RESMİ METİN

**III

  • Uyuşmazlıklarda suret alınması**

Madde 84 - (1) Bir hukuki uyuşmazlıkta ticari defterler ibraz edilmişse, defterlerin 24 1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 55 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan ‘’onbeş’’ ibaresi ‘’otuz’’ şeklinde değişti rilmiştir. uyuşmazlıkla ilgili kısımları tarafların katılımı ile incelenir. Gerekli görül ürse, defterlerin ilgili yapraklarından suret alınır. (Mülga son cümle: 26/6/2012 - 6335/43 md.) (…) IV - Defterlerin tümüyle incelenmesi


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) birinci kitabının “Ticari Defterler” başlıklı beşinci kısmında yer alan TTK m. 84, ticari uyuşmazlıklarda delil olarak başvurulan ticari defterlerin mahkemeye sunulma usulünü ve sınırlarını düzenlemektedir. İspat hukuku bakımından ticari defterlerin delil niteliği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 222. maddesinde düzenlenmiş olmakla birlikte [1-3]; bu defterlerin yargılama makamının önüne hangi usulle getirileceği, nasıl inceleneceği ve sırların nasıl korunacağı hususu TTK m. 83, 84 ve 85 hükümlerinde şekillendirilmiştir.

TTK m. 84, usul hukukumuzda ve ticaret hukuku doktrininde "ibraz" kurumu ile "teslim" kurumu arasındaki temel farkı ortaya koyan en önemli kanuni dayanaktır. Kural olarak, ticari defterler tacirin ticari sırlarını, müşteri portföyünü, maliyet-kar marjlarını ve işletmesinin tüm ekonomik röntgenini barındıran mahrem belgelerdir [4]. Bu nedenle kanun koyucu, ticari defterlerin herhangi bir adi uyuşmazlıkta bütünüyle karşı tarafın veya mahkemenin incelemesine açılmasını ticari hayatın güvenliğine aykırı bulmuştur [4, 5].

TTK m. 84 hükmü, mahkemece TTK m. 83 uyarınca defterlerin ibrazına karar verildiğinde, bu defterlerin yalnızca uyuşmazlıkla ilgili kısımlarının incelenebileceğini ve gerekirse suret alınabileceğini amir kılmaktadır [6, 7]. Bu yönüyle hüküm, anayasal mülkiyet ve teşebbüs özgürlüğü bağlamında ticari sırrın korunması ile adil yargılanma hakkı kapsamındaki ispat hakkı arasında hassas bir denge kurmaktadır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. İbraz Kavramı

Ticari defterlerin ibrazı, defterin tamamının üzerindeki zilyetlik ve tasarruf yetkisinin mahkemeye veya karşı tarafa devredilmesi anlamına gelmez. İbraz, defterlerin fiziken veya elektronik ortamda mahkeme huzuruna getirilerek veya mahallinde hazır bulundurularak sadece ilgili kısımlarının gözden geçirilmesine olanak tanınmasıdır [6, 7]. Bu yönüyle ibraz, TTK m. 85'te düzenlenen "teslim" kurumundan kesin çizgilerle ayrılır. Zira ibrazda ticari işletmenin sırlarının korunması asıldır.

2.2. Uyuşmazlıkla İlgili Kısımların İncelenmesi

Hükmün temel ratio legis'i (konuluş amacı), "uyuşmazlıkla ilgili kısımların" altını çizmektir. Yargılama makamı veya mahkemece görevlendirilen bilirkişi heyeti, defteri incelemeye yetkili kılındığında defterin tüm sayfalarını (örneğin işletmenin dava dışı üçüncü kişilerle yaptığı işlemleri) serbestçe tarayamaz. Sadece ihtilaf konusu olan hukuki ilişkinin, faturanın veya cari hesap dökümünün kaydedildiği spesifik yevmiye maddeleri ve defteri kebir hesapları incelenir [5, 6].

2.3. Tarafların Katılımı

TTK m. 84/1'de yer alan "tarafların katılımı ile incelenir" ibaresi, HMK'da hakim olan silahların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkı ilkelerinin ticari defter incelemesindeki somut yansımasıdır. İncelemenin kapalı kapılar ardında veya tek taraflı yapılmaması, karşı tarafın söz konusu kayıtlar üzerindeki silinti, kazıntı, çıkıntı (TTK m. 65/3) veya usulsüzlükleri bizzat görebilmesi açısından elzemdir [8, 9].

2.4. Suret Alınması

Kanun koyucu, ticari defterlerin hacimli yapısı ve tacirin günlük ticari faaliyetlerini kaydetme yükümlülüğünün (TTK m. 65/2) devam etmesi sebebiyle, defterlerin uzun süre mahkeme kasasında tutulmasını engellemek adına "suret alınması" kuralını ihdas etmiştir. Gerekli görülmesi hâlinde defterlerin uyuşmazlıkla ilgili sayfalarının onaylı sureti (fotokopisi, elektronik çıktısı vb.) dosya arasına alınır ve orijinal defterler tacire iade edilir [6, 9].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 83 ile İlişkisi: TTK m. 83, hakime ticari defterlerin ibrazına kendiliğinden (resen) veya tarafların talebi üzerine karar verme yetkisi tanır [5, 10]. TTK m. 84 ise bu kararın nasıl icra edileceğini gösteren tamamlayıcı ve icrai nitelikte bir usul hükmüdür.
  • TTK m. 85 ile İlişkisi (İbraz ve Teslim Farkı): Hukukumuzda "teslim", defterlerin başından sonuna kadar hiçbir kısıtlama olmaksızın incelenmesidir. TTK m. 85 uyarınca teslim ancak "miras, mal ortaklığı ve şirket tasfiyesi" gibi malvarlığı hukukuna ilişkin külli uyuşmazlıklarda söz konusu olur [11, 12]. Adi bir ticari alacak davasında teslim istenemez, yalnız TTK m. 84 uyarınca kısmi ibraz ve suret alma uygulanabilir [7].
  • HMK m. 222 ile İlişkisi: HMK m. 222, ticari defterlerin maddi ispat gücünü (lehe veya aleyhe kesin delil olma şartlarını) düzenler [2, 13]. Ancak bir defterin HMK m. 222 anlamında lehe delil vasfı taşıyıp taşımadığı, kapanış tasdiklerinin olup olmadığı ve kayıtların birbirini doğrulayıp doğrulamadığı TTK m. 84 usulünce yapılacak fiziki veya elektronik inceleme ve alınacak suretler üzerinden tespit edilir [14, 15].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay içtihatlarında TTK m. 84 hükmü, HMK'nın delillerin incelenmesi kuralları ile birlikte katı bir şekilde uygulanmaktadır. Yargıtay (örneğin 11. HD, E. 69/2913 vd. kararları), ticari defterlerin mutlak surette mütehassıs (uzman mali müşavir) bilirkişiler marifetiyle incelenmesini şart koşmaktadır [16].

Yerleşik içtihatlara göre; "Taraflar tacir olsa ve uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olsa dahi, taraflara ait defterlerin bütünüyle bilirkişiye teslimi suretiyle genel bir denetime tabi tutulması hukuka aykırıdır." Yargıtay, bilirkişinin TTK m. 84 sınırlarını aşarak uyuşmazlık dışındaki mali kayıtlara erişmesini bozma nedeni saymaktadır. Ayrıca Yargıtay kararlarında, defterlerin asılları üzerinde değil, usulünce alınmış tasdikli suretler üzerinden bilirkişi incelemesi yapılabileceği, asılların tacirde kalması gerektiği vurgulanmaktadır [7, 17].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Ticari Sırların Korunması ve Sınırın Aşılması): A (Satıcı) ile B (Alıcı) arasında bir hammadde satışından kaynaklanan cari hesap alacağı davası görülmektedir. Mahkeme, iddiaların tetkiki için tarafların ticari defterlerinin bilirkişi incelemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bilirkişi, B'nin işyerine giderek defterleri incelemek istemiş; ancak B'nin aynı hammaddeyi piyasadaki diğer satıcılardan (C, D, E) hangi fiyata aldığını gösteren "maliyet" sayfalarının suretini de dava dosyasına sunmak üzere kopyalamaya çalışmıştır. Hukuki analiz: Bilirkişinin bu işlemi TTK m. 84/1'e açıkça aykırıdır. Maddede "defterlerin uyuşmazlıkla ilgili kısımları"nın incelenebileceği emredilmektedir. Uyuşmazlık, A ile B arasındaki borç-alacak ilişkisidir. B'nin üçüncü kişilerle yaptığı işlemler ticari sırdır ve TTK m. 85 anlamında bir "külli teslim" durumu (örneğin iflas veya şirket tasfiyesi) olmadığından, bilirkişinin uyuşmazlık dışındaki sayfalardan suret alması engellenmeli; hakimin talimatıyla inceleme yalnız A ve B arasındaki yevmiye kayıtlarıyla sınırlandırılmalıdır.

Olay 2 (E-Defter Uygulaması ve İbraz): Bir fason üretim sözleşmesinden doğan alacak davasında mahkeme, davalı tüzel kişi tacirin defterlerinin ibrazını istemiştir. Davalı şirket, defterlerini e-defter olarak tutmaktadır ve tüm mali yılları içeren devasa bir XML ve berat dosyasını USB bellek içinde mahkemeye ibraz etmiştir. Hukuki analiz: E-defter ibrazında TTK m. 84'teki "ilgili yapraklarından suret alınır" hükmü, elektronik ortama uygun olarak yorumlanmalıdır. İlgili e-defter yazılımından veya entegratör portallarından, sadece ihtilaf konusu tarih aralığına ve davacı cari kartına (muavin defter) ait dijital süzme/filtreleme yapılarak döküm alınmalı, elektronik mali mühürlü çıktıların veya salt ilgili veri grubunun dosyaya sunulması gereklidir [8, 18]. Tüm e-defter veritabanının mahkemeye sunulması ticari sırrın ihlalidir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Ticari defterlere dayanan taraf, bu defterlerin TTK m. 83 kapsamında mahkemece celbini ve TTK m. 84 uyarınca incelenmesini talep etmekle yükümlüdür. Defteri usulüne uygun şekilde ibraz eden tarafın lehine, karşı taraf defter ibrazından kaçınırsa (HMK m. 222/5) iddianın ispat edilmiş sayılacağı karinesi işler [19-21].
  • Zamanaşımı / Süreler: Ticari defter ve dayanak belgelerin (fatura, makbuz vb.) saklama süresi 10 yıldır (TTK m. 82/1-5) [22, 23]. TTK m. 84 uyarınca yapılacak bir ibraz talebinin bu 10 yıllık muhafaza süresi içerisinde ileri sürülmesi icap eder. Süre dolduktan sonra defterin ibraz edilmemesi karşı taraf lehine hukuki sonuç doğurmaz.
  • Görevli/yetkili mahkeme: Hüküm, mutlak ve nispi ticari davalarda uygulama alanı bulduğundan görevli mahkeme kural olarak Asliye Ticaret Mahkemesidir. Yetki ise HMK genel kurallarına veya varsa geçerli yetki şartına göre belirlenir.
  • Yaygın uygulama hataları: Uygulamada mahkemelerce sıkça "TTK m. 83-84-85 hükümleri gereğince defterlerin teslimine" şeklinde hatalı ibareler kullanılarak tensip zabıtları kurulduğu görülmektedir [7]. Oysa münferit ticari davalarda m. 85 uygulanamaz ve defter teslim edilemez. Defterin sadece m. 84 kapsamında "ibrazı" kararı verilmelidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Ticaret hukuku doktrininde TTK m. 84 hükmü, özellikle dijitalleşen muhasebe süreçleri ve e-defter pratiği karşısında eleştirilmektedir. Madde metninde yer alan "yapraklarından suret alınır" ifadesi fiziki defter tutma (müteselsil sıra numaralı, noter tasdikli kâğıt defter) alışkanlığının bir kalıntısıdır [6, 9]. Günümüzde tacirlerin çok büyük bir kısmı VUK mükerrer m. 242 ve ilgili tebliğler uyarınca elektronik defter (e-defter) kullanmaktadır. E-defterin yapısı gereği "suret alma" eylemi, mahkemelerin bilişim sistemleri (UYAP) üzerinden elektronik verilerin çekilmesi suretiyle gerçekleşmelidir. Kanunun lafzının bilişim hukuku terminolojisi ile güncellenmesi ve "veri grubunun veya elektronik dökümün kopyalanması" şeklinde revize edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, "tarafların katılımı ile incelenir" kuralı, uygulamanın getirdiği pratik zorluklar nedeniyle çoğu zaman yerini dosya üzerinden bilirkişi incelemesine bırakmakta, tarafların mali müşavirlerinin bu sürece katılımı ancak bilirkişi raporuna itiraz aşamasında mümkün olabilmektedir. Silahların eşitliği ilkesi gereğince, TTK m. 84'teki "katılım" unsurunun, tarafların uzman mali danışmanlarının huzurunda gerçekleştirilecek yüz yüze inceleme oturumlarıyla tahkim edilmesi gerektiği doktrinde vurgulanmaktadır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.