Resmi Metin

2. Hamilin ibraz yükümlülüğü


Madde 739 - (1) Poliçe, yerleşim yerleri ödeme yerinde bulunan kişiler tarafından araya girerek kabul edilmiş veya yerleşim yerleri ödeme yerinde bulunan kişiler gereğinde ödemede bulunmak üzere gösteri lmişlerse, hamil en geç, ödememe protestosunun çekilmesi için belirli olan sürenin bittiği günün ertesi günü, poliçeyi bütün bu kişilere ibraz etmeye ve gereğinde araya girerek ödemeden kaçınılması hâlinde protesto çekmeye zorunludur. (2) Protesto, süresin de çekilmemişse, gereğinde ödeyecek kişiyi göstermiş olan veya araya girerek lehine poliçe kabul edilmiş bulunan kişi ile onlardan sonra gelen borçlular sorumluluktan kurtulur.


FG

Fethi Güzel'in Yorumu ve Analizi

Akademik Değerlendirme

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Kambiyo senetleri hukukunda "araya girme" (müdahale) müessesesi, poliçenin vadesinde ödenmemesi veya kabul edilmemesi hallerinde hamilin müracaat (başvuru) haklarını kullanmasını engellemek, böylece müracaat borçlularının kredi itibarının sarsılmasının (özellikle protesto edilmelerinin) önüne geçmek amacıyla ihdas edilmiş özgün bir hukuki kurumdur. Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 734 ilâ 742. maddeleri arasında düzenlenen bu müessese, "araya girerek kabul" ve "araya girerek ödeme" olmak üzere iki alt başlıkta incelenmektedir.

TTK m. 739 hükmü, araya girerek ödeme müessesesinin usulî prosedürünü ve hamilin bu süreçteki en temel yasal külfetini, yani "ibraz yükümlülüğünü" düzenlemektedir. Hamil, araya girerek kabul etmiş olan bir kimse yahut senet üzerinde gereğinde ödeyecek kişi (adresat) olarak gösterilmiş bir kimse mevcutsa ve bu kişilerin yerleşim yeri poliçenin ödeme yerinde bulunuyorsa, senedi ödeme amacıyla bu kişilere ibraz etmek zorundadır. Hamilin bu külfeti keyfi bir tercih hakkı olmayıp, kanun koyucu tarafından müracaat hakkının korunabilmesi için emredici bir ön şart olarak öngörülmüştür. Kanun koyucu, asıl veya müracaat borçluları nezdinde doğabilecek itibar kayıplarını asgari düzeye indirmek için hamili, ödemeyi yapmaya hazır olan müdahile gitmeye icbar etmektedir. Bu yükümlülüğün ihlali, senedin belirli müracaat borçluları yönünden sorumluluktan kurtulma (müracaat hakkının düşmesi) gibi ağır bir yaptırıma bağlanmıştır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

TTK m. 739 hükmü, içerdiği kavramlar itibarıyla sıkı şekil şartlarına tabidir ve lafzi yorum bağlamında dikkatle incelenmesi gereken alt unsurları barındırmaktadır.

2.1. "Yerleşim Yerleri Ödeme Yerinde Bulunan Kişiler" Kriteri

Madde metninde açıkça ifade edildiği üzere, hamilin ibraz külfetinin doğabilmesi için araya girerek kabul eden veya gereğinde ödeyecek kişi olarak gösterilen şahsın yerleşim yerinin "ödeme yerinde" bulunması şarttır. Kambiyo senetlerinde ödeme yeri, senedin zorunlu (veya alternatif zorunlu) unsurlarındandır. Hamilin, ödeme yeri dışındaki başka bir mahalde (örneğin farklı bir şehirde) mukim olan araya giren kişiye gitmek ve poliçeyi ibraz etmek gibi bir mecburiyeti bulunmamaktadır. Bu durum, hamilin yersiz seyahat ve masraf külfetinden korunması ilkesinin bir tezahürüdür.

2.2. Araya Girerek Kabul Eden ve Gereğinde Ödemede Bulunacak Kişi

Hamil, poliçeyi iki farklı statüdeki kişiye ibrazla yükümlü tutulmuştur:

  1. Araya girerek kabul eden kişi: Vadeden önce hamilin poliçeyi kabule arzı sırasında muhatabın kabulden imtina etmesi üzerine, poliçedeki bir borçlunun itibarını korumak için araya girerek senedi kabul eden (ve böylece asıl borçlu gibi sorumluluk altına giren) kişidir.
  2. Gereğinde ödeyecek kişi (Adresat): Senedin düzenleyeni, cirantası veya avalisti tarafından, poliçenin ödenmemesi ihtimaline binaen başvurulmak üzere senet üzerine ihtiyari bir kayıtla ismi yazılan kişidir.
2.3. İbraz ve Protesto Süresi: "Ödememe Protestosunun Çekilmesi İçin Belirli Olan Sürenin Bittiği Günün Ertesi Günü"

Kambiyo hukukunda süreler kesin ve hak düşürücü niteliktedir. TTK m. 714/3 uyarınca ödememe protestosu kural olarak, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmelidir. TTK m. 739/1, araya girene ibraz süresini bu asıl sürenin sonuna bir (1) gün daha ekleyerek belirlemiştir. Örneğin: Vadesi Pazartesi olan bir poliçede, ödememe protestosunun çekilmesi için son gün Çarşamba mesai bitimidir. TTK m. 739/1 uyarınca hamil, araya girerek ödeyecek kişiye poliçeyi en geç Perşembe günü (ertesi gün) ibraz etmek ve ödemeden kaçınılması halinde protestoyu da bu süre içinde çekmek zorundadır.

2.4. Sorumluluktan Kurtulma (Müracaat Hakkının Düşmesi)

TTK m. 739/2 uyarınca hamil, belirtilen süre içinde ibraz ve ödememe protestosu işlemlerini usulüne uygun şekilde yerine getirmezse, bunun yaptırımı ağırlaştırılmıştır:

  • Gereğinde ödeyecek kişiyi senede yazan kişi,
  • Araya girerek lehine poliçe kabul edilmiş bulunan kişi,
  • Ve onlardan sonra gelen tüm cirantalar/borçlular sorumluluktan kurtulur. Bu yaptırım, hamilin alacağına kavuşma hakkı ile müracaat borçlularının gereksiz yere takip edilmeme menfaati arasındaki hukuki dengenin (menfaatler dengesi) borçlular lehine tesis edilmesidir.

3. Sistematik İlişkiler

Bu madde, Türk Ticaret Kanunu'nun diğer poliçe hükümleriyle sıkı bir zincirleme ilişki içindedir:

  • TTK m. 714 (Protestonun Çekilmesi Süreleri): TTK m. 739'daki ibraz süresinin başlangıcı, m. 714'te öngörülen ödememe protestosu süresinin bitimine bağlandığından, m. 739'un tatbiki m. 714'ün eksiksiz bilinmesini zorunlu kılar.
  • TTK m. 730 (Başvurma Hakkının Düşmesi): Hamilin kambiyo hukukundan doğan haklarını kaybetmesini genel olarak düzenleyen m. 730'un özel bir görünümüdür. İbraz sürelerinin geçirilmesi, maddi hukuktaki hakkın değil, poliçeye özgü müracaat hakkının (kambiyo takibi yapma yetkisinin) yitirilmesine neden olur.
  • TTK m. 740 (Reddin Sonucu): TTK m. 740 uyarınca hamil, araya girilerek kendisine yapılan bir ödemeyi açıkça reddederse, bu ödeme yapılmış olsaydı borçtan kurtulacak olan müracaat borçlularına karşı haklarını kaybeder. M. 739'daki ibraz külfetinden kaçınmak da mahiyet itibarıyla dolaylı bir ret niteliğindedir.
  • TTK m. 732 (Sebepsiz Zenginleşme): TTK m. 739/2 uyarınca müracaat hakkını kaybeden hamil, asıl borçlu ve düzenleyene karşı ancak TTK m. 732 kapsamında sebepsiz zenginleşme davası (1 yıllık zamanaşımına tabidir) açarak alacağını talep edebilir. Zira kambiyo hakkı sükût etmiştir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Kambiyo senetlerinde şekilcilik ve sürelerin kesinliği ilkesi, Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarında katı bir şekilde uygulanmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve bilhassa 11. ile 12. Hukuk Dairelerinin içtihatlarında şu ilkeler yerleşmiştir:

  • Kambiyo senetlerine özgü takip yollarında protestonun ve ibrazın süresinde yapılıp yapılmadığı İcra Mahkemesi tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır.
  • Müracaat hakkının kullanımı için aranan "maddi şart" (ödememe durumu) ve "şekli şart" (protesto veya TTK m. 739 gereği araya girene ibraz/protesto) gerçekleşmedikçe müracaat borçlularına (cirantalara vb.) gidilemez. Yargıtay 12. HD'nin çeşitli kararlarında açıklandığı üzere, "protesto evrakının tanzimi, poliçede müracaat haklarının kullanılması konusunda tek yoldur" kuralı, m. 739'daki araya giren kişi için de geçerlidir. Hamilin, bu yasal süreci atlayarak doğrudan ihtiyati haciz veya takip başlatması halinde, şikayet üzerine takibin iptaline karar verilir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Olay: Düzenleyen (A), (B) emrine bir poliçe keşide etmiş ve ödeme yeri olarak Ankara'yı göstermiştir. Poliçeyi ciro yoluyla devralan (C), poliçenin muhatap (M) tarafından ödenmeme ihtimaline karşı senet üzerine "Gereğinde Ankara'da mukim (X)'e müracaat ediniz" kaydını düşmüştür. Poliçe son hamil (H)'ye ulaşmıştır. Vadesinde muhatap (M) ödemeyi reddetmiş, (H) süresinde ödememe protestosu çekmiştir. Ancak (H), gereğinde ödeyecek kişi olan (X)'in ödeme kabiliyetinin olmadığını düşünerek ona ibrazda bulunmamış ve doğrudan (C)'ye müracaat etmiştir. Hukuki Analiz: TTK m. 739/1 uyarınca hamil (H), yerleşim yeri ödeme yeri (Ankara) olan gereğinde ödeyecek kişi (X)'e, ödememe protestosunun çekilmesi için tanınan sürenin ertesi günü başvurmak zorundaydı. Bu yasal külfetini yerine getirmediğinden, TTK m. 739/2 uyarınca gereğinde ödeyecek kişiyi gösteren ciranta (C) ve ondan sonra gelen borçlular (varsa) sorumluluktan bütünüyle kurtulmuştur. Hamil (H), (C)'ye karşı kambiyo takibi yapamaz.

Olay 2: Olay: Bir poliçe vadesinden önce muhataba kabule arz edilmiş ancak muhatap kabulden kaçınmıştır. Düzenleyen (K)'nin itibarının zedelenmesini istemeyen Ankara mukimi (Y), araya girerek poliçeyi (K) lehine kabul etmiştir (Araya girerek kabul). Ödeme vadesi geldiğinde hamil (Z), ödememe protestosunu süresinde çektikten iki gün sonra araya girerek kabul eden (Y)'ye poliçeyi ibraz etmiştir. Hukuki Analiz: İbraz süresi, ödememe protestosu süresinin bittiği günün ertesi günü ile sınırlıdır. Hamil (Z)'nin ibrazı, kanuni hak düşürücü süreden sonra gerçekleşmiştir. Süresinde ibraz ve protesto gerçekleşmediğinden, lehine araya girilen düzenleyen (K) ve ondan sonra gelen diğer tüm müracaat borçluları TTK m. 739/2 delaletiyle poliçe sorumluluğundan kurtulur.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: Hamilin, poliçeyi m. 739'da belirtilen süre içerisinde araya girene ibraz ettiğini ve ödememe durumunda protesto çektiğini resmî bir belge ile (noter protestosu) ispatlaması zorunludur. İspat yükü, müracaat hakkını kullanmak isteyen hamildedir.
  • Zamanaşımı / Süreler: İbraz süresi "ödememe protestosunun çekilebileceği son günün ertesi günü" olarak saptanmış hak düşürücü bir süredir. Bu süreye riayetsizlik, müracaat hakkını kesin olarak düşürür. Kambiyo senetlerine özgü 1 ve 3 yıllık zamanaşımı süreleri, ancak m. 739'daki bu şekli şartın süresinde yerine getirilmiş olması halinde işlemeye devam eder.
  • Görevli/Yetkili Mahkeme: Bu maddeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda (müracaat borçlularına karşı açılacak alacak, menfi tespit veya istirdat davalarında) görevli mahkeme, TTK m. 4 ve m. 5 uyarınca mutlak ticari dava sayıldığından Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. İcra takibine yönelik şekli itirazlarda ise İcra Hukuk Mahkemeleri görevlidir.
  • Yaygın Uygulama Hataları: Uygulamada hamiller (özellikle bankalar), asıl muhataba veya düzenleyene çekilen ödememe protestosunun yeterli olduğunu düşünerek poliçe üzerindeki "araya girme" veya "gereğinde ödenecek kişi" kayıtlarını göz ardı etmektedirler. Bu durum, senedin en sağlam cirantalarının bile sorumluluktan kurtulması gibi çok ağır bir hukuki sonuç doğurmaktadır.

7. Eleştirel Değerlendirme

Ticaret hukuku doktrininde (Prof. Dr. Reha Poroy, Prof. Dr. Ünal Tekinalp, Prof. Dr. Mehmet Bahtiyar gibi otoriteler nezdinde) kambiyo senetlerinin tedavül kabiliyeti, senedin içerdiği güvencelerin ve şeklî katiyetin sağlanmasına bağlanmıştır. TTK m. 739 hükmü bu şeklî katiyetin (strict compliance) en belirgin yansımalarından biridir.

Doktriner açıdan m. 739 değerlendirildiğinde; hükmün hamil üzerine son derece kısa (bir günlük ilave süre) ve katı bir şekli yükümlülük yüklediği görülmektedir. Ticari hayatın hızında, hamilin veya vekili olan bankanın, senet üzerindeki ikincil kayıtları (araya giren kişileri) fark edip bir gün içinde noter kanalıyla tekrar ibraz ve protesto sürecini işletmesi ciddi bir operasyonel zorluk yaratmaktadır.

Ancak kanun koyucunun buradaki temel "ratio legis"i (kanunun konuluş amacı); ticaret hayatında kredisini (itibarını) korumak maksadıyla araya girme mekanizmasını çalıştıran kişilerin ve bu mekanizmayı senede yazan cirantaların korunmasıdır. Hamilin tatmin edilmesi (alacağını alması) asıl gaye olduğuna göre, ödeme yapmaya hazır bir araya giren kişi varken hamilin doğrudan müracaat borçlularına yönelmesi dürüstlük kuralı (TMK m. 2) ve ticari teamüllerle bağdaşmaz. Bu nedenle, maddedeki sürelerin kısalığı eleştirilebilirse de, öngörülen sorumluluktan kurtulma yaptırımının hukuki ve ekonomik temeli oldukça sağlamdır. Son dönem doktriner yaklaşımlar, uluslararası Cenevre Yeknesak Kanunları sistematiğine uygun olarak bu kuralların aynen muhafaza edilmesinin hukuki öngörülebilirlik açısından zaruri olduğunu vurgulamaktadır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.