4. Sakat protesto
Madde 721 - (1) Noter tarafından imza edilen protes to kanuna uygun olarak düzenlenmediği veya içindeki kayıtlar yanlış olduğu takdirde de geçerlidir. (2) Noter hakkında disiplin hükümleri saklıdır.
4. Sakat protesto
Madde 721 - (1) Noter tarafından imza edilen protes to kanuna uygun olarak düzenlenmediği veya içindeki kayıtlar yanlış olduğu takdirde de geçerlidir. (2) Noter hakkında disiplin hükümleri saklıdır.
Akademik Değerlendirme
Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 721. maddesi, kambiyo senetleri hukukunda hamilin müracaat (başvuru) hakkının korunması bakımından kurucu bir unsuru teşkil eden protesto müessesesinin şekli geçerliliğine ilişkin istisnai bir kuralı ihtiva etmektedir [1]. Kıymetli evrak hukuku, özü itibarıyla sıkı şekil şartlarına (rigor cambialis) tabi bir hukuk dalı olmasına rağmen, kanun koyucu TTK m. 721 hükmüyle, noter tarafından imza edilen bir protestonun kanuna uygun düzenlenmemesi veya yanlış kayıtlar içermesi hâlinde dahi hukuken geçerli kabul edileceğini norm altına almıştır [1-4].
Bu düzenlemenin temel 'ratio legis'i (kanun koyucunun amacı), işlemi gerçekleştiren kamu otoritesinin (noterin) usule ilişkin hataları veya ihmalleri neticesinde, iyiniyetli hamilin kambiyo senedinden doğan müracaat haklarını kaybetmesi gibi son derece ağır bir hukuki sonuçla karşılaşmasını engellemektir [3, 5]. Böylelikle, senedi ibraz edip ödememe durumunu tevsik ettirmek isteyen hamilin hakları, noterin yaptığı şekli hatalara karşı korunmuştur. Ancak kanun koyucu, bu geçerliliğin işlemin kusurlu tarafı olan noteri aklamayacağını belirtmek maksadıyla, maddenin ikinci fıkrasında noter hakkındaki disiplin ve hukuki sorumluluk hükümlerini açıkça saklı tutmuştur [1-4].
Kambiyo senetleri hukukunda, TTK m. 716'da sayılan zorunlu hususların (protesto çeken ve çekilenin adları, taahhüdün ifa edilmediği şerhi, tarih vb.) protesto belgesinde bulunmaması veya bu bilgilerin yanlış kaydedilmesi durumunda ortaya çıkan belgeye "sakat protesto" denilmektedir [2-4]. Sakat protesto ile "haksız protesto" kavramları birbirinden kesin çizgilerle ayrılmaktadır. Haksız protesto; gerçekte borçlu olmayan veya kambiyo ilişkisinde yer almayan kişilerin zararına yol açacak şekilde düzenlenen protestoları ifade ederken, sakat protesto tamamen şekli noksanlıkları veya içeriğindeki maddi hataları (örneğin kısmi ödemenin yanlış yazılması, unvanın eksik gösterilmesi) bünyesinde barındırır [6-9].
TTK m. 721/1 hükmünün lafzı dar ve katı bir yoruma tabi tutulduğunda; noterin düzenleyip imzaladığı her protesto belgesi, TTK m. 714-719'da öngörülen şartları taşımasa veya içerdiği kayıtlar yanlış olsa dahi geçerli kabul edilecek, tarafları bağlayacak, muhatabı temerrüde düşürecek ve hamilin müracaat haklarını kullanmasını sağlayacaktır [5]. Bir protesto, sakat bir protesto olsa dahi hukuken geçerliliğini sürdürür ve ciro silsilesindeki diğer müracaat borçlularına gidilmesine olanak tanır [4, 10].
Maddenin ikinci fıkrası, sakat protestonun geçerliliğine rağmen işlemi gerçekleştiren noteri mesuliyetten kurtarmamaktadır. TTK m. 721/2 uyarınca, noter hakkında disiplin hükümleri saklıdır [1-4]. Noterin, eksik veya yanlış protesto düzenlemesi sebebiyle gerek mesleki disiplin kuralları (Noterlik Kanunu m. 125 vd.) çerçevesinde cezalandırılmasına, gerekse bu işlemden zarar gören ilgililerin talebi üzerine hukuki sorumluluğuna (Noterlik Kanunu m. 162) gidilmesi mümkündür [3, 11]. Zira noter senetlerinde gerçeğe aykırı kayıtların bulunması haksız fiil teşkil edeceğinden noterin kusursuz sorumluluk halleri gündeme gelir [11, 12]. Ayrıca noter, kendi personelinin (kâtip vb.) fiillerinden dolayı da adam çalıştıranın sorumluluğu (TBK m. 66) kapsamında mesuldür [13].
Yargıtay içtihatlarında ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında, protestonun geçerliliğinin hamilin müracaat hakkını ayakta tutmak için "tek yol" olduğu kuralı sıkı sıkıya uygulanmaktadır. Yargıtay, TTK m. 721 bağlamında önüne gelen uyuşmazlıklarda şekli noksanlığı bulunan (sakat) protestoların, takibin iptali veya müracaat hakkının kaybı nedeni yapılamayacağını hükme bağlamaktadır. Ancak Yargıtay, bu geçerlilik ilkesinin mutlak ve sınırsız olmadığını; muhatabın isminin tamamen yanlış bir kişi olarak gösterilmesi veya vadenin bütünüyle farklı bir yıla ait olması gibi, belgenin teşhis ve tevsik kabiliyetini sıfıra indiren hallerde, belgenin hukuken bir "protesto" olarak dahi nitelendirilemeyeceğini, bu noktada TTK m. 721 hükmünün dahi belgeyi kurtaramayacağını içtihat etmektedir [5, 17].
Ayrıca Yargıtay, noterin sorumluluğuna ilişkin açılan rücu ve tazminat davalarında, sakat protesto sebebiyle ticari sicili bozulan, Bankalar Birliği Risk Merkezinde kara listeye alınan tacirlerin maddi ve manevi zararlarının Noterlik Kanunu m. 162 uyarınca karşılanması gerektiğine hükmetmektedir [11, 18].
Olay 1 (Kısmi Ödemenin Gösterilmemesi): Hamil (A), vadesinde ödenmeyen 500.000 TL bedelli bir bonoyu protesto ettirmek üzere notere ibraz etmiştir. Muhatap, noterin ihbarı üzerine senet bedelinin 100.000 TL'sini ödemiştir. Ancak noter, protesto evrakına kısmi ödeme yapıldığını derç etmeyi unutmuş (TTK m. 716/2'ye aykırılık) ve protestoyu tam bedel üzerinden "ödememe protestosu" olarak imzalayıp hamile vermiştir. Hukuki analiz: Bu belge, içindeki kayıtlar eksik ve yanlış olduğu için "sakat protesto" niteliğindedir [2, 4]. TTK m. 721/1 uyarınca protesto geçerlidir ve hamil (A), müracaat borçlularına (cirantalara) başvurma hakkını kaybetmez [3]. Ancak haksız yere tüm bedel üzerinden protesto edilmiş görünen borçlu, ticari itibarının sarsılması sebebiyle TTK m. 721/2 ve Noterlik Kanunu m. 162 uyarınca notere karşı maddi/manevi tazminat davası açabilir [3, 11].
Olay 2 (Davet Şerhinin Eksikliği): Noter kâtibi, kendisine ibraz edilen bir poliçe için borçlunun adresine gitmiş, borçluyu bulamamış, ancak protesto belgesine sadece borçlunun bulunamadığını yazıp, TTK m. 716/1-c'de aranan "sözü geçen davetin yapıldığı veya teşebbüsün sonuçsuz kaldığı yer ve güne ait şerhi" yazmadan belgeyi notere sunmuş, noter de belgeyi imzalamıştır. Hukuki analiz: Belge, kanuna uygun düzenlenmemesine rağmen TTK m. 721/1 uyarınca noter tarafından imza edildiği için geçerli kabul edilir [1, 3, 4]. Hamilin ciro zincirindeki diğer kişilere müracaat hakkı düşmez. Noterin bu özensizliği, bağlı bulunduğu Noterler Odası nezdinde mesleki disiplin yaptırımını gerektirir (TTK m. 721/2) [3].
Türk ticaret hukuku doktrininde TTK m. 721 hükmü ciddi eleştirilere maruz kalmaktadır. 6102 sayılı yeni TTK m. 721/1 hükmü, mülga 6762 sayılı TTK m. 633/1'in tamamen sadeleştirilmiş bir tekrarından ibarettir [17]. Mülga Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde de doktrin, sakat protestoların geçerli olacağına ilişkin hükmün son derece "tehlikeli" olduğunu ve hukuki güvenlik ilkesini zedelediğini vurgulamıştır [17].
Kanun koyucunun, bir yandan TTK m. 716 ile protesto belgesinin içermesi gereken zorunlu unsurları emredici nitelikte ve sıkı şekil kurallarına (rigor cambialis) bağlayarak düzenlemesi, diğer yandan TTK m. 721'de bu kurallara uyulmasa veya yanlış bilgiler yazılsa dahi belgenin hukuken geçerli olacağını öngörmesi kanunun kendi sistematiği ve mantığıyla (ratio legis) açık bir çelişki içindedir [5, 17]. Kanuna aykırı ve eksik bir belgenin, sırf noter tarafından imza edildiği gerekçesiyle geçerli sayılması, protestonun "tevsik" (ispat) fonksiyonunu zayıflatmaktadır. Protesto, kanuna uygun düzenlenmemesi veya yanlış kayıtlar içermesi nedeniyle asli unsurlarından mahrum kalırsa, bu belgeye geçerlilik tanınmasının taraflar için öngörülemez riskler doğuracağı doktrinde ifade edilmektedir [5, 17]. Mevcut çelişkinin giderilmesi adına, hükmün yalnızca "esaslı olmayan şekil eksikliklerini" kapsayacak şekilde revize edilmesi gerektiği savunulmaktadır [5, 17].
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.