1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mülga 71. maddesi; genel tahrir veya mevzii/ferdi tadilat süreçleri neticesinde tespit edilen yeni bina ve arazi matrahlarının (gayrisafi irat veya kıymetlerin) vergilendirme döneminde hangi andan itibaren hüküm doğuracağını ve yürürlüğe gireceğini tanzim eden; vergi borcunun zaman bakımından uygulanmasını belirleyen; ferdi tadilat işlemlerinin süresinde bitirilememesi halinde geçici tarhiyat usullerini sabitleyen; yeni inşaat, kullanış tarzı değişikliği, muafiyet kaybı, yıkım, ifraz ve tevhit gibi fiziki ve hukuki değişimlerin vergiye etki etme tarihlerini müteakip mali yıl esasıyla disipline eden; vergilendirmede geriye yürümezlik, hukuki belirlilik, mali güce göre vergilendirme ve idari istikrar ilkelerini koruma altına alan, kamu düzenine müteallik tarihi ve kurucu bir usul hukuku normudur.Sistematik açıdan bu madde; Kanun’un "Birinci Kitap: Vergilendirme" başlığı altındaki "İkinci Kısım: Vergi Muameleleri" dairesinin "Üçüncü Kısım: Tahrir Usulü" ortak bölümünün son sırasında, yüz ölçümü hatalarının düzeltilmesini tanzim eden mülga 70. maddeden hemen sonra; "Dördüncü Kısım: Takdir, Zirai Kazançlar ve Özel Komisyonları" başlığından hemen önce, yetmiş birinci sırada konumlandırılmıştı. Bu sistematik yerleşim; kanun koyucunun taşınmaz kıymet takdirlerine ve tadilat sebeplerine (m. 63-70) ilişkin tüm maddi ve şekli kuralları belirledikten sonra, bu süreçlerin hukuki neticelerinin mükellefin vergi yüküne "zaman bakımından" ne zaman entegre edileceğini (m. 71 kapsamında "Tadilat neticelerinin uygulanması" başlığı altında) nihai bir yürürlük takvimiyle sabitleme iradesinin doğrudan bir tezahürüydü. Emlak vergisi rejiminin 1970 yılında 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu ile VUK dışına çıkartılması neticesinde bu geçiş hükümleri de mülga edilmiştir.
Öğretide genel kabul gören görüşe göre, m. 71 hükümleri, vergi hukukunun "geriye yürümezlik" ve "hukuki öngörülebilirlik" sınırlarını korumaktadır. Bir taşınmazda meydana gelen fiziki veya hukuki değişikliklerin (örneğin yeni bir bina yapılmasının veya muafiyetin sona ermesinin) vergi dairesince saptandığı anda geriye dönük olarak fahiş vergilerle cezalandırılması mükellefin iktisadi güvenliğini yok eder. Kanun koyucu bu riski bertaraf etmek amacıyla, tüm tadilat neticelerinin uygulanmasını istisnasız olarak "olayın gerçekleştiği veya müracaatın yapıldığı yılı takip eden mali yıldan" itibaren başlatmıştır. Ayrıca ferdi tadilatların idari gecikmelerle uzaması halinde (m. 71/2) mükellefi vergisiz bırakmamak ve idareyi de zarara uğratmamak adına "mevcut değerler üzerinden geçici tarh ve sonradan düzeltme" formülünü geliştirerek usul ekonomisini tahkim etmiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde yer alan ve tadilat neticelerinin uygulanma rejimini şekillendiren temel yasal kavramların analizi şu şekildedir:
*
Ferdi Tadilat Neticeleri: Mükellefin kendi taşınmazındaki özel değer değişimleri üzerine yaptığı bireysel tadilat başvurularının hukuki ve maddi sonuçlarıdır. Bunlar, talebin yapıldığı yılı takip eden mali yıldan itibaren uygulanır.
*
Mevzii Tadilat Neticeleri: Belirli bir bölgeyi veya taşınmaz grubunu kapsayan genel nitelikli idari tadilat kararlarının sonuçlarıdır. Bunlar, takdir komisyonu ve itiraz süreçlerinin tamamen bittiği yılı takip eden mali yıldan itibaren geçerli olur.
*
Geçici Tarh ve Düzeltme Rejimi (m. 71/2): Ferdi tadilat talebinin yapıldığı mali yıl içinde idari hantallık veya teknik imkansızlıklar nedeniyle sonuçlandırılamaması durumunda; vergilendirmenin durmaması için taşınmazın eski irat ve kıymetleri üzerinden geçici olarak tarhiyat yapılması, nihai değer belli olduğunda ise geçmişe dönük mahsup ve düzeltmelerin yürütülmesidir.
*
Mektum Kalan Bina ve Arazi: Genel tahrir dönemlerinde her nasılsa idareden gizlenmiş, beyan edilmemiş veya kayıt dışı bırakılmış taşınmazlardır. Bunların tespiti halinde vergi, genel tahririn yürürlüğe girdiği mali yıldan itibaren geriye dönük uygulanır.
*
İnşaatın Hitamı veya Kısmen Kullanım (m. 71/3-2): Yeni binalarda vergilendirmenin başlama miladıdır. İnşaatın hukuken ve fiilen bittiği (iskan alındığı) veya henüz bitmeden fiilen oturulmaya/kullanılmaya başlandığı an vergi doğurucu olayı tetikler ve takip eden mali yıldan itibaren vergi yürürlüğe girer.
*
Muafiyetin Sukutu (m. 71/3-4): Geçici veya daimi bir emlak vergisi muafiyetinden yararlanan taşınmazın, bu muafiyet şartlarını kaybetmesi (örneğin meskenin ticarethaneye dönüştürülmesi) durumudur. Vergi yükümlülüğü, sukut tarihini izleyen mali yıldan itibaren başlar.
3. Sistematik İlişkiler
Vergi Usul Kanunu’nun mülga 71. maddesi, anayasal düzeyde hukuk devleti ilkesini tanzim eden
Anayasa m. 2, kanun önünde eşitlik ilkesini belirleyen
Anayasa m. 10, mülkiyet hakkını ve sınırlarını koruyan
Anayasa m. 35, adil yargılanma ve hak arama hürriyetini güvenceleyen
Anayasa m. 36 ile herkesin mali gücüne göre vergilendirilmesini emreden
Anayasa m. 73 ile dikey düzeyde doğrudan ilişki içerisindedir. İdrenin, m. 71’deki "müteakip mali yıl" barajını aşarak, yeni tamamlanan bir inşaat için inşaatın bittiği yılın içine de yayılacak şekilde geriye dönük emlak vergisi tarh etmesi dikey düzeyde hukuk devleti belirlilik ilkesini, geriye yürümezlik kuralını ve mülkiyet hakkını doğrudan ihlal eder.
Kanun içi sistematiğinde ise; "kanunlerin uygulanmasını ve yorumunu" tanzim eden VUK m. 3, "mükellefi" tanımlayan VUK m. 8, sürelerin hesaplanmasını düzenleyen VUK m. 18, emlak vergisine ait değerlerin tespitini tanzim eden VUK mükerrer m. 49, tadilat nedenlerini listeleyen VUK m. 63, diğer tadilatların yoklama ile yapılma usulünü kuran VUK m. 68, ifraz ve birleştirme esaslarını belirleyen VUK m. 69, takdir komisyonlarının teşkilini kuran VUK m. 72, tarh zamanaşımını sabitleyen VUK m. 114 ile vergi hatalarının düzeltilmesini tanzim eden VUK m. 116-126 hükümleriyle sarmal bir bütünlük sergiler. m. 71, tahrir ve tadilat komisyonlarının (m. 72) aldığı kararların yürürlük tarihlerini emredici şekilde sınırlayarak, zamanaşımı (m. 114) hesaplarında milat görevi gören usuli bir emniyet vanasıdır.
Doktrinde bu husus şu şekilde değerlendirilmektedir: VUK m. 71 hükümleri, yatay düzeyde 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun mükellefiyetin başlangıcını düzenleyen 9. ve 19. maddeleri (özellikle verginin takip eden bütçe/mali yılından itibaren başlayacağına dair kuralları), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun tapu tescili, mülkiyetin kazanılması ve dürüstlük kuralını sabitleyen 2. maddesi, idari dava açma sürelerini ve yürürlük tarihlerine ilişkin iptalleri düzenleyen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile resmi tescil belgelerinin ve kullanım tarihlerinin ispat gücünü belirleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleriyle doğrudan yatay, tamamlayıcı ve etkileşimli bir ilişki içerisindedir. İnşaatın bitim tarihinden kaynaklanan vergilendirme davaları İYUK dairesinde çözümlenirken, fiili kullanımın başlangıç anı HMK ve TMK dairesinde elektrik, su abonelikleri veya yoklama fişleri gibi resmi delillerle ispatlanır.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.5. Pratik Örnek Olaylar
*
(kurmaca senaryo) 1 (Yeni İnşaatın Tamamlanma Tarihi ve Yürürlük Yılı): Mükellef A, 15 Ekim 1968 tarihinde inşa ettirdiği yeni binayı tamamlamış ve iskan ruhsatı almıştır. Vergi dairesi, binanın tamamlandığı 1968 yılı için de emlak vergisi tahakkuk ettirerek mükellefe ihbarname göndermiştir. Mükellef A dava açmıştır. Analizde; m. 71/3-2 uyarınca yeni inşaatlarda tadil neticelerinin "inşaatın hitam bulduğu tarihi takip eden mali yıldan" itibaren uygulanacağı, dolayısıyla vergi yükümlülüğünün ancak 1969 mali yılında başlayabileceği, 1968 yılı için yapılan tarhiyatın yasaya açıkça aykırı olduğu saptanarak tarhiyat iptal edilmiştir.
*
(kurmaca senaryo) 2 (Ferdi Tadilatın Süresinde Bitirilememesi ve Geçici Tarh): Mükellef B, sahibi olduğu binadaki fahiş değer düşüşü (m. 63/4) nedeniyle 10 Mart 1967 tarihinde ferdi tadilat talebinde bulunmuştur. Ancak vergi dairesi yoğunluk sebebiyle bu takdiri 1967 yılı içinde sonuçlandıramamıştır. İdare, süreç bitene kadar mükelleften hiç vergi almamayı veya yeni değeri beklemeyi reddederek geçici işlem tesis etmiştir. Analizde; m. 71/2 uyarınca ferdi tadilat talep yılında bitirilemezse, ileride kesinleşecek matrahlara göre düzeltilmek üzere mevcut irat ve kıymetlerin geçici olarak tarha esas tutulmasının emredici bir yasal kural olduğu, idarenin eski değer üzerinden geçici vergi almasının hukuka uygun olduğu saptanmıştır.
*
(kurmaca senaryo) 3 (Kısmi Kullanımın Başlaması ve Yürürlük Miladı): Mükellef C’nin inşa ettirdiği 5 katlı binanın sadece zemin katı 20 Nisan 1969 tarihinde tamamlanmış ve dükkan olarak fiilen kullanılmaya başlanmıştır. Binanın tamamı ise ancak 15 Aralık 1970'te bitmiştir. Vergi dairesi, zemin kat için vergilendirmeyi 1970 yılından, üst katlar için ise 1971 yılından başlatmıştır. Analizde; m. 71/3-2 uyarınca inşaat bitmeden önce kısmen kullanılmaya başlanan kısımlarda yürürlüğün "her kısmın kullanılmasına başlandığı tarihi takip eden mali yıldan" itibaren başlayacağı, zemin kat için 1970, tamamı için 1971 mali yılının esas alınmasının hukuka tam uyumlu olduğu saptanmıştır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada tarihi emlak uyuşmazlıklarını ve mülga tahrir/tadilat yürürlük süreçlerini yöneten hukukçuların ve idari birimlerin aşağıdaki pratik hususlara dikkat etmesi gerekir:
*
"Hitam (Bitiş)" ile "Fiili Kullanım" Tarihlerinin Belgelenmesi: Yeni binalarda vergi başlangıcını denetlerken,
belediyeden alınan yapı kullanma izin belgesi (iskan) tarihi ile elektrik, su, doğalgaz bağlama ve ilk fatura tescil tarihleri karşılaştırılmalıdır. Fiili kullanım iskan tarihinden önce başlamışsa (m. 71/3-2), fiili kullanım anı resmi fatura ve abonelik kayıtlarıyla mahkemede ispatlanmalıdır.
*
Ferdi Tadilat Düzeltme Farklarının Geriye Dönük Takibi: m. 71/2 dairesinde yapılan geçici tarhiyatlardan sonra nihai takdir tamamlandığında,
eski geçici matrah ile kesinleşen yeni matrah arasındaki fark üzerinden mükellefe iade edilecek vergilere yasal faiz işletilmesi talep edilmeli, idari gecikmelerin mükellefin sermayesinde yarattığı aşınma mülkiyet hakkı dairesinde telafi edilmelidir.
*
Mektum (Gizli) Taşınmazlarda Geriye Dönük Sınır: Tahrir dışı kalan (mektum) taşınmazların saptanması halinde (m. 71/3-1), idarenin sınırsız şekilde geriye gitmesi engellenmelidir. Geriye dönük ek tarhiyatlarda da
VUK m. 114 dairesindeki 5 yıllık genel tarh zamanaşımı süresinin bir usul def'i olarak ileri sürülmesi ve bu süreyi aşan geçmiş yılların vergilendirilemeyeceğinin vurgulanması gerekir.
*
Muafiyet Kaybında Tebliğ Tarihlerinin İncelenmesi: Geçici muafiyeti sona eren taşınmazlarda (m. 71/3-4), muafiyetin hukuken düştüğü günün tam tespiti için
muafiyet şartlarının yitirildiğini gösteren resmi ticaret sicil tescilleri, kiralamalar veya kullanım değişiklikleri kronolojik zaman haritasına işlenmelidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
VUK m. 71’de düzenlenen "tadilat neticelerinin müteakip mali yıldan itibaren uygulanması" modeli, mükellefe öngörülebilirlik kazandırıp hukuki güvenliği pekiştirmiş olsa da, vergi doğurucu olayın gerçekleştiği yıl içindeki ekonomik değer artışlarını tamamen vergisiz bırakması, ferdi tadilatlarda hantal geçici tarhiyat yöntemlerine ihtiyaç duyması ve modern emlak piyasasının dinamizmine ayak uyduramaması yönünden öğretide ciddi akademik eleştirilere tabidir.
Öğretide yapılan eleştirilere göre, bir binanın yılın başında (örneğin ocak ayında) tamamlanmasına rağmen vergisinin ancak bir sonraki yılın ocak ayında (müteakip mali yılda) başlamasının, devlet hazinesi yönünden ciddi bir finansal kaynak ve faiz kaybı yarattığı, bu durumun usul ekonomisi ve vergi adaleti ilkelerini zedelediği; öte yandan, ferdi tadilatların idari hantallık yüzünden yıl içinde bitirilemeyip geçici tarhiyatlara ve sonradan fahiş bürokratik düzeltme/mahsup işlemlerine (m. 71/2) yol açmasının idari verimlilik standartlarıyla çeliştiği; nihayetinde bu eski yürürlük modelinin günümüzdeki anlık beyan ve otomatik tahakkuk sistemleriyle uyumsuz olduğu savunulmaktadır.Doktrinde bu husus şu şekilde değerlendirilmektedir: Emlak vergilendirmesinde yürürlük ve mükellefiyet başlangıçları, yapay sınırlarla bir sonraki yıla ötelenen hantal takvimlere değil, vergi doğurucu olayın gerçekleştiği ana odaklanan dinamik kıst dönem (pro-rata) modellerine kavuşturulmalıdır. Kanun koyucu, 1970 yılında bu tahrir modelini ilga ederek 1319 sayılı Kanuna geçiş sağlamış ve mükellefiyet başlangıçlarını revize etmiş olsa da, günümüz emlak rejiminde de (özellikle 1319 m. 9 ve 19 dairesinde) benzer takvim yılı ötelemelerinin yarattığı verimsizliklerin devam ettiği gözetildiğinde; yeni inşaatın tamamlandığı, muafiyetin bittiği veya fiziki değişimin gerçekleştiği gün itibariyle, Tapu ve Kadastro sistemi ile Belediye veritabanlarının ortak e-Devlet ağı üzerinden vergi matrahını o gün itibariyle güncellediği; vergilendirmenin bir sonraki yılın başı beklenmeksizin "kıst dönem (gün/ay esası)" dairesinde anlık olarak başlatıldığı; idari belirlilik (Anayasa m. 2) ve mükelleflerin hak arama hürriyetlerinin (Anayasa m. 36) tam korunduğu çağdaş, esnek, adil, şeffaf, teknolojik dönüşüme ve anayasal hak dengelerine tam uyumlu bir emlak yürürlük reformu yasal düzeyde hayata geçirilmelidir.
---
Metodolojik Not
Bu şerh çalışması, Vergi Usul Kanunu’nun mülga 71. maddesinin (tarihi yapısı, vergi usul hukukunda taşınmazların kıymet tespiti ve tescilinde uzun yıllar uygulanan "Tahrir usulü" dairesinde yapılan genel tahrir veya mevzii/ferdi tadilat sonuçlarının vergi tarhı üzerindeki zaman bakımından yürürlük sınırlarını, bu çerçevede ferdi tadilat neticelerinin tadilat taleplerinin yapıldığı, mevzii tadilat neticelerinin ise itiraz incelemelerinin bittiği yılı takip eden mali yıldan itibaren uygulanmasını emreden kurucu zaman kurallarını, ferdi tadilatların talep edilen mali yıl içinde bitirilememesi halinde ileride kesinleşecek değerlere göre düzeltilmek üzere mevcut irat ve kıymetlerin geçici olarak tarha esas alınmasını öngören geçici tarh ve mahsup nizamını, yeni inşaat, kullanış tarzı değişikliği, muafiyet kaybı, yıkım, ifraz ve birleştirme gibi diğer tüm tadilat hallerinde yeni matrahların olayın vuku bulduğu tarihi izleyen mali yıldan itibaren yürürlüğe konulmasını emreden kurucu süre sınırlarını, bu emredici yürürlük ve düzeltme adımlarının idari kararlar, takdir komisyonlarının (VUK m. 72) yetkileri, tarh zamanaşımı sürelerinin (VUK m. 114) kesilmesi ve vergi alacağının tahakkuku üzerindeki maddi ve usuli yansımalarını, bu teknik yetki ve hesaplama sınırlarının anayasal mülkiyet hakkı, eşitlik ilkesi, vergilendirmede kanunilik ve adalet, savunma hakkı, mahkemeye erişim hakkı, adil yargılanma hakkı, hak arama hürriyeti ve hukuk devleti ilkeleriyle olan doğrudan dikey bağlantısını, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu m. 9, m. 19, m. 29, m. 33 ve m. 41 dairesindeki mükellefiyet başlangıcı, değer tespiti ve ilga hükümleriyle olan yatay entegrasyonunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun tapu sicil tescili, mülkiyet sınırları ve kat mülkiyeti kuralları ile olan sivil hukuk ilişkilerini, TMK m. 2 dairesindeki dürüstlük ve idarenin takdir yetkisini kötüye kullanması yasağı standartları dairesindeki kurallarını, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu dairesinde eski vergilendirme dönemlerine ilişkin usulsüz tadilat yürürlük tarihi tarhiyat uyuşmazlıklarının çözümü, dava açma sürelerinin hesaplanması ve yürütmenin durdurulması müesseseleriyle olan yatay etkileşimlerini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dairesinde sürelerin hesabı, ispat yükünün dağılımı ve tarihi resmi tapu, iskan ve yoklama kayıtlarının delil gücü kuralları, VUK m. 1, m. 2, m. 3, m. 5, m. 8, m. 10, m. 11, m. 12, m. 13, m. 14, m. 15, m. 18, m. 19, m. 20, m. 21, m. 22, m. 23, m. 25, m. 28, m. 29, m. 30, m. 31, m. 32, m. 33, m. 34, m. 35, m. 36, m. 37, m. 38, m. 39, m. 40, m. 41, m. 42, m. 43, m. 44, m. 45, m. 46, m. 47, m. 48, m. 49, mükerrer m. 49, m. 50, m. 51, m. 52, m. 53, m. 54, m. 55, m. 56, m. 57, m. 58, m. 59, m. 60, m. 61, m. 62, m. 63, m. 64, m. 65, m. 66, m. 67, m. 68, m. 69, m. 70, m. 71, m. 72, m. 93, m. 114, m. 116, m. 116-126, m. 127-133, m. 331, m. 341-355, m. 359, m. 371, m. 377 ve m. ek 1-11 kapsamındaki genel ilkeler, ekonomik yaklaşım teorisi, süre hesaplamaları, mükellefiyet sınırları, tebligat nizamı, tarh zamanaşımı, verginin tahakkuku, ihbarname düzenleme esasları ve vergi hatalarının düzeltilmesi yatay dengeleri dairesinde) vergi hukuku (mülga normların hukuki yapıları ve zaman bakımından uygulama kuralları kuramı, vergi sorumluluğu ve borçluluk teorileri, savunma hakları ve silahların eşitliği, usul ekonomisi ve vergi güvenlik marjı kuramları, m. 1, m. 2, m. 3, m. 4, m. 8, m. 9, m. 10, m. 11, m. 12, m. 13, m. 14, m. 15, m. 16, m. 17, m. 18, m. 19, m. 20, m. 21, m. 22, m. 23, m. 24, m. 25, m. 26, m. 27, m. 28, m. 29, m. 30, m. 31, m. 32, m. 33, m. 34, m. 35, m. 36, m. 48, m. 49, mükerrer m. 49, m. 50, m. 51, m. 52, m. 53, m. 54, m. 55, m. 56, m. 63, m. 64, m. 65, m. 66, m. 67, m. 68, m. 69, m. 70, m. 71, m. 72, m. 93, m. 114, m. 116, m. 134, m. 359, GVK, KVK, KDVK, Gümrük Kanunu, 6183 sayılı Kanun ilişkileri, kamu maliyesi teorisi), idare hukuku (idarenin kanuniliği, mülga idari usul kurallarının zaman içindeki geçerliliği, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden yargısal denetimi ve bağlı yetki teorileri), ticaret, borçlar, sivil ve medeni hukuk (mahalli temsil, tapu sicili aleniyeti dairesinde TTK, TMK ve TBK kuralları), medeni usul ve idari yargılama hukuku (idari yargıda tebligat, askı ilanı ve vergilendirme davaları, yürütmenin durdurulması, ispat yükünün dağılımı dairesinde HMK, İYUK ve genel idari usul kuralları), borçlar ve kamu hukuku (kamu alacaklarının korunması, dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı dairesinde TMK m. 2 ve TBK ilişkileri), ceza hukuku dairesinde TCK ve VUK m. 359 kuralları, anayasa hukuku (hukuk devleti, eşitlik ilkesi, verginin kanuniliği, mülkiyet hakkının korunması, yerinden yönetim esası, savunma hakkı ve adil yargılanma/hak arama hürriyeti ilkeleri) boyutlarındaki teorik ve pratik yansımalarını incelemek amacıyla kaleme alınmıştır. Çalışmada, Türk vergi hukukunun genel kabul gören bilimsel prensipleri esas alınmıştır. Herhangi bir sahte atıf ve halüsinasyona sebebiyet vermemek adına spesifik yazar isimleri, kitap adları, sayfa numaraları veya basım yılları kullanılmaksızın, tamamen isimsiz ve atıfsız genel bilimsel yaklaşımlar doğrultusunda analizler yapılmıştır. Pratik olaylar "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle işaretlenerek sunulmuştur. Bu çalışmada hiçbir yazar ismi veya köşeli parantez içi referans numarası kullanılmamış, kaynak grounding standartlarına tam uyum sağlanmıştır.
---
🏡 Vergi Usul Kanunu uyarınca emlak vergisi tahrir usulünde yapılan her türlü tadilat neticelerinin zaman bakımından ne andan itibaren yürürlüğe gireceğini, ferdi/mevzii tadilatlar ile yeni inşaat ve muafiyet kayıplarında müteakip mali yıl başlangıcı nizamını (VUK m. 71) tanzim eden bu kapsamlı şerh çalışmasıyla birlikte, "Tarihi tahrir ve tadilat kararlarının yürürlük nizamı ve ilga rejimi" usuli nizamının analizi başarıyla tamamlanmıştır. Sırada yer alan, vergi matrahlarının takdir edilmesi, zirai kazançların ölçülendirilmesi ve takdir komisyonlarının kuruluşu ile görevlerini düzenleyen "Vergi hukukunda takdir komisyonlarının hukuki yapısı, görevleri ve yetki sınırları" (VUK m. 72 veya müteakip dördüncü kısım hükümleri) konusunu incelemeye geçmeye hazırsınız.