Resmi Metin

**II

  • Unsurların bulunmaması**

Madde 781 - (1) 780 inci maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarda yazılı hâller dışında çek sayılmaz. 98 (2) Çekte açıklık yoksa, muhatabın ticaret unvanı yanında gösterilen yer ödeme yeri sayılır. Muhatabın ticaret unvanı yanında birden fazla yer gösterildiği takdirde, çek, ilk gösterilen yerde ödenir. Böyle bir açıklık ve başka bir kayıt da yoksa, çek muhatabın merkezinin bulunduğ u yerde ödenir. 98 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 71 inci maddesi ile bu fıkra da yer alan “ikinci ve üçüncü” ibaresi “ikinci, üçüncü ve dördüncü” şeklinde değiştirilmiştir. (3) Düzenlenme yeri gösterilmemiş olan çek, düzenleyenin adı yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır. (4) (Ek: 15/7/2016 - 6728/71 md.) Yabancı banka tarafından bastırılan çeklerde, 780 inci maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde beli rtilen banka tarafından verilen seri numarası ve/veya (h) bendinde belirtilen karekodun bulunmaması senedin çek olarak geçerliliğini etkilemez.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Kıymetli evrak hukuku, "şekil şartlarına sıkı sıkıya bağlılık" (şekilcilik) ilkesinin egemen olduğu bir disiplindir [1]. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 780. maddesi, bir senedin çek vasfını kazanabilmesi için taşıması gereken unsurları tahdidi olarak saymıştır [2], [3]. TTK m. 781 ise, 780. maddede sayılan unsurların eksikliği hâlinde senedin akıbetini ve kanun koyucu tarafından öngörülen kurtarıcı (ikame) kuralları düzenleyen temel usul ve esas hükmüdür [4], [5].

Maddenin birinci fıkrası, kanuni unsurlardan birini dahi içermeyen senedin kural olarak çek sayılmayacağını emredici bir dille ifade ederken [4]; ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralar bu kuralın istisnalarını, yani "alternatif zorunlu unsurları" ve kanuni karineleri ihdas etmiştir [6], [7]. Özellikle 15.07.2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanun ile TTK m. 780'e eklenen "karekod" ve "banka tarafından verilen seri numarası" unsurları [8], [9], TTK m. 781'in birinci ve dördüncü fıkralarında yapılan güncellemelerle sisteme entegre edilmiş ve yabancı bankalarca bastırılan çekler bakımından bir istisna (TTK m. 781/4) getirilmiştir [8], [10], [11]. Bu çerçevede madde, çekin geçerlilik koşullarının tespiti ve kambiyo senedi vasfının korunması bakımından hayati bir işleve sahiptir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Mutlak ve Alternatif Zorunlu Unsurlar Bağlamında Çek Vasfı (TTK m. 781/1)

Maddenin birinci fıkrası, TTK m. 780'de belirtilen unsurların eksikliğinin kural olarak senedin çek niteliğini ortadan kaldıracağını belirtir [4], [7]. Doktrinde bu unsurlar, yoklukları hâlinde kanun tarafından herhangi bir ikame kural ile doldurulamayan "mutlak zorunlu unsurlar" (çek kelimesi, belirli bir bedelin havalesi, muhatabın ticaret unvanı, düzenlenme tarihi, düzenleyenin imzası, karekod ve seri numarası) ve yoklukları kanundaki karinelerle giderilebilen "alternatif zorunlu unsurlar" (düzenlenme yeri ve ödeme yeri) olarak ikiye ayrılmaktadır [12], [6]. Bir senedin mutlak zorunlu unsurlardan birini içermemesi hâlinde, belge çek vasfını kaybeder; somut olayın şartlarına göre ya "adi havale" (TBK m. 555 vd.) ya da "yazılı delil başlangıcı" (HMK m. 202) niteliğine dönüşür [12], [13], [14], [15].

2.2. Ödeme Yerinin Eksikliği ve Kanuni İkame (TTK m. 781/2)

Çekte ödeme yeri açıkça gösterilmemişse, TTK m. 781/2 uyarınca sırasıyla üç aşamalı bir kurtarıcı kural devreye girer:

  1. Muhatabın ticaret unvanı yanında gösterilen yer ödeme yeri sayılır [16], [13].
  2. Muhatabın ticaret unvanı yanında birden fazla yer gösterilmişse, ilk gösterilen yer ödeme yeridir [16], [13].
  3. Eğer hiçbir açıklık ve kayıt yoksa, çek muhatabın merkezinin bulunduğu yerde ödenir [16], [13].

Doktrinde Prof. Dr. Abuzer Kendigelen ve diğer yazarlar, TTK m. 782 gereği Türkiye'de ödenecek çeklerde muhatabın mecburen bir "banka" olması gerektiğinden hareketle, bankaların tüzel kişiliğe haiz ve merkezi olan kurumlar olmaları hasebiyle, çekte ödeme yerinin eksikliği nedeniyle senedin geçersiz hâle gelmesinin fiilen mümkün olmadığını, bu bağlamda ödeme yerinin aslında "ihtiyari bir unsur" konumuna dönüştüğünü haklı olarak ifade etmektedirler [6], [17], [18], [19].

2.3. Düzenlenme (Keşide) Yerinin Eksikliği (TTK m. 781/3)

TTK m. 781/3 hükmüne göre, düzenlenme yeri gösterilmemiş olan çek, "düzenleyenin adı yanında yazılı olan yerde" düzenlenmiş sayılır [13], [20]. Eğer senedin üzerinde ne açık bir keşide yeri var ne de düzenleyenin adının yanında bir yer ismi yazılı ise, senet çek vasfını kesin olarak yitirir [14]. Ayrıca belirtilen bu yerin mutlak surette idari bir birim (il, ilçe, bucak, köy) olması şarttır; semt veya mahalle isimleri geçerli bir düzenlenme yeri sayılmaz [21], [22].

2.4. Yabancı Banka Tarafından Bastırılan Çekler İstisnası (TTK m. 781/4)

6728 sayılı Kanun ile Türk hukukunda çekte "karekod" ve "seri numarası" mutlak şekil şartı hâline getirilmiştir [23], [4]. Ancak uluslararası ticari dolaşım dikkate alınarak, yabancı bankalar tarafından bastırılan çeklerde bu unsurların bulunmaması senedin geçerliliğini etkilemeyecek şekilde TTK m. 781/4 hükmü ihdas edilmiştir [10], [11]. Doktrinde "yabancı banka" kavramının kapsamı tartışmalıdır. Yabancı ülkede kurulan bankaların Türkiye'deki şubelerinin bastırdığı çeklerin bu istisnadan yararlanıp yararlanamayacağı sorunu karşısında; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümleri de dikkate alındığında, kural olarak Türkiye'de faaliyet gösteren şubelerin bastırdığı çeklerde bu unsurların (karekod ve seri numarası) aranması gerektiği, istisnanın yurt dışında kurulu olup Türkiye'de şubesi bulunmayan bankaların poliçeleri/çekleri bakımından işletilmesi gerektiği savunulmaktadır [24], [25].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 780 (Çekin Unsurları) — TTK m. 781'in dayanak normudur. 780. maddede sayılan unsurlar olmadan 781. maddenin ikame kuralları anlaşılamaz [4], [3].
  • TTK m. 782 (Muhatap Olma Ehliyeti) — Türkiye'de ödenecek çeklerde muhatabın ancak bir banka olabileceği kuralı, TTK m. 781/2'deki ödeme yerinin muhatabın merkezi olarak kabul edilmesi kuralının uygulanabilirliğini garanti altına alır [17], [26].
  • TTK m. 818/1-c Atfıyla TTK m. 680 (Açık Çek / Eksik Senet) — TTK m. 781 bağlamında unsurları eksik olan bir senet, taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden sonradan, ancak ibrazdan önce doldurulmak şartıyla geçerli bir çek olarak tedavüle çıkarılabilir. Eksik senet kurumu, 781. maddedeki geçersizlik kuralının en önemli istisnai uygulama alanlarından biridir [27], [28], [29], [30].
  • TBK m. 555 vd. (Havale) — TTK m. 781/1 gereğince çek vasfını kaybeden bir senet, kayıtsız şartsız bir ödeme emri barındırıyorsa Türk Borçlar Kanunu anlamında "adi havale" hükmünde değerlendirilir [12], [13].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay kararlarında TTK m. 781 (ve mülga 6762 sayılı Kanun m. 693) hükümleri son derece katı (dar) yorumlanmaktadır.

  1. İdari Birim Şartı İçtihadı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; TTK m. 781/3 uyarınca keşide yeri olarak yazılan veya düzenleyenin isminin yanında yer alan yer isminin "tüzel kişiliği haiz bir idari birim" (kent, ilçe, bucak, köy) olması şarttır [21], [22], [31]. Yargıtay, "Harem", "Taksim", "Sıhhiye", "Moda" gibi semt veya mahalle isimlerinin keşide yeri olarak yazılması hâlinde belgeyi çek olarak kabul etmemektedir [21], [22]. Buna karşılık, Karacaören Köyü (Köy idari birim olduğundan) veya Beşiktaş (ilçe olduğundan) geçerli kabul edilmektedir [31].
  2. Kısaltma Kullanımı (YİBBGK 1992/5 Kararı): Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 14.12.1992 tarihli ve 1991/1 E., 1992/5 K. sayılı kararı uyarınca, keşide (düzenlenme) yerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde kısaltılmış olması (Örneğin: İst., Ank., D.Bakır, Ş.urfa, G.antep) senedin geçerliliğini etkilemez [32], [33], [34]. Ancak tereddüt yaratan "Ç.kale" gibi kısaltmalar geçersiz kabul edilmiştir [33].
  3. Açık Çekin İbrazdan Önce Doldurulması: Yargıtay 11. HD, 20.04.2016 tarihli ve E. 2015/10169, K. 2016/4429 sayılı kararında, senedin düzenlendiği anda bazı unsurları eksik olsa bile, muhatap bankaya ibraz edildiği ana kadar bu eksikliklerin (örneğin düzenlenme tarihinin) doldurulması hâlinde senedin çek vasfını koruyacağını içtihat etmiştir [30].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Keşideci A, alacaklısı B'ye hitaben bir çek düzenlemiş ancak "ödeme yeri" kısmını boş bırakmıştır. Senet üzerinde muhatap banka olarak "Z Bankası A.Ş. Çankaya Şubesi" ibaresi yer almaktadır. Hamil B, ödeme yeri eksik olduğu gerekçesiyle senedin kambiyo vasfını yitirdiğini düşünmektedir. Hukuki analiz: TTK m. 781/2 hükmü uyarınca, çekte açıklık yoksa muhatabın ticaret unvanı yanında gösterilen yer ödeme yeri sayılır. Bu senaryoda muhatap bankanın ticaret unvanı yanında "Çankaya" şubesi belirtildiğinden, ödeme yeri kanuni bir karine ile Çankaya olarak kabul edilir. Senet geçerli bir çektir.

Olay 2: Bir ticari alım satım ilişkisinde X A.Ş., Y Ltd. Şti.'ye matbu bir çek yaprağı ciro etmiştir. Ancak senedin üzerinde açıkça "düzenlenme yeri" yazmadığı gibi, düzenleyen firmanın kaşesinin basıldığı ve imzanın atıldığı bölümün yanında yalnızca "Kızılay / Ankara" adresi yer almaktadır. Üstelik senedin üzerinde karekod ve seri numarası da basılı değildir (Senet 2017 yılında yerel bir bankadan alınmıştır). Hukuki analiz: TTK m. 781/3 uyarınca, düzenlenme yeri gösterilmeyen çekte, düzenleyenin adının (kaşesinin) yanındaki yer düzenlenme yeri sayılır. Kızılay bir semt olsa da yanında "Ankara" ibaresi (idari birim/il) bulunduğundan düzenlenme yeri şartı sağlanmıştır. Ancak, senet 31.12.2016 sonrasında yerel bir banka tarafından karekod ve seri numarası olmaksızın bastırılmış/düzenlenmiş olduğundan, TTK m. 780/1-g,h ve TTK m. 781/1 emredici kuralları uyarınca senedin çek vasfı mutlak olarak yitirilmiştir [23], [4], [35]. Belge ancak yazılı delil başlangıcı veya adi havale olarak değerlendirilebilir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: Çekin kanuni şartlara uygun olarak doldurulmadığını, anlaşmaya aykırı olarak sonradan tamamlandığını veya tahrif edildiğini iddia eden borçlu (keşideci), bu durumu yazılı delille ispatlamak zorundadır (Açık çeke ilişkin ispat yükü) [28], [36].
  • Zamanaşımı / Süreler: TTK m. 781 kapsamında şekil eksikliği nedeniyle çek vasfını kaybeden bir senet, kambiyo senetlerine özgü zamanaşımı sürelerinden (ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl) faydalanamaz [37], [38]. Bu belgeye dayanılarak ancak temel borç ilişkisine gidilebileceğinden, Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır.
  • Görevli/Yetkili Mahkeme ve Takip Yolu: Şekil eksikliği sebebiyle çek vasfını yitiren bir belgeye dayanılarak İİK m. 167 vd. uyarınca "Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla Takip" yapılamaz [39], [40], [41]. Yapılmışsa, icra mahkemesi İİK m. 170/a uyarınca bu eksikliği re'sen gözeterek takibi iptal eder [39], [42]. Bu alacak ancak genel haciz yoluyla (ilamsız takip) veya asliye ticaret mahkemesinde açılacak bir alacak/tahsil davasıyla talep edilebilir.
  • Yaygın Uygulama Hataları: Senede "düzenlenme yeri" olarak il, ilçe gibi bir idari teşkilat birimi yazmak yerine sokak, semt veya site adı yazılması (örn: Şişli yazmak yerine Mecidiyeköy yazılması) senedi iptal tehlikesiyle karşı karşıya bırakır [21], [22].

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrinde TTK m. 781 hükmüne yönelik yöneltilen en temel eleştirilerden biri, düzenlenme yerinin eksikliği durumunda işletilecek kurtarıcı kuralın lafzındaki yapısal tutarsızlıktır. TTK m. 780/1-f hükmünde, çekte bulunması gereken zorunlu unsur olarak "düzenleyenin adı" değil, "düzenleyenin imzası" aranmaktadır [43], [44]. Buna karşın, m. 781/3 hükmünde; keşide yerinin eksikliği hâlinde "düzenleyenin adı yanında yazılı olan yerde" ibaresi kullanılmıştır. Prof. Dr. Şafak Narbay'ın da haklı olarak altını çizdiği üzere; kanun koyucunun kurucu unsur olarak sadece imzayı arayıp, kurtarıcı unsurda ismi (adı) referans alması kanun yapma tekniği açısından bir tezat oluşturmaktadır [43], [44]. Keza sadece okunaklı olmayan bir imzanın yanında yer alan adresin, lafzi yorumla kurtarıcı kuralı işletememesi tehlikesi doğmaktadır. İlgili ifadenin "düzenleyenin imzası yanında yazılı olan yer" şeklinde düzeltilmesi, kıymetli evrak hukukunun lafzi ve katı yorum kurallarıyla daha uyumlu olacaktır [44].

Bunun dışında, 6728 sayılı Kanun ile getirilen karekod zorunluluğu [8], [23], kıymetli evrak hukukunun temel teorisinde yer alan "boş bir kâğıda dahi kanuni şartlar yazılarak çek ihdas edilebilir" prensibini Türk hukuku açısından tamamen yok etmiş; çek, matbaada (banka sisteminde) özel olarak üretilen, teknolojik ve idari denetime tabi, formel bir "matbu" evrak hâline getirilmiştir [45], [46], [11]. Yabancı bankalar için getirilen dördüncü fıkra (TTK m. 781/4) istisnası ise yerinde olmakla birlikte, Türkiye'deki yabancı banka şubelerinin bastırdığı çeklerin akıbeti yönünden mevzuatta bir netlik bulunmaması ileride milletlerarası nitelikli uyuşmazlıklara zemin hazırlayacak niteliktedir [24], [25], [47].


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.