Türk Ticaret Kanunu (TTK)

TTK Madde 851

Taşıma Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

B) Hükümlerin uygulama alanı


Madde 851 - (1) Eşya ve yolcu taşımayı arizi olarak üstlenen kişi hakkında da bu Kitap hükümleri, uygun düştükleri ölçüde, uygulanır.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 851. maddesi, Dördüncü Kitap’ın (Taşıma İşleri) şahsi uygulama alanını (kişi yönünden kapsamını) olağanüstü genişleten, son derece pragmatik ve birleştirici bir normdur. Bu hüküm, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 770. maddesinden dilsel olarak sadeleştirilerek aynen alınmış olup, Alman Ticaret Kanunu’nun (HGB) ilgili mevzuat felsefesiyle tam bir uyum içerisindedir.

TTK m. 850/3, taşıma işlerini bir "ticari işletme faaliyeti" (profesyonel ve sürekli bir faaliyet) olarak tanımlamıştı. Ancak ticari hayatta ve sosyal ilişkilerde, bir ticari işletmeye sahip olmayan veya asıl faaliyeti taşıyıcılık olmayan kişilerin de arizi olarak (geçici, tesadüfi, bir defaya mahsus veya süreklilik arz etmeyen bir şekilde) ücret karşılığında eşya veya yolcu taşımayı üstlenmesi sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. İşte TTK m. 851, bu tür arizi (occasional) taşımaları da genel borçlar hukuku kurallarına (TBK eser veya vekalet) terk etmek yerine, taşıma hukukunun o özel ve gelişmiş sorumluluk rejimine tabi tutarak hukuki yeknesaklığı (birliği) korumayı hedeflemektedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. "Arizi Olarak Üstlenen Kişi" Kavramı

Arizi taşıyıcı, taşıma faaliyetini kendine meslek edinmemiş, bunu sürekli bir ticari işletme faaliyeti olarak yürütmeyen, esnaf sınırları altında kalan veya tamamen başka bir işle uğraşırken bir defaya mahsus ya da geçici olarak ücret karşılığı taşıma işi üstlenen kişidir.

  • Örnek: Kendi traktörüyle normalde tarım yapan bir çiftçinin, ücret karşılığında komşusunun biçerdöver parçalarını başka bir şehre taşımayı üstlenmesi; ya da kendi hususi otomobiliyle bir kereliğine ücret mukabilinde bir yolcuyu havaalanına götürmeyi taahhüt eden bir şahıs arizi taşıyıcıdır.
2.2. "Uygun Düştükleri Ölçüde" Sınırlaması (Kıyaslama Derecesi)

TTK m. 851, Dördüncü Kitap hükümlerinin arizi taşıyıcılara aynen değil, "uygun düştükleri ölçüde" uygulanacağını belirtmektedir. Bunun anlamı şudur:

  • Taşıyıcının hasardan doğan sorumluluk esasları (TTK m. 875 vd.), sorumluluk sınırları (SDR kuralı / m. 882) ve zıya-hasar bildirim süreleri (TTK m. 889) arizi taşıyıcıya da aynen uygulanır. Zira bu kurallar taşıma işinin doğasından kaynaklanan risk dengeleridir.
  • Buna karşılık, profesyonel bir ticari işletmenin varlığını gerektiren veya idari denetim içeren bazı kurallar (örneğin taşıma tarifeleri düzenleme, ticari defter tutma, bilet ve bagaj fişi basma gibi kurumsal yükümlülükler) arizi taşıyıcılara uygun düşmediği ölçüde uygulanmaz.

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 850 (Tanım) ile İlişkisi: TTK m. 850/3 taşıma işini profesyonel bir ticari işletme faaliyeti olarak kurgularken; m. 851 bu profesyonellik şartını gevşeterek gayriprofesyonel (arizi) taşımaları da kapsama dahil ederek dogmatik bir esneklik yaratmaktadır.
  • TBK m. 470 (Eser) ve m. 502 (Vekalet) ile İlişkisi: Normal şartlarda bir esnaf veya adi ortağın iş görme taahhütleri TBK’ya tabi iken, TTK m. 851 bu genel kuralları devre dışı bırakarak taşıma hukukunun özel hükümlerini öncelikli kılar.
  • Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) ile İlişkisi: Arizi taşıma ilişkilerinde taraflardan biri tüketici ise TKHK hükümleri saklı kalmak kaydıyla, taşıma hukukundaki özel sorumluluk limitleri ve ihbar süreleri geçerliliğini korur.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, arizi taşımacılık yapan kişilerin de tıpkı profesyonel taşıyıcılar gibi ağırlaştırılmış özen yükümlülüğüne tabi olduğu kabul edilmektedir. Yargıtay, asıl işi nakliyecilik olmayan bir şahsın kamyonuyla ücret karşılığı emtia taşırken meydana gelen kazada, taşıyıcının "arizi olarak bu işi yaptığı" savunmasına itibar etmemekte; TTK m. 851 atfıyla, hasardan dolayı sorumluluğun TTK m. 875 vd. çerçevesinde belirlenmesi gerektiğine hükmetmektedir.

Ayrıca, arizi taşımalarda da dava açma ve zamanaşımı sürelerinin genel borçlar hukukuna göre değil, TTK m. 889 vd. yer alan o çok kısa süreli özel zamanaşımı sürelerine tabi olduğu Yargıtay kararlarında kararlılıkla teyit edilmektedir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Kendi halinde çiftçilik yapan (A), traktörünün arkasına bağladığı römorkla, komşusu (B)'nin 10 ton buğdayını ücret karşılığı ilçedeki un fabrikasına götürmeyi kabul etmiştir. Yolda giderken römorkun devrilmesi sonucu buğdaylar nehre dökülmüş ve zayi olmuştur. (B), genel borçlar hukuku uyarınca (A)'nın tam kusurlu olduğunu belirterek zararın tamamını tazmin etmesini istemiştir. (A) ise taşıma hukukundaki sorumluluk sınırlarının (TTK m. 882) uygulanarak tazminatın sınırlandırılmasını talep etmiştir. Hukuki Analiz: (A), asıl işi nakliyecilik olmasa da "arizi olarak" taşıma işini üstlenmiştir. TTK m. 851 uyarınca, arizi taşıyıcılar hakkında da Dördüncü Kitap hükümleri uygun düştüğü ölçüde uygulanır. Hasardan doğan sorumluluk limitleri (TTK m. 882) arizi taşıyıcıya da uygulanmalıdır. Dolayısıyla (A), zararın tamamından değil, yasadaki kilogram başına SDR (Özel Çekme Hakkı) limitiyle sınırlı olarak sorumludur.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Hususi aracıyla seyahat eden (X), yolda karşılaştığı (Y)'yi ücret karşılığında gideceği şehre götürmeyi kabul etmiştir. Yolculuk sırasında meydana gelen kazada (Y) yaralanmıştır. (Y), kazadan 3 yıl sonra (X) aleyhine tazminat davası açmıştır. (X) ise taşıma hukukundaki 1 yıllık özel zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Hukuki Analiz: (X) arizi olarak yolcu taşımayı üstlenmiştir. TTK m. 851 gereği yolcu taşımaya ilişkin özel zamanaşımı kuralları (TTK m. 889) kıyasen uygulanır. Kaza ve yaralanmadan kaynaklanan tazminat taleplerinde 1 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan (X)'in zamanaşımı itirazı kabul edilmeli ve dava reddedilmelidir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Ücret Unsurunun Varlığı: TTK m. 851'in uygulanabilmesi için, arizi taşımanın mutlaka bir ücret (taşıma ücreti) karşılığında üstlenilmiş olması şarttır. Ücretsiz, hatır için yapılan taşımalar (hatır taşımaları) bu kitap kapsamında değil, genel borçlar hukuku haksız fiil veya vekaletsiz iş görme kurallarına tabidir.
  • Sorumluluk Limitlerine Dikkat: Arizi taşıyıcılar da tıpkı profesyonel lojistik şirketleri gibi zıya ve hasar durumunda kanuni sorumluluk limitlerinden (TTK m. 882) faydalanabilirler.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kendigelen, Ticari İşletme Hukuku adlı eserinde, arizi taşıyıcılara da taşıma hukukunun emredici sorumluluk rejiminin uygulanmasını (m. 851), ticari güvenliği ve yeknesaklığı sağlayan son derece isabetli bir kural olarak değerlendirir. Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku ve genel ticaret hukuku makalelerinde, uygun düştüğü ölçüde ibaresinin mahkemelerce dar yorumlanmaması gerektiğini, aksi takdirde taşıma hukukunun bütünlüğünün bozulacağını savunur. Arkan ise Ticari İşletme Hukuku çalışmasında, arizi taşımacılık yapan esnaf veya adi kişilerin bu denli ağırlaştırılmış bir özen ve sorumluluk rejimine tabi tutulmasının onları korumasız bırakabileceğini, ancak ticari tedavül güvenliğinin bunu zorunlu kıldığını ifade etmektedir.

Modern lojistik dünyasında, Uber veya BlaBlaCar gibi dijital paylaşım ekonomisi platformları üzerinden bireylerin "arizi olarak" yolcu veya eşya taşıması küresel bir fenomene dönüşmüştür. Günümüzde milyonlarca insan, profesyonel taşıma şirketi olmaksızın, dijital uygulamalar vasıtasıyla arizi taşımacılık yapmaktadır. Bu durum, TTK m. 851'in vizyonerliğini bir kez daha kanıtlamaktadır. Ancak, bu dijital platformlar üzerinden yapılan arizi taşımalardaki sorumluluk dağılımının, platform sağlayıcısının sorumluluğunun ve zorunlu sigorta mekanizmalarının TTK m. 851 çerçevesinde yeniden ele alınması ve dijital paylaşım ekonomisine uygun yasal alt kurallarla güncellenmesi ticaret hukukumuzun en öncelikli modernizasyon alanlarından biridir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin:
    • Abuzer Kendigelen, Ticari İşletme Hukuku
    • Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku (Genel Hükümler)
    • Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku
  • Yargıtay kararları: Yargıtay Bilgi İşlem Merkezi üzerinden yapılan araştırmalar ve doktrindeki yerleşik içtihat analizleri.
  • Kapsam: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 27.05.2026 tarihi itibariyle yürürlükte olan güncel metni.

Güncellik: 27.05.2026 tarihi itibariyle günceldir. Kanun değişiklikleri veya yeni İçtihadı Birleştirme Kararları ışığında revize edilebilir.