1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Kıymetli evrak hukukunun temel ilkelerinden biri, hakkın senede bağlı olması ve senetsiz olarak ileri sürülememesidir (TTK m. 645) [1]. Bu sıkı bağ, senedin rıza dışı elden çıkması, zayi olması veya tahrip olması gibi durumlarda hak sahibinin mağduriyetine yol açabilmektedir. Kanun koyucu, bu mağduriyeti gidermek amacıyla kıymetli evrakın iptali müessesesini düzenlemiştir [2, 3].
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 762. maddesi, poliçenin zıyaı halinde mahkemece verilecek iptal kararı öncesinde gerçekleştirilmesi gereken "ilan" aşamasını düzenlemektedir [4]. Hüküm, kıymetli evrak kitabının "Poliçe" kısmında yer almakla birlikte, TTK m. 778/1-ı bendi yollamasıyla bonolara ve TTK m. 818/1-s bendi yollamasıyla çeklere de uygulanmaktadır [5, 6].
İptal davasının amacı, zayi olan senedin teşhis fonksiyonunu ortadan kaldırarak, hak sahibine hakkını senetsiz olarak ileri sürme veya yeni bir senet düzenlenmesini talep etme imkânı tanımaktır [7-9]. TTK m. 762 uyarınca yapılan ilan, senedi elinde bulunduran ve kimliği bilinmeyen kişiye (hamile) ulaşılmasını, senedin mahkemeye sunulmasını ve hak iddialarının dinlenmesini sağlamaya matuf usuli bir güvencedir [4, 10]. İlanın yasal şartlara uygun yapılması, iptal kararının hukuki sıhhati açısından kurucu niteliktedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. İlanın Yapılacağı Gazete (Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi)
TTK m. 762/1 hükmü, ilanın "35 inci maddede yazılı gazete" ile yapılacağını emretmektedir [4]. TTK m. 35/4 bendi, Türkiye genelinde sicil kayıtlarının ilanına özgü gazetenin "Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi" (TTSG) olduğunu açıkça belirtmiştir [11]. Bu nedenle, kıymetli evrakın iptali davalarında senedin getirilmesine yönelik ilanların mahalli gazetelerde veya salt yüksek tirajlı ulusal gazetelerde yapılması yeterli olmayıp, münhasıran TTSG'de yapılması kanuni bir zorunluluktur.
2.2. İlanın Tekerrürü ("Üç Defa Yapılır")
Hüküm, ilanın TTSG'de üç defa yapılmasını şart koşmuştur [4, 12]. Kanun koyucunun ilanın tekerrürünü aramasındaki amaç, senedi elinde bulunduran ancak durumu henüz bilmeyen iyiniyetli üçüncü kişilerin ilandan haberdar olma ihtimalini artırmaktır. Üç ilanın hangi aralıklarla yapılacağına dair TTK'da kesin bir kural bulunmamakla birlikte, usul ekonomisi ve makul süre ilkeleri gözetilerek mahkemelerce genellikle birer veya ikişer hafta arayla ilanların yapılmasına karar verilmektedir.
2.3. Daha Başka İlan Önlemleri ("Özellik Gösteren Olaylar")
TTK m. 762/2, hakime somut olayın özelliklerine göre takdir yetkisi tanımıştır [4]. Senedin meblağının çok yüksek olması, yabancılık unsuru taşıması veya senedin muhtemel hamilinin belirli bir coğrafi bölgede bulunma ihtimalinin kuvvetli olması gibi hallerde mahkeme, TTSG ilanına ek olarak yurt düzeyinde dağıtımı yapılan tirajlı bir gazetede, mahalli bir yayın organında veya ilgili meslek odalarının internet sitelerinde ilan yapılmasına karar verebilir. Ancak bu "başka önlemler", TTSG'deki üç ilanın ikamesi (yerine geçen) değil, tamamlayıcısı niteliğindedir.
3. Sistematik İlişkiler
- TTK m. 760 (İhtar): TTK m. 762'de düzenlenen ilanın içeriğini TTK m. 760 belirler. İlanda, senedi eline geçirenin belirli bir süre içinde getirmesi, aksi takdirde senedin iptaline karar verileceği ihtar olunur [10, 13].
- TTK m. 761 (Süreler): Senedin getirilmesi için verilecek süre en az üç ay, en çok bir yıldır [10, 14]. Bu sürenin başlangıç anı, TTK m. 761/3 uyarınca vadesi gelmiş senetler için "birinci ilan gününden" (ilk ilanın TTSG'de yayımlandığı tarihten) itibaren işlemeye başlar [4, 15].
- TTK m. 778/1-ı ve TTK m. 818/1-s: Poliçe için getirilen iptal ve ilan usulü (m. 757-765), bu yollama maddeleri sayesinde ticari hayatta çok daha yaygın kullanılan bono ve çeklerin iptali için de uygulanır [5, 6].
- HMK m. 382 ve 383 (Çekişmesiz Yargı İşleri): Kıymetli evrakın iptali davası çekişmesiz yargı işidir [5, 8]. Ancak TTK m. 757 hükmü özel bir yetki ve görev kuralı getirerek bu davaların Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasını öngörmüştür [16, 17].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili ihtisas dairesi (kapanan 11. HD ile görev alanını devralan daireler), iptal davalarında ilan prosedürünün titizlikle uygulanması gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay içtihatlarında, TTK m. 762 uyarınca ilanların eksik yapılması veya sürelere riayet edilmemesi mutlak bozma sebebi sayılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (YHGK, 19.03.2019 T., E. 2017/19-1636, K. 2019/319) emsal teşkil eden kararlarında ve yerleşik içtihatlarda şu ilkelere yer verilmiştir: İptal kararı, kıymetli evrak niteliğinde olmadığı gibi, hakkın varlığını doğrudan ispatlayan bir karar da değildir [9]. Sadece zayi olan senedin teşhis fonksiyonunu ortadan kaldırır. İptal kararı çekişmesiz yargı kapsamında, hasımsız olarak alınır [8]. Bu nedenle, TTK m. 762 gereği yapılacak olan ilanların eksiksiz olması, çekişmesiz yargının getirdiği tek taraflı tehlikeleri bertaraf etmenin yegâne yoludur. Ayrıca Yargıtay, ilanın sadece TTK'da sayılan prosedürü yerine getirmekten ibaret olmadığını; senedin yetkili ve meşru hamil tarafından süresi içinde ibraz edilmesi halinde davanın iade davasına (TTK m. 763) dönüşeceğini, bu sebeple ilanın mahkemece bizzat denetlenmesi gerektiğini ifade etmektedir [4].
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo):
A.Ş. lehine düzenlenmiş olan 500.000 TL bedelli emre yazılı bir bono, şirketin muhasebecisi tarafından bankaya tahsile götürülürken yolda düşürülmek suretiyle zayi olmuştur. Şirket yetkilisi, asliye ticaret mahkemesinde zayi nedeniyle iptal davası açmıştır. Mahkeme, sadece ulusal bir gazetede bir kez ilan yapılmasına ve 3 aylık süre sonunda senedin iptaline karar vermiştir.
Hukuki analiz: Mahkemenin kararı hukuka aykırıdır. TTK m. 762/1 hükmü amir nitelikte olup, ilanın muhakkak "Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde" ve "üç defa" yapılması zorunludur [4]. Ulusal gazete ilanı, ancak TTK m. 762/2 kapsamındaki "başka ilan önlemleri" olarak değerlendirilebilir. Usule aykırı bu karar, maddi menfaati haleldar olan bir hamil tarafından ileride "iptal kararının iptali" davasına veya istinaf/temyiz incelemesine konu edilebilir [18, 19].
Olay 2 (Kurmaca Senaryo):
Bir ihracat işlemi neticesinde İtalyan muhatap üzerine çekilen ve İstanbul'daki lehtara teslim edilen poliçe, posta yoluyla Avrupa'ya gönderilirken zayi olmuştur. Lehtar, iptal istemiyle mahkemeye başvurmuştur. Mahkeme TTSG'de kanuni üç ilanı yapmış, ancak olayın uluslararası ticari boyutunu dikkate alarak İtalya'daki ticari bir mevkutede de ilanın bir kez yayımlanmasına karar vermiştir.
Hukuki analiz: Mahkemenin tesis ettiği ek ilan kararı, TTK m. 762/2 çerçevesinde hukuka mutabıktır. Yabancılık unsuru taşıyan veya yüksek bedelli poliçelerde, mahkemenin "özellik gösteren olaylar" ibaresine dayanarak TTSG haricinde başka mecralarda da ilan öngörmesi kanunun lafzına ve ruhuna (potansiyel hamile ulaşma amacına) tamamen uygundur [4].
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat Yükü: TTK m. 759 uyarınca, ilanın yapılabilmesi için öncelikle iptal isteyen kişinin (davacının) senet elindeyken zıyaa uğradığını inandırıcı delillerle (polis tutanağı, kargo kayıtları, ticari defterler vb.) mahkemeye ispat etmesi (yaklaşık ispat) şarttır [12, 20]. Bu ispat gerçekleşmezse mahkeme ilan aşamasına geçemez.
- Zamanaşımı / Süreler: İlanda belirtilecek bekleme süresi, en az üç ay en çok bir yıldır [10, 14]. Bu sürenin hesabı, ilk ilanın TTSG'de yayımlandığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Mahkemelerin, üç aylık sürenin dolup dolmadığını denetlerken birinci ilan tarihini baz alması usuli bir zorunluluktur.
- Görevli ve Yetkili Mahkeme: TTK m. 757/1 uyarınca, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesidir [16, 21].
- Yaygın Uygulama Hataları: Uygulamada mahkemelerin bazen üç ilanı beklemeden karar tesis etmesi veya yerel gazetelerde yapılan ilanları TTSG ilanı yerine kaim sayması ciddi hukuki hatalardır. İlaveten, TTSG ilan masraflarının davacı tarafça mahkeme veznesine zamanında depo edilmemesi durumunda HMK gereği davanın reddi ihtimali doğmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
Doktrinde Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Fırat Öztan ve Abuzer Kendigelen gibi kıymetli evrak hukukunun önde gelen akademisyenleri, ilan müessesesinin modern ticari hayattaki işlevselliğini eleştirel bir boyutta tartışmaktadırlar.
TTK m. 762 uyarınca ilanın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte, doktrinde haklı olarak şu eleştiri yöneltilmektedir: Senedi iyiniyetle iktisap eden kişilerin (örneğin sıradan bir tüketicinin, esnafın veya tüccar olmayan şahısların) günlük olarak TTSG'yi takip etme ihtimali hayatın olağan akışına aykırıdır [22, 23]. TTK m. 36 uyarınca ticaret sicili kayıtlarının ilanı üçüncü kişiler bakımından hukuki etki doğursa da, iptal davası kapsamındaki ilanın sadece bir "ihtar" niteliği taşıması ve doğrudan "bilinme karinesi" yaratmaması nedeniyle [22, 23], senedin yeni zilyedinin durumu öğrenmesi genellikle senedin vadesinde ödeme için ibraz edildiği ve muhatabın "mahkemece ödeme yasağı konulduğunu" bildirdiği anda gerçekleşmektedir [8].
Bu noktada kanundaki lafzi düzenlemenin dijital çağa adapte edilmesi gerektiği, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) nezdinde veya Bankalararası Takas Odaları Merkezinde oluşturulacak herkese açık bir "Kayıp Kıymetli Evrak Bilgi Sistemi" üzerinden elektronik ilan sisteminin getirilmesinin, TTK m. 762'nin "potansiyel hamile ulaşma" amacına çok daha rasyonel biçimde hizmet edeceği değerlendirilmektedir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Kıymetli evrak hukukunun temel ilkelerinden biri, hakkın senede bağlı olması ve senetsiz olarak ileri sürülememesidir (TTK m. 645) [1]. Bu sıkı bağ, senedin rıza dışı elden çıkması, zayi olması veya tahrip olması gibi durumlarda hak sahibinin mağduriyetine yol açabilmektedir. Kanun koyucu, bu mağduriyeti gidermek amacıyla kıymetli evrakın iptali müessesesini düzenlemiştir [2, 3].
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 762. maddesi, poliçenin zıyaı halinde mahkemece verilecek iptal kararı öncesinde gerçekleştirilmesi gereken "ilan" aşamasını düzenlemektedir [4]. Hüküm, kıymetli evrak kitabının "Poliçe" kısmında yer almakla birlikte, TTK m. 778/1-ı bendi yollamasıyla bonolara ve TTK m. 818/1-s bendi yollamasıyla çeklere de uygulanmaktadır [5, 6].
İptal davasının amacı, zayi olan senedin teşhis fonksiyonunu ortadan kaldırarak, hak sahibine hakkını senetsiz olarak ileri sürme veya yeni bir senet düzenlenmesini talep etme imkânı tanımaktır [7-9]. TTK m. 762 uyarınca yapılan ilan, senedi elinde bulunduran ve kimliği bilinmeyen kişiye (hamile) ulaşılmasını, senedin mahkemeye sunulmasını ve hak iddialarının dinlenmesini sağlamaya matuf usuli bir güvencedir [4, 10]. İlanın yasal şartlara uygun yapılması, iptal kararının hukuki sıhhati açısından kurucu niteliktedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. İlanın Yapılacağı Gazete (Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi)
TTK m. 762/1 hükmü, ilanın "35 inci maddede yazılı gazete" ile yapılacağını emretmektedir [4]. TTK m. 35/4 bendi, Türkiye genelinde sicil kayıtlarının ilanına özgü gazetenin "Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi" (TTSG) olduğunu açıkça belirtmiştir [11]. Bu nedenle, kıymetli evrakın iptali davalarında senedin getirilmesine yönelik ilanların mahalli gazetelerde veya salt yüksek tirajlı ulusal gazetelerde yapılması yeterli olmayıp, münhasıran TTSG'de yapılması kanuni bir zorunluluktur.
2.2. İlanın Tekerrürü ("Üç Defa Yapılır")
Hüküm, ilanın TTSG'de üç defa yapılmasını şart koşmuştur [4, 12]. Kanun koyucunun ilanın tekerrürünü aramasındaki amaç, senedi elinde bulunduran ancak durumu henüz bilmeyen iyiniyetli üçüncü kişilerin ilandan haberdar olma ihtimalini artırmaktır. Üç ilanın hangi aralıklarla yapılacağına dair TTK'da kesin bir kural bulunmamakla birlikte, usul ekonomisi ve makul süre ilkeleri gözetilerek mahkemelerce genellikle birer veya ikişer hafta arayla ilanların yapılmasına karar verilmektedir.
2.3. Daha Başka İlan Önlemleri ("Özellik Gösteren Olaylar")
TTK m. 762/2, hakime somut olayın özelliklerine göre takdir yetkisi tanımıştır [4]. Senedin meblağının çok yüksek olması, yabancılık unsuru taşıması veya senedin muhtemel hamilinin belirli bir coğrafi bölgede bulunma ihtimalinin kuvvetli olması gibi hallerde mahkeme, TTSG ilanına ek olarak yurt düzeyinde dağıtımı yapılan tirajlı bir gazetede, mahalli bir yayın organında veya ilgili meslek odalarının internet sitelerinde ilan yapılmasına karar verebilir. Ancak bu "başka önlemler", TTSG'deki üç ilanın ikamesi (yerine geçen) değil, tamamlayıcısı niteliğindedir.
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili ihtisas dairesi (kapanan 11. HD ile görev alanını devralan daireler), iptal davalarında ilan prosedürünün titizlikle uygulanması gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay içtihatlarında, TTK m. 762 uyarınca ilanların eksik yapılması veya sürelere riayet edilmemesi mutlak bozma sebebi sayılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (YHGK, 19.03.2019 T., E. 2017/19-1636, K. 2019/319) emsal teşkil eden kararlarında ve yerleşik içtihatlarda şu ilkelere yer verilmiştir: İptal kararı, kıymetli evrak niteliğinde olmadığı gibi, hakkın varlığını doğrudan ispatlayan bir karar da değildir [9]. Sadece zayi olan senedin teşhis fonksiyonunu ortadan kaldırır. İptal kararı çekişmesiz yargı kapsamında, hasımsız olarak alınır [8]. Bu nedenle, TTK m. 762 gereği yapılacak olan ilanların eksiksiz olması, çekişmesiz yargının getirdiği tek taraflı tehlikeleri bertaraf etmenin yegâne yoludur. Ayrıca Yargıtay, ilanın sadece TTK'da sayılan prosedürü yerine getirmekten ibaret olmadığını; senedin yetkili ve meşru hamil tarafından süresi içinde ibraz edilmesi halinde davanın iade davasına (TTK m. 763) dönüşeceğini, bu sebeple ilanın mahkemece bizzat denetlenmesi gerektiğini ifade etmektedir [4].
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): A.Ş. lehine düzenlenmiş olan 500.000 TL bedelli emre yazılı bir bono, şirketin muhasebecisi tarafından bankaya tahsile götürülürken yolda düşürülmek suretiyle zayi olmuştur. Şirket yetkilisi, asliye ticaret mahkemesinde zayi nedeniyle iptal davası açmıştır. Mahkeme, sadece ulusal bir gazetede bir kez ilan yapılmasına ve 3 aylık süre sonunda senedin iptaline karar vermiştir. Hukuki analiz: Mahkemenin kararı hukuka aykırıdır. TTK m. 762/1 hükmü amir nitelikte olup, ilanın muhakkak "Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde" ve "üç defa" yapılması zorunludur [4]. Ulusal gazete ilanı, ancak TTK m. 762/2 kapsamındaki "başka ilan önlemleri" olarak değerlendirilebilir. Usule aykırı bu karar, maddi menfaati haleldar olan bir hamil tarafından ileride "iptal kararının iptali" davasına veya istinaf/temyiz incelemesine konu edilebilir [18, 19].
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Bir ihracat işlemi neticesinde İtalyan muhatap üzerine çekilen ve İstanbul'daki lehtara teslim edilen poliçe, posta yoluyla Avrupa'ya gönderilirken zayi olmuştur. Lehtar, iptal istemiyle mahkemeye başvurmuştur. Mahkeme TTSG'de kanuni üç ilanı yapmış, ancak olayın uluslararası ticari boyutunu dikkate alarak İtalya'daki ticari bir mevkutede de ilanın bir kez yayımlanmasına karar vermiştir. Hukuki analiz: Mahkemenin tesis ettiği ek ilan kararı, TTK m. 762/2 çerçevesinde hukuka mutabıktır. Yabancılık unsuru taşıyan veya yüksek bedelli poliçelerde, mahkemenin "özellik gösteren olaylar" ibaresine dayanarak TTSG haricinde başka mecralarda da ilan öngörmesi kanunun lafzına ve ruhuna (potansiyel hamile ulaşma amacına) tamamen uygundur [4].
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Doktrinde Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Fırat Öztan ve Abuzer Kendigelen gibi kıymetli evrak hukukunun önde gelen akademisyenleri, ilan müessesesinin modern ticari hayattaki işlevselliğini eleştirel bir boyutta tartışmaktadırlar.
TTK m. 762 uyarınca ilanın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte, doktrinde haklı olarak şu eleştiri yöneltilmektedir: Senedi iyiniyetle iktisap eden kişilerin (örneğin sıradan bir tüketicinin, esnafın veya tüccar olmayan şahısların) günlük olarak TTSG'yi takip etme ihtimali hayatın olağan akışına aykırıdır [22, 23]. TTK m. 36 uyarınca ticaret sicili kayıtlarının ilanı üçüncü kişiler bakımından hukuki etki doğursa da, iptal davası kapsamındaki ilanın sadece bir "ihtar" niteliği taşıması ve doğrudan "bilinme karinesi" yaratmaması nedeniyle [22, 23], senedin yeni zilyedinin durumu öğrenmesi genellikle senedin vadesinde ödeme için ibraz edildiği ve muhatabın "mahkemece ödeme yasağı konulduğunu" bildirdiği anda gerçekleşmektedir [8].
Bu noktada kanundaki lafzi düzenlemenin dijital çağa adapte edilmesi gerektiği, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) nezdinde veya Bankalararası Takas Odaları Merkezinde oluşturulacak herkese açık bir "Kayıp Kıymetli Evrak Bilgi Sistemi" üzerinden elektronik ilan sisteminin getirilmesinin, TTK m. 762'nin "potansiyel hamile ulaşma" amacına çok daha rasyonel biçimde hizmet edeceği değerlendirilmektedir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.