Türk Ticaret Kanunu (TTK)

TTK Madde 135

Şirketler Hukuku Maddelerine Dön

Resmi Metin

2. Kavramlar


Madde 135 - (1) 134 ilâ 194 üncü maddelerin uygulanmasında; “şirket”, ticaret şirketlerini; “ortak”, anonim şirketlerin pay sahiplerini, limited şirketler ile şahıs şirketlerinin ve kooperatiflerin ortaklarını; “ortaklık payı”, ş ahıs şirketlerindeki ortaklık payını, anonim şirketteki payı, limited şirketteki esas sermaye payını, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketteki ortaklık payını; “genel kurul”, anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerle kooperat iflerdeki genel kurulu, şahıs şirketlerindeki ortaklar kurulunu ve gereğinde ortakların tümünü; “yönetim organı”, anonim şirketler ve kooperatiflerde yönetim kurulunu, limited şirketlerde müdürü veya müdürleri, şahıs şirketleriyle sermayesi paylara bölünmü ş komandit şirketlerde yöneticiyi; “şirket sözleşmesi”, anonim şirketlerde esas sözleşmeyi, şahıs şirketleriyle limited şirketlerde şirket sözleşmesini ve kooperatifte ana sözleşmeyi ifade eder. (2) Küçük ve orta ölçekli şirketler belirlenirken, şahıs şir ketleri için 1522, sermaye şirketleri hakkında ise 1523 üncü maddelerde öngörülen ölçütler uygulanır.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) "Ticaret Şirketleri" başlıklı İkinci Kitabının "Ticaret Şirketlerine Uygulanacak Genel Hükümler" kısmında yer alan yapısal değişikliklere (birleşme, bölünme ve tür değiştirme) ilişkin düzenlemeler, İsviçre Birleşmeler Kanunu (Fusionsgesetz - FusG) ve mülga 78/855/AET sayılı Şirketler Hukuku Üçüncü Konsey Yönergesi temel alınarak hazırlanmıştır [1-3]. TTK m. 134 ilâ 194 arasında düzenlenen yapısal değişiklikler, ticaret şirketlerinin tasfiye edilmeksizin, külli halefiyet ve ortaklık haklarının devamlılığı ilkeleri çerçevesinde yeniden yapılandırılmalarına olanak tanımaktadır [4-7].

TTK m. 135 hükmü, yapısal değişiklik işlemlerini düzenleyen m. 134-194 hükümlerinin yeknesak ve bütüncül bir biçimde uygulanabilmesi amacıyla ihdas edilmiş bir "kavramlar ve tanımlar" maddesidir [8]. Farklı ticaret şirketi türlerinin (anonim, limited, kollektif, komandit, kooperatif) organları, üyelik hakları ve kuruluş belgeleri farklı terminolojilere tabi olduğundan, kanun koyucu yapısal değişiklik hükümlerinde tekrara düşmemek ve normatif ekonomiyi sağlamak adına şemsiye kavramlar (üst terimler) belirlemiştir. Bu sistematik tercih, TTK'nın yapısal değişikliklere ilişkin kurallarının (üst norm niteliği) tüm ticaret şirketleri için kıyasen veya doğrudan uygulanmasında ortaya çıkabilecek yorumsal tereddütleri baştan bertaraf etmeyi amaçlamaktadır [9]. Ayrıca maddenin ikinci fıkrası, yapısal değişikliklerde sağlanan muafiyet ve kolaylıkların sınırını çizen "küçük ve orta ölçekli şirket" (KOBİ) kavramının tespit usulünü ilgili maddelere (TTK m. 1522 ve 1523) atıf yaparak netleştirmiştir [10].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. "Şirket" ve "Ortak" Kavramları

TTK m. 135/1 uyarınca, "şirket" ibaresi bütünüyle ticaret şirketlerini ifade etmektedir [8]. TTK m. 124/1'de ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketler olarak sınırlandırılmıştır [11]. "Ortak" kavramı ise, anonim şirketler bakımından "pay sahiplerini", limited, şahıs şirketleri ve kooperatifler bakımından ise dar anlamdaki "ortakları" kapsayacak şekilde geniş bir üst kavram olarak tanımlanmıştır [8, 12]. Bu bütünleştirme, yapısal değişiklikler sırasında ortaklık haklarının korunması ilkesinin (örn. TTK m. 140, m. 161, m. 183) tüm tüzel kişilik formlarında eksiksiz uygulanabilmesi için elzemdir.

2.2. "Ortaklık Payı"

"Ortaklık payı" terimi; şahıs şirketlerindeki ortaklık payını, anonim şirketteki payı, limited şirketteki esas sermaye payını ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketteki ortaklık payını kapsar [8, 12]. Doktrinde belirtildiği üzere, mehaz İsviçre Birleşmeler Kanunu'nda (İsBirK m. 2/f) bu kapsama karşılık gelen terim yalnızca sermaye şirketlerindeki payları ifade edecek şekilde kurgulanmışken, Türk kanun koyucusu şahıs şirketlerindeki payları da açıkça bu tanımın içine dâhil etmiştir [13]. Bu tercih, denkleştirme davası (TTK m. 191) ve ayrılma akçesi (TTK m. 141) gibi koruyucu kurumlarda aktif husumet ehliyetinin şahıs şirketi ortaklarını da güvence altına almasını kesinleştirmiştir [13].

2.3. "Genel Kurul"

Madde kapsamında "genel kurul", anonim, limited, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile kooperatiflerde genel kurulu ifade ederken; şahıs şirketlerinde "ortaklar kurulunu" veya gereğinde "ortakların tümünü" ifade eder [8, 10, 14]. Yapısal değişiklik sözleşmelerinin ve planlarının onay mercii olan bu organ [15], birleşme veya tür değiştirme kararının geçerliliği için kurucu unsur teşkil etmektedir (TTK m. 151).

2.4. "Yönetim Organı"

Yönetim organı, şirket türüne göre icrai karar alma ve temsil organıdır. Anonim şirketler ve kooperatiflerde "yönetim kurulu"; limited şirketlerde "müdür veya müdürler"; şahıs şirketleri ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde ise "yönetici" bu sıfatı taşır [10, 12]. TTK sistematiğinde birleşme sözleşmesini, bölünme planını veya tür değiştirme raporunu hazırlamak, bu organın devredilemez yetkisi (ve yükümlülüğü) niteliğindedir [16].

2.5. "Şirket Sözleşmesi"

Bu kavram, anonim şirketlerde "esas sözleşmeyi", şahıs ve limited şirketlerde "şirket sözleşmesini", kooperatiflerde ise "ana sözleşmeyi" kapsar [10, 12]. Yapısal değişiklikler neticesinde devralan veya yeni kurulan şirketin ana metni, bu üst terim altında değerlendirilir ve işlemlerin ticaret siciline tescilinde bu metnin tadili veya yeniden teşkili söz konusu olur.

2.6. Küçük ve Orta Ölçekli Şirketler (KOBİ)

Maddenin ikinci fıkrası, KOBİ'lerin yapısal değişikliklerinde uygulanacak muafiyetlerin zeminini hazırlamaktadır. Şahıs şirketleri için TTK m. 1522, sermaye şirketleri için TTK m. 1523 hükümlerindeki ölçütler dikkate alınır [10, 12, 17]. Bu ölçütler Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmeliklerle belirlenir [18, 19]. Bu şirketler, tüm ortakların onaylaması şartıyla birleşme raporu hazırlamaktan, bölünme raporu düzenlemekten ve inceleme hakkına ilişkin yükümlülüklerden feragat edebilirler [20-22].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 151 (Birleşme Kararı) ve m. 135: Birleşme kararlarının onayı aşamasında TTK m. 151'de zikredilen "genel kurul" ibaresi, m. 135/1 uyarınca şahıs şirketlerinde "tüm ortaklar veya ortaklar kurulu" şeklinde anlaşılmalıdır [8, 23].
  • TTK m. 147 (Birleşme Raporu) ve m. 135/2: TTK m. 147/4 hükmü, küçük ve orta ölçekli şirketlerin tüm ortakların onaylaması hâlinde birleşme raporu düzenlenmesinden vazgeçebileceğini belirtir. Bu istisnanın uygulama alanı doğrudan m. 135/2 atfıyla belirlenmektedir [20].
  • TTK m. 191 (Denkleştirme Davası): TTK m. 135/1'deki "ortak" ve "ortaklık payı" tanımları, m. 191 kapsamında dava açabilecek aktif husumet ehliyetine sahip kişileri tayin eder [13]. İsviçre hukukundaki dar yorumdan farklı olarak şahıs şirketi ortakları da bu tanıma açıkça girer [13].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, yapısal değişiklik işlemlerine dair iptal ve denkleştirme davalarında (TTK m. 191, m. 192), davanın tarafları tayin edilirken TTK m. 135'te yer alan tanımlar katı surette uygulanmaktadır. Örneğin, anonim şirketin taraf olduğu bir birleşmenin iptali talepli davalarda, davacı sıfatının "ortak" kavramı içerisinde yer alıp almadığı (pay sahibi olup olmadığı) titizlikle incelenmektedir. Keza şahıs şirketlerinin yapısal değişikliğe uğraması neticesinde alınan ortaklar kurulu kararlarının, TTK m. 135/1 delaletiyle tıpkı "genel kurul kararları" gibi değerlendirileceği ve usul hükümlerinin (davet, nisap, itiraz şerhi) bu çerçevede yorumlanacağı Yüksek Mahkeme kararlarında hüküm altına alınmaktadır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Bir kollektif şirket (A) ile bir limited şirketin (B) birleşme kararı almaları sürecinde, kollektif şirketin idaresinden sorumlu (yönetici) ortak (X), birleşme sözleşmesini tek başına hazırlamış ve limited şirket müdürü (Y) ile birlikte imzalayarak onay için her iki şirketin yetkili organlarına sunmuştur. Kollektif şirket ortağı (Z), birleşme sözleşmesinin "yönetim kurulu" veya denk bir icrai kurul tarafından alınmış bir kararla oluşturulmadığını, dolayısıyla yok hükmünde olduğunu iddia ederek mahkemeye başvurmuştur. Hukuki analiz: TTK m. 135/1 uyarınca yapısal değişikliklerde belge tanzim ve prosedür işlemlerini yürüten "yönetim organı" kavramı, şahıs şirketlerinde "yöneticiyi", limited şirketlerde "müdürü veya müdürleri" ifade eder [10, 12]. Bu çerçevede (X) ve (Y) kişileri, TTK m. 135 kapsamında tanımlanan "yönetim organı" sıfatını yasal olarak haizdirler ve hazırlayıp imzaladıkları birleşme sözleşmesi kurucu bir eksiklik taşımaz [16]. Ortak (Z)'nin talebi reddedilmelidir.

Olay 2: Tamamı C Limited Şirketine ait olan yavru konumundaki D Limited Şirketi, ana şirkete devrolunarak birleşme kararı almıştır. Şirketler Gümrük ve Ticaret Bakanlığı kriterlerine göre küçük ölçekli (KOBİ) statüsündedir. Ortakların tamamının yazılı onayı ile TTK m. 147'de öngörülen birleşme raporunun hazırlanmasından ve m. 149'da düzenlenen inceleme hakkı prosedüründen feragat edilmiştir. C Limited Şirketinin bir alacaklısı, şirketlerin birleşme raporu yayımlamadığını ve inceleme hakkı sunmadığını öne sürerek, birleşme kararının mutlak surette emredici usullere aykırı olduğu gerekçesiyle işlemin iptalini talep etmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 135/2'de yapılan atıf neticesinde belirlenen küçük ve orta ölçekli şirketler, TTK m. 147/4 ve m. 149/5 uyarınca "tüm ortakların onaylaması hâlinde" birleşme raporu düzenlemekten ve inceleme hakkını sağlamaktan hukuken vazgeçebilirler [20, 21]. D Limited Şirketi ve C Limited Şirketinin ilgili yasal şartları (tam mutabakat ve KOBİ niteliği) sağladığı sabit olduğundan, usule aykırılık iddiası hukuki dayanaktan yoksundur.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Şirketlerin yapısal değişikliğe ilişkin kolaylaştırılmış usullerden (rapor veya inceleme yükümlülüğünün bertarafı) faydalanabilmesi için "küçük ve orta ölçekli şirket" (TTK m. 135/2) statüsüne haiz olduklarının tespit ve ispatı, bu muafiyetten yararlanmak isteyen şirketlerin yönetim organları üzerindedir.
  • Zamanaşımı / Süreler: TTK m. 135 tanımlarının ışığında şekillenen genel kurul/ortaklar kurulu kararlarının iptaline ilişkin (TTK m. 192) davalar, kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren "iki ay" içinde açılmalıdır [24, 25].
  • Görevli/yetkili mahkeme: TTK m. 135 kapsamında tanımlanan kavramlara dair yapısal değişiklik (denkleştirme, iptal) davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, yetkili mahkeme ilgili işlemlere katılan şirketlerden birinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir [26, 27].
  • Yaygın uygulama hataları: Şahıs şirketi ve sermaye şirketi arasındaki tür değişiklikleri veya birleşmelerde (örn. Kollektiften A.Ş.'ye), ortaklık payı ve unvan gibi unsurlara ilişkin belgelerin tanziminde ilgili ortaklık biçiminin organ terimleri yerine (örneğin müdür yerine yönetim kurulu başkanı ibaresinin kullanılması) hatalı terminoloji kullanılarak ticaret sicili müdürlüklerince tescil reddine sebebiyet verilmesidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrin nezdinde TTK m. 135'in sağladığı terminolojik bütünlük genelde olumlu karşılansa da belirli yapısal eleştiriler de mevcuttur. Madde hükmünde, Mehaz İsviçre Birleşmeler Kanunu'ndaki (İsBirK m. 2) "katılım hakkı sahipleri" ifadesinin karşılığının tam olarak Türk hukukuna aktarılamaması, özellikle oydan yoksun paylar ve intifa senedi sahiplerinin hak korumalarında dogmatik bir boşluk hissi uyandırmıştır [28]. Nitekim mehaz kanunda "katılım hakkı sahipleri" kavramı altında yalnızca pay sahipleri değil, intifa hakkı sahipleri de yer alırken, TTK m. 135 "ortaklık payı" kavramını daha çok "ortak" sıfatını kazandıran sermaye paylarına özgülemiştir [13]. Bu durum, TTK m. 140 gibi kurucu menfaatleri ve intifa senetlerini düzenleyen hükümler ile TTK m. 135'teki tanımlar arasında sistemsel ve yorum gerektiren bir boşluk oluşturmakta, denkleştirme davasında bu kişilerin aktif taraf ehliyetinin zorlanarak kıyas veya amaca uygun yorum metotlarıyla (TTK m. 191 vd.) sağlanmasına neden olmaktadır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.