1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 85. maddesi, ticari defterlerin yargı mercileri önünde incelenmesi usullerinden biri olan "defterlerin teslimi" (tümüyle incelenmesi) müessesesini düzenlemektedir [1]. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (eTK) 79. maddesinde yer alan düzenlemenin, günümüz hukuki ihtiyaçlarına ve modern yargılama hukuku ilkelerine uyarlanmış hâlidir.
Kural olarak, ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 222 ve TTK m. 83 uyarınca defterlerin "ibrazına" karar verir. İbraz müessesesinde defterlerin yalnızca uyuşmazlık konusuyla ilgili (ihtilaflı hususlara taalluk eden) kısımları, tarafların huzurunda incelenir ve ticari sırların korunması esası gözetilir [2]. Zira ticari defterler, tacirin işletmesinin tüm ekonomik sırlarını, müşteri çevresini ve mali yapısını barındıran mahrem belgelerdir.
Ancak TTK m. 85, bu kurala çok önemli ve ağır bir istisna getirmekte; uyuşmazlığın salt bir alacak-verecek veya ticari sözleşme ihlali olmadığı, doğrudan doğruya "bir malvarlığının bütününün (küllümünün)" davanın konusunu oluşturduğu hâllerde, defterlerin tamamının teslimini ve bütün içeriklerinin (baştan sona) incelenmesini öngörmektedir [3]. Madde lafzında yer alan "özellikle" ibaresi, eTK 79'da yer alan miras, şirket ve iflas davaları şeklindeki sınırlı sayımı (numerus clausus) ortadan kaldırmış ve malvarlığı hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların kapsamını örnekleyici (numerus apertus) hâle getirmiştir [4].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Ticari Defterlerin Teslimi ve Bütün İçeriklerinin İncelenmesi
"Teslim", "ibraz" kavramından usul hukuku ve sonuçları itibarıyla tamamen farklıdır. İbrazda, mahkeme veya naip hâkim (veya bilirkişi) defterin sadece ihtilaflı yapraklarını incelerken; teslimde defterin her tarafı (tüm hesap kalemleri, bilançolar, envanter kayıtları, yevmiye maddeleri) bütünüyle mahkemenin veya bilirkişi heyetinin incelemesine sunulur [4]. Bu durum, teslimin istisnai bir nitelik taşıdığını gösterir. Mahkeme, malvarlığının tamamının veya büyük bir kısmının tespit edilebilmesi için defterin bütüncül olarak analiz edilmesine hükmeder. Defterlerin teslimi kurumunda, ticari sırların gizliliği kuralı, adaletin tecellisi ve malvarlığının gerçek değerinin tespiti karşısında geri plana itilir [2].
2.2. Malvarlığı Hukukuna İlişkin Uyuşmazlıklar
Bu kavram, davanın konusunun belirli ve tekil bir edimden ziyade, aktifleri ve pasifleriyle bir bütün oluşturan mamelek (malvarlığı) olduğu davaları ifade eder. Bir alacak veya tazminat davasında borcun varlığı veya yokluğu tartışılırken; malvarlığı davalarında bir bütünün (terekenin, şirket varlığının, eşler arasındaki tasfiyeye konu malların vb.) gerçek ekonomik değerinin saptanması gerekir [3].
2.3. Miras, Mal Ortaklığı ve Şirket Tasfiyesine İlişkin Davalar
Kanun koyucu, malvarlığı uyuşmazlıklarının en tipik örneklerini madde metninde zikretmiştir:
- Miras uyuşmazlıkları: Murisin tacir olması durumunda, terekenin tespiti, tenkis veya mirasta denkleştirme davalarında murisin ticari işletmesinin aktif ve pasiflerinin kesin olarak bilinmesi şarttır.
- Mal ortaklığı (veya Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi) tasfiyesi: Eşlerden birinin tacir olması durumunda, Türk Medeni Kanunu'na (TMK) göre boşanma neticesinde katılma alacağının veya değer artış payının hesaplanabilmesi için işletmenin kârı, işletmeye tahsis edilen sermaye ve işletmenin genel ekonomik durumu tam olarak defterlerden incelenmelidir.
- Şirket tasfiyesi: Bir ticaret şirketinin infisahı ve tasfiyesi sürecinde, ortaklara dağıtılacak tasfiye payının (tasfiye bakiyesinin) hesaplanabilmesi için, şirket borçlarının ve mevcut varlıklarının tamamının net biçimde defterler üzerinden çıkarılması hukuki bir zorunluluktur [3].
3. Sistematik İlişkiler
- HMK m. 222 ve TTK m. 83 (İbraz) ile İlişkisi: TTK m. 83 ve HMK m. 222, ticari uyuşmazlıklarda defterlerin delil olarak ibrazını düzenler. İbrazda defterlerin "usulüne uygun tutulması" defter sahibinin lehine kesin delil teşkil etmesi için kurucu bir şarttır. Oysa TTK m. 85 kapsamındaki malvarlığı davalarında (örneğin boşanma kaynaklı mal rejimi tasfiyesi davasında), defterlerin incelenmesi uyuşmazlığın çözümünde ticari bir delil niteliğinden ziyade, malvarlığı bütününün tespiti aracıdır [3]. Bu itibarla, TTK m. 85 kapsamında teslim alınan defterler, HMK m. 222'nin öngördüğü özel ve katı ticari delil kurallarından ziyade, HMK m. 199 anlamında genel belge delili olarak değerlendirilir ve mahkemece serbestçe takdir edilir [5, 6].
- İcra ve İflas Kanunu (İİK) ile İlişkisi: Maddede açıkça zikredilmese de, iflas davaları ve iflas masasının oluşturulması işlemleri de doğrudan doğruya malvarlığı hukukuna ilişkin olduğundan, iflas masasına giren değerlerin tespiti amacıyla defterlerin teslimine karar verilir [3].
- Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 202 ile İlişkisi: Bir ticari işletmenin veya malvarlığının bütünüyle devri hâlinde, devralanın devredenin borçlarından sorumluluğunun sınırlarının ve işletme pasiflerinin tayininde çıkabilecek uyuşmazlıklarda TTK m. 85 hükmüne kıyasen veya doğrudan başvurulması mümkündür.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili ticaret ve hukuk dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre; TTK m. 85'in tatbiki dar yorumlanmalıdır.
- Yargıtay, sıradan bir rücu, alacak, tazminat veya haksız rekabet davasında, karşı tarafın mali durumunu veya kâr oranını tespit etmek gibi maksatlarla defterlerin tamamının teslimine karar verilmesini, Anayasal bir hak olan ticari sırların gizliliği ilkesine ve usul hukukuna aykırı bulmaktadır.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında vurgulandığı üzere, teslim kararı ancak davanın karakteristiğinin (örneğin ortaklıktan çıkma/çıkarılma hâlinde ayrılma akçesinin hesaplanması) işletmenin tüm malvarlığının tespitini zorunlu kıldığı hâllerde hukuka uygundur. Aile Mahkemelerinde görülen mal rejimi tasfiyesi davalarında Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, eşin tacir olması durumunda, işletmenin defterlerinin uzman bilirkişi heyetine teslim edilerek açılış ve kapanış bilançolarının, dönem kâr-zarar tablolarının tamamen çıkarılması gerektiğine hükmetmektedir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Mal Rejimi Tasfiyesi):
Evlilik birliği içerisinde bir limited şirket hissesi edinen ve bu şirketin hâkim ortağı olan (A) ile eşi (B) boşanmıştır. (B), katılma alacağı davası açarak (A)'nın maliki olduğu şirket payının tasfiye anındaki gerçek değerinin, dağıtılmamış kâr paylarının ve şirkete haksız olarak aktarılan kişisel malların tespitini talep etmiştir.
Hukuki analiz: Aile Mahkemesi, uyuşmazlığın niteliği gereği şirketin yalnızca spesifik bir hesap kalemini değil, tüm aktif ve pasif yapısını incelemek zorundadır. Bu nedenle mahkeme, TTK m. 85 hükmü gereğince ilgili şirketin yevmiye, defteri kebir, envanter, yönetim kurulu karar ve pay defterlerinin teslimine ve bütün içeriklerinin bilirkişi heyetince incelenmesine karar verecektir. Bu aşamada defterlerin HMK m. 222 kapsamında ticari davalardaki kesin delil gücüne bakılmaz, kayıtlar HMK m. 199 kapsamında malvarlığını ispata yarayan takdiri belge niteliği taşır [3, 5, 6].
Olay 2 (Ortaklıktan Çıkma ve Ayrılma Akçesi):
İki ortaklı bir kolektif şirkette, ortaklardan (X) haklı sebeplerle şirketin feshini talep etmiş, mahkeme ise şirketin feshine yer olmadığına ancak (X)'in ortaklıktan çıkarılmasına karar vererek, ayrılma payının (muhasebe değerine göre değil) şirketin karar tarihindeki gerçek/rayiç malvarlığı üzerinden hesaplanmasına karar vermiştir.
Hukuki analiz: Ayrılma payının (muhakkak işletme değeri, şerefiye ve gizli yedekleri içerecek şekilde) hesaplanabilmesi, sıradan bir ibraz kararıyla (sınırlı incelemeyle) gerçekleştirilemez. Asliye Ticaret Mahkemesi, TTK m. 85'i tatbik ederek şirket defterlerinin tamamının bilirkişi kuruluna teslimini ve şirketin reel aktif-pasif dengesinin bütün kayıtların incelenerek çıkarılmasını emreder.
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat yükü: TTK m. 85 uyarınca teslim edilen defterler, malvarlığının belirlenmesine hizmet eder. İspat yükü bakımından, teslim edilen defterlerde eksiklik veya usulsüzlük olması durumu, HMK m. 222 anlamında lehe delil oluşturmama şeklinde değil; defter kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı karinesi oluşturarak, diğer tarafın iddialarının genel ispat kuralları (bilirkişi incelemesi, banka kayıtları, vergi dairesi kayıtları) çerçevesinde doğrulanması gerektiği şeklinde yorumlanır.
- Zamanaşımı / Süreler: Ticari defter ve belgeler TTK m. 82/5 uyarınca 10 yıl saklanmak zorundadır. Teslim kararı verilebilmesi için defterlerin yasal saklama süresi içerisinde bulunması önem arz eder. Bu süreden sonra teslim veya ibraz talep edilemez.
- Görevli/yetkili mahkeme: Uyuşmazlığın esasına bakan mahkemedir. Örneğin miras taksimi veya tenkis davalarında Asliye Hukuk Mahkemesi; boşanmaya bağlı mal rejiminin tasfiyesinde Aile Mahkemesi; ortaklıktan çıkarılma veya şirket tasfiyesinde Asliye Ticaret Mahkemesidir.
- Yaygın uygulama hataları: Mahkemelerin, haksız fiil, rücuen tazminat veya olağan bir ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan bedel tahsili davalarında HMK m. 222 ve TTK m. 83/1'i (ibraz) uygulamak yerine TTK m. 85'e dayanarak tacirin tüm kayıtlarını (teslim) bilirkişiye tevdi etmesi uygulamada en sık rastlanan hatadır. Bu durum, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa temelli özel hayatın ve ticari sırların gizliliği ilkelerinin ağır bir ihlalidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk ticaret hukuku doktrininde TTK m. 85'in kaleme alınış biçimi ve sistematik yeri çeşitli tartışmalara konu olmuştur. Reha Poroy ve Ünal Tekinalp gibi ekol yaratmış hocaların eserlerinde vurgulandığı üzere, eTK m. 79'daki sınırlandırıcı (tahdidi) sayımın TTK m. 85 ile "özellikle" denilerek genişletilmesi yerinde bir tercihtir [4]. Bu esneklik, iflas ve mal rejimleri gibi zamanla hukuki karakteri evrimleşen veya karmaşıklaşan malvarlığı davalarında yargı organlarının elini güçlendirmiştir.
Bununla birlikte, doktrinde Önder Topal ve Sabih Arkan gibi yazarların da analiz ettiği üzere; TTK m. 85 bağlamında malvarlığı davalarında mahkemeye sunulan defterler, ticari niteliğini (HMK m. 222 bağlamındaki katı delil gücünü) bir ölçüde yitirmekte ve HMK m. 199 kapsamında bir ispat aracı (belge) statüsüne indirgenmektedir [3, 5, 6]. Zira malvarlığı uyuşmazlığında, örneğin miras davalarında uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması şartı veya uyuşmazlığın "ticari bir işten" doğması koşulu bulunmamaktadır. Dolayısıyla TTK m. 85 kapsamındaki teslim, HMK m. 222'nin öngördüğü ticari defterlerle ispatın bir alt türü değil; bütünüyle maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yönelik malvarlığı tespitine dair "sui generis" (kendine özgü) bir usul hukuku müessesesidir. Kanunun, bu teslimin usul hukukundaki ispat yükü bakımından sonuçlarını daha açık lafızlarla düzenlememiş olması öğretide eleştirilmeye devam edilmektedir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 85. maddesi, ticari defterlerin yargı mercileri önünde incelenmesi usullerinden biri olan "defterlerin teslimi" (tümüyle incelenmesi) müessesesini düzenlemektedir [1]. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (eTK) 79. maddesinde yer alan düzenlemenin, günümüz hukuki ihtiyaçlarına ve modern yargılama hukuku ilkelerine uyarlanmış hâlidir.
Kural olarak, ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 222 ve TTK m. 83 uyarınca defterlerin "ibrazına" karar verir. İbraz müessesesinde defterlerin yalnızca uyuşmazlık konusuyla ilgili (ihtilaflı hususlara taalluk eden) kısımları, tarafların huzurunda incelenir ve ticari sırların korunması esası gözetilir [2]. Zira ticari defterler, tacirin işletmesinin tüm ekonomik sırlarını, müşteri çevresini ve mali yapısını barındıran mahrem belgelerdir.
Ancak TTK m. 85, bu kurala çok önemli ve ağır bir istisna getirmekte; uyuşmazlığın salt bir alacak-verecek veya ticari sözleşme ihlali olmadığı, doğrudan doğruya "bir malvarlığının bütününün (küllümünün)" davanın konusunu oluşturduğu hâllerde, defterlerin tamamının teslimini ve bütün içeriklerinin (baştan sona) incelenmesini öngörmektedir [3]. Madde lafzında yer alan "özellikle" ibaresi, eTK 79'da yer alan miras, şirket ve iflas davaları şeklindeki sınırlı sayımı (numerus clausus) ortadan kaldırmış ve malvarlığı hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların kapsamını örnekleyici (numerus apertus) hâle getirmiştir [4].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Ticari Defterlerin Teslimi ve Bütün İçeriklerinin İncelenmesi
"Teslim", "ibraz" kavramından usul hukuku ve sonuçları itibarıyla tamamen farklıdır. İbrazda, mahkeme veya naip hâkim (veya bilirkişi) defterin sadece ihtilaflı yapraklarını incelerken; teslimde defterin her tarafı (tüm hesap kalemleri, bilançolar, envanter kayıtları, yevmiye maddeleri) bütünüyle mahkemenin veya bilirkişi heyetinin incelemesine sunulur [4]. Bu durum, teslimin istisnai bir nitelik taşıdığını gösterir. Mahkeme, malvarlığının tamamının veya büyük bir kısmının tespit edilebilmesi için defterin bütüncül olarak analiz edilmesine hükmeder. Defterlerin teslimi kurumunda, ticari sırların gizliliği kuralı, adaletin tecellisi ve malvarlığının gerçek değerinin tespiti karşısında geri plana itilir [2].
2.2. Malvarlığı Hukukuna İlişkin Uyuşmazlıklar
Bu kavram, davanın konusunun belirli ve tekil bir edimden ziyade, aktifleri ve pasifleriyle bir bütün oluşturan mamelek (malvarlığı) olduğu davaları ifade eder. Bir alacak veya tazminat davasında borcun varlığı veya yokluğu tartışılırken; malvarlığı davalarında bir bütünün (terekenin, şirket varlığının, eşler arasındaki tasfiyeye konu malların vb.) gerçek ekonomik değerinin saptanması gerekir [3].
2.3. Miras, Mal Ortaklığı ve Şirket Tasfiyesine İlişkin Davalar
Kanun koyucu, malvarlığı uyuşmazlıklarının en tipik örneklerini madde metninde zikretmiştir:
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili ticaret ve hukuk dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre; TTK m. 85'in tatbiki dar yorumlanmalıdır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Mal Rejimi Tasfiyesi): Evlilik birliği içerisinde bir limited şirket hissesi edinen ve bu şirketin hâkim ortağı olan (A) ile eşi (B) boşanmıştır. (B), katılma alacağı davası açarak (A)'nın maliki olduğu şirket payının tasfiye anındaki gerçek değerinin, dağıtılmamış kâr paylarının ve şirkete haksız olarak aktarılan kişisel malların tespitini talep etmiştir. Hukuki analiz: Aile Mahkemesi, uyuşmazlığın niteliği gereği şirketin yalnızca spesifik bir hesap kalemini değil, tüm aktif ve pasif yapısını incelemek zorundadır. Bu nedenle mahkeme, TTK m. 85 hükmü gereğince ilgili şirketin yevmiye, defteri kebir, envanter, yönetim kurulu karar ve pay defterlerinin teslimine ve bütün içeriklerinin bilirkişi heyetince incelenmesine karar verecektir. Bu aşamada defterlerin HMK m. 222 kapsamında ticari davalardaki kesin delil gücüne bakılmaz, kayıtlar HMK m. 199 kapsamında malvarlığını ispata yarayan takdiri belge niteliği taşır [3, 5, 6].
Olay 2 (Ortaklıktan Çıkma ve Ayrılma Akçesi): İki ortaklı bir kolektif şirkette, ortaklardan (X) haklı sebeplerle şirketin feshini talep etmiş, mahkeme ise şirketin feshine yer olmadığına ancak (X)'in ortaklıktan çıkarılmasına karar vererek, ayrılma payının (muhasebe değerine göre değil) şirketin karar tarihindeki gerçek/rayiç malvarlığı üzerinden hesaplanmasına karar vermiştir. Hukuki analiz: Ayrılma payının (muhakkak işletme değeri, şerefiye ve gizli yedekleri içerecek şekilde) hesaplanabilmesi, sıradan bir ibraz kararıyla (sınırlı incelemeyle) gerçekleştirilemez. Asliye Ticaret Mahkemesi, TTK m. 85'i tatbik ederek şirket defterlerinin tamamının bilirkişi kuruluna teslimini ve şirketin reel aktif-pasif dengesinin bütün kayıtların incelenerek çıkarılmasını emreder.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk ticaret hukuku doktrininde TTK m. 85'in kaleme alınış biçimi ve sistematik yeri çeşitli tartışmalara konu olmuştur. Reha Poroy ve Ünal Tekinalp gibi ekol yaratmış hocaların eserlerinde vurgulandığı üzere, eTK m. 79'daki sınırlandırıcı (tahdidi) sayımın TTK m. 85 ile "özellikle" denilerek genişletilmesi yerinde bir tercihtir [4]. Bu esneklik, iflas ve mal rejimleri gibi zamanla hukuki karakteri evrimleşen veya karmaşıklaşan malvarlığı davalarında yargı organlarının elini güçlendirmiştir.
Bununla birlikte, doktrinde Önder Topal ve Sabih Arkan gibi yazarların da analiz ettiği üzere; TTK m. 85 bağlamında malvarlığı davalarında mahkemeye sunulan defterler, ticari niteliğini (HMK m. 222 bağlamındaki katı delil gücünü) bir ölçüde yitirmekte ve HMK m. 199 kapsamında bir ispat aracı (belge) statüsüne indirgenmektedir [3, 5, 6]. Zira malvarlığı uyuşmazlığında, örneğin miras davalarında uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması şartı veya uyuşmazlığın "ticari bir işten" doğması koşulu bulunmamaktadır. Dolayısıyla TTK m. 85 kapsamındaki teslim, HMK m. 222'nin öngördüğü ticari defterlerle ispatın bir alt türü değil; bütünüyle maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yönelik malvarlığı tespitine dair "sui generis" (kendine özgü) bir usul hukuku müessesesidir. Kanunun, bu teslimin usul hukukundaki ispat yükü bakımından sonuçlarını daha açık lafızlarla düzenlememiş olması öğretide eleştirilmeye devam edilmektedir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.