RESMİ METİN

**II

  • Hakların kullanılması ve korunmasına ilişkin işlemler**

Madde 768 - (1) Protestonun şekli ve protesto çekilmesi için belirli olan sürelerle poliçeden doğan hakların kullanılması veya korunması için gerekli diğer işlemlerin şekli, protes tonun çekilmesi veya işlemin yapılması gereken ülkenin hukukuna göre belirlenir.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) Üçüncü Kitabı olan Kıymetli Evrak Hukuku bünyesinde yer alan 768. madde, "Kanunlar İhtilafı" (Sekizinci Ayırım) başlığı altında düzenlenmiş olup, uluslararası nitelik taşıyan kambiyo senetlerinde hakların kullanılması ve korunmasına ilişkin usul işlemlerine hangi ülke hukukunun uygulanacağını (lex loci actus) tespit eden temel bir kanunlar ihtilafı kuralıdır [1].

Kambiyo senetlerinin (poliçe, bono, çek) doğası gereği uluslararası ticarette ödeme, kredi ve teminat aracı olarak kullanılması, bu senetlerin düzenlendikleri ülke sınırları dışına çıkarak dolaşıma girmesini son derece olağan kılmıştır. Doktrinde Poroy ve Tekinalp’in de isabetle vurguladığı üzere, uluslararası ticarette bir poliçenin düzenlenmiş olduğu ülkenin dışında dolaşımda bulunması, poliçenin kabulü, cirosu, aval verilmesi ve nihayetinde protesto edilmesi gibi işlemlerin farklı egemenlik alanlarında (çeşitli ülke sınırları içerisinde) yapılması sonucunu doğurur [2]. Farklı ülkelerde yerleşik tarafların varlığı ve kambiyo işlemlerinin farklı yasal rejimlere tabi topraklarda tekemmül etmesi, olası uyuşmazlıklarda yasa çatışmalarını (kanunlar ihtilafı) kaçınılmaz hale getirmektedir [3, 4].

Bu doğrultuda TTK m. 768, Cenevre Yeknesak Kanunları sistemiyle tam bir uyum içinde, hakların korunmasına yönelik şekli işlemlerin, senedin düzenlendiği veya ifa edileceği yer hukukuna göre değil; bizzat "işlemin fiilen yapılması gereken ülkenin hukukuna" tabi olacağını amirdir [1]. Hükmün amacı, yabancı bir ülkede hakkını arayan veya korumak zorunda olan hamilin, kendi milli hukukunun veya senedin ihdas yeri hukukunun katı şekil şartlarıyla bağlı tutulmasını engelleyerek, eylemi gerçekleştirdiği yerdeki hukuki kurallara (örneğin protesto merasimlerine) uygun hareket etmesini yeterli ve geçerli saymaktır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Protestonun Şekli ve Süreleri

Kambiyo senetlerinde hamilin, asıl borçlu dışındaki müracaat borçlularına (cirantalar, düzenleyen ve bunların avalistleri) başvurabilmesi için kural olarak kabul etmeme veya ödememe olgusunu resmi bir belgeyle tespit ettirmesi, yani "protesto" çekmesi zorunludur [5]. TTK m. 768, bu protestonun "şekli" ve "çekilmesi için belirli olan süreleri" açıkça protestonun çekileceği yer hukukuna tabi kılmıştır [1]. Örneğin, Türk hukukunda protestonun noterlikçe düzenlenmesi (TTK m. 715) ve ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi (TTK m. 714) zorunluyken [6, 7], poliçenin ödeneceği ve protestonun çekileceği ülke (örneğin İngiltere) hukukunda protesto makamları, şekil şartları ve süreler farklıysa, İngiliz hukuku uygulanacaktır [8].

2.2. Hakların Kullanılması ve Korunması İçin Gerekli Diğer İşlemler

Madde metninde yer alan "poliçeden doğan hakların kullanılması veya korunması için gerekli diğer işlemler" ifadesi, yalnızca protestoyu değil; kabul için ibraz, ödeme için ibraz, müracaat hakkının doğduğuna ilişkin ihbar (bildirim) gibi senede bağlı hakkın korunmasına hizmet eden tüm maddi ve şekli işlemleri kapsar [1]. Zira kambiyo senetleri hukukunda, hakkın doğumu, devri ve sona ermesi ile hakkın "korunması" farklı hukuki rejimlere tabi tutulmuştur. İbraz ve ihbar külfetlerinin nasıl yerine getirileceği, sürelerin ne zaman başlayıp biteceği, o işlemin yapıldığı yerin emredici usul kuralları gözetilerek tespit edilir.

2.3. Locus Regit Actum (İşlemin Yapıldığı Yer Hukuku) İlkesi

Uluslararası özel hukukta genel bir kural olan "locus regit actum" ilkesi, TTK m. 768 ile kambiyo senetleri hukukuna özel olarak yansıtılmıştır. Bir işlemin veya hukuki fiilin şeklinin, o fiilin icra edildiği yer hukukuna tabi olması, hem işlem güvenliğini sağlar hem de senedin dolaşım (tedavül) kabiliyetini korur. Aksi halde, ödemeyi yapacak olan yabancı muhatabın veya işlemi tasdik edecek olan yabancı resmi makamın, Türk hukukunun veya senedin ihdas edildiği başka bir ülkenin hukukunun şekil kurallarını bilmesi ve uygulaması beklenemezdi.

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 818/1-ş (Çekler Hakkında Uygulanacak Hükümler): TTK m. 768 hükmü yalnızca poliçeler bakımından değil, TTK m. 818/1-ş bendinin açık atfıyla çekler hakkında da uygulanır. Çekte hakların korunması (örneğin muhatap bankaya ibraz ve karşılıksızdır işleminin yapılması) çekin ibraz edildiği ülke hukukuna göre şekillenir [9].
  • TTK m. 778/1-j (Bonolar Hakkında Uygulanacak Hükümler): Poliçeler için öngörülen kanunlar ihtilafına dair 766 ilâ 775. maddeler, niteliğine aykırı düşmedikçe bonolar hakkında da geçerlidir [10]. Dolayısıyla yabancı bir ülkede ödenecek bononun protestosu da yine m. 768 kapsamında o ülke hukukuna tabidir.
  • TTK m. 769 (Başvurma Hakkının Süreleri): TTK m. 768 protestonun "şekli ve süreleri" ile ilgiliyken, TTK m. 769 müracaat hakkının (dava açma hakkının) kullanılması için uyulması gereken dava/başvuru sürelerini "poliçenin düzenlendiği yer" hukukuna tabi kılmıştır [11]. Bu iki maddenin ayrımı doktrinde kritik bir öneme sahiptir; protesto külfetinin süresi işlemin yapıldığı yer hukukuna, zamanaşımı ve dava süreleri ise poliçenin ihdas yeri hukukuna tabidir.
  • TTK m. 767 (Şekil Kuralları): TTK m. 767, poliçe ile yapılan "borçlanmaların" (kurucu yenilik doğuran işlemlerin) şeklini, imzalandığı yer hukukuna tabi kılarken [12]; TTK m. 768, var olan bir hakkın "korunması" amacına yönelik usuli işlemlerin şeklini düzenler.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 11., 12. ve 19. Hukuk Dairelerinin yerleşik içtihatlarında, kambiyo senetleri hukukundaki kanunlar ihtilafı kuralları, uluslararası sözleşmelere ve Cenevre Yeknesak Kanunlarına uygun olarak titizlikle uygulanmaktadır. Yargıtay kararlarında, yabancılık unsuru taşıyan kambiyo senetlerinde, senedin düzenlenme yeri, ödeme yeri ve işlemin ifa edileceği yer kavramları birbirinden kesin çizgilerle ayrılır.

Örneğin, Türkiye'de yerleşik bir firma tarafından düzenlenip, ödeme yeri İngiltere (Londra) olarak gösterilen bir poliçede veya çekte, senedin vadesinde ödenmemesi halinde protestonun çekilip çekilmeyeceği, çekilecekse bunun noter aracılığıyla mı yoksa farklı bir tasdik merasimiyle mi (örneğin clearing house) yapılacağı sorunu gündeme geldiğinde Yargıtay, ödeme yeri Londra olduğu için ödeme, ibraz ve protesto merasimine ilişkin hususlarda tamamen İngiliz hukukunun esas alınması gerektiğini kabul etmektedir [8, 13]. Yargıtay, bu gibi durumlarda TTK'nın şekle ve süreye ilişkin emredici kurallarının (örneğin protestonun vadeden sonraki iki iş günü içinde Türk noterleri aracılığıyla düzenlenmesi zorunluluğunun) uygulama alanı bulamayacağını, hak kaybının yaşanıp yaşanmadığının lex loci actus çerçevesinde (TTK m. 768) belirlenmesi gerektiğini içtihat etmektedir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: İstanbul'da mukim A A.Ş., Almanya'da mukim B GmbH üzerine bir poliçe keşide etmiş ve ödeme yeri olarak Münih belirlenmiştir. Poliçe B GmbH tarafından kabul edilmiştir. Poliçe vadesinde hamili C Ltd. Şti. tarafından Münih'te ödenmek üzere ibraz edilmiş ancak ödenmemiştir. C Ltd. Şti., müracaat haklarını korumak amacıyla protesto çekecektir. Hukuki analiz: TTK m. 768 gereğince, ödememe protestosunun şekli, merasimi ve süresi, işlemin yapılacağı ülke olan Almanya hukukuna tabidir. Protestonun Türk hukuku uyarınca (örneğin Türk noter mevzuatına göre) değil, Alman Wechselgesetz (Poliçe Kanunu) hükümlerinin öngördüğü kurumlar aracılığıyla ve o kanunun belirlediği süreler zarfında yapılması, hakkın korunması için yasal olarak zorunlu ve yeterlidir [1].

Olay 2: Fransa'da tanzim edilen ancak ödeme yeri ve muhatap bankası Türkiye'de (İzmir) bulunan bir çek, yetkili Fransız hamili tarafından takas odası aracılığıyla süresi içinde ibraz edilmiş ve hesapta karşılığı bulunmadığından "karşılıksızdır" işlemine tabi tutulması talep edilmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 818/1-ş yollamasıyla TTK m. 768 hükmü uyarınca, senedin ihdas yeri Fransa olsa da, çek bedelinin ödenmemesi halinde hamilin haklarını koruması için gerekli olan ibraz ve "protesto veya buna eş değer belirleme" (karşılıksızdır şerhi) işleminin şekli ve süresi, işlemin yapıldığı yer olan Türk hukukuna tabidir [9]. Bu durumda TTK m. 714 vd. ile m. 808 hükümleri devreye girecek, karşılıksızlık tespiti Türk hukuku normlarına göre muhatap banka tarafından yapılacaktır [5].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: TTK m. 768 uyarınca yabancı bir hukuk sistemine göre yapılmış bir protestonun veya hukuki işlemin şekil ve süresinin geçerli olup olmadığı Türk mahkemelerinde uyuşmazlık konusu yapıldığında, 5718 sayılı MÖHUK kuralları gereği yabancı hukukun içeriğinin (o ülkedeki protesto kurallarının) tespiti gerekir. Bu noktada yabancı kuralların ispatı taraf iddiaları ve mahkemenin re'sen araştırması ile sağlanır.
  • Zamanaşımı / Süreler: En yaygın uygulama ve yorum hatalarından biri, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı sürelerinin birbirine karıştırılmasıdır. TTK m. 768, yalnızca protestonun veya diğer ihbar/ibraz işlemlerinin "şekil ve süreleri" ile ilgilidir [1]. Müracaat hakkının esasına ilişkin zamanaşımı ve dava açma süreleri, TTK m. 769 delaletiyle senedin "düzenlendiği yer" hukukuna tabidir [11].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Yabancılık unsuru taşıyan kambiyo senetlerine dayalı uyuşmazlıklarda, Türk mahkemelerinin yetkili olduğu senaryolarda görevli mahkeme kural olarak Asliye Ticaret Mahkemesidir. Kambiyo senedinin zıyaı nedeniyle iptali gibi talepler, TTK m. 757 vd. gereğince çekişmesiz yargı işi olarak ödeme veya hamilin yerleşim yeri Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından incelenir [14].
  • Yaygın uygulama hataları: İşlemlerin yapıldığı ülkenin yerel resmi tatil veya dini/ulusal tatil günlerinin, ibraz ve protesto sürelerini ne şekilde uzatacağı hususunda (örneğin TTK m. 752 [15]) yine işlemin yapıldığı yerin maddi takvimi esas alınmalıdır. Türkiye'deki tatil günlerine göre yabancı bir ülkedeki protesto süresinin hesaplanmaya çalışılması telafisi imkansız hak kayıplarına (müracaat hakkının düşmesine) neden olur.

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrin ve uygulayıcılar bakımından TTK m. 768, Cenevre Yeknesak Kanunlarından mehaz alınmış son derece isabetli bir çatışma kuralıdır. Reha Poroy, Ünal Tekinalp ve Mehmet Bahtiyar gibi ticaret hukuku disiplininin önde gelen yazarlarının sıklıkla altını çizdiği üzere, kıymetli evrakta mücerretlik ve tedavül yeteneğinin sağlanması, senetlerin ülke sınırlarını rahatça aşabilmesine bağlıdır [2]. Eğer hamil, senedi ibraz veya protesto edeceği ülkenin (örneğin senedin muhatabının bulunduğu ülkenin) makamlarını, senedin düzenlendiği bambaşka bir ülkenin hukuki prosedürlerini uygulamaya zorlasaydı, sistem fiilen kilitlenirdi.

Bununla birlikte, doktrinde eleştirilen temel husus, müracaat hakkına ilişkin sürelerin (TTK m. 769) düzenlenme yeri hukukuna tabi kılınmasıyla, şekli işlemlerin (TTK m. 768) işlem yeri hukukuna tabi kılınması arasındaki teorik ve pratik uyumsuzluk riskidir. Hamil, protesto için başvurduğu ülkenin kısa sürelerine uyum sağlarken, daha sonra kendi müracaat hakkının senedin düzenlenme yeri hukukunda belirlenen daha da kısa bir zamanaşımı süresi yüzünden düştüğünü öğrenebilir. Bu ikili yapı, uluslararası ticaretle uğraşan tacirlerin birden fazla ülkenin kambiyo rejimini aynı anda bilmesini zorunlu kılmaktadır ki, bu da hukuki öngörülebilirliği zaman zaman zedeleyebilmektedir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.