Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar. Duruşma sözlülük, doğrudanlık ve yüz yüzelik ilkelerine bağlıdır. Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar ile TBK/TMK hattı yan yana okunur; ne var ki sınavda bağlayıcı olan yürürlükteki lafızdır. Dicle 2. Dönem (Bahar) kesitinde kovuşturma ve duruşma bu sırayla işlenir.
Kurumun unsurları şunlardır: iddianamenin kabulü; duruşma hazırlığı; delillerin ikamesi; iddia ve savunma; hüküm. Birinci sınıfın ilk karşılaşmasında her unsur ayrı satıra yazılır zira birinin eksikliği talebi bu kuruma dayandırmayı keser. Ne var ki unsurları ezber listesi gibi dizmek yetmez; somut vakıada hangi belgenin hangi unsuru taşıdığı eşlenir.
Çapraz okuma: Kovuşturma, soruşturmanın devamı değil yeni evredir. Dicle yazılısında bu cümle, kovuşturma ve duruşma ile komşusunu ayırır.
Organik bağ: Doğrudan doğruyalık, delilin duruşmada tartışılmasını ister. Komşu kurum atlanırsa sonuç cümlesi doğru görünse bile gerekçe yarım kalır ve dönemlik sınavda puan oradan düşer.
Yürürlük cümlesi CMK m. 175 üzerindedir: «**ÜÇÜNCÜ KİTAP Kovuşturma Evresi BİRİNCİ KISIM Kamu Davasının Yürütülmesi BİRİNCİ BÖLÜM Duruşma Hazırlığı İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı** --- Madde 175 – (1) İddianamenin kabulüyle, kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar. (2) Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır.» Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır.» Bu katman iddianamenin kabulü ile duruşma hazırlığı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
CMK m. 175 ile Kovuşturma ve duruşma eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iddianamenin kabulü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
CMK m. 176 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**İddianamenin sanığa tebliği ve sanığın çağrılması** --- Madde 176 – (1) İddianame, çağrı kâğıdı ile birlikte sanığa tebliğ olunur. (Ek cümle:8/7/2021-7331/20 md.) Ayrıca, iddianameye ilişkin bilgiler ve duruşma tarihi; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak suretiyle de bildirilir, ancak çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar bu durumda uygulanmaz. (2) Tutuklu olmayan sanığa tebliğ olunacak çağrı kâğıdına mazereti olmaksızın gelmediğinde zorla getirileceği yazılır. (3) Tutuklu sanığın çağrılması duruşma gününün tebliği suretiyle yapılır. Sanıktan duruşmada kendisini savunmak için bir istemde bulunup bulunmayacağı ve bulunacaksa neden ibaret olduğunu bildirmesi istenir; müdafii de sanıkla…» Lafız, kovuşturma ve duruşma tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Dicle yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(Ek cümle:8/7/2021-7331/20 md.) Ayrıca, iddianameye ilişkin bilgiler ve duruşma tarihi;» Bu katman iddianamenin kabulü ile duruşma hazırlığı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak suretiyle de bildirilir, ancak çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar bu durumda uygulanmaz.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 176 ile Kovuşturma ve duruşma eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iddianamenin kabulü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Dicle öğrencisi CMK m. 191 metnini şöyle okur: «**Duruşmanın başlaması** --- Madde 191 – (1) Sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulunmadığı, çağrılmış tanık ve bilirkişilerin gelip gelmedikleri saptanarak duruşmaya başlanır. Sanık, duruşmaya bağsız olarak alınır. Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmanın başladığını, iddianamenin kabulü kararını okuyarak açıklar. (2) Tanıklar duruşma salonundan dışarı çıkarılırlar. (3) Duruşmada, sırasıyla; a) Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır, b) (Değişik: 24/11/2016-6763/29 md.) İddianame veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır, c) Sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu ve 147 nci…» Bu cümle kovuşturma ve duruşma için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Sanık, duruşmaya bağsız olarak alınır.» Bu katman iddianamenin kabulü ile duruşma hazırlığı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmanın başladığını, iddianamenin kabulü kararını okuyarak açıklar.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 191 ile Kovuşturma ve duruşma eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iddianamenin kabulü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi CMK m. 193 üzerindedir: «**Sanığın duruşmada hazır bulunmaması** --- Madde 193 – (1) Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir. (2) (Değişik: 28/3/2023-7445/20 md.) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.» Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.» Bu katman iddianamenin kabulü ile duruşma hazırlığı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(2) (Değişik: 28/3/2023-7445/20 md.) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 193 ile Kovuşturma ve duruşma eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iddianamenin kabulü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
CMK m. 206 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Delillerin Ortaya Konulması ve Tartışılması Delillerin ortaya konulması ve reddi** --- Madde 206 – (1) Sanığın sorguya çekilmesinden sonra delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 - 5353/29 md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz. Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir. (2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde reddolunur: a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse. b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa. c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa. (3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden…» Lafız, kovuşturma ve duruşma tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Dicle yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(Ek cümleler: 25/5/2005 - 5353/29 md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.» Bu katman iddianamenin kabulü ile duruşma hazırlığı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 206 ile Kovuşturma ve duruşma eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iddianamenin kabulü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Dicle öğrencisi CMK m. 216 metnini şöyle okur: «**Delillerin tartışılması** --- Madde 216 – (1) Ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada söz, sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanunî temsilcisine verilir. (2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap verebilir. (3) Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir. (Ek cümle: 15/8/2017- KHK-694/148 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/143 md.) Bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez.» Bu cümle kovuşturma ve duruşma için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına;» Bu katman iddianamenin kabulü ile duruşma hazırlığı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «sanık ve müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap verebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 216 ile Kovuşturma ve duruşma eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iddianamenin kabulü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi CMK m. 177 üzerindedir: «**Sanığın savunma delillerinin toplanması istemi** --- Madde 177 – (1) Sanık, tanık veya bilirkişinin davetini veya savunma delillerinin toplanmasını istediğinde, bunların ilişkin olduğu olayları göstermek suretiyle bu husustaki dilekçesini duruşma gününden en az beş gün önce mahkeme başkanına veya hâkime verir. (2) Bu dilekçe üzerine verilecek karar, kendisine derhâl bildirilir. (3) Sanığın kabul edilen istemleri, Cumhuriyet savcısına da bildirilir.» Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Bu dilekçe üzerine verilecek karar, kendisine derhâl bildirilir.» Bu katman iddianamenin kabulü ile duruşma hazırlığı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) Sanığın kabul edilen istemleri, Cumhuriyet savcısına da bildirilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 177 ile Kovuşturma ve duruşma eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iddianamenin kabulü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
CMK m. 178 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Çağrılması reddedilen tanığın ve uzman kişinin doğrudan mahkemeye getirilmesi** --- Madde 178 – (1) Mahkeme başkanı veya hâkim, sanığın veya katılanın gösterdiği tanık veya uzman kişinin çağrılması hakkındaki dilekçeyi reddettiğinde, sanık veya katılan o kişileri mahkemeye getirebilir. Bu kişiler duruşmada dinlenir. (Ek cümle: 3/10/2016-KHK- 676/4 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/4 md.) Ancak, davayı uzatmak amacıyla yapılan talepler reddedilir. Çağrılan tanıkların ad ve adreslerinin sanığa ve Cumhuriyet savcısına bildirilmesi» Lafız, kovuşturma ve duruşma tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Dicle yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bu kişiler duruşmada dinlenir.» Bu katman iddianamenin kabulü ile duruşma hazırlığı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(Ek cümle: 3/10/2016-KHK- 676/4 md.;» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 178 ile Kovuşturma ve duruşma eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iddianamenin kabulü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Dicle öğrencisi CMK m. 179 metnini şöyle okur: «Madde 179 – (1) Sanık, doğrudan doğruya davet ettireceği veya duruşma sırasında getireceği bilirkişi ve tanıkların ad ve adreslerini Cumhuriyet savcısına makul süre içinde bildirir. (2) Cumhuriyet savcısı da, iddianamede gösterilen veya sanığın istemi üzerine davet edilen tanık ve bilirkişiler dışında gerek mahkeme başkanı veya hâkim kararıyla, gerek kendiliğinden başka kimseleri davet ettirecek ise bunların ad ve adreslerini sanığa yine makul süre içinde bildirir.» Bu cümle kovuşturma ve duruşma için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Cumhuriyet savcısı da, iddianamede gösterilen veya sanığın istemi üzerine davet edilen tanık ve bilirkişiler dışında gerek mahkeme başkanı veya hâkim kararıyla, gerek kendiliğinden başka kimseleri davet ettirecek ise bunların ad ve adreslerini sanığa yine makul süre içinde bildirir.» Bu katman iddianamenin kabulü ile duruşma hazırlığı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
CMK m. 179 ile Kovuşturma ve duruşma eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iddianamenin kabulü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi CMK m. 180 üzerindedir: «**Tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri** --- Madde 180 – (1) Hastalık veya malûllük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkeme onun bir naiple veya istinabe yoluyla dinlenmesine karar verebilir. (2) Bu hüküm, konutlarının yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında bulunmasından dolayı getirilmesi zor olan tanık ve bilirkişinin dinlenmesinde de uygulanır. (3) Davayı görmekte olan mahkeme, zorunluluk olmadıkça, büyükşehir belediye sınırları içerisinde bulunan şikâyetçi, katılan, sanık, müdafi veya vekil, tanık ve bilirkişilerin istinabe yoluyla dinlenmesine karar veremez. (4) İstinabe olunan…» Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Bu hüküm, konutlarının yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında bulunmasından dolayı getirilmesi zor olan tanık ve bilirkişinin dinlenmesinde de uygulanır.» Bu katman iddianamenin kabulü ile duruşma hazırlığı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) Davayı görmekte olan mahkeme, zorunluluk olmadıkça, büyükşehir belediye sınırları içerisinde bulunan şikâyetçi, katılan, sanık, müdafi veya vekil, tanık ve bilirkişilerin istinabe yoluyla dinlenmesine karar veremez.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 180 ile Kovuşturma ve duruşma eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iddianamenin kabulü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
CMK m. 181 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Tanık ve bilirkişinin dinleneceği günün bildirilmesi** --- Madde 181 – (1) Tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilir. Düzenlenen tutanağın örneği hazır bulunan Cumhuriyet savcısına ve müdafie verilir. (2) Yeniden keşif ve muayeneye ihtiyaç duyulursa, yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır. (3) Tutuklu olan sanık, ancak tutuklu bulunduğu yer mahkemesinde yapılacak bu tür işlerde hazır bulundurulmasını isteyebilir. Ancak, hâkim veya mahkeme tarafından zorunlu sayılan hâllerde tutuklu bulunan şüpheli veya sanığın da bu tür işlerde hazır bulunmasına karar verilebilir.» Lafız, kovuşturma ve duruşma tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Dicle yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Düzenlenen tutanağın örneği hazır bulunan Cumhuriyet savcısına ve müdafie verilir.» Bu katman iddianamenin kabulü ile duruşma hazırlığı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(2) Yeniden keşif ve muayeneye ihtiyaç duyulursa, yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 181 ile Kovuşturma ve duruşma eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iddianamenin kabulü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Dicle öğrencisi CMK m. 182 metnini şöyle okur: «**İKİNCİ BÖLÜM Duruşma Duruşmanın açıklığı** --- Madde 182 – (1) Duruşma herkese açıktır. (2) Genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde, duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar verilebilir. (3) Duruşmanın kapalı yapılması konusundaki gerekçeli karar ile hüküm açık duruşmada açıklanır.» Bu cümle kovuşturma ve duruşma için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde, duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar verilebilir.» Bu katman iddianamenin kabulü ile duruşma hazırlığı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) Duruşmanın kapalı yapılması konusundaki gerekçeli karar ile hüküm açık duruşmada açıklanır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 182 ile Kovuşturma ve duruşma eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iddianamenin kabulü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi CMK m. 183 üzerindedir: «**Ses ve görüntü alıcı aletlerin kullanılması yasağı** --- Madde 183 – (1) 180 inci maddenin beşinci fıkrası ile 196 ncı maddenin dördüncü fıkrası hükmü saklı kalmak üzere, adliye binası içerisinde ve duruşma başladıktan sonra duruşma salonunda her türlü sesli veya görüntülü kayıt veya nakil olanağı sağlayan aletler kullanılamaz. Bu hüküm, adliye binası içerisinde ve dışındaki diğer adlî işlemlerin icrasında da uygulanır.» Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bu hüküm, adliye binası içerisinde ve dışındaki diğer adlî işlemlerin icrasında da uygulanır.» Bu katman iddianamenin kabulü ile duruşma hazırlığı arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
CMK m. 183 ile Kovuşturma ve duruşma eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iddianamenin kabulü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
CMK m. 184 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Açıklığın kaldırılması hakkında karar** --- Madde 184 – (1) 182 nci maddede gösterilen hâllerde, açıklığın kaldırılması istemine ilişkin olarak yapılacak duruşma, istem üzerine veya mahkemece uygun görülürse kapalı yapılır.» Lafız, kovuşturma ve duruşma tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Dicle yazılısında klasik tuzaktır.
CMK m. 184 ile Kovuşturma ve duruşma eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada iddianamenin kabulü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Öğreti ayrımı: Duruşma kural olarak açıktır. Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar vurgusu yalnız Türkçe kâğıtta Türkçe adlandırılır; künye yoksa sayfa yazılmaz.
Doktrin cümlesi: Sanığın yokluğu istisnadır. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.
kovuşturma ve duruşma bakımından «iddianamenin kabulü» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar. Duruşma sözlülük, doğrudanlık ve yüz yüzelik ilkelerine bağlıdır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«iddianamenin kabulü» eksikse Kovuşturma ve duruşma talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «duruşma hazırlığı» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
kovuşturma ve duruşma bakımından «duruşma hazırlığı» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar. Duruşma sözlülük, doğrudanlık ve yüz yüzelik ilkelerine bağlıdır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«duruşma hazırlığı» eksikse Kovuşturma ve duruşma talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «delillerin ikamesi» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
kovuşturma ve duruşma bakımından «delillerin ikamesi» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar. Duruşma sözlülük, doğrudanlık ve yüz yüzelik ilkelerine bağlıdır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«delillerin ikamesi» eksikse Kovuşturma ve duruşma talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «iddia ve savunma» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
kovuşturma ve duruşma bakımından «iddia ve savunma» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar. Duruşma sözlülük, doğrudanlık ve yüz yüzelik ilkelerine bağlıdır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«iddia ve savunma» eksikse Kovuşturma ve duruşma talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «hüküm» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
kovuşturma ve duruşma bakımından «hüküm» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar. Duruşma sözlülük, doğrudanlık ve yüz yüzelik ilkelerine bağlıdır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«hüküm» eksikse Kovuşturma ve duruşma talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «iddianamenin kabulü» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
Dicle öğrencisi kovuşturma ve duruşma başlığını açınca önce Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın. Sonra «iddianamenin kabulü» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili bu başlığın doğal vakıa zeminidir.
İkinci iş, duruşma hazırlığı ile delillerin ikamesi arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.
Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Sur / Kıbrıs yazılısında gerekçesiz kalır. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.
Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. kovuşturma ve duruşma talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. 2. Dönem (Bahar) paketinde bu kontrol atlanmaz.
Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Kovuşturma, soruşturmanın devamı değil yeni evredir.. Adlandırmadan geçmek, Dicle kâğıdında yarım gerekçedir.
Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Sur / Kıbrıs usulü sloganla bitirmez.
Kovuşturma ve duruşma için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.
Yanlış giden kâğıt, kovuşturma ve duruşma başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. 2. Dönem (Bahar) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.
Tekrar: Kovuşturma ve duruşma bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. iddianamenin kabulü, duruşma hazırlığı, delillerin ikamesi, iddia ve savunma, hüküm birlikte durur. Birini atlayan çözüm, Dicle yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.
Hap bilgi
Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar. Duruşma sözlülük, doğrudanlık ve yüz yüzelik ilkelerine bağlıdır.
Sınav tuzağı
Tuzak: Kovuşturma ve duruşma ile komşu kurumu karıştırmak. Doğrudan doğruyalık, delilin duruşmada tartışılmasını ister.
iddianamenin kabulü
Kovuşturma ve duruşma bakımından «iddianamenin kabulü» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
duruşma hazırlığı
Kovuşturma ve duruşma bakımından «duruşma hazırlığı» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
delillerin ikamesi
Kovuşturma ve duruşma bakımından «delillerin ikamesi» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
Bilgi kartı 1 / 2
Konu sonu test
1. Kovuşturma ve duruşma tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?
2. Kovuşturma ve duruşma hangi kanunî bağla okunur?
Ayrım · Kovuşturma ve duruşma / Delil ve yasaklar
Kovuşturma ve duruşma
Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar. Duruşma sözlülük, doğrudanlık ve yüz yüzelik ilkelerine bağlıdır.
Delil ve yasaklar
Ceza muhakemesinde her şey delil olabilir; hukuka aykırı elde edilen delil hükme esas alınamaz. Bilirkişi ve tanık ayrı araçlardır.
Delil ve yasaklar
Ceza muhakemesinde her şey delil olabilir; hukuka aykırı elde edilen delil hükme esas alınamaz. Bilirkişi ve tanık ayrı araçlardır. Diyarbakır öğrencisi bu başlığı Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. içinde görür. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın. delil ve yasaklar tartışması ancak ondan sonra açılır.
Kurumun unsurları şunlardır: delil serbestisi; hukuka aykırı delil; tanık; bilirkişi; keşif. Birinci sınıfın ilk karşılaşmasında her unsur ayrı satıra yazılır zira birinin eksikliği talebi bu kuruma dayandırmayı keser. Ne var ki unsurları ezber listesi gibi dizmek yetmez; somut vakıada hangi belgenin hangi unsuru taşıdığı eşlenir.
Çapraz okuma: Yasak delil, maddi gerçeği bile bağlamaz. Dicle yazılısında bu cümle, delil ve yasaklar ile komşusunu ayırır.
Organik bağ: Tanıklıktan çekinme hakları 45+ hattındadır. Komşu kurum atlanırsa sonuç cümlesi doğru görünse bile gerekçe yarım kalır ve dönemlik sınavda puan oradan düşer.
Yürürlük cümlesi CMK m. 206 üzerindedir: «**DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Delillerin Ortaya Konulması ve Tartışılması Delillerin ortaya konulması ve reddi** --- Madde 206 – (1) Sanığın sorguya çekilmesinden sonra delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 - 5353/29 md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz. Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir. (2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde reddolunur: a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse. b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa. c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa. (3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden…» Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(Ek cümleler: 25/5/2005 - 5353/29 md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.» Bu katman delil serbestisi ile hukuka aykırı delil arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 206 ile Delil ve yasaklar eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada delil serbestisi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
CMK m. 217 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Delilleri takdir yetkisi** --- Madde 217 – (1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir. (2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.» Lafız, delil ve yasaklar tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Dicle yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.» Bu katman delil serbestisi ile hukuka aykırı delil arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 217 ile Delil ve yasaklar eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada delil serbestisi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Dicle öğrencisi CMK m. 62 metnini şöyle okur: «**İKİNCİ BÖLÜM Bilirkişi İncelemesi Bilirkişilere uygulanacak hükümler** --- Madde 62 – (1) Tanıklara ilişkin hükümlerden aşağıdaki maddelere aykırı olmayanlar bilirkişiler hakkında da uygulanır.» Bu cümle delil ve yasaklar için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
CMK m. 62 ile Delil ve yasaklar eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada delil serbestisi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi CMK m. 63 üzerindedir: «**Bilirkişinin atanması** --- Madde 63 – (1) Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re'sen, Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcinin istemi üzerine karar verilebilir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/42 md.) Ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/42 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk Bu maddede yer alan tazminat miktarlarının 1/1/2026 tarihinden itibaren uygulanması ile ilgili olarak, 26/12/2025 tarihli ve 33119 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2026 yılı Tanıklık Ücret Tarifesine bakınız. alanı dışında…» Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(Değişik cümle: 3/11/2016-6754/42 md.) Ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.» Bu katman delil serbestisi ile hukuka aykırı delil arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(Ek cümle: 3/11/2016-6754/42 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk Bu maddede yer alan tazminat miktarlarının 1/1/2026 tarihinden itibaren uygulanması ile ilgili olarak, 26/12/2025 tarihli ve 33119 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2026 yılı Tanıklık Ücret Tarifesine bakınız.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 63 ile Delil ve yasaklar eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada delil serbestisi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
CMK m. 208 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Tanığın duruşma salonundan ayrılması** --- Madde 208 – (1) Tanıklar, dinlendikten sonra ancak mahkeme başkanı veya hâkimin izniyle duruşma salonundan ayrılabilir.» Lafız, delil ve yasaklar tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Dicle yazılısında klasik tuzaktır.
CMK m. 208 ile Delil ve yasaklar eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada delil serbestisi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Dicle öğrencisi CMK m. 209 metnini şöyle okur: «**Duruşmada anlatılması zorunlu belge ve tutanaklar** --- Madde 209 – (1) Naip veya istinabe yoluyla sorgusu yapılan sanığa ait sorgu tutanakları, naip veya istinabe yoluyla dinlenen tanığın ifade tutanakları ile muayene ve keşif tutanakları gibi delil olarak kullanılacak belgeler ve diğer yazılar, adlî sicil özetleri ve sanığın kişisel ve ekonomik durumuna ilişkin bilgilerin yer aldığı belgeler, duruşmada anlatılır. (2) Sanığa veya mağdura ait kişisel verilerin yer aldığı belgelerin, açıkça istemeleri halinde, kapalı oturumda anlatılmasına mahkemece karar verilebilir.» Bu cümle delil ve yasaklar için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Sanığa veya mağdura ait kişisel verilerin yer aldığı belgelerin, açıkça istemeleri halinde, kapalı oturumda anlatılmasına mahkemece karar verilebilir.» Bu katman delil serbestisi ile hukuka aykırı delil arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
CMK m. 209 ile Delil ve yasaklar eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada delil serbestisi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi CMK m. 210 üzerindedir: «**Duruşmada okunmayacak belgeler** --- Madde 210 – (1) Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez. (2) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz.» Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.» Bu katman delil serbestisi ile hukuka aykırı delil arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(2) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 210 ile Delil ve yasaklar eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada delil serbestisi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
CMK m. 211 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Duruşmada okunmasıyla yetinilebilecek belgeler** --- Madde 211 – (1) a) Tanık veya sanığın suç ortağı ölmüş veya akıl hastalığına tutulmuş olur veya bulunduğu yer öğrenilemezse, b) Tanık veya sanığın suç ortağının duruşmada hazır bulunması, hastalık, malûllük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle belli olmayan bir süre için olanaklı değilse, c) İfadesinin önem derecesi itibarıyla tanığın duruşmada hazır bulunması gerekli sayılmıyorsa, Bu kişilerin dinlenmesi yerine, daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanaklar ile kendilerinin yazmış olduğu belgeler okunabilir. (2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanık veya müdafii birinci fıkrada belirtilenlerin dışında kalan tutanakların okunmasına birlikte rıza gösterebilirler.» Lafız, delil ve yasaklar tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Dicle yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanık veya müdafii birinci fıkrada belirtilenlerin dışında kalan tutanakların okunmasına birlikte rıza gösterebilirler.» Bu katman delil serbestisi ile hukuka aykırı delil arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
CMK m. 211 ile Delil ve yasaklar eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada delil serbestisi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Dicle öğrencisi CMK m. 212 metnini şöyle okur: «**Tanığın önceki ifadesinin okunması** --- Madde 212 – (1) Tanık, bir hususu hatırlayamadığını söylerse önceki ifadesini içeren tutanağın ilgili kısmı okunarak hatırlamasına yardım edilir. (2) Tanığın duruşmadaki ifadesiyle önceki ifadesi arasında çelişki bulunduğunda, evvelce alınmış ifadesi okunarak çelişkinin giderilmesine çalışılır.» Bu cümle delil ve yasaklar için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Tanığın duruşmadaki ifadesiyle önceki ifadesi arasında çelişki bulunduğunda, evvelce alınmış ifadesi okunarak çelişkinin giderilmesine çalışılır.» Bu katman delil serbestisi ile hukuka aykırı delil arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
CMK m. 212 ile Delil ve yasaklar eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada delil serbestisi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi CMK m. 213 üzerindedir: «**Sanığın önceki ifadesinin okunması** --- Madde 213 – (1) Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir.» Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir.» Bu katman delil serbestisi ile hukuka aykırı delil arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
CMK m. 213 ile Delil ve yasaklar eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada delil serbestisi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
CMK m. 214 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Rapor, belge ve diğer yazıların okunması** --- Madde 214 – (1) Bir açıklamayı ve görüşü içeren resmî belge ve diğer yazılar ve fennî muayene ve doktor raporlarının okunmasından sonra gerekli görülürse belge ve diğer yazılar veya raporda imzası bulunanlar, açıklamada bulunmak üzere duruşmaya çağrılabilirler. (2) Açıklama ve görüş veya rapor bir kurul tarafından verilmişse mahkeme, kurulun görüşünü açıklamak üzere görevi, üyelerden birine vermeyi kurula önerebilir. (3) Bilimsel görüşlere ilişkin açıklama, bu Kanunun 68 inci madde hükümlerine göre yapılır.» Lafız, delil ve yasaklar tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Dicle yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Açıklama ve görüş veya rapor bir kurul tarafından verilmişse mahkeme, kurulun görüşünü açıklamak üzere görevi, üyelerden birine vermeyi kurula önerebilir.» Bu katman delil serbestisi ile hukuka aykırı delil arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) Bilimsel görüşlere ilişkin açıklama, bu Kanunun 68 inci madde hükümlerine göre yapılır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 214 ile Delil ve yasaklar eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada delil serbestisi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Dicle öğrencisi CMK m. 218 metnini şöyle okur: «**Ceza mahkemelerinin ek yetkisi** --- Madde 218 – (1) Yüklenen suçun ispatı, ceza mahkemelerinden başka bir mahkemenin görev alanına giren bir sorunun çözümüne bağlı ise; ceza mahkemesi bu sorunla ilgili olarak da bu Kanun hükümlerine göre karar verebilir. Ancak, bu sorunla ilgili olarak görevli mahkemede dava açılması veya açılmış davanın sonuçlanması ile ilgili olarak bekletici sorun kararı verebilir. (2) Kovuşturma evresinde mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespitiyle ilgili bir sorunla karşılaşılması halinde; mahkeme, ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü verir.» Bu cümle delil ve yasaklar için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «ceza mahkemesi bu sorunla ilgili olarak da bu Kanun hükümlerine göre karar verebilir.» Bu katman delil serbestisi ile hukuka aykırı delil arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ancak, bu sorunla ilgili olarak görevli mahkemede dava açılması veya açılmış davanın sonuçlanması ile ilgili olarak bekletici sorun kararı verebilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 218 ile Delil ve yasaklar eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada delil serbestisi belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Öğreti ayrımı: Hâkim, vicdani kanaatine göre serbestçe değerlendirir; gerekçe yazılır. Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar vurgusu yalnız Türkçe kâğıtta Türkçe adlandırılır; künye yoksa sayfa yazılmaz.
Doktrin cümlesi: İşkenceyle alınan beyan mutlak yasaktır. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.
delil ve yasaklar bakımından «delil serbestisi» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Ceza muhakemesinde her şey delil olabilir; hukuka aykırı elde edilen delil hükme esas alınamaz. Bilirkişi ve tanık ayrı araçlardır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«delil serbestisi» eksikse Delil ve yasaklar talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «hukuka aykırı delil» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
delil ve yasaklar bakımından «hukuka aykırı delil» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Ceza muhakemesinde her şey delil olabilir; hukuka aykırı elde edilen delil hükme esas alınamaz. Bilirkişi ve tanık ayrı araçlardır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«hukuka aykırı delil» eksikse Delil ve yasaklar talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «tanık» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
delil ve yasaklar bakımından «tanık» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Ceza muhakemesinde her şey delil olabilir; hukuka aykırı elde edilen delil hükme esas alınamaz. Bilirkişi ve tanık ayrı araçlardır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«tanık» eksikse Delil ve yasaklar talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «bilirkişi» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
delil ve yasaklar bakımından «bilirkişi» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Ceza muhakemesinde her şey delil olabilir; hukuka aykırı elde edilen delil hükme esas alınamaz. Bilirkişi ve tanık ayrı araçlardır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«bilirkişi» eksikse Delil ve yasaklar talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «keşif» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
delil ve yasaklar bakımından «keşif» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Ceza muhakemesinde her şey delil olabilir; hukuka aykırı elde edilen delil hükme esas alınamaz. Bilirkişi ve tanık ayrı araçlardır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«keşif» eksikse Delil ve yasaklar talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «delil serbestisi» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
Dicle öğrencisi delil ve yasaklar başlığını açınca önce Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın. Sonra «delil serbestisi» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili bu başlığın doğal vakıa zeminidir.
İkinci iş, hukuka aykırı delil ile tanık arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.
Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Sur / Kıbrıs yazılısında gerekçesiz kalır. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.
Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. delil ve yasaklar talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. 2. Dönem (Bahar) paketinde bu kontrol atlanmaz.
Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Yasak delil, maddi gerçeği bile bağlamaz.. Adlandırmadan geçmek, Dicle kâğıdında yarım gerekçedir.
Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Sur / Kıbrıs usulü sloganla bitirmez.
Delil ve yasaklar için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.
Yanlış giden kâğıt, delil ve yasaklar başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. 2. Dönem (Bahar) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.
Tekrar: Delil ve yasaklar bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. delil serbestisi, hukuka aykırı delil, tanık, bilirkişi, keşif birlikte durur. Birini atlayan çözüm, Dicle yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.
Hap bilgi
Ceza muhakemesinde her şey delil olabilir; hukuka aykırı elde edilen delil hükme esas alınamaz. Bilirkişi ve tanık ayrı araçlardır.
Sınav tuzağı
Tuzak: Delil ve yasaklar ile komşu kurumu karıştırmak. Tanıklıktan çekinme hakları 45+ hattındadır.
delil serbestisi
Delil ve yasaklar bakımından «delil serbestisi» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
hukuka aykırı delil
Delil ve yasaklar bakımından «hukuka aykırı delil» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
tanık
Delil ve yasaklar bakımından «tanık» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
Bilgi kartı 1 / 2
Konu sonu test
1. Delil ve yasaklar tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?
2. Delil ve yasaklar hangi kanunî bağla okunur?
Hüküm ve kanun yolları
Hüküm, beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri gibi sonuçlardan biridir. İstinaf ve temyiz süreye bağlıdır. Dicle kâğıdında bu kurum, Sur / Kıbrıs usulüyle isimlendirilmeden sonuca gidilmez; Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. 2. Dönem (Bahar) paketinde hüküm ve kanun yolları bu yüzden ayrı başlık olarak durur.
Unsur dökümü şöyledir: hüküm türü; gerekçe; istinaf; temyiz; kesinleşme. Dicle pratik çalışmasında bu liste, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili senaryosundaki belgelerle tek tek karşılanır. Belgesiz unsur, başlığı kapatır.
Organik bağ: Beraat ile ceza verilmesine yer olmadığı ayrılır. Komşu kurum atlanırsa sonuç cümlesi doğru görünse bile gerekçe yarım kalır ve dönemlik sınavda puan oradan düşer.
Komşu hat: İstinaf, olgu ve hukuk; temyiz esas olarak hukuktur. Sur / Kıbrıs kâğıdında bu bağ yazılmadan sonraki kuruma sıçranmaz.
CMK m. 223 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**İKİNCİ KISIM Kamu Davasının Sona Ermesi BİRİNCİ BÖLÜM Duruşmanın Sona Ermesi ve Hüküm Duruşmanın sona ermesi ve hüküm** --- Madde 223 – (1) Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür. (2) Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, Hallerinde verilir. (3) Sanık hakkında; a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak…» Lafız, hüküm ve kanun yolları tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Dicle yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.» Bu katman hüküm türü ile gerekçe arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, e) Yüklenen suçun sanık…» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 223 ile Hüküm ve kanun yolları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada hüküm türü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Dicle öğrencisi CMK m. 230 metnini şöyle okur: «Madde 230 – (1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir: a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler. b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi. c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi. d) Cezanın ertelenmesine, hapis…» Bu cümle hüküm ve kanun yolları için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi;» Bu katman hüküm türü ile gerekçe arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 230 ile Hüküm ve kanun yolları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada hüküm türü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi CMK m. 231 üzerindedir: «**76 77 Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması** --- Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır. (2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir. (3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir. (4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir. (5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün…» Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.» Bu katman hüküm türü ile gerekçe arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 231 ile Hüküm ve kanun yolları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada hüküm türü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
CMK m. 272 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**İKİNCİ BÖLÜM İstinaf İstinaf** --- Madde 272 – (1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Ancak; a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen onbeşbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf…» Lafız, hüküm ve kanun yolları tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Dicle yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir.» Bu katman hüküm türü ile gerekçe arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 272 ile Hüküm ve kanun yolları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada hüküm türü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Dicle öğrencisi CMK m. 286 metnini şöyle okur: «**ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Temyiz Temyiz** --- Madde 286 – (1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. (2) Ancak; a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları, b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları, c) (Ek: 20/7/2017-7035/20 md.)Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar, d) (Anayasa Mahkemesinin…» Bu cümle hüküm ve kanun yolları için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları, b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları, c) (Ek: 20/7/2017-7035/20…» Bu katman hüküm türü ile gerekçe arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar, d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal;» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 286 ile Hüküm ve kanun yolları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada hüküm türü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi CMK m. 224 üzerindedir: «**Karar ve hükümlerde gerekli oy sayısı** --- Madde 224 – (1) Mahkemece karar ve hükümler oybirliği veya oyçokluğuyla verilir. (2) Karşı oya tutanakta yer verilir; gerekçesi de tutanakta gösterilir.» Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Karşı oya tutanakta yer verilir;» Bu katman hüküm türü ile gerekçe arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «gerekçesi de tutanakta gösterilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 224 ile Hüküm ve kanun yolları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada hüküm türü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
CMK m. 225 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi** --- Madde 225 – (1) Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. (2) Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.» Lafız, hüküm ve kanun yolları tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Dicle yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.» Bu katman hüküm türü ile gerekçe arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
CMK m. 225 ile Hüküm ve kanun yolları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada hüküm türü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Dicle öğrencisi CMK m. 226 metnini şöyle okur: «**İKİNCİ BÖLÜM Suç Niteliğinde Değişiklik Suçun niteliğinin değişmesi** --- Madde 226 – (1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. (2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. (3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. (4) (Değişik:14/11/2024-7532/16 md.) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, sanığa ve varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır. Sanığın…» Bu cümle hüküm ve kanun yolları için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.» Bu katman hüküm türü ile gerekçe arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 226 ile Hüküm ve kanun yolları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada hüküm türü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi CMK m. 227 üzerindedir: «**ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Karar ve Hüküm Müzakereye katılacak hâkimler** --- Madde 227 – (1) Müzakerede ancak karara ve hükme katılacak hâkimler bulunur. (2) Mahkeme başkanı, hâkim ve savcı yardımcıları ile mahkemesinde staj yapmakta olan avukat adaylarının müzakere sırasında hazır bulunmalarına izin verebilir.» Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Mahkeme başkanı, hâkim ve savcı yardımcıları ile mahkemesinde staj yapmakta olan avukat adaylarının müzakere sırasında hazır bulunmalarına izin verebilir.» Bu katman hüküm türü ile gerekçe arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
CMK m. 227 ile Hüküm ve kanun yolları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada hüküm türü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
CMK m. 228 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Müzakerenin yönetimi** --- Madde 228 – (1) Müzakereyi mahkeme başkanı yönetir.» Lafız, hüküm ve kanun yolları tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Dicle yazılısında klasik tuzaktır.
CMK m. 228 ile Hüküm ve kanun yolları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada hüküm türü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Dicle öğrencisi CMK m. 229 metnini şöyle okur: «**Oyların toplanması** --- Madde 229 – (1) Mahkeme başkanı, kıdemsiz üyeden başlayarak oyları ayrı ayrı toplar ve en sonra kendi oyunu verir. (2) Mahkeme başkan ve üyelerinden hiçbiri herhangi bir konu veya sorun üzerinde azınlıkta kaldığını ileri sürerek oylamaya katılmaktan çekinemez. (3) Oylar dağılırsa sanığın en çok aleyhine olan oy, çoğunluk meydana gelinceye kadar kendisine daha yakın olan oya eklenir. Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar» Bu cümle hüküm ve kanun yolları için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Mahkeme başkan ve üyelerinden hiçbiri herhangi bir konu veya sorun üzerinde azınlıkta kaldığını ileri sürerek oylamaya katılmaktan çekinemez.» Bu katman hüküm türü ile gerekçe arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) Oylar dağılırsa sanığın en çok aleyhine olan oy, çoğunluk meydana gelinceye kadar kendisine daha yakın olan oya eklenir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 229 ile Hüküm ve kanun yolları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada hüküm türü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Yürürlük cümlesi CMK m. 232 üzerindedir: «**Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar** --- Madde 232 – (1) Hükmün başına, "Türk Milleti adına" verildiği yazılır. (2) Hükmün başında; a) Hükmü veren mahkemenin adı, b) Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği, c) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, d) Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığı, Yazılır. (3) Hükmün gerekçesi ve varsa karşı oy gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur. (4) Karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafından…» Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «a) Hükmü veren mahkemenin adı, b) Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği, c) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, d) Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih…» Bu katman hüküm türü ile gerekçe arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) Hükmün gerekçesi ve varsa karşı oy gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 232 ile Hüküm ve kanun yolları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada hüküm türü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
CMK m. 233 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**DÖRDÜNCÜ KİTAP Mağdur, Şikâyetçi, Malen Sorumlu, Katılan BİRİNCİ KISIM Suçun Mağduru ile Şikâyetçinin Hakları Suçun mağduru ile şikâyetçinin çağırılması** --- Madde 233 – (1) Mağdur ile şikâyetçi, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrı kâğıdı ile çağırılıp dinlenir. (Ek cümleler:8/7/2021-7331/21 md.) Kovuşturma evresine geçildiğinde çağrı kâğıdına iddianame eklenir. Ayrıca, iddianameye ilişkin bilgiler ve duruşma tarihi; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak suretiyle de bildirilir. (2) Bu hususta yapılacak çağrı ve zorla getirme bakımından tanıklara ilişkin hükümler uygulanır.» Lafız, hüküm ve kanun yolları tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Dicle yazılısında klasik tuzaktır.
Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(Ek cümleler:8/7/2021-7331/21 md.) Kovuşturma evresine geçildiğinde çağrı kâğıdına iddianame eklenir.» Bu katman hüküm türü ile gerekçe arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.
Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ayrıca, iddianameye ilişkin bilgiler ve duruşma tarihi;» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Sur / Kıbrıs kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.
CMK m. 233 ile Hüküm ve kanun yolları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada hüküm türü belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
Doktrin cümlesi: 223 hüküm çeşitlerini sayar. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.
Ekol notu: Temyiz edilebilirlik 286'da sınırlanır. Sayfa ve baskı yılı uydurulmaz; Dicle kâğıdında yazar adı ancak hocanın izlencesinde geçiyorsa anılır, aksi hâlde hâkim görüş olarak bırakılır.
hüküm ve kanun yolları bakımından «hüküm türü» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Hüküm, beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri gibi sonuçlardan biridir. İstinaf ve temyiz süreye bağlıdır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«hüküm türü» eksikse Hüküm ve kanun yolları talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «gerekçe» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
hüküm ve kanun yolları bakımından «gerekçe» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Hüküm, beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri gibi sonuçlardan biridir. İstinaf ve temyiz süreye bağlıdır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«gerekçe» eksikse Hüküm ve kanun yolları talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «istinaf» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
hüküm ve kanun yolları bakımından «istinaf» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Hüküm, beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri gibi sonuçlardan biridir. İstinaf ve temyiz süreye bağlıdır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«istinaf» eksikse Hüküm ve kanun yolları talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «temyiz» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
hüküm ve kanun yolları bakımından «temyiz» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Hüküm, beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri gibi sonuçlardan biridir. İstinaf ve temyiz süreye bağlıdır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«temyiz» eksikse Hüküm ve kanun yolları talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «kesinleşme» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
hüküm ve kanun yolları bakımından «kesinleşme» ayrı bir ispat cümlesi ister. Sur / Kıbrıs yazılısında bu unsur, Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Hüküm, beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri gibi sonuçlardan biridir. İstinaf ve temyiz süreye bağlıdır. Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın.
«kesinleşme» eksikse Hüküm ve kanun yolları talebi bu başlıkta durur. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «hüküm türü» ile aynı torbaya konmaz; 2. Dönem (Bahar) paketinde bu ayrım puan getirir.
Dicle öğrencisi hüküm ve kanun yolları başlığını açınca önce Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın. Sonra «hüküm türü» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili bu başlığın doğal vakıa zeminidir.
İkinci iş, gerekçe ile istinaf arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Dicle devlet fakültesi; TMK zilyetlik lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.
Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Sur / Kıbrıs yazılısında gerekçesiz kalır. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.
Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. hüküm ve kanun yolları talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. 2. Dönem (Bahar) paketinde bu kontrol atlanmaz.
Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Beraat ile ceza verilmesine yer olmadığı ayrılır.. Adlandırmadan geçmek, Dicle kâğıdında yarım gerekçedir.
Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Sur / Kıbrıs usulü sloganla bitirmez.
Hüküm ve kanun yolları için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.
Yanlış giden kâğıt, hüküm ve kanun yolları başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. 2. Dönem (Bahar) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.
Tekrar: Hüküm ve kanun yolları bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. hüküm türü, gerekçe, istinaf, temyiz, kesinleşme birlikte durur. Birini atlayan çözüm, Dicle yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.
Hap bilgi
Hüküm, beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri gibi sonuçlardan biridir. İstinaf ve temyiz süreye bağlıdır.
Sınav tuzağı
Tuzak: Hüküm ve kanun yolları ile komşu kurumu karıştırmak. İstinaf, olgu ve hukuk; temyiz esas olarak hukuktur.
hüküm türü
Hüküm ve kanun yolları bakımından «hüküm türü» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
gerekçe
Hüküm ve kanun yolları bakımından «gerekçe» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
istinaf
Hüküm ve kanun yolları bakımından «istinaf» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.
Bilgi kartı 1 / 2
Konu sonu test
1. Hüküm ve kanun yolları tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?
2. Hüküm ve kanun yolları hangi kanunî bağla okunur?
Sınav iskeleti ve kaynakça disiplini
Dicle kâğıdında zilyetliği mülkiyet davasıyla karıştırmayın. Dicle kâğıdında ilk cümle kurumu adlandırır; slogan yetmez. Öğretim elemanı duyurusu ve OBS bu notun üstündedir.
Künye yalnız yerel arşivde varsa yazılır. Bu pakette yapısal atıf listesi boş bırakılmıştır; uydurma E./K./T. yoktur.
Doktrin adı, hocanın izlencesinde geçmiyorsa sayfa numarası olmadan hâkim görüş olarak anılır.
Sınav tuzağı
Geçme garantisi yoktur. OBS ve öğretim elemanı bağlayıcıdır.
Dicle · 2. Dönem (Bahar) — nasıl okunur
Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Diyarbakır) öğrencisi için bu paket Ceza Muhakemesi Hukuku dersinin 2. dönem (bahar) kesitidir. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Diyarbakır merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Sur / Kıbrıs usulü: kaynak ve lafız önce, slayt cümlesi yok. Bu örtü kamuya açık kimlik sayfasından üretilmiştir; amfi notu kopyalanmaz.
Ölçme: Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Ağırlık aralığı: Ara sınav %30–40, final %50–60 (OBS / dönem ilanı).
İzlence omurgası (kamuya açık başlıklar, slayt metni değil): borçlar genel kavramları ve kaynaklar → sözleşme, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme → ifa ve ifa etmeme → borcu sona erdiren sebepler → zamanaşımı.
Bu metin CMK resmi lafzına ve Dicle yayımlanmış ders tanımına dayanır. Hoca slaytı kopyalanmaz. Resmi müfredatın yerine geçmez. Kampüs usulü: Sur / Kıbrıs.
Her örnekte: olay → çözüm iskeleti → tek cümlelik çıkış. Kendi defterinizde yeniden yazın.
1
Olay (kurmaca senaryo) — Kovuşturma ve duruşma
Olay
Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde taraf, kovuşturma ve duruşma rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Sur / Kıbrıs pratik çalışması usulündedir.
Çözüm iskeleti
Önce iddianamenin kabulü dosyadaki belgelerle eşlenir. CMK m. 175 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Kovuşturma, soruşturmanın devamı değil yeni evredir. Örnek kurmacadır.
→Kovuşturma ve duruşma: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.
2
Olay (kurmaca senaryo) — Delil ve yasaklar
Olay
Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde taraf, delil ve yasaklar rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Sur / Kıbrıs pratik çalışması usulündedir.
Çözüm iskeleti
Önce delil serbestisi dosyadaki belgelerle eşlenir. CMK m. 206 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Yasak delil, maddi gerçeği bile bağlamaz. Örnek kurmacadır.
→Delil ve yasaklar: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.
3
Olay (kurmaca senaryo) — Hüküm ve kanun yolları
Olay
Diyarbakır'daki bir taşınmaz zilyetliği ve tapu tescili içinde taraf, hüküm ve kanun yolları rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Sur / Kıbrıs pratik çalışması usulündedir.
Çözüm iskeleti
Önce hüküm türü dosyadaki belgelerle eşlenir. CMK m. 223 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Beraat ile ceza verilmesine yer olmadığı ayrılır. Örnek kurmacadır.
→Hüküm ve kanun yolları: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.