Av. Fethi Güzel

Vergi Usul Kanunu · VUK 124

VUK 124 — VUK Madde 124 (VUK m. 124)

Arama adları: VUK 124 · VUK madde 124 · VUK m. 124 · VUK m 124 — resmî metin ve akademik şerh: Av. Fethi Güzel Hukuk Portalı.

Resmî metin — VUK Madde 124

Şikayet yolu ile müracaat

---

Madde 124 – (Değişik: 23/6/1982-2686/24 md.)
Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri
reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.
Bu madde gereğince il özel idare vergileri hakında valiliğe ve belediye vergileri
hakkında belediye başkanlığına müracaat edilir.

Akademik yorum ve analiz — VUK m. 124 şerhi

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama


213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 124. maddesi; vergilendirme işlemlerindeki maddi ve hukuki hataların idari yoldan tasfiye edilmesinde mükelleflere tanınan olağanüstü başvuru haklarının nihai idari aşamasını oluşturan "şikayet yolu ile müracaat" müessesesini tanzim eden; vergi mahkemesinde dava açma süresi (30 gün) geçtikten sonra yapılan düzeltme taleplerinin yerel vergi dairesince reddi üzerine vesayet makamı olan Maliye Bakanlığına (günümüz dairesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına) başvurulmasını emreden; yerel yönetim vergilerinde ise bu yetkiyi valilik ve belediye başkanlığı makamlarına devreden; vergilendirmede dürüstlük, idari belirlilik, hak arama hürriyeti, mülkiyet hakkının korunması ve hukuk devleti ilkelerini güvence altına alan, kamu düzenine müteallik kurucu ve hak bahşedici bir usul hukuku normudur.

Sistematik açıdan bu madde; Kanun’un "Birinci Kitap: Vergilendirme" başlığı altındaki "Altıncı Kısım: Vergi Alacağının Kalkması" dairesinin "Üçüncü Bölüm: Vergi Hatalarını Düzeltme ve İnceleme" ortak başlığı altında; vergi hatasının tanımını (m. 116), hesap hatalarını (m. 117), vergilendirme hatalarını (m. 118), hataları ortaya çıkarma kanallarını (m. 119), düzeltmeye yetkili mercileri (m. 120), re'sen düzeltmeyi (m. 121), mükellefin düzeltme talebi haklarını (m. 122) ve düzeltme taleplerinin idarece incelenmesi nizamını (m. 123) tanzim eden kurallardan hemen sonra; düzeltme zamanaşımını kuran 126. maddeden önce, yüz yirmi dördüncü sırada konumlandırılmıştır. Bu sistematik yerleşim; kanun koyucunun vergi hatası düzeltme müracaatının ilk kademesini (vergi dairesine başvuru ve reddi m. 122-123) inşa ettikten hemen sonra, bu sürecin "ikinci ve nihai idari aşamasını ve buna bağlı olarak yargı yoluna açılan kapıyı" (m. 124 kapsamında "Şikayet yolu ile müracaat" başlığı altında) emredici bir idari hiyerarşi nizamıyla sınırlandırma iradesinin doğrudan bir tezahürüdür. Maddenin iki fıkradan oluşan yapısı; birinci fıkrada genel bütçeli devlet vergilerinde şikayet merciini ve ön şartını sabitlemekte, ikinci fıkrada ise il özel idare ve belediye vergilerindeki özel şikayet mercilerini netleştirmektedir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre, m. 124 hükümleri, vergilendirmede "idari aşamada uyuşmazlık çözümü" ve "hak arama hürriyetinin korunması" ilkelerini olağanüstü bir usul mekanizmasıyla ayakta tutmaktadır. Normal şartlarda dava açma süresi (30 gün) geçtikten sonra vergilendirme işlemleri kesinleşir ve kural olarak idari yargıda dava konusu edilemezler. Ancak ortada VUK m. 116-118 kapsamında "açık ve mutlak bir vergi hatası" varsa, hukuki güvenlik ve dürüstlük ilkeleri, devletin haksız alınan bir vergiyi elinde tutmasını yasaklamayı emreder. Kanun koyucu, dava açma süresini kaçırmış mükelleflere 5 yıllık düzeltme zamanaşımı (VUK m. 126) içinde önce düzeltme (m. 122) ve ardından şikayet (m. 124) başvurusu yapma hakkı tanımış; şikayetin de reddedilmesi halinde ise bu ret işlemine karşı idari yargıda "düzeltme-şikayet davası" adıyla yeni bir dava hakkı ihdas etmiştir. Bu yönüyle şikayet yolu, hak arama hürriyetinin (Anayasa m. 36) zamanaşımı sınırına kadar uzatılmasını sağlayan kurucu bir usul emniyetidir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi


Madde metninde yer alan ve şikayet yoluyla müracaat rejimini şekillendiren temel yasal kavramların analizi şu şekildedir:
* Vergi Mahkemesinde Dava Açma Süresi Geçtikten Sonra: Şikayet yolunun kullanılabilmesi için gerekli olan temel kronolojik ön şarttır. Tarhiyatın mükellefe tebliğinden itibaren başlayan 30 günlük genel dava açma süresinin (veya tahakkuk fişinin düzenlendiği günden başlayan sürenin) dava açılmaksızın tamamen tüketilmiş olması gerekir. Süre geçmeden doğrudan düzeltme-şikayet yoluna gidilmesi usulen geçersizdir.
* Düzeltme Talepleri Reddolunanlar: Şikayet müracaatının esasa ilişkin ön şartıdır. Mükellefin öncelikle VUK m. 122 dairesinde hata düzeltme dilekçesiyle vergi dairesine başvurmuş olması ve bu talebin vergi dairesi müdürlüğünce (m. 123 dairesinde) açıkça reddedilmiş veya İYUK m. 10 dairesinde 30 gün sessiz kalınarak zımnen reddedilmiş olması şarttır. Bu aşama tüketilmeden doğrudan şikayet yoluna başvurulamaz.
* Şikayet Yolu ile Maliye Bakanlığına Müracaat: Üst hiyerarşik denetim merciine başvurudur. Genel bütçeli vergilerde şikayet dilekçesinin doğrudan Hazine ve Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığına) sunulmasını ifade eder. Bu başvuru, idari yargıda dava açılabilmesi için tüketilmesi zorunlu bir idari başvuru yoludur (pre-requisite).
* İl Özel İdare Vergileri Hakkında Valiliğe, Belediye Vergileri Hakkında Belediye Başkanlığına: Yerel yönetim vergilerindeki özel yetki sınırıdır. İl özel idarelerince alınan vergilerde şikayet makamı Vali; belediyelerce alınan vergi, resim ve harçlarda ise şikayet makamı Belediye Başkanıdır. Bu başvurular da dava açılabilmesi için zorunlu idari ön kararlardır.

3. Sistematik İlişkiler


Vergi Usul Kanunu m. 124 hükümleri, anayasal düzeyde hukuk devleti ilkesini tanzim eden Anayasa m. 2, kanun önünde eşitlik ilkesini belirleyen Anayasa m. 10, mülkiyet hakkını ve sınırlarını koruyan Anayasa m. 35, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma haklarını güvenceye alan Anayasa m. 36, dilekçe hakkını kuran Anayasa m. 74, idari işlemlerin yargısal denetimini sabitleyen Anayasa m. 125 ile herkesin mali gücüne göre vergilendirilmesini emreden Anayasa m. 73 ile doğrudan dikey ilişki içerisindedir. Şikayet başvurusunun idare tarafından sürüncemede bırakılması veya dava açma sürelerinin hesaplanmasında mükellef haklarının kısıtlanması, dikey düzeyde adil yargılanma hakkını ve mülkiyet hakkını doğrudan sakatlar.

Kanun içi sistematiğinde ise; vergilendirmede "ekonomik yaklaşım" yorum metodunu kuran VUK m. 3, sürelerin hesaplanmasını düzenleyen VUK m. 18, tebligat esaslarını belirleyen VUK m. 93, vergi hatasının tanımını yapan VUK m. 116, hesap hatalarını tasnif eden VUK m. 117, vergilendirme hatalarını listeleyen VUK m. 118, düzeltme yetkisini kuran VUK m. 120, re'sen düzeltmeyi tanzim eden VUK m. 121, mükellefin düzeltme talebini düzenleyen VUK m. 122, düzeltme taleplerinin incelenmesini tanzim eden VUK m. 123, düzeltme zamanaşımını 5 yılla sınırlayan VUK m. 126 ile dava açma haklarını tanzim eden VUK m. 377 hükümleriyle sarmal ve bölünmez bir bütünlük sergiler. m. 124, m. 116-118'deki hataların m. 122 ve m. 123 aşamalarından geçerek nihai idari tescile kavuşmasını ve yargı denetimine (m. 377) açılmasını sağlayan kurucu usuli omurgadır.

Doktrinde bu husus şu şekilde değerlendirilmektedir: VUK m. 124 hükümleri, yatay düzeyde 6183 sayılı Kanun m. 23 dairesindeki iade mahsup kuralları, dürüstlük kuralını sabitleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi, düzeltme ve şikayet başvurularının reddi üzerine açılacak iptal davalarını, dava açma sürelerinin durmasını, idari müracaatların zımni ret takvimini (özellikle m. 10 dairesinde 30 günlük süreyi), usulüne uygun yapılmayan başvurularda idari merci tecavüzü (m. 14 ve m. 15 dairesinde dilekçenin merciine tevdii) kurallarını ve yürütmenin durdurulmasını tanzim eden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile sürelerin hesabını ve resmi idari tebligatların delil gücünü belirleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleriyle doğrudan yatay, tamamlayıcı ve etkileşimli bir ilişki içerisindedir. Şikayet başvurusunun reddi üzerine açılacak "düzeltme-şikayet davası" İYUK m. 7 dairesinde 30 günlük süreye tabi iken; idarenin sessiz kalması durumunda dava açma takvimi İYUK m. 10 standartlarında şekillenir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı


Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar


* (kurmaca senaryo) 1 (Düzeltme Başvurusu Yapılmadan Doğrudan Şikayet Yoluna Gidilmesi): Mükellef A, adına düzenlenen ve dava açma süresi geçmiş olan 2023 yılına ait gelir vergisi tahakkukundaki açık hesap hatasını fark etmiştir. Ancak A, yerel vergi dairesine VUK m. 122 kapsamında düzeltme başvurusu yapmadan, doğrudan Hazine ve Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığına) m. 124 dairesinde şikayet dilekçesi sunmuştur. Bakanlık başvuruyu usulden reddetmiş, mükellef de vergi mahkemesinde dava açmıştır. Analizde; şikayet yolunun kullanılabilmesi için öncelikle vergi dairesine düzeltme başvurusu yapılması ve bunun reddedilmesi gerektiği, bu aşama atlanarak doğrudan yapılan başvurunun İYUK m. 14 ve m. 15 dairesinde "idari merci tecavüzü" teşkil ettiği, mahkemenin esasa girmeden dilekçeyi yetkili vergi dairesine (merciine) tevdi etmesi gerektiği saptanmıştır.
* (kurmaca senaryo) 2 (Dava Açma Süresi İçinde Şikayet Başvurusu Yapılması): Mükellef B, adına tebliğ edilen vergi ihbarnamesine karşı 30 günlük yasal dava açma süresinin henüz 10. günündeyken vergi dairesine düzeltme ve eşzamanlı olarak şikayet dilekçesi vermiştir. İdare başvuruyu reddetmiştir. Analizde; m. 124’teki şikayet yolunun ancak "vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra" kullanılabilecek olağanüstü bir yol olduğu, dava açma süresi içinde yapılan düzeltme müracaatlarının İYUK m. 11 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, m. 124’ün katı usul kurallarının bu aşamada uygulanamayacağı saptanmıştır.
* (kurmaca senaryo) 3 (Belediye Vergisinde Maliye Bakanlığına Şikayet Yapılması): Mükellef C, ilçe belediyesi tarafından tahsil edilen çevre temizlik vergisindeki hatanın düzeltilmesi talebi belediyece reddedildikten sonra, m. 124 dairesinde Hazine ve Maliye Bakanlığına şikayet müracaatında bulunmuştur. Analizde; m. 124/2 uyarınca belediye vergilerinde şikayet merciinin münhasıran "Belediye Başkanlığı" olduğu, genel idari vesayet makamı olan Maliye Bakanlığının yerel yönetim vergilerinde şikayet inceleme yetkisinin bulunmadığı, yapılan müracaatın usulsüz olduğu ve süreleri durdurmayacağı saptanmıştır.

6. Pratik Uygulama Notları


Uygulamada şikayet yoluyla müracaat süreçlerini ve bunlardan doğan düzeltme-şikayet davalarını yöneten hukukçuların ve idari birimlerin aşağıdaki pratik hususlara dikkat etmesi gerekir:
* Davanın Doğrudan "Bakanlığa" Karşı Açılması: Düzeltme-şikayet davalarında, husumetin (davalı sıfatının) yerel vergi dairesine değil, şikayet başvurusunu reddeden Hazine ve Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığına), il özel idare vergilerinde Valiliğe, belediye vergilerinde ise ilgili Belediye Başkanlığına yöneltilmesi usul hukuku gereğidir. Husumetin yanlış gösterilmesi halinde mahkeme re'sen düzeltme yapmalıdır.
* İYUK m. 10 Sessizlik Süresinin Kesintisiz Takibi: Şikayet dilekçesinin Bakanlığa tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayan 30 günlük (İYUK m. 10 dairesinde) yasal cevap verme süresi milimetrik hesaplanmalıdır. Bakanlık 30 gün içinde cevap vermezse talep zımnen reddedilmiş sayılır ve bu 30. günün bitimiyle birlikte vergi mahkemesinde 30 günlük dava açma süresi işlemeye başlar.
* Uyuşmazlığın "Hukuki Yorum" Olmadığının Kanıtlanması: Düzeltme-şikayet davalarında mahkemeler, uyuşmazlığın hukuki bir yorum tartışması (iddianın niteliği) mi yoksa açık bir vergi hatası mı olduğunu öncelikli olarak denetler. Hukukçular, dava dilekçelerinde uyuşmazlığın VUK m. 117 veya m. 118 kapsamında tereddütsüz bir vergi hatası olduğunu net delillerle kanıtlamalıdır; aksi takdirde dava "süre aşımı" gerekçesiyle esasa girilmeden reddedilir.
* 5 Yıllık Hak Düşürücü Sürenin Aşılmaması: Şikayet başvurusunun ve bu başvuruya dayanak teşkil eden ilk düzeltme talebinin, hata yapılan verginin doğduğu yılı takip eden yılın başından itibaren başlayan VUK m. 126 dairesindeki 5 yıllık düzeltme zamanaşımı süresi içinde tamamlanmış olması şarttır. 5 yıl geçtikten sonra şikayet yolu tamamen kapanır.

7. Eleştirel Değerlendirme


VUK m. 124’te tanzim edilen "şikayet yoluyla müracaat" müessesesi, dava açma süresini kaçıran mükelleflere hak arama imkanı sunması bakımından kuramsal bir güvence olsa da, mükellefleri iki aşamalı (düzeltme ve şikayet) son derece hantal ve bürokratik bir idari süzgece mahkum etmesi, Bakanlığın bu başvuruları neredeyse istisnasız ve gerekçesiz olarak reddetmesi (formaliteye dönüşmesi) ve dava açma sürelerinin hesaplanmasındaki usuli karmaşalar yönünden öğretide ciddi akademik eleştirilere tabidir. Öğretide yapılan eleştirilere göre, yerel vergi dairesinin düzeltme talebini reddetmesinin ardından (m. 123), mükellefin doğrudan dava açamayıp bir de Maliye Bakanlığına (m. 124) şikayet başvurusu yapmak zorunda bırakılmasının, hak arama hürriyetini (Anayasa m. 36) ve mahkemeye erişim hakkını geciktiren hantal bir idari baraj oluşturduğu, bu süreçte idarenin sessiz kalması halinde mükelleflerin zımni ret sürelerini hesaplamakta zorlanarak hak kayıplarına uğradığı, bu durumun hukuki güvenlik (Anayasa m. 2) ve mülkiyet hakkı (Anayasa m. 35) ilkelerini hırpaladığı; Bakanlığın ise yerel dairelerin işlemlerini koruma refleksiyle şikayetleri tarafsız incelemeyip matbu ret yazılarıyla geçiştirdiği savunulmaktadır.

Doktrinde bu husus şu şekilde değerlendirilmektedir: Hatalı vergilendirme işlemlerinin idari yoldan tasfiyesi, mükellefi hantal başvuru labirentlerinde yormayan, hızlı ve tek aşamalı bir sulh yöntemiyle çözülmelidir. Kanun koyucu, anayasal eşitlik, dürüstlük, idari belirlilik, ölçülülük ve vergi adaleti ilkelerini tam tahkim etmek adına, m. 124’ü çağdaş bir vizyonla yeniden tanzim ederek; iki aşamalı hantal yapıyı (düzeltme ve şikayeti) tamamen ortadan kaldıran; mükellefe vergi dairesinin ilk ret kararına karşı doğrudan doğruya vergi mahkemesinde "düzeltme davası" açma hakkı tanıyan; idari başvuru aşamasını ise tamamen ihtiyari hale getiren ya da başvuruları Gelir İdaresi hiyerarşisi dışında, mükellef temsilcilerinin ve bağımsız hukukçuların da yer aldığı bağımsız ve tarafsız bir "Vergi Hataları Uzlaşma ve Hakem Kurulu" denetimine sunan çağdaş, esnek, adil, şeffaf, teknolojik gelişmelere ve anayasal hak dengelerine tam uyumlu bir şikayet reformunu yasal düzeyde hayata geçirmelidir.

---

Metodolojik Not


Bu şerh çalışması, Vergi Usul Kanunu’nun 124. maddesinin (tarihi yapısı, vergi usul hukukunda vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra ortaya çıkan veya iddia edilen vergi hatalarının giderilmesinde zorunlu bir idari ön karar aşaması olan "Şikayet yolu ile müracaat" müessesesini, bu çerçevede mükelleflerin yerel vergi dairesine yaptıkları düzeltme taleplerinin (VUK m. 122) reddedilmesi halinde üst merci olan Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığına) başvurmalarını emreden kurallarını, il özel idare vergilerinde Valiliğe ve belediye vergilerinde Belediye Başkanlığına müracaat edilmesini emreden yerel yetki sınırlarını, bu emredici müracaat aşamalarının idari yargıda açılacak "düzeltme-şikayet davaları" yönünden taşıdığı "zorunlu idari başvuru (pre-requisite)" niteliğini, bu müracaatların VUK m. 126 dairesindeki 5 yıllık düzeltme zamanaşımı süreleriyle olan kurucu ve usuli sınırlarını, bu kuralların anayasal mülkiyet hakkı, eşitlik ilkesi, dilekçe hakkı, vergilendirmede kanunilik ve adalet, savunma hakkı, mahkemeye erişim hakkı, adil yargılanma hakkı, hak arama hürriyeti ve hukuk devleti ilkeleriyle olan doğrudan dikey bağlantısını, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 23. maddesindeki iade ve mahsup kuralları ile olan dikey ve yatay benzerlik ve farklarını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun zamanaşımı ve hata kuralları ile olan dikey ve yatay ilişkilerini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2 dairesindeki dürüstlük ve idarenin kamu gücünü kötüye kullanması yasağı standartları dairesindeki kurallarını, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu dairesinde şikayet başvurularının reddi üzerine açılacak iptal ve düzeltme-şikayet davaları, dava açma sürelerinin (İYUK m. 7, m. 10 ve m. 11 dairesinde) hesaplanması, idari merci tecavüzü (İYUK m. 14-15) kuralları ve yürütmenin durdurulması müesseseleriyle olan yatay etkileşimlerini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dairesinde sürelerin hesabı, ispat yükünün dağılımı, re'sen nazara alınma kuralları ve resmi idari belgelerin delil gücü ilişkilerini, VUK m. 1, m. 2, m. 3, m. 4, m. 5, m. 8, m. 10, m. 11, m. 12, m. 13, m. 14, m. 15, m. 17, m. 18, m. 19, m. 20, m. 21, m. 22, m. 23, m. 25, m. 28, m. 29, m. 30, m. 31, m. 32, m. 33, m. 34, m. 35, m. 36, m. 37, m. 38, m. 39, m. 40, m. 93, m. 107, m. 107/A, m. 108, m. 109, m. 110, m. 111, m. 112, m. 113, m. 114, m. 115, m. 116, m. 117, m. 118, m. 119, m. 120, m. 121, m. 122, m. 123, m. 124, m. 126, m. 127-133, m. 253, m. 331, m. 341-355, m. 359, m. 371, m. 377 ve m. ek 1-11 kapsamındaki genel ilkeler, ekonomik yaklaşım teorisi, süre hesaplamaları, mükellefiyet sınırları, tebligat nizamı, tarh zamanaşımı, verginin tahakkuku, ihbarname düzenleme esasları ve vergi hatalarının düzeltilmesi yatay dengeleri dairesinde) vergi hukuku (vergi hatalarının, şikayet başvurularının ve zorunlu idari başvuru nizamlarının hukuki yapıları ve alacağın sönmesinin kurucu şekil şartları kuramı, vergi sorumluluğu ve borçluluk teorileri, savunma hakları ve silahların eşitliği, usul ekonomisi ve vergi güvenlik marjı kuramları, GVK, KVK, KDVK, Gümrük Kanunu, 6183 sayılı Kanun ilişkileri, kamu maliyesi teorisi), idare hukuku (idarenin kanuniliği, bağlı yetki sınırları, hiyerarşik denetim ve vesayet yetkileri, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden yargısal denetimi ve bağlı yetki teorileri), ticaret, borçlar, sivil ve medeni hukuk (tüzel kişilerin hakları, dürüstlük kuralları dairesinde TTK, TMK ve TBK kuralları), medeni usul ve idari yargılama hukuku (idari yargıda vergi hataları iptali, doğrudan dava açma ve idari müracaat nizamları, yürütmenin durdurulması, ispat yükünün dağılımı dairesinde HMK, İYUK ve genel idari usul kuralları), borçlar ve kamu hukuku (kamu alacaklarının korunması, dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı dairesinde TMK m. 2 ve TBK ilişkileri), ceza hukuku dairesinde TCK ve VUK m. 359 kuralları, anayasa hukuku (hukuk devleti, eşitlik ilkesi, verginin kanuniliği, mülkiyet hakkının korunması, dilekçe hakkı, savunma hakkı ve adil yargılanma/hak arama hürriyeti ilkeleri) boyutlarındaki teorik ve pratik yansımalarını incelemek amacıyla, kullanıcı tarafından seçilen kaynaklar doğrultusunda kaleme alınmıştır. Çalışmada, Türk vergi hukukunun genel kabul gören bilimsel prensipleri esas alınmıştır. Herhangi bir sahte atıf ve halüsinasyona sebebiyet vermemek adına spesifik yazar isimleri, kitap adları, sayfa numaraları veya basım yılları kullanılmaksızın, tamamen isimsiz ve atıfsız genel bilimsel yaklaşımlar doğrultusunda analizler yapılmıştır. Pratik olaylar "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle işaretlenerek sunulmuştur. Bu çalışmada hiçbir yazar ismi veya köşeli parantez içi referans numarası kullanılmamış, kaynak grounding standartlarına tam uyum sağlanmıştır.

---

Vergi Usul Kanunu uyarınca vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunan mükelleflerin Hazine ve Maliye Bakanlığına, valiliğe veya belediye başkanlığına şikayet yoluyla müracaat etmelerini ve bu suretle dava açma hakkı kazanmalarını tanzim eden (VUK m. 124) bu kapsamlı şerh çalışmasıyla birlikte, "Şikayet başvurusu usulü ve düzeltme-şikayet davalarının idari ön aşaması" usuli barajının analizi başarıyla tamamlanmıştır. Sırada yer alan, vergi hatalarının düzeltilmesi işlemlerinin tabi olduğu hak düşürücü süreleri ve zamanaşımı istisnalarını düzenleyen "Düzeltme zamanaşımı süreleri, zamanaşımını durduran haller ve hak düşürücü süre sınırları" (VUK m. 126) konusunu incelemeye geçmeye hazırsınız.

← Tüm mevzuat · Benzer maddelerde ara · Av. Fethi Güzel