1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 487. maddesi, anonim ortaklıklar hukukunda pay senetlerinin içermesi gereken asgari şekli unsurları ve senetlerin güvenliğine ilişkin kriterleri düzenlemektedir. Bu hüküm, TTK’nın "Menkul Kıymetler" başlıklı Yedinci Bölümü'nde, "Pay Senetleri" alt ayrımında yer almaktadır. Pay senedi, anonim şirketlerde pay sahipliği statüsünü cismanileştiren, devir ve tedavül kolaylığı sağlayan kıymetli evrak niteliğinde bir belgedir [1, 2]. Ancak bu senetlerin kıymetli evrak vasfı kazanabilmesi ve ticari hayatta güvenle tedavül edebilmesi için belirli şekil şartlarını taşıması kanun koyucu tarafından emredici olarak öngörülmüştür.
Eski 6762 sayılı TTK m. 413 hükmünde yer alan düzenlemelerin dili güncellenerek ve birtakım yenilikler eklenerek TTK m. 487 vücuda getirilmiştir [3, 4]. Pay senetleri, anonim ortaklık payını ve buna bağlı idari ve mali hakları bünyesinde barındırır [5]. Ne var ki pay senedinin basılması, hakkın doğumu için kurucu (ihdasi) değil, açıklayıcı (izhari) niteliktedir [6]. Zira anonim şirketlerde pay sahipliği sıfatı, kural olarak şirketin veya sermaye artırımının ticaret siciline tescili anında doğar; pay senedi ise sadece bu hakkın tedavülünü ve ispatını kolaylaştıran bir kıymetli evrak aracıdır [6-8].
TTK m. 487 hükmü, anonim şirketlerin nama ve hamiline yazılı pay senetleri olmak üzere iki ana senet tipi için aranan mecburi kayıtları [9, 10], senetlerin kimler tarafından imzalanacağını ve özellikle kapalı anonim şirketlerde sahteciliği önlemek amacıyla alınması gereken fiziksel güvenlik tedbirlerini içermektedir [11, 12].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Pay Senedinin Asgari Şekli Unsurları
TTK m. 487/1 uyarınca, ister nama ister hamiline yazılı olsun, bir pay senedinde bulunması zorunlu olan ortak hususlar şunlardır: şirketin unvanı, sermaye tutarı, kuruluş tarihi, kuruluş tarihindeki sermaye tutarı, çıkarılan pay senedinin tertibi, bunun tescil tarihi, senedin türü (nama/hamiline), itibarî değeri ve senedin kaç payı içerdiği [4, 11].
Bu bilgilerin eksikliği, senedin bir "pay senedi" olarak nitelendirilmesini ve dolayısıyla kıymetli evrak vasfını tehlikeye düşürebilir. Kanun koyucu, ticari hayatta bu senetlerin dolaşımında yatırımcıların ve üçüncü kişilerin asgari düzeyde şirketin ve payın geçmişi ile mali yapısı hakkında bilgi sahibi olmasını amaçlamıştır. TTK m. 476 uyarınca pay senedinin itibarî değerinin kural olarak en az bir kuruş veya katları şeklinde belirlenmesi zorunluluğu da bu şekli unsurların bir parçası olarak değerlendirilmelidir [13, 14].
2.2. İki İmza Kuralı
TTK m. 487/1, senedin "şirket adına imza etmeye yetkili olanlardan en az ikisi tarafından imza edilmiş olması" şartını getirmektedir [4, 11]. 6762 sayılı mülga TTK döneminde, hisse senetlerinin yönetim kurulu başkanı ile yardımcısı veya üyelerden biri tarafından imzalanması mecburi iken, yeni kanun bu katı kuralı terk ederek, şirketi temsile yetkili herhangi iki kişinin (örneğin iki murahhas üye veya murahhas müdür) imzasını yeterli görmüştür. Bu esneklik, tüzel kişiliğin temsili ile pay senedi ihracı arasındaki organik bağı güçlendirmiş, pratik ticari ihtiyaçlara cevap vermiştir.
2.3. Kapalı Şirketlerde Sahtekarlığı Engelleyici Güvenlik Önlemleri
TTK m. 487/1'in son cümlesi ile hukukumuza giren "Kapalı şirketlerde baskı şeklinde imzanın delikli olması veya sahtekârlığı engelleyici diğer güvenlik önlemlerinin uygulanması gerekir" ibaresi, pay senedi güvenliği açısından bir devrim niteliğindedir [11, 12]. Halka açık anonim ortaklıkların payları Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleri gereği kaydi sistemde (MKK nezdinde) izlendiğinden fiziki bir senet basımı kural olarak söz konusu değildir [15, 16]. Buna karşılık, halka kapalı şirketlerin pay senetlerinin sıradan bir matbaada veya bilgisayar çıktısı olarak basılıp piyasaya sürülmesi engellenmek istenmiştir [12]. Sahtecilik, hologram, özel filigran, delikli imza veya soğuk damga gibi teknik tedbirler ile önlenmeye çalışılmaktadır.
2.4. Nama Yazılı Pay Senetlerine Özgü İlave Şartlar
TTK m. 487/2, nama yazılı pay senetleri için senedin niteliği gereği aranması gereken ek şartları belirtir: "sahiplerinin adı ve soyadını veya ticaret unvanını, yerleşim yerini, pay senedi bedelinin ödenmiş olan miktarını" açıklaması gerekir [17, 18]. Nama yazılı pay senetleri, hamiline yazılı olanların aksine, belirli bir kişinin ismine özgülenerek çıkarılır ve kanunen emre yazılı kıymetli evrak niteliğini haizdir (ciro ve zilyetliğin devri ile intikal ederler) [2, 19-21]. Bu senetlerdeki kayıtların pay defteri ile uyumlu olması şarttır; zira madde metninde bu senetlerin "şirketin pay defterine kaydolunacağı" açıkça ifade edilmiştir [17, 18].
3. Sistematik İlişkiler
- TTK m. 486 (Pay senedi bastırılması): TTK m. 487'deki şekil şartlarını taşıyan senetlerin ne zaman ve nasıl bastırılacağını gösterir. Hamiline yazılı paylarda pay bedelinin tamamının ödenmesinden itibaren üç ay içinde yönetim kurulu kararıyla senet basımı zorunludur [22-24]. Nama yazılı paylarda ise azlığın talebi üzerine senet basımı ve tüm nama yazılı pay sahiplerine dağıtılması gerekmektedir [11, 25-27].
- TTK m. 488 (Yıpranmış pay senetleri): TTK m. 487 uyarınca basılmış olan senetlerin tedavülü mümkün olmayacak derecede yıpranması veya ayırt edici özelliklerinin tereddütsüz anlaşılamayacak hale gelmesi durumunda, bedeli ödenmek şartıyla sahibine şirketten yeni bir senet isteme hakkı verir [16, 28, 29]. Esaslı unsurların okunamaması hali senedin iptaline konu teşkil edebilir [30].
- TTK m. 499 (Pay Defteri): TTK m. 487/2 hükmünde belirtilen nama yazılı pay senetlerinin hak sahipleri ve devir işlemleri şirket nezdinde pay defterine kaydedilir. Pay defterine kayıtlı olmayan kişinin, şirkete karşı pay sahipliğinden doğan hakları kullanması kural olarak engellenir [20, 31, 32].
- TTK m. 489 ve Sermaye Piyasası Kanunu m. 13: Hamiline yazılı pay senetlerinin devrinde salt zilyetliğin geçirilmesi yetmez; Merkezi Kayıt Kuruluşuna (MKK) bildirim yapılması şarttır [29, 33, 34]. Halka açık şirketlerde (SPK kapsamındaki şirketler) ise pay senetleri MKK nezdinde kayden izlendiğinden TTK m. 487'deki fiziki senet basımı uygulanmaz [15, 35].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay içtihatlarında, anonim şirket pay senetlerinin hukuki niteliği ve şekli şartların eksikliği halinde belgenin nitelendirilmesine ilişkin temel prensipler vurgulanmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarına göre, TTK uyarınca kıymetli evrak vasfı taşıyan nama ve hamiline yazılı pay senetleri [36, 37], TTK'da aranan asgari kanuni unsurları taşımadıklarında, poliçe veya bono gibi katı kıymetli evrak türlerinin aksine salt ispat vasıtası olarak değer görebilmektedir.
Özellikle imza eksikliği konusunda Yargıtay kararlarında, senedin şirket adına temsile yetkili kişilerce usulüne uygun şekilde imzalanmamış olmasının (örneğin sadece tek kişinin imzasının bulunması), belgeye kıymetli evrak statüsü kazandırmadığına; ancak bu durumun anonim ortaklıktaki pay sahipliği sıfatını (kök hakkı) ortadan kaldırmadığına hükmedilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK) kararlarında da ifade edildiği üzere, pay senedinin zayi olması nedeniyle açılacak iptal davalarında (TTK m. 651, 657, 661 vd.), mahkemenin iptal karanına konu edeceği belgenin hukuken "pay senedi" veya "ilmühaber" vasfını taşıması gereklidir [36-38]. Aksi halde sadece ortaklık beyanı içeren basit bir evrakın zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali davasına konu edilmesi usulen mümkün görülmemektedir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1:
Ateş İnşaat Sanayi A.Ş., kapalı bir anonim şirkettir. Şirketin sermayesi artırılmış ve bu doğrultuda yeni nama yazılı pay senetleri çıkarılmasına yönetim kurulu tarafından karar verilmiştir. Matbaada bastırılan senetlerde; şirketin unvanı, sermayesi ve devralanın adı-soyadı yer almış ancak senedin üzerinde sadece yönetim kurulu başkanının tek bir ıslak imzası bulunmuştur. Ayrıca senette herhangi bir delikli imza veya filigran gibi güvenlik önlemi de uygulanmamıştır. İlgili pay senedini devralan B, bu belgeyi şirkete ibraz ederek pay defterine kaydedilmeyi talep etmiş, şirket ise belgenin TTK m. 487'ye uygun olmadığını belirterek kaydı reddetmiştir.
Hukuki analiz: TTK m. 487/1 uyarınca pay senedinin şirket adına imza etmeye yetkili en az "iki kişi" tarafından imzalanması ve kapalı anonim şirket olduğu için sahtekarlığı önleyici güvenlik tedbirlerinin alınması emredicidir [4, 11, 12]. Hükmün emredici şekil şartlarının ihlal edilmesi nedeniyle ortada hukuken geçerli bir kıymetli evrak (pay senedi) bulunmamaktadır. Dolayısıyla şirketin pay defterine kayıt talebini reddetmesi TTK'nın şekil şartları bağlamında hukuka uygundur; zira geçersiz bir senet ciro ve teslim edilerek (TTK m. 490/2) kıymetli evrak hukukuna göre pay mülkiyetinin geçişini sağlayamaz [21].
Olay 2:
Kaya Lojistik A.Ş., hamiline yazılı pay senetlerini çıkarmış, senetler gerekli tüm güvenlik önlemlerine sahip ve iki yetkili tarafından imzalanmıştır. Ancak senetler üzerinde, senedin itibarî değeri ile şirketin kuruluş tarihi ve tescil tarihi eksik bırakılmıştır.
Hukuki analiz: TTK m. 487/1 hükmü kümülatif olarak senetlerin; şirketin unvanı, sermaye tutarı, kuruluş tarihi, tescil tarihi, itibarî değeri ve kaç payı içerdiğini belirtmesini şart koşmuştur [4, 11]. Kıymetli evrakın şekli katılığı ilkesi gereği, kanunen aranan zorunlu unsurları barındırmayan bu belgeler TTK kapsamında hamiline yazılı kıymetli evrak gücünden yoksundur. Bu senetlerin zilyetliğinin devredilmesi durumunda, kıymetli evrakın kamu güvenini koruyucu işlevlerinden tam anlamıyla yararlanılamaz ve olası zayi hallerinde TTK m. 661 vd. uyarınca kıymetli evrakın iptali davası açılması talepleri, belgenin noksan vasfı sebebiyle mahkemece reddedilebilir [39-41].
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat yükü: Pay sahipliği sıfatının iddia edildiği durumlarda, TTK m. 487 şartlarına haiz, usulüne uygun olarak bastırılmış ve (nama yazılı ise) ciro edilip zilyetliği devredilmiş bir pay senedinin ibrazı ispat aracıdır. Ancak senedin şekil eksiklikleri bulunması durumunda ispat külfeti, pay defteri kayıtları (TTK m. 499) ve genel kurul hazırun cetvelleri gibi diğer yazılı delillere kayacaktır [31, 32].
- Zamanaşımı / Süreler: Yönetim kurulu, pay bedellerinin tamamı ödendikten sonra üç ay içinde hamiline yazılı pay senetlerini bastırıp dağıtmakla mükelleftir (TTK m. 486/2) [22, 23]. Senedin şekil şartlarına uygun basılmaması veya geç basılması durumunda, pay sahibinin yönetim kurulunun hukuki sorumluluğuna (TTK m. 553) başvurması genel hükümler uyarınca iki ve beş yıllık zamanaşımı sürelerine (TTK m. 560) tabidir.
- Görevli/yetkili mahkeme: Pay senetlerinin TTK m. 487'ye uygun bastırılmamış olması nedeniyle pay defterine kaydın silinmesi, yeni senet ihracı veya senedin tespiti gibi ihtilaflarda Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.
- Yaygın uygulama hataları: Kapalı A.Ş.'lerin kırtasiye veya matbaalardan standart A4 kâğıtlara senet bastırması, filigran, yaldız, delikli baskı veya hologram gibi hiçbir anti-kopyalama (sahtecilik engelleyici) güvenlik tedbiri almaması ticari hayatta sıkça karşılaşılan bir hatadır [12]. Ayrıca temsil ilzama yetkili yöneticilerin değişikliklerinin takip edilmemesi ve yetkisi olmayan ya da tek imzası yeterli olmayan kişilerin senetleri imzalaması ciddi hukuki sakatlıklara yol açmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk Ticaret Hukuku doktrininde (örneğin Prof. Dr. Ünal Tekinalp, Prof. Dr. Reha Poroy, Prof. Dr. Mehmet Bahtiyar), TTK m. 487 kapsamında öngörülen güvenlik önlemleri ve iki imza kuralı çağdaş şirketler hukuku reformlarının bir yansıması olarak övgüyle karşılansa da belirli yönlerden eleştirilmiştir [6, 42, 43].
Öncelikle, "baskı şeklinde imzanın delikli olması veya sahtekârlığı engelleyici diğer güvenlik önlemleri" şartı kapalı anonim şirketler için oldukça soyut ve muğlak bırakılmıştır [12]. Kanunda asgari bir teknik standardın (örneğin Darphane basımı veya SPK teknik normları gibi) getirilmemesi, yargılamalarda bir senedin sahtekarlığı engelleyici yeterli önleme sahip olup olmadığının tayininde bilirkişilerin subjektif değerlendirmelerine yol açmaktadır.
Bunun yanı sıra doktrin, pay senetlerinin kıymetli evrak niteliğinin "açıklayıcı" olmasından hareketle [6, 7], pay sahibinin ortaklık hakkının tescil ile doğduğu bir sistemde, kıymetli evrakın şekli unsurlarındaki (m. 487) eksikliğin pay sahipliği statüsüne etkisinin katı bir kıymetli evrak rejimi ile cezalandırılmasının mülkiyet hakkını zedeleyebileceğini tartışmaktadır. ETTK m. 413'te olduğu gibi TTK m. 487'nin de lafzı katı olmakla birlikte, bilhassa Halka Açık Anonim Ortaklıklarda uygulanan "kaydi sistem"in (SerPK m. 13) yarattığı teknolojik güvencelerin, yakın gelecekte kapalı anonim şirketlerde de zorunlu (elektronik) pay defterleri veya merkezi kayıtlar ile ikame edilmesi gerektiği savunulmaktadır [15, 35, 42]. Nitekim hamiline yazılı paylarda Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirim şartının (TTK m. 489) getirilmesi [29, 33, 34], fiziksel senet basımının (m. 487) taşıdığı ispat ve güvenlik zafiyetlerinin dijital sistemlerle aşılmaya çalışıldığını gösteren önemli bir yasa koyucu tercihidir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.