RESMİ METİN

**II

  • Hak sahipliğini ispat görevi**

Madde 790 - (1) Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 790. maddesi, kambiyo senetleri hukukunun en temel prensiplerinden biri olan "ciro zincirinin teşhis (hak sahipliğini ispat) fonksiyonu"nu çekler bakımından düzenleyen mihenk taşı niteliğinde bir normdur [1]. Bu madde, kambiyo senetleri hukukuna egemen olan görünüşe güven ve tedavül emniyeti ilkelerinin en somut yansımasıdır.

Kıymetli evrak hukukunda hak sahibi kavramı, maddi hukuk anlamında hak sahipliği ve şekli hukuk anlamında hak sahipliği olmak üzere ikiye ayrılır [2, 3]. TTK m. 790 hükmü, doğrudan doğruya "şekli hak sahipliği" kurumunu ihdas etmektedir. Bir çekin ciro ve zilyetliğin devri yoluyla el değiştirmesi sonucunda, o çeki elinde bulunduran (zilyedi olan) hamilin, maddi hukuk bağlamında gerçekten alacaklı olup olmadığına bakılmaksızın, sırf senet metni üzerindeki "müteselsil ve birbirine bağlı cirolar" silsilesine dayalı olarak yetkili hamil sayılacağını hüküm altına almaktadır [1, 4, 5].

Bu sistematiğin temel amacı, ödeme yapacak olan muhatap bankanın veya müracaat borçlularının, senedi ibraz eden kişinin maddi hukuk anlamındaki asıl alacaklı olup olmadığını araştırma külfetinden kurtarılmasıdır. Muhatap banka (veya başvuru borçlusu), yalnızca çekin sırtındaki ciroların dış görünüş itibarıyla birbirini düzenli bir şekilde izleyip izlemediğini (ciro silsilesini) kontrol etmekle yükümlüdür; imzaların sahteliğini veya temsilcilerin ehliyetini araştırmak zorunda değildir [6-9]. Ciro silsilesi şeklen muntazam ise, hamil yetkili (meşru) hamil karinesinden yararlanır [4].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Yetkili Hamil (Şeklî Hak Sahipliği)

Yetkili hamil, senedin mülkiyetini ve senette mündemiç hakkı geçerli ve kesintisiz bir ciro silsilesiyle devralan ve senedin zilyetliğini elinde bulunduran kişidir [5, 10]. Doktrinde Reha Poroy ve Ünal Tekinalp’in de altını çizdiği üzere, şeklen hak sahipliği, senedin devir ve teşhis fonksiyonlarının doğal bir sonucudur; şekli hak sahipliği incelemesinde ciroların şüphesiz biçimde birbirini izlediğinin görülmesi yeterlidir [2]. TTK m. 790/1 uyarınca hamil, bu karineden yararlanarak senetten doğan hakları (ödeme talep etme, karşılıksızdır işlemi yaptırma, müracaat haklarını kullanma) kullanabilir [11]. Şeklen yetkili hamil her zaman maddi hak sahibi olmayabilir (örneğin çekin çalınmış olması ihtimalinde), ancak aksini ispat yükü, hamilin şekli hak sahipliğini çürütecek olan kişiye (örneğin asıl hak sahibine veya borçluya) aittir [5, 12, 13].

2.2. Müteselsil ve Birbirine Bağlı Cirolar (Düzgün Ciro Zinciri)

Maddenin kalbini oluşturan "müteselsil ve birbirine bağlı cirolar" (düzgün ciro zinciri) kavramı, senedin lehtarından başlayarak senedi ibraz eden son hamile kadar aralıksız, mantıksal ve kronolojik bir sırayla devam eden cirolar bütününü ifade eder [14, 15]. Emre yazılı bir çekte, ciro silsilesinin muntazam sayılabilmesi için ilk cironun mutlaka çekin ön yüzünde adı yazılı olan lehtar tarafından yapılması zorunludur [13, 15, 16]. Şayet lehtarın cirosundan önce bir başkasının cirosu yer alıyorsa veya bir cirantanın adı ciro ettiği kişi olarak görünmesine rağmen bir sonraki ciro o kişiden değil de başkasından geliyorsa, ciro zincirinde kopukluk meydana gelir [17, 18].

2.3. Beyaz Cironun Silsileye Etkisi

Beyaz ciro, lehine ciro yapılan kişinin (ciro edilenin) isminin belirtilmediği, yalnızca cirantanın imzasını taşıyan veya sadece "ödeyiniz" yazılarak imzalanan ciro türüdür [6, 19, 20]. TTK m. 790/1'in getirdiği karineye göre, "bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır." [1] Bu kural, ciro zincirinin kopmasını önleyen kurtarıcı bir mekanizmadır. Zira beyaz ciro sonrasında senedin mülkiyeti yalnızca elden ele teslim yoluyla dahi geçebilir. Senedi bu şekilde teslim alan kişi, kendi cirosunu (ister tam ister beyaz ciro olsun) senedin arkasına yazdığında, kanun onun senedi bir önceki beyaz cirodan devraldığını farz eder ve zinciri şeklen kesintisiz kabul eder [15, 21].

2.4. Çizilmiş Ciroların Hükmü

Madde metnindeki "Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir" ibaresi, ciro zincirinin tetkikinde uygulanan bir diğer kolaylaştırıcı kuraldır [1, 22]. Bir ciranta, çeşitli sebeplerle (örneğin vazgeçme veya yanlışlık) yaptığı ciroyu çizebilir. Üzeri çizilen ciro, şekli hak sahipliği tespiti esnasında adeta senet üzerinde hiç var olmamış gibi değerlendirilir ve ciro silsilesi bu çizik ciro atlanarak, bir önceki ve bir sonraki cirolar arasında bağlantı kurularak incelenir [15, 18, 23]. Ancak çizilmenin, yetkili kişilerce (kendi cirosunu veya kendinden sonrakileri çizen ciranta gibi) yapılması şarttır [2, 24].

3. Sistematik İlişkiler

Bu maddenin TTK ve diğer temel kanunlardaki izdüşümleri şu şekildedir:

  • TTK m. 686 (Poliçelerde Hak Sahipliği) — TTK m. 790, poliçeler için öngörülen TTK m. 686 hükmünün çeklere uyarlanmış, birebir aynı lafza sahip halidir. Kambiyo senetlerinin yeknesaklığı ilkesi uyarınca, bono ve poliçelerdeki teşhis işlevi ile çeklerdeki işlev özdeştir [4, 15, 25].
  • TTK m. 792 (Çekin Elden Çıkması) — TTK m. 790'a göre şeklen yetkili hamil sayılan kişi, senedi kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap etmişse, maddi hak sahibi çeki TTK m. 792 uyarınca (istihkak/iade davası) geri isteyebilir. Yani m. 790 şekli bir karine kurarken, m. 792 bu karinenin maddi hukukta nasıl çürütülebileceğini düzenler [26, 27].
  • TTK m. 801 (Muhatabın İnceleme Yükümlülüğü) — Çeki ödeyecek olan muhatap banka, ciro silsilesinin TTK m. 790 kapsamında düzgün olup olmadığını incelemekle yükümlüdür ancak ciroların veya imzaların sahteliğini incelemek zorunda değildir [7-9].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay kararlarında ciro zincirinin kopukluğu ve TTK m. 790 (veya eTTK m. 702) bağlamındaki hak sahipliği katı bir şekilcilikle incelenmektedir:

  • İlk Cironun Lehtara Ait Olması Zorunluluğu: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, ciro silsilesinin birbirine bağlı sayılabilmesi için poliçe, bono veya çekin arka yüzündeki ilk cironun mutlak surette lehtara ait olması şarttır. Lehtarın cirosundan önce başka birinin cirosu yer alıyorsa ve bu ciro çizilmemişse, silsile kopuktur. Bu durumda senedi ibraz eden kişi TTK m. 790 uyarınca yetkili hamil sayılamaz ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapamaz (Yargıtay 12. HD, 14.02.2017, E.558 K.1909) [15, 28-30].
  • İmzaların Bağımsızlığı ve Ciro Zincirine Etkisi: Ciro zinciri şeklen düzgün göründüğü sürece, aradaki bir veya birkaç imzanın sahte olması veya imza sahibinin ehliyetsiz olması (temsil yetkisinin bulunmaması) zinciri kırmaz. Senedi bu düzgün silsile ile iktisap eden kişi şeklen yetkili hamildir (Yargıtay 12. HD, 03.03.2015, E.28018, K.4674). Yargıtay, şeklî görünüşün iyiniyetli hamil lehine korunmasına üstünlük tanımaktadır [31].
  • İspat Yükü: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK, 30.11.2021, E. 2017/19-2738 K. 2021/1513) kararı uyarınca, şeklen birbirine bağlı ve düzgün bir ciro zinciri ile çeki elinde bulunduran hamil yetkili sayıldığından; hamilin kötüniyetli olduğunu, cironun sahteliğini bilerek senedi devraldığını ispat külfeti, bunu iddia eden borçluya veya keşideciye aittir. Hamil, kendi iyiniyetini ispatlamak zorunda değildir [32, 33].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Ciro Silsilesinde Beyaz Ciro ve Teslim (A) isimli keşideci, senedi (B) lehine düzenlemiştir. Lehtar (B), çeki tam ciro ile (C)'ye ciro eder. (C), çekin arkasına sadece imzasını atarak (beyaz ciro) çeki (D)'ye teslim eder. (D), senedin üzerine hiçbir şey yazmadan senedi (E)'ye elden devreder. Son olarak (E), "Ödeyiniz (F)" yazıp imzalayarak tam ciro ile çeki (F)'ye ciro eder ve verir. Hukuki analiz: Bu olayda (F), TTK m. 790 uyarınca meşru (yetkili) hamildir. Çünkü kanun, "bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, son ciroyu imzalayan kişi poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" karinesini kabul etmiştir. (E)’nin senedi (C)’nin beyaz cirosu üzerinden iktisap ettiği varsayılır ve aradaki (D)'nin ciro zincirinde görünmemesi silsileyi bozmaz [15, 21].

Olay 2: Lehtar Cirosunun Eksikliği ve Çizilmiş Ciro Keşideci (X) şirketi, bir çek düzenleyip lehtar (Y)'ye verir. Ancak senedin arka yüzüne ilk ciroyu lehtar (Y) değil, (Z) atar ve senedi (W)'ye devrettiğini yazar. Daha sonra senedin arkasına lehtar (Y) imza atar. En son aşamada bankaya senedi (W) ibraz eder. Hukuki analiz: Senedin ön yüzündeki lehtar (Y) iken, ilk ciroyu (Z) atmıştır. Bu durumda şeklen ciro zinciri kopuktur. Ancak, senedi elinde bulunduran kişi ibrazdan evvel (Z)'nin cirosunun üzerini usulüne uygun şekilde çizerse, TTK m. 790 uyarınca bu çizilmiş ciro hiç yazılmamış sayılır [18, 23, 34]. Böylece ilk ciro (Y)’nin cirosu haline gelir ve ciro silsilesi düzelmiş olur. Aksi takdirde, ciro çizilmeden ibraz edilirse banka ödeme yapmaktan kaçınmalıdır ve hamil kambiyo takibi başlatamaz [13, 17, 29].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: TTK m. 790 kapsamında yetkili hamil karinesinden yararlanan kişinin, temel borç ilişkisindeki haklılığını ispat etmesine gerek yoktur. Karinenin aksini (hamilin kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu) iddia eden taraf bu iddiasını ispatla mükelleftir (HMK m. 190, TTK m. 792) [26, 33, 35].
  • Muhatap Bankanın İnceleme Sınırı: Banka gişe memuru, yalnızca senedin arkasındaki zincirin kopuk olup olmadığına (lehtardan son hamile düzenli gidişe) bakar. Banka, cirantaların imzalarının gerçekliğini incelemekle yükümlü de yetkili de değildir (TTK m. 801) [7-9].
  • Görevli ve Yetkili Mahkeme: Şeklen hak sahibi olmayan (ciro zinciri kopuk olan) hamilin başlattığı takiplere karşı borçlu tarafından İcra Mahkemesi'nde şikâyet/itiraz yoluyla iptal talep edilebilir (İİK m. 170/a) [36, 37]. Çekin zıyaı ve yetkili hamil tarafından açılacak iptal davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir [38, 39].
  • Yaygın Uygulama Hataları: Uygulamada en sık yapılan hata, nama yazılı çekler ile emre yazılı çeklerdeki devir koşullarının birbirine karıştırılması ve ciro zincirindeki kopukluk giderilmeden (örneğin ilgisiz ilk cironun üzeri çizilmeden) senedin icra takibine konulmasıdır. Bu durum takibin re'sen veya şikayet üzerine iptaline yol açar [29].

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk ticaret hukuku doktrininde (Sabih Arkan, Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Mehmet Bahtiyar) TTK m. 790'ın işlevi, tedavül güvenliği ekseninde uzun yıllardır tartışılmaktadır. Madde metni her ne kadar emtia piyasalarındaki hızı artırmak adına "şeklî hak sahipliğine" üstünlük tanısa da, özellikle beyaz cirolu senetlerin çalınması durumlarında asıl maddi hak sahibinin mağduriyetine kapı aralamaktadır.

Beyaz ciroyla piyasada adeta "hamiline yazılı" senet gibi gezen emre yazılı senetler, çalındıktan sonra kötüniyetli üçüncü kişilerce kendi isimleri yazılarak doldurulup tahsil edilebilmektedir [5, 20, 22]. Doktrin, bu noktada muhatap bankaların veya müracaat borçlularının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüklerinin altını çizer. TTK m. 790 ile korunan teşhis fonksiyonu salt mekanik bir incelemeye dönüşmemeli; ibraz eden kişinin şüpheli durumlarında TTK m. 792 (kötüniyet/ağır kusur) hükümleri adli makamlarca dengeleyici bir emniyet sübabı olarak cesaretle işletilmelidir [26, 33, 40]. Çizilmiş ciroların yazılmamış sayılması kuralı pratik bir kolaylık sağlasa da, yetkisiz kişilerin keyfi olarak geçerli ciroları çizerek hak gaspları yaratabilmesi kanunun lafzi düzenlemesindeki riskli alanlardan birisidir ve bu hususta ispat kurallarının Yargıtay içtihatlarıyla şekillenmeye devam etmesi elzemdir [41, 42].


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.