İçeriğe atla

Ücretsiz ders notu · Erzurum · Atatürk · elden geçirilmiş

Atatürk Medeni Usul Hukuku 1. Dönem (Güz)

Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi için Medeni Usul Hukuku 1. Dönem (Güz) paketi. Yakutiye okuma: tanım, unsur, lafız, süre.

Görev

Görev, kamu düzenine ilişkin dava şartıdır. Asliye / sulh / özel mahkeme ayrımı kanundadır. Görev itirazı süreye bağlı değildir. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Bu yüzden görev başlığı, Yakutiye yazılısında ezber sloganı değil uygulanacak rejim olarak durur.

Öğrenci şu unsurları kâğıda geçirir: görev kuralı; kamu düzeni; asliye-sulh; görevsizlik kararı; gönderme. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Bu unsurlar birlikte durur; birini atlayan çözüm, maddi hukuku atladı notu yer.

Komşu hat: Görev yetkiden ayrıdır. Yakutiye kâğıdında bu bağ yazılmadan sonraki kuruma sıçranmaz.

Çapraz okuma: Görevsizlik dosyayı yok etmez, gönderir. Atatürk yazılısında bu cümle, görev ile komşusunu ayırır.

Atatürk öğrencisi HMK m. 1 metnini şöyle okur: «**Görev, Yetki ve Yargı Yeri Belirlenmesi BİRİNCİ AYIRIM Görev Görevin belirlenmesi ve niteliği** --- MADDE 1- (1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.» Bu cümle görev için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.» Bu katman görev kuralı ile kamu düzeni arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 1 ile Görev eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada görev kuralı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 2 üzerindedir: «**Asliye hukuk mahkemelerinin görevi** --- MADDE 2- (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.» Bu katman görev kuralı ile kamu düzeni arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 2 ile Görev eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada görev kuralı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 3 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan zararların tazmini davalarında görev** --- MADDE 3- (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 16/2/2012 tarihli ve E.: 2011/35, K.:» Lafız, görev tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

HMK m. 3 ile Görev eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada görev kuralı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk öğrencisi HMK m. 4 metnini şöyle okur: «**2012/23 sayılı Kararı ile. ) Sulh hukuk mahkemelerinin görevi** --- MADDE 4- (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.» Bu cümle görev için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «) Sulh hukuk mahkemelerinin görevi** --- MADDE 4- (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;» Bu katman görev kuralı ile kamu düzeni arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz…» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 4 ile Görev eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada görev kuralı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 5 üzerindedir: «**İKİNCİ AYIRIM Yetki Genel kural** --- MADDE 5- (1) Mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, bu Kanundaki hükümlere tabidir.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

HMK m. 5 ile Görev eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada görev kuralı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 6 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Genel yetkili mahkeme** --- MADDE 6- (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.» Lafız, görev tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.» Bu katman görev kuralı ile kamu düzeni arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 6 ile Görev eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada görev kuralı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk öğrencisi HMK m. 7 metnini şöyle okur: «**Davalının birden fazla olması hâlinde yetki** --- MADDE 7- (1) Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. (2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.» Bu cümle görev için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.» Bu katman görev kuralı ile kamu düzeni arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 7 ile Görev eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada görev kuralı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 8 üzerindedir: «**Bir yerde geçici olarak oturanlara karşı açılacak davalarda yetki** --- MADDE 8- (1) Memur, işçi, öğrenci, asker gibi, bir yerde geçici olarak oturanlara karşı açılacak alacak veya taşınır mal davaları için, orada bulunmaları uzunca bir süre devam edebilecekse, bulundukları yer mahkemesi de yetkilidir.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

HMK m. 8 ile Görev eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada görev kuralı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 9 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Türkiye’de yerleşim yerinin bulunmaması hâlinde yetki** --- MADDE 9- (1) Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme, davalının Türkiye’deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak, diğer özel yetki hâlleri saklı kalmak üzere, malvarlığı haklarına ilişkin dava, uyuşmazlık konusu malvarlığı unsurunun bulunduğu yerde de açılabilir.» Lafız, görev tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ancak, diğer özel yetki hâlleri saklı kalmak üzere, malvarlığı haklarına ilişkin dava, uyuşmazlık konusu malvarlığı unsurunun bulunduğu yerde de açılabilir.» Bu katman görev kuralı ile kamu düzeni arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 9 ile Görev eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada görev kuralı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk öğrencisi HMK m. 10 metnini şöyle okur: «**Sözleşmeden doğan davalarda yetki** --- MADDE 10- (1) Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.» Bu cümle görev için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

HMK m. 10 ile Görev eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada görev kuralı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 11 üzerindedir: «**Mirastan doğan davalarda yetki** --- MADDE 11- (1) Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir: a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar. b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar. (2) Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir. (3) Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar.» Bu katman görev kuralı ile kamu düzeni arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(2) Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 11 ile Görev eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada görev kuralı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 12 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki** --- MADDE 12- (1) Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. (2) İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. (3) Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir.» Lafız, görev tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.» Bu katman görev kuralı ile kamu düzeni arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 12 ile Görev eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada görev kuralı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Ekol notu: Asliye kural, sulh istisnadır. Sayfa ve baskı yılı uydurulmaz; Atatürk kâğıdında yazar adı ancak hocanın izlencesinde geçiyorsa anılır, aksi hâlde hâkim görüş olarak bırakılır.

Öğreti ayrımı: Görev, tarafların anlaşmasıyla değişmez. Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar vurgusu yalnız Türkçe kâğıtta Türkçe adlandırılır; künye yoksa sayfa yazılmaz.

görev bakımından «görev kuralı» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Görev, kamu düzenine ilişkin dava şartıdır. Asliye / sulh / özel mahkeme ayrımı kanundadır. Görev itirazı süreye bağlı değildir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«görev kuralı» eksikse Görev talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «kamu düzeni» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

görev bakımından «kamu düzeni» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Görev, kamu düzenine ilişkin dava şartıdır. Asliye / sulh / özel mahkeme ayrımı kanundadır. Görev itirazı süreye bağlı değildir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«kamu düzeni» eksikse Görev talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «asliye-sulh» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

görev bakımından «asliye-sulh» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Görev, kamu düzenine ilişkin dava şartıdır. Asliye / sulh / özel mahkeme ayrımı kanundadır. Görev itirazı süreye bağlı değildir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«asliye-sulh» eksikse Görev talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «görevsizlik kararı» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

görev bakımından «görevsizlik kararı» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Görev, kamu düzenine ilişkin dava şartıdır. Asliye / sulh / özel mahkeme ayrımı kanundadır. Görev itirazı süreye bağlı değildir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«görevsizlik kararı» eksikse Görev talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «gönderme» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

görev bakımından «gönderme» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Görev, kamu düzenine ilişkin dava şartıdır. Asliye / sulh / özel mahkeme ayrımı kanundadır. Görev itirazı süreye bağlı değildir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«gönderme» eksikse Görev talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «görev kuralı» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

Atatürk öğrencisi görev başlığını açınca önce Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın. Sonra «görev kuralı» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası bu başlığın doğal vakıa zeminidir.

İkinci iş, kamu düzeni ile asliye-sulh arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.

Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Yakutiye yazılısında gerekçesiz kalır. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. görev talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. 1. Dönem (Güz) paketinde bu kontrol atlanmaz.

Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Görev yetkiden ayrıdır.. Adlandırmadan geçmek, Atatürk kâğıdında yarım gerekçedir.

Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Yakutiye usulü sloganla bitirmez.

Görev için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.

Yanlış giden kâğıt, görev başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. 1. Dönem (Güz) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.

Tekrar: Görev bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. görev kuralı, kamu düzeni, asliye-sulh, görevsizlik kararı, gönderme birlikte durur. Birini atlayan çözüm, Atatürk yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.

Hap bilgi

Görev, kamu düzenine ilişkin dava şartıdır. Asliye / sulh / özel mahkeme ayrımı kanundadır. Görev itirazı süreye bağlı değildir.

Sınav tuzağı

Tuzak: Görev ile komşu kurumu karıştırmak. Görevsizlik dosyayı yok etmez, gönderir.

görev kuralı

Görev bakımından «görev kuralı» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

kamu düzeni

Görev bakımından «kamu düzeni» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

asliye-sulh

Görev bakımından «asliye-sulh» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

Bilgi kartı 1 / 2

Konu sonu test

  1. 1. Görev tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?

  2. 2. Görev hangi kanunî bağla okunur?

Ayrım · Görev / Yetki

Görev

Görev, kamu düzenine ilişkin dava şartıdır. Asliye / sulh / özel mahkeme ayrımı kanundadır. Görev itirazı süreye bağlı değildir.

Yetki

Yetki, hangi yer mahkemesinin bakacağını belirler. Genel yetki davalının yerleşim yeridir; özel yetki kanundadır. Kesin yetki kamu düzeninedir.

Yetki

Yetki, hangi yer mahkemesinin bakacağını belirler. Genel yetki davalının yerleşim yeridir; özel yetki kanundadır. Kesin yetki kamu düzeninedir. Atatürk kâğıdında bu kurum, Yakutiye usulüyle isimlendirilmeden sonuca gidilmez; Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. 1. Dönem (Güz) paketinde yetki bu yüzden ayrı başlık olarak durur.

Kurumun unsurları şunlardır: genel yetki; özel yetki; kesin yetki; yetki itirazı; yetkisizlik. Birinci sınıfın ilk karşılaşmasında her unsur ayrı satıra yazılır zira birinin eksikliği talebi bu kuruma dayandırmayı keser. Ne var ki unsurları ezber listesi gibi dizmek yetmez; somut vakıada hangi belgenin hangi unsuru taşıdığı eşlenir.

Çapraz okuma: Yetki görevden sonra bakılır. Atatürk yazılısında bu cümle, yetki ile komşusunu ayırır.

Organik bağ: Sözleşmeyle yetki, kesin yetkiyi aşamaz. Komşu kurum atlanırsa sonuç cümlesi doğru görünse bile gerekçe yarım kalır ve dönemlik sınavda puan oradan düşer.

Yürürlük cümlesi HMK m. 5 üzerindedir: «**İKİNCİ AYIRIM Yetki Genel kural** --- MADDE 5- (1) Mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, bu Kanundaki hükümlere tabidir.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

HMK m. 5 ile Yetki eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada genel yetki belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 6 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Genel yetkili mahkeme** --- MADDE 6- (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.» Lafız, yetki tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.» Bu katman genel yetki ile özel yetki arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 6 ile Yetki eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada genel yetki belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk öğrencisi HMK m. 9 metnini şöyle okur: «**Türkiye’de yerleşim yerinin bulunmaması hâlinde yetki** --- MADDE 9- (1) Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme, davalının Türkiye’deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak, diğer özel yetki hâlleri saklı kalmak üzere, malvarlığı haklarına ilişkin dava, uyuşmazlık konusu malvarlığı unsurunun bulunduğu yerde de açılabilir.» Bu cümle yetki için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ancak, diğer özel yetki hâlleri saklı kalmak üzere, malvarlığı haklarına ilişkin dava, uyuşmazlık konusu malvarlığı unsurunun bulunduğu yerde de açılabilir.» Bu katman genel yetki ile özel yetki arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 9 ile Yetki eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada genel yetki belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 10 üzerindedir: «**Sözleşmeden doğan davalarda yetki** --- MADDE 10- (1) Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

HMK m. 10 ile Yetki eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada genel yetki belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 12 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki** --- MADDE 12- (1) Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. (2) İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. (3) Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir.» Lafız, yetki tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.» Bu katman genel yetki ile özel yetki arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 12 ile Yetki eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada genel yetki belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk öğrencisi HMK m. 19 metnini şöyle okur: «**Yetki itirazının ileri sürülmesi** --- MADDE 19- (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.» Bu cümle yetki için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.» Bu katman genel yetki ile özel yetki arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 19 ile Yetki eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada genel yetki belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 7 üzerindedir: «**Davalının birden fazla olması hâlinde yetki** --- MADDE 7- (1) Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. (2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.» Bu katman genel yetki ile özel yetki arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 7 ile Yetki eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada genel yetki belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 8 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Bir yerde geçici olarak oturanlara karşı açılacak davalarda yetki** --- MADDE 8- (1) Memur, işçi, öğrenci, asker gibi, bir yerde geçici olarak oturanlara karşı açılacak alacak veya taşınır mal davaları için, orada bulunmaları uzunca bir süre devam edebilecekse, bulundukları yer mahkemesi de yetkilidir.» Lafız, yetki tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

HMK m. 8 ile Yetki eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada genel yetki belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk öğrencisi HMK m. 11 metnini şöyle okur: «**Mirastan doğan davalarda yetki** --- MADDE 11- (1) Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir: a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar. b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar. (2) Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir. (3) Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.» Bu cümle yetki için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar.» Bu katman genel yetki ile özel yetki arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(2) Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 11 ile Yetki eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada genel yetki belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 13 üzerindedir: «**Karşı davada yetki** --- MADDE 13- (1) Kesin yetkinin söz konusu olmadığı hâllerde, asıl davaya bakan mahkeme, karşı davaya bakmaya da yetkilidir.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

HMK m. 13 ile Yetki eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada genel yetki belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 14 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki** --- MADDE 14- (1) Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. (2) Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.» Lafız, yetki tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.» Bu katman genel yetki ile özel yetki arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 14 ile Yetki eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada genel yetki belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk öğrencisi HMK m. 15 metnini şöyle okur: «**Sigorta sözleşmelerinden doğan davalarda yetki** --- MADDE 15- (1) Zarar sigortalarından doğan davalar, sigorta, bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken yahut şart kılınan taşınıra ilişkinse, malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan bir taşınıra ilişkinse, rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir. (2) Can sigortalarında, sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın leh veya aleyhine açılacak davalarda onların yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. (3) Bu hüküm deniz sigortalarından doğan davalarda uygulanmaz.» Bu cümle yetki için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan bir taşınıra ilişkinse, rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir.» Bu katman genel yetki ile özel yetki arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(2) Can sigortalarında, sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın leh veya aleyhine açılacak davalarda onların yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 15 ile Yetki eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada genel yetki belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 16 üzerindedir: «**Haksız fiilden doğan davalarda yetki** --- MADDE 16- (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

HMK m. 16 ile Yetki eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada genel yetki belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 17 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Yetki sözleşmesi** --- MADDE 17- (1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.» Lafız, yetki tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.» Bu katman genel yetki ile özel yetki arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 17 ile Yetki eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada genel yetki belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Öğreti ayrımı: Davalının yerleşim yeri kuraldır. Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar vurgusu yalnız Türkçe kâğıtta Türkçe adlandırılır; künye yoksa sayfa yazılmaz.

Doktrin cümlesi: Kesin yetkide itiraz süresi aranmaz. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

yetki bakımından «genel yetki» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Yetki, hangi yer mahkemesinin bakacağını belirler. Genel yetki davalının yerleşim yeridir; özel yetki kanundadır. Kesin yetki kamu düzeninedir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«genel yetki» eksikse Yetki talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «özel yetki» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

yetki bakımından «özel yetki» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Yetki, hangi yer mahkemesinin bakacağını belirler. Genel yetki davalının yerleşim yeridir; özel yetki kanundadır. Kesin yetki kamu düzeninedir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«özel yetki» eksikse Yetki talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «kesin yetki» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

yetki bakımından «kesin yetki» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Yetki, hangi yer mahkemesinin bakacağını belirler. Genel yetki davalının yerleşim yeridir; özel yetki kanundadır. Kesin yetki kamu düzeninedir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«kesin yetki» eksikse Yetki talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «yetki itirazı» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

yetki bakımından «yetki itirazı» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Yetki, hangi yer mahkemesinin bakacağını belirler. Genel yetki davalının yerleşim yeridir; özel yetki kanundadır. Kesin yetki kamu düzeninedir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«yetki itirazı» eksikse Yetki talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «yetkisizlik» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

yetki bakımından «yetkisizlik» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Yetki, hangi yer mahkemesinin bakacağını belirler. Genel yetki davalının yerleşim yeridir; özel yetki kanundadır. Kesin yetki kamu düzeninedir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«yetkisizlik» eksikse Yetki talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «genel yetki» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

Atatürk öğrencisi yetki başlığını açınca önce Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın. Sonra «genel yetki» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası bu başlığın doğal vakıa zeminidir.

İkinci iş, özel yetki ile kesin yetki arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.

Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Yakutiye yazılısında gerekçesiz kalır. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. yetki talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. 1. Dönem (Güz) paketinde bu kontrol atlanmaz.

Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Yetki görevden sonra bakılır.. Adlandırmadan geçmek, Atatürk kâğıdında yarım gerekçedir.

Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Yakutiye usulü sloganla bitirmez.

Yetki için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.

Yanlış giden kâğıt, yetki başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. 1. Dönem (Güz) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.

Tekrar: Yetki bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. genel yetki, özel yetki, kesin yetki, yetki itirazı, yetkisizlik birlikte durur. Birini atlayan çözüm, Atatürk yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.

Hap bilgi

Yetki, hangi yer mahkemesinin bakacağını belirler. Genel yetki davalının yerleşim yeridir; özel yetki kanundadır. Kesin yetki kamu düzeninedir.

Sınav tuzağı

Tuzak: Yetki ile komşu kurumu karıştırmak. Sözleşmeyle yetki, kesin yetkiyi aşamaz.

genel yetki

Yetki bakımından «genel yetki» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

özel yetki

Yetki bakımından «özel yetki» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

kesin yetki

Yetki bakımından «kesin yetki» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

Bilgi kartı 1 / 2

Konu sonu test

  1. 1. Yetki tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?

  2. 2. Yetki hangi kanunî bağla okunur?

Dava şartları

Dava şartları, mahkemenin esasa girebilmesi için varlığı veya yokluğu gereken hâllerdir. Eksiklikte dava usulden reddedilir. Erzurum öğrencisi bu başlığı Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. içinde görür. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın. dava şartları tartışması ancak ondan sonra açılır.

Öğrenci şu unsurları kâğıda geçirir: yargı hakkı; görev; yetki; hukuki yarar; dava ehliyeti; dava takip yetkisi. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Bu unsurlar birlikte durur; birini atlayan çözüm, maddi hukuku atladı notu yer.

Komşu hat: Dava şartı ilk itirazdan ayrıdır. Yakutiye kâğıdında bu bağ yazılmadan sonraki kuruma sıçranmaz.

Çapraz okuma: Hukuki yarar yoksa esas yazılmaz. Atatürk yazılısında bu cümle, dava şartları ile komşusunu ayırır.

Atatürk öğrencisi HMK m. 114 metnini şöyle okur: «**İKİNCİ BÖLÜM Dava Şartları ve İlk İtirazlar BİRİNCİ AYIRIM Dava Şartları Dava şartları** --- MADDE 114- (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine…» Bu cümle dava şartları için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «b) Yargı yolunun caiz olması.» Bu katman yargı hakkı ile görev arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «c) Mahkemenin görevli olması.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 114 ile Dava şartları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada yargı hakkı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 115 üzerindedir: «**Dava şartlarının incelenmesi** --- MADDE 115- (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.» Bu katman yargı hakkı ile görev arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 115 ile Dava şartları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada yargı hakkı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 116 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**İKİNCİ AYIRIM İlk İtirazlar Konusu** --- MADDE 116- (1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir: a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı. b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.» Lafız, dava şartları tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.» Bu katman yargı hakkı ile görev arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 116 ile Dava şartları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada yargı hakkı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk öğrencisi HMK m. 117 metnini şöyle okur: «**c) (Mülga:22/7/2020-7251/8 md.) İleri sürülmesi ve incelenmesi** --- MADDE 117- (1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. (2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir. (3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır.» Bu cümle dava şartları için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir.» Bu katman yargı hakkı ile görev arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 117 ile Dava şartları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada yargı hakkı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 118 üzerindedir: «**ÜÇÜNCÜ KISIM Yazılı Yargılama Usulü BİRİNCİ BÖLÜM Davanın Açılması Davanın açılma zamanı** --- MADDE 118- (1) Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Dava dilekçesine davalı sayısı kadar örnek eklenir. (2) Dava dilekçesinin kaydına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Dava dilekçesine davalı sayısı kadar örnek eklenir.» Bu katman yargı hakkı ile görev arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(2) Dava dilekçesinin kaydına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 118 ile Dava şartları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada yargı hakkı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 119 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Dava dilekçesinin içeriği** --- MADDE 119- (1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde,…» Lafız, dava şartları tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.» Bu katman yargı hakkı ile görev arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 119 ile Dava şartları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada yargı hakkı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk öğrencisi HMK m. 120 metnini şöyle okur: «**Harç ve gider avansının ödenmesi** --- MADDE 120- (1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/9 md.) Taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır. Belgelerin birlikte verilmesi Bu maddenin birinci fıkrasında yer alan tarife ile ilgili olarak 24/10/2023 tarihli ve 32349 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi”ne bakınız.» Bu cümle dava şartları için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.» Bu katman yargı hakkı ile görev arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) (Ek:22/7/2020-7251/9 md.) Taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 120 ile Dava şartları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada yargı hakkı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 121 üzerindedir: «MADDE 121- (1) Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

HMK m. 121 ile Dava şartları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada yargı hakkı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 122 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Dava dilekçesinin tebliği** --- MADDE 122- (1) Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir.» Lafız, dava şartları tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir.» Bu katman yargı hakkı ile görev arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 122 ile Dava şartları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada yargı hakkı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk öğrencisi HMK m. 123 metnini şöyle okur: «**Davanın geri alınması** --- MADDE 123- (1) Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.» Bu cümle dava şartları için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.» Bu katman yargı hakkı ile görev arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 123 ile Dava şartları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada yargı hakkı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 124 üzerindedir: «**Tarafta iradî değişiklik** --- MADDE 124- (1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.» Bu katman yargı hakkı ile görev arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 124 ile Dava şartları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada yargı hakkı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 125 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Dava konusunun devri** --- MADDE 125- (1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir: a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur. b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür. (2) Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. (Ek cümle:22/7/2020-7251/11 md.) Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava…» Lafız, dava şartları tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.» Bu katman yargı hakkı ile görev arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 125 ile Dava şartları eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada yargı hakkı belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Ekol notu: 114 listesi sınırlı sayıdadır. Sayfa ve baskı yılı uydurulmaz; Atatürk kâğıdında yazar adı ancak hocanın izlencesinde geçiyorsa anılır, aksi hâlde hâkim görüş olarak bırakılır.

Öğreti ayrımı: İlk itirazlar süreye bağlıdır; dava şartı re'sen bakılır. Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar vurgusu yalnız Türkçe kâğıtta Türkçe adlandırılır; künye yoksa sayfa yazılmaz.

dava şartları bakımından «yargı hakkı» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Dava şartları, mahkemenin esasa girebilmesi için varlığı veya yokluğu gereken hâllerdir. Eksiklikte dava usulden reddedilir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«yargı hakkı» eksikse Dava şartları talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «görev» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

dava şartları bakımından «görev» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Dava şartları, mahkemenin esasa girebilmesi için varlığı veya yokluğu gereken hâllerdir. Eksiklikte dava usulden reddedilir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«görev» eksikse Dava şartları talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «yetki» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

dava şartları bakımından «yetki» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Dava şartları, mahkemenin esasa girebilmesi için varlığı veya yokluğu gereken hâllerdir. Eksiklikte dava usulden reddedilir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«yetki» eksikse Dava şartları talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «hukuki yarar» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

dava şartları bakımından «hukuki yarar» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Dava şartları, mahkemenin esasa girebilmesi için varlığı veya yokluğu gereken hâllerdir. Eksiklikte dava usulden reddedilir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«hukuki yarar» eksikse Dava şartları talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «dava ehliyeti» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

dava şartları bakımından «dava ehliyeti» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Dava şartları, mahkemenin esasa girebilmesi için varlığı veya yokluğu gereken hâllerdir. Eksiklikte dava usulden reddedilir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«dava ehliyeti» eksikse Dava şartları talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «dava takip yetkisi» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

dava şartları bakımından «dava takip yetkisi» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Dava şartları, mahkemenin esasa girebilmesi için varlığı veya yokluğu gereken hâllerdir. Eksiklikte dava usulden reddedilir. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«dava takip yetkisi» eksikse Dava şartları talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «yargı hakkı» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

Atatürk öğrencisi dava şartları başlığını açınca önce Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın. Sonra «yargı hakkı» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası bu başlığın doğal vakıa zeminidir.

İkinci iş, görev ile yetki arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.

Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Yakutiye yazılısında gerekçesiz kalır. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. dava şartları talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. 1. Dönem (Güz) paketinde bu kontrol atlanmaz.

Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Dava şartı ilk itirazdan ayrıdır.. Adlandırmadan geçmek, Atatürk kâğıdında yarım gerekçedir.

Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Yakutiye usulü sloganla bitirmez.

Dava şartları için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.

Yanlış giden kâğıt, dava şartları başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. 1. Dönem (Güz) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.

Tekrar: Dava şartları bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. yargı hakkı, görev, yetki, hukuki yarar, dava ehliyeti, dava takip yetkisi birlikte durur. Birini atlayan çözüm, Atatürk yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.

Hap bilgi

Dava şartları, mahkemenin esasa girebilmesi için varlığı veya yokluğu gereken hâllerdir. Eksiklikte dava usulden reddedilir.

Sınav tuzağı

Tuzak: Dava şartları ile komşu kurumu karıştırmak. Hukuki yarar yoksa esas yazılmaz.

yargı hakkı

Dava şartları bakımından «yargı hakkı» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

görev

Dava şartları bakımından «görev» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

yetki

Dava şartları bakımından «yetki» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

Bilgi kartı 1 / 2

Konu sonu test

  1. 1. Dava şartları tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?

  2. 2. Dava şartları hangi kanunî bağla okunur?

Dava ve cevap dilekçesi

Dava dilekçesi davayı açar ve uyuşmazlığı çerçeveler. Cevap süresi ve ikinci cevap, iddianın genişletilmesi yasağıyla bağlıdır. Erzurum öğrencisi bu başlığı Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. içinde görür. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın. dava ve cevap dilekçesi tartışması ancak ondan sonra açılır.

Kurumun unsurları şunlardır: dava dilekçesi unsurları; harç ve tebligat; cevap süresi; iddianın genişletilmesi yasağı; ıslah. Birinci sınıfın ilk karşılaşmasında her unsur ayrı satıra yazılır zira birinin eksikliği talebi bu kuruma dayandırmayı keser. Ne var ki unsurları ezber listesi gibi dizmek yetmez; somut vakıada hangi belgenin hangi unsuru taşıdığı eşlenir.

Çapraz okuma: Dilekçe, tahkikatın çerçevesidir. Atatürk yazılısında bu cümle, dava ve cevap dilekçesi ile komşusunu ayırır.

Organik bağ: Islah, yasağın kontrollü istisnasıdır. Komşu kurum atlanırsa sonuç cümlesi doğru görünse bile gerekçe yarım kalır ve dönemlik sınavda puan oradan düşer.

Yürürlük cümlesi HMK m. 119 üzerindedir: «**Dava dilekçesinin içeriği** --- MADDE 119- (1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde,…» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.» Bu katman dava dilekçesi unsurları ile harç ve tebligat arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 119 ile Dava ve cevap dilekçesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada dava dilekçesi unsurları belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 122 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Dava dilekçesinin tebliği** --- MADDE 122- (1) Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir.» Lafız, dava ve cevap dilekçesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir.» Bu katman dava dilekçesi unsurları ile harç ve tebligat arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 122 ile Dava ve cevap dilekçesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada dava dilekçesi unsurları belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk öğrencisi HMK m. 127 metnini şöyle okur: «**Cevap dilekçesini verme süresi** --- MADDE 127- (1) Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.» Bu cümle dava ve cevap dilekçesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir.» Bu katman dava dilekçesi unsurları ile harç ve tebligat arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 127 ile Dava ve cevap dilekçesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada dava dilekçesi unsurları belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 128 üzerindedir: «**Süresinde cevap dilekçesi verilmemesinin sonucu** --- MADDE 128- (1) Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

HMK m. 128 ile Dava ve cevap dilekçesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada dava dilekçesi unsurları belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 141 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi** --- MADDE 141- (1) (Değişik:22/7/2020-7251/15 md.) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.» Lafız, dava ve cevap dilekçesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.» Bu katman dava dilekçesi unsurları ile harç ve tebligat arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 141 ile Dava ve cevap dilekçesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada dava dilekçesi unsurları belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk öğrencisi HMK m. 176 metnini şöyle okur: «**ALTINCI AYIRIM Islah ve Maddi Hataların Düzeltilmesi Kapsamı ve sayısı** --- MADDE 176- (1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. (2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.» Bu cümle dava ve cevap dilekçesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.» Bu katman dava dilekçesi unsurları ile harç ve tebligat arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 176 ile Dava ve cevap dilekçesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada dava dilekçesi unsurları belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 120 üzerindedir: «**Harç ve gider avansının ödenmesi** --- MADDE 120- (1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/9 md.) Taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır. Belgelerin birlikte verilmesi Bu maddenin birinci fıkrasında yer alan tarife ile ilgili olarak 24/10/2023 tarihli ve 32349 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi”ne bakınız.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.» Bu katman dava dilekçesi unsurları ile harç ve tebligat arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) (Ek:22/7/2020-7251/9 md.) Taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 120 ile Dava ve cevap dilekçesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada dava dilekçesi unsurları belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 121 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «MADDE 121- (1) Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur.» Lafız, dava ve cevap dilekçesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

HMK m. 121 ile Dava ve cevap dilekçesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada dava dilekçesi unsurları belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk öğrencisi HMK m. 123 metnini şöyle okur: «**Davanın geri alınması** --- MADDE 123- (1) Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.» Bu cümle dava ve cevap dilekçesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.» Bu katman dava dilekçesi unsurları ile harç ve tebligat arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 123 ile Dava ve cevap dilekçesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada dava dilekçesi unsurları belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 124 üzerindedir: «**Tarafta iradî değişiklik** --- MADDE 124- (1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.» Bu katman dava dilekçesi unsurları ile harç ve tebligat arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 124 ile Dava ve cevap dilekçesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada dava dilekçesi unsurları belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 125 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Dava konusunun devri** --- MADDE 125- (1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir: a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur. b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür. (2) Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. (Ek cümle:22/7/2020-7251/11 md.) Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava…» Lafız, dava ve cevap dilekçesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.» Bu katman dava dilekçesi unsurları ile harç ve tebligat arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 125 ile Dava ve cevap dilekçesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada dava dilekçesi unsurları belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Atatürk öğrencisi HMK m. 126 metnini şöyle okur: «**İKİNCİ BÖLÜM Cevap Dilekçesi Cevap dilekçesinin verilmesi** --- MADDE 126- (1) Davalı, cevap dilekçesini, davanın açılmış olduğu mahkemeye verir. (2) Cevap dilekçesine davacı sayısı kadar örnek eklenir. (3) Cevap dilekçesi, havale edildiği tarihte verilmiş sayılır. (4) Cevap dilekçesinin örneği mahkeme tarafından davacıya tebliğ edilir.» Bu cümle dava ve cevap dilekçesi için bağlayıcı omurgadır. Şart yoksa sonuç yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «(2) Cevap dilekçesine davacı sayısı kadar örnek eklenir.» Bu katman dava dilekçesi unsurları ile harç ve tebligat arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «(3) Cevap dilekçesi, havale edildiği tarihte verilmiş sayılır.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 126 ile Dava ve cevap dilekçesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada dava dilekçesi unsurları belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Yürürlük cümlesi HMK m. 129 üzerindedir: «**Cevap dilekçesinin içeriği** --- MADDE 129- (1) Cevap dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri; davalı yurt dışında ise açılan dava ile ilgili işlemlere esas olmak üzere yurt içinde göstereceği bir adres. c) Davalının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa, tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davalının savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. e) Savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. f) Dayanılan hukuki sebepler. g) Açık bir şekilde talep sonucu. ğ) Davalının veya varsa kanuni temsilcisinin yahut vekilinin imzası. (2) 121 inci madde hükmü cevap dilekçesi…» Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar karşılaştırması izlencede varsa dipnota kalır; kâğıtta lafız önce gelir.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri;» Bu katman dava dilekçesi unsurları ile harç ve tebligat arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

Üçüncü okuma, lafzın istisna veya usul cümlesinedir: «davalı yurt dışında ise açılan dava ile ilgili işlemlere esas olmak üzere yurt içinde göstereceği bir adres.» İstisna yazılmadan genel kural her olaya çekilir; Yakutiye kâğıdında bu, dayanak maddesini boşaltır.

HMK m. 129 ile Dava ve cevap dilekçesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada dava dilekçesi unsurları belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

HMK m. 130 resmi lafzı (FSEK m. 31) şöyledir: «**Cevap dilekçesinde eksiklik bulunması** --- MADDE 130- (1) 129 uncu maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (ğ) bentlerinin cevap dilekçesinde eksik olması hâlinde, bunun giderilmesi için hâkim tarafından bir haftalık süre verilir; eksikliğin bu süre zarfında da giderilmemesi hâlinde cevap dilekçesi verilmemiş sayılır.» Lafız, dava ve cevap dilekçesi tartışmasında uygulayıcıyı bağlar. Öğrenci önce cümledeki şartı, sonra sonucu ayırır; ikisini tek torbaya koymak Atatürk yazılısında klasik tuzaktır.

Aynı maddenin ikinci katmanı şöyledir: «eksikliğin bu süre zarfında da giderilmemesi hâlinde cevap dilekçesi verilmemiş sayılır.» Bu katman dava dilekçesi unsurları ile harç ve tebligat arasındaki sırayı taşır. Vakıanın tarihi yürürlük cümlesiyle çelişiyorsa önce hangi metnin uygulanacağı yazılır.

HMK m. 130 ile Dava ve cevap dilekçesi eşlemesi şöyle kurulur. Somut dosyada dava dilekçesi unsurları belgesizse maddeye dayanılmaz. Belge varsa sonuç lafzın bağladığı hükümdür ve kaçınmak da kanuna aykırı düşer. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Öğreti ayrımı: 119 unsurları eksikse süre verilerek tamamlama istenebilir. Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar vurgusu yalnız Türkçe kâğıtta Türkçe adlandırılır; künye yoksa sayfa yazılmaz.

Doktrin cümlesi: Cevap verilmezse inkar varsayılmaz; yokluk sonuçları HMK'dadır. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

dava ve cevap dilekçesi bakımından «dava dilekçesi unsurları» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Dava dilekçesi davayı açar ve uyuşmazlığı çerçeveler. Cevap süresi ve ikinci cevap, iddianın genişletilmesi yasağıyla bağlıdır. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«dava dilekçesi unsurları» eksikse Dava ve cevap dilekçesi talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «harç ve tebligat» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

dava ve cevap dilekçesi bakımından «harç ve tebligat» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Dava dilekçesi davayı açar ve uyuşmazlığı çerçeveler. Cevap süresi ve ikinci cevap, iddianın genişletilmesi yasağıyla bağlıdır. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«harç ve tebligat» eksikse Dava ve cevap dilekçesi talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «cevap süresi» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

dava ve cevap dilekçesi bakımından «cevap süresi» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Dava dilekçesi davayı açar ve uyuşmazlığı çerçeveler. Cevap süresi ve ikinci cevap, iddianın genişletilmesi yasağıyla bağlıdır. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«cevap süresi» eksikse Dava ve cevap dilekçesi talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «iddianın genişletilmesi yasağı» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

dava ve cevap dilekçesi bakımından «iddianın genişletilmesi yasağı» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Dava dilekçesi davayı açar ve uyuşmazlığı çerçeveler. Cevap süresi ve ikinci cevap, iddianın genişletilmesi yasağıyla bağlıdır. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«iddianın genişletilmesi yasağı» eksikse Dava ve cevap dilekçesi talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «ıslah» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

dava ve cevap dilekçesi bakımından «ıslah» ayrı bir ispat cümlesi ister. Yakutiye yazılısında bu unsur, Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde hangi belgeden okunuyorsa o belgenin tarihi ve içeriği yazılır. Unsurun tanımı kurum tanımıyla birlikte durur: Dava dilekçesi davayı açar ve uyuşmazlığı çerçeveler. Cevap süresi ve ikinci cevap, iddianın genişletilmesi yasağıyla bağlıdır. Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

«ıslah» eksikse Dava ve cevap dilekçesi talebi bu başlıkta durur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Komşu unsur «dava dilekçesi unsurları» ile aynı torbaya konmaz; 1. Dönem (Güz) paketinde bu ayrım puan getirir.

Atatürk öğrencisi dava ve cevap dilekçesi başlığını açınca önce Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın. Sonra «dava dilekçesi unsurları» belgesini dosyada arar; yoksa komşu kuruma sıçramaz. Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası bu başlığın doğal vakıa zeminidir.

İkinci iş, harç ve tebligat ile cevap süresi arasındaki sırayı kâğıda yazmaktır. Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Atatürk devlet fakültesi; TBK/TMK lafzı bağlar yalnız lafzı aydınlatır; yürürlük cümlesinin yerini almaz.

Üçüncü iş, ilgili madde numarasını unsurun yanına koymaktır. Numarasız sonuç, Yakutiye yazılısında gerekçesiz kalır. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir.

Dördüncü iş, istisna ve süreyi en sonda kontrol etmektir. dava ve cevap dilekçesi talebi süresinde değilse unsurlar tam olsa bile sonuç değişir. 1. Dönem (Güz) paketinde bu kontrol atlanmaz.

Beşinci iş, komşu kurumu adlandırmaktır: Dilekçe, tahkikatın çerçevesidir.. Adlandırmadan geçmek, Atatürk kâğıdında yarım gerekçedir.

Kapanış cümlesi tek olur: unsurlar oluştuysa talep bu başlıkta durur, oluşmadıysa hangi başlığa geçileceği yazılır. Yakutiye usulü sloganla bitirmez.

Dava ve cevap dilekçesi için güvenli iskelet şudur: tanım → unsurlar → ilgili madde lafzı → vakıa eşlemesi → sonuç. İstisna ve süre en sonda kontrol edilir. Bu not resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez.

Yanlış giden kâğıt, dava ve cevap dilekçesi başlığını koyup doğrudan sonuç yazar. Doğru kâğıt her unsuru bir vakıa cümlesine bağlar, ilgili maddeyi gösterir ve ancak o zaman sonuç söyler. 1. Dönem (Güz) paketinde bu başlık atlanırsa sonraki kurumlar da boşlukta kalır.

Tekrar: Dava ve cevap dilekçesi bir slogan değil, uygulanacak bir rejimdir. dava dilekçesi unsurları, harç ve tebligat, cevap süresi, iddianın genişletilmesi yasağı, ıslah birlikte durur. Birini atlayan çözüm, Atatürk yazılısında maddi hukuku atladı notu yer.

Hap bilgi

Dava dilekçesi davayı açar ve uyuşmazlığı çerçeveler. Cevap süresi ve ikinci cevap, iddianın genişletilmesi yasağıyla bağlıdır.

Sınav tuzağı

Tuzak: Dava ve cevap dilekçesi ile komşu kurumu karıştırmak. Islah, yasağın kontrollü istisnasıdır.

dava dilekçesi unsurları

Dava ve cevap dilekçesi bakımından «dava dilekçesi unsurları» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

harç ve tebligat

Dava ve cevap dilekçesi bakımından «harç ve tebligat» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

cevap süresi

Dava ve cevap dilekçesi bakımından «cevap süresi» vakıada belgesiyle durmalıdır. Eksik unsur, bu başlığa dayanmayı keser.

Bilgi kartı 1 / 2

Konu sonu test

  1. 1. Dava ve cevap dilekçesi tartışmasında kâğıdın ilk işi nedir?

  2. 2. Dava ve cevap dilekçesi hangi kanunî bağla okunur?

Sınav iskeleti ve kaynakça disiplini

Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın. Atatürk kâğıdında ilk cümle kurumu adlandırır; slogan yetmez. Öğretim elemanı duyurusu ve OBS bu notun üstündedir.

Künye yalnız yerel arşivde varsa yazılır. Bu pakette yapısal atıf listesi boş bırakılmıştır; uydurma E./K./T. yoktur.

Doktrin adı, hocanın izlencesinde geçmiyorsa sayfa numarası olmadan hâkim görüş olarak anılır.

Sınav tuzağı

Geçme garantisi yoktur. OBS ve öğretim elemanı bağlayıcıdır.

Atatürk · 1. Dönem (Güz) — nasıl okunur

Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Erzurum) öğrencisi için bu paket Medeni Usul Hukuku dersinin 1. dönem (güz) kesitidir. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Erzurum merkezli bir devlet fakültesidir Eğitim dili Türkçedir. Yakutiye usulü: kaynak ve lafız önce, slayt cümlesi yok. Bu örtü kamuya açık kimlik sayfasından üretilmiştir; amfi notu kopyalanmaz.

Ölçme: Klasik yazılı: madde + unsur + vakıaya yedirme. Oran dönem ilanına bağlıdır. Ağırlık aralığı: Ara sınav %30–40, final %50–60 (OBS / dönem ilanı).

İzlence omurgası (kamuya açık başlıklar, slayt metni değil): borçlar genel kavramları ve kaynaklar → sözleşme, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme → ifa ve ifa etmeme → borcu sona erdiren sebepler → zamanaşımı.

Bu metin HMK resmi lafzına ve Atatürk yayımlanmış ders tanımına dayanır. Hoca slaytı kopyalanmaz. Resmi müfredatın yerine geçmez. Kampüs usulü: Yakutiye.

Hap bilgi

Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.

Şekil · Görev okuma sırası
1
Tanım
2
görev kuralı
3
kamu düzeni
4
asliye-sulh
5
Madde lafzı
6
Sonuç
Süreç · Görev iskeleti

Diyagram yükleniyor…

Süreç · Yetki iskeleti

Diyagram yükleniyor…

Süreç · Dava şartları iskeleti

Diyagram yükleniyor…

Süreç · Dava ve cevap dilekçesi iskeleti

Diyagram yükleniyor…

İşlenmiş örnek olaylar

Her örnekte: olay → çözüm iskeleti → tek cümlelik çıkış. Kendi defterinizde yeniden yazın.

1

Olay (kurmaca senaryo) — Görev

Olay

Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde taraf, görev rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Yakutiye pratik çalışması usulündedir.

Çözüm iskeleti

Önce görev kuralı dosyadaki belgelerle eşlenir. HMK m. 1 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Görev yetkiden ayrıdır. Örnek kurmacadır.

Görev: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.

2

Olay (kurmaca senaryo) — Yetki

Olay

Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde taraf, yetki rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Yakutiye pratik çalışması usulündedir.

Çözüm iskeleti

Önce genel yetki dosyadaki belgelerle eşlenir. HMK m. 5 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Yetki görevden sonra bakılır. Örnek kurmacadır.

Yetki: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.

3

Olay (kurmaca senaryo) — Dava şartları

Olay

Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde taraf, dava şartları rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Yakutiye pratik çalışması usulündedir.

Çözüm iskeleti

Önce yargı hakkı dosyadaki belgelerle eşlenir. HMK m. 114 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Dava şartı ilk itirazdan ayrıdır. Örnek kurmacadır.

Dava şartları: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.

4

Olay (kurmaca senaryo) — Dava ve cevap dilekçesi

Olay

Palandöken'deki bir kış turizmi işletmesi kirası içinde taraf, dava ve cevap dilekçesi rejimine dayanarak talep yöneltir. Karşı taraf unsurların oluşmadığını ileri sürer. Senaryo Yakutiye pratik çalışması usulündedir.

Çözüm iskeleti

Önce dava dilekçesi unsurları dosyadaki belgelerle eşlenir. HMK m. 119 lafzındaki şart yoksa talep bu başlığa dayandırılamaz. Dilekçe, tahkikatın çerçevesidir. Örnek kurmacadır.

Dava ve cevap dilekçesi: unsur + lafız + vakıa. Üçü olmadan sonuç yazılmaz.

Kontrol listesi

  • 1Erzurum kâğıdında kira ile eser sözleşmesini ayırın.
  • 2Unsurları vakıaya eşle.
  • 3İlgili HMK maddesinin lafzını oku.
  • 4Süre ve def'i en sonda kontrol et.

Sık sorulanlar

Atatürk medeni usul hukuku notu ücretli mi?

Hayır. Av. Fethi Güzel Hukuk Portalı üzerinden ücretsizdir.

Hoca slaytının kopyası mı?

Değil. Kanun lafzı serbesttir; slayt ve fotokopi not kullanılmaz.

Güz ve yıllık farkı nedir?

Güz ilk hat, bahar sonuç ve sorumluluk, yıllık ikisinin konsolidesidir.

Sınavda bu not yeter mi?

Hayır. Bağlayıcı olan OBS, dönem duyurusu ve sorumlu öğretim elemanıdır.

Kamuya açık kaynaklar

Aşağıdakiler müfredat / duyuru / açık erişim sayfalarıdır. Hoca slaytı kopyalanmaz; bağlayıcı bilgi için her zaman resmi kanala bakın.

Aynı dönemden diğer notlar

Av. Fethi Güzel Hukuk Portalı · ücretsiz öğrenci desteği · bilgilendirme / eğitim materyali

Resmi müfredatın ve sorumlu öğretim elemanının yerine geçmez · telifli slayt kopyalanmaz · güncelleme: 2026-08-27 · elden geçirilmiş (curated)