1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) "Kambiyo Senetleri"ne ilişkin dördüncü kısmının "Çek" başlığını taşıyan üçüncü bölümünde yer alan 805. madde, çekin bir ödeme aracı olma asli fonksiyonunu [1, 2] bankacılık sisteminin kaydi olanaklarıyla birleştirerek daha güvenli hale getirmeyi amaçlayan "hesaba geçirilmek üzere düzenlenen çek" müessesesini düzenlemektedir.
Kıymetli evrak hukukunda çek, kural olarak görüldüğünde ödenen bir ödeme aracıdır (TTK m. 795/1) [2]. Ancak kanun koyucu, ticari hayatın ihtiyaçları, hırsızlık, kaybolma veya yetkisiz kişilerin tahsilatı gibi riskleri bertaraf etmek amacıyla, çekin fiziki nakit çıkışı (nakden ödeme) yapılmaksızın tasfiye edilmesine imkân tanımıştır. TTK m. 805 uyarınca, çekin ön yüzüne konulan "hesaba geçirilecektir" veya buna eş anlamlı bir şerh, muhatap bankanın nakit ödeme yapma yetkisini ortadan kaldırır ve ödemenin yalnızca hesaba alacak kaydı, takas veya hesap nakli (virman) gibi kaydi yollarla ifa edilmesini zorunlu kılar [3, 4]. Bu madde, kıymetli evrakın tedavül güvenliğini koruyucu ve ispat kolaylığı sağlayıcı emredici bir hüküm niteliğindedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. "Hesaba Geçirilecektir" Kaydının Mahiyeti ve Hak Sahipliği
TTK m. 805/1 uyarınca bu kayıt, bizzat çeki düzenleyen (keşideci) tarafından konulabileceği gibi, senedi sonradan ciro veya teslim yoluyla iktisap eden herhangi bir meşru hamil tarafından da senedin ön yüzüne yazılabilir [3]. Bu yetkinin hamile de tanınması, tedavül sürecinin herhangi bir aşamasında senedin güvenliğinin artırılmasına olanak tanır. Senedin ön yüzüne yazılması geçerlilik şartıdır; zira muhatap bankanın ödeme anında bu şerhi derhal ve açıkça görebilmesi hedeflenmiştir.
2.2. Kayden Ödeme ve Nakden Ödeme Yasağı
İlgili şerh, muhatap bankaya yönelik "nakden ödemeden men" talimatı teşkil eder [4]. Bu durumda muhatap banka, bedeli fiziki para (efektif) olarak gişeden hamile teslim edemez. Kanun, alternatif kayden ifa yöntemlerini tahdidi olmamak kaydıyla saymıştır: hesaba alacak kaydı, takas (merkez bankası takas odaları aracılığıyla [5]), hesap nakli. Bu tür kaydi işlemlerin tamamlanması, hukuken TTK m. 805/1'in son cümlesi uyarınca "ödeme yerine geçer" [4]. Bu bağlamda senet bedelinin tahsili, sadece bankacılık sistemine dâhil olan, izlenebilir ve denetlenebilir hesaplar üzerinden gerçekleştirilebilir.
2.3. Kaydın Çizilmesinin Hukuki Etkisizliği (Geçersizliği)
TTK m. 805/2, "hesaba geçirilecektir" kaydının çizilmesini kesin olarak "geçersiz" kabul etmektedir [4]. Bu hüküm, kambiyo senetlerinde tahrifat (TTK m. 748) ve çizilmiş cironun yazılmamış sayılması (TTK m. 686) gibi diğer genel geçerlilik kurallarından [6, 7] farklı, koruyucu bir istisnadır. Senedi haksız yollarla eline geçiren kötü niyetli üçüncü kişilerin, bu şerhi karalayarak veya üzerini çizerek senedi nakden tahsil etmelerinin önüne geçilmiştir. Banka, çizilmiş bir şerh görse dahi, senedi nakden ödeyemez.
2.4. Muhatap Bankanın İhlalden Doğan Sorumluluğu
Muhatap banka, TTK m. 805/1 ve 2. fıkralarına aykırı hareket ederek senedi şerhe rağmen nakden öderse, TTK m. 805/3 gereğince, çekin bedelini aşmamak üzere doğacak zararlardan sorumludur [4]. Buradaki sorumluluk, doktrinde genel olarak bir kusur sorumluluğu şeklinde değerlendirilmekle birlikte, bankaların "basiretli bir tacir" ve "güven kurumu" [8, 9] olmaları nedeniyle ağırlaştırılmış bir özen yükümlülüğünün ihlali olarak görülür. Nakit ödeme neticesinde gerçek hak sahibinin alacağına kavuşamaması durumunda banka zararı tazminle mükellef kılınmıştır.
3. Sistematik İlişkiler
- TTK m. 795 (Çekin Görüldüğünde Ödenmesi): Çek daima ibrazında ödenen bir senettir [2]. Hesaba geçirilmek üzere düzenlenen çekler de bu kuralın istisnası değildir; ödeme (kayden de olsa) ibraz anında yerine getirilmelidir.
- TTK m. 803 ve m. 804 (Çizgili Çekler): Çizgili çek ile hesaba geçirilecek çek sıklıkla birbirini tamamlar. Çizgili çekte (özel veya genel çizgi) ödemenin yapılacağı kişiler sınırlandırılırken (sadece bir bankaya veya müşteriye) [10, 11], TTK m. 805'te ödemenin şekli (nakden ödeme yasağı) sınırlandırılmaktadır.
- TTK m. 806 ve m. 807: İflas ve hesaba geçirilmeme halleridir [4, 12]. Şayet muhatap banka iflas etmişse, senedin nakit ödenme yasağı kalkar; hamil nakden ödeme veya ödememeden doğan başvuru hakkını kullanabilir (m. 806). Ayrıca bankanın haklı bir sebep olmaksızın kayden ödemeden kaçınması halinde hamil, protesto çekerek başvuru borçlularına gidebilir (m. 807).
- TTK m. 812 (Sahte veya Tahrif Edilmiş Çek) ve TBK m. 115/3: Bankanın sorumluluğu bakımından, bankalar hafif kusurlarından dahi sorumluluktan kurtulamazlar [13, 14]. Şerhin çizildiğini fark etmeyip nakit ödeyen banka objektif özen yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal etmiş sayılır.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 11. Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış içtihatlarında, bankaların çek tahsilatlarında "objektif özen yükümlülüğü" çerçevesinde hareket etmek zorunda oldukları vurgulanmaktadır [15, 16]. Yargıtay'a göre, muhatap banka yalnızca basit bir havale ödeyicisi değil; aynı zamanda özel bir itimat kurumudur [8].
Bu kapsamda Yargıtay, çek üzerindeki özel kayıtlara (çizgi, hesaba geçirilme şerhi vb.) aykırı ödeme yapan bankaların haksız fiil veya üçüncü kişiyi koruyucu etkili sözleşme teorisi (muhatap ile keşideci arasındaki çek sözleşmesinin hamil lehine sonuç doğurması) gereği sorumlu tutulacağını kabul etmektedir [17]. Senedin üzerinde "hesaba geçirilecektir" şerhinin varlığına rağmen gişeden nakit çıkışı yapan banka görevlisinin işlemi, bankanın tüzel kişiliğine doğrudan kusur izafesini gerektirir. Yargıtay kararlarında, bankanın şerhin çizilmiş olduğunu görse dahi bunu olağanüstü bir durum (tahrifat emaresi) sayarak TTK m. 805/2 uyarınca ödemeyi durdurması veya sadece kayden yapması gerektiği, aksi durumun ağır kusur teşkil edeceği benimsenmektedir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kaydın İhlali ve Nakden Ödeme):
A.Ş. (düzenleyen), mal tedariki sebebiyle B. Ltd. Şti.'ne (lehtar) 150.000 TL bedelli bir çek keşide etmiştir. A.Ş. yetkilisi, çekin kaybolma riskine karşı çekin ön yüzüne görünür bir kalemle "Hesaba geçirilecektir" şerhini düşmüştür. B. Ltd. Şti. çalışanı senedi zimmetine geçirerek sahte bir tahsil cirosuyla senedi banka gişesine ibraz etmiştir. Muhatap banka gişe memuru, şerhi dikkate almayarak 150.000 TL'yi nakit olarak çalışana ödemiş, çalışan kayıplara karışmıştır.
Hukuki analiz: Muhatap banka, TTK m. 805/1 ve 3 fıkralarına açıkça muhalefet etmiştir. Bankanın nakden ödeme yapması yasaktır. Gişe görevlisinin bu şerhi atlaması, bankanın basiretli tacir sıfatı ile bağdaşmayan bir özen eksikliğidir. Gerçek hak sahibi B. Ltd. Şti., yetkisiz ödeme nedeniyle uğradığı 150.000 TL tutarındaki zararı muhatap bankadan TTK m. 805/3 kapsamında talep edebilir.
Olay 2 (Şerhin Üzerinin Çizilmesi):
C (hamil), elinde bulundurduğu, ciro silsilesi düzgün bir çekin ön yüzünde, önceki cirantalardan biri tarafından yazılmış "Hesaba geçirilecektir" ibaresini görmektedir. Kendi banka hesabına haciz konulduğu için parayı kayden değil nakden almak isteyen C, kalemiyle bu ibarenin üzerini karalayarak muhatap bankaya fiziki ibrazda bulunup nakit talep etmiştir.
Hukuki analiz: TTK m. 805/2 uyarınca "hesaba geçirilecektir" kaydının çizilmesi geçersiz (batıl) olup, hiç yapılmamış sayılır [4]. Muhatap banka, karalanmış veya çizilmiş olsa dahi senedin ön yüzündeki bu ibareyi dikkate almak ve nakit ödemeyi reddetmek zorundadır. Banka ancak C'nin bildireceği hacizsiz başka bir hesaba havale, EFT veya takas yoluyla kayden ifa gerçekleştirebilir.
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat yükü: Muhatap bankanın TTK m. 805 ihlali sebebiyle açılacak tazminat davasında ispat yükü davacıya aittir (TMK m. 6). Davacı, senedin ön yüzünde ilgili şerhin bulunduğunu ve bankanın buna rağmen kayden değil nakden ödeme yaparak bir zarara sebebiyet verdiğini ispat etmelidir [18]. Çekin arkasına bankaca düşülen tahsilat ve ödeme şerhleri bu hususta kesin delil niteliğindedir.
- Zamanaşımı / Süreler: Çekin yasal ibraz süreleri (10 gün, 1 ay, 3 ay) içinde ibraz edilmesi elzemdir (TTK m. 796) [19, 20]. Bankanın yükümlülüğe aykırılığı nedeniyle kendisine yöneltilecek tazminat taleplerinde, şayet haksız fiil sorumluluğuna dayanılıyorsa TBK m. 72'deki sürelere; şayet banka ile müşteri (düzenleyen) arasındaki sözleşmeye dayanılıyorsa TBK m. 146 gereği 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olunur [21, 22].
- Görevli/yetkili mahkeme: Kambiyo senetlerinden kaynaklanan ve bankanın taraf olduğu bu ihtilaflar mutlak ticari dava niteliğindedir (TTK m. 4/1-a). Dolayısıyla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir [23].
- Yaygın uygulama hataları: Banka gişe görevlilerinin iş yoğunluğu nedeniyle ön yüzdeki el yazılı "hesaba geçirilecektir" notunu basit bir bilgi notu sanıp, teknik bir kambiyo kısıtlaması olduğunu atlamaları suretiyle nakit ödeme gerçekleştirmeleri; çizilmiş kayıtların "hataen yazılmış ve düzeltilmiş" olduğu yanılgısıyla işleme alınması.
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk Ticaret Kanunu m. 805, modern ödeme sistemlerinin gelişimi ile nakit taşıma ve bulundurma risklerine karşı son derece yerinde, çağdaş bankacılık ihtiyaçlarını karşılayan bir koruma mekanizmasıdır. Ancak doktrinde (örneğin Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Abuzer Kendigelen gibi otoriteler nezdinde [24-26]) sıklıkla tartışılan husus, çizgili çek (TTK m. 803) ile hesaba geçirilecek çek (TTK m. 805) arasındaki kavramsal karmaşa ve uygulamadaki kesişimdir. Her ikisi de güvenlik amacı taşısa da, "hesaba geçirilecektir" şerhi, nakit akışını mutlak surette durdurması itibarıyla çok daha kati bir koruma sağlar.
Bununla birlikte, kanun lafzındaki "çizilmesi geçersizdir" ifadesi, uygulamada bazı boşluklar yaratmaktadır. Tahrifatın çok ustaca yapılıp metinden kazınması (kimyasal yollarla silinmesi) ve ibarenin aslen var olduğunun muhatap bankaca objektif kriterlerle anlaşılamaması halinde, bankanın sorumluluğunun TTK m. 812 (tahrif edilmiş çek) [27] çerçevesinde mi yoksa kusursuz sorumluluk sınırlarında mı değerlendirileceği tartışmalıdır. Doktrin, bu ihtimalde bankanın ağır bir kusuru yoksa ve tahrifat basit gözlemle (çıplak gözle) anlaşılamayacak düzeydeyse, bankanın m. 805 ihlalinden ötürü değil, m. 812 kapsamında "kusur durumuna göre" değerlendirilmesi gerektiğini, makul illiyet bağının gözetilmesinin elzem olduğunu vurgulamaktadır [28, 29].
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.