1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 263. maddesi, kanunun 261. maddesinde sayılan
değerleme ölçülerinden biri olan "borsa rayici" kavramının yasal tanımını ve
sınırlarını belirleyen temel bir normdur. İktisadi kıymetlerin değerlemesinde
en nesnel ve güvenilir yöntemlerden biri, serbest piyasa koşullarında oluşan
organize piyasa (borsa) fiyatlarının esas alınmasıdır. Öncel/Kumrulu/Çağan,
Vergi Hukuku eserinde, borsa rayicinin, alıcı ve satıcının serbest
iradeleriyle şeffaf bir ortamda oluşan fiyatları yansıtması nedeniyle, vergi
matrahının tespitinde mükellefin veya idarenin sübjektif (keyfi) müdahalelerini
engelleyen en objektif değerleme ölçüsü olduğunu ifade etmektedir [1]. Madde,
kural olarak son işlem günündeki ortalama değeri esas almakla birlikte,
piyasadaki olağanüstü dalgalanmalara karşı Hazine ve Maliye Bakanlığı'na 30
günlük ortalamayı uygulatma yetkisi vererek bir emniyet sübabı oluşturmuştur.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Borsa Rayici: Organize, resmi ve yasal bir piyasada (borsada) işlem
gören kıymetlerin değerleme gününe ait olan bedelidir.
- İlgili Borsalar: Menkul kıymetler (hisse senedi, tahvil), kambiyo
(döviz), ticaret (tarım ürünleri vb.) ve kıymetli madenler (altın, gümüş)
borsalarıdır. Değerlemenin bu maddeye göre yapılabilmesi için kıymetin mutlaka
bu resmi borsalardan birine kote (kayıtlı) olması şarttır.
- Son Muamele Günü: Değerleme gününden (genellikle 31 Aralık) geriye
doğru gidildiğinde, ilgili kıymetin borsada işlem gördüğü en son gündür.
- Ortalama Değer: Kanun, değerleme ölçüsü olarak borsadaki "kapanış
fiyatını" veya "en yüksek/en düşük fiyatı" değil, o gün gerçekleşen tüm
işlemlerin ağırlıklı "ortalama değerini" emretmektedir.
- Normal Temevvüçler Dışındaki Bariz Kararsızlıklar: Ekonomik krizler,
savaşlar, küresel şoklar gibi olağan piyasa dalgalanmalarını (temevvüç) aşan,
fiyatların spekülatif veya panik halinde çöktüğü/fırladığı kriz anlarıdır.
- 30 Gün İçindeki Ortalama Rayiç: Kararsızlık hallerinde Bakanlığın
yetkisi dâhilinde, suni matrahları (aşırı fiktif kâr veya zararları) önlemek
için son 30 günün ortalamasının alınarak fiyatın stabilize edilmesidir.
3. Sistematik İlişkiler
VUK m. 263, değerleme ölçülerini sıralayan VUK m. 261'in doğrudan bir
açıklamasıdır. Sistematik olarak en sıkı bağı ise, yabancı paraların
değerlemesini düzenleyen VUK m. 280 ve menkul kıymetlerin değerlemesini
düzenleyen VUK m. 279 ile kurar. Zira dövizler ve borsada işlem gören hisse
senetleri kural olarak borsa rayici ile değerlenir. Başaran Yavaşlar, Vergi
Usul Hukuku çalışmasında, VUK m. 263'ün salt bir tanım maddesi olmadığını,
sermaye piyasası araçları ile vergi hukuku arasındaki entegrasyonu sağlayan ve
maddi vergi hukukundaki matrahın ulusal/uluslararası piyasa gerçekliğiyle
örtüşmesini temin eden kritik bir usul köprüsü olduğunu belirtmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) X A.Ş.'nin aktifinde, Borsa İstanbul'da (BİST) işlem gören
Y Bankası'na ait hisse senetleri bulunmaktadır. X A.Ş., 31 Aralık (değerleme
günü) itibarıyla kurumlar vergisi matrahını belirlemek için bu hisseleri
değerleyecektir. 31 Aralık günü Y Bankası hisselerinin borsadaki kapanış fiyatı
52,00 TL, gün içindeki işlemlerin "ortalama değeri" ise 50,00 TL'dir. VUK m.
263'ün açık lafzı gereği X A.Ş., kapanış fiyatını değil, ortalama değer olan
50,00 TL'yi borsa rayici olarak esas alarak değerleme yapmak zorundadır.
(kurmaca senaryo) Küresel bir kriz nedeniyle 28-31 Aralık tarihleri arasında
emtia piyasalarında büyük bir çöküş (bariz kararsızlık) yaşanmış ve pamuk
fiyatları bir anda %60 düşmüştür. Z Tekstil A.Ş.'nin stoklarındaki pamukların
değeri hızla erimiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, VUK m. 263'teki yetkisini
kullanarak, pamuk borsasında son muamele günü yerine Aralık ayının tamamını
kapsayan "30 günlük ortalama rayicin" kullanılmasını emreden bir tebliğ
yayımlar. Z Tekstil A.Ş., zararını 31 Aralık'taki dip fiyattan değil,
Bakanlığın ilan ettiği 30 günlük daha yüksek ortalama rayiç üzerinden
hesaplamak mecburiyetinde kalır.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık ve mali danışmanlık pratiğinde, "borsa rayici" kavramının döviz
(kambiyo) değerlemesindeki pratik yansımasına çok dikkat edilmelidir.
Tosuner/Demir, Vergi Usul Kanunu eserinde, Türkiye'de resmi bir kambiyo
borsası fiilen aktif olarak işlemediği için, VUK m. 280'in Maliye Bakanlığına
verdiği yetki çerçevesinde her yıl sonunda yayımlanan "kur tebliğlerindeki"
değerlerin hukuken "borsa rayici" yerine geçtiğini; mükelleflerin Merkez
Bankası döviz alış kurları ile Maliye Bakanlığınca ilan edilen kurları
birbirine karıştırmamaları gerektiğini stratejik bir uyarı olarak meslek
mensuplarına hatırlatmaktadır [1]. Ayrıca borsaya kote olmayan (kapalı tip)
şirket hisseleri için borsa rayici uygulanamaz, bu hata ağır tarhiyatlara neden
olur.
7. Eleştirel Değerlendirme
VUK m. 263, içerdiği "ortalama değer" kuralı bakımından modern sermaye piyasası
ve finansal raporlama standartlarının gerisinde kalmıştır. Günümüzde
Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS/TFRS), borsa rayici (gerçeğe
uygun değer) olarak gün sonu "kapanış fiyatını" esas alırken, VUK'un halen
"ortalama değeri" emretmesi, ticari muhasebe ile mali muhasebe arasında
gereksiz farklar (çift defter tutma külfeti) yaratmaktadır. Erginay, Vergi
Hukuku eserinde, vergi hukukunun sermaye piyasasındaki hızlı gelişimlere ayak
uydurması gerektiğini ve çağdaş finansal enstrümanları kavrayacak modern
terimlerin yasaya dâhil edilmesinin elzem olduğunu vurgulamaktadır [1]. Öte
yandan, kriz anlarında Bakanlığa verilen "30 günlük ortalamayı esas aldırma"
yetkisi, her ne kadar matrah aşınmasını önleme amacı taşısa da, idareye aşırı
geniş bir takdir marjı sunmaktadır. Yaltı Soydan, Vergi Yükümlüsünün Hakları
çalışmasında, vergi matrahını doğrudan değiştiren böylesine kritik bir
yetkinin, sınırları ve objektif kriz kriterleri kanunda net çizilmeden idarenin
inisiyatifine bırakılmasının, verginin kanuniliği ve hukuki belirlilik
(öngörülebilirlik) ilkeleriyle bağdaşmadığını eleştirel bir dille ifade
etmektedir [1]. Maddenin modern finansal piyasaların "kapanış fiyatı" kuralına
göre revize edilmesi gereklidir.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 263. maddesi, kanunun 261. maddesinde sayılan değerleme ölçülerinden biri olan "borsa rayici" kavramının yasal tanımını ve sınırlarını belirleyen temel bir normdur. İktisadi kıymetlerin değerlemesinde en nesnel ve güvenilir yöntemlerden biri, serbest piyasa koşullarında oluşan organize piyasa (borsa) fiyatlarının esas alınmasıdır. Öncel/Kumrulu/Çağan, Vergi Hukuku eserinde, borsa rayicinin, alıcı ve satıcının serbest iradeleriyle şeffaf bir ortamda oluşan fiyatları yansıtması nedeniyle, vergi matrahının tespitinde mükellefin veya idarenin sübjektif (keyfi) müdahalelerini engelleyen en objektif değerleme ölçüsü olduğunu ifade etmektedir [1]. Madde, kural olarak son işlem günündeki ortalama değeri esas almakla birlikte, piyasadaki olağanüstü dalgalanmalara karşı Hazine ve Maliye Bakanlığı'na 30 günlük ortalamayı uygulatma yetkisi vererek bir emniyet sübabı oluşturmuştur.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
VUK m. 263, değerleme ölçülerini sıralayan VUK m. 261'in doğrudan bir açıklamasıdır. Sistematik olarak en sıkı bağı ise, yabancı paraların değerlemesini düzenleyen VUK m. 280 ve menkul kıymetlerin değerlemesini düzenleyen VUK m. 279 ile kurar. Zira dövizler ve borsada işlem gören hisse senetleri kural olarak borsa rayici ile değerlenir. Başaran Yavaşlar, Vergi Usul Hukuku çalışmasında, VUK m. 263'ün salt bir tanım maddesi olmadığını, sermaye piyasası araçları ile vergi hukuku arasındaki entegrasyonu sağlayan ve maddi vergi hukukundaki matrahın ulusal/uluslararası piyasa gerçekliğiyle örtüşmesini temin eden kritik bir usul köprüsü olduğunu belirtmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) X A.Ş.'nin aktifinde, Borsa İstanbul'da (BİST) işlem gören Y Bankası'na ait hisse senetleri bulunmaktadır. X A.Ş., 31 Aralık (değerleme günü) itibarıyla kurumlar vergisi matrahını belirlemek için bu hisseleri değerleyecektir. 31 Aralık günü Y Bankası hisselerinin borsadaki kapanış fiyatı 52,00 TL, gün içindeki işlemlerin "ortalama değeri" ise 50,00 TL'dir. VUK m. 263'ün açık lafzı gereği X A.Ş., kapanış fiyatını değil, ortalama değer olan 50,00 TL'yi borsa rayici olarak esas alarak değerleme yapmak zorundadır.
(kurmaca senaryo) Küresel bir kriz nedeniyle 28-31 Aralık tarihleri arasında emtia piyasalarında büyük bir çöküş (bariz kararsızlık) yaşanmış ve pamuk fiyatları bir anda %60 düşmüştür. Z Tekstil A.Ş.'nin stoklarındaki pamukların değeri hızla erimiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, VUK m. 263'teki yetkisini kullanarak, pamuk borsasında son muamele günü yerine Aralık ayının tamamını kapsayan "30 günlük ortalama rayicin" kullanılmasını emreden bir tebliğ yayımlar. Z Tekstil A.Ş., zararını 31 Aralık'taki dip fiyattan değil, Bakanlığın ilan ettiği 30 günlük daha yüksek ortalama rayiç üzerinden hesaplamak mecburiyetinde kalır.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık ve mali danışmanlık pratiğinde, "borsa rayici" kavramının döviz (kambiyo) değerlemesindeki pratik yansımasına çok dikkat edilmelidir. Tosuner/Demir, Vergi Usul Kanunu eserinde, Türkiye'de resmi bir kambiyo borsası fiilen aktif olarak işlemediği için, VUK m. 280'in Maliye Bakanlığına verdiği yetki çerçevesinde her yıl sonunda yayımlanan "kur tebliğlerindeki" değerlerin hukuken "borsa rayici" yerine geçtiğini; mükelleflerin Merkez Bankası döviz alış kurları ile Maliye Bakanlığınca ilan edilen kurları birbirine karıştırmamaları gerektiğini stratejik bir uyarı olarak meslek mensuplarına hatırlatmaktadır [1]. Ayrıca borsaya kote olmayan (kapalı tip) şirket hisseleri için borsa rayici uygulanamaz, bu hata ağır tarhiyatlara neden olur.
7. Eleştirel Değerlendirme
VUK m. 263, içerdiği "ortalama değer" kuralı bakımından modern sermaye piyasası ve finansal raporlama standartlarının gerisinde kalmıştır. Günümüzde Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS/TFRS), borsa rayici (gerçeğe uygun değer) olarak gün sonu "kapanış fiyatını" esas alırken, VUK'un halen "ortalama değeri" emretmesi, ticari muhasebe ile mali muhasebe arasında gereksiz farklar (çift defter tutma külfeti) yaratmaktadır. Erginay, Vergi Hukuku eserinde, vergi hukukunun sermaye piyasasındaki hızlı gelişimlere ayak uydurması gerektiğini ve çağdaş finansal enstrümanları kavrayacak modern terimlerin yasaya dâhil edilmesinin elzem olduğunu vurgulamaktadır [1]. Öte yandan, kriz anlarında Bakanlığa verilen "30 günlük ortalamayı esas aldırma" yetkisi, her ne kadar matrah aşınmasını önleme amacı taşısa da, idareye aşırı geniş bir takdir marjı sunmaktadır. Yaltı Soydan, Vergi Yükümlüsünün Hakları çalışmasında, vergi matrahını doğrudan değiştiren böylesine kritik bir yetkinin, sınırları ve objektif kriz kriterleri kanunda net çizilmeden idarenin inisiyatifine bırakılmasının, verginin kanuniliği ve hukuki belirlilik (öngörülebilirlik) ilkeleriyle bağdaşmadığını eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. Maddenin modern finansal piyasaların "kapanış fiyatı" kuralına göre revize edilmesi gereklidir.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)