RESMİ METİN

B) Şekil ve süreler


Madde 820 - (1) Çeke ait borçlanmaların şekli, bu borçlanmaların imza edilmiş olduğu ülkenin hukukuna göre belirlenir. Bununla beraber, ödeme yeri hukukunun öngördüğü şekle uyulması yeterlidir. (2) 767 nci maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları da uygulanır.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) kıymetli evrak hukukuna ilişkin Dördüncü Kısmı, kambiyo senetlerinde kanunlar ihtilafı kurallarını Cenevre Yeknesak Çek Kanunu (CYK) sistematiğine uygun bir biçimde düzenlemiştir. Çekte kanunlar ihtilafı kuralları TTK m. 819 ilâ 823 arasında yer almakta olup, inceleme konumuz olan TTK m. 820 hükmü, yabancılık unsuru taşıyan çek ilişkilerinde şekil şartlarına uygulanacak hukuku tayin etmektedir [1-3].

Kambiyo senetlerinin sıkı şekil şartlarına tabi olması ve tedavül yeteneklerinin yüksekliği, sınır ötesi ticari ilişkilerde şekle aykırılık nedeniyle senedin geçersiz sayılması riskini doğurmaktadır. Kanun koyucu, uluslararası ticari ilişkilerde ödeme aracı olarak kullanılan çekin geçerliliğini korumak (işlemin geçerliliği / favor negotii ilkesi) amacıyla alternatifli bir bağlama kuralı ihdas etmiştir. TTK m. 820/1 uyarınca, çeke ait borçlanmaların şekli kural olarak borçlanmanın imza edildiği ülkenin hukukuna (lex loci actus / locus regit actum) tabi kılınmıştır [2]. Ancak aynı fıkra, ödeme yeri hukukunun (lex loci solutionis) öngördüğü şekil şartlarına uyulmasını da senedin geçerliliği için yeterli sayarak, çekin şekil eksikliği sebebiyle batıl olmasını büyük ölçüde engellemeyi amaçlamıştır [2].

Maddenin ikinci fıkrası ise, poliçelerdeki kanunlar ihtilafı kurallarını düzenleyen TTK m. 767'nin ikinci ve üçüncü fıkralarına atıf yaparak, imzaların bağımsızlığı ilkesinin milletlerarası özel hukuk boyutundaki yansımasını ve Türk vatandaşlarının kendi aralarındaki yabancı mahreçli işlemlerine ilişkin millî istisnayı çeke de teşmil etmiştir [2, 4, 5].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. İmza Yeri Hukuku (Locus Regit Actum İlkesi)

Kambiyo taahhütlerinin her biri (keşide, ciro, aval vb.) bağımsız birer hukuki işlem niteliğinde olduğundan, TTK m. 820/1 her bir borçlanmanın şekil şartını, o işlemin yapıldığı (imzanın atıldığı) yer hukukuna tabi kılmıştır [2]. Bu kural, uluslararası özel hukukun en köklü ilkelerinden olan locus regit actum (işlem, yapıldığı yerin şekil kurallarına tabidir) kuralının kıymetli evrak hukukundaki özel ve emredici yansımasıdır. Örneğin, Fransa'da ciro edilen bir çekin cirosunun şeklen geçerli olup olmadığı, kural olarak Fransız hukukuna göre belirlenecektir.

2.2. Ödeme Yeri Hukuku (Lex Loci Solutionis) Alternatifi

TTK m. 820/1'in ikinci cümlesi, imza yeri hukukuna göre şekil eksikliği taşıyan ve bu sebeple geçersiz sayılması gereken bir kambiyo taahhüdünün, şayet ödeme yerinin hukuki formlarına uygunsa geçerli sayılacağını amirdir [2]. Bu alternatif kural, özellikle milletlerarası ticarette ciro zincirinde yer alan kişilerin, senedin imzalandığı her farklı ülkenin şekil şartlarını bilmesinin beklenemeyeceği gerçeğine dayanır. Senedin tedavül kabiliyetini ve hamili koruma gayesi, ödeme yeri şekil şartlarını bir kurtarıcı (alternatif) bağlama kuralı olarak devreye sokmuştur.

2.3. Sonraki Borçlanmaların Şekli Bağımsızlığı (TTK m. 767/2 Atfı)

TTK m. 820/2'nin atıf yaptığı TTK m. 767/2 uyarınca, bir çeke ilişkin önceki bir borçlanma (örneğin keşide), yapıldığı ülkenin hukukuna göre şekil bakımından geçersiz olsa dahi; aynı çeke atılan sonraki bir imza (örneğin aval veya ciro), yapıldığı ülke hukukuna göre geçerli ise, önceki işlemin şekil eksikliği sonraki borçlanmanın geçerliliğini etkilemez [2, 4, 5]. Bu durum, maddi hukukta TTK m. 677 ve m. 778 vb. ile düzenlenen "imzaların bağımsızlığı" ilkesinin, kanunlar ihtilafı boyutundaki tezahürüdür.

2.4. Türk Vatandaşlarına İlişkin Millî İstisna (TTK m. 767/3 Atfı)

TTK m. 820/2'nin atıf yaptığı TTK m. 767/3, "Bir Türkün, yabancı ülkede poliçeyle (çekle) borçlanması, Türk hukukunun gösterdiği şekle uygun bulunduğu takdirde, Türkiye’de başka bir Türke karşı geçerlidir." hükmünü amirdir [2, 4, 5]. Bu istisnai hüküm, Türk uyruklu iki kişinin yabancı bir ülkede giriştikleri kambiyo ilişkisinin, yabancı ülkenin şekil şartlarına uymasa bile Türk şekil şartlarına uyması halinde Türkiye'de geçerli bir kambiyo senedi olarak işleme konulabilmesini sağlar. Millî hukuk kurallarının korunması ekseninde ihdas edilmiş bir istisnadır.

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 780 ve TTK m. 781/4 (Çekin Zorunlu Şekil Şartları ve Yabancı Banka İstisnası): Çekin geçerli olması için TTK m. 780 uyarınca karekod ve seri numarası taşıması zorunludur [6]. Ancak TTK m. 781/4, "Yabancı banka tarafından bastırılan çeklerde... seri numarası ve/veya karekodun bulunmaması senedin çek olarak geçerliliğini etkilemez" hükmünü amirdir [7]. Türk hukukuna göre bir çek yurt dışında kurulu bir banka tarafından bastırılmış ancak imza ve ödeme yeri Türkiye olarak gösterilmişse, TTK m. 820/1 uyarınca şekil şartları bakımından Türk hukukuna tabi olacaktır [8, 9]. TTK m. 781/4'teki istisnanın bu durumda dahi korunup korunmayacağı doktrinde önemle tartışılmakta olup, TTK m. 820/1 gereğince çekin Türk şekil şartlarına tabi olacağı hallerde dahi yabancı mahreçli banka evrakının karekod uygulamasından muaf tutulması gerektiği savunulmaktadır [8-12].
  • TTK m. 819 (Muhatap Olma Ehliyeti): TTK m. 820 şekle uygulanacak hukuku gösterirken, TTK m. 819 çekin kimin üzerine düzenlenebileceğini (muhatap ehliyetini) ödeme yeri hukukuna bağlamaktadır [1]. Şekil ve ehliyet farklı bağlama kurallarına tabidir.
  • TTK m. 821 ve m. 822 (Hüküm ve Sonuçlara Uygulanacak Hukuk): Çekin şekil şartları m. 820'ye [2], borçlanmanın sonuçları keşide yeri hukukuna (m. 821) [2], ödeme ibrazı ve süreler ise ödeme yeri hukukuna (m. 822) [3] tabidir. Hukuki işlemin şekli ile maddi sonuçları arasında net bir ayrıma gidilmiştir.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay kararlarında, yabancılık unsuru taşıyan kambiyo senetlerinde kanunlar ihtilafı kuralları incelenirken özellikle icra takibine (kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe) konu edilen senedin geçerliliği TTK m. 820 (mülga TTK m. 734) ışığında resen değerlendirilmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili ihtisas daireleri (özellikle 11. ve 12. Hukuk Daireleri), yabancı ülkede tanzim edilen bir çekin, Türk Hukuku anlamında zorunlu unsurları taşımaması (örneğin keşide yeri bulunmaması) durumunda takibin derhal iptal edilmemesi gerektiğini; keşide edildiği yabancı ülke kanunlarına göre bu unsurun zorunlu olup olmadığının, tarafların ispat faaliyeti ve mahkemenin resen tenviri ile tespit edilmesi gerektiğini içtihat etmektedir. Eğer imza yeri hukukuna göre geçerli bir şekil varsa, ödeme yeri Türkiye olsa dahi senedin kambiyo vasfı korunur (İşlemin Geçerliliği İlkesi). Yargıtay, tarafların yabancı hukukun muhtevasını ispat edememesi halinde ancak MÖHUK kuralları gereği Türk hukukunu tatbik etmektedir. Ayrıca, ödeme yerinin ve imza yerinin farklı olması halinde Yargıtay her iki hukukun şekil kurallarını senedin ayakta tutulması lehine alternatifli olarak yorumlamaktadır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Ödeme Yeri Hukukunun Kurtarıcı Etkisi): Türkiye’de şubesi bulunmayan Almanya merkezli (X) Bankası hesabına bağlı olarak, Alman vatandaşı (A) tarafından Berlin'de düzenlenen bir çek, lehtar (B)'ye teslim edilmiş, ödeme yeri olarak Türkiye/İstanbul gösterilmiştir. Alman kanunlarına göre zorunlu bir şekil şartını ihtiva etmeyen bu poliçe/çek, TTK m. 780'deki mutlak şekil şartlarına eksiksiz uymaktadır. Hukuki analiz: TTK m. 820/1'in birinci cümlesine göre çekin şekli Berlin (Almanya) hukukuna tabi olacağından kural olarak geçersizdir [2]. Ancak maddenin ikinci cümlesindeki "ödeme yeri hukukunun öngördüğü şekle uyulması yeterlidir" kuralı gereğince, ödeme yeri olan İstanbul/Türkiye hukukuna (TTK m. 780) uygun olan bu senet, geçerli bir çek olarak kabul edilir ve kambiyo senetlerine özgü takibe konu edilebilir [2].

Olay 2 (Millî İstisnanın Uygulanması): Türk vatandaşı (C), İtalya'nın Roma şehrinde diğer bir Türk vatandaşı (D) emrine bir çek keşide etmiştir. İtalyan hukukunun aradığı ağır şekil şartlarından biri eksiktir, ancak çek TTK m. 780 uyarınca tüm unsurlara haizdir. (D), çeki Türkiye'de (C)'ye karşı icraya koymuştur. Hukuki analiz: TTK m. 820/2 delaletiyle uygulanacak olan TTK m. 767/3 gereğince, bir Türkün yabancı ülkede başka bir Türke karşı poliçeyle (çekle) girdiği borçlanma, imza yeri olan İtalya hukukuna göre şeklen batıl olsa dahi, Türk hukukunun şekil şartlarına uyduğu için Türkiye'de (D)'nin (C)'ye yönelik taleplerinde geçerli sayılır [2, 4, 5].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: Yabancılık unsuru taşıyan bir çekin şekil eksikliği iddiası ile kambiyo vasfına itiraz eden borçlu, imza yeri hukukunun veya ödeme yeri hukukunun içeriğini MÖHUK m. 2 uyarınca mahkemeye bildirmek veya ispatına yardımcı olmak durumundadır.
  • Zamanaşımı / Süreler: Çekin ibraz süresi veya zamanaşımı şekil şartı olmadığından TTK m. 820 kapsamında değerlendirilmez. İbraz süreleri TTK m. 822/1-b uyarınca ödeme yeri hukukuna tabidir [3]. Zamanaşımı gibi hak düşürücü kavramlar ise borçlanmanın yapıldığı yer hukukuna göre belirlenir.
  • Görevli/yetkili mahkeme: Çekin şeklen geçersizliği sebebiyle takibin iptali talepleri İcra Mahkemelerinde (İİK m. 169/a, m. 170/a); menfi tespit davaları ise Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülür [13, 14]. Mahkeme, yabancı hukukun tatbiki gereken hallerde şekil incelemesini re'sen gözetmelidir.
  • Yaygın uygulama hataları: Uygulamada mahkemeler veya icra müdürlükleri, yurt dışında tanzim edilmiş çekleri salt TTK m. 780 bağlamında (örneğin karekod eksikliği ile) inceleyerek kambiyo vasfı yokluğu kararı vermektedir. Oysa TTK m. 820/1 uyarınca keşide (imza) yeri yabancı bir ülke ise, o ülkenin hukukunda karekod vb. şartlar yoksa çek şeklen geçerlidir [2].

7. Eleştirel Değerlendirme

TTK m. 820 hükmünün dayandığı CYK felsefesi, milletlerarası ticarî entegrasyon açısından son derece işlevseldir. Ancak Türk hukuk doktrininde (örneğin Kendigelen, Poroy/Tekinalp gibi yazarların da vurguladığı üzere) karekod uygulamasına ilişkin özel sorunlar baş göstermiştir.

6728 sayılı Kanun ile getirilen TTK m. 781/4, salt yabancı bankalarca bastırılan çekler için seri numarası ve karekod istisnası getirmiştir [7]. Ancak Türkiye'de şubesi bulunan veya bulunmayan yabancı bankaların yurt dışındaki şubeleri tarafından bastırılan çek yapraklarının, imza ve ödeme yeri Türkiye olduğu hallerde, TTK m. 820/1 çerçevesinde bütünüyle Türk hukukuna tabi olması (ve karekod aranması) ticari hayatın olağan akışıyla çelişebilecektir [8, 9, 11]. Bu tür senetlerin sırf üzerinde Türk şekil şartı olan karekod yok diye geçersiz sayılması, m. 820'nin "ayakta tutma" favor negotii amacıyla tezat oluşturur. Doktrinde isabetle savunulduğu üzere, TTK m. 820/1 delaletiyle Türk hukukuna bağlanan yabancı banka çeklerinde dahi karekod muafiyetinin kıyasen veya amaca uygun yorumla (teleolojik yorum) uygulanması, yasal çelişkilerin giderilmesi adına isabetli olacaktır [9, 10, 12]. Bu yaklaşım, uluslararası kambiyo evrakının tedavül güvencesi açısından elzemdir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.