RESMİ METİN

Değerleme ölçüleri


Madde 261 – Değerleme, iktisadi kıymetin nevi ve mahiyetine göre, aşağıdaki ölçülerden biri ile yapılır:

  1. Maliyet bedeli;

2. Borsa rayici; 3. Tasarruf değeri; 4. Mukayyet değer; 5. İtibari değer; 6. Vergi değeri; 7. (Ek: 30/12/1980-2365/46 md.) Rayiç bedel, 8. Emsal bedeli ve ücreti.84 9. (Ek:14/10/2021-7338/26 md.) Alış bedeli.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 261. maddesi, vergi sistemimizde matrahın tespit edilebilmesi için iktisadi kıymetlerin parayla ölçülebilir hale getirilmesinde kullanılacak yasal araçları (değerleme ölçülerini) "tahdidi" (sınırlı) olarak sayan asli bir katalog normdur. İktisadi kıymetlerin salt fiziki varlıkları veya muhasebe kayıtlarındaki düz isimleri vergilendirme için yeterli değildir; bunların vergi kanunlarının öngördüğü somut bir mali değere dönüştürülmesi gerekir. Öncel/Kumrulu/Çağan, Vergi Hukuku eserinde, vergi matrahının objektif ve herkes için eşit kurallarla belirlenebilmesi adına kanun koyucunun değerleme ölçülerini standartlaştırdığını ve bu ölçülerin mükellefin veya idarenin keyfi seçimine bırakılmadığını ifade etmektedir [1]. Madde, iktisadi kıymetin niteliğine (nevi ve mahiyetine) göre hangi ölçünün kullanılacağının temel çatısını kurmaktadır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninde yer alan 9 adet değerleme ölçüsü şunlardır:

  • Maliyet Bedeli: Bir iktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması için yapılan ödemeler ile bunlara bağlı her türlü giderlerin toplamıdır (hammadde, emtia, demirbaşlar için temel ölçüdür).
  • Borsa Rayici: Gerek menkul kıymetler gerekse ticari piyasası (borsası) bulunan malların değerleme gününden önceki son işlem günündeki ortalama piyasa değeridir.
  • Tasarruf Değeri: Bir iktisadi kıymetin değerleme gününde sahibi için arz ettiği gerçek ekonomik (satış/kullanım) değerdir.
  • Mukayyet Değer: Bir iktisadi kıymetin muhasebe kayıtlarında (yasal defterlerde) gösterilen, herhangi bir indirime veya ilaveye tabi tutulmamış hesap değeridir (örneğin muhasebe kayıtlarındaki alacaklar).
  • İtibari Değer: Her nevi senet, tahvil ve paranın üzerinde yazılı olan, ihraç edenin taahhüt ettiği nominal değerdir.
  • Vergi Değeri: Emlak Vergisi Kanunu'na göre tespit edilen ve binalar ile araziler için geçerli olan idari değerdir.
  • Rayiç Bedel: Bir iktisadi kıymetin değerleme günündeki normal piyasa alım satım bedelidir.
  • Emsal Bedeli ve Ücreti: Gerçek bedeli belli olmayan veya bilinmeyen kıymetlerin/hizmetlerin, piyasada aynı nitelikteki benzerlerine bakılarak takdir edilen farazi bedelidir.
  • Alış Bedeli: 2021 yılında 7338 sayılı Kanunla eklenen ve salt iktisadi kıymetin satın alma anındaki çıplak bedelini ifade eden (özellikle yabancı para vb. kıymetlerin değerlemesinde kullanılan) ölçüdür.

3. Sistematik İlişkiler

VUK m. 261, birer fihrist maddesi niteliğindedir. Bu maddede sayılan ölçülerin tanımı ve kapsamı, kanunun devam eden 262. ila 268. maddelerinde tek tek yapılmıştır. Hangi iktisadi kıymetin (emtia, gayrimenkul, menkul kıymet, alacak vb.) bu 9 ölçüden hangisiyle değerleneceği ise VUK m. 269 ve devamındaki (İktisadi İşletmelere Dahil Kıymetleri Değerleme) hükümlerde eşleştirilmiştir. Başaran Yavaşlar, Vergi Usul Hukuku çalışmasında, VUK m. 261'de yer alan bu ölçülerin maddi vergi hukuku (Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları) ile şekli vergi hukuku arasındaki en sağlam köprüyü oluşturduğunu; zira kazancın doğru tespitinin ancak iktisadi kıymete doğru ölçünün giydirilmesiyle (örneğin emtianın mukayyet değerle değil, maliyet bedeliyle değerlenmesiyle) mümkün olacağını belirtmektedir [1].

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) X İmalat A.Ş., fabrikasında kullanmak üzere bir üretim bandı (makine) satın almıştır. Şirketin muhasebe müdürü, dönem sonunda makinenin değerlemesini yaparken nakliye, gümrük vergisi ve montaj giderlerini dikkate almadan, makineyi faturada yazan yalın "alış bedeli" üzerinden aktifinde değerlemiştir. Vergi müfettişlerince yapılan incelemede, demirbaş niteliğindeki makinelerin VUK m. 269 uyarınca VUK m. 261'deki "maliyet bedeli" ölçüsüyle (alış bedeline montaj, gümrük vb. eklenerek) değerlenmesi gerektiği belirtilmiş, yanlış değerleme ölçüsü kullanılmasından doğan amortisman farkı reddedilerek vergi ziyaı cezalı tarhiyat yapılmıştır.

(kurmaca senaryo) Y Ltd. Şti., işletme aktifinde kayıtlı ticari alacaklarını yıl sonunda değerlemeye tabi tutarken, enflasyon nedeniyle bu alacakların değer kaybettiğini öne sürerek piyasadaki enflasyon oranını düşüp alacaklarını "tasarruf değeri" ile bilançosuna yansıtmıştır. Oysa VUK m. 281 gereği alacakların VUK m. 261'deki "mukayyet değer" (defterde kayıtlı asıl değer) ölçüsü ile değerlenmesi zorunludur. İşletmenin kendi inisiyatifiyle değerleme ölçüsü değiştirmesi kabul edilmemiş ve matrah düzeltilmiştir.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık ve vergi danışmanlığı pratiğinde, mükelleflerin VUK m. 261'de sayılan değerleme ölçülerini serbestçe seçebilecekleri bir "menü" sandıkları yanılgısına sıklıkla rastlanmaktadır. Tosuner/Demir, Vergi Usul Kanunu eserinde, kanunda sayılan bu ölçülerin iktisadi kıymetin nevi ve mahiyetine göre amir hükümlerle bağlandığını (örneğin gayrimenkuller için maliyet bedeli, senetsiz alacaklar için mukayyet değer gibi); mükelleflerin daha az vergi ödemek veya bilançoyu makyajlamak amacıyla farklı bir değerleme ölçüsünü tercih etmelerinin kesinlikle yasak olduğunu ve doğrudan kaçakçılık/vergi ziyaı riskleri barındırdığını usuli bir risk olarak önemle vurgulamaktadır [1]. Meslek mensuplarının değerleme tablolarını hazırlarken VUK m. 269 ve devamı maddelerindeki zorunlu eşleştirmelere katı şekilde riayet etmeleri gerekir.

7. Eleştirel Değerlendirme

VUK m. 261'de yer alan değerleme ölçüleri, 1960'lı yılların statik ve kâğıt tabanlı ticari mantığına dayanmakta olup, modern Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS/TMS) ile ciddi bir kavramsal çatışma içindedir. Özellikle "gerçeğe uygun değer (fair value)", "net gerçekleşebilir değer" veya "kullanım değeri" gibi uluslararası muhasebede matrahı ve şirket değerini en sağlıklı şekilde yansıtan ölçülerin bu maddede yer almaması büyük bir eksikliktir. Yaltı Soydan, Vergi Yükümlüsünün Hakları çalışmasında, enflasyonist ekonomilerde iktisadi kıymetlerin "mukayyet değer" veya "maliyet bedeli" gibi tarihi (geçmiş) ölçülerle değerlenmeye zorlanmasının, işletmeleri tamamen fiktif (suni) kârlar üzerinden vergi ödemeye mahkûm ettiğini ve bunun mülkiyet hakkına orantısız bir müdahale oluşturduğunu eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. 2021 yılında maddeye "alış bedelinin" eklenmesi dahi, sisteme yama yapmaktan öteye gitmemiştir. Erginay, Vergi Hukuku eserinde de işaret edildiği üzere, vergi sisteminin uluslararası ticari muhasebe ilkeleriyle (TFRS) uyumlaştırılması ve değerleme ölçülerinin çağın finansal gerçekliğine göre yeniden dizayn edilmesi hukuk güvenliği açısından bir zorunluluktur [1].

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.