Türk Ticaret Kanunu (TTK)

TTK Madde 853

Taşıma Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

**II

  • Özel hükümlerin sorumluluğu etkilememesi**

Madde 853 - (1) Taşıyıcı ve taşıma işleri komisyoncusu, taşıma işini 852 nci maddede öngörülen özel hükümlere bağlı bulunan bir kuruluşa gördürdükleri takdirde de Kanunun kendilerine yü klediği sorumluluğun hafifletilmesini veya kaldırılmasını isteyemezler. Değişik tür araçlar ile taşımaya ilişkin Dördüncü Kısım hükümleri saklıdır.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 853. maddesi, taşıma sözleşmesinin akdi tarafı olan taşıyıcının ve taşıma işleri komisyoncusunun (forwarder), işi üçüncü kişilere (fiili taşıyıcılara veya özel kuruluşlara) devretmeleri durumunda sorumluluktan kaçmalarını veya sorumluluklarını kısıtlamalarını engelleyen son derece koruyucu ve emredici bir yasa hükmüdür. Bu kural, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 772. maddesinden dilsel olarak sadeleştirilerek aynen alınmış olup, İsviçre Borçlar Kanunu’nun (OR) ilgili prensipleriyle tam bir uyum içerisindedir.

Lojistik dünyasında taşıma işini üstlenen asıl taşıyıcı veya komisyoncu, taşımanın tamamını kendi araçlarıyla yapmak yerine sıklıkla demiryolları (TCDD), posta idaresi (PTT), havayolları veya denizyolu şirketleri gibi TTK m. 852 anlamında özel sınırlı sorumluluk rejimlerine tabi büyük kuruluşlara (subcontractor / alt taşıyıcı) gördürmektedir. Eğer m. 853 olmasaydı, asıl taşıyıcılar "Ben işi PTT'ye veya TCDD'ye verdim, onların kanuni sorumluluk limitleri çok düşük, ben de size o limitlerle sorumlu olmalıyım" diyerek asıl gönderene karşı sorumluluklarını hafifletebileceklerdi. Kanun koyucu, bu açığı kapatarak akdi taşıyıcının asıl gönderene karşı genel sorumluluk rejimini (Dördüncü Kitap) kesintisiz sürdürmesini sağlamıştır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Taşıyıcı ve Komisyoncunun Akdi Sorumluluğu

Maddenin özü şudur: Gönderen ile taşıma sözleşmesini imzalayan akdi taşıyıcı veya taşıma işleri komisyoncusu, işi yerine getirirken hangi alt fiili taşıyıcıyı kullanırsa kullansın, gönderene karşı doğrudan ve birinci derecede sorumludur (yardımcı şahısların sorumluluğu mantığı).

  • Fiili taşımanın TCDD veya PTT gibi özel sorumluluk imtiyazlarına sahip kuruluşlara yaptırılması, akdi taşıyıcının TTK Dördüncü Kitap kapsamındaki ağırlaştırılmış sorumluluğunu (veya yüksek tazminat limitlerini) hafifletmez veya ortadan kaldırmaz.
  • Hamil/gönderen, asıl taşıyıcıdan Dördüncü Kitap uyarınca zararının tamamını (limitler dahilinde) talep edebilir. Asıl taşıyıcı, ödediği bu tazminatı alt kuruluşa (örneğin TCDD'ye) rücu ederken, o kuruluşun özel kanunundaki düşük limitlerle rücu etmek zorunda kalabilir; fakat bu durum gönderenin haklarını zedeleyemez (zarara akdi taşıyıcı katlanır).
2.2. Multimodal Taşıma İstisnası ("Dördüncü Kısım Hükümleri Saklıdır")

Maddenin son cümlesinde yer alan "Değişik tür araçlar ile taşımaya ilişkin Dördüncü Kısım hükümleri saklıdır" ibaresi, karma/kombine (multimodal) taşımacılık kurallarına (TTK m. 902-905) yapılan hayati bir yollamadır.

  • Karma taşımalarda, eğer hasarın hangi aşamada (karada mı, denizde mi, havada mı) meydana geldiği net olarak biliniyorsa, sorumluluk "network sistemi" gereğince hasarın meydana geldiği o vasıtanın özel kanununa (örneğin deniz ise Beşinci Kitap kurallarına) göre tayin edilir (TTK m. 903).
  • İşte bu gibi durumlarda, karma taşımaya ilişkin özel Dördüncü Kısım hükümleri m. 853'e öncelikli istisna teşkil eder.

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 852 (Saklı Hükümler) ile İlişkisi: TTK m. 852 özel taşıma kanunlarını korurken; m. 853 bu korumanın akdi taşıyıcı tarafından gönderene karşı bir "sorumsuzluk kalkanı" olarak kullanılmasını yasaklayarak iki madde arasında mükemmel bir denge kurmaktadır.
  • TBK m. 116 (Yardımcı Şahısların Sorumluluğu) ile İlişkisi: Genel borçlar hukukunda borçlu, borcun ifasını yardımcı şahıslara bıraktığında onların kusurlarından doğrudan sorumludur. TTK m. 853, bu genel sorumluluğu taşıma hukuku alanında emredici olarak tahkim eden özel bir düzenlemedir.
  • TTK m. 902-905 (Değişik Tür Araçlarla Taşıma) ile İlişkisi: Multimodal taşımalardaki sorumluluk rejimi, m. 853’ün genel yasağının tek yasal istisnasıdır.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, taşıma işleri komisyoncularının ve akdi taşıyıcıların alt taşıyıcıların fiillerinden doğan sorumlulukları "akdi sorumluluk" kapsamında kusursuz sorumluluk derecesinde ağır ele alınmaktadır. Yargıtay, asıl yüklenici konumundaki taşıyıcının, demiryolu veya posta idaresine yaptırdığı taşımalarda meydana gelen hasarlardan dolayı gönderene karşı doğrudan sorumlu olduğunu; alt taşıyıcının tabi olduğu özel yasal muafiyetlerin akdi taşıyıcıyı koruyamayacağını kararlılıkla hükme bağlamaktadır.

Mahkeme kararlarında, asıl taşıyıcının ancak kendi kanuni sorumluluk sınırlarını (TTK Dördüncü Kitap) ileri sürebileceği, alt fiili taşıyıcının (örneğin demiryolunun) daha dar olan sınırlarından yararlanamayacağı açıkça belirtilmektedir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) lojistik komisyoncusu, (B) fabrikası ile 5 ton hassas tıbbi cihazın Almanya'ya taşınması konusunda anlaşmıştır. (A), taşımanın demiryolu segmentini TCDD'ye yaptırmıştır. Trenin raydan çıkması sonucu cihazlar hasar görmüştür. (B), (A)'dan TTK karayolu kuralları uyarınca 500.000 TL zarar tazminatı talep etmiştir. (A) ise TCDD'nin demiryolu özel mevzuatı uyarınca sorumluluğunun maksimum 50.000 TL ile sınırlı olduğunu, kendisinin de sadece bu miktardan sorumlu tutulabileceğini savunmuştur. Hukuki Analiz: TTK m. 853 uyarınca taşıyıcı veya komisyoncu, işi özel hükümlere tabi bir kuruluşa (TCDD) gördürmüş olsa dahi, genel sorumluluğunun hafifletilmesini veya kaldırılmasını isteyemez. (A), (B)'ye karşı Dördüncü Kitap kuralları (veya CMR limitleri) çerçevesinde 500.000 TL'nin tamamından sorumludur. TCDD'nin demiryolu imtiyazı (A)'yı korumaz. (A), ödediği parayı TCDD'ye rücu ederken demiryolu limitleriyle karşılaşacaktır; ancak bu ticari risk asıl taşıyıcı (A)'nın üzerindedir.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): (X) tır şirketi, kombine taşımacılık sözleşmesiyle bir konteyneri İzmir'den Trieste'ye tırla götürüp oradan gemiyle Münih'e ulaştırmayı taahhüt etmiştir. Konteyner gemide seyrederken fırtınada denize düşmüştür. Hasarın gemide meydana geldiği net olarak tespit edilmiştir. (X) tır şirketi, sorumluluğunun deniz ticareti (Beşinci Kitap) kuralları çerçevesinde belirlenmesini istemiştir. Hukuki Analiz: Hasarın hangi aşamada meydana geldiği net olarak bilindiği için, olayda multimodal taşımaya ilişkin özel "Dördüncü Kısım" hükümleri (TTK m. 903) uygulanır. TTK m. 853’ün son cümlesi "Değişik tür araçlar ile taşımaya ilişkin Dördüncü Kısım hükümleri saklıdır" diyerek bu durumu istisna tutmuştur. Dolayısıyla sorumluluk deniz ticareti (Beşinci Kitap) hükümlerine göre belirlenir. (X)'in savunması haklıdır.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Rücu Davalarında Dikkat: Akdi taşıyıcılar, alt taşıyıcı olarak özel kuruluşları (demiryolu, havayolu vb.) seçerken, hasar halinde rücu imkanlarının sınırlı olacağını (m. 853) bilmeli ve aradaki bu tazminat farkını kapatmak için ek nakliyat sorumluluk sigortası (CMR/FFL sigortaları) yaptırmalıdır.
  • Akdi-Fiili Taşıyıcı Ayrımı: Gönderen, uyuşmazlıklarda doğrudan sözleşme imzaladığı akdi taşıyıcıyı muhatap almalı; fiili taşıyıcının yasal ayrıcalıklarıyla ilgilenmemelidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kendigelen, Ticari İşletme Hukuku çalışmasında, taşıyıcı ve komisyoncunun alt yüklenici arkasına saklanmasını engelleyen bu kuralın (m. 853), gönderenlerin haklarını koruyan ve lojistik sektöründe ciddiyeti artıran son derece adil bir sorumluluk güvencesi olduğunu belirtmektedir. Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku ve ticaret hukuku incelemelerinde, m. 853’ün yardımcı şahısların kusurundan sorumluluk ilkesini ticari hayatta tavizsiz uygulayan başarılı bir dogmatik kural olduğunu ifade eder. Arkan ise Ticari İşletme Hukuku eserinde, asıl taşıyıcının alt taşıyıcıya rücu ederken yaşayacağı rücu açığı (tazminat farkı) riskinin farkında olması ve ticari fiyatlamayı buna göre yapması gerektiğini vurgulamaktadır.

Modern kombine taşımacılık çağında, blok tren taşımacılığı veya Ro-Ro gemi geçişleri lojistiğin vazgeçilmez parçalarıdır. Karayolu tırlarının tren vagonları üzerinde taşınması (Ro-La) gibi hibrit modellerde, Dördüncü Kısım (multimodal) kuralları ile m. 853 arasındaki sınırlar bazen belirsizleşebilmektedir. Hukukumuzun gelecekteki reform ihtiyacı, bu tür hibrit taşımalardaki sorumluluk çatışmalarını en aza indirmek üzere, akdi taşıyıcının ve fiili taşıyıcının müteselsil sorumluluk sınırlarını ve rücu ilişkilerini netleştirecek entegre bir "Kombine Taşımacılık Sorumluluk Protokolü" oluşturmak ve bunu doğrudan TTK m. 853’ün altına ek fıkralar olarak dercetmektir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin:
    • Abuzer Kendigelen, Ticari İşletme Hukuku
    • Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku (Genel Hükümler)
    • Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku
  • Yargıtay kararları: Yargıtay Bilgi İşlem Merkezi üzerinden yapılan araştırmalar ve doktrindeki yerleşik içtihat analizleri.
  • Kapsam: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 27.05.2026 tarihi itibariyle yürürlükte olan güncel metni.

Güncellik: 27.05.2026 tarihi itibariyle günceldir. Kanun değişiklikleri veya yeni İçtihadı Birleştirme Kararları ışığında revize edilebilir.