RESMİ METİN

r) Atıfet sürelerinin kabul olun amayacağına, poliçeye ilişkin işlemlerin yapılması gereken yer ile elle imzaya dair 754 ilâ 756 ncı maddeler. s) İptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrası. ş) Ehliyete, poliçe ve bonolara ilişkin hakların korunması ile başvurma hakkının kullanılması için gerekli işlemlere ilişkin kanun ihtilaflarına dair 766, 768 ve 769 uncu maddeler. (2) 722 nci maddenin birinci ve üçüncü fıkralarıyla 723 üncü maddenin birinci fıkrası ve 727 nci madde hükümlerinin çeklere uygulanmasında , protesto yerine 808 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri gereğince belirleme yapılması da geçerlidir. BEŞİNCİ AYIRIM Kanunlar İhtilafı A) Muhatap olma ehliyeti


Madde 819 - (1) Bir çekin kimin üzerine düzenlenebileceğini, çekin ödeneceği ülkenin hukuku belirler. Bu hukuka göre çek, muhatabın şahsı bakımından geçersiz sayılıyorsa, hukuklarının böyle bir nedenden dolayı geçersizliği öngörmediği ülkelerde, çek üzerine atılan imzalardan doğan borçlanmalar geçerlidir.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) Kıymetli Evrak başlıklı Dördüncü Kitabı, çeklere ilişkin düzenlemelerin yer aldığı Üçüncü Bölüm’ün "Kanunlar İhtilafı" başlıklı Beşinci Ayırımında, yabancılık unsuru taşıyan çek ilişkilerinde uygulanacak hukuku tayin etmektedir. Bu ayırımın ilk maddesi olan TTK m. 819, çekte "Muhatap Olma Ehliyeti" (Pasif Çek Ehliyeti) hususunda ortaya çıkabilecek kanunlar ihtilafı sorunlarını çözüme kavuşturmaktadır [1].

Maddenin ratio legis’i (kanun koyucunun amacı), milletlerarası ticari ilişkilerde çekin tedavül kabiliyetini ve ödeme aracı olma fonksiyonunu korumaktır. Bilindiği üzere, Kıta Avrupası hukuk sistemlerinden mülhem Türk ticaret hukukunda, Türkiye'de ödenecek çeklerde muhatabın mutlak surette bir "banka" olması emredici bir kural olarak düzenlenmiştir (TTK m. 782/1) [2, 3]. Ancak, Anglo-Sakson hukuku gibi farklı hukuk sistemlerinde çekin banka dışındaki şahıslar (örneğin tacirler veya finansal kuruluşlar) üzerine keşide edilmesi mümkün olabilmektedir. İşte TTK m. 819, çekin muhatabı açısından aranan niteliklerin hangi ülke hukukuna göre belirleneceğini tayin ederek, milletlerarası dolaşımda olan bir çekin geçerliliğini ve bu çek üzerindeki imzaların hukuki akıbetini güvence altına almaktadır [1].

Bu düzenleme, Cenevre Yeknesak Çek Kanunu Anlaşması sistematiğinin bir yansıması olup, "ödeme yeri hukuku" (lex loci solutionis) ile "imzaların bağımsızlığı (istiklali) ilkesi"nin milletlerarası özel hukuk boyutundaki izdüşümünü ifade etmektedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Muhatap Olma Ehliyeti ve Ödeme Yeri Hukuku (Lex Loci Solutionis)

Maddenin birinci cümlesi, "Bir çekin kimin üzerine düzenlenebileceğini, çekin ödeneceği ülkenin hukuku belirler" demek suretiyle, pasif çek ehliyetinin tespitinde bağlama kuralı olarak ödeme yeri hukukunu (lex loci solutionis) yetkili kılmıştır [1]. Doktrinde Sabih Arkan, Reha Poroy ve Ünal Tekinalp gibi yazarların da isabetle vurguladığı üzere, kambiyo senetlerinde ödeme faaliyeti muhatabın bulunduğu ve fiilen ödemenin ifa edildiği yerde gerçekleştiğinden, muhatabın kurumsal statüsünün (banka, tacir, vb.) bu yer hukukuna tabi kılınması hukuki güvenlik ilkesinin bir gereğidir.

Bu kuralın bir yansıması olarak, TTK m. 780/1-c bendi, çekin zorunlu unsurlarını sayarken dar bir yorumla "ödeyecek bankanın unvanı" demek yerine, bilinçli ve isabetli bir terminolojiyle "ödeyecek kişinin, muhatabın ticaret unvanı" ifadesini kullanmıştır [3, 4]. Zira ödeme yeri yabancı bir ülke olan ve o ülke hukukuna göre banka dışındaki bir kişi üzerine geçerli olarak çekilebilen bir senedin, Türk hukuku açısından da "çek" vasfını koruyabilmesi bu geniş lafzi tercih sayesinde mümkün olmuştur [3].

2.2. İmzaların Bağımsızlığı İlkesinin Kanunlar İhtilafı Bağlamında İşletilmesi

Maddenin ikinci cümlesi, "Bu hukuka göre çek, muhatabın şahsı bakımından geçersiz sayılıyorsa, hukuklarının böyle bir nedenden dolayı geçersizliği öngörmediği ülkelerde, çek üzerine atılan imzalardan doğan borçlanmalar geçerlidir" hükmünü amirdir [1]. Bu kural, TTK m. 677'de düzenlenen "imzaların bağımsızlığı" (imzaların istiklali) ilkesinin kanunlar ihtilafı alanındaki özel bir tezahürüdür [5, 6].

Eğer ödeme yeri hukuku (örneğin Türk hukuku), senedin muhatabının banka olmaması nedeniyle senedi çek olarak geçersiz kılıyor ve yalnızca bir havale hükmünde sayıyorsa (TTK m. 782/2) [2], bu senedin geçerli olduğu bir başka ülkede (örneğin İngiltere'de) atılan imzalar, kendi lex loci actus (işlemin yapıldığı yer) hukuku çerçevesinde geçerliliğini korur. Böylece, çekin asıl vasfını kaybettiği durumlarda dahi, senedi o formda geçerli kabul eden ülke topraklarında imza atan ciranta veya keşidecilerin kambiyo taahhütleri ayakta tutularak iyiniyetli hamilin müracaat hakları korunmaktadır [1].

3. Sistematik İlişkiler

Bu maddenin, Türk Ticaret Kanunu'nun diğer hükümleriyle doğrudan ve organik bir sistematik illiyet bağı mevcuttur:

  • TTK m. 782 (Türkiye'de Ödenecek Çeklerde Muhatap): İlgili hüküm uyarınca Türkiye'de ödenecek çeklerde muhatap ancak bir banka olabilir; aksi halde senet yalnızca havale hükmündedir

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.