1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) Dördüncü Kısmının, Üçüncü Bölümünde, "Ödeme ve Ödememe" başlıklı Üçüncü Ayırım altında düzenlenen 803. madde, Kıymetli Evrak Hukukunda "çizgili çek" (İng. crossed cheque, Alm. gekreuzter Scheck) müessesesini ihdas etmiştir [1].
Çizgili çek, en temel ifadesiyle, çekin yanlışlıkla veya meşru olmayan sebeplerle (hırsızlık, kaybolma, gasp vb.) yetkisiz kişilerin eline geçmesi ve bu kişilerce tahsil edilmesini engelleyerek, ödeme sürecini daha güvenli hâle getirmek amacıyla kanun koyucu tarafından öngörülmüş bir güvenlik mekanizmasıdır [2]. Çekin bir kredi aracı değil, esasen bir ödeme aracı olması hasebiyle (TTK m. 795), tedavül hızı ve güvenliği büyük önem taşımaktadır [3]. Bu güvenlik ihtiyacının bir yansıması olarak, TTK m. 803 uyarınca çekin ön yüzüne birbirine paralel iki çizgi çekilmesi suretiyle, çekin muhatap banka tarafından doğrudan elden (nakden) alelade bir kimseye ödenmesinin önüne geçilmektedir [4], [5]. Madde, çizginin türlerini (genel ve özel çizgi), çizme yetkisine sahip olan kişileri ve çizgiler üzerinde yapılabilecek yahut yapılamayacak değişikliklerin hukuki rejimini kazuistik bir biçimde belirlemiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Çizme Yetkisine Sahip Olanlar (TTK m. 803/1)
Kanun koyucu, çeki çizme yetkisini iki temel süjeye tanımıştır: Çekin düzenleyeni (keşideci) ve hamil [1]. Düzenleyen, çeki bizzat ihdas edip lehtara teslim etmeden önce ön yüzüne paralel iki çizgi çekerek senedi tedavüle bu şekilde sokabilir. Öte yandan senedi ciro ve/veya zilyetliğin devri yoluyla devralan herhangi bir meşru hamil de, kendi zilyetliği altındayken güvenlik mülahazalarıyla sonradan çeki çizebilir [1].
2.2. Çizgili Çekin Şekli (TTK m. 803/2)
Çizme işlemi, senedin mutlaka "ön yüzüne" ve "birbirine paralel iki çizgi" çekilerek yapılmalıdır [4]. Kanun, çizginin senedin arka yüzüne yapılmasına hukuki bir sonuç bağlamamıştır. Paralel iki çizginin varlığı, muhatap banka ve ciro zincirindeki diğer kişiler açısından senedin niteliğini derhal gösteren objektif bir işarettir.
2.3. Genel Çizgili Çek (TTK m. 803/3)
Eğer senedin ön yüzüne çekilen paralel iki çizgi arasına hiçbir ibare konulmamışsa yahut yalnızca "banka" veya buna benzer, belirli bir kurumu işaret etmeyen soyut bir ibare konulmuşsa, çek "genel olarak çizilmiş" demektir [4]. Genel çizginin hukuki sonucu TTK m. 804/1'de belirtildiği üzere, muhatap bankanın bu çeki ancak bir "bankaya" veya kendi "müşterisine" ödeyebilmesidir [5]. Bu sayede, hırsız veya kötüniyetli bir kişinin çeki doğrudan gişeden nakden tahsil etmesi zorlaştırılmış, tahsilatın kayıtlı bir müşteri hesabı veya başka bir banka üzerinden geçmesi sağlanarak izlenebilirlik temin edilmiştir.
2.4. Özel Çizgili Çek (TTK m. 803/4)
Çizilen iki paralel çizgi arasına "belirli bir bankanın ticaret unvanı" (Örn: X Bankası A.Ş.) yazılmışsa, çek "özel olarak çizilmiş" kabul edilir [4]. Bu durumda muhatap banka, ödemeyi yalnızca o iki çizgi arasında unvanı gösterilen bankaya veya o banka bizzat muhatap ise kendi müşterisine yapmak zorundadır [5]. Güvenlik seviyesi genel çizgili çeke nazaran daha yüksektir.
2.5. Çizgilerin Dönüştürülmesi ve Tahrifat Yasağı (TTK m. 803/5-6)
Maddenin 5. fıkrası, senedin genel çizgili halden özel çizgili hale getirilmesine cevaz verirken; özel çizginin genel çizgiye dönüştürülmesini emredici şekilde yasaklamıştır [4]. Zira özel çizgi, hak sahibinin iradesiyle daha spesifik bir güvenlik çemberi yaratır ve bunun geri alınması senedin güvenliğini tehlikeye atar.
Aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca; çizgilerin veya zikredilen bankanın ticaret unvanının sonradan silinmesi kanunen hükümsüz sayılmıştır [2], [4]. Doktrinde de vurgulandığı üzere, çizgili çekteki çizgilerin veya aradaki unvanın kimyevi yahut fiziki yollarla silinmesi, Kambiyo Senetleri Hukuku anlamında "tahrifat" niteliğindedir [2]. Hükümsüzlük kuralı gereği, muhatap banka senedi tahrifattan önceki asıl haliyle (yani çizgili çek olarak) dikkate almakla mükelleftir.
3. Sistematik İlişkiler
- TTK m. 804 (Hükümleri): 803. madde, doğrudan 804. maddedeki hukuki sonuçları doğurmak gayesiyle kaleme alınmıştır [1]. TTK m. 804, genel ve özel çizgili çekin tahsilat kurallarını koyarken; bu kurallara aykırı hareket eden muhatap bankanın veya aracı bankanın "çek bedelini aşmamak üzere oluşan zarardan sorumlu olacağını" amirdir [6], [2].
- TTK m. 805 (Hesaba Geçirilmek Üzere Düzenlenen Çek / Mahsup Çeki): Çizgili çek müessesesi, nakit ödemeyi tamamen ortadan kaldırmaz, sadece ödemenin bir bankaya veya müşteriye yapılmasını şart koşar. Oysa TTK m. 805'te yer alan mahsup çeki, nakden ödemeyi mutlak olarak bertaraf edip sadece kayden ödemeye (hesaba alacak kaydı) izin verir [6], [7]. Her iki müessese de çek güvenliğini sağlama ve yetkisiz ödemeleri engelleme (tahrifat bağlamında [2]) ortak "ratio legis"ine dayanır.
- TTK m. 812 (Sahte veya Tahrif Edilmiş Çek): TTK m. 803/6 anlamında çizgilerin veya banka isminin silinmesi bir tahrifat türüdür [2]. Ancak TTK m. 812 uyarınca, sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar kural olarak (düzenleyenin kusuru yoksa) muhatap bankaya ait iken [8], [9]; çizgili çekteki tahrifat sebebiyle muhatabın sorumluluğu TTK m. 804/5'teki özel kuralı (sadece çek bedelini aşmamak üzere sorumluluk) da devreye sokar [2].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Tarafıma sağlanan doktriner ve içtihadi veri setinde, doğrudan TTK m. 803'ün (çizgili çekin) lafzına ilişkin münferit bir Yargıtay kararı zikredilmemiş olsa da, Yargıtay'ın çekte tahrifat ve muhatap bankanın özen yükümlülüğüne (TTK m. 812 ve m. 804/5 ilişkisi) yaklaşımı kökleşmiş içtihatlarla sabittir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Daireleri, muhatap bankanın objektif özen yükümlülüğü çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Örneğin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre (örn. 17.03.1983 T., 1983/11256 E., 1983/1286 K.), "çekle ödeme yapmayı kabul eden ve müşterileri ile çek anlaşmaları yapan bankanın, her şeyden önce basiretli bir iş adamı gibi hareket ederek gerekli dikkat ve özeni göstermesi ve tereddüt halinde çeki uzman kişilere inceletmesi" gerekmektedir [10]. Çizgili çekin üzerindeki çizgilerin silinmesi eylemi de bir "tahrifat" olduğundan [2], Yargıtay içtihatları uyarınca muhatap banka, bu tahrifatı (silinme izini) tespit etmeden, senedi genel bir çekmiş gibi yetkisiz kişilere nakden öderse, basiretli bir tacir ve güven kurumu olmasının gerektirdiği özen borcunu ihlal etmiş sayılacak ve zarardan sorumlu tutulacaktır [10], [11].
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Genel Çizgili Çekin Gişeden Nakden Tahsili Teşebbüsü):
Tüzel kişi tacir (A) A.Ş., mal alımı karşılığında lehtar (B)'ye bir çek keşide etmiştir. (A) A.Ş. yetkilisi, çekin güvenliğini artırmak gayesiyle senedin ön yüzüne birbirine paralel iki çizgi çekerek senedi "genel çizgili çek" statüsüne sokmuştur. (B), senedi cüzdanında taşırken düşürmüş ve senet (C) tarafından bulunmuştur. (C), çekin muhatabı olan (X) Bankası şubesine giderek doğrudan gişeden nakit tahsilat talep etmiştir. (C)'nin (X) Bankası'nda herhangi bir hesabı (müşteriliği) bulunmamaktadır.
Hukuki analiz: TTK m. 803/2 ve 3 uyarınca senet genel çizgili çektir [4]. TTK m. 804/1 amir hükmü gereği muhatap (X) Bankası, ödemeyi ancak kendi müşterisine veya başka bir bankaya yapabilir [5]. (C), bankanın müşterisi olmadığına göre muhatap banka bu çeki gişeden doğrudan nakden (C)'ye ödemeyi reddetmelidir. Aksi takdirde, zarardan sorumlu olur.
Olay 2 (Özel Çizginin Tahrifat Yoluyla Silinmesi):
Keşideci (D), lehtar (E)'ye hitaben düzenlediği çekin üzerine iki paralel çizgi çizmiş ve arasına "Z Bankası A.Ş." yazmıştır. (E) senedi (F)'ye ciro etmiştir. Senedi devralan (F), ödemeyi Z Bankası üzerinden değil, doğrudan kendi çalıştığı başka bir banka üzerinden almak niyetiyle (kötüniyetle olmasa dahi), aradaki "Z Bankası A.Ş." ibaresini kimyasal yöntemlerle silmiştir. Çeki takas odası üzerinden sunmuştur.
Hukuki analiz: Çek, TTK m. 803/4 kapsamında özel çizgili bir çektir [4]. TTK m. 803/6 uyarınca, "çizgilerin veya zikredilen bankanın ticaret unvanının silinmesi hükümsüz sayılır" [2], [4]. (F)'nin bu eylemi hukuken bir tahrifattır ve yok hükmündedir. Muhatap banka, bu silinme izini tespit ettiğinde senedi asıl haliyle, yani yalnızca Z Bankası A.Ş.'ye ödenebilecek bir senet olarak muameleye tabi tutmak zorundadır.
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat Yükü: Çizgili çek üzerinde yer alan çizgilerin tahrif edilerek (kimyasal veya mekanik yollarla) silindiğini iddia eden taraf (kural olarak keşideci veya meşru hamil), bu iddiasını kanıtlamakla mükelleftir. Tahrifat incelemesi genellikle mahkeme kanalıyla alınacak grafolojik ve kimyasal bilirkişi raporlarıyla ispatlanır.
- Zamanaşımı / Süreler: Çizgili çekler, TTK'da öngörülen kanuni ibraz süreleri (10 gün, 1 ay, 3 ay vb.) bakımından normal çeklerle birebir aynı sürelere tabidir (TTK m. 796). Hamilin, cirantalar ve düzenleyen aleyhine sahip olduğu başvurma hakkı ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m. 814) [12].
- Görevli/yetkili Mahkeme: Tahrifat nedeniyle bankanın sorumluluğuna veya borçlu bulunulmadığına (menfi tespit) dair davalarda görevli mahkeme, çekin mutlak ticari dava niteliği taşıması hasebiyle Asliye Ticaret Mahkemesidir (TTK m. 4).
- Yaygın Uygulama Hataları: Muhatap bankaların gişe memurlarının, paralel çizgileri fark etmeyerek sıradan bir çekmiş gibi ödeme yapmaları, doktrinde ve uygulamada en çok rastlanan bankacılık ve özen eksikliği hatalarındandır. Bu durum TTK m. 804/5 kapsamında doğrudan banka sorumluluğunu doğurur [6].
7. Eleştirel Değerlendirme
Doktriner tartışmalar ekseninde çizgili çek kurumu incelendiğinde, bu kurumun Kıta Avrupası ve İngiliz (Anglo-Sakson) hukukundan (özellikle crossed cheque geleneğinden) iktibas edildiği görülmektedir. Çizgili çekler, çekin ödeme güvenliğini sağlama işlevi görse de, modern Türk hukuku uygulamasında "Mahsup Çeki" (hesaba geçirilmek üzere düzenlenen çek - TTK m. 805) [6], [7] kurumunun çok daha net bir güvence sağlaması ve modern EFT/Havale / Takas Odası sistemleri sebebiyle, eski ticari ehemmiyetini kısmen yitirmiştir.
Kanunun sistematik zaaflarından biri olarak doktrinde şu eleştiri getirilmektedir: TTK m. 803/6 uyarınca çizgilerin silinmesi "hükümsüz sayılır" ve tahrifat teşkil eder [2]. Ancak TTK m. 804/5'te muhatap bankanın sorumluluğu "çek bedelini aşmamak üzere" sınırlandırılmıştır [2]. Oysa TTK m. 812 genel hükmü, sahte veya tahrif edilmiş çeki ödeyen bankaya daha geniş ve bazen kusursuz sorumluluk sınırlarında bir yükümlülük yüklemektedir [8], [9]. Çizgili çekin tahrifatında tazminatın çek bedeli ile sınırlandırılması, bankayı korurken, asıl meşru hak sahibinin dolaylı zararlarını (örneğin faiz veya ticari itibar kaybı) teminatsız bırakmaktadır. Bu hususun kanun koyucu tarafından ileride bir reformla, genel tahrifat hükmü (m. 812) ile yeknesak hale getirilmesi ticari yaşamın ihtiyaçlarına daha uygun düşecektir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) Dördüncü Kısmının, Üçüncü Bölümünde, "Ödeme ve Ödememe" başlıklı Üçüncü Ayırım altında düzenlenen 803. madde, Kıymetli Evrak Hukukunda "çizgili çek" (İng. crossed cheque, Alm. gekreuzter Scheck) müessesesini ihdas etmiştir [1].
Çizgili çek, en temel ifadesiyle, çekin yanlışlıkla veya meşru olmayan sebeplerle (hırsızlık, kaybolma, gasp vb.) yetkisiz kişilerin eline geçmesi ve bu kişilerce tahsil edilmesini engelleyerek, ödeme sürecini daha güvenli hâle getirmek amacıyla kanun koyucu tarafından öngörülmüş bir güvenlik mekanizmasıdır [2]. Çekin bir kredi aracı değil, esasen bir ödeme aracı olması hasebiyle (TTK m. 795), tedavül hızı ve güvenliği büyük önem taşımaktadır [3]. Bu güvenlik ihtiyacının bir yansıması olarak, TTK m. 803 uyarınca çekin ön yüzüne birbirine paralel iki çizgi çekilmesi suretiyle, çekin muhatap banka tarafından doğrudan elden (nakden) alelade bir kimseye ödenmesinin önüne geçilmektedir [4], [5]. Madde, çizginin türlerini (genel ve özel çizgi), çizme yetkisine sahip olan kişileri ve çizgiler üzerinde yapılabilecek yahut yapılamayacak değişikliklerin hukuki rejimini kazuistik bir biçimde belirlemiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Çizme Yetkisine Sahip Olanlar (TTK m. 803/1)
Kanun koyucu, çeki çizme yetkisini iki temel süjeye tanımıştır: Çekin düzenleyeni (keşideci) ve hamil [1]. Düzenleyen, çeki bizzat ihdas edip lehtara teslim etmeden önce ön yüzüne paralel iki çizgi çekerek senedi tedavüle bu şekilde sokabilir. Öte yandan senedi ciro ve/veya zilyetliğin devri yoluyla devralan herhangi bir meşru hamil de, kendi zilyetliği altındayken güvenlik mülahazalarıyla sonradan çeki çizebilir [1].
2.2. Çizgili Çekin Şekli (TTK m. 803/2)
Çizme işlemi, senedin mutlaka "ön yüzüne" ve "birbirine paralel iki çizgi" çekilerek yapılmalıdır [4]. Kanun, çizginin senedin arka yüzüne yapılmasına hukuki bir sonuç bağlamamıştır. Paralel iki çizginin varlığı, muhatap banka ve ciro zincirindeki diğer kişiler açısından senedin niteliğini derhal gösteren objektif bir işarettir.
2.3. Genel Çizgili Çek (TTK m. 803/3)
Eğer senedin ön yüzüne çekilen paralel iki çizgi arasına hiçbir ibare konulmamışsa yahut yalnızca "banka" veya buna benzer, belirli bir kurumu işaret etmeyen soyut bir ibare konulmuşsa, çek "genel olarak çizilmiş" demektir [4]. Genel çizginin hukuki sonucu TTK m. 804/1'de belirtildiği üzere, muhatap bankanın bu çeki ancak bir "bankaya" veya kendi "müşterisine" ödeyebilmesidir [5]. Bu sayede, hırsız veya kötüniyetli bir kişinin çeki doğrudan gişeden nakden tahsil etmesi zorlaştırılmış, tahsilatın kayıtlı bir müşteri hesabı veya başka bir banka üzerinden geçmesi sağlanarak izlenebilirlik temin edilmiştir.
2.4. Özel Çizgili Çek (TTK m. 803/4)
Çizilen iki paralel çizgi arasına "belirli bir bankanın ticaret unvanı" (Örn: X Bankası A.Ş.) yazılmışsa, çek "özel olarak çizilmiş" kabul edilir [4]. Bu durumda muhatap banka, ödemeyi yalnızca o iki çizgi arasında unvanı gösterilen bankaya veya o banka bizzat muhatap ise kendi müşterisine yapmak zorundadır [5]. Güvenlik seviyesi genel çizgili çeke nazaran daha yüksektir.
2.5. Çizgilerin Dönüştürülmesi ve Tahrifat Yasağı (TTK m. 803/5-6)
Maddenin 5. fıkrası, senedin genel çizgili halden özel çizgili hale getirilmesine cevaz verirken; özel çizginin genel çizgiye dönüştürülmesini emredici şekilde yasaklamıştır [4]. Zira özel çizgi, hak sahibinin iradesiyle daha spesifik bir güvenlik çemberi yaratır ve bunun geri alınması senedin güvenliğini tehlikeye atar. Aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca; çizgilerin veya zikredilen bankanın ticaret unvanının sonradan silinmesi kanunen hükümsüz sayılmıştır [2], [4]. Doktrinde de vurgulandığı üzere, çizgili çekteki çizgilerin veya aradaki unvanın kimyevi yahut fiziki yollarla silinmesi, Kambiyo Senetleri Hukuku anlamında "tahrifat" niteliğindedir [2]. Hükümsüzlük kuralı gereği, muhatap banka senedi tahrifattan önceki asıl haliyle (yani çizgili çek olarak) dikkate almakla mükelleftir.
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Tarafıma sağlanan doktriner ve içtihadi veri setinde, doğrudan TTK m. 803'ün (çizgili çekin) lafzına ilişkin münferit bir Yargıtay kararı zikredilmemiş olsa da, Yargıtay'ın çekte tahrifat ve muhatap bankanın özen yükümlülüğüne (TTK m. 812 ve m. 804/5 ilişkisi) yaklaşımı kökleşmiş içtihatlarla sabittir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Daireleri, muhatap bankanın objektif özen yükümlülüğü çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Örneğin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre (örn. 17.03.1983 T., 1983/11256 E., 1983/1286 K.), "çekle ödeme yapmayı kabul eden ve müşterileri ile çek anlaşmaları yapan bankanın, her şeyden önce basiretli bir iş adamı gibi hareket ederek gerekli dikkat ve özeni göstermesi ve tereddüt halinde çeki uzman kişilere inceletmesi" gerekmektedir [10]. Çizgili çekin üzerindeki çizgilerin silinmesi eylemi de bir "tahrifat" olduğundan [2], Yargıtay içtihatları uyarınca muhatap banka, bu tahrifatı (silinme izini) tespit etmeden, senedi genel bir çekmiş gibi yetkisiz kişilere nakden öderse, basiretli bir tacir ve güven kurumu olmasının gerektirdiği özen borcunu ihlal etmiş sayılacak ve zarardan sorumlu tutulacaktır [10], [11].
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Genel Çizgili Çekin Gişeden Nakden Tahsili Teşebbüsü): Tüzel kişi tacir (A) A.Ş., mal alımı karşılığında lehtar (B)'ye bir çek keşide etmiştir. (A) A.Ş. yetkilisi, çekin güvenliğini artırmak gayesiyle senedin ön yüzüne birbirine paralel iki çizgi çekerek senedi "genel çizgili çek" statüsüne sokmuştur. (B), senedi cüzdanında taşırken düşürmüş ve senet (C) tarafından bulunmuştur. (C), çekin muhatabı olan (X) Bankası şubesine giderek doğrudan gişeden nakit tahsilat talep etmiştir. (C)'nin (X) Bankası'nda herhangi bir hesabı (müşteriliği) bulunmamaktadır. Hukuki analiz: TTK m. 803/2 ve 3 uyarınca senet genel çizgili çektir [4]. TTK m. 804/1 amir hükmü gereği muhatap (X) Bankası, ödemeyi ancak kendi müşterisine veya başka bir bankaya yapabilir [5]. (C), bankanın müşterisi olmadığına göre muhatap banka bu çeki gişeden doğrudan nakden (C)'ye ödemeyi reddetmelidir. Aksi takdirde, zarardan sorumlu olur.
Olay 2 (Özel Çizginin Tahrifat Yoluyla Silinmesi): Keşideci (D), lehtar (E)'ye hitaben düzenlediği çekin üzerine iki paralel çizgi çizmiş ve arasına "Z Bankası A.Ş." yazmıştır. (E) senedi (F)'ye ciro etmiştir. Senedi devralan (F), ödemeyi Z Bankası üzerinden değil, doğrudan kendi çalıştığı başka bir banka üzerinden almak niyetiyle (kötüniyetle olmasa dahi), aradaki "Z Bankası A.Ş." ibaresini kimyasal yöntemlerle silmiştir. Çeki takas odası üzerinden sunmuştur. Hukuki analiz: Çek, TTK m. 803/4 kapsamında özel çizgili bir çektir [4]. TTK m. 803/6 uyarınca, "çizgilerin veya zikredilen bankanın ticaret unvanının silinmesi hükümsüz sayılır" [2], [4]. (F)'nin bu eylemi hukuken bir tahrifattır ve yok hükmündedir. Muhatap banka, bu silinme izini tespit ettiğinde senedi asıl haliyle, yani yalnızca Z Bankası A.Ş.'ye ödenebilecek bir senet olarak muameleye tabi tutmak zorundadır.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Doktriner tartışmalar ekseninde çizgili çek kurumu incelendiğinde, bu kurumun Kıta Avrupası ve İngiliz (Anglo-Sakson) hukukundan (özellikle crossed cheque geleneğinden) iktibas edildiği görülmektedir. Çizgili çekler, çekin ödeme güvenliğini sağlama işlevi görse de, modern Türk hukuku uygulamasında "Mahsup Çeki" (hesaba geçirilmek üzere düzenlenen çek - TTK m. 805) [6], [7] kurumunun çok daha net bir güvence sağlaması ve modern EFT/Havale / Takas Odası sistemleri sebebiyle, eski ticari ehemmiyetini kısmen yitirmiştir. Kanunun sistematik zaaflarından biri olarak doktrinde şu eleştiri getirilmektedir: TTK m. 803/6 uyarınca çizgilerin silinmesi "hükümsüz sayılır" ve tahrifat teşkil eder [2]. Ancak TTK m. 804/5'te muhatap bankanın sorumluluğu "çek bedelini aşmamak üzere" sınırlandırılmıştır [2]. Oysa TTK m. 812 genel hükmü, sahte veya tahrif edilmiş çeki ödeyen bankaya daha geniş ve bazen kusursuz sorumluluk sınırlarında bir yükümlülük yüklemektedir [8], [9]. Çizgili çekin tahrifatında tazminatın çek bedeli ile sınırlandırılması, bankayı korurken, asıl meşru hak sahibinin dolaylı zararlarını (örneğin faiz veya ticari itibar kaybı) teminatsız bırakmaktadır. Bu hususun kanun koyucu tarafından ileride bir reformla, genel tahrifat hükmü (m. 812) ile yeknesak hale getirilmesi ticari yaşamın ihtiyaçlarına daha uygun düşecektir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.