Resmi Metin

3. Varantın cirosu


Madde 840 - (1) Varantın ilk cirosu, hangi borcun teminat altına alınması için yapılmışsa onu, faiz oranını ve vadeyi içerir. (2) Varantın cirosunda yazılı kayıtlar aynen makbuz senedinin üzerine de yazılarak, varantın ciro edildiği kişi tarafından imza edilir.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 840. maddesi, yalnız varantın ciro edilmesi (rehin tesisi) durumunda uyulması gereken son derece sıkı şekil şartlarını ve bu şartların makbuz senedi üzerindeki izlerini düzenlemektedir. Bu hüküm, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 759. maddesinden sadeleştirilerek aynen alınmıştır ve İsviçre Borçlar Kanunu'nun (OR) 1154. maddesiyle tam bir paralellik arz etmektedir.

Emtia senetlerinde rehin hakkının kurulması, kambiyo senetlerindeki genel rehin cirosundan (TTK m. 689) farklı olarak, kamusal bir açıklık ve dürüst ticari tedavül ilkesine dayanır. Varant, makbuz senedinden ayrıldığı an, mallar üzerinde ayni bir yük (rehin) doğmaktadır. Bu yükün kapsamı, vadesi ve faizi belirsiz olamaz. İşte TTK m. 840, hem rehin alacaklısının (varant hamili) hem de mülkiyet sahibinin (makbuz senedi hamili) haklarını güvence altına almak için ciroya kurucu nitelikte zorunlu kayıtlar yerleştirmiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Varantın İlk Cirosunun Zorunlu İçeriği (TTK m. 840/1)

Varantın makbuz senedinden ayrılarak yapılan ilk cirosu, sıradan bir kambiyo cirosu gibi sadece imza ile yapılamaz (beyaz ciro yasaktır). İlk ciro mutlak surette şu üç unsuru içermektedir:

  1. Borç Miktarı (Teminat Tutarı): Hangi borcun teminat altına alınması amacıyla varantın ciro edildiği net olarak yazılmalıdır.
  2. Faiz Oranı: Alacağa uygulanacak akdi faiz oranı açıkça belirtilmelidir. Faiz yoksa "faizsizdir" kaydı konulmalıdır.
  3. Vade: Alacağın muaccel olacağı tarih (vade) gün/ay/yıl olarak yazılmalıdır.

Bu unsurlar kurucu şekil şartı niteliğindedir. İlk ciroda bu kayıtların bulunmaması halinde rehin hakkı sakatlanır ve varantın ayni hak tesis etme işlevi ortadan kalkar.

2.2. Kayıtların Makbuz Senedine Şerh Edilmesi ve İmza Zorunluluğu (TTK m. 840/2)

Varantın ilk cirosundaki bu üç kayıt (borç miktarı, faiz, vade) aynen makbuz senedinin üzerine de yazılmak zorundadır. Bu şerh işlemi tamamlandıktan sonra, varantın ciro edildiği kişi (rehin alacaklısı / varant hamili) makbuz senedinin üzerine imzasını atmalıdır.

Bu kuralın amacı, makbuz senedini daha sonra ciro yoluyla devralacak üçüncü kişilerin, malın üzerinde ne kadarlık, hangi vadeli ve hangi faiz oranlı bir rehin yükü bulunduğunu doğrudan doğruya makbuz senedi üzerinden görerek bilmelerini sağlamaktır. Bu sistem, tapu sicilindeki rehin dereceleri ve şerhleri gibi işlev görerek aleniyet (açıklık) sağlar.

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 839 (Cironun Hükümleri) ile İlişkisi: TTK m. 839/1-b uyarınca yalnız varantın cirosunun bir rehin hakkı kurabilmesi, ancak m. 840'taki şekil şartlarının ve makbuz senedine şerh/imza mekanizmasının eksiksiz yerine getirilmesiyle mümkündür.
  • TTK m. 843 (Ödememe ve Depodan Çekme) ile İlişkisi: Makbuz senedi hamilinin, vadesinde borcu ödeyerek malı depodan serbestçe çekebilmesi için borcun miktarını, vadesini ve faizini net olarak bilmesi gerekir. M. 840'taki kayıtlar, m. 843 uyarınca yapılacak ödemelerin de temelini oluşturur.
  • TMK m. 939 (Teslimsiz Menkul Rehni) ile İlişkisi: Normal şartlarda taşınır rehni için zilyetliğin devri gerekirken, varantın cirosuyla tesis edilen rehnin geçerliliği ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi, TTK m. 840 uyarınca makbuz senedine tescil/şerh edilmiş olmasına bağlıdır.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, emtia senetlerindeki şekil şartlarının kamu düzenini ilgilendiren emredici nitelikte olduğu kabul edilmektedir. Yargıtay, varantın ilk cirosunda "borç miktarı" veya "vade" unsurlarından birinin eksik olması durumunda, ayni rehin hakkının geçersiz olacağını, cironun sadece taraflar arasında adi bir borç ilişkisi doğurabileceğini vurgulamaktadır.

Ayrıca, cironun makbuz senedine şerh edilmemesi veya rehin alacaklısı tarafından imzalanmaması durumunda, makbuz senedini iyiniyetle devralan üçüncü kişilerin bu rehinden sorumlu tutulamayacağı, rehin hakkının bu kişilere karşı ileri sürülemeyeceği de mahkeme kararlarında sıklıkla teyit edilen bir ticari iyiniyet korumasıdır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) şirketi, (B) umumi mağazasındaki 200 ton zeytinyağı için düzenlenen ikiz senedinden sadece varantı (C) Bankası'na ciro etmiş ve imza atmıştır. Ancak ciro şerhinde kredinin vadesi ve faiz oranı yazılmadığı gibi, bu kayıtlar makbuz senedinin üzerine de işlenmemiştir. (A) daha sonra makbuz senedini (D)'ye satmıştır. (C) Bankası borç ödenmeyince mısırları rehin kapsamında satmak istemiş, (D) ise malın üzerinde hiçbir rehin kaydının makbuz senedinde görünmediğini belirterek itiraz etmiştir. Hukuki Analiz: TTK m. 840/1 uyarınca varantın ilk cirosunun vade, borç miktarı ve faizi içermesi kurucu şarttır. Ayrıca m. 840/2 gereği bu kayıtların makbuz senedine şerh edilip (C) Bankası tarafından imzalanması zorunludur. Bunlar yapılmadığından geçerli bir rehin hakkı kurulmamıştır. (D) iyiniyetli üçüncü kişi olarak malı tertemiz iktisap etmiştir. Bankanın rehin iddiası geçersizdir; banka sadece (A)'ya karşı şahsi alacak davası açabilir.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): (X) un fabrikası, teminat olarak varantını (Y) finans şirketine ciro ederken ciro şerhine "10.000.000 TL borç, %20 faiz, vade: 01.12.2026" yazmış ve bu kayıtları makbuz senedine de aynen işletip (Y)'ye imzalattırmıştır. (X) daha sonra makbuz senedini (Z)'ye ciro etmiştir. (Z), depoya giderek pamukları çekmek istemiş, ancak rehin borcunu ödemeyi reddetmiştir. Hukuki Analiz: TTK m. 840'taki şekil şartlarına uygun olarak yapılan bu işlem neticesinde (Y) lehine pürüzsüz bir rehin kurulmuştur. Makbuz senedini devralan (Z), üzerindeki şerh sayesinde borcun varlığını, miktarını ve vadesini görmektedir. Dolayısıyla (Z), (Y)'nin rehin hakkına saygı duymak zorundadır. (Z), borcu ödemeden pamukları çekemez.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İlk Ciroda Şekil Titizliği: Varantı rehin cirosuyla kabul eden banka veya finans kuruluşları, ilk ciro şerhinin üzerine kredi borcunun miktarını, faizini ve vadesini tam ve eksiksiz olarak gün/ay/yıl şeklinde yazdırmalıdır.
  • Makbuz Senedine Şerh ve İmza Takibi: Rehin alan alacaklı, varantı alırken eş zamanlı olarak borçlunun elindeki makbuz senedini de istemeli, üzerine aynı kayıtları yazıp kendi imzasını atmalıdır. Bu işlem yapılmadıkça rehin hakkı tedavül güvenliğini yitirir.
  • Bloke ve Mahsup İşlemleri: Makbuz senedi hamilinin malı kurtarabilmesi için ödeyeceği tutar, makbuz senedine şerh edilen tutarla sınırlıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kendigelen, Kıymetli Evrak Hukuku adlı eserinde, varantın ilk cirosundaki bu şekil şartlarının ve makbuz senedine eş zamanlı tescil zorunluluğunun, taşınır rehni hukukunun en dahice kurgulanmış aleniyet mekanizması olduğunu ifade eder. Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku çalışmasında, bu kayıtların eksikliğinin ayni hakkı batıl kılacağını, zira ticari hayatta hiç kimsenin üzerinde ne kadarlık bir yük olduğunu bilmediği bir emtia senedini satın almayacağını vurgular. Arkan ise Kıymetli Evrak Hukuku — Çek kitabında, fiziki evraklar arasında bu çift taraflı şerh ve imza işlemlerinin pratikte ciddi bürokratik gecikmelere yol açtığını ve imza uyuşmazlıkları riskini barındırdığını belirtmektedir.

Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) sisteminde ise bu çift taraflı fiziki kayıt ve imza karmaşası tamamen tarihe karışmıştır. 5300 sayılı Kanun kapsamındaki elektronik depoculukta, sistem altyapısı (MKK ve TÜRİB) üzerinden rehin tesisi yapıldığı anda, senedin elektronik veritabanındaki mülkiyet kaydının yanına otomatik olarak rehin miktarı, vadesi ve faizi sistem tarafından işlenmektedir. Dolayısıyla ne varant üzerine ne de makbuz senedi üzerine manuel yazı yazılmasına gerek kalmamaktadır. Hukukumuzun acil ihtiyacı, TTK m. 840’taki fiziki şerh ve imza kurallarını, modern lisanslı depoculuk mevzuatındaki dijital veri tabanı tesciliyle uyumlu hale getirecek genel bir torba yasa değişikliğidir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin:
    • Abuzer Kendigelen, Kıymetli Evrak Hukuku
    • Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku
    • Sabih Arkan, Kıymetli Evrak Hukuku — Çek
  • Yargıtay kararları: Yargıtay Bilgi İşlem Merkezi üzerinden yapılan araştırmalar ve doktrindeki yerleşik içtihat analizleri.
  • Kapsam: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 27.05.2026 tarihi itibariyle yürürlükte olan güncel metni.

Güncellik: 27.05.2026 tarihi itibariyle günceldir. Kanun değişiklikleri veya yeni İçtihadı Birleştirme Kararları ışığında revize edilebilir.