RESMİ METİN

2. Kısmen geri alma


Madde 843 - (1) Varanttan ayrılmış makbuz senedinin hamili, umumi mağazaya tevdi olunan misli eşyadan bir kısmını çekmek istediği takdirde mağazanın sorumluluğu altında, hem çekeceği kısım ve hem de varant ile teminat altına alınmış borç ile orantılı bir miktar parayı umumi mağazaya yatırmak zorundadır.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 843. maddesi, yalnız makbuz senedi hamilinin (malikinin), varantla rehnedilmiş olan emtiayı depodan kısmen (parça parça) çekebilme hakkını ve bunun şartlarını düzenlemektedir. Bu madde, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 762. maddesinden dilsel olarak sadeleştirilerek aynen alınmış olup, İsviçre Borçlar Kanunu’nun (OR) 1157. maddesinden hukukumuza aktarılmıştır.

Emtia ticaretinde mallar genellikle çok yüksek tonajlarda ve standart kalitelerde (misli nitelikte) depolanır. Maliklerin depodaki malların tamamını tek seferde çekmek yerine, piyasa talebine veya üretim ihtiyaçlarına göre parça parça çekmek istemeleri ticari hayatın olağan akışının bir gereğidir. Ancak bu kısmi teslimler yapılırken, rehin alacaklısının (varant hamilinin) teminat hakkı hiçbir şekilde tehlikeye düşürülmemelidir. TTK m. 843, mülkiyet sahibine bu esnekliği tanırken, rehin hakkının bütünlüğü ve güvencesini korumak için matematiksel ve sorumluluğa dayalı bir "orantılı ödeme" formülü geliştirmiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Kısmen Geri Almanın Kapsamı: "Misli Eşya" Sınırlandırması

TTK m. 843 uyarınca kısmen geri alma hakkı, yalnızca misli eşyalarda (örneğin buğday, un, pamuk, şeker, demir-çelik, akaryakıt vb.) kullanılabilir. Misli olmayan (ferdi / gayrimisli) eşyalar (örneğin belirli bir tablo, özel bir iş makinesi, tekil bir antika eşya) nitelikleri gereği bölünemez olduklarından kısmen geri almaya konu olamazlar. Eşyanın niteliği gereği bölünebilir ve yerine aynı cinsten başkası konulabilir olması, kısmi teslimin ön koşuludur.

2.2. Matematiksel Orantı Zorunluluğu ("Orantılı Bir Miktar Para")

Makbuz senedi hamili, misli emtianın belirli bir kısmını depodan çekmek istediğinde, çekeceği miktar ile varantta yazılı olan borç miktarı arasında tam bir geometrik orantı kurmak zorundadır:

  • Formül: Çekilmek istenen mal miktarının toplam mal miktarına oranı ne ise, depoya nakden yatırılması gereken borç ve vadeye kadar olan faiz miktarının oranı da o olmalıdır.
  • Örnek: 100 ton buğday karşılığında 1.000.000 TL borç (faiziyle birlikte) için varant ciro edilmişse; makbuz senedi hamili buğdayın 30 tonunu (%30'unu) çekmek istediğinde, toplam borcun %30'una isabet eden 300.000 TL'yi depoya peşinen bloke etmek zorundadır. Bu durumda geriye kalan 70 ton buğday ve depoya yatırılan 300.000 TL nakit para, varant hamilinin 1.000.000 TL'lik alacağını mükemmel şekilde güvence altına almaya devam eder.
2.3. Umumi Mağazanın Şahsi Sorumluluğu ("Mağazanın Sorumluluğu Altında")

Kanun koyucu, bu hassas matematiksel dengenin kurulması ve korunması görevini doğrudan umumi mağazaya (depo işletmesine) yüklemiştir. Mağaza yetkilileri:

  • Çekilmek istenen misli malın miktarını ve değerini tam hesaplamakla,
  • Depoda kalan malın varanttaki borcun kalan kısmını karşılamaya yetip yetmeyeceğini kontrol etmekle,
  • Yatırılan orantılı tutarın doğruluğunu denetlemekle mükelleftir.

Eğer umumi mağaza hatalı bir hesaplama yaparak makbuz senedi hamiline orantısız şekilde fazla mal teslim ederse, varant hamilinin uğrayacağı her türlü zarardan şahsen ve doğrudan sorumlu olur.

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 842 (Tamamını Geri Alma) ile İlişkisi: TTK m. 842 borcun tamamının depoya yatırılarak malın tamamının çekilmesini düzenlerken; m. 843 bu hakkın misli eşyalara özgülenmiş kısmi (bölünmüş) versiyonunu kurala bağlamaktadır. Her iki maddede de faizin vadeye kadar hesaplanması esası geçerlidir.
  • TTK m. 837 (Kısmi Senet / Bölünme) ile İlişkisi: Emtia senetlerinin fiziki olarak bölünmesi (m. 837) yeni senetlerin çıkarılmasını gerektirirken; m. 843’teki kısmen geri alma, senedin bölünmesini değil, depodaki malın fiilen parça parça azaltılmasını ve karşılığında nakit teminat bloke edilmesini düzenler.
  • İİK m. 150/h (Rehnin Paraya Çevrilmesi) ile İlişkisi: Kısmi geri alma sonrasında borç ödenmezse, varant hamili depoda kalan misli malları ve depoya yatırılmış olan nakit parayı İİK m. 150/h uyarınca doğrudan paraya çevirerek alacağını tahsil eder.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.

Bununla birlikte, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında, umumi mağaza işletmecisinin "özen yükümlülüğü" kapsamında emtiayı kısmen teslim ederken yapacağı orantı hatalarından kaynaklanan sorumluluğu son derece ağırlaştırılmıştır. Yargıtay, depo işletmesini bir "güven kurumu" olarak kabul etmekte ve ticari rehnin değerini azaltacak şekilde kısmi teslimat yapan depoların, rehin alacaklısının (varant hamili banka veya tacirin) vadesinde tahsil edemediği alacak miktarından doğrudan "kusursuz sorumluluk" ilkesi gereğince sorumlu tutulması gerektiğine hükmetmektedir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) şirketi, (B) lisanslı deposuna teslim ettiği 1000 ton ham petrol için düzenlenen varantı 10.000.000 TL borç teminatı olarak (C) Bankası'na ciro etmiştir. Makbuz senedini elinde bulunduran (D), petrolün 200 tonunu (%20'sini) çekmek istemiş ve depoya petrolün güncel piyasa değerinin %20'si olan 1.500.000 TL'yi yatırmıştır. Ancak varantta yazılı olan borcun %20'si (faiz dahil) 2.200.000 TL'dir. Depo işletmesi petrolü teslim etmiştir. Vade günü geldiğinde borç ödenmemiş, depodaki kalan petrol satılmış ancak (C) Bankası'nın alacağı tamamen kapanmamıştır. Hukuki Analiz: TTK m. 843 uyarınca bloke edilecek tutar malın değerine göre değil, "varant ile teminat altına alınmış borç ile orantılı" olmalıdır. (D)'nin yatırması gereken tutar borcun %20'si olan 2.200.000 TL'dir. Depo işletmesi orantısız ödemeye rağmen petrolü teslim ettiğinden "mağazanın sorumluluğu altında" ilkesi gereğince (C) Bankası'nın tahsil edemediği bakiye zarardan şahsen sorumludur.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): (X) işletmesi, deposundaki 5 adet lüks otomobil için makbuz senedi ve varant düzenletmiştir. Varant alacaklısı (Y)'ye ciro edilmiştir. Makbuz senedini devralan (Z), otomobillerden 2 tanesini kısmen geri alma (m. 843) kapsamında orantılı para yatırarak çekmek istemiştir. Depo işletmesi bu talebi kabul etmemiştir. Hukuki Analiz: TTK m. 843’teki kısmen geri alma hakkı sadece "misli eşyalara" tanınmıştır. Otomobiller ferdi (gayrimisli) nitelikte şasi numaralarıyla belirlenmiş tekil eşyalar olduklarından kısmen çekilemezler. Deponun teslimden kaçınması hukukidir; (Z) otomobilleri ancak borcun tamamını ödeyerek (m. 842) tek seferde çekebilir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • Depo Yetkililerine Öneri: Kısmi teslimat taleplerinde, talep edenin makbuz senedi üzerindeki rehin şerhini mutlaka kontrol edin. Kalan borç miktarını ve vadeye kadar işleyecek faizi hesaplayıp, çekilecek malın yüzdesiyle çarparak bloke edilmesi gereken net tutarı belirleyin.
  • Kısmi Teslimlerin Senede Yazılması: Çekilen mal miktarı ve yatırılan bloke tutarı, makbuz senedinin arkasına "kısmi teslim şerhi" olarak işlenmeli ve depo yetkililerince imzalanmalıdır.
  • Hukuki Niteliği: Yatırılan kısmi para, rehin konusu malın yerine geçen ayni ikame değerdir (subrogasyon).

7. Eleştirel Değerlendirme

Kendigelen, Kıymetli Evrak Hukuku eserinde, kısmen geri alma hakkının umumi mağaza işletmelerini adeta birer "muhasebe ve finans denetçisi" haline getirdiğini ve bu ağır sorumluluğun (m. 843) deponun profesyonelliği için elzem olduğunu savunur. Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku çalışmasında, misli eşya sınırlamasının eşya hukukunun dogmatik yapısına (bölünemezlik ilkesine) tam uyum sağladığını belirtir. Arkan ise Kıymetli Evrak Hukuku — Çek kitabında, fiziki evraklarda bu orantısal işlemlerin takibinin ve deponun şahsi sorumluluğunun fiili ticarette çok fazla uyuşmazlığa zemin hazırladığını ifade etmektedir.

Günümüz lisanslı depoculuk sisteminde (ELÜS), kısmi geri alma ve teslim süreçleri saniyeler içinde bilgisayar yazılımları tarafından yönetilmektedir. TÜRİB ve MKK platformları üzerinden makbuz senedi sahibi kısmi mal çekmek istediğinde, sistem otomatik olarak çekilecek miktara isabet eden borç oranını hesaplamakta, bu miktardaki nakdi bloke etmekte ve depodaki mal miktarını dijital olarak eksiltmektedir. Böylece manuel hesaplama hataları ve deponun fiziki sorumluluk riskleri tamamen ortadan kalkmaktadır. TTK m. 843'ün de acilen bu dijital otomasyon sistemlerine yasal zemin hazırlayacak şekilde güncellenmesi ve "mağazanın sorumluluğu" kavramının "sistem işleticisinin ve MKK'nın veri güvenliği sorumluluğu" ile entegre edilmesi gerekmektedir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.

Kullanılan kaynaklar:

  • Doktrin:
    • Abuzer Kendigelen, Kıymetli Evrak Hukuku
    • Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku
    • Sabih Arkan, Kıymetli Evrak Hukuku — Çek
  • Yargıtay kararları: Yargıtay Bilgi İşlem Merkezi üzerinden yapılan araştırmalar ve doktrindeki yerleşik içtihat analizleri.
  • Kapsam: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 27.05.2026 tarihi itibariyle yürürlükte olan güncel metni.

Güncellik: 27.05.2026 tarihi itibariyle günceldir. Kanun değişiklikleri veya yeni İçtihadı Birleştirme Kararları ışığında revize edilebilir.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.