen bildirmek zorundadır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 212 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 213 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**b. Giderim borcu ve kapsamı** --- MADDE 213- Borcunu ifa etmeyen satıcı, alıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen satılanın yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük kurallarına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir. Satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcı, onun yerine bir başkasını satın alma zorunda olmaksızın, satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.» Lafız, satış sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen satılanın yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük kurallarına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcı, onun yerine bir başkasını satın alma zorunda olmaksızın, satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 213 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 214 metnini şöyle okur: «**II. Zapttan sorumluluk 1. Konusu** --- MADDE 214- Satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla, satılanın tamamı veya bir kısmı bir üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur. Alıcı, elinden alınma tehlikesini sözleşmenin kurulduğu sırada biliyor idiyse satıcı, ayrıca üstlenmiş olmadıkça bundan dolayı sorumlu olmaz. Satıcı, üçüncü kişinin hakkını gizlemişse, sorumluluğunu kaldırma veya sınırlama konusunda yapılmış olan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.» Bu cümle satış sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Alıcı, elinden alınma tehlikesini sözleşmenin kurulduğu sırada biliyor idiyse satıcı, ayrıca üstlenmiş olmadıkça bundan dolayı sorumlu olmaz.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Satıcı, üçüncü kişinin hakkını gizlemişse, sorumluluğunu kaldırma veya sınırlama konusunda yapılmış olan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 214 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 215 üzerindedir: «**2. Yargılama usulü a. Davanın bildirimi** --- MADDE 215- Satılanın elinden alınması tehlikesi ile karşılaşan alıcı, kendisine karşı açılan davayı satıcıya bildirdiği zaman satıcı, durumun gereğine göre ve yargılama usulü uyarınca ya alıcının yanında davaya katılmak ya da alıcı yerine geçerek üçüncü kişiye karşı davayı takip etmek ve savunmak zorundadır. Bildirme, davaya katılmaya ve savunmaya elverişli bir zamanda yapılmışsa, alıcının aleyhinde verilen hüküm, onun ağır kusuru yüzünden verildiği ispat edilmedikçe, satıcı için de sonuç doğurur. Dava, kendisine yüklenilemeyen sebeplerden dolayı satıcıya bildirilmemişse satıcı, zamanında bildirilmiş olsaydı daha elverişli bir hüküm elde edilebileceğini ispatladığı ölçüde sorumluluktan kurtulur.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bildirme, davaya katılmaya ve savunmaya elverişli bir zamanda yapılmışsa, alıcının aleyhinde verilen hüküm, onun ağır kusuru yüzünden verildiği ispat edilmedikçe, satıcı için de sonuç doğurur.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Dava, kendisine yüklenilemeyen sebeplerden dolayı satıcıya bildirilmemişse satıcı, zamanında bildirilmiş olsaydı daha elverişli bir hüküm elde edilebileceğini ispatladığı ölçüde sorumluluktan kurtulur.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 215 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 216 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**b. Mahkeme kararı olmaksızın satılanı verme** --- MADDE 216- Satıcının zapttan sorumluluğu aşağıdaki hâllerde devam eder: 1. Alıcı, bir mahkeme kararı beklemeksizin üçüncü kişinin hakkını dürüstlük kurallarına uygun olarak tanımış ve satılanı ona vermişse. 2. Alıcı, üçüncü kişinin kendisine karşı dava açmasını beklemeden, satıcıyı satılan üzerindeki hak iddiasına ilişkin uyuşmazlığı dava yoluyla çözümlemesi, aksi takdirde tahkim yoluna başvuracağı konusunda gecikmeksizin uyarmış ve bundan sonuç alamadığı için tahkim yoluna başvurmuşsa. Satıcının sorumluluğu, alıcının satılanı üçüncü kişiye vermekle yükümlü olduğunu ispat etmesi durumunda da devam eder.» Lafız, satış sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Alıcı, bir mahkeme kararı beklemeksizin üçüncü kişinin hakkını dürüstlük kurallarına uygun olarak tanımış ve satılanı ona vermişse.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Alıcı, üçüncü kişinin kendisine karşı dava açmasını beklemeden, satıcıyı satılan üzerindeki hak iddiasına ilişkin uyuşmazlığı dava yoluyla çözümlemesi, aksi takdirde tahkim yoluna başvuracağı konusunda gecikmeksizin uyarmış ve bundan sonuç alamadığı için tahkim yoluna başvurmuşsa.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 216 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 217 metnini şöyle okur: «**3. Alıcının hakları a. Tam zapt hâlinde** --- MADDE 217- Satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa, satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcı satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir: 1. Satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini. 2. Satılanı elinden alan üçüncü kişiden isteyemeyeceği giderleri. 3. Davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecek olanlar dışında kalan bütün yargılama giderleri ile yargılama dışındaki giderleri. 4. Satılanın tamamen elinden alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararları. Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının satılanın elinden alınması yüzünden uğramış olduğu diğer…» Bu cümle satış sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Satılanı elinden alan üçüncü kişiden isteyemeyeceği giderleri.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 217 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 218 üzerindedir: «**b. Kısmi zapt hâlinde** --- MADDE 218- Satılanın bir kısmı elinden alınmış veya satılan sınırlı ayni bir hakla yüklenmişse alıcı, sadece bu yüzden uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir. Ancak alıcının, satılandaki bu durumu bilseydi onu satın almayacağı durum ve koşullardan anlaşılıyorsa, alıcı hâkimden sözleşmenin sona ermesine karar vermesini isteyebilir. Bu durumda alıcı, satılanın elinde kalmış olan kısmını o zamana kadar elde etmiş olduğu yararlarla birlikte, satıcıya geri vermekle yükümlüdür.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ancak alıcının, satılandaki bu durumu bilseydi onu satın almayacağı durum ve koşullardan anlaşılıyorsa, alıcı hâkimden sözleşmenin sona ermesine karar vermesini isteyebilir.» Bu katman mal (satılan) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Bu durumda alıcı, satılanın elinde kalmış olan kısmını o zamana kadar elde etmiş olduğu yararlarla birlikte, satıcıya geri vermekle yükümlüdür.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 218 ile Satış sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada mal (satılan) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Doktrin cümlesi: Hâkim görüş satışı tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme olarak okur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Ekol notu: Ayıp ile zapttın yarışması sınav tuzağıdır. Sayfa ve baskı yılı uydurulmaz; TAÜ kâğıdında yazar adı ancak hocanın izlencesinde geçiyorsa anılır, aksi hâlde hâkim görüş olarak bırakılır.

satış sözleşmesi bakımından «mal (satılan)» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Satış, satıcının bir malın mülkiyetini alıcıya devir borcu altına girdiği, alıcının da kararlaştırılan bedeli ödediği sözleşmedir. Ayıp ve zapttan sorumluluk ayrı rejimlerdir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«mal (satılan)» eksikse Satış sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «bedel» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

satış sözleşmesi bakımından «bedel» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Satış, satıcının bir malın mülkiyetini alıcıya devir borcu altına girdiği, alıcının da kararlaştırılan bedeli ödediği sözleşmedir. Ayıp ve zapttan sorumluluk ayrı rejimlerdir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«bedel» eksikse Satış sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «mülkiyeti devir borcu» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

satış sözleşmesi bakımından «mülkiyeti devir borcu» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Satış, satıcının bir malın mülkiyetini alıcıya devir borcu altına girdiği, alıcının da kararlaştırılan bedeli ödediği sözleşmedir. Ayıp ve zapttan sorumluluk ayrı rejimlerdir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«mülkiyeti devir borcu» eksikse Satış sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «ayıp bildirimi» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

satış sözleşmesi bakımından «ayıp bildirimi» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Satış, satıcının bir malın mülkiyetini alıcıya devir borcu altına girdiği, alıcının da kararlaştırılan bedeli ödediği sözleşmedir. Ayıp ve zapttan sorumluluk ayrı rejimlerdir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«ayıp bildirimi» eksikse Satış sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «zapt» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

satış sözleşmesi bakımından «zapt» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Satış, satıcının bir malın mülkiyetini alıcıya devir borcu altına girdiği, alıcının da kararlaştırılan bedeli ödediği sözleşmedir. Ayıp ve zapttan sorumluluk ayrı rejimlerdir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«zapt» eksikse Satış sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «mal (satılan)» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

TAÜ öğrencisi satış sözleşmesi başlığını açınca önce TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır. Sonra «mal (satılan)» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp bu başlığın doğal vakıa zeminidir.

İkinci iş, bedel ile mülkiyeti devir borcu arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.

Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Beykoz / Tuzla hattı yazılısında gerekçesiz kalır. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. satış sözleşmesi talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu kontrol atlanmaz.

Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Satış kurulmadan ayıp yazılmaz.. Adlandırmadan geçmek, TAÜ kâğıdında yarım gerekçedir.

Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Beykoz / Tuzla hattı usulü sloganla bitirmez.

Satış sözleşmesi için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.

Yanlış giden kâğıt, satış sözleşmesi başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.

Tekrar: Satış sözleşmesi bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. mal (satılan), bedel, mülkiyeti devir borcu, ayıp bildirimi, zapt birlikte durur. Birini atlayan çözüm, TAÜ yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.

Hap bilgi

Satış, satıcının bir malın mülkiyetini alıcıya devir borcu altına girdiği, alıcının da kararlaştırılan bedeli ödediği sözleşmedir. Ayıp ve zapttan sorumluluk ayrı rejimlerdir.

Sınav tuzağı

Tuzak: Satış sözleşmesi ile komşu kurumu karıştırmak. Taşınmaz satışı şekle bağlıdır; taşınır kural olarak şekilsizdir.

mal

Satış sözleşmesi bakımından «mal (satılan)» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

bedel

Satış sözleşmesi bakımından «bedel» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

mülkiyeti devir borcu

Satış sözleşmesi bakımından «mülkiyeti devir borcu» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

Bilgi kartı 1 / 2

Konu sonu test

  1. 1. Satış sözleşmesi tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?

  2. 2. Satış sözleşmesi hangi kanunî bağla okunur?

Ayrım · Satış sözleşmesi / Bağışlama

Satış sözleşmesi

Satış, satıcının bir malın mülkiyetini alıcıya devir borcu altına girdiği, alıcının da kararlaştırılan bedeli ödediği sözleşmedir. Ayıp ve zapttan sorumluluk ayrı rejimlerdir.

Bağışlama

Bağışlama, kazandıranın malvarlığından karşı tarafa karşılıksız kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve geri alma ayrı kapılardır.

Bağışlama

Bağışlama, kazandıranın malvarlığından karşı tarafa karşılıksız kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve geri alma ayrı kapılardır. İstanbul öğrencisi bu başlığı Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. içinde görür. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır. bağışlama tartışması ancak ondan sonra açılır.

Öğrenci şu unsurları kâğıda geçirir: kazandırma iradesi; karşılıksızlık; kabul; şekil (taşınmaz); geri alma sebepleri. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Bu unsurlar birlikte durur; birini atlayan çözüm, maddi hukuku atladı notu yer.

Komşu hat: Bağışlama satımın bedelsiz kardeşidir; ayıp rejimi farklıdır. Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu bağ yazılmadan sonraki kuruma sıçranmaz.

Çapraz okuma: Tenkis, miras dersine bağlanır. TAÜ yazılısında bu cümle, bağışlama ile komşusunu ayırır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 285 metnini şöyle okur: «**ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Bağışlama Sözleşmesi A. Tanımı** --- MADDE 285- Bağışlama sözleşmesi, bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Henüz edinilmemiş olan bir haktan feragat etmek veya bir mirası reddetmek, bağışlama değildir. Ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi de bağışlama sayılmaz.» Bu cümle bağışlama için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Tanımı** --- MADDE 285- Bağışlama sözleşmesi, bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir.» Bu katman kazandırma iradesi ile karşılıksızlık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Henüz edinilmemiş olan bir haktan feragat etmek veya bir mirası reddetmek, bağışlama değildir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 285 ile Bağışlama eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kazandırma iradesi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 286 üzerindedir: «**B. Bağışlama ehliyeti I. Bağışlayan için** --- MADDE 286- Fiil ehliyetine sahip olan herkes, eşler arasındaki mal rejiminden veya miras hukukundan doğan sınırlamalar saklı kalmak üzere, bağışlama yapabilir. Bağışlamayı izleyen bir yıl içinde başlatılmış bir yargılama sonucunda bağışlayanın, savurganlığı yüzünden kısıtlanmasına karar verilirse, o bağışlama mahkemece iptal edilebilir.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bağışlamayı izleyen bir yıl içinde başlatılmış bir yargılama sonucunda bağışlayanın, savurganlığı yüzünden kısıtlanmasına karar verilirse, o bağışlama mahkemece iptal edilebilir.» Bu katman kazandırma iradesi ile karşılıksızlık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 286 ile Bağışlama eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kazandırma iradesi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 288 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**C. Kurulması I. Bağışlama sözü verme** --- MADDE 288- Bağışlama sözü vermenin geçerliliği, bu sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması sözü vermenin geçerliliği, ancak resmî şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Şekle uyulmaması sebebiyle geçersiz olan bağışlama sözü verme, bağışlayan tarafından yerine getirildiğinde, elden bağışlama hükmündedir. Ancak, geçerliliği resmî şekle bağlanmış olan bağışlamalarda bu hüküm uygulanmaz.» Lafız, bağışlama tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması sözü vermenin geçerliliği, ancak resmî şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.» Bu katman kazandırma iradesi ile karşılıksızlık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Şekle uyulmaması sebebiyle geçersiz olan bağışlama sözü verme, bağışlayan tarafından yerine getirildiğinde, elden bağışlama hükmündedir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 288 ile Bağışlama eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kazandırma iradesi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 290 metnini şöyle okur: «**III. Koşullu bağışlama** --- MADDE 290- Bağışlama, bir koşula bağlanarak yapılabilir. Yerine getirilmesi bağışlayanın ölümüne bağlı olan bağışlamada, vasiyete ilişkin hükümler uygulanır.» Bu cümle bağışlama için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Yerine getirilmesi bağışlayanın ölümüne bağlı olan bağışlamada, vasiyete ilişkin hükümler uygulanır.» Bu katman kazandırma iradesi ile karşılıksızlık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 290 ile Bağışlama eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kazandırma iradesi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 295 üzerindedir: «**E. Bağışlamanın ortadan kalkması I. Bağışlamanın geri alınması** --- MADDE 295- Bağışlayan, aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşmişse, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilir: 1. Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse. 2. Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa. 3. Bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bağışlamanın geri alınması** --- MADDE 295- Bağışlayan, aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşmişse, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilir: 1.» Bu katman kazandırma iradesi ile karşılıksızlık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 295 ile Bağışlama eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kazandırma iradesi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 296 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**II. Bağışlama sözü vermenin geri alınması ve ifadan kaçınma** --- MADDE 296- Bağışlama sözü veren, aşağıdaki durumlarda sözünü geri alabilir ve onu ifadan kaçınabilir: 1. Elden bağışlanılan bir malın geri verilmesini isteyebileceği sebeplerden biri varsa. 2. Mali durumu, sonradan sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse. 3. Bağışlama sözü verdikten sonra, kendisi için yeni aile yükümlülükleri doğmuş veya bu yükümlülükleri önemli ölçüde ağırlaşmışsa. Bağışlama sözü verenin borcunu ödeme güçsüzlüğü belirlenir veya iflasına karar verilirse, ifa yükümlülüğü ortadan kalkar.» Lafız, bağışlama tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Elden bağışlanılan bir malın geri verilmesini isteyebileceği sebeplerden biri varsa.» Bu katman kazandırma iradesi ile karşılıksızlık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Mali durumu, sonradan sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 296 ile Bağışlama eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kazandırma iradesi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 287 metnini şöyle okur: «**II. Bağışlanan için** --- MADDE 287- Fiil ehliyeti bulunmayan kişi ayırt etme gücüne sahipse, bağışlamayı kabul edebilir. Ancak, bağışlananın yasal temsilcisi bu kişinin bağışlamayı kabulünü yasaklar veya bağışlanılan şeyin geri verilmesini emrederse, bağışlama ortadan kalkar.» Bu cümle bağışlama için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ancak, bağışlananın yasal temsilcisi bu kişinin bağışlamayı kabulünü yasaklar veya bağışlanılan şeyin geri verilmesini emrederse, bağışlama ortadan kalkar.» Bu katman kazandırma iradesi ile karşılıksızlık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 287 ile Bağışlama eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kazandırma iradesi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 289 üzerindedir: «**II. Elden bağışlama** --- MADDE 289- Elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulmuş olur.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

TBK m. 289 ile Bağışlama eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kazandırma iradesi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 291 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**IV. Yüklemeli bağışlama** --- MADDE 291- Bağışlayan bağışlamasına yüklemeler koyabilir. Bağışlayan, sözleşme gereğince bağışlanan tarafından kabul edilmiş olan yüklemelerin yerine getirilmesini isteyebilir. Kamu yararına olarak bağışlamaya konulmuş olan bir yüklemenin yerine getirilmesini isteme yetkisi, bağışlayanın ölümünden sonra, ilgili kamu kurumuna geçer. Bağışlama konusunun değeri, yüklemenin yerine getirilmesi masraflarını karşılamaz ve aşan kısım kendisine ödenmezse bağışlanan, yüklemeyi yerine getirmekten kaçınabilir.» Lafız, bağışlama tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bağışlayan, sözleşme gereğince bağışlanan tarafından kabul edilmiş olan yüklemelerin yerine getirilmesini isteyebilir.» Bu katman kazandırma iradesi ile karşılıksızlık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Kamu yararına olarak bağışlamaya konulmuş olan bir yüklemenin yerine getirilmesini isteme yetkisi, bağışlayanın ölümünden sonra, ilgili kamu kurumuna geçer.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 291 ile Bağışlama eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kazandırma iradesi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 292 metnini şöyle okur: «**V. Bağışlayana dönme koşullu bağışlama** --- MADDE 292- Bağışlayan, bağışlananın kendisinden önce ölmesi durumunda, bağışlama konusunun kendisine dönmesi koşulunu koyabilir. Bağışlama konusu, taşınmaza veya taşınmaz üzerindeki bir ayni hakka ilişkin ise, bağışlayana dönme koşulu tapu siciline şerh verilebilir.» Bu cümle bağışlama için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bağışlama konusu, taşınmaza veya taşınmaz üzerindeki bir ayni hakka ilişkin ise, bağışlayana dönme koşulu tapu siciline şerh verilebilir.» Bu katman kazandırma iradesi ile karşılıksızlık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 292 ile Bağışlama eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kazandırma iradesi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 293 üzerindedir: «**VI. Bağışlama önerisinin geri alınması** --- MADDE 293- Bir kimse başkasına bağışlamayı önerdiği bir malı, başka mallarından fiilen ayırmış olsa bile, bağışlananın kabulüne kadar, bağışlama önerisini geri alabilir.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

TBK m. 293 ile Bağışlama eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kazandırma iradesi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 294 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**D. Bağışlayanın sorumluluğu** --- MADDE 294- Bağışlayan, bağışlamadan doğan zarardan bu zarara ağır kusuruyla sebep olmadıkça, bağışlanana karşı sorumlu değildir. Bağışlayan, bağışlanılan şey veya alacak hakkında ayrıca garanti sözü vermişse, bununla sorumlu olur.» Lafız, bağışlama tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bağışlayan, bağışlanılan şey veya alacak hakkında ayrıca garanti sözü vermişse, bununla sorumlu olur.» Bu katman kazandırma iradesi ile karşılıksızlık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 294 ile Bağışlama eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kazandırma iradesi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 297 metnini şöyle okur: «**III. Geri alma hakkının süresi ve mirasçılara geçmesi** --- MADDE 297- Bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir. Bağışlayan bir yıllık süre dolmadan ölürse, geri alma hakkı mirasçılarına geçer ve mirasçıları bu sürenin sona ermesine kadar bu hakkı kullanabilirler. Bağışlayan, sağlığında geri alma sebebini öğrenememişse, mirasçıları, ölümünden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alma hakkını kullanabilirler. Bağışlanan, bağışlayanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldürür veya onun geri alma hakkını kullanmasını engellerse, mirasçıları bağışlamayı geri alabilirler.» Bu cümle bağışlama için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bağışlayan bir yıllık süre dolmadan ölürse, geri alma hakkı mirasçılarına geçer ve mirasçıları bu sürenin sona ermesine kadar bu hakkı kullanabilirler.» Bu katman kazandırma iradesi ile karşılıksızlık arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Bağışlayan, sağlığında geri alma sebebini öğrenememişse, mirasçıları, ölümünden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alma hakkını kullanabilirler.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 297 ile Bağışlama eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kazandırma iradesi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 298 üzerindedir: «**IV. Bağışlayanın ölümü** --- MADDE 298- Aksi kararlaştırılmamışsa, dönemsel edimleri içeren bağışlama, bağışlayanın ölümüyle sona erer.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

TBK m. 298 ile Bağışlama eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kazandırma iradesi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Ekol notu: Öğreti elden bağış ile taahhüt bağışını ayırır. Sayfa ve baskı yılı uydurulmaz; TAÜ kâğıdında yazar adı ancak hocanın izlencesinde geçiyorsa anılır, aksi hâlde hâkim görüş olarak bırakılır.

Öğreti ayrımı: Şekil eksikliği taşınmazda butlan doğurur. TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar vurgusu yalnız Türkçe kâğıtta Türkçe adlandırılır; künye yoksa sayfa yazılmaz.

bağışlama bakımından «kazandırma iradesi» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Bağışlama, kazandıranın malvarlığından karşı tarafa karşılıksız kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve geri alma ayrı kapılardır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«kazandırma iradesi» eksikse Bağışlama talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «karşılıksızlık» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

bağışlama bakımından «karşılıksızlık» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Bağışlama, kazandıranın malvarlığından karşı tarafa karşılıksız kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve geri alma ayrı kapılardır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«karşılıksızlık» eksikse Bağışlama talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «kabul» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

bağışlama bakımından «kabul» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Bağışlama, kazandıranın malvarlığından karşı tarafa karşılıksız kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve geri alma ayrı kapılardır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«kabul» eksikse Bağışlama talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «şekil (taşınmaz)» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

bağışlama bakımından «şekil (taşınmaz)» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Bağışlama, kazandıranın malvarlığından karşı tarafa karşılıksız kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve geri alma ayrı kapılardır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«şekil (taşınmaz)» eksikse Bağışlama talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «geri alma sebepleri» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

bağışlama bakımından «geri alma sebepleri» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Bağışlama, kazandıranın malvarlığından karşı tarafa karşılıksız kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve geri alma ayrı kapılardır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«geri alma sebepleri» eksikse Bağışlama talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «kazandırma iradesi» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

TAÜ öğrencisi bağışlama başlığını açınca önce TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır. Sonra «kazandırma iradesi» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp bu başlığın doğal vakıa zeminidir.

İkinci iş, karşılıksızlık ile kabul arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.

Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Beykoz / Tuzla hattı yazılısında gerekçesiz kalır. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. bağışlama talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu kontrol atlanmaz.

Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Bağışlama satımın bedelsiz kardeşidir; ayıp rejimi farklıdır.. Adlandırmadan geçmek, TAÜ kâğıdında yarım gerekçedir.

Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Beykoz / Tuzla hattı usulü sloganla bitirmez.

Bağışlama için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.

Yanlış giden kâğıt, bağışlama başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.

Tekrar: Bağışlama bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. kazandırma iradesi, karşılıksızlık, kabul, şekil (taşınmaz), geri alma sebepleri birlikte durur. Birini atlayan çözüm, TAÜ yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.

Hap bilgi

Bağışlama, kazandıranın malvarlığından karşı tarafa karşılıksız kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve geri alma ayrı kapılardır.

Sınav tuzağı

Tuzak: Bağışlama ile komşu kurumu karıştırmak. Tenkis, miras dersine bağlanır.

kazandırma iradesi

Bağışlama bakımından «kazandırma iradesi» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

karşılıksızlık

Bağışlama bakımından «karşılıksızlık» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

kabul

Bağışlama bakımından «kabul» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

Bilgi kartı 1 / 2

Konu sonu test

  1. 1. Bağışlama tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?

  2. 2. Bağışlama hangi kanunî bağla okunur?

Kira sözleşmesi

Kira, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte semeresini kiracıya bırakmayı, kiracının da kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Konut ve çatılı işyeri ayrı koruma rejimidir. İstanbul öğrencisi bu başlığı Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. içinde görür. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır. kira sözleşmesi tartışması ancak ondan sonra açılır.

Unsur dökümü şöyledir: kiralanan; kullanımın bırakılması; kira bedeli; ayıptan sorumluluk; konut/çatılı işyeri koruması. TAÜ pratik çalışmasında bu liste, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp senaryosundaki belgelerle tek tek karşılanır. Belgesiz unsur, başlığı kapatır.

Organik bağ: Kira satım değildir; mülkiyet geçmez. Komşu kurum atlanırsa sonuç cümlesi doğru görünse bile gerekçe yarım kalır ve dönemlik sınavda puan oradan düşer.

Komşu hat: Tahliye, 6098 ve 6570 artığı koruma ile birlikte okunur. Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu bağ yazılmadan sonraki kuruma sıçranmaz.

TBK m. 299 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Kira Sözleşmesi BİRİNCİ AYIRIM Genel Hükümler A. Tanımı** --- MADDE 299- Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.» Lafız, kira sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Tanımı** --- MADDE 299- Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.» Bu katman kiralanan ile kullanımın bırakılması arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 299 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 301 metnini şöyle okur: «**C. Kiraya verenin borçları I. Teslim borcu** --- MADDE 301- Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kira sözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamaz.» Bu cümle kira sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Teslim borcu** --- MADDE 301- Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür.» Bu katman kiralanan ile kullanımın bırakılması arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez;» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 301 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 316 üzerindedir: «**II. Özenle kullanma ve komşulara saygı gösterme borcu** --- MADDE 316- Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu…» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur.» Bu katman kiralanan ile kullanımın bırakılması arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 316 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 327 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**F. Sözleşmenin sona ermesi I. Sürenin geçmesi** --- MADDE 327- Açık veya örtülü biçimde bir süre belirlenmişse, kira sözleşmesi bu sürenin sonunda kendiliğinden sona erer. Taraflar, bu durumda, açık bir anlaşma olmaksızın kira ilişkisini sürdürürlerse, kira sözleşmesi belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür.» Lafız, kira sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Sürenin geçmesi** --- MADDE 327- Açık veya örtülü biçimde bir süre belirlenmişse, kira sözleşmesi bu sürenin sonunda kendiliğinden sona erer.» Bu katman kiralanan ile kullanımın bırakılması arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Taraflar, bu durumda, açık bir anlaşma olmaksızın kira ilişkisini sürdürürlerse, kira sözleşmesi belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 327 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 339 metnini şöyle okur: «**İKİNCİ AYIRIM Konut ve Çatılı İşyeri Kiraları A. Uygulama alanı** --- MADDE 339- Konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümler, bunlarla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşya hakkında da uygulanır. Ancak bu hükümler, niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa süreyle kiralanmalarında uygulanmaz. Kamu kurum ve kuruluşlarının, hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun yaptıkları bütün kira sözleşmelerine de bu hükümler uygulanır.» Bu cümle kira sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Uygulama alanı** --- MADDE 339- Konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümler, bunlarla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşya hakkında da uygulanır.» Bu katman kiralanan ile kullanımın bırakılması arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ancak bu hükümler, niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa süreyle kiralanmalarında uygulanmaz.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 339 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 347 üzerindedir: «**F. Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmenin sona ermesi I. Bildirim yoluyla 1. Genel olarak** --- MADDE 347- Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir. Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona…» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Genel olarak** --- MADDE 347- Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır.» Bu katman kiralanan ile kullanımın bırakılması arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 347 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 350 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**II. Dava yoluyla 1. Kiraya verenden kaynaklanan sebeplerle a. Gereksinim, yeniden inşa ve imar** --- MADDE 350- Kiraya veren, kira sözleşmesini; 1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, 2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.» Lafız, kira sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Gereksinim, yeniden inşa ve imar** --- MADDE 350- Kiraya veren, kira sözleşmesini;» Bu katman kiralanan ile kullanımın bırakılması arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, 2.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 350 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 352 metnini şöyle okur: «**2. Kiracıdan kaynaklanan sebeplerle** --- MADDE 352- Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir. Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira…» Bu cümle kira sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde;» Bu katman kiralanan ile kullanımın bırakılması arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden…» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 352 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 300 üzerindedir: «**B. Kira süresi** --- MADDE 300- Kira sözleşmesi, belirli ve belirli olmayan bir süre için yapılabilir. Kararlaştırılan sürenin geçmesiyle herhangi bir bildirim olmaksızın sona erecek kira sözleşmesi belirli sürelidir; diğer kira sözleşmeleri belirli olmayan bir süre için yapılmış sayılır.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Kararlaştırılan sürenin geçmesiyle herhangi bir bildirim olmaksızın sona erecek kira sözleşmesi belirli sürelidir;» Bu katman kiralanan ile kullanımın bırakılması arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «diğer kira sözleşmeleri belirli olmayan bir süre için yapılmış sayılır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 300 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 302 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**II. Vergi ve benzeri yükümlülüklere katlanma borcu** --- MADDE 302- Kiralananla ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülüklere, aksi kararlaştırılmamış veya kanunda öngörülmemiş ise, kiraya veren katlanır.» Lafız, kira sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

TBK m. 302 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 303 metnini şöyle okur: «**III. Yan giderlere katlanma borcu** --- MADDE 303- Kiraya veren, kiralananın kullanımıyla ilgili olmak üzere, kendisi veya üçüncü kişi tarafından yapılan yan giderlere katlanmakla yükümlüdür.» Bu cümle kira sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

TBK m. 303 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 304 üzerindedir: «**IV. Kiraya verenin kiralananın ayıplarından sorumluluğu 1. Kiralananın teslim anındaki ayıplarından sorumluluk** --- MADDE 304- Kiralananın önemli ayıplarla teslimi hâlinde kiracı, borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir. Kiralananın önemli olmayan ayıplarla tesliminde ise kiracı, kiralananda sonradan ortaya çıkan ayıplardan dolayı kiraya verenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Kiralananın teslim anındaki ayıplarından sorumluluk** --- MADDE 304- Kiralananın önemli ayıplarla teslimi hâlinde kiracı, borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir.» Bu katman kiralanan ile kullanımın bırakılması arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Kiralananın önemli olmayan ayıplarla tesliminde ise kiracı, kiralananda sonradan ortaya çıkan ayıplardan dolayı kiraya verenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 304 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 305 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**2. Kiralananın sonradan ayıplı hâle gelmesinden sorumluluk a. Genel olarak** --- MADDE 305- Kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracı, kiraya verenden ayıpların giderilmesini veya kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini isteyebilir. Ancak, zararın giderilmesi istemi diğer seçimlik hakların kullanılmasını önlemez. Önemli ayıp durumunda kiracının sözleşmeyi fesih hakkı saklıdır.» Lafız, kira sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Genel olarak** --- MADDE 305- Kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracı, kiraya verenden ayıpların giderilmesini veya kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini isteyebilir.» Bu katman kiralanan ile kullanımın bırakılması arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ancak, zararın giderilmesi istemi diğer seçimlik hakların kullanılmasını önlemez.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 305 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 306 metnini şöyle okur: «**b. Ayıbın giderilmesini isteme ve fesih** --- MADDE 306- Kiracı, kiraya verenden kiralanandaki ayıbın uygun bir sürede giderilmesini isteyebilir; bu sürede ayıp giderilmezse kiracı, ayıbı kiraya veren hesabına gidertebilir ve bundan doğan alacağını kira bedelinden indirebilir veya kiralananın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteyebilir. Ayıbın, kiralananın öngörülen kullanıma elverişliliğini ortadan kaldırması ya da önemli ölçüde engellemesi ve verilen sürede giderilmemesi hâlinde kiracı, sözleşmeyi feshedebilir. Kiraya veren, kiralanandaki ayıbı gidermek yerine, uygun bir süre içinde ayıpsız benzeriyle değiştirebilir. Kiraya veren, kiracıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek, onun seçimlik haklarını…» Bu cümle kira sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «bu sürede ayıp giderilmezse kiracı, ayıbı kiraya veren hesabına gidertebilir ve bundan doğan alacağını kira bedelinden indirebilir veya kiralananın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteyebilir.» Bu katman kiralanan ile kullanımın bırakılması arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ayıbın, kiralananın öngörülen kullanıma elverişliliğini ortadan kaldırması ya da önemli ölçüde engellemesi ve verilen sürede giderilmemesi hâlinde kiracı, sözleşmeyi feshedebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 306 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 307 üzerindedir: «**c. Kira bedelinin indirilmesi** --- MADDE 307- Kiracı, kiralananın kullanımını etkileyen ayıpların varlığı hâlinde, bu ayıpların kiraya veren tarafından öğrenilmesinden ayıbın giderilmesine kadar geçen süre için, kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını isteyebilir.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

TBK m. 307 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 308 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**d. Zararın giderimi** --- MADDE 308- Kiraya veren, kusuru olmadığını ispat etmedikçe, kiralananın ayıplı olmasından doğan zararları kiracıya ödemekle yükümlüdür.» Lafız, kira sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

TBK m. 308 ile Kira sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada kiralanan belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Doktrin cümlesi: Konut kirası genel kiranın üstüne binen koruma katmanıdır. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Ekol notu: Bedel tespiti ile tahliye davası karıştırılmaz. Sayfa ve baskı yılı uydurulmaz; TAÜ kâğıdında yazar adı ancak hocanın izlencesinde geçiyorsa anılır, aksi hâlde hâkim görüş olarak bırakılır.

kira sözleşmesi bakımından «kiralanan» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kira, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte semeresini kiracıya bırakmayı, kiracının da kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Konut ve çatılı işyeri ayrı koruma rejimidir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«kiralanan» eksikse Kira sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «kullanımın bırakılması» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

kira sözleşmesi bakımından «kullanımın bırakılması» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kira, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte semeresini kiracıya bırakmayı, kiracının da kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Konut ve çatılı işyeri ayrı koruma rejimidir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«kullanımın bırakılması» eksikse Kira sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «kira bedeli» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

kira sözleşmesi bakımından «kira bedeli» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kira, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte semeresini kiracıya bırakmayı, kiracının da kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Konut ve çatılı işyeri ayrı koruma rejimidir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«kira bedeli» eksikse Kira sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «ayıptan sorumluluk» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

kira sözleşmesi bakımından «ayıptan sorumluluk» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kira, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte semeresini kiracıya bırakmayı, kiracının da kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Konut ve çatılı işyeri ayrı koruma rejimidir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«ayıptan sorumluluk» eksikse Kira sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «konut/çatılı işyeri koruması» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

kira sözleşmesi bakımından «konut/çatılı işyeri koruması» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kira, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte semeresini kiracıya bırakmayı, kiracının da kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Konut ve çatılı işyeri ayrı koruma rejimidir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«konut/çatılı işyeri koruması» eksikse Kira sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «kiralanan» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

TAÜ öğrencisi kira sözleşmesi başlığını açınca önce TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır. Sonra «kiralanan» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp bu başlığın doğal vakıa zeminidir.

İkinci iş, kullanımın bırakılması ile kira bedeli arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.

Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Beykoz / Tuzla hattı yazılısında gerekçesiz kalır. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. kira sözleşmesi talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu kontrol atlanmaz.

Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Kira satım değildir; mülkiyet geçmez.. Adlandırmadan geçmek, TAÜ kâğıdında yarım gerekçedir.

Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Beykoz / Tuzla hattı usulü sloganla bitirmez.

Kira sözleşmesi için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.

Yanlış giden kâğıt, kira sözleşmesi başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.

Tekrar: Kira sözleşmesi bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. kiralanan, kullanımın bırakılması, kira bedeli, ayıptan sorumluluk, konut/çatılı işyeri koruması birlikte durur. Birini atlayan çözüm, TAÜ yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.

Hap bilgi

Kira, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte semeresini kiracıya bırakmayı, kiracının da kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Konut ve çatılı işyeri ayrı koruma rejimidir.

Sınav tuzağı

Tuzak: Kira sözleşmesi ile komşu kurumu karıştırmak. Tahliye, 6098 ve 6570 artığı koruma ile birlikte okunur.

kiralanan

Kira sözleşmesi bakımından «kiralanan» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

kullanımın bırakılması

Kira sözleşmesi bakımından «kullanımın bırakılması» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

kira bedeli

Kira sözleşmesi bakımından «kira bedeli» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

Bilgi kartı 1 / 2

Konu sonu test

  1. 1. Kira sözleşmesi tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?

  2. 2. Kira sözleşmesi hangi kanunî bağla okunur?

Eser sözleşmesi

Eser sözleşmesinde yüklenici bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bedel ödemeyi borçlanır. Ayıp, teslim ve fiyat artırımı ayrı başlıklardır. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Bu yüzden eser sözleşmesi başlığı, Beykoz / Tuzla hattı yazılısında ezber sloganı değil uygulanacak rejim olarak durur.

Öğrenci şu unsurları kâğıda geçirir: eser (sonuç borcu); bedel; yüklenicinin özen borcu; ayıp bildirimi; fesih. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Bu unsurlar birlikte durur; birini atlayan çözüm, maddi hukuku atladı notu yer.

Komşu hat: Eser, hizmetten sonuç borcuyla ayrılır. Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu bağ yazılmadan sonraki kuruma sıçranmaz.

Çapraz okuma: Ayıp, satımdaki ayıba benzer ama teslim anı farklıdır. TAÜ yazılısında bu cümle, eser sözleşmesi ile komşusunu ayırır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 470 metnini şöyle okur: «**YEDİNCİ BÖLÜM Eser Sözleşmesi A. Tanımı** --- MADDE 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.» Bu cümle eser sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Tanımı** --- MADDE 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.» Bu katman eser (sonuç borcu) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 470 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 471 üzerindedir: «**B. Hükümleri I. Yüklenicinin borçları 1. Genel olarak** --- MADDE 471- Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.» Bu katman eser (sonuç borcu) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 471 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 472 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**2. Malzeme bakımından** --- MADDE 472- Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur. Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür. Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.» Lafız, eser sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür.» Bu katman eser (sonuç borcu) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır;» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 472 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 474 metnini şöyle okur: «**4. Ayıp sebebiyle sorumluluk a. Ayıbın belirlenmesi** --- MADDE 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.» Bu cümle eser sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ayıbın belirlenmesi** --- MADDE 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.» Bu katman eser (sonuç borcu) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 474 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 475 üzerindedir: «**b. İşsahibinin seçimlik hakları** --- MADDE 475- Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.» Bu katman eser (sonuç borcu) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 475 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 477 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**d. Eserin kabulü** --- MADDE 477- Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.» Lafız, eser sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.» Bu katman eser (sonuç borcu) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 477 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 480 metnini şöyle okur: «**2. Bedel a. Götürü bedel** --- MADDE 480- Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir. Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi,…» Bu cümle eser sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez.» Bu katman eser (sonuç borcu) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği…» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 480 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 473 üzerindedir: «**3. İşe başlama ve yürütme** --- MADDE 473- Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye…» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi;» Bu katman eser (sonuç borcu) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 473 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 476 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**c. İşsahibinin sorumluluğu** --- MADDE 476- Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.» Lafız, eser sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

TBK m. 476 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 478 metnini şöyle okur: «**e. Zamanaşımı** --- MADDE 478- Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.» Bu cümle eser sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.» Bu katman eser (sonuç borcu) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 478 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 479 üzerindedir: «**II. İşsahibinin borçları 1. Bedelin muacceliyeti** --- MADDE 479- İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur.» Bu katman eser (sonuç borcu) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 479 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 481 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**b. Değere göre bedel** --- MADDE 481- Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.» Lafız, eser sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

TBK m. 481 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 482 metnini şöyle okur: «**C. Sözleşmenin sona ermesi I. Yaklaşık bedelin aşılması** --- MADDE 482- Başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin, işsahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa işsahibi, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir. Eser, işsahibinin arsası üzerine yapılıyorsa işsahibi, bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteyebileceği gibi, eser henüz tamamlanmamışsa, yükleniciyi işe devamdan alıkoyarak, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödemek suretiyle sözleşmeyi feshedebilir.» Bu cümle eser sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Yaklaşık bedelin aşılması** --- MADDE 482- Başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin, işsahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa işsahibi, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir.» Bu katman eser (sonuç borcu) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eser, işsahibinin arsası üzerine yapılıyorsa işsahibi, bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteyebileceği gibi, eser henüz tamamlanmamışsa, yükleniciyi işe devamdan alıkoyarak, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödemek suretiyle sözleşmeyi feshedebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 482 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 483 üzerindedir: «**II. Eserin yok olması** --- MADDE 483- Eser teslimden önce beklenmedik olay sonucu yok olursa işsahibi, eseri teslim almada temerrüde düşmedikçe yüklenici, yaptığı işin ücretini ve giderlerinin ödenmesini isteyemez. Bu durumda malzemeye gelen hasar, onu sağlayana ait olur. Eserin işsahibince verilen malzeme veya gösterilen arsanın ayıbı veya işsahibinin talimatına uygun yapılması yüzünden yok olması durumunda yüklenici, doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında bildirmişse, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerinin ödenmesini isteyebilir. İşsahibinin kusuru varsa, yüklenicinin ayrıca zararının giderilmesini de isteme hakkı vardır.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bu durumda malzemeye gelen hasar, onu sağlayana ait olur.» Bu katman eser (sonuç borcu) ile bedel arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Eserin işsahibince verilen malzeme veya gösterilen arsanın ayıbı veya işsahibinin talimatına uygun yapılması yüzünden yok olması durumunda yüklenici, doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında bildirmişse, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerinin ödenmesini isteyebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 483 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 484 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**III. Tazminat karşılığı fesih** --- MADDE 484- İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir.» Lafız, eser sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

TBK m. 484 ile Eser sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada eser (sonuç borcu) belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Ekol notu: Sonuç borcu / faaliyet borcu ayrımı sınav klasiklerindendir. Sayfa ve baskı yılı uydurulmaz; TAÜ kâğıdında yazar adı ancak hocanın izlencesinde geçiyorsa anılır, aksi hâlde hâkim görüş olarak bırakılır.

Öğreti ayrımı: Yaklaşık bedel ile götürü bedel karıştırılmaz. TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar vurgusu yalnız Türkçe kâğıtta Türkçe adlandırılır; künye yoksa sayfa yazılmaz.

eser sözleşmesi bakımından «eser (sonuç borcu)» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Eser sözleşmesinde yüklenici bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bedel ödemeyi borçlanır. Ayıp, teslim ve fiyat artırımı ayrı başlıklardır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«eser (sonuç borcu)» eksikse Eser sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «bedel» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

eser sözleşmesi bakımından «bedel» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Eser sözleşmesinde yüklenici bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bedel ödemeyi borçlanır. Ayıp, teslim ve fiyat artırımı ayrı başlıklardır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«bedel» eksikse Eser sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «yüklenicinin özen borcu» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

eser sözleşmesi bakımından «yüklenicinin özen borcu» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Eser sözleşmesinde yüklenici bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bedel ödemeyi borçlanır. Ayıp, teslim ve fiyat artırımı ayrı başlıklardır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«yüklenicinin özen borcu» eksikse Eser sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «ayıp bildirimi» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

eser sözleşmesi bakımından «ayıp bildirimi» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Eser sözleşmesinde yüklenici bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bedel ödemeyi borçlanır. Ayıp, teslim ve fiyat artırımı ayrı başlıklardır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«ayıp bildirimi» eksikse Eser sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «fesih» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

eser sözleşmesi bakımından «fesih» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Eser sözleşmesinde yüklenici bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bedel ödemeyi borçlanır. Ayıp, teslim ve fiyat artırımı ayrı başlıklardır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«fesih» eksikse Eser sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «eser (sonuç borcu)» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

TAÜ öğrencisi eser sözleşmesi başlığını açınca önce TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır. Sonra «eser (sonuç borcu)» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp bu başlığın doğal vakıa zeminidir.

İkinci iş, bedel ile yüklenicinin özen borcu arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.

Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Beykoz / Tuzla hattı yazılısında gerekçesiz kalır. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. eser sözleşmesi talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu kontrol atlanmaz.

Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Eser, hizmetten sonuç borcuyla ayrılır.. Adlandırmadan geçmek, TAÜ kâğıdında yarım gerekçedir.

Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Beykoz / Tuzla hattı usulü sloganla bitirmez.

Eser sözleşmesi için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.

Yanlış giden kâğıt, eser sözleşmesi başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.

Tekrar: Eser sözleşmesi bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. eser (sonuç borcu), bedel, yüklenicinin özen borcu, ayıp bildirimi, fesih birlikte durur. Birini atlayan çözüm, TAÜ yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.

Hap bilgi

Eser sözleşmesinde yüklenici bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bedel ödemeyi borçlanır. Ayıp, teslim ve fiyat artırımı ayrı başlıklardır.

Sınav tuzağı

Tuzak: Eser sözleşmesi ile komşu kurumu karıştırmak. Ayıp, satımdaki ayıba benzer ama teslim anı farklıdır.

eser

Eser sözleşmesi bakımından «eser (sonuç borcu)» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

bedel

Eser sözleşmesi bakımından «bedel» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

yüklenicinin özen borcu

Eser sözleşmesi bakımından «yüklenicinin özen borcu» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

Bilgi kartı 1 / 2

Konu sonu test

  1. 1. Eser sözleşmesi tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?

  2. 2. Eser sözleşmesi hangi kanunî bağla okunur?

Hizmet sözleşmesi

Hizmet sözleşmesinde işçi, işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işveren de ücret ödemeyi borçlanır. İş Kanunu ile TBK yan yana durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Bu yüzden hizmet sözleşmesi başlığı, Beykoz / Tuzla hattı yazılısında ezber sloganı değil uygulanacak rejim olarak durur.

Öğrenci şu unsurları kâğıda geçirir: bağımlılık; iş görme; ücret; özen ve sadakat; fesih. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Bu unsurlar birlikte durur; birini atlayan çözüm, maddi hukuku atladı notu yer.

Komşu hat: Hizmet, vekâletten bağımlılıkla ayrılır. Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu bağ yazılmadan sonraki kuruma sıçranmaz.

Çapraz okuma: İş Kanunu özel hüküm, TBK genel hükümdür. TAÜ yazılısında bu cümle, hizmet sözleşmesi ile komşusunu ayırır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 393 metnini şöyle okur: «**ALTINCI BÖLÜM Hizmet Sözleşmeleri BİRİNCİ AYIRIM Genel Hizmet Sözleşmesi A. Tanımı** --- MADDE 393- Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. İşçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir. Genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler, kıyas yoluyla çıraklık sözleşmesine de uygulanır; özel kanun hükümleri saklıdır.» Bu cümle hizmet sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Tanımı** --- MADDE 393- Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.» Bu katman bağımlılık ile iş görme arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «İşçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 393 ile Hizmet sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada bağımlılık belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 396 üzerindedir: «**II. Özen ve sadakat borcu** --- MADDE 396- İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır. İşçi, işverene ait makineleri, araç ve gereçleri, teknik sistemleri, tesisleri ve taşıtları usulüne uygun olarak kullanmak ve bunlarla birlikte işin görülmesi için kendisine teslim edilmiş olan malzemeye özen göstermekle yükümlüdür. İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez. İşçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz. İşverenin haklı menfaatinin…» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «İşçi, işverene ait makineleri, araç ve gereçleri, teknik sistemleri, tesisleri ve taşıtları usulüne uygun olarak kullanmak ve bunlarla birlikte işin görülmesi için kendisine teslim edilmiş olan malzemeye özen göstermekle yükümlüdür.» Bu katman bağımlılık ile iş görme arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 396 ile Hizmet sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada bağımlılık belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 399 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**V. Düzenlemelere ve talimata uyma borcu** --- MADDE 399- İşveren, işin görülmesi ve işçilerin işyerindeki davranışlarıyla ilgili genel düzenlemeler yapabilir ve onlara özel talimat verebilir. İşçiler, bunlara dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uymak zorundadırlar.» Lafız, hizmet sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «İşçiler, bunlara dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uymak zorundadırlar.» Bu katman bağımlılık ile iş görme arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 399 ile Hizmet sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada bağımlılık belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 417 metnini şöyle okur: «**IV. İşçinin kişiliğinin korunması 1. Genel olarak** --- MADDE 417- İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür. İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı…» Bu cümle hizmet sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Genel olarak** --- MADDE 417- İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.» Bu katman bağımlılık ile iş görme arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak;» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 417 ile Hizmet sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada bağımlılık belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 430 üzerindedir: «**G. Sözleşmenin sona ermesi I. Belirli süreli sözleşmede** --- MADDE 430- Belirli süreli hizmet sözleşmesi, aksi kararlaştırılmadıkça, fesih bildiriminde bulunulmasına gerek olmaksızın, sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer. Belirli süreli sözleşme, süresinin bitiminden sonra örtülü olarak sürdürülüyorsa, belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür. Ancak, esaslı bir sebebin varlığı hâlinde, üst üste belirli süreli hizmet sözleşmesi kurulabilir. Taraflardan her biri, on yıldan uzun süreli hizmet sözleşmesini on yıl geçtikten sonra, altı aylık fesih bildirim süresine uyarak feshedebilir. Fesih, ancak bu süreyi izleyen aybaşında hüküm ifade eder. Sözleşmenin fesih bildirimiyle sona ereceği kararlaştırılmış ve iki taraf da fesih bildiriminde bulunmamışsa, sözleşme belirsiz…» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Belirli süreli sözleşmede** --- MADDE 430- Belirli süreli hizmet sözleşmesi, aksi kararlaştırılmadıkça, fesih bildiriminde bulunulmasına gerek olmaksızın, sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer.» Bu katman bağımlılık ile iş görme arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Belirli süreli sözleşme, süresinin bitiminden sonra örtülü olarak sürdürülüyorsa, belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 430 ile Hizmet sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada bağımlılık belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 435 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**IV. Derhâl fesih 1. Koşulları a. Haklı sebepler** --- MADDE 435- Taraflardan her biri, haklı sebeplerle sözleşmeyi derhâl feshedebilir. Sözleşmeyi fesheden taraf, fesih sebebini yazılı olarak bildirmek zorundadır. Sözleşmeyi fesheden taraftan, dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesi beklenemeyen bütün durum ve koşullar, haklı sebep sayılır.» Lafız, hizmet sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Sözleşmeyi fesheden taraf, fesih sebebini yazılı olarak bildirmek zorundadır.» Bu katman bağımlılık ile iş görme arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Sözleşmeyi fesheden taraftan, dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesi beklenemeyen bütün durum ve koşullar, haklı sebep sayılır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 435 ile Hizmet sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada bağımlılık belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 394 metnini şöyle okur: «**B. Kurulması** --- MADDE 394- Hizmet sözleşmesi, kanunda aksine bir hüküm olmadıkça özel bir şekle bağlı değildir. Bir kimse, durumun gereklerine göre ancak ücret karşılığında yapılabilecek bir işi belli bir zaman için görür ve bu iş de işveren tarafından kabul edilirse, aralarında hizmet sözleşmesi kurulmuş sayılır. Geçersizliği sonradan anlaşılan hizmet sözleşmesi, hizmet ilişkisi ortadan kaldırılıncaya kadar, geçerli bir hizmet sözleşmesinin bütün hüküm ve sonuçlarını doğurur.» Bu cümle hizmet sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bir kimse, durumun gereklerine göre ancak ücret karşılığında yapılabilecek bir işi belli bir zaman için görür ve bu iş de işveren tarafından kabul edilirse, aralarında hizmet sözleşmesi kurulmuş sayılır.» Bu katman bağımlılık ile iş görme arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Geçersizliği sonradan anlaşılan hizmet sözleşmesi, hizmet ilişkisi ortadan kaldırılıncaya kadar, geçerli bir hizmet sözleşmesinin bütün hüküm ve sonuçlarını doğurur.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 394 ile Hizmet sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada bağımlılık belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 395 üzerindedir: «**C. İşçinin borçları I. Bizzat çalışma borcu** --- MADDE 395- Sözleşmeden veya durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça, işçi yüklendiği işi bizzat yapmakla yükümlüdür.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

TBK m. 395 ile Hizmet sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada bağımlılık belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 397 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**III. Teslim ve hesap verme borcu** --- MADDE 397- İşçi, üstlendiği işin görülmesi sırasında üçüncü kişiden işveren için aldığı şeyleri ve özellikle paraları derhâl ona teslim etmek ve bunlar hakkında hesap vermekle yükümlüdür. İşçi, hizmetin ifasından dolayı elde ettiği şeyleri de derhâl işverene teslim etmekle yükümlüdür.» Lafız, hizmet sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «İşçi, hizmetin ifasından dolayı elde ettiği şeyleri de derhâl işverene teslim etmekle yükümlüdür.» Bu katman bağımlılık ile iş görme arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 397 ile Hizmet sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada bağımlılık belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 398 metnini şöyle okur: «**IV. Fazla çalışma borcu** --- MADDE 398- Fazla çalışma, ilgili kanunlarda belirlenen normal çalışma süresinin üzerinde ve işçinin rızasıyla yapılan çalışmadır. Ancak, normal süreden daha fazla çalışmayı gerektiren bir işin yerine getirilmesi zorunluluğu doğar, işçi bunu yapabilecek durumda bulunur ve aynı zamanda kaçınması da dürüstlük kurallarına aykırı olursa işçi, karşılığı verilmek koşuluyla, fazla çalışmayı yerine getirmekle yükümlüdür. Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.» Bu cümle hizmet sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ancak, normal süreden daha fazla çalışmayı gerektiren bir işin yerine getirilmesi zorunluluğu doğar, işçi bunu yapabilecek durumda bulunur ve aynı zamanda kaçınması da dürüstlük kurallarına aykırı olursa işçi, karşılığı verilmek koşuluyla, fazla çalışmayı yerine getirmekle yükümlüdür.» Bu katman bağımlılık ile iş görme arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 398 ile Hizmet sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada bağımlılık belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 400 üzerindedir: «**VI. İşçinin sorumluluğu** --- MADDE 400- İşçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumludur. Bu sorumluluğun belirlenmesinde; işin tehlikeli olup olmaması, uzmanlığı ve eğitimi gerektirip gerektirmemesi ile işçinin işveren tarafından bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleri göz önünde tutulur.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bu sorumluluğun belirlenmesinde;» Bu katman bağımlılık ile iş görme arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «işin tehlikeli olup olmaması, uzmanlığı ve eğitimi gerektirip gerektirmemesi ile işçinin işveren tarafından bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleri göz önünde tutulur.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 400 ile Hizmet sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada bağımlılık belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 401 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**D. İşverenin borçları I. Ücret ödeme borcu 1. Ücret a. Genel olarak** --- MADDE 401- İşveren, işçiye sözleşmede veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen; sözleşmede hüküm bulunmayan hâllerde ise, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücreti ödemekle yükümlüdür.» Lafız, hizmet sözleşmesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «sözleşmede hüküm bulunmayan hâllerde ise, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücreti ödemekle yükümlüdür.» Bu katman bağımlılık ile iş görme arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 401 ile Hizmet sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada bağımlılık belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 402 metnini şöyle okur: «**b. Fazla çalışma ücreti** --- MADDE 402- İşveren, fazla çalışma için işçiye normal çalışma ücretini en az yüzde elli fazlasıyla ödemekle yükümlüdür. İşveren, işçinin rızasıyla fazla çalışma ücreti yerine, uygun bir zamanda fazla çalışmayla orantılı olarak izin verebilir.» Bu cümle hizmet sözleşmesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «İşveren, işçinin rızasıyla fazla çalışma ücreti yerine, uygun bir zamanda fazla çalışmayla orantılı olarak izin verebilir.» Bu katman bağımlılık ile iş görme arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 402 ile Hizmet sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada bağımlılık belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 403 üzerindedir: «**c. İşin sonucundan pay alma** --- MADDE 403- Sözleşmeyle işçiye ücretle birlikte üretilenden, cirodan veya kârdan belli bir pay verilmesi kararlaştırılmışsa, hesap dönemi sonunda bu pay, yasal hükümler veya genellikle kabul edilmiş ticari esaslar göz önünde tutularak belirlenir. İşçiye belli bir pay verilmesi kararlaştırılan hâllerde, payın hesaplanmasında uyuşulamazsa işveren, işçiye veya onun yerine, birlikte kararlaştırdıkları ya da hâkimin atadığı bilirkişiye bilgi vermek ve bilginin dayanağını oluşturan işletmeyle ilgili defter ve belgeleri incelemesine sunmak; kârdan bir pay verilmesi kararlaştırılmışsa, işveren işçiye, istemi üzerine ayrıca yıl sonu kâr zarar cetvelini vermek zorundadır.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «İşçiye belli bir pay verilmesi kararlaştırılan hâllerde, payın hesaplanmasında uyuşulamazsa işveren, işçiye veya onun yerine, birlikte kararlaştırdıkları ya da hâkimin atadığı bilirkişiye bilgi vermek ve bilginin dayanağını oluşturan işletmeyle ilgili defter ve belgeleri incelemesine sunmak;» Bu katman bağımlılık ile iş görme arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «kârdan bir pay verilmesi kararlaştırılmışsa, işveren işçiye, istemi üzerine ayrıca yıl sonu kâr zarar cetvelini vermek zorundadır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 403 ile Hizmet sözleşmesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada bağımlılık belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Ekol notu: Bağımlılık unsuru vekâlet tuzaklarını keser. Sayfa ve baskı yılı uydurulmaz; TAÜ kâğıdında yazar adı ancak hocanın izlencesinde geçiyorsa anılır, aksi hâlde hâkim görüş olarak bırakılır.

Öğreti ayrımı: Fesih bildirim süreleri İş Kanunu ile birlikte okunur. TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar vurgusu yalnız Türkçe kâğıtta Türkçe adlandırılır; künye yoksa sayfa yazılmaz.

hizmet sözleşmesi bakımından «bağımlılık» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Hizmet sözleşmesinde işçi, işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işveren de ücret ödemeyi borçlanır. İş Kanunu ile TBK yan yana durur. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«bağımlılık» eksikse Hizmet sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «iş görme» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

hizmet sözleşmesi bakımından «iş görme» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Hizmet sözleşmesinde işçi, işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işveren de ücret ödemeyi borçlanır. İş Kanunu ile TBK yan yana durur. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«iş görme» eksikse Hizmet sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «ücret» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

hizmet sözleşmesi bakımından «ücret» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Hizmet sözleşmesinde işçi, işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işveren de ücret ödemeyi borçlanır. İş Kanunu ile TBK yan yana durur. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«ücret» eksikse Hizmet sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «özen ve sadakat» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

hizmet sözleşmesi bakımından «özen ve sadakat» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Hizmet sözleşmesinde işçi, işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işveren de ücret ödemeyi borçlanır. İş Kanunu ile TBK yan yana durur. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«özen ve sadakat» eksikse Hizmet sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «fesih» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

hizmet sözleşmesi bakımından «fesih» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Hizmet sözleşmesinde işçi, işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işveren de ücret ödemeyi borçlanır. İş Kanunu ile TBK yan yana durur. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«fesih» eksikse Hizmet sözleşmesi talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «bağımlılık» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

TAÜ öğrencisi hizmet sözleşmesi başlığını açınca önce TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır. Sonra «bağımlılık» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp bu başlığın doğal vakıa zeminidir.

İkinci iş, iş görme ile ücret arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.

Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Beykoz / Tuzla hattı yazılısında gerekçesiz kalır. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. hizmet sözleşmesi talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu kontrol atlanmaz.

Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Hizmet, vekâletten bağımlılıkla ayrılır.. Adlandırmadan geçmek, TAÜ kâğıdında yarım gerekçedir.

Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Beykoz / Tuzla hattı usulü sloganla bitirmez.

Hizmet sözleşmesi için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.

Yanlış giden kâğıt, hizmet sözleşmesi başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.

Tekrar: Hizmet sözleşmesi bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. bağımlılık, iş görme, ücret, özen ve sadakat, fesih birlikte durur. Birini atlayan çözüm, TAÜ yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.

Hap bilgi

Hizmet sözleşmesinde işçi, işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işveren de ücret ödemeyi borçlanır. İş Kanunu ile TBK yan yana durur.

Sınav tuzağı

Tuzak: Hizmet sözleşmesi ile komşu kurumu karıştırmak. İş Kanunu özel hüküm, TBK genel hükümdür.

bağımlılık

Hizmet sözleşmesi bakımından «bağımlılık» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

iş görme

Hizmet sözleşmesi bakımından «iş görme» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

ücret

Hizmet sözleşmesi bakımından «ücret» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

Bilgi kartı 1 / 2

Konu sonu test

  1. 1. Hizmet sözleşmesi tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?

  2. 2. Hizmet sözleşmesi hangi kanunî bağla okunur?

Vekâlet

Vekâlet, vekilin vekâlet verenin menfaatine ve iradesine uygun bir iş görmeyi üstlendiği sözleşmedir. Ücret kural değil istisnadır; özen borcu ağırdır. TAÜ kâğıdında bu kurum, Beykoz / Tuzla hattı usulüyle isimlendirilmeden sonuca gidilmez; Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Yıllık (Konsolide Master) paketinde vekâlet bu yüzden ayrı başlık olarak durur.

Unsur dökümü şöyledir: iş görme; menfaate uygunluk; talimata uyma; özen; hesap verme. TAÜ pratik çalışmasında bu liste, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp senaryosundaki belgelerle tek tek karşılanır. Belgesiz unsur, başlığı kapatır.

Organik bağ: Vekâlet temsille karışır; temsil yetkisi ayrı kapıdır. Komşu kurum atlanırsa sonuç cümlesi doğru görünse bile gerekçe yarım kalır ve dönemlik sınavda puan oradan düşer.

Komşu hat: Avukatlık sözleşmesi vekâletin özel görünümüdür. Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu bağ yazılmadan sonraki kuruma sıçranmaz.

TBK m. 502 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**DOKUZUNCU BÖLÜM Vekâlet İlişkileri BİRİNCİ AYIRIM Vekâlet Sözleşmesi A. Tanımı** --- MADDE 502- Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır. Sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanır.» Lafız, vekâlet tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Tanımı** --- MADDE 502- Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir.» Bu katman iş görme ile menfaate uygunluk arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 502 ile Vekâlet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iş görme belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 506 metnini şöyle okur: «**2. Şahsen ifa, sadakat ve özen gösterme a. Genel olarak** --- MADDE 506- Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.» Bu cümle vekâlet için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Genel olarak** --- MADDE 506- Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür.» Bu katman iş görme ile menfaate uygunluk arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 506 ile Vekâlet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iş görme belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 508 üzerindedir: «**3. Hesap verme** --- MADDE 508- Vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlüdür. Vekil, vekâlet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlüdür.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Vekil, vekâlet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlüdür.» Bu katman iş görme ile menfaate uygunluk arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 508 ile Vekâlet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iş görme belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 510 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**III. Vekâlet verenin borçları** --- MADDE 510- Vekâlet veren, vekâletin gereği gibi ifası için vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemek ve yüklendiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür. Vekil, vekâletin ifası sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini vekâlet verenden isteyebilir. Ancak vekâlet veren, kusuru bulunmadığını ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir.» Lafız, vekâlet tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Vekil, vekâletin ifası sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini vekâlet verenden isteyebilir.» Bu katman iş görme ile menfaate uygunluk arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ancak vekâlet veren, kusuru bulunmadığını ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 510 ile Vekâlet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iş görme belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 512 metnini şöyle okur: «**D. Sona ermesi I. Sebepleri 1. Tek taraflı sona erdirme** --- MADDE 512- Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.» Bu cümle vekâlet için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.» Bu katman iş görme ile menfaate uygunluk arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 512 ile Vekâlet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iş görme belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 513 üzerindedir: «**2. Ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflas** --- MADDE 513- Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır. Vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekâlet veren veya mirasçısı ya da temsilcisi, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar, vekil veya mirasçısı ya da temsilcisi, vekâleti ifaya devam etmekle yükümlüdür.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır.» Bu katman iş görme ile menfaate uygunluk arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekâlet veren veya mirasçısı ya da temsilcisi, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar, vekil veya mirasçısı ya da temsilcisi, vekâleti ifaya devam etmekle yükümlüdür.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 513 ile Vekâlet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iş görme belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 503 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**B. Kurulması** --- MADDE 503- Kendisine bir işin görülmesi önerilen kişi, bu işi görme konusunda resmî sıfata sahipse veya işin yapılması mesleğinin gereği ise ya da bu gibi işleri kabul edeceğini duyurmuşsa, bu öneri onun tarafından hemen reddedilmedikçe, vekâlet sözleşmesi kurulmuş sayılır.» Lafız, vekâlet tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

TBK m. 503 ile Vekâlet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iş görme belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 504 metnini şöyle okur: «**C. Hükümleri I. Vekâletin kapsamı** --- MADDE 504- Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar. Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz.» Bu cümle vekâlet için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar.» Bu katman iş görme ile menfaate uygunluk arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 504 ile Vekâlet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iş görme belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 505 üzerindedir: «**II. Vekilin borçları 1. Talimata uygun ifa** --- MADDE 505- Vekil, vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlüdür. Ancak, vekâlet verenden izin alma imkânı bulunmadığında, durumu bilseydi onun da izin vereceği açık olan hâllerde, vekil talimattan ayrılabilir. Bunun dışındaki durumlarda vekil, talimattan ayrılırsa, bundan doğan zararı karşılamadıkça işi görmüş olsa bile, vekâlet borcunu ifa etmiş olmaz.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ancak, vekâlet verenden izin alma imkânı bulunmadığında, durumu bilseydi onun da izin vereceği açık olan hâllerde, vekil talimattan ayrılabilir.» Bu katman iş görme ile menfaate uygunluk arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Bunun dışındaki durumlarda vekil, talimattan ayrılırsa, bundan doğan zararı karşılamadıkça işi görmüş olsa bile, vekâlet borcunu ifa etmiş olmaz.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 505 ile Vekâlet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iş görme belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 507 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**b. İşin üçüncü kişiye gördürülmesi hâlinde** --- MADDE 507- Vekil, yetkisi dışına çıkarak işi başkasına gördürdüğünde, onun fiilinden kendisi yapmış gibi sorumludur. Vekil başkasına vekâlet vermeye yetkili ise, sadece seçmede ve talimat vermede gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. Vekâlet veren, her iki durumda da vekilin kendi yerine koyduğu kişiye karşı sahip olduğu hakları, doğrudan doğruya o kişiye karşı ileri sürebilir.» Lafız, vekâlet tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Vekil başkasına vekâlet vermeye yetkili ise, sadece seçmede ve talimat vermede gerekli özeni göstermekle yükümlüdür.» Bu katman iş görme ile menfaate uygunluk arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Vekâlet veren, her iki durumda da vekilin kendi yerine koyduğu kişiye karşı sahip olduğu hakları, doğrudan doğruya o kişiye karşı ileri sürebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 507 ile Vekâlet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iş görme belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 509 metnini şöyle okur: «**4. Edinilen hakların vekâlet verene geçişi** --- MADDE 509- Vekilin, kendi adına ve vekâlet veren hesabına gördüğü işlerden doğan üçüncü kişilerdeki alacağı, vekâlet verenin vekile karşı bütün borçlarını ifa ettiği anda, kendiliğinden vekâlet verene geçer. Vekilin iflası hâlinde vekâlet veren, bu alacağın kendisine geçmiş olduğunu iflas masasına karşı da ileri sürebilir. Vekâlet veren, vekilin kendi adına ve vekâlet veren hesabına edinmiş olduğu taşınır eşyanın iflas masasından ayrılarak kendisine verilmesini isteyebilir. Vekilin sahip olduğu hapis hakkından iflas masası da yararlanır.» Bu cümle vekâlet için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Vekilin iflası hâlinde vekâlet veren, bu alacağın kendisine geçmiş olduğunu iflas masasına karşı da ileri sürebilir.» Bu katman iş görme ile menfaate uygunluk arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Vekâlet veren, vekilin kendi adına ve vekâlet veren hesabına edinmiş olduğu taşınır eşyanın iflas masasından ayrılarak kendisine verilmesini isteyebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 509 ile Vekâlet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iş görme belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 511 üzerindedir: «**IV. Birlikte vekâlet verenlerin ve birlikte vekillerin sorumluluğu** --- MADDE 511- Bir kişiye birlikte vekâlet verenler, vekile karşı müteselsil olarak sorumludurlar. Vekâleti birlikte üstlenenler, vekâletin ifasından müteselsil olarak sorumludurlar ve yetkilerini başkalarına devir hakları olmadıkça, vekâlet vereni, ancak birlikte yaptıkları fiil ve işlemleriyle borç altına sokabilirler.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Vekâleti birlikte üstlenenler, vekâletin ifasından müteselsil olarak sorumludurlar ve yetkilerini başkalarına devir hakları olmadıkça, vekâlet vereni, ancak birlikte yaptıkları fiil ve işlemleriyle borç altına sokabilirler.» Bu katman iş görme ile menfaate uygunluk arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 511 ile Vekâlet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iş görme belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 514 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**II. Hükümleri** --- MADDE 514- Vekilin sözleşmenin sona erdiğini öğrenmeden önce yaptığı işlerden, vekâlet veren ya da mirasçıları sözleşme devam ediyormuş gibi sorumludur.» Lafız, vekâlet tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

TBK m. 514 ile Vekâlet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iş görme belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 515 metnini şöyle okur: «**İKİNCİ AYIRIM Kredi Mektubu ve Kredi Emri A. Kredi mektubu** --- MADDE 515- Kredi mektubu, mektup gönderenin gönderilene bir üst sınır belirleyerek veya belirlemeksizin, kredi mektubundan yararlanacak belirli kişiye istemde bulunacağı miktarda para ve benzeri şeyleri verme konusundaki vekâletini içeren belgedir. Kredi mektubu, vekâlet sözleşmesi ve havale hükümlerine tabidir. Üst sınır belirlenmeksizin verilmiş olan kredi mektubunda mektuptan yararlanacak kişi, bu mektupla ilgili olanlar arasındaki ilişkiye açıkça uygun olmayan fazla bir istemde bulunursa mektup gönderilen, durumu gönderene bildirmek ve cevap alıncaya kadar ödemeyi ertelemek zorundadır. Kredi mektubuyla verilen vekâlet, ancak gönderilen tarafından belirli bir miktar için kabul edildiği takdirde…» Bu cümle vekâlet için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Kredi mektubu** --- MADDE 515- Kredi mektubu, mektup gönderenin gönderilene bir üst sınır belirleyerek veya belirlemeksizin, kredi mektubundan yararlanacak belirli kişiye istemde bulunacağı miktarda para ve benzeri şeyleri verme konusundaki vekâletini içeren belgedir.» Bu katman iş görme ile menfaate uygunluk arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Kredi mektubu, vekâlet sözleşmesi ve havale hükümlerine tabidir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 515 ile Vekâlet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iş görme belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Doktrin cümlesi: Ücretli vekâlet istisna olmaktan çıkmış uygulamadır; kâğıtta kural hâlâ TBK m.502'dir. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Ekol notu: Özen ölçüsü uzman vekilde ağırlaşır. Sayfa ve baskı yılı uydurulmaz; TAÜ kâğıdında yazar adı ancak hocanın izlencesinde geçiyorsa anılır, aksi hâlde hâkim görüş olarak bırakılır.

vekâlet bakımından «iş görme» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Vekâlet, vekilin vekâlet verenin menfaatine ve iradesine uygun bir iş görmeyi üstlendiği sözleşmedir. Ücret kural değil istisnadır; özen borcu ağırdır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«iş görme» eksikse Vekâlet talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «menfaate uygunluk» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

vekâlet bakımından «menfaate uygunluk» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Vekâlet, vekilin vekâlet verenin menfaatine ve iradesine uygun bir iş görmeyi üstlendiği sözleşmedir. Ücret kural değil istisnadır; özen borcu ağırdır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«menfaate uygunluk» eksikse Vekâlet talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «talimata uyma» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

vekâlet bakımından «talimata uyma» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Vekâlet, vekilin vekâlet verenin menfaatine ve iradesine uygun bir iş görmeyi üstlendiği sözleşmedir. Ücret kural değil istisnadır; özen borcu ağırdır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«talimata uyma» eksikse Vekâlet talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «özen» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

vekâlet bakımından «özen» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Vekâlet, vekilin vekâlet verenin menfaatine ve iradesine uygun bir iş görmeyi üstlendiği sözleşmedir. Ücret kural değil istisnadır; özen borcu ağırdır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«özen» eksikse Vekâlet talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «hesap verme» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

vekâlet bakımından «hesap verme» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Vekâlet, vekilin vekâlet verenin menfaatine ve iradesine uygun bir iş görmeyi üstlendiği sözleşmedir. Ücret kural değil istisnadır; özen borcu ağırdır. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«hesap verme» eksikse Vekâlet talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «iş görme» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

TAÜ öğrencisi vekâlet başlığını açınca önce TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır. Sonra «iş görme» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp bu başlığın doğal vakıa zeminidir.

İkinci iş, menfaate uygunluk ile talimata uyma arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.

Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Beykoz / Tuzla hattı yazılısında gerekçesiz kalır. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. vekâlet talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu kontrol atlanmaz.

Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Vekâlet temsille karışır; temsil yetkisi ayrı kapıdır.. Adlandırmadan geçmek, TAÜ kâğıdında yarım gerekçedir.

Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Beykoz / Tuzla hattı usulü sloganla bitirmez.

Vekâlet için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.

Yanlış giden kâğıt, vekâlet başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.

Tekrar: Vekâlet bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. iş görme, menfaate uygunluk, talimata uyma, özen, hesap verme birlikte durur. Birini atlayan çözüm, TAÜ yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.

Hap bilgi

Vekâlet, vekilin vekâlet verenin menfaatine ve iradesine uygun bir iş görmeyi üstlendiği sözleşmedir. Ücret kural değil istisnadır; özen borcu ağırdır.

Sınav tuzağı

Tuzak: Vekâlet ile komşu kurumu karıştırmak. Avukatlık sözleşmesi vekâletin özel görünümüdür.

iş görme

Vekâlet bakımından «iş görme» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

menfaate uygunluk

Vekâlet bakımından «menfaate uygunluk» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

talimata uyma

Vekâlet bakımından «talimata uyma» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

Bilgi kartı 1 / 2

Konu sonu test

  1. 1. Vekâlet tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?

  2. 2. Vekâlet hangi kanunî bağla okunur?

Kefalet

Kefalet, kefilin alacaklıya, borçlunun borcunu ifa etmemesinden kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve eşin rızası kurucu olabilir. TAÜ kâğıdında bu kurum, Beykoz / Tuzla hattı usulüyle isimlendirilmeden sonuca gidilmez; Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Yıllık (Konsolide Master) paketinde kefalet bu yüzden ayrı başlık olarak durur.

Unsur dökümü şöyledir: asıl borç; kefilin şahsi sorumluluğu; yazılı şekil; azami miktar; eşin rızası. TAÜ pratik çalışmasında bu liste, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp senaryosundaki belgelerle tek tek karşılanır. Belgesiz unsur, başlığı kapatır.

Organik bağ: Kefalet rehin değildir; şahsi teminattır. Komşu kurum atlanırsa sonuç cümlesi doğru görünse bile gerekçe yarım kalır ve dönemlik sınavda puan oradan düşer.

Komşu hat: Kefalet, asıl borçtan fer'idir. Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu bağ yazılmadan sonraki kuruma sıçranmaz.

TBK m. 581 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**ONBEŞİNCİ BÖLÜM Kefalet Sözleşmesi A. Tanımı** --- MADDE 581- Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.» Lafız, kefalet tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Tanımı** --- MADDE 581- Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.» Bu katman asıl borç ile kefilin şahsi sorumluluğu arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 581 ile Kefalet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada asıl borç belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 582 metnini şöyle okur: «**B. Koşulları I. Asıl borç** --- MADDE 582- Kefalet sözleşmesi, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir. Ancak, gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de, bu borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade etmek üzere kefalet sözleşmesi kurulabilir. Yanılma veya ehliyetsizlik sebebiyle borçlunun sorumlu olmadığı bir borç için kişisel güvence veren kişi, yükümlülük altına girdiği sırada, sözleşmeyi sakatlayan eksikliği biliyorsa, kefaletle ilgili kanun hükümlerine göre sorumlu olur. Aynı kural, borçlu yönünden zamanaşımına uğramış bir borca kefil olan kişi hakkında da uygulanır. Kanundan aksi anlaşılmadıkça kefil, bu bölümde kendisine tanınan haklardan önceden feragat edemez.» Bu cümle kefalet için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ancak, gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de, bu borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade etmek üzere kefalet sözleşmesi kurulabilir.» Bu katman asıl borç ile kefilin şahsi sorumluluğu arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Yanılma veya ehliyetsizlik sebebiyle borçlunun sorumlu olmadığı bir borç için kişisel güvence veren kişi, yükümlülük altına girdiği sırada, sözleşmeyi sakatlayan eksikliği biliyorsa, kefaletle ilgili kanun hükümlerine göre sorumlu olur.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 582 ile Kefalet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada asıl borç belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 583 üzerindedir: «**II. Şekil** --- MADDE 583- Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet…» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.» Bu katman asıl borç ile kefilin şahsi sorumluluğu arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 583 ile Kefalet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada asıl borç belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 584 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**III. Eşin rızası** --- MADDE 584- Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez. (Ek fıkra: 28/3/2013-6455/77 md.) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili…» Lafız, kefalet tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.» Bu katman asıl borç ile kefilin şahsi sorumluluğu arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 584 ile Kefalet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada asıl borç belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 589 metnini şöyle okur: «**II. Ortak hükümler 1. Kefil ile alacaklı arasındaki ilişki a. Sorumluluğun kapsamı** --- MADDE 589- Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktara kadar sorumludur. Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa kefil, belirtilen azamî miktarla sınırlı olmak üzere, aşağıdakilerden sorumludur: 1. Asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçları. 2. Alacaklının, kefile, onun borcu ödeyerek yapılmalarını önleyebileceği uygun bir zaman önce bildirmesi koşuluyla, borçluya karşı yönelttiği takip ve davaların masrafları ile gerektiğinde rehinlerin kefile tesliminin ve rehin haklarının devrinin sebep olduğu masraflar. 3. İşlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait akdî faizler ile gerektiğinde tahvil karşılığında ödünç verilen anaparanın işlemiş bir…» Bu cümle kefalet için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Sorumluluğun kapsamı** --- MADDE 589- Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktara kadar sorumludur.» Bu katman asıl borç ile kefilin şahsi sorumluluğu arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa kefil, belirtilen azamî miktarla sınırlı olmak üzere, aşağıdakilerden sorumludur: 1.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 589 ile Kefalet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada asıl borç belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 591 üzerindedir: «**c. Def’iler** --- MADDE 591- Kefil, asıl borçluya veya mirasçılarına ait olan ve asıl borçlunun ödeme güçsüzlüğünden doğmayan bütün def’ileri alacaklıya karşı ileri sürme hakkına sahip olduğu gibi, bunları ileri sürmek zorundadır. Yanılma veya sözleşme yapma ehliyetsizliği ya da zamanaşımına uğramış bir borç sebebiyle borçlunun yükümlü olmadığı bir borca bilerek kefalet hâli bu hükmün dışındadır. Asıl borçlu kendisine ait olan bir def’iden vazgeçmiş olsa bile kefil, yine de bu def’iî alacaklıya karşı ileri sürebilir. Kefil, asıl borçluya ait def’ilerin varlığını bilmeksizin ödemede bulunursa, rücu hakkına sahip olur. Buna karşılık asıl borçlu, kefilin bu def’ileri bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse kefil, bunlar ileri sürülmüş olsaydı ödemeden…» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Yanılma veya sözleşme yapma ehliyetsizliği ya da zamanaşımına uğramış bir borç sebebiyle borçlunun yükümlü olmadığı bir borca bilerek kefalet hâli bu hükmün dışındadır.» Bu katman asıl borç ile kefilin şahsi sorumluluğu arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Asıl borçlu kendisine ait olan bir def’iden vazgeçmiş olsa bile kefil, yine de bu def’iî alacaklıya karşı ileri sürebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 591 ile Kefalet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada asıl borç belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 585 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**C. İçeriği I. Türlerine göre 1. Adi kefalet** --- MADDE 585- Adi kefalette alacaklı, borçluya başvurmadıkça, kefili takip edemez; ancak, aşağıdaki hâllerde doğrudan doğruya kefile başvurabilir: 1. Borçlu aleyhine yapılan takibin sonucunda kesin aciz belgesi alınması. 2. Borçlu aleyhine Türkiye’de takibatın imkânsız hâle gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi. 3. Borçlunun iflasına karar verilmesi. 4. Borçluya konkordato mehli verilmiş olması. Alacak, kefaletten önce veya kefalet sırasında rehinle de güvence altına alınmışsa, adi kefalette kefil, alacağın öncelikle rehin konusundan alınmasını isteyebilir. Ancak, borçlunun iflasına veya kendisine konkordato mehli verilmesine karar verilmişse, bu hüküm uygulanmaz. Sadece açığın kapatılması için kefil olunmuşsa, borçlu…» Lafız, kefalet tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «ancak, aşağıdaki hâllerde doğrudan doğruya kefile başvurabilir: 1.» Bu katman asıl borç ile kefilin şahsi sorumluluğu arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Borçlu aleyhine yapılan takibin sonucunda kesin aciz belgesi alınması.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 585 ile Kefalet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada asıl borç belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 586 metnini şöyle okur: «**2. Müteselsil kefalet** --- MADDE 586- Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir.» Bu cümle kefalet için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.» Bu katman asıl borç ile kefilin şahsi sorumluluğu arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 586 ile Kefalet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada asıl borç belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 587 üzerindedir: «**3. Birlikte kefalet** --- MADDE 587- Birden çok kişi, aynı borca birlikte kefil oldukları takdirde, her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olur. Borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumlu olur. Ancak, bir kefil, kendisiyle birlikte daha önce veya aynı zamanda müteselsilen yükümlü bulunan ve Türkiye’de takip edilebilen bütün kefillere karşı takibe girişilmiş olmadıkça, kendi payından fazlasını ödemekten kaçınabilir. Bir kefil, bu hakkı, diğer kefillerin kendi paylarını ödemiş veya ayni güvence sağlamış olmaları durumunda da kullanabilir. Aksine anlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borcu ödeyen kefil, kendi paylarını daha önce…» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumlu olur.» Bu katman asıl borç ile kefilin şahsi sorumluluğu arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ancak, bir kefil, kendisiyle birlikte daha önce veya aynı zamanda müteselsilen yükümlü bulunan ve Türkiye’de takip edilebilen bütün kefillere karşı takibe girişilmiş olmadıkça, kendi payından fazlasını ödemekten kaçınabilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 587 ile Kefalet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada asıl borç belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 588 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**4. Kefile kefil ve rücua kefil** --- MADDE 588- Alacaklıya, kefilin borcu için güvence veren kefile kefil, kefil ile birlikte, adi kefil gibi sorumludur. Rücua kefil, kefilin borçludan rücu alacağı için güvence veren kefildir.» Lafız, kefalet tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Rücua kefil, kefilin borçludan rücu alacağı için güvence veren kefildir.» Bu katman asıl borç ile kefilin şahsi sorumluluğu arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 588 ile Kefalet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada asıl borç belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 590 metnini şöyle okur: «**b. Kefilin takibi** --- MADDE 590- Borçlunun iflası sebebiyle asıl borç daha önce muaccel olsa bile, belirlenen vadeden önce kefile karşı takibat yapılamaz. Bütün kefalet türlerinde kefil, ayni güvence karşılığında hâkimden, mevcut rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine yapılan takip sonucunda kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine karşı yöneltilen takibin durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir. Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar. Yerleşim yeri yabancı bir ülkede olan borçlunun borcunu ödemesi, döviz işlemleri veya havale ile ilgili yasaklar gibi sebeplerle, o yabancı…» Bu cümle kefalet için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bütün kefalet türlerinde kefil, ayni güvence karşılığında hâkimden, mevcut rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine yapılan takip sonucunda kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine karşı yöneltilen takibin durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir.» Bu katman asıl borç ile kefilin şahsi sorumluluğu arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 590 ile Kefalet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada asıl borç belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 592 üzerindedir: «**d. Özen gösterme, rehin ve borç senetlerinin teslimi** --- MADDE 592- Alacaklı, kefalet sırasında var olan veya daha sonra asıl borçludan alacağın özel güvencesi olmak üzere elde ettiği rehin haklarını, güvenceyi ve rüçhan haklarını kefilin zararına olarak azaltırsa, zararın daha az olduğu alacaklı tarafından ispat edilmedikçe, kefilin sorumluluğu da buna uygun düşen bir miktarda azalır. Kefilin fazladan ödediği miktarın geri verilmesini isteme hakkı saklıdır. Çalışanlara kefalet hâlinde alacaklı, çalışanlar üzerinde yükümlü olduğu gözetimi ihmal eder veya kendisinden beklenebilen özeni göstermezse ve borç da bu sebeple doğmuş ya da bu özeni göstermesi hâlinde ulaşamayacağı ölçüde artmış olursa, bu borcu veya borcun artan kısmını kefilden isteyemez. Alacaklı, borcu…» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Kefilin fazladan ödediği miktarın geri verilmesini isteme hakkı saklıdır.» Bu katman asıl borç ile kefilin şahsi sorumluluğu arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Çalışanlara kefalet hâlinde alacaklı, çalışanlar üzerinde yükümlü olduğu gözetimi ihmal eder veya kendisinden beklenebilen özeni göstermezse ve borç da bu sebeple doğmuş ya da bu özeni göstermesi hâlinde ulaşamayacağı ölçüde artmış olursa, bu borcu veya borcun artan kısmını kefilden isteyemez.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 592 ile Kefalet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada asıl borç belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 593 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**e. Ödemenin kabulünü isteme** --- MADDE 593- Borçlunun iflası sebebiyle olsa bile, borç muaccel olduğu takdirde kefil, alacaklıdan yapacağı ödemeyi kabul etmesini her zaman isteyebilir. Bir borca birden çok kişinin kefil olması durumunda alacaklı, kefillerden biri tarafından yapılacak kısmi ödemeyi, bunu öneren kefile düşen paydan az olmamak koşuluyla, kabul etmek zorundadır. Alacaklı haklı bir sebep olmaksızın ödemeyi kabul etmekten kaçınırsa, kefil borcundan kurtulur; birlikte müteselsil kefalette ise, kefillerin sorumluluğu kendilerine düşen pay miktarınca azalır. Alacaklının rızası varsa kefil, asıl borcu muaccel olmasından önce de ödeyebilir. Ancak, bu durumda kefil, asıl borçluya karşı rücu hakkını borcun muaccel olmasından önce kullanamaz.» Lafız, kefalet tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bir borca birden çok kişinin kefil olması durumunda alacaklı, kefillerden biri tarafından yapılacak kısmi ödemeyi, bunu öneren kefile düşen paydan az olmamak koşuluyla, kabul etmek zorundadır.» Bu katman asıl borç ile kefilin şahsi sorumluluğu arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Alacaklı haklı bir sebep olmaksızın ödemeyi kabul etmekten kaçınırsa, kefil borcundan kurtulur;» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 593 ile Kefalet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada asıl borç belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 594 metnini şöyle okur: «**f. Bildirim, iflasta ve konkordatoda kayıt** --- MADDE 594- Asıl borçlu, anaparanın veya yarım yıllık döneme ait faizin ödenmesinde ya da yıldan yıla yapılması öngörülen anapara ödemelerinde altı ay gecikirse, alacaklının durumu kefile bildirmesi gerekir. İstek hâlinde alacaklı, her zaman asıl borcun kapsamı hakkında kefile bilgi vermek zorundadır. Asıl borçlunun iflasına karar verilmiş veya borçlu konkordato istemişse alacaklı, alacağını kaydettirmek ve haklarının korunması için gerekeni yapmak zorundadır. Alacaklının, borçlunun iflas ettiğini veya borçluya konkordato mehli verildiğini öğrendiği anda, durumu kefile bildirmesi gerekir. Alacaklı, yukarıdaki fıkralarda öngörülen gereklerden birini yerine getirmezse, bundan dolayı kefilin uğradığı zarar miktarınca ona…» Bu cümle kefalet için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «İstek hâlinde alacaklı, her zaman asıl borcun kapsamı hakkında kefile bilgi vermek zorundadır.» Bu katman asıl borç ile kefilin şahsi sorumluluğu arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Asıl borçlunun iflasına karar verilmiş veya borçlu konkordato istemişse alacaklı, alacağını kaydettirmek ve haklarının korunması için gerekeni yapmak zorundadır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 594 ile Kefalet eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada asıl borç belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Doktrin cümlesi: Şekil + azami miktar + eş rızası üçlüsü kâğıdın ilk satırıdır. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Ekol notu: Müteselsil kefalet adi kefaletten ayrılır. Sayfa ve baskı yılı uydurulmaz; TAÜ kâğıdında yazar adı ancak hocanın izlencesinde geçiyorsa anılır, aksi hâlde hâkim görüş olarak bırakılır.

kefalet bakımından «asıl borç» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kefalet, kefilin alacaklıya, borçlunun borcunu ifa etmemesinden kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve eşin rızası kurucu olabilir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«asıl borç» eksikse Kefalet talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «kefilin şahsi sorumluluğu» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

kefalet bakımından «kefilin şahsi sorumluluğu» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kefalet, kefilin alacaklıya, borçlunun borcunu ifa etmemesinden kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve eşin rızası kurucu olabilir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«kefilin şahsi sorumluluğu» eksikse Kefalet talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «yazılı şekil» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

kefalet bakımından «yazılı şekil» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kefalet, kefilin alacaklıya, borçlunun borcunu ifa etmemesinden kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve eşin rızası kurucu olabilir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«yazılı şekil» eksikse Kefalet talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «azami miktar» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

kefalet bakımından «azami miktar» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kefalet, kefilin alacaklıya, borçlunun borcunu ifa etmemesinden kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve eşin rızası kurucu olabilir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«azami miktar» eksikse Kefalet talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «eşin rızası» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

kefalet bakımından «eşin rızası» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kefalet, kefilin alacaklıya, borçlunun borcunu ifa etmemesinden kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve eşin rızası kurucu olabilir. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«eşin rızası» eksikse Kefalet talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «asıl borç» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

TAÜ öğrencisi kefalet başlığını açınca önce TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır. Sonra «asıl borç» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp bu başlığın doğal vakıa zeminidir.

İkinci iş, kefilin şahsi sorumluluğu ile yazılı şekil arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.

Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Beykoz / Tuzla hattı yazılısında gerekçesiz kalır. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. kefalet talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu kontrol atlanmaz.

Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Kefalet rehin değildir; şahsi teminattır.. Adlandırmadan geçmek, TAÜ kâğıdında yarım gerekçedir.

Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Beykoz / Tuzla hattı usulü sloganla bitirmez.

Kefalet için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.

Yanlış giden kâğıt, kefalet başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.

Tekrar: Kefalet bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. asıl borç, kefilin şahsi sorumluluğu, yazılı şekil, azami miktar, eşin rızası birlikte durur. Birini atlayan çözüm, TAÜ yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.

Hap bilgi

Kefalet, kefilin alacaklıya, borçlunun borcunu ifa etmemesinden kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Şekil ve eşin rızası kurucu olabilir.

Sınav tuzağı

Tuzak: Kefalet ile komşu kurumu karıştırmak. Kefalet, asıl borçtan fer'idir.

asıl borç

Kefalet bakımından «asıl borç» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

kefilin şahsi sorumluluğu

Kefalet bakımından «kefilin şahsi sorumluluğu» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

yazılı şekil

Kefalet bakımından «yazılı şekil» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

Bilgi kartı 1 / 2

Konu sonu test

  1. 1. Kefalet tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?

  2. 2. Kefalet hangi kanunî bağla okunur?

Ödünç (kullanım ve tüketim)

Kullanım ödüncü bir şeyin karşılıksız kullanılmak üzere verilmesidir; tüketim ödüncü misli bir şeyin tüketilmek üzere verilip aynı nitelikte geri verilmesidir. Faiz ikinciye özgüdür. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Bu yüzden ödünç (kullanım ve tüketim) başlığı, Beykoz / Tuzla hattı yazılısında ezber sloganı değil uygulanacak rejim olarak durur.

Unsur dökümü şöyledir: teslim; kullanım veya tüketim amacı; geri verme; faiz (tüketimde); özen. TAÜ pratik çalışmasında bu liste, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp senaryosundaki belgelerle tek tek karşılanır. Belgesiz unsur, başlığı kapatır.

Organik bağ: Ödünç kira değildir; bedelsizlik veya faiz ayrı rejimdir. Komşu kurum atlanırsa sonuç cümlesi doğru görünse bile gerekçe yarım kalır ve dönemlik sınavda puan oradan düşer.

Komşu hat: Tüketim ödüncü mülkiyeti geçirir. Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu bağ yazılmadan sonraki kuruma sıçranmaz.

TBK m. 379 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**BEŞİNCİ BÖLÜM Ödünç Sözleşmeleri BİRİNCİ AYIRIM Kullanım Ödüncü A. Tanımı** --- MADDE 379- Kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.» Lafız, ödünç (kullanım ve tüketim) tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Tanımı** --- MADDE 379- Kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.» Bu katman teslim ile kullanım veya tüketim amacı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 379 ile Ödünç (kullanım ve tüketim) eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 380 metnini şöyle okur: «**B. Hükümleri I. Ödünç alanın kullanım hakkı** --- MADDE 380- Ödünç alan, ödünç konusunu ancak sözleşmede kararlaştırılan şekilde, sözleşmede hüküm yoksa niteliğine veya özgülendiği amaca göre kullanabilir. Ödünç alan, ödünç konusunu başkasına kullandıramaz. Ödünç alan, bu hükümlere aykırı davrandığı durumlarda, beklenmedik hâllerden doğan zararlardan da sorumludur. Ancak, bu hükümlere uymuş olsaydı bile zararın doğacağını ispat ederse sorumluluktan kurtulur.» Bu cümle ödünç (kullanım ve tüketim) için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ödünç alan, ödünç konusunu başkasına kullandıramaz.» Bu katman teslim ile kullanım veya tüketim amacı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ödünç alan, bu hükümlere aykırı davrandığı durumlarda, beklenmedik hâllerden doğan zararlardan da sorumludur.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 380 ile Ödünç (kullanım ve tüketim) eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 386 üzerindedir: «**İKİNCİ AYIRIM Tüketim Ödüncü A. Tanımı** --- MADDE 386- Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Tanımı** --- MADDE 386- Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.» Bu katman teslim ile kullanım veya tüketim amacı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 386 ile Ödünç (kullanım ve tüketim) eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 387 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**B. Hükümleri I. Faiz 1. Genel olarak** --- MADDE 387- Ticari olmayan tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmış olmadıkça faiz istenemez. Ticari tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebilir.» Lafız, ödünç (kullanım ve tüketim) tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ticari tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebilir.» Bu katman teslim ile kullanım veya tüketim amacı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 387 ile Ödünç (kullanım ve tüketim) eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 388 metnini şöyle okur: «**2. Faize ilişkin özel kurallar** --- MADDE 388- Tüketim ödüncü sözleşmesinde faiz oranı belirlenmemişse, kural olarak ödünç alma zamanında ve yerinde o tür ödünçlerde geçerli olan faiz oranı uygulanır. Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, belirlenen faiz, yıllık olarak ödenir. Faizin anaparaya eklenerek birlikte yeniden faiz yürütülmesi kararlaştırılamaz.» Bu cümle ödünç (kullanım ve tüketim) için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, belirlenen faiz, yıllık olarak ödenir.» Bu katman teslim ile kullanım veya tüketim amacı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Faizin anaparaya eklenerek birlikte yeniden faiz yürütülmesi kararlaştırılamaz.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Beykoz / Tuzla hattı kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

TBK m. 388 ile Ödünç (kullanım ve tüketim) eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 381 üzerindedir: «**II. Bakım ve koruma giderleri** --- MADDE 381- Ödünç alan, ödünç konusunun olağan bakım ve koruma giderlerini karşılamakla yükümlüdür. Ödünç alan, ödünç verenin yararına yapmak zorunda kaldığı olağanüstü giderlerin ödenmesini isteyebilir.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ödünç alan, ödünç verenin yararına yapmak zorunda kaldığı olağanüstü giderlerin ödenmesini isteyebilir.» Bu katman teslim ile kullanım veya tüketim amacı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 381 ile Ödünç (kullanım ve tüketim) eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 382 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**III. Müteselsil sorumluluk** --- MADDE 382- Bir şeyi birlikte ödünç alanlar, ondan müteselsilen sorumlu olurlar.» Lafız, ödünç (kullanım ve tüketim) tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

TBK m. 382 ile Ödünç (kullanım ve tüketim) eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 383 metnini şöyle okur: «**C. Sona ermesi I. Amacı belirlenmiş kullanmada** --- MADDE 383- Kullanma için belirli bir süre öngörülmemişse, ödünç alanın, ödünç konusunu sözleşme uyarınca kullanmış olmasıyla veya kullanabilecek kadar bir zaman geçmesiyle sözleşme sona erer. Ödünç alan, ödünç konusunu sözleşmeye aykırı olarak kullanır, onu bozar veya kullanmak için başka bir kimseye verirse ya da önceden bilinmeyen bir durum yüzünden ödünç verenin ivedi gereksinimi ortaya çıkarsa, ödünç veren o şeyi daha önce geri isteyebilir.» Bu cümle ödünç (kullanım ve tüketim) için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ödünç alan, ödünç konusunu sözleşmeye aykırı olarak kullanır, onu bozar veya kullanmak için başka bir kimseye verirse ya da önceden bilinmeyen bir durum yüzünden ödünç verenin ivedi gereksinimi ortaya çıkarsa, ödünç veren o şeyi daha önce geri isteyebilir.» Bu katman teslim ile kullanım veya tüketim amacı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 383 ile Ödünç (kullanım ve tüketim) eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 384 üzerindedir: «**II. Amacı belirlenmemiş kullanmada** --- MADDE 384- Ödünç konusu, kullanım süresi ve hangi amaçla kullanılacağı belirlenmeden verilmişse, ödünç veren onu dilediği zaman geri isteyebilir.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

TBK m. 384 ile Ödünç (kullanım ve tüketim) eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 385 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**III. Ödünç alanın ölümü** --- MADDE 385- Kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç alanın ölmesiyle kendiliğinden sona erer.» Lafız, ödünç (kullanım ve tüketim) tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

TBK m. 385 ile Ödünç (kullanım ve tüketim) eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ öğrencisi TBK m. 389 metnini şöyle okur: «**II. Zamanaşımı** --- MADDE 389- Ödünç alanın, ödünç konusunun teslimine ve ödünç verenin de bu şeyin teslim alınmasına ilişkin istemleri, diğer tarafın bu konuda temerrüde düşmesinden başlayarak altı ayın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.» Bu cümle ödünç (kullanım ve tüketim) için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

TBK m. 389 ile Ödünç (kullanım ve tüketim) eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Yürürlük cümlesi TBK m. 390 üzerindedir: «**III. Ödünç alanın ödeme güçsüzlüğü** --- MADDE 390- Ödünç alan, ödünç sözleşmesinin kurulmasından sonra ödeme güçsüzlüğüne düşerse ödünç veren, ödünç konusunun tesliminden kaçınabilir. Ödünç veren, ödünç alanın sözleşmenin kurulmasından önce ödeme güçsüzlüğüne düşmüş olduğunu daha sonra öğrenmişse, aynı hakka sahiptir.» TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ödünç veren, ödünç alanın sözleşmenin kurulmasından önce ödeme güçsüzlüğüne düşmüş olduğunu daha sonra öğrenmişse, aynı hakka sahiptir.» Bu katman teslim ile kullanım veya tüketim amacı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 390 ile Ödünç (kullanım ve tüketim) eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TBK m. 391 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**C. Para yerine verilen şeyler** --- MADDE 391- Ödünç alana, sözleşmede kararlaştırılan para yerine, kıymetli evrak veya ticari mallar verilirse, borcun tutarı, bunların teslim zamanı ve yerindeki borsa ya da piyasa değeri üzerinden hesaplanır; aksine yapılan sözleşme geçersizdir.» Lafız, ödünç (kullanım ve tüketim) tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak TAÜ yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «aksine yapılan sözleşme geçersizdir.» Bu katman teslim ile kullanım veya tüketim amacı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

TBK m. 391 ile Ödünç (kullanım ve tüketim) eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada teslim belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Doktrin cümlesi: Kullanım / tüketim ayrımı mülkiyet geçişini belirler. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Ekol notu: Faiz kuralı tüketim ödüncüne özgüdür. Sayfa ve baskı yılı uydurulmaz; TAÜ kâğıdında yazar adı ancak hocanın izlencesinde geçiyorsa anılır, aksi hâlde hâkim görüş olarak bırakılır.

ödünç (kullanım ve tüketim) bakımından «teslim» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kullanım ödüncü bir şeyin karşılıksız kullanılmak üzere verilmesidir; tüketim ödüncü misli bir şeyin tüketilmek üzere verilip aynı nitelikte geri verilmesidir. Faiz ikinciye özgüdür. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«teslim» eksikse Ödünç (kullanım ve tüketim) talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «kullanım veya tüketim amacı» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

ödünç (kullanım ve tüketim) bakımından «kullanım veya tüketim amacı» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kullanım ödüncü bir şeyin karşılıksız kullanılmak üzere verilmesidir; tüketim ödüncü misli bir şeyin tüketilmek üzere verilip aynı nitelikte geri verilmesidir. Faiz ikinciye özgüdür. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«kullanım veya tüketim amacı» eksikse Ödünç (kullanım ve tüketim) talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «geri verme» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

ödünç (kullanım ve tüketim) bakımından «geri verme» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kullanım ödüncü bir şeyin karşılıksız kullanılmak üzere verilmesidir; tüketim ödüncü misli bir şeyin tüketilmek üzere verilip aynı nitelikte geri verilmesidir. Faiz ikinciye özgüdür. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«geri verme» eksikse Ödünç (kullanım ve tüketim) talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «faiz (tüketimde)» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

ödünç (kullanım ve tüketim) bakımından «faiz (tüketimde)» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kullanım ödüncü bir şeyin karşılıksız kullanılmak üzere verilmesidir; tüketim ödüncü misli bir şeyin tüketilmek üzere verilip aynı nitelikte geri verilmesidir. Faiz ikinciye özgüdür. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«faiz (tüketimde)» eksikse Ödünç (kullanım ve tüketim) talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «özen» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

ödünç (kullanım ve tüketim) bakımından «özen» ayrı bir ispat cümlesi ister. Beykoz / Tuzla hattı yazılısında bu unsur, Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kullanım ödüncü bir şeyin karşılıksız kullanılmak üzere verilmesidir; tüketim ödüncü misli bir şeyin tüketilmek üzere verilip aynı nitelikte geri verilmesidir. Faiz ikinciye özgüdür. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

«özen» eksikse Ödünç (kullanım ve tüketim) talebi bu başlıkta durur. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «teslim» ile aynı torbaya konmaz; Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu ayrım puan getirir.

TAÜ öğrencisi ödünç (kullanım ve tüketim) başlığını açınca önce TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır. Sonra «teslim» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp bu başlığın doğal vakıa zeminidir.

İkinci iş, kullanım veya tüketim amacı ile geri verme arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. TAÜ; Alman mehazı izlencede anılır, kâğıtta TBK lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.

Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Beykoz / Tuzla hattı yazılısında gerekçesiz kalır. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. ödünç (kullanım ve tüketim) talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu kontrol atlanmaz.

Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Ödünç kira değildir; bedelsizlik veya faiz ayrı rejimdir.. Adlandırmadan geçmek, TAÜ kâğıdında yarım gerekçedir.

Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Beykoz / Tuzla hattı usulü sloganla bitirmez.

Ödünç (kullanım ve tüketim) için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.

Yanlış giden kâğıt, ödünç (kullanım ve tüketim) başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. Yıllık (Konsolide Master) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.

Tekrar: Ödünç (kullanım ve tüketim) bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. teslim, kullanım veya tüketim amacı, geri verme, faiz (tüketimde), özen birlikte durur. Birini atlayan çözüm, TAÜ yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.

Hap bilgi

Kullanım ödüncü bir şeyin karşılıksız kullanılmak üzere verilmesidir; tüketim ödüncü misli bir şeyin tüketilmek üzere verilip aynı nitelikte geri verilmesidir. Faiz ikinciye özgüdür.

Sınav tuzağı

Tuzak: Ödünç (kullanım ve tüketim) ile komşu kurumu karıştırmak. Tüketim ödüncü mülkiyeti geçirir.

teslim

Ödünç (kullanım ve tüketim) bakımından «teslim» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

kullanım veya tüketim amacı

Ödünç (kullanım ve tüketim) bakımından «kullanım veya tüketim amacı» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

geri verme

Ödünç (kullanım ve tüketim) bakımından «geri verme» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

Bilgi kartı 1 / 2

Konu sonu test

  1. 1. Ödünç (kullanım ve tüketim) tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?

  2. 2. Ödünç (kullanım ve tüketim) hangi kanunî bağla okunur?

Güz ve bahar nasıl birleşir

Yıllık master, Güzdeki kuruluş hattını Bahardaki sonuç hattına bağlar. TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

TAÜ kâğıdında tek soru çoğu kez iki dönemi birden taşır: önce kurum kurulmuş mudur, sonra edim veya sonuç neden doğmamıştır, en sonda hangi süre işlemiştir.

Konsolide okuma, dönem notlarının yerine geçmez; çapraz gönderir. Dönemlik vizeye Güz paketi, bütüne yıllık paket daha yakındır.

Sınav iskeleti ve kaynakça disiplini

TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır. TAÜ kâğıdında ilk cümle kurumu adlandırır; slogan yetmez. Öğretim elemanı duyurusu ve OBS bu notun üstündedir.

Künye yalnız yerel arşivde varsa yazılır. Bu pakette yapısal atıf listesi boş bırakılmıştır; uydurma E./K./T. yoktur.

Doktrin adı, hocanın izlencesinde geçmiyorsa sayfa numarası olmadan hâkim görüş olarak anılır.

Sınav tuzağı

Geçme garantisi yoktur. OBS ve öğretim elemanı bağlayıcıdır.

TAÜ · Yıllık (Konsolide Master) — nasıl okunur

Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi (İstanbul) öğrencisi için bu paket Borçlar Hukuku Özel Hükümler dersinin yıllık (konsolide master) kesitidir. Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Beykoz / Tuzla hattı usulü: kaynak ve lafız önce, slayt cümlesi yok. Bu örtü kamuya açık kimlik sayfasından üretilmiştir; amfi notu kopyalanmaz.

Ölçme: Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Ağırlık aralığı: Ara sınav %30–40, final %50–60 (OBS / dönem ilanı).

İzlence omurgası (kamuya açık başlıklar, slayt metni değil): borçlar genel kavramları ve kaynaklar → sözleşme, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme → ifa ve ifa etmeme → borcu sona erdiren sebepler → zamanaşımı.

Bu metin TBK resmi lafzına ve TAÜ yayımlanmış ders tanımına dayanır. Hoca slaytı kopyalanmaz. Resmi müfredatın yerine geçmez. Kampüs usulü: Beykoz / Tuzla hattı.

Hap bilgi

TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.

Şekil · Satış sözleşmesi okuma sırası
1
Tanım
2
mal (satılan)
3
bedel
4
mülkiyeti devir borcu
5
Madde lafzı
6
Sonuç
Süreç · Satış sözleşmesi iskeleti

Diyagram yükleniyor…

Süreç · Bağışlama iskeleti

Diyagram yükleniyor…

Süreç · Kira sözleşmesi iskeleti

Diyagram yükleniyor…

Süreç · Eser sözleşmesi iskeleti

Diyagram yükleniyor…

Süreç · Hizmet sözleşmesi iskeleti

Diyagram yükleniyor…

Süreç · Vekâlet iskeleti

Diyagram yükleniyor…

Süreç · Kefalet iskeleti

Diyagram yükleniyor…

Süreç · Ödünç (kullanım ve tüketim) iskeleti

Diyagram yükleniyor…

İşlenmiş örnek olaylar

Her örnekte: olay → çözüm iskeleti → tek cümlelik çıkış. Kendi defterinizde yeniden yazın.

1

Olay (kurmaca senaryo) — Satış sözleşmesi

Olay

Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde taraf, satış sözleşmesi rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Beykoz / Tuzla hattı pratik çalışması usulündedir.

Çözüm iskeleti

Önce mal (satılan) dosyadaki belgelerle eşlenir. TBK m. 207 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Satış kurulmadan ayıp yazılmaz. Örnek kurmacadır.

Satış sözleşmesi: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.

2

Olay (kurmaca senaryo) — Bağışlama

Olay

Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde taraf, bağışlama rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Beykoz / Tuzla hattı pratik çalışması usulündedir.

Çözüm iskeleti

Önce kazandırma iradesi dosyadaki belgelerle eşlenir. TBK m. 285 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Bağışlama satımın bedelsiz kardeşidir; ayıp rejimi farklıdır. Örnek kurmacadır.

Bağışlama: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.

3

Olay (kurmaca senaryo) — Kira sözleşmesi

Olay

Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde taraf, kira sözleşmesi rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Beykoz / Tuzla hattı pratik çalışması usulündedir.

Çözüm iskeleti

Önce kiralanan dosyadaki belgelerle eşlenir. TBK m. 299 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Kira satım değildir; mülkiyet geçmez. Örnek kurmacadır.

Kira sözleşmesi: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.

4

Olay (kurmaca senaryo) — Eser sözleşmesi

Olay

Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde taraf, eser sözleşmesi rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Beykoz / Tuzla hattı pratik çalışması usulündedir.

Çözüm iskeleti

Önce eser (sonuç borcu) dosyadaki belgelerle eşlenir. TBK m. 470 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Eser, hizmetten sonuç borcuyla ayrılır. Örnek kurmacadır.

Eser sözleşmesi: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.

5

Olay (kurmaca senaryo) — Hizmet sözleşmesi

Olay

Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde taraf, hizmet sözleşmesi rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Beykoz / Tuzla hattı pratik çalışması usulündedir.

Çözüm iskeleti

Önce bağımlılık dosyadaki belgelerle eşlenir. TBK m. 393 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Hizmet, vekâletten bağımlılıkla ayrılır. Örnek kurmacadır.

Hizmet sözleşmesi: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.

6

Olay (kurmaca senaryo) — Vekâlet

Olay

Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde taraf, vekâlet rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Beykoz / Tuzla hattı pratik çalışması usulündedir.

Çözüm iskeleti

Önce iş görme dosyadaki belgelerle eşlenir. TBK m. 502 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Vekâlet temsille karışır; temsil yetkisi ayrı kapıdır. Örnek kurmacadır.

Vekâlet: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.

7

Olay (kurmaca senaryo) — Kefalet

Olay

Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde taraf, kefalet rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Beykoz / Tuzla hattı pratik çalışması usulündedir.

Çözüm iskeleti

Önce asıl borç dosyadaki belgelerle eşlenir. TBK m. 581 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Kefalet rehin değildir; şahsi teminattır. Örnek kurmacadır.

Kefalet: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.

8

Olay (kurmaca senaryo) — Ödünç (kullanım ve tüketim)

Olay

Beykoz'daki bir karşılaştırmalı satım ve ayıp içinde taraf, ödünç (kullanım ve tüketim) rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Beykoz / Tuzla hattı pratik çalışması usulündedir.

Çözüm iskeleti

Önce teslim dosyadaki belgelerle eşlenir. TBK m. 379 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Ödünç kira değildir; bedelsizlik veya faiz ayrı rejimdir. Örnek kurmacadır.

Ödünç (kullanım ve tüketim): unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.

Kontrol listesi

  • 1TAÜ kâğıdında BGB karşılaştırması dipnota kalır; yürürlük cümlesi TBK'dır.
  • 2Unsurları vakıaya eşle.
  • 3İlgili TBK maddesinin lafzını oku.
  • 4Süre ve def'i en sonda kontrol et.

Sık sorulanlar

TAÜ borçlar hukuku özel hükümler notu ücretli mi?

Hayır. Av. Fethi Güzel Hukuk Portalı üzerinden ücretsizdir.

Hoca slaytının kopyası mı?

Değil. Kanun lafzı serbesttir; slayt ve fotokopi not kullanılmaz.

Güz ve yıllık farkı nedir?

Güz ilk hat, bahar sonuç ve sorumluluk, yıllık ikisinin konsolidesidir.

Sınavda bu not yeter mi?

Hayır. Bağlayıcı olan OBS, dönem duyurusu ve sorumlu öğretim elemanıdır.

Kamuya açık kaynaklar

Aşağıdakiler müfredat / duyuru / açık erişim sayfalarıdır. Hoca slaytı kopyalanmaz; bağlayıcı bilgi için her zaman resmi kanala bakın.

Aynı dönemden diğer notlar

Av. Fethi Güzel Hukuk Portalı · ücretsiz öğrenci desteği · bilgilendirme / eğitim materyali

Resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez · telifli slayt kopyalanmaz · güncelleme: 2026-08-27 · elden geçirilmiş (curated)