RESMİ METİN

**III

  • Hamiline yazılı çek üzerine yapılan ciro**

Madde 791 - (1) Hamiline yazılı bir çek üzerine yapılan ciro, cirantayı, başvurma hakkına dair hükümler gereğince sorumlu kılarsa da senedin niteliğini değiştirerek onu emre yazılı bir çek hâline getirmez.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 791, kıymetli evrak hukukunun temel unsurlarından olan hamiline yazılı çeklerin tedavülüne ve ciro müessesesinin bu tür senetler üzerindeki istisnai etkisine ilişkin özel bir düzenlemedir [1]. Kambiyo senetleri hukuku sistematiğinde poliçe ve bono kural olarak hamiline yazılamazken, çekin hamiline düzenlenebilmesi mümkündür [2, 3]. Hamiline yazılı senetlerin devri kural olarak yalnızca zilyetliğin nakli ile gerçekleşir; ciro gibi nitelikli bir devir beyanına ihtiyaç duyulmaz [4, 5].

Ancak ticari hayatta, hamiline yazılı bir çeki devralan kişinin, yalnızca keşidecinin ödeme gücüne güvenmek istememesi ve senedi kendisine devreden kişinin de sorumluluk altına girmesini talep etmesi sıklıkla karşılaşılan bir durumdur [2, 3, 6]. İşte TTK m. 791, bu pratik ihtiyacı karşılamak üzere, normal şartlarda emre yazılı senetlere özgü bir işlem olan "ciro"nun, hamiline yazılı çek üzerinde yapılmasına cevaz vermiş ve bunun hukuki sonuçlarını belirlemiştir.

Madde hükmü, hamiline yazılı çek üzerine yapılan cironun senedin hukuki niteliğini (hamiline yazılı olma vasfını) değiştirmeyeceğini, ancak ciroyu yapan kişiyi (cirantayı) başvuru (müracaat) borçlusu konumuna getireceğini açıkça düzenlemektedir [1, 7]. Bu düzenleme, kıymetli evrakın hukuki niteliğini belirleme konusundaki inhisari yetkinin keşideciye ait olduğu prensibinin (senedin niteliğinin değişmemesi) bir yansımasıdır [7, 8].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Hamiline Yazılı Çek ve Tedavül Usulü

Çek, kanunen emre yazılı senetlerdendir; ancak açıkça hamiline düzenlenmesi veya kimin lehine düzenlendiğinin gösterilmemesi (lehtar hanesinin boş bırakılması) hallerinde hamiline yazılı çek hükmündedir (TTK m. 785) [9]. Hamiline yazılı çeklerin devri için tarafların ayni sözleşmesi ve senedin zilyetliğinin devri yeterlidir [5, 10]. Tedavül güvenliği gereği, hamiline yazılı çeki elinde bulunduran kişi meşru hamil sayılır ve senedi devrederken imza atması hukuken zorunlu değildir.

2.2. Cironun İşlevleri Bakımından TTK m. 791

Cironun kıymetli evrak hukukunda temlik (devir), teşhis (hak sahipliğini belirleme) ve teminat (garanti) olmak üzere üç temel işlevi bulunmaktadır [11, 12]. TTK m. 791 kapsamında hamiline yazılı çek üzerine yapılan cironun hukuki niteliği, bu üç işlev üzerinden değerlendirildiğinde istisnai bir yapı arz eder:

  • Devir ve Teşhis İşlevinin Yokluğu: Hamiline yazılı çeklerde hak sahipliği zilyetlik ile belirlendiğinden, bu senetler üzerine yapılan cironun teşhis ve devir (temlik) fonksiyonu bulunmamaktadır [13, 14]. Ciro silsilesinin muntazam olması aranmaz; hamil, hakkını ciro zincirine dayanarak değil, doğrudan zilyetliğe dayanarak ispat eder [5].
  • Teminat (Garanti) İşlevinin Varlığı: TTK m. 791 hükmünün yegane amacı cironun teminat işlevini hayata geçirmektir [13-15]. Ciranta, attığı bu imza ile senedin ödenmemesi halinde, kendisinden sonraki iyiniyetli hamillere karşı tıpkı bir müracaat borçlusu gibi kendi malvarlığı ile şahsen sorumlu olmayı taahhüt eder [16, 17].
2.3. Senedin Niteliğinin Değişmemesi İlkesi

TTK m. 791'in getirdiği en önemli hukuki sonuçlardan biri, ciro işleminin senedin "hamiline yazılı" olma vasfını "emre yazılı" hale dönüştürmemesidir [1, 7]. Doktrinde, kıymetli evrakın hukuki niteliğine karar verme yetkisinin münhasıran senedi tedavüle çıkaran keşideciye ait olduğu kabul edilmektedir [7, 8]. Dolayısıyla, cirantanın tek taraflı irade beyanıyla senedin tedavül şeklini ağırlaştırması ve onu emre yazılı hale getirmesi kanun koyucu tarafından engellenmiştir. Bu senedi ciro ile devralan yeni hamil, senedi tekrar yalnızca zilyetliğin devri yoluyla (ciro yapmaksızın) bir başkasına devredebilir [18].

2.4. Garanti Cirosu (Garantieindossament) ile İlişkisi

Alman ve İsviçre hukuklarında yer alan, senedin devri amacı gütmeksizin sırf sorumluluk altına girmek amacıyla yapılan "garanti cirosu" (Garantieindossament) kurumuna Türk hukukunda açıkça ve genel bir kural olarak yer verilmemiştir [13, 19]. Ancak TTK m. 791 hükmü, hamiline yazılı çekler bağlamında garanti cirosunun tipik bir istisnai uygulamasını oluşturmaktadır [13]. Bu istisna hükmü dar yorumlanmalı, kıyas yoluyla diğer kambiyo senetlerine (örneğin beyaz ciro ile hamiline yazılıymış gibi tedavül eden emre yazılı bonolara) teşmil edilmemelidir [20, 21].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 785 (Çekin Çeşitleri): Hamiline yazılı çekin kanuni dayanağını oluşturur. Bir çekin hamiline yazılı olması, TTK m. 791'in uygulanmasının ön koşuludur [9].
  • TTK m. 685 ve TTK m. 818/1-d (Cironun Teminat İşlevi): TTK m. 791'de geçen "başvurma hakkına dair hükümler gereğince sorumlu kılar" ifadesi, TTK m. 685'teki cirantanın senedin ödenmemesinden sorumlu olacağına ilişkin temel kuralın hamiline çekler için de teyidi niteliğindedir [22].
  • TTK m. 647 (Kıymetli Evrakın Devri): Hamiline yazılı senetlerin zilyetliğin devriyle, emre yazılı senetlerin ise ciro ve zilyetliğin devriyle el değiştireceğini öngören maddedir [23]. TTK m. 791, m. 647'nin hamiline yazılı senetler için öngördüğü basit devir rejimini (teslim) korurken, buna cironun şahsi teminat etkisini entegre etmektedir.
  • TTK m. 790 (Hak Sahipliğini İspat Görevi): Emre yazılı çeklerde hamilin hakkını müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla ispatlaması gerekirken, TTK m. 791 kapsamındaki ciroda böyle bir ciro zinciri incelemesi yapılmaz; hamil senedin fiili zilyedidir [7, 24].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili daireleri (özellikle Yargıtay 11. ve 12. Hukuk Daireleri), hamiline yazılı çek üzerine yapılan cironun niteliği konusunda doktrinle uyumlu kararlar tesis etmiştir. Yargıtay kararlarında vurgulanan temel ilkeler şunlardır:

  • Teşhis Fonksiyonunun Aranmaması: Hamiline yazılı çekin arkasına ciro yapılmış olması, hamilin meşru hamil sıfatını ispatı için ciro silsilesinin kopuk olmamasını gerektirmez. Yargıtay, hamiline yazılı bir çekte, senedi elinde bulunduranın yetkili hamil olduğunu ve senet üzerindeki cironun hak sahibinin teşhisinde bir rol oynamadığını sıklıkla hükme bağlamaktadır [5, 25].
  • Cirantanın Kambiyo Sorumluluğu: Yargıtay, hamiline yazılı çeke atılan ciro imzasının geçersiz olmadığına, bu imzanın TTK m. 791 gereği imza sahibini kambiyo taahhüdü (müracaat borçlusu) altına soktuğuna karar vermektedir. İbraz süresinde ödenmeyen çekte hamil, bu cirantaya karşı ihtiyati haciz ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatabilir.
  • Yetkisiz Temlik İddialarının Reddi: Borçluların, hamiline yazılı çekin ciro edildiği ve ciroda şekil noksanlığı (örneğin ciro zincirinde kopukluk) bulunduğu yönündeki şikayetleri icra mahkemelerince reddedilmektedir; zira senedin ciro edilmesi onun hamiline yazılı vasfını ortadan kaldırmaz.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: A (Keşideci), B'ye (Lehtar) bir ticari alım satım ilişkisi sebebiyle hamiline yazılı bir çek düzenleyip teslim etmiştir. B, çeki tedarikçisi C'ye devrederken senedin arkasını "Ödeyiniz" yazarak imzalamıştır. C ise senedi D'ye hiçbir imza atmadan yalnızca teslim yoluyla devretmiştir. D çeki bankaya ibraz ettiğinde karşılıksız çıkmıştır. Hukuki analiz: Çek baştan itibaren hamiline yazılıdır. B'nin senedi ciro etmesi, TTK m. 791 uyarınca senedi emre yazılı hale getirmez. Bu nedenle C'nin D'ye sadece teslim ile yaptığı devir tamamen geçerlidir. Senedin nihai yetkili hamili D'dir. D, çekin karşılıksız çıkması üzerine keşideci A'ya başvurabileceği gibi, TTK m. 791 uyarınca cironun teminat işlevi gereği ciranta B'ye de başvurabilir. Ancak C imza atmadığı için kambiyo taahhüdü altına girmemiştir, D ona karşı kambiyo hukukuna dayanarak başvuramaz.

Olay 2: (X) Anonim Şirketi (Keşideci), hamiline yazılı bir çek düzenlemiş; çek elden ele dolaşarak Z'ye ulaşmıştır. Z, çeki teminat amacıyla (Y) Bankasına rehin cirosu ("Bedeli rehindir" kaydı) yapmak istemiş ve senedin arkasını bu şerhle imzalayıp bankaya teslim etmiştir. Hukuki analiz: Hamiline yazılı çeklerde rehin cirosunun geçerliliği doktrinde tartışmalıdır. Ancak TTK m. 791 çerçevesinde, hamiline yazılı çek üzerine konulan ciro senedin türünü değiştirmediği için, zilyetliğin devriyle birlikte (Y) Bankası senedin mülkiyetini veya rehin hakkını fiili teslimle kazanmış olur [8, 18]. Z'nin attığı ciro imzası, TTK m. 791 uyarınca bankaya karşı Z'yi müracaat borçlusu yapar; ancak senedin hamiline yazılı olma niteliği devam eder [7, 8].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Hamiline yazılı çeki elinde bulunduran kişi maddi hakkı ispat etmek zorunda değildir; zilyetlik karinesi geçerlidir. Borçlu, hamilin kötü niyetle veya ağır kusurla senedi iktisap ettiğini iddia ediyorsa (TTK m. 792), ispat yükü senet borçlusundadır [26, 27].
  • Zamanaşımı / Süreler: TTK m. 791 uyarınca sorumlu olan cirantaya karşı açılacak davalar veya icra takipleri, çekin ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresine tabidir (TTK m. 814/1) [28, 29]. İbraz ve ödememe olgusu yasal süreleri içinde tespit ettirilmelidir (muhatap bankanın karşılıksız şerhi ile).
  • Görevli/yetkili mahkeme: Hamiline yazılı çekte cirantaya başvurulması halinde, ihtilaf kambiyo senedinden kaynaklandığı için kural olarak Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.
  • Yaygın uygulama hataları: Uygulamada, hamiline yazılı çekin ciro edilmesi halinde artık emre yazılı bir çeke dönüştüğü yanılgısıyla hareket edilerek, sonraki hamillerden "düzenli bir ciro silsilesi" (TTK m. 790 kapsamında) aranması en sık yapılan hatalardandır. Bankalar veya borçlular, bu silsileyi aramamalı, fiili zilyede ödeme yapmalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrinde (Bahtiyar, Poroy/Tekinalp, Kendigelen, Kırca), TTK m. 791 hükmünün piyasa pratikleriyle son derece uyumlu ve yerinde bir düzenleme olduğu ifade edilmektedir. Hamiline yazılı bir evrakın güvenliği zayıf olduğundan, hamillerin senedi devralırken önceki zilyedin de şahsi kefaletini/garantisini talep etmeleri ticari hayatın bir gerçeğidir [2, 6].

Lafzi açıdan değerlendirildiğinde; madde metninde "başvurma hakkına dair hükümler gereğince sorumlu kılar" ibaresi, cironun sadece teminat (garanti) boyutuna atıf yapmak için özenle seçilmiştir [1]. Bununla birlikte, doktrinde bu hükmün kıyas yasağına tabi, son derece dar (exception) bir düzenleme mi olduğu, yoksa genel bir "garanti cirosu" ihtiyacını meşrulaştıran bir kapı mı araladığı tartışma konusu olmuştur. Hakim görüş, bu maddenin sadece hamiline yazılı çekler için istisnai bir kural olduğu (singularia non sunt extenda) ve emre yazılı bir senede (örneğin bonoya) atılan ve devir amacı gütmeyen ciro benzeri imzaların, garanti cirosu olarak değil ancak aval veya beyaz ciro hükümleri çerçevesinde değerlendirilebileceği yönündedir [20, 21].

Sonuç itibarıyla TTK m. 791; keşidecinin senede verdiği vasfı korumak (senedin niteliğinin değişmemesi) ile ticari hayatta güvenliği artırmak (cironun teminat işlevi) arasındaki hukuki dengeyi başarıyla tesis eden rasyonel bir yasa koyucu tercihidir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.