**D) Sermaye I
- En az tutar**
Madde 580 - (1) Limited şirketin esas sermayesi en az onbin Türk Lirasıdır. 83 (2) Bu maddede yazılı en az tutar, Cumhurbaşkanınca on katına kadar artırılabilir. 84 II - Ayni sermaye
**D) Sermaye I
Madde 580 - (1) Limited şirketin esas sermayesi en az onbin Türk Lirasıdır. 83 (2) Bu maddede yazılı en az tutar, Cumhurbaşkanınca on katına kadar artırılabilir. 84 II - Ayni sermaye
Akademik Değerlendirme
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 580. maddesi, limited şirketlerin kuruluşunda ve devamlılığında hayati bir öneme sahip olan "asgari esas sermaye" kurumunu düzenlemektedir [1]. Ticaret şirketleri hukukunda, özellikle sermaye şirketlerinde ortakların sorumluluğunun yalnızca taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı olması, şirket alacaklıları için en temel ve yegane yasal güvencenin şirket malvarlığı ve bunun hukuki dayanağı olan "esas sermaye" olmasını sonucunu doğurmaktadır [2].
TTK m. 580 uyarınca, limited şirketlerin esas sermayesi en az 10.000 Türk Lirası olarak belirlenmiş olup, maddenin ikinci fıkrası ile bu tutarın Cumhurbaşkanınca (mülga kanun metninde Bakanlar Kurulu) on katına kadar artırılabileceği hüküm altına alınmıştır [1]. Nitekim, 24/11/2023 tarihli ve 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile limited şirketler için öngörülen en az esas sermaye tutarı 50.000 Türk Lirasına yükseltilmiştir [1].
Bu düzenlemenin ratio legis’i (konuluş amacı), malvarlığı ile sorumluluk ilkesinin geçerli olduğu bir yapıda, piyasaya giriş bariyerini asgari düzeyde tutarak girişimciliği teşvik etmek; ancak aynı zamanda alacaklılara karşı asgari bir ciddiyet ve güvence marjı tesis etmektir [3, 4]. Kıta Avrupası hukuk sisteminde benimsenen "sabit sermaye" (katı esas sermaye) ilkesinin doğal bir yansıması olarak, şirket sözleşmesinde yazılı tutar mutlaka belirli olmalı ve kanunda belirlenen bu asgari tutarın altına inmemelidir [3, 5].
Limited şirketler, yapıları gereği sermaye şirketi öğelerini barındıran ancak şahıs şirketi unsurlarını da (özellikle ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri bağlamında) ihtiva eden karma nitelikli şirketlerdir [6, 7]. TTK m. 573 uyarınca esas sermaye, şirket sözleşmesinde açıkça taahhüt edilen ve esas sermaye paylarının toplamından oluşan sabit bir rakamdır [8]. Limited şirketler için kayıtlı sermaye sistemi öngörülmediğinden [9, 10], şirketin sermayesi her zaman "esas sermaye" niteliğini taşır ve değiştirilmesi TTK m. 589 vd. kapsamında özel sözleşme değişikliği prosedürlerine tabidir [9, 11].
Asgari sermaye tutarı olan maktu miktar (güncel olarak 50.000 TL), şirketin kurulabilmesi için hukuki bir geçerlilik şartıdır [1, 5]. Ticaret sicili müdürü, kuruluş veya sermaye azaltımı tescillerinde sermaye miktarının asgari tutarın altına düşmediğini re'sen denetlemekle mükelleftir [12]. Sermayenin şirketin devamı süresince muhafazası zorunludur [13]. Bu kural, TTK'da sermayenin azaltılması işlemlerinde de mutlak bir alt sınır teşkil eder [14, 15].
Maddenin ikinci fıkrası, enflasyon, ekonomik dalgalanmalar ve piyasa gerçeklikleri karşısında kanun değişikliğine gerek kalmaksızın esnek bir müdahale alanı yaratmaktadır [1]. Cumhurbaşkanına verilen "on katına kadar artırma" yetkisi (eski metinde Bakanlar Kurulu), idarenin düzenleyici işlemi ile şirketler hukuku zeminini makroekonomik politikalara uyarlama yetkisidir [1, 16].
Yargıtay kararlarında, limited şirketlerin asgari sermaye tutarları, özellikle "ortaklığın haklı sebeple feshi" ve "şirketten çıkma/çıkarılma" davalarında mahkemelerce göz önünde bulundurulması gereken temel bir kriter olarak ele alınmaktadır.
Yargıtay uygulamasında haklı sebeple fesih davası görülürken (TTK m. 636), hakimin şirketin asgari sermayesini (TTK m. 580) ve malvarlığının korunmasına ilişkin kuralları dikkate alarak karar vermesi gerektiği içtihat edilmiştir [26]. Eğer fesih yerine ortağa ayrılma akçesi ödenerek şirketten çıkarılması (ya da çıkması) yönünde karar verilecekse, şirketin geride kalan malvarlığının asgari sermaye tutarının altına inmemesi gereklidir. Aksi takdirde, alacaklıların tatminini tehlikeye sokacak şekilde, asgari sermaye kalkanı delinerek bir ortağa ödeme yapılması hukuka aykırı bulunur [5, 26].
Ayrıca Yargıtay, TTK Geçici Madde 15 gibi intibak maddeleri yürürlüğe girdiğinde, kanuni süre içinde sermaye artırımını gerçekleştirmeyen şirketlerin re'sen infisah ettiğini tespit eden kararlar vermektedir. İnfisah tespit edildiğinde tasfiye süreci başlar [22, 23].
Olay 1 (Asgari Sermayenin Altında Kalma ve İnfisah Tehlikesi): X Limited Şirketi, 2015 yılında o dönemin asgari sınırı olan 10.000 TL esas sermaye ile kurulmuştur. Şirket, 24/11/2023 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile asgari sermayenin 50.000 TL’ye yükseltilmesi sonrası, herhangi bir sermaye artırımı işlemi tesis etmemiş ve 2026 yılı sonuna kadar bu tutarı 10.000 TL olarak tescilde tutmuştur. Hukuki analiz: TTK Geçici Madde 15 f. 1 uyarınca, sermayeleri asgari tutarın (50.000 TL) altında kalan limited şirketlerin sermayelerini en geç 31/12/2026 tarihine kadar bu tutara yükseltmeleri emredicidir [22]. Bu tarihe kadar işlem tesis etmeyen X Limited Şirketi, kanun gereği kendiliğinden infisah etmiş (dağılmış) sayılacaktır [22]. TTK, bu artırım için yapılacak genel kurullarda toplantı nisabı aramamış olup, kararların toplantıda mevcut oyların çoğunluğu ile kolaylaştırılmış usulde alınabilmesini sağlamıştır (TTK Geçici m. 15/2) [23].
Olay 2 (Sermaye Azaltımında Asgari Tutar Sınırı): Y Limited Şirketi, 80.000 TL tutarında esas sermayeye sahiptir. Şirket, faaliyetlerinin daralması ve fon fazlası oluşması nedeniyle, esas sermayesini 60.000 TL azaltarak 20.000 TL'ye düşürmek amacıyla genel kurul kararı almıştır. Hukuki analiz: TTK m. 592 hükmü ile anonim şirketlerin sermaye azaltımına ilişkin m. 473 vd. hükümleri limited şirketlere kıyasen uygulanır [27]. TTK kuralları uyarınca, sermayenin azaltılması işlemi hiçbir surette kanunda öngörülen asgari esas sermaye tutarının (güncel olarak 50.000 TL) altına inilerek gerçekleştirilemez [20, 28]. Alınan genel kurul kararı TTK m. 580'in emredici asgari tutar hükmüne aykırı olduğundan, ticaret sicili müdürü tescil talebini reddedecektir [12]. Kararın iptali için TTK m. 622 yollamasıyla Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açılabilir [29].
Türk Ticaret Kanunu m. 580 ile getirilen maktu asgari sermaye sistemi, şirket alacaklılarını korumaya yönelik en klasik mekanizmalardan biri olmakla birlikte, doktrinde ciddi eleştirilere tabidir (Tekinalp, Poroy, Çamoğlu, Bahtiyar, Pulaşlı) [5, 13]. Enflasyonist ekonomilerde sabit bir kanuni asgari tutar (örneğin eski 10.000 TL), şirket alacaklıları için gerçek bir "teminat" işlevi görmekten ziyade, yalnızca şirket tüzel kişiliğinin doğumu için ödenen farazi bir giriş biletine dönüşmektedir [4, 5].
Cumhurbaşkanına on katına kadar artırma yetkisi verilmiş olması ve bu yetkinin 2023 yılında kullanılarak tutarın 50.000 TL’ye çıkarılması pratik bir çözüm gibi görünse de, günümüz ekonomik koşullarında 50.000 TL dahi bir ticaret şirketinin piyasadaki işlem hacmini güvence altına almaktan uzaktır. Doktrin, bu noktada statik "asgari sermaye" modelinden ziyade, şirketin faaliyet riskleri ve bilançosuna göre dinamik bir özkaynak / yabancı kaynak oranı denetimine geçilmesinin, alacaklıları koruma amacı bakımından daha işlevsel olacağını vurgulamaktadır. Ayrıca limited şirketlerde "kayıtlı sermaye" sisteminin bulunmaması [9, 10], sermayenin ihtiyaç halinde hızlıca artırılmasını güçleştirmekte ve hantal bir genel kurul sürecine mecbur bırakmaktadır [10]. Bu bağlamda limited şirketlerin küçük ölçekli anonim şirket modelinden çıkarılarak, İsviçre Borçlar Kanunundaki (OR) reformlar ışığında daha pratik kurumsal mekanizmalara kavuşturulması de de lege ferenda (olması gereken hukuk) bakımından savunulmaktadır.
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.