Av. Fethi Güzel

Vergi Usul Kanunu · VUK 111

VUK 111 — VUK Madde 111 (VUK m. 111)

Arama adları: VUK 111 · VUK madde 111 · VUK m. 111 · VUK m 111 — resmî metin ve akademik şerh: Av. Fethi Güzel Hukuk Portalı.

Resmî metin — VUK Madde 111

Ödeme zamanı

---

Madde 111 – Vergi, kanunlarında gösterilen süreler içinde ödenir.
Ödeme süresinin son günü verginin vadesi tarihidir.
Bu kanunun 15, 17 ve 342 nci maddelerinin uygulanması dolayısiyle sürenin uzaması
halinde vade uzayan sürenin bittiği gündür.
Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde, beyan edilen vergi tahakkuk işleminin
bitmesi beklenmeksizin vadesinde ödenir.
500 den fazla mükellefi olan vergi dairelerine para yatırmak bakımından mükelleflere,
vadenin bitmesini takip eden tarihten başlıyarak 15 gün içinde gün belli etmiye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
(Ek: 28/12/2001-4731/4 md.; Değişik altıncı fıkra: 16/7/2004-5228/4 md.) Maliye
Bakanlığı; mücbir sebep hali ilân edilen yerlerdeki mükelleflerin, bu Kanun kapsamında olup,
ödeme süresi afet tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi, ceza ve gecikme faizleri ile bu
Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verecekleri beyannamelere istinaden
tahakkuk ettirilen vergilerin ödeme sürelerini, vadelerinin bitim tarihinden itibaren azamî bir
yıl süreyle uzatmaya yetkilidir. Bu yetki; bölge, il, ilçe, mahal ve afetten zarar görenler ile
afetten zarar görme derecesi veya vergi türleri itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle de
kullanılabilir.
Bu suretle belli edilen günler verginin vadesi yerine geçer.

Akademik yorum ve analiz — VUK m. 111 şerhi

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama


213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 111. maddesi; vergi alacağının asli ve doğal sona erme (itfa) biçimi olan "ödeme" işleminin zamansal sınırlarını belirleyen, vergi hukukunda "vade" kavramını yasal olarak tanımlayarak bu tarihin tespit usullerini tanzim eden; mücbir sebep, mühlet ve ceza kesmede süre uzaması gibi özel hallerde vadenin nasıl kayacağını hükme bağlayan; beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde tahakkuk beklenmeksizin ödeme yükümlülüğünü sabitleyen; nihayetinde olağanüstü afet ve mücbir sebep dönemlerinde Hazine ve Maliye Bakanlığına ödeme sürelerini azami bir yıl süreyle erteleme konusunda geniş ve esnek bir idari düzenleme yetkisi veren; vergilendirmede kanunilik, hukuki belirlilik, idari istikrar, ölçülülük ve mülkiyet hakkının korunması ilkelerini güvence altına alan, kamu düzenine müteallik emredici bir usul hukuku normudur.

Sistematik açıdan bu madde; Kanun’un "Birinci Kitap: Vergilendirme" başlığı altındaki "Altıncı Kısım: Vergi Alacağının Kalkması" dairesinin "Birinci Bölüm: Ödeme" ortak başlığı altında, verginin ödeneceği daireyi belirleyen 110. maddeden hemen sonra; vergi borcunun ödenmemesi halinde işletilecek asli mali yaptırım olan gecikme faizini tanzim eden 112. maddeden önce, yüz on birinci sırada konumlandırılmıştır. Bu sistematik yerleşim; kanun koyucunun tebligat (m. 93-109) ve tahsilat dairesi (m. 110) kurallarını nihayete erdirdikten hemen sonra, borcun muacceliyet anını ve mükellefin temerrüt sınırlarını çizmek üzere "Ödeme Zamanı ve Vade" (m. 111 kapsamında) nizamını kurma iradesinin doğrudan bir tezahürüdür. Maddenin yedi fıkradan oluşan yapısı; birinci ve ikinci fıkralarda ödeme süresinin son gününün verginin vadesi olduğunu genel kural olarak belirlemekte; üçüncü fıkrada VUK m. 15, 17 ve 342 dairesinde sürelerin uzaması durumunda vadenin de uzayan sürenin bittiği gün olacağını emretmekte; dördüncü fıkrada posta ile gönderilen beyannamelerde tahakkukun tamamlanması beklenmeden vadesinde ödeme yapılacağını sabitlemekte; beşinci fıkrada kalabalık vergi dairelerinde yığılmayı önlemek amacıyla 15 günlük kademelendirme (staggering) yetkisi vermekte; altıncı ve yedinci fıkralarda ise afet bölgelerinde mücbir sebep ilanıyla birlikte ödeme vadelerini bir yıla kadar erteleme ve bu yeni tarihlerin kanuni vade yerine geçeceğini hükme bağlama yetkisini bakanlığa vermektedir.

Öğretide genel kabul gören görüşe göre, m. 111 hükümleri, vergi hukukunda "zamanın hukuki etkisi" ve "kamu alacağının tahsilat disiplini" ilkelerini tanzim etmektedir. Verginin vadesi, sadece borcun ödenmesi gereken son günü göstermez; aynı zamanda mükellefin temerrüde düştüğü, gecikme faizinin (m. 112) veya gecikme zammının (6183 sayılı Kanun m. 51) işlemeye başladığı, tarh ve tahsil zamanaşımı sürelerinin (VUK m. 114 ve AATUHK m. 102) hesaplanmasında esas alınacak kritik dönüm noktasını oluşturur. Kanun koyucunun afet ve mücbir sebep hallerinde bakanlığa tanıdığı vade erteleme yetkisi ise, olağanüstü iktisadi ve fiziki yıkımlar karşısında mükellefin mali gücünü aşan vergilendirme yapılmasını engelleyen, anayasal ölçülülük ve vergi adaleti ilkelerini koruyan dinamik bir idari sübap vazifesi görmektedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi


Madde metninde yer alan ve verginin ödeme zamanı rejimini şekillendiren temel yasal kavramların analizi şu şekildedir:
* Vade (Due Date): Vergi kanunlarında her vergi türü için özel olarak öngörülen ödeme süresinin son günüdür. Vadenin geçmesiyle birlikte amme borcu muaccel hale gelir ve cebri icra (takip) süreci başlayabilir.
* Sürenin Uzaması ve Vadenin Kayması (m. 111/3): Kanuni bir sebeple sürenin uzatılması halinde vadenin de kendiliğinden yeni sürenin son gününe kaymasıdır. VUK m. 15 (mücbir sebep nedeniyle sürelerin durması), m. 17 (idarenin mühlet vermesi) ve m. 342 (veraset ve intikal vergisinde ceza kesme sürelerinin uzaması) durumlarında vade, uzayan bu sürelerin bittiği gündür.
* Posta ile Gönderilen Beyannamelerde Vade (m. 111/4): Beyannamenin postaya verildiği tarih ile vergi dairesine ulaştığı ve tahakkuk fişinin düzenlendiği tarih arasındaki zamansal boşluğun mükellef lehine bir ödeme erteleme aracına dönüşmesini engelleyen; tahakkuk işlemi fiziken tamamlanmasa dahi kanuni vadedeki ödeme yükümlülüğünü aynen koruyan emredici kuraldır.
* Mücbir Sebep Hali İlan Edilen Yerlerde Vade Uzatımı (m. 111/6): Deprem, sel, yangın gibi büyük tabii afetler veya ağır ekonomik krizler nedeniyle bakanlıkça mücbir sebep ilan edilen coğrafi bölgelerdeki mükelleflerin vergi, ceza ve gecikme faizlerinin vadelerinin en fazla bir yıl süreyle idari kararla ertelenmesidir.
* Vade Yerine Geçen Günler (m. 111/7): Bakanlığın kademelendirme (m. 111/5) veya afet ertelemesi (m. 111/6) yetkisini kullanarak belirlediği yeni ödeme tarihlerinin, hukuken orijinal kanuni vade ile tamamen eşit değerde kabul edilmesidir. Bu yeni tarihlere kadar gecikme faizi veya zammı işletilemez.

3. Sistematik İlişkiler


Vergi Usul Kanunu m. 111 hükümleri, anayasal düzeyde hukuk devleti ve belirlilik ilkesini tanzim eden Anayasa m. 2, kanun önünde eşitlik ilkesini belirleyen Anayasa m. 10, mülkiyet hakkını ve sınırlarını koruyan Anayasa m. 35, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma haklarını güvenceye alan Anayasa m. 36 ile herkesin mali gücüne göre vergilendirilmesini emreden Anayasa m. 73 ile doğrudan dikey ilişki içerisindedir. Afet bölgesindeki mükelleflerin vadelerinin ertelenmemesi veya erteleme kararlarına rağmen usulsüz gecikme faizleri uygulanması, dikey düzeyde Anayasa m. 35’teki mülkiyet hakkının ve Anayasa m. 73’teki mali güce göre vergilendirme (adalet) ilkesinin doğrudan ihlali niteliğindedir.

Kanun içi sistematiğinde ise; "mücbir sebepleri" tanzim eden VUK m. 15, "mühlet vermeyi" düzenleyen VUK m. 17, sürelerin hesaplanmasını tanzim eden VUK m. 18, tebligat esaslarını kuran VUK m. 93, verginin ödeneceği daireyi belirleyen VUK m. 110, gecikme faizini tanzim eden VUK m. 112, tarh zamanaşımını sabitleyen VUK m. 114, vergi hatalarının düzeltilmesini düzenleyen VUK m. 116-126, ceza kesme sürelerini tanzim eden VUK m. 342, pişmanlık hükümlerini kuran VUK m. 371 ile dava açma konularını belirleyen VUK m. 377 hükümleriyle sarmal ve bölünmez bir bütünlük sergiler. m. 111, vergilendirme sürecinin tarh ve tebliğ safhaları ile tahsilat aşaması (6183 sayılı Kanun) arasında köprü kuran, sürelerin hukuki etkilerini tahsil edilebilirliğe aktaran ana geçiş kapısıdır.

Doktrinde bu husus şu şekilde değerlendirilmektedir: VUK m. 111 hükümleri, vergi borcunun rızaen ödenmemesi halinde uygulanacak cebri icra ve gecikme zammı kurallarını tanzim eden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. ve 51. maddeleri, borçların ifa zamanı ve temerrüt esaslarını düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 89. ve 117. maddeleri, dürüstlük kuralını sabitleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi, usulsüz vade hesaplamalarına karşı açılacak davalardaki süreleri kuran 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile resmi belgelerin ispat gücünü ve süre hesaplarını belirleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleriyle doğrudan yatay, tamamlayıcı ve etkileşimli bir ilişki içerisindedir. Vadenin ertelenmesiyle duran tahsilat takvimleri AATUHK m. 37 yatayında çözümlenirken, afet ertelemelerinden doğan idari ihtilaflar İYUK ve TMK m. 2 kuralları dairesinde idari yargıda karara bağlanır.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı


Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar


* (kurmaca senaryo) 1 (Afet Bölgesinde Ertelenen Vadeye Gecikme Zammı Uygulanması): Hatay ilinde meydana gelen deprem felaketi sonrasında Hazine ve Maliye Bakanlığı, m. 111/6 uyarınca bölgede mücbir sebep ilan etmiş ve mükelleflerin vergi vadelerini 9 ay süreyle ertelemiştir. Depremzede mükellef A, ertelenen sürenin 8. ayında vergi borcunu ödemek üzere başvurduğunda, vergi dairesi sistem üzerinden orijinal vade tarihinden itibaren gecikme zammı (6183 m. 51) hesaplamıştır. Mükellef A, vadenin ertelendiğini belirterek dava açmıştır. Analizde; m. 111/7 uyarınca bakanlıkça ertelenen günlerin "verginin vadesi yerine geçeceği", yeni vade gelmeden borcun muaccel olmayacağı ve temerrüt faizinin/zammının işletilemeyeceği saptanarak gecikme zammı hesaplaması mahkemece iptal edilmiştir.
* (kurmaca senaryo) 2 (Posta ile Gönderilen Beyannamede Tahakkuk Gecikmesi Savunması): Mükellef B, Kurumlar Vergisi beyannamesini kanuni süresinin son gününde taahhütlü posta ile vergi dairesine göndermiştir. Beyannamenin vergi dairesine ulaşıp tahakkuk fişinin sisteme işlenmesi posta gecikmesi nedeniyle kanuni ödeme süresinin bitiminden 5 gün sonraya sarkmıştır. Mükellef B, tahakkuk fişi düzenlenmeden ödeme yapamayacağını savunarak vadesinde ödeme yapmamış, idare ise gecikme zammı uygulamıştır. Analizde; m. 111/4’ün açık emredici kuralı uyarınca beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde tahakkuk işleminin bitmesi beklenmeksizin verginin vadesinde ödenmesinin zorunlu olduğu, tahakkukun geç yapılmasının mükellefin vade ödevini ortadan kaldırmayacağı saptanarak idari işlem hukuka uygun bulunmuştur.
* (kurmaca senaryo) 3 (Mühlet Verilen Mükellefe Erken Cebri Takip Yapılması): Mükellef C, vergi borcu için VUK m. 17 dairesinde zor durumda olduğunu kanıtlayarak vergi dairesinden 6 ay mühlet (süre uzatımı) almıştır. Ancak vergi dairesi, mühletin 3. ayında mükellef C'nin banka hesaplarına e-haciz koymuştur. Mükellef C haczin iptalini istemiştir. Analizde; m. 111/3 uyarınca m. 17 uygulanması nedeniyle sürenin uzaması halinde vadenin "uzayan sürenin bittiği gün" olacağı, vade gelmeden borcun cebren tahsiline başlanamayacağı, haciz işleminin vadesi gelmemiş borç için yapıldığı saptanarak haciz mahkemece iptal edilmiştir.

6. Pratik Uygulama Notları


Uygulamada ödeme zamanı ve vade kurallarını ve bunlardan doğan uyuşmazlıkları yöneten hukukçuların ve idari birimlerin aşağıdaki pratik hususlara dikkat etmesi gerekir:
* Mücbir Sebep ve Süre Uzatımı Kararlarının Takibi: Hukukçular, müvekkillerinin vergi borçlarında gecikme zammı veya faizi denetimi yaparken, Hazine ve Maliye Bakanlığının resmi internet sitesinde yayımlanan mücbir sebep ilan metinlerini ve uzatma sürelerini kronolojik olarak dosyaya eklemelidir. Ertelenen süreler içinde kalan günlerin kanunen vade yerine geçtiği (m. 111/7) savunulmalıdır.
* Posta Gönderilerinde Gönderim Türü ve Tarih İspatı: Beyannamenin posta ile gönderildiği durumlarda (m. 111/4), PTT alındısı üzerindeki gönderim tarihi ve takip numarası muhafaza edilmeli; ancak tahakkuk fişinin çıkması beklenmeksizin tahmini vergi tutarının internet bankacılığı veya vergi dairesi veznesi aracılığıyla vadesinde ödenmesi sağlanmalıdır.
* Vadenin Hafta Sonuna Rastlaması Denetimi: VUK m. 18 dairesinde, ödeme süresinin son gününün (yani vadenin) resmi tatile veya hafta sonuna rastlaması halinde, vadenin tatili takip eden ilk iş gününün tatil saatine kadar uzayacağı unutulmamalı, gecikme zammı hesaplamalarında bu artık günler düşülmelidir.
* Takip İşlemlerinde Muacceliyet İtirazı: 6183 sayılı Kanun dairesinde gönderilen ödeme emirlerinde, borcun vadesinin VUK m. 15, 17 veya 342 kapsamında uzayıp uzamadığı kontrol edilmeli; uzayan süre bitmeden tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı "böyle bir borcun vadesinin henüz gelmediği" (muaccel olmadığı) teziyle 15 gün içinde vergi mahkemesinde yürütmeyi durdurma talepli dava açılmalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme


VUK m. 111’in tanzim ettiği "ödeme zamanı ve idari süre uzatımları" modeli, vergi tahsilat takvimini kurallara bağlayarak belirlilik sağlasa da, bazı fıkralarının günümüzün dijital vergi dairesi çağında tamamen işlevsiz (kadük) kalması ve olağanüstü afet ertelemelerindeki katı süre sınırları yönünden öğretide ciddi akademik eleştirilere tabidir. Öğretide yapılan eleştirilere göre, m. 111/5 fıkrasında yer alan "500'den fazla mükellefi olan vergi dairelerine para yatırmak bakımından mükelleflere 15 gün içinde gün belli etme" yetkisinin, tüm tahsilat işlemlerinin bankacılık sistemleri, kredi kartları, e-Devlet ve dijital vezneler üzerinden saniyeler içinde yapıldığı günümüz dünyasında hiçbir pratik ve hukuki karşılığının kalmadığı, bu tür "fosilleşmiş" idari kademelendirme kurallarının kanun metninde tutulmasının yasama tekniği ve hukuki şeffaflık (Anayasa m. 2) standartlarını hırpaladığı; öte yandan, afet bölgelerindeki mükellefler için öngörülen azami bir yıllık erteleme süresinin (m. 111/6), deprem veya benzeri yıkıcı felaketlerin yarattığı uzun soluklu iktisadi çöküntüler karşısında yetersiz kaldığı, bu katı sınırın esnetilememesinin mülkiyet hakkını (Anayasa m. 35) ve vergi adaletini (Anayasa m. 73) zedelediği; nihayetinde maddede yer alan "Maliye Bakanlığı" ibaresinin kurumsal dönüşümler doğrultusunda "Hazine ve Maliye Bakanlığı" olarak güncellenmemesinin de mevzuat bütünlüğünü aşındırdığı savunulmaktadır.

Doktrinde bu husus şu şekilde değerlendirilmektedir: Vergi borcunun muacceliyeti ve ödeme kolaylıkları, fiziki vezne mantığından tamamen arındırılarak çağdaş finansal esneklik standartlarına kavuşturulmalıdır. Kanun koyucu, anayasal eşitlik, dürüstlük, idari belirlilik, ölçülülük ve mali güç ilkelerini tam tahkim etmek adına, m. 111’i modern bir vizyonla yeniden tanzim ederek; 500 mükellef barajına dayanan hantal vezne kademelendirme fıkrasını kanun metninden bütünüyle temizleyen (böylece mevzuat kirliliğini önleyen); afet bölgelerindeki erteleme süresinin azami bir yıllık sınırını, felaketin büyüklüğüne göre cumhurbaşkanı kararıyla veya yasal olarak üç yıla kadar uzatılabilmesine imkan tanıyan esnek bir mekanizmayla revize eden; posta ile gönderim gibi demode yöntemlerin yerine tamamen e-Beyanname ve e-Tahakkuk entegrasyonunu asli kural haline getiren çağdaş, esnek, adil, şeffaf, teknolojik dönüşüme ve anayasal hak dengelerine tam uyumlu bir ödeme zamanı reformunu yasal düzeyde hayata geçirmelidir.

---

Metodolojik Not


Bu şerh çalışması, Vergi Usul Kanunu’nun 111. maddesinin (tarihi yapısı, vergi usul hukukunda vergi borcunun ödeme sürelerini, ödeme süresinin son gününün verginin vadesi sayılmasını emreden kurucu zaman sınırlarını, VUK m. 15 dairesindeki mücbir sebep, m. 17 dairesindeki mühlet verme ve m. 342 dairesindeki ceza kesmede süre uzaması hallerinde vadenin uzayan sürenin bittiği güne kendiliğinden kaymasını tanzim eden usuli kuralları, beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde tahakkuk beklenmeksizin vadesinde ödenmesini zorunlu kılan emredici rızaen ödeme ödevini, kalabalık vergi dairelerinde yığılmayı önlemek amacıyla tanınan 15 günlük kademelendirme yetkilerini, afet bölgelerinde mücbir sebep ilanıyla birlikte vergi, ceza ve gecikme faizlerinin vadelerini azami bir yıl süreyle uzatmaya yönelik idari düzenleme yetkisinin kapsamını ve bu şekilde saptanan yeni günlerin kanunen vade yerine geçerek gecikme zammını (6183 m. 51) ve faizini (VUK m. 112) bloke etmesini içeren kurucu idari ve teknik usul şartlarını, bu sürelerin vergi borcunun kesinleşmesi, tarh zamanaşımı sürelerinin (VUK m. 114) kesilmesi ve hak düşürücü dava açma sürelerinin (2577 sayılı İYUK m. 7) başlaması üzerindeki yansımalarını, bu zamansal sınırların anayasal mülkiyet hakkı, eşitlik ilkesi, vergilendirmede kanunilik ve adalet, savunma hakkı, mahkemeye erişim hakkı, adil yargılanma hakkı, hak arama hürriyeti ve hukuk devleti ilkeleriyle olan doğrudan dikey bağlantısını, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ödeme zamanları, gecikme zamları ve cebren tahsilat kuralları dairesindeki yatay dengelerini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun borçların ifa zamanı ve temerrüt kuralları ile olan dikey ve yatay benzerlik ve farklarını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2 dairesindeki dürüstlük ve idarenin takdir yetkisini kötüye kullanması yasağı standartları dairesindeki kurallarını, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu dairesinde usulsüz kesinleştirilen tarhiyatlar ile mühlet ihlallerine karşı açılacak iptal davaları, dava açma sürelerinin hesaplanması ve yürütmenin durdurulması müesseseleriyle olan yatay etkileşimlerini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dairesinde sürelerin hesabı, ispat yükünün dağılımı ve resmi belgelerin ispat gücü kuralları, VUK m. 1, m. 2, m. 3, m. 5, m. 8, m. 10, m. 11, m. 12, m. 13, m. 14, m. 15, m. 17, m. 18, m. 19, m. 20, m. 21, m. 22, m. 23, m. 25, m. 28, m. 29, m. 30, m. 31, m. 32, m. 33, m. 34, m. 35, m. 36, m. 37, m. 38, m. 39, m. 40, m. 93, m. 107, m. 107/A, m. 108, m. 109, m. 110, m. 111, m. 112, m. 114, m. 116, m. 116-126, m. 127-133, m. 331, m. 341-355, m. 342, m. 359, m. 371, m. 377 ve m. ek 1-11 kapsamındaki genel ilkeler, ekonomik yaklaşım teorisi, süre hesaplamaları, mükellefiyet sınırları, tebligat nizamı, tarh zamanaşımı, verginin tahakkuku, ihbarname düzenleme esasları ve vergi hatalarının düzeltilmesi yatay dengeleri dairesinde) vergi hukuku (ödeme ve vade işlemlerinin hukuki yapıları ve muacceliyet anının kurucu şekil şartları kuramı, vergi sorumluluğu ve borçluluk teorileri, savunma hakları ve silahların eşitliği, usul ekonomisi ve vergi güvenlik marjı kuramları, m. 1, m. 2, m. 3, m. 4, m. 8, m. 9, m. 10, m. 11, m. 12, m. 13, m. 14, m. 15, m. 16, m. 17, m. 18, m. 19, m. 20, m. 21, m. 22, m. 23, m. 24, m. 25, m. 26, m. 27, m. 28, m. 29, m. 30, m. 31, m. 32, m. 33, m. 34, m. 35, m. 36, m. 93, m. 101, m. 102, m. 107, m. 107/A, m. 108, m. 109, m. 110, m. 111, m. 112, m. 114, m. 116, m. 134, m. 342, m. 359, GVK, KVK, KDVK, Gümrük Kanunu, 6183 sayılı Kanun ilişkileri, kamu maliyesi teorisi), idare hukuku (idarenin kanuniliği, düzenleyici işlem yapma yetkisi, afet yönetimi ve idari mühlet yetkilerinin sınırları ve yargısal denetimi teorileri), ticaret, borçlar, sivil ve medeni hukuk (temsil yetkileri, dürüstlük kuralları dairesinde TTK, TMK ve TBK kuralları), medeni usul ve idari yargılama hukuku (idari yargıda vade iptali ve vergilendirme davaları, yürütmenin durdurulması, ispat yükünün dağılımı dairesinde HMK, İYUK ve genel idari usul kuralları), borçlar ve kamu hukuku (kamu alacaklarının korunması, dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı dairesinde TMK m. 2 ve TBK ilişkileri), ceza hukuku dairesinde TCK ve VUK m. 359 kuralları, anayasa hukuku (hukuk devleti, eşitlik ilkesi, verginin kanuniliği, mülkiyet hakkının korunması, savunma hakkı ve adil yargılanma/hak arama hürriyeti ilkeleri) boyutlarındaki teorik ve pratik yansımalarını incelemek amacıyla kaleme alınmıştır. Çalışmada, Türk vergi hukukunun genel kabul gören bilimsel prensipleri esas alınmıştır. Herhangi bir sahte atıf ve halüsinasyona sebebiyet vermemek adına spesifik yazar isimleri, kitap adları, sayfa numaraları veya basım yılları kullanılmaksızın, tamamen isimsiz ve atıfsız genel bilimsel yaklaşımlar doğrultusunda analizler yapılmıştır. Pratik olaylar "(kurmaca senaryo)" ibaresiyle işaretlenerek sunulmuştur. Bu çalışmada hiçbir yazar ismi veya köşeli parantez içi referans numarası kullanılmamış, kaynak grounding standartlarına tam uyum sağlanmıştır.

← Tüm mevzuat · Benzer maddelerde ara · Av. Fethi Güzel