Türk Ticaret Kanunu (TTK)

TTK Madde 419

Şirketler Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

**III

  • Toplantı başkanlığı ve iç yönerge**

Madde 419 - (1) Esas sözleşmede aksine herhangi bir düzenleme yoksa, toplantı yı, genel kurul tarafından seçilen, pay sahibi sıfatını taşıması şart olmayan bir başkan yönetir. Başkan tutanak yazmanı ile gerek görürse oy toplama memurunu belirleyerek başkanlığı oluşturur. Gereğinde başkan yardımcısı da seçilebilir. 61 27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı 29 uncu maddesiyle, birinci fıkrada yer alan “Sermaye Piyasası Kanununun 10/A” ibaresi “hamiline yazılı pay sahipleri ile Sermaye Piyasa sı Kanununun 13 üncü” şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasında yer alan “, hamiline yazılı pay senedi sahipleri bakımından da giriş kartı alanları” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. (2) Anonim şirket yönetim kurulu, genel kurulun çalışma esas ve usullerine ilişkin kuralları içeren, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından, asgari unsurları belirlenecek olan bir iç yönerge hazırlar ve genel kurulun onayından sonra yürürlüğe koyar. Bu iç yönerge tescil ve ilan edilir.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 419. maddesi, anonim şirketler hukukunda genel kurul toplantılarının idaresini ve bu idarenin tabi olduğu kurumsal çerçeveyi düzenleyen temel normdur. Madde, TTK’nın "Anonim Şirketler" başlıklı Dördüncü Kısmının, "Genel Kurul" başlıklı Dördüncü Bölümünde, "Toplantının yapılması" alt başlığı (III - Toplantı başkanlığı ve iç yönerge) altında yer almaktadır [1, 2].

Hüküm, iki fıkradan oluşmakta olup, ilk fıkra genel kurul toplantı başkanlığının teşekkülü ve divanın oluşumuna odaklanırken; ikinci fıkra, şirket işleyişine hukuki bir belirlilik ve kurumsallık kazandıran "İç Yönerge" müessesesini ihdas etmiştir [1, 2]. Eski 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu (eTK) döneminde, genel kurul toplantılarını yönetecek başkanın seçimine ilişkin uygulamada yeknesaklık bulunmamakta ve başkanın pay sahibi olup olmaması gerektiği hususunda tartışmalar yaşanmaktaydı [3]. Yeni TTK m. 419, “pay sahibi sıfatını taşıması şart olmayan bir başkan” ibaresine açıkça yer vererek, toplantıların dışarıdan atanacak profesyonel kişiler, hukukçular veya konunun uzmanları tarafından tarafsızca ve objektif bir biçimde idare edilebilmesine olanak tanımıştır [3].

Genel kurulun, anonim ortaklığın iradesini açıklayan bir karar organı olduğu ve burada alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına uygun olmasının gerektiği dikkate alındığında [4], bu iradenin sağlıklı bir biçimde oluşabilmesi doğrudan doğruya toplantıyı yöneten başkanın yetkinliğine ve bağımsızlığına bağlanmıştır [5, 6]. Bu çerçevede TTK m. 419, toplantının hukuka uygun, tarafsız ve düzen içerisinde yürütülmesini sağlamak amacıyla ihdas edilmiş emredici sınırları haiz, tamamlayıcı bir şirketler hukuku normudur.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Toplantı Başkanı ve Başkanlık Divanının Teşkili

TTK m. 419/1 uyarınca toplantı başkanı, öncelikle esas sözleşmede bu yönde bir düzenleme (örneğin "Yönetim kurulu başkanı, genel kurula başkanlık eder" gibi) bulunup bulunmadığına göre belirlenir [7]. Esas sözleşmede bu yönde bir hüküm yoksa, toplantı başkanı genel kurul tarafından seçilir [1]. Seçilecek başkanın pay sahibi olması zorunluluğu kaldırılmış olup, bu husus, genel kurulun ehil kişilerce idare edilmesi yönünde kanun koyucunun kurumsal yönetim ilkelerine yaklaşımını yansıtmaktadır [3]. Başkan, toplantının sağlıklı yürütülebilmesi için tutanak yazmanını ve lüzum görmesi halinde oy toplama memurunu belirleyerek "Başkanlık Divanı"nı oluşturur [1].

2.2. Esas Sözleşme ile Atanmış Başkanın Yokluğu veya İmtinası

Esas sözleşmede toplantıyı yönetecek kişinin makam veya isim olarak belirlenmiş olması durumunda dahi, ilgili kişinin toplantıda hazır bulunmaması veya bu görevi ifa etmekten imtina etmesi hallerinde tıkanıklığın aşılması gerekmektedir [8]. Doktrinde Reha Poroy, Ünal Tekinalp ve Ersin Çamoğlu gibi yazarlar tarafından da ifade edildiği üzere, böylesi bir durumda esas sözleşme hükmü uygulanamaz hale geleceğinden, yetki asli organ olan genel kurula döner ve genel kurul kendi başkanını seçer [8].

2.3. Genel Kurul İç Yönergesi

TTK m. 419/2, anonim şirket yönetim kuruluna, genel kurulun çalışma esas ve usullerine ilişkin kuralları içeren bir "İç Yönerge" hazırlama mükellefiyeti getirmiştir [2]. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından asgari unsurları belirlenen bu yönerge, genel kurulun onayına sunulur ve kabul edildikten sonra tescil ve ilan edilir [2]. İç yönergenin amacı, toplantının açılmasından kapanmasına kadar geçen süreçteki tüm usul işlemlerini (söz alma sıraları, oylama usulleri, toplantı güvenliğinin sağlanması vb.) önceden belirleyerek, toplantı başkanının keyfi uygulamalarını ve muhtemel iptal davalarını asgariye indirmektir [9].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 422 (Tutanak): Genel kurulda alınan kararların hukuki geçerliliği ve ispatı için tutanağın düzenlenmesi ve bu tutanağın toplantı başkanlığı (başkan ve tutanak yazmanı) ile Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanması zorunludur [10]. Aksi halde tutanak ve dolayısıyla alınan kararlar geçersiz sayılır [10].
  • TTK m. 407 (Görüş Bildirme ve Bakanlık Temsilcisi): Toplantı başkanı, TTK m. 407/2 uyarınca hazır bulunan yönetim kurulu üyelerine, denetçilere söz hakkı vermekle yükümlüdür [11]. Ayrıca Bakanlık temsilcisinin toplantıdaki varlığı ile başkanlık divanının ortak mesaisi, işlemlerin kanuniliğinin güvencesidir [10, 11].
  • TTK m. 415 (Hazır Bulunanlar Listesi): Başkanlık divanı, toplantı nisabının mevcut olup olmadığını yönetim kurulu tarafından hazırlanan hazır bulunanlar listesi üzerinden tespit eder [12].
  • TTK m. 445 (Kararların İptali): Toplantı başkanının kanuna, esas sözleşmeye veya iç yönergeye aykırı tutumları (örneğin muhalif pay sahibine kasıtlı olarak söz hakkı vermemesi veya oyları yanlış sayması), kararın alınmasında etkili olmuşsa, alınan genel kurul kararının TTK m. 445 ve m. 446/1-b çerçevesinde iptali sonucunu doğurabilir [6].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, toplantı başkanının usule ve toplantı düzenine ilişkin anlık idari kararları (örneğin söz alma sürelerinin kısıtlanması, mikrofonun kapatılması veya gündem dışı konuşmaların engellenmesi) doğrudan bir "genel kurul kararı" niteliği taşımaz [13]. Bu nedenle, başkanın bu nevi usulü kararlarına karşı bağımsız bir iptal davası (TTK m. 445) açılamaz [13].

Ancak, Yargıtay, toplantı başkanının hukuka aykırı eylem veya kararlarının (örneğin geçerli bir vekaletnameyi haksız yere reddederek bir pay sahibinin oy kullanmasını engellemesi) genel kurul kararının alınmasına tesir ettiği durumlarda (etki kuralı), bu usulsüzlüklerin genel kurul kararının iptali davasında temel gerekçe yapılabileceğini kabul etmektedir [14-16]. Toplantı yetersayılarının (TTK m. 418) sağlanıp sağlanmadığı konusundaki tespit de toplantı başkanlığının sorumluluğundadır; yetersayı oluşmadan açılan veya yönetilen genel kurulda alınan kararlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihatları doğrultusunda "yokluk" ile malul kabul edilmektedir [17-19].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (X) Anonim Şirketi’nin esas sözleşmesinde, "Genel kurul toplantılarına yönetim kurulu başkanı, onun bulunmadığı hallerde başkan vekili başkanlık eder" hükmü yer almaktadır. Yıllık olağan genel kurul toplantısı günü, hem yönetim kurulu başkanı hem de başkan vekili ağır bir trafik kazası geçirerek toplantıya katılamamıştır. Toplantıda hazır bulunan pay sahipleri, dışarıdan bağımsız denetçi olarak görev yapan ve şirket pay sahibi olmayan Mali Müşavir (A)'yı toplantı başkanı olarak seçmiş ve toplantı icra edilmiştir. Toplantıda alınan kararlara muhalif olan pay sahibi (B), "esas sözleşmeye aykırı olarak pay sahibi olmayan yabancı birinin toplantıyı yönettiğini" ileri sürerek iptal davası açmıştır. Hukuki analiz: TTK m. 419/1 hükmü uyarınca genel kurul toplantı başkanının pay sahibi olması şart değildir [1, 3]. Her ne kadar esas sözleşmede toplantıyı yönetecek makam belirlenmiş olsa da, ilgili kişilerin objektif imkânsızlık nedeniyle hazır bulunmaması halinde yetki genel kurula döner [8]. Genel kurulun, TTK m. 419/1 çerçevesinde pay sahibi olmayan bir üçüncü kişiyi (A) başkan seçmesi hukuka uygun olup, pay sahibi (B)'nin açtığı iptal davası reddedilmelidir.

Olay 2 (kurmaca senaryo): (Y) Anonim Şirketi'nin olağanüstü genel kurulunda, toplantı başkanı (C), gündemin müzakeresi sırasında tartışmaların uzaması üzerine, iç yönergede herhangi bir süre kısıtlaması öngörülmemiş olmasına rağmen "her pay sahibine yalnızca birer dakika söz hakkı veriyorum" şeklinde bir ara karar almıştır. Azınlık pay sahibi (D) bu duruma itiraz etmiş, itirazı tutanağa geçirilmiş ancak karar oylanarak geçmiştir. (D), toplantı başkanının söz kısıtlama kararının iptali için doğrudan dava açmıştır. Hukuki analiz: Toplantı başkanının konuşma ve oylama sırasına, söz hakkı süresine ilişkin olarak toplantı düzenini sağlamak amacıyla aldığı kararlar maddi hukuk anlamında bir "genel kurul kararı" değildir [13]. Doğrudan TTK m. 445 kapsamında iptal edilemez [13]. Mahkeme, davanın konusunun bir genel kurul kararı olmaması sebebiyle davayı reddetmelidir. Ancak (D), söz hakkının bu derece kısıtlanmasının "bilgi alma ve inceleme hakkını" ihlal ettiğini ve bu durumun alınan nihai kararın oylamasına (etki kuralı) tesir ettiğini ispatlayarak ilgili gündem maddesinde alınan ana kararın iptalini isteyebilir [16, 20].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Toplantı başkanlığı tarafından imzalanan genel kurul toplantı tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmî evrak niteliğindedir. Tutanakta yer alan oylama sonuçları veya şerhlerin aksini iddia eden taraf, bu iddiasını ispatla mükelleftir.
  • Zamanaşımı / Süreler: TTK m. 419/2 uyarınca hazırlanan İç Yönerge, genel kurul onayından sonra gecikmeksizin ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmelidir [2]. Toplantı başkanının eylemlerinden kaynaklanan hukuka aykırılıklar nedeniyle genel kurul kararlarının iptali talep edilecekse, dava TTK m. 445 uyarınca karar tarihinden itibaren 3 ay içinde açılmalıdır [21, 22].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Genel kurul kararlarının iptali, butlanı veya yokluğunun tespiti davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi, kesin yetkili mahkeme ise şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir [22, 23].
  • Yaygın uygulama hataları: Toplantı tutanağının başkanlık divanı (başkan ve yazman) veya zorunlu hallerde Bakanlık Temsilcisi tarafından imzalanmaması (tutanağı TTK m. 422 bağlamında geçersiz kılar) [10]. Ayrıca, başkanın genel kuruldan onay almaksızın ya da kanuni istisnalar (TTK m. 413/3) dışında gündeme madde eklemesi sıkça rastlanan ve alınan kararları butlan veya iptal riskiyle karşı karşıya bırakan hatalardandır.

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Ticaret Kanunu m. 419 hükmü, genel kurul toplantılarının profesyonelleşmesi ve hukuki öngörülebilirliğin artması adına son derece isabetli düzenlemeler ihtiva etmektedir. Eski kanun döneminde, toplantı başkanının pay sahibi olmasının zorunlu olup olmadığına dair doktrin tartışmaları [3], m. 419/1 lafzıyla kesin bir çözüme kavuşturulmuştur. Bu durum, özellikle çok uluslu şirketlerde veya karmaşık hissedar yapılarına sahip ortaklıklarda, tarafsızlığı şüphe götürmez profesyonel yöneticilerin veya hukukçuların divan başkanlığı yapmasına imkân vermektedir.

İç yönerge mecburiyetinin getirilmesi (m. 419/2) kurumsal yönetim ilkeleri açısından devrim niteliğindedir [2]. Ancak uygulamanın eleştiriye açık yönü, şirketlerin büyük bir çoğunluğunun Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan asgari örnek şablonu hiçbir şirkete özgü (sui generis) uyarlama yapmaksızın mekanik biçimde kabul etmeleridir. Bu "kopyala-yapıştır" usulü, iç yönergenin "şirketin kendi ihtiyaçlarına göre toplantı usullerini belirleme" fonksiyonunu (ratio legis) işlevsiz kılmakta, normu sadece şekli bir yükümlülük haline getirmektedir. Doktrinde (örneğin Prof. Dr. Hasan Pulaşlı, Prof. Dr. Ersin Çamoğlu) sıklıkla vurgulandığı üzere, iç yönergenin anonim şirketin somut ortaklık yapısına, azınlık haklarına ve sermaye büyüklüğüne göre hukuki bir terzi işçiliği ile kaleme alınması, TTK m. 419'un ruhuna daha uygun düşecektir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.