1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 689. maddesi, kambiyo senetlerinde (özelde poliçe, atıf yoluyla bono) senede bağlanmış olan alacak hakkının teminat amacıyla rehnedilmesini sağlayan "rehin cirosunu" düzenlemektedir. Kıymetli evrak, kural olarak içerdiği hakkın senetten ayrı olarak devredilemediği ve ileri sürülemediği senetler olup, bu senetler üzerindeki mülkiyetin veya sınırlı ayni hakların tesisi, senedin devrine ilişkin özel şekil şartlarına tabidir [1, 2].
Rehin cirosu, bir kambiyo senedinin hamilinin, senette mündemiç alacak hakkı üzerinde bir başkası (rehin alacaklısı) lehine rehin hakkı tesis etmek maksadıyla yaptığı sınırlandırılmış bir ciro türüdür [3]. Rehin cirosunun temel amacı, alacaklıya (mürtehin) borcun ödenmemesi riskine karşı kambiyo senedi bedelinden alacağını tahsil etme ve senedi paraya çevirme yetkisi bahşetmektir [4]. TTK m. 689 uyarınca yapılan açık rehin cirosunda, ciro ile kıymetli evrakın mülkiyeti değil, sadece tahsil yetkisini de içeren bir rehin hakkı devredilmiş olur [5, 6]. Bu husus, temlik cirosundan farklı olarak rehin cirosu hamilinin senedi bir başkasına ancak "tahsil cirosu" (Tevkil/Vekalet) hükmünde devredebileceği şeklinde kanuni bir kısıtlama ile güvence altına alınmıştır [4, 7].
Maddenin ikinci fıkrası ise kambiyo senetleri hukukunun temel taşı olan "soyutluk (mücerretlik)" ilkesinin rehin cirosundaki yansımasıdır. Buna göre, senet borçluları, ciranta ile aralarındaki şahsi def'ileri rehin hakkı sahibine karşı kural olarak ileri süremezler; meğerki rehin alacaklısı senedi iktisap ederken "bile bile borçlunun zararına hareket etmiş" olsun [8-10].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Açık Rehin Cirosunun Şekil Şartları (“bedeli teminattır”, “bedeli rehindir”)
TTK m. 689/1 uyarınca bir cironun rehin cirosu sayılabilmesi için, ciro şerhinde “bedeli teminattır”, “bedeli rehindir” veya rehnetmeyi ifade eden (örneğin "garanti içindir", "rehin maksadıyla") açık bir kaydın yer alması ve bu ibarenin altının ciranta tarafından imzalanması gerekmektedir [11-13]. Senedin yalnızca ciro edilip teslim edilmesi ve ciro şerhinde bu ibarelerin bulunmaması halinde, dış görünüş itibarıyla tam bir temlik cirosu var kabul edilir ve bu durum "gizli rehin cirosu" veya inançlı temlik cirosu olarak adlandırılır [14, 15]. Rehin cirosunun geçerliliği için ayrıca kambiyo senedinin zilyetliğinin mürtehine (rehin alana) devredilmesi şarttır [12].
2.2. Rehin Cirosu Hamilinin Hakları ve Tasarruf Yetkisi Kısıtlaması
TTK m. 689/1, rehin cirosu hamiline "poliçeden doğan bütün hakları kullanabilme" yetkisi vermiştir. Buna göre rehin alacaklısı, senedi ödeme için ibraz edebilir, ödenmeme halinde protesto çekebilir, başvuru borçlularına müracaat edebilir ve senet bedelini tahsil edebilir [4, 5, 7]. Ancak, hamil senet üzerinde mülkiyet hakkına sahip olmadığından, senet bedelini tahsil ettiğinde kendi alacağını aşan kısmı cirantaya iade etmekle yükümlüdür [16].
Madde metnindeki "fakat kendisi tarafından yapılan bir ciro ancak tahsil cirosu hükmündedir" emredici kuralı, rehin cirosu hamilinin senedi bir başkasına mülkiyetini devredecek şekilde (temlik cirosuyla) veya yeniden rehin cirosuyla (art rehin) devredemeyeceğini ifade eder [9, 17, 18]. Hamilin yapacağı her türlü ciro, lafzı ne olursa olsun, kanun gereği sadece tahsil cirosu (vekalet cirosu) niteliğinde sayılır ve senedi devralan 3. kişi yalnızca bir vekil (tahsil vekili) konumunda olur [17].
2.3. Bile Bile Borçlunun Zararına Hareket Etme (Exceptio Doli)
Maddenin ikinci fıkrası, şahsi def'ilerin rehin cirosu hamiline karşı ileri sürülmesini yasaklamaktadır. Ancak bunun tek istisnası, hamilin senedi devralırken borçlunun zararına hareket etmeyi kastetmesi, yani "bile bile borçlunun zararına hareket etmesi" (exceptio doli) durumudur [8, 19]. Bu kavram, basit bir kötüniyeti (MK m. 3 anlamında bilmeyi veya bilmesi gerekmeyi) aşan, hamilin borçluyu temel ilişkiden doğan savunma imkânlarından mahrum bırakmak maksadıyla senedi iktisap etmesi halini ifade eder [20, 21].
3. Sistematik İlişkiler
- TTK m. 684 (Temlik Cirosu) ve TTK m. 688 (Tahsil Cirosu): TTK sistematiğinde ciro; temlik, tahsil ve rehin olmak üzere üçe ayrılır. Temlik cirosu senedin mülkiyetini devrederken (TTK m. 684), tahsil cirosu sadece vekalet yetkisi verir (TTK m. 688). Rehin cirosu (TTK m. 689) ise ikisinin arasında yer alarak alacaklıya kendi nam ve hesabına senet haklarını kullanma yetkisi verir, ancak senedi üçüncü kişilere temlik etmesini yasaklar [7, 22-24].
- TTK m. 687 (Poliçede Şahsi Def'iler): TTK m. 689/2 hükmü, temlik cirosunda şahsi def'ileri düzenleyen TTK m. 687/1 hükmünün rehin cirosuna uyarlanmış halidir. Her iki maddedeki def'i sistemi tamamen aynı esasa dayanır [8, 19, 25].
- TTK m. 818 ve Çekte Rehin Cirosu Yasağı: TTK m. 818 (eski TTK m. 730), çeklere uygulanacak poliçe hükümlerini sayarken rehin cirosunu düzenleyen TTK m. 689'a atıf yapmamıştır. Bu bilinçli susma nedeniyle, Türk hukukunda kural olarak çekte açık rehin cirosu yapılamaz [26-29]. Çek üzerine "bedeli teminattır" yazılarak yapılan bir ciro Yargıtay tarafından geçersiz sayılmakta veya en fazla tahsil/temlik cirosu olarak ayakta tutulmaya çalışılmaktadır [28, 30-32].
- TMK m. 956 (Kıymetli Evrakın Rehni): Türk Medeni Kanunu'nun taşınır rehnine ilişkin bu maddesi uyarınca, emre yazılı kıymetli evrak ciro ve teslim yoluyla rehnedilebilir. Ancak TTK m. 689'daki açık ibareler kullanılmaksızın tam bir temlik cirosu gibi yapılan cironun altında bir rehin anlaşması yatıyorsa, bu "gizli rehin cirosu" TMK m. 956 kapsamında geçerli bir rehin tesisi sağlar. Ancak bu durumda, görünüşte bir temlik cirosu olduğundan, iyiniyetli üçüncü kişilerin mülkiyet iktisabı korunur [14, 15, 33-35].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairelerinin rehin cirosuna ilişkin uygulaması özellikle şu iki temel prensip etrafında şekillenmiştir:
1. Çekte Rehin Cirosunun Geçersizliği: Yargıtay, TTK m. 818'in TTK m. 689'a atıf yapmamasından yola çıkarak çekte "bedeli teminattır" kaydıyla yapılan ciroları geçersiz kabul etmektedir. Örneğin Yargıtay 11. HD, 26.09.2017 tarihli kararında; "Poliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan TTK’nın 818. maddesinde rehin cirosu ile ilgili 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz değildir. Çeki teminat amacıyla ciro ile alan kişi yetkili hamil olmayıp, çeke dayalı hakları kullanamaz" diyerek davayı reddetmiştir [29, 36].
2. Rehin Cirosunun Garanti İşlevinin Bulunmadığı Yönündeki İçtihat: Yargıtay'ın çok tartışılan ve Hukuk Genel Kurulu'nun 1972/104 sayılı kararı ile kökleşen içtihadına göre; rehin cirosu hamilin kendi cirantasına (rehnedene) müracaat hakkı bahşetmez. Yargıtay, rehin cirosunun teminat (garanti) işlevinin bulunmadığına, rehin cirosu hamilinin ancak tahsil cirosu yapabildiğinden vekilin müvekkilini takip edemeyeceği kuralına kıyasla, rehin alanın rehnedeni kambiyo senetlerine özgü yolla takip edemeyeceğine hükmetmiştir [37-42].
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Rehin Cirosu Hamilinin Tasarruf Yetkisi):
Tacir (A), kendi emrine düzenlediği 100.000 TL bedelli bir bonoyu, hammadde alımından doğan borcunun teminatı olarak (B) A.Ş.'ye "bedeli rehindir" kaydıyla ciro ve teslim etmiştir. (B) A.Ş., acil nakit ihtiyacı sebebiyle bu bonoyu piyasadan finansman sağlamak amacıyla faktoring şirketi (C)'ye tam ciro (temlik cirosu) ile devretmiş ve bedelini nakden almıştır. Vade geldiğinde (C), bonoyu ödenmesi için (A)'ya ibraz etmiştir.
Hukuki analiz: TTK m. 689/1'in açık ve emredici lafzına göre, senedi rehin cirosu ile alan (B)'nin yaptığı her türlü ciro kanunen "ancak tahsil cirosu hükmündedir" [4, 17]. Dolayısıyla (C), bononun mülkiyetini değil, sadece (B) adına tahsil yetkisini iktisap etmiştir. (B) A.Ş.'nin bonoyu temlik etme yetkisi bulunmadığından, (C) faktoring şirketinin senedin maliki sıfatıyla asıl borçlu (A)'ya başvurması ve senedin bedelini kendi malvarlığına katması hukuken korunmaz [17, 43].
Olay 2 (Çekte Rehin Cirosu ve Yetkili Hamil Sıfatı):
Bir inşaat firması olan (X), tedarikçisi (Y)'ye 500.000 TL tutarında ileri tarihli bir çek keşide etmiştir. (Y), banka (Z)'den kullanacağı ticari krediye teminat teşkil etmesi amacıyla bu çeki arkasına "bedeli teminattır" yazarak (Z) Bankası'na ciro etmiş ve teslim etmiştir. Çek karşılıksız çıkınca (Z) Bankası kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla (X) ve (Y)'ye karşı takibe geçmiştir.
Hukuki analiz: TTK'nın çeke uygulanacak poliçe hükümlerini gösteren 818. maddesinde, rehin cirosunu düzenleyen 689. maddeye atıf yapılmamıştır [26, 27]. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, çekte açık rehin cirosu yapılması geçersizdir. Bu nedenle (Z) Bankası, kambiyo hukuku anlamında yetkili hamil sıfatını kazanamaz ve çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapamaz [29, 44]. (Z) Bankasının takibi, icra mahkemesince iptal edilmeye mahkumdur.
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat Yükü: Rehin cirosu hamilinin kambiyo senedini borçlu zararına hareket kastıyla ("bile bile") iktisap ettiğini ispat yükü, senedi ödemekten kaçınan borçluya aittir. Bu iddianın ispatı, yazılı delil kuralına tabi olmayıp her türlü delille (HMK m. 200 vd. sınırları içinde) ispatlanabilir, ancak "kasıt" unsurunun kanıtlanması zorlu bir süreçtir [10, 20, 45].
- Zamanaşımı / Süreler: Rehin cirosunda da kambiyo senetleri hukukuna ilişkin genel zamanaşımı süreleri uygulanır. Poliçe ve bonolarda asıl borçluya karşı üç yıl, cirantalara karşı müracaat hakkı protesto tarihinden itibaren bir yıldır (TTK m. 749) [46].
- Görevli/Yetkili Mahkeme: Kambiyo senetlerine dayalı olarak açılacak menfi tespit, istirdat veya sebepsiz zenginleşme davalarında görevli mahkeme, TTK m. 4 uyarınca "mutlak ticari dava" niteliği gereği Asliye Ticaret Mahkemeleridir [47].
- Yaygın Uygulama Hataları: Uygulamada en sık yapılan hata, bankaların kredi teminatı olarak aldıkları çeklerin arkasına açıkça "teminat içindir" yazdırmalarıdır. Bu durum çekte rehin cirosu geçersiz olduğundan bankayı yetkili hamil sıfatından mahrum bırakmaktadır. Uygulamada bu riski aşmak için "gizli rehin cirosu" (sadece beyaz veya tam ciro yapılıp araya bir inanç sözleşmesi/rehin sözleşmesi yapılması) yöntemi kullanılmalıdır [14, 15].
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk Ticaret Kanunu m. 689'un doktrin ve Yargıtay nezdindeki uygulamasına yönelik en ciddi eleştiriler "Garanti (Teminat) İşlevi" ve "Çekte Rehin Cirosu Yasağı" başlıklarında toplanmaktadır.
Yaşar Karayalçın, Reha Poroy ve Ünal Tekinalp başta olmak üzere ticaret hukuku doktrininde baskın olan görüş, Yargıtay HGK'nın "rehin cirosu hamilinin rehneden cirantaya başvuramayacağı" (teminat/garanti işlevinin olmadığı) yönündeki içtihadını şiddetle eleştirmektedir [48-51]. Rehin müessesesi, alacaklıya tam bir güvence sağlamak amacıyla ihdas edilmişken, Yargıtay'ın TTK m. 689'u tahsil cirosuna benzeterek "vekil müvekkilini takip edemez" mantığıyla dar yorumlaması, rehin cirosunun kredi ve teminat aracı olma ruhuna aykırıdır [49]. Doktrine göre, rehin cirosunda da temlik cirosundaki gibi bir "garanti işlevi" vardır ve mürtehin, alacağını alamadığında diğer borçlularla birlikte bizzat senedi kendisine rehneden cirantaya da kambiyo hukuku çerçevesinde müracaat edebilmelidir [50, 52].
İkinci büyük eleştiri, TTK m. 818'deki atıf eksikliği nedeniyle çekte rehin cirosunun yasak sayılmasıdır. Günümüz ticari hayatında bilhassa "ileri tarihli çek" müessesesi kanunlaşmış ve çek bir nevi kredi aracı (bono gibi) fonksiyonu üstlenmişken, çekte açık rehin cirosunun kanunkoyucu tarafından hala yasaklı kabul edilmesi (veya bilinçsiz bir boşlukla atıf dışı bırakılması) ticari gerçekliklerle bağdaşmamaktadır [53-55]. Finansal piyasalardaki ihtiyaçlar, TTK'da yapılacak bir reformla çeklerin de açık rehin cirosuna konu olabilmesine imkan tanınmasını zaruri kılmaktadır.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.