RESMİ METİN

**B) Şekil ve süreler I

  • Genel olarak**

Madde 767 - (1) Poliçe ile yapılan borçlanma ların şekli, bu borçlanmaların imzalandığı ülkenin hukukuna tabidir. (2) Bir poliçeye ilişkin borçlanma, yapıldığı ülkenin hukuku uyarınca şekil bakımından geçerli olmamakla beraber, aynı poliçeye ilişkin sonraki bir borçlanmanın yapıldığı ülke hukukunca g eçerli bulunursa, ilk borçlanmanın şekil bakımından geçerli olmayışı, sonraki borçlanmanın geçerliliğini etkilemez. (3) Bir Türkün, yabancı ülkede poliçeyle borçlanması, Türk hukukunun gösterdiği şekle uygun bulunduğu takdirde, Türkiye’de başka bir Türke k arşı geçerlidir.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) "Kambiyo Senetleri" başlığını taşıyan dördüncü kısmında, poliçeye ilişkin hükümler kazuistik bir yöntemle kaleme alınmış olup, kanunlar ihtilafına (milletlerarası özel hukuk kurallarına) ilişkin düzenlemeler 766 ilâ 775. maddeler arasında sistematize edilmiştir [1, 2]. TTK m. 767 hükmü, yabancılık unsuru taşıyan kambiyo senetlerinde (poliçe, bono ve çek) borçlanmaların şekil şartları bakımından hangi ülke hukukuna tabi olacağını düzenleyen temel bir kanunlar ihtilafı kuralıdır [3, 4].

Kambiyo senetlerinin en temel özelliği olan "tedavül kabiliyeti" (dolaşım yeteneği), bu senetlerin uluslararası ticarette sıklıkla el değiştirmesine neden olmaktadır [1, 5]. Bir poliçenin farklı ülkelerde düzenlenmesi, ciro edilmesi veya kabul edilmesi, uluslararası ticari hayatta hukuki güvenlik ihtiyacını doğurmuştur. Türk kanun koyucusu, Cenevre Konvansiyonu ile kambiyo senetlerine ilişkin belirlenen uluslararası kuralları ulusal hukuk sistemimize ithal ederken, bu kuralların getirdiği usul ve esasları TTK m. 767 nezdinde kodifiye etmiştir [6]. Madde, şekil şartlarında genel kural olan Locus Regit Actum (işlemin yapıldığı yer hukukuna tabi olma) ilkesini benimsemiş, ancak kambiyo senetlerinin tedavül güvenliğini korumak amacıyla bu kurala istisnalar getirerek "imzaların bağımsızlığı" ilkesini uluslararası boyuta taşımıştır [4, 7].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Locus Regit Actum İlkesi ve Poliçede Şekil Şartlarının Tabi Olduğu Hukuk (m. 767/1)

TTK m. 767/1 fıkrası uyarınca, "Poliçe ile yapılan borçlanmaların şekli, bu borçlanmaların imzalandığı ülkenin hukukuna tabidir" [4]. Kambiyo senetleri sıkı şekil şartlarına tabi olduğundan, senedin hukuken geçerliliği için aranan şartların eksikliği senedi batıl kılabilir [8]. Ancak uluslararası ticarette bir poliçenin şekil şartlarının her an Türk hukukuna (örneğin TTK m. 671) göre değerlendirilmesi, senedin uluslararası tedavül yeteneğini felce uğratır [7, 9]. Bu bağlamda, senedin düzenlendiği (keşide edildiği), ciro edildiği, kabul veya aval işlemlerinin yapıldığı her bir aşamada atılan imzanın şeklî geçerliliği, imzanın atıldığı (borçlanmanın yapıldığı) ülkenin maddi hukuk kurallarına tabidir [3, 4].

2.2. İmzaların Bağımsızlığı İlkesinin Kanunlar İhtilafına Yansıması (m. 767/2)

TTK m. 767/2, "Bir poliçeye ilişkin borçlanma, yapıldığı ülkenin hukuku uyarınca şekil bakımından geçerli olmamakla beraber, aynı poliçeye ilişkin sonraki bir borçlanmanın yapıldığı ülke hukukunca geçerli bulunursa, ilk borçlanmanın şekil bakımından geçerli olmayışı, sonraki borçlanmanın geçerliliğini etkilemez" şeklindedir [4, 10]. Bu düzenleme, TTK m. 677'de yer alan "imzaların istiklali" (imzaların bağımsızlığı) ilkesinin kanunlar ihtilafı alanındaki görünümüdür [7]. Bir poliçe zincirinde önceki bir işlemin şekil bakımından bağlı olduğu yabancı ülke hukukuna göre geçersiz olması, ondan sonra yapılan ve yapıldığı ülke hukukuna göre şeklen geçerli olan işlemleri sakatlamaz. Tedavül güvenliği, önceki sakatlığın sonraki iyi niyetli devralanlara sirayet etmesini engeller.

2.3. Milli Hukukun Koruyucu Etkisi: Türklerin Yabancı Ülkede Birbirlerine Karşı Borçlanması (m. 767/3)

Maddenin üçüncü fıkrası; "Bir Türkün, yabancı ülkede poliçeyle borçlanması, Türk hukukunun gösterdiği şekle uygun bulunduğu takdirde, Türkiye’de başka bir Türke karşı geçerlidir" hükmünü amirdir [10]. Bu, Locus Regit Actum kuralının milliyet esasına dayalı bir istisnasıdır. İki Türk vatandaşının (veya tüzel kişisinin) yurt dışında kambiyo işlemi yapması halinde, işlemin yapıldığı yabancı ülke hukukunun ağır şekil şartlarına uyulmamış olsa dahi, eğer TTK'nın aradığı şekil şartları (örneğin TTK m. 671 gereği poliçe kelimesi, belirli bedel vb.) mevcut ise [7], bu taahhüt Türkiye'de taraflar arasında geçerli kabul edilecektir.

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 671 (Zorunlu Şekil Şartları): Türkiye'de imzalanan bir poliçe borçlanmasının şekil geçerliliği TTK m. 671'de sayılan zorunlu unsurlara tabidir [7, 11]. Ancak yurt dışında imzalanmış bir poliçenin şeklen geçerli olup olmadığı m. 767 yollamasıyla yabancı ülke hukukuna göre değerlendirilir.
  • TTK m. 677 (İmzaların Bağımsızlığı İlkesi): Kanunlar ihtilafı bağlamında TTK m. 767/2 ile doğrudan ilişkilidir. Her bir imzanın kendi hukuki kaderini tayin etmesi esası, uluslararası bağlamda da korunmuştur [7].
  • TTK m. 778/1-j (Bono Hakkında Uygulanacak Hükümler): TTK m. 778/1-j fıkrası uyarınca, kanunlar ihtilafına dair 766 ilâ 775. maddeler, niteliğine aykırı düşmedikçe bono ve emre yazılı senetler hakkında da aynen uygulanır [12, 13].
  • TTK m. 820 (Çekte Kanunlar İhtilafı): Çekte şekil şartlarına ilişkin TTK m. 820, TTK m. 767'ye paralel olmakla birlikte, m. 820/1'de "ödeme yeri hukukunun öngördüğü şekle uyulması yeterlidir" şeklinde çeke özgü kolaylaştırıcı bir alternatif de getirilmiştir [14]. TTK m. 820/2, açıkça m. 767'nin ikinci ve üçüncü fıkralarının çekler hakkında da uygulanacağını belirtmiştir [14].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay içtihatlarında, yabancılık unsuru taşıyan poliçeler ve kambiyo senetlerinde şekil şartlarının tespiti TTK m. 767 (mülga TTK m. 678) ışığında çözümlenmektedir. Doktrinde ve yargı uygulamasında açıkça kabul edildiği üzere, Türkiye'de faaliyet gösteren bankalara ibraz edilen veya Türkiye'de düzenlenen poliçelerin Türk Hukukunun şekil şartlarına (örneğin metin içinde "Poliçe", "Draft" veya "Bill of Exchange" ibaresinin geçmesi) uyması şarttır [15-17].

Yargıtay, Türkiye'de düzenlenen bir poliçede ödeme yerinin yurt dışı (örneğin Londra) olarak gösterilmesi durumunda; senedin şekil şartlarının (TTK m. 767/1 gereği) Türk hukukuna, poliçeye ilişkin ibraz, protesto ve ödemeye ilişkin ihtilafların ise ödeme yeri olan yabancı ülke (İngiliz) hukukuna tabi olacağını net bir şekilde içtihat etmiştir [18]. Ayrıca Yargıtay, yabancı dilde düzenlenen kambiyo senetlerinin Türk vatandaşları arasında ciro edilmesini geçerli saymakta, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un sınırlandırmalarının kambiyo senetlerinin uluslararası tedavül yeteneğini kısıtlayacak ölçüde geniş yorumlanamayacağını kabul etmektedir [19, 20].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Yabancı Ülkede İmzalanan ve Türkiye'de Ciro Edilen Poliçe): A.Ş. (Türk firması), Almanya'da faaliyet gösteren B GmbH firmasından ithal ettiği mallar karşılığında, Almanya'da B GmbH emrine bir poliçe düzenleyip imzalamıştır. Alman hukukunun şekil şartlarına tam uymayan ancak Türk TTK m. 671 unsurlarını (bedel, vade vb.) taşıyan bu senet, daha sonra B GmbH tarafından Türkiye'deki C A.Ş.'ye ciro edilmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 767/1 uyarınca, poliçenin şekil geçerliliği imzalandığı ülke olan Almanya hukukuna tabidir [4]. Almanya'daki borçlanma (düzenleme) Alman hukukuna göre şeklen geçersiz olsa bile; TTK m. 767/2 uyarınca, senedin Türkiye'de C A.Ş.'ye ciro edilmesi işlemi Türk hukuku uyarınca şeklen geçerliyse, ilk borçlanmanın sakatlığı sonraki Türk hukuku kapsamındaki cironun (veya avalin) geçerliliğini etkilemez [4]. Sonraki cirantalar veya avalistler senet taahhüdü ile bağlı kalır.

Olay 2 (İki Türk Vatandaşının Yurt Dışında Poliçe Düzenlemesi): Türk vatandaşı (X) ve (Y), ticari bir sözleşme gereği İngiltere'de bulundukları sırada, (X) borcuna karşılık (Y) emrine bir poliçe düzenler. Poliçede "Bill of Exchange" yazmakta ancak İngiliz hukukuna göre aranan spesifik bir şekil unsuru atlanmıştır. Fakat poliçe, Türk TTK m. 671'de belirtilen zorunlu unsurları harfiyen taşımaktadır. (Y) senedi Türkiye'de icraya koyar. Hukuki analiz: İngiliz hukuku uyarınca senet şekil noksanlığı sebebiyle batıl sayılabilecek olsa da, TTK m. 767/3 uyarınca "Bir Türkün, yabancı ülkede poliçeyle borçlanması, Türk hukukunun gösterdiği şekle uygun bulunduğu takdirde, Türkiye’de başka bir Türke karşı geçerlidir" kuralı devreye girer [10]. Bu nedenle (Y), senedi (X)'e karşı Türkiye'de geçerli bir kambiyo senedi olarak takibe koyabilir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Yabancı bir ülkede atılan imzanın o ülke hukukuna göre şeklen sakat olduğunu (TTK m. 767/1) iddia eden borçlu, ilgili yabancı hukukun maddi kurallarını (MÖHUK m. 2) mahkemeye sunmak ve ispat etmek yükümlülüğü altındadır.
  • Zamanaşımı / Süreler: TTK m. 767 şekle ilişkindir. Protesto süreleri, ödememe halinde başvuru (müracaat) süreleri TTK m. 768 ve m. 769 uyarınca işlemin yapıldığı veya poliçenin düzenlendiği ülke hukukuna tabidir [10, 21].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Yabancılık unsuru taşıyan ve şekli ihtilaflı poliçelere dayalı alacak ve iptal davalarında, davanın ticari niteliği gereği Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir [22]. Yetki itirazları MÖHUK kuralları uyarınca incelenir.
  • Yaygın uygulama hataları: En sık karşılaşılan hata, Türkiye'de yabancı dilde düzenlenen veya yabancı muhataba ibraz edilecek olan bir poliçenin, Türk TTK m. 671 hükmüne uygun asgari şartları (örneğin poliçe metninde 'Draft/Bill of Exchange' gibi ifadenin senet dilinde geçmesi zorunluluğu) sağlamamasıdır [15]. Yalnızca başlığa yabancı dilde poliçe yazılarak metin içinde havale emrinin adi senet lafzıyla yazılması, senedin Türk hukuku kapsamında poliçe vasfını kaybetmesine neden olur [23, 24].

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrinde (Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Fırat Öztan vb.) belirtildiği üzere, Cenevre Sözleşmesi kurallarının TTK m. 766 vd. ile iç hukukumuza yansıması son derece isabetlidir [6]. Uluslararası ticarette tedavül eden bir kıymetli evrakta, her bir imzanın atıldığı ülke kanununa göre değerlendirilmesi, küresel ticaretin hız ve güvenlik dinamikleriyle örtüşmektedir.

TTK m. 767/2 hükmündeki imzaların ve şeklin bağımsızlığı ilkesi, bir ülkenin dar kalıplı hukuki katılıklarının uluslararası dolaşıma mani olmasını önleyen güçlü bir sübaptır [4]. Bununla birlikte, TTK m. 767/3 hükmünün milliyet ilkesine dayanan istisnası, modern devletler özel hukuku sistemlerinde giderek terk edilen "şahsilik" anlayışının kalıntısı olarak eleştirilebilir. Buna rağmen, Türk vatandaşlarının yabancı hukukların bilinmezliği karşısında mağdur olmasını engellemesi açısından pragmatik bir fayda sunmaktadır. Türk hukuk doktrini, Cenevre Konvansiyonu temelli bu hükümlerin yorumunda, uluslararası ticaretin sınır aşan yeknesak kurallarına sadık kalınması gerektiği hususunda hemfikirdir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.