1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 259. maddesi, vergi sistemimizde matrahın tespitine
yönelik en kritik parametrelerden biri olan değerleme işleminin "zamansal
(kronolojik) sınırını" çizen asli bir usul normudur. Bir önceki maddede (VUK m.
258) tanımlanan değerleme işleminin, serbest piyasa koşullarında sürekli
dalgalanan fiyatlar ve değerler karşısında hukuki bir istikrara kavuşması
şarttır. Öncel/Kumrulu/Çağan, Vergi Hukuku eserinde, vergi matrahının tespiti
sürecinde idare ile mükellef arasında doğabilecek keyfiliğin önlenmesi için,
iktisadi kıymetlerin zamansal dalgalanmalardan soyutlanarak kanunun işaret
ettiği spesifik bir andaki (çoğu zaman bilanço günündeki) fotoğrafının
çekilmesinin hukuki güvenlik ilkesinin bir gereği olduğunu ifade etmektedir
[1]. Bu madde, vergilendirmede dönemsellik ilkesinin değerleme müessesesindeki
izdüşümüdür; iktisadi kıymetin dünü veya yarını değil, kanunen belirlenen o
"an"daki hukuki ve iktisadi durumu vergilendirmeye esas alınır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Değerleme Günü: İktisadi kıymetlerin parasal tutarlarının saptanmasında
referans alınacak, vergi kanunlarının belirlediği "kesit" tarihidir. Kural
olarak, hesap döneminin kapandığı gün (normal takvim yılında 31 Aralık)
değerleme günüdür.
- Vergi Kanunlarında Gösterilen Gün ve Zaman: Değerleme gününün sadece
hesap dönemi sonundan ibaret olmadığını, özel durumları da kapsadığını ifade
eder. Örneğin; tasfiyeye veya iflasa girme tarihi, ölüm halinde mirasın intikal
tarihi veya işletmenin devir tarihi, vergi kanunlarının gösterdiği özel
değerleme günleri ve zamanlarıdır.
- Haiz Oldukları Kıymet: İktisadi kıymetin değerleme gününde sahip olduğu
(kur, borsa rayici, maliyet, tasarruf değeri gibi) objektif bedeli ifade eder.
Değerleme gününden bir gün sonra gerçekleşen aşırı değer artışları veya
düşüşleri (mücbir sebepler hariç) bu değere etki etmez.
3. Sistematik İlişkiler
VUK m. 259, değerlemenin tanımını yapan VUK m. 258 ile hesap dönemini
düzenleyen VUK m. 174 arasında doğrudan bir köprü vazifesi görür. Zira ticari
kazanç, dönem başı öz sermayesi ile dönem sonu öz sermayesi arasındaki müspet
farktır (GVK m. 38). Başaran Yavaşlar, Vergi Usul Hukuku çalışmasında, bu öz
sermaye kıyaslamasının matematiksel olarak doğru sonuç verebilmesinin yegâne
şartının, her iki dönemin de VUK m. 259'un emrettiği "değerleme günündeki" katı
değerler üzerinden saptanması olduğunu belirtmektedir [1]. Bu madde olmaksızın,
vergi kanunlarında yer alan değerleme ölçüleri (maliyet bedeli, emsal bedel
vb.) zaman boyutundan yoksun kalır ve uygulanabilirliğini yitirir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) X İthalat A.Ş.'nin banka hesaplarında 31 Aralık tarihi
itibarıyla 500.000 Euro bulunmaktadır. 31 Aralık gününde Euro kürü 30,00
TL'dir. Ancak şirketin mali müşaviri, kurumlar vergisi beyannamesini
hazırladığı 15 Nisan tarihinde kurun 35,00 TL'ye çıktığını görerek, şirketin
mali tablolarının daha güçlü görünmesi için 15 Nisan kurunu baz alarak
değerleme yapar. VUK m. 259 uyarınca değerleme günü 31 Aralık olduğundan,
izleyen aylardaki kur artışlarının değerlemede dikkate alınması kanuna
aykırıdır. İdare, 31 Aralık kurunu (30,00 TL) esas alarak matrahı düzeltir ve
usulsüzlük işlemi yapar.
(kurmaca senaryo) Y Tekstil Ltd. Şti.'nin deposundaki emtialar (kumaşlar) 31
Aralık (değerleme günü) itibarıyla tamamen sağlamdır. Ancak 2 Ocak günü depoda
çıkan bir yangın sonucu tüm mallar zayi olmuştur. Y Şirketi, kapanan yıla ait
vergi matrahını düşürmek için bu malları değerleme gününde (31 Aralık'ta)
"kıymeti düşen mal" olarak değerlemek ister. VUK m. 259'un katı kuralı
gereğince, değerleme gününde mallar sağlam olduğu için o günkü maliyet
bedeliyle değerlenmek zorundadır. Yangın yeni yılın (2 Ocak) olayı olduğundan,
zarar ancak bir sonraki yılın hesaplarına dâhil edilebilir.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada, avukatların ve mali müşavirlerin en çok ihtilafa düştüğü konulardan
biri, "bilanço tarihinden sonraki olayların" değerlemeye etkisi meselesidir.
Tosuner/Demir, Vergi Usul Kanunu eserinde, fiili değerleme işleminin
(kayıtların ve mali tabloların hazırlanmasının) değerleme gününden aylar sonra
(Mart-Nisan aylarında) yapılmasının meslek mensuplarında "gecikmiş verileri
kullanma" yanılgısı yarattığını; ancak hukuken vergi müfettişinin masasına
konulan tablonun, tam olarak 31 Aralık gecesi saat 23:59'daki donmuş, statik
verileri yansıtması gerektiğini usuli bir risk alanı olarak hatırlatmaktadır
[1]. Değerleme gününden sonra ortaya çıkan ancak değerleme günündeki durumu
aydınlatan olaylar ile değerleme gününden sonra sıfırdan gerçekleşen olayların
birbirinden hukuken çok iyi ayırt edilmesi gerekir.
7. Eleştirel Değerlendirme
VUK m. 259'un getirdiği katı "zaman" kısıtlaması, modern Türkiye Finansal
Raporlama Standartları (TFRS) ve ticari muhasebe ilkeleriyle (özellikle TMS 10
- Bilanço Tarihinden Sonraki Olaylar) ciddi bir uyumsuzluk içindedir. Selim
Kaneti, Vergi Hukuku eserinde, salt vergi idaresinin denetim kolaylığı ve
şekli kesinlik uğruna, işletmenin iktisadi gerçekliğini derinden sarsan
olayların (örneğin değerleme gününden birkaç gün sonra iflas eden bir borçlunun
durumunun) matraha yansıtılmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmektedir
[1]. Yaltı Soydan, Vergi Yükümlüsünün Hakları çalışmasında, enflasyonist ve
döviz kurlarının aşırı dalgalandığı ekonomilerde, tek bir "değerleme gününe"
hapsolmanın mükellefleri fiktif (suni) kârlar üzerinden vergi ödemeye mahkûm
ettiğini ve bunun mülkiyet hakkı ihlallerine zemin hazırladığını eleştirel bir
dille ifade etmektedir [1]. Erginay, Vergi Hukuku eserinde de işaret edildiği
üzere, vergi mevzuatındaki değerleme günü kavramının çağdaş finansal raporlama
standartlarının izin verdiği ölçüde esnetilmesi ve ticari gerçeklik ile mali
gerçeklik arasındaki bu zamanlama makasının daraltılması hukuk devletinin bir
gereğidir [1].
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 259. maddesi, vergi sistemimizde matrahın tespitine yönelik en kritik parametrelerden biri olan değerleme işleminin "zamansal (kronolojik) sınırını" çizen asli bir usul normudur. Bir önceki maddede (VUK m. 258) tanımlanan değerleme işleminin, serbest piyasa koşullarında sürekli dalgalanan fiyatlar ve değerler karşısında hukuki bir istikrara kavuşması şarttır. Öncel/Kumrulu/Çağan, Vergi Hukuku eserinde, vergi matrahının tespiti sürecinde idare ile mükellef arasında doğabilecek keyfiliğin önlenmesi için, iktisadi kıymetlerin zamansal dalgalanmalardan soyutlanarak kanunun işaret ettiği spesifik bir andaki (çoğu zaman bilanço günündeki) fotoğrafının çekilmesinin hukuki güvenlik ilkesinin bir gereği olduğunu ifade etmektedir [1]. Bu madde, vergilendirmede dönemsellik ilkesinin değerleme müessesesindeki izdüşümüdür; iktisadi kıymetin dünü veya yarını değil, kanunen belirlenen o "an"daki hukuki ve iktisadi durumu vergilendirmeye esas alınır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
VUK m. 259, değerlemenin tanımını yapan VUK m. 258 ile hesap dönemini düzenleyen VUK m. 174 arasında doğrudan bir köprü vazifesi görür. Zira ticari kazanç, dönem başı öz sermayesi ile dönem sonu öz sermayesi arasındaki müspet farktır (GVK m. 38). Başaran Yavaşlar, Vergi Usul Hukuku çalışmasında, bu öz sermaye kıyaslamasının matematiksel olarak doğru sonuç verebilmesinin yegâne şartının, her iki dönemin de VUK m. 259'un emrettiği "değerleme günündeki" katı değerler üzerinden saptanması olduğunu belirtmektedir [1]. Bu madde olmaksızın, vergi kanunlarında yer alan değerleme ölçüleri (maliyet bedeli, emsal bedel vb.) zaman boyutundan yoksun kalır ve uygulanabilirliğini yitirir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) X İthalat A.Ş.'nin banka hesaplarında 31 Aralık tarihi itibarıyla 500.000 Euro bulunmaktadır. 31 Aralık gününde Euro kürü 30,00 TL'dir. Ancak şirketin mali müşaviri, kurumlar vergisi beyannamesini hazırladığı 15 Nisan tarihinde kurun 35,00 TL'ye çıktığını görerek, şirketin mali tablolarının daha güçlü görünmesi için 15 Nisan kurunu baz alarak değerleme yapar. VUK m. 259 uyarınca değerleme günü 31 Aralık olduğundan, izleyen aylardaki kur artışlarının değerlemede dikkate alınması kanuna aykırıdır. İdare, 31 Aralık kurunu (30,00 TL) esas alarak matrahı düzeltir ve usulsüzlük işlemi yapar.
(kurmaca senaryo) Y Tekstil Ltd. Şti.'nin deposundaki emtialar (kumaşlar) 31 Aralık (değerleme günü) itibarıyla tamamen sağlamdır. Ancak 2 Ocak günü depoda çıkan bir yangın sonucu tüm mallar zayi olmuştur. Y Şirketi, kapanan yıla ait vergi matrahını düşürmek için bu malları değerleme gününde (31 Aralık'ta) "kıymeti düşen mal" olarak değerlemek ister. VUK m. 259'un katı kuralı gereğince, değerleme gününde mallar sağlam olduğu için o günkü maliyet bedeliyle değerlenmek zorundadır. Yangın yeni yılın (2 Ocak) olayı olduğundan, zarar ancak bir sonraki yılın hesaplarına dâhil edilebilir.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada, avukatların ve mali müşavirlerin en çok ihtilafa düştüğü konulardan biri, "bilanço tarihinden sonraki olayların" değerlemeye etkisi meselesidir. Tosuner/Demir, Vergi Usul Kanunu eserinde, fiili değerleme işleminin (kayıtların ve mali tabloların hazırlanmasının) değerleme gününden aylar sonra (Mart-Nisan aylarında) yapılmasının meslek mensuplarında "gecikmiş verileri kullanma" yanılgısı yarattığını; ancak hukuken vergi müfettişinin masasına konulan tablonun, tam olarak 31 Aralık gecesi saat 23:59'daki donmuş, statik verileri yansıtması gerektiğini usuli bir risk alanı olarak hatırlatmaktadır [1]. Değerleme gününden sonra ortaya çıkan ancak değerleme günündeki durumu aydınlatan olaylar ile değerleme gününden sonra sıfırdan gerçekleşen olayların birbirinden hukuken çok iyi ayırt edilmesi gerekir.
7. Eleştirel Değerlendirme
VUK m. 259'un getirdiği katı "zaman" kısıtlaması, modern Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) ve ticari muhasebe ilkeleriyle (özellikle TMS 10
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)