RESMİ METİN

2. İhtar a) İçeriği


Madde 760 - (1) Mahkeme, dilekçe sahibinin, poliçe elinde iken zıyaa uğradığına dair verdiği açıklamaları inandırıcı bulursa, verilecek ilanla, poliçeyi eline geçireni, poliçeyi belirli bir süre içinde getirmeye davet ve aksi takdirde poliçenin iptaline karar vereceğini ihtar eder.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 760. maddesi, Dördüncü Kitap (Kıymetli Evrak), Birinci Kısım (Poliçe) ve Yedinci Ayırım (İptal) başlığı altında yer almaktadır. Hüküm, lafzen poliçenin iptaline ilişkin usulü düzenliyor olsa da, TTK m. 778/1-ı bendi yollamasıyla bonolarda ve TTK m. 818/1-s bendi yollamasıyla çeklerde de uygulama alanı bulan son derece temel bir usul kuralıdır [1-3].

Kıymetli evrakın zıyaı (kaybolması, çalınması, yanması, kullanılamaz hale gelmesi vb.), senette mündemiç olan hakkın senetsiz ileri sürülememesi ve devredilememesi (TTK m. 645) ilkesi gereği, meşru hamil açısından ağır mağduriyetler yaratma riskini barındırır [4, 5]. Kanun koyucu, hakkın senetten bağımsızlaşmasını ve meşru hamilin hakkını talep edebilmesini sağlamak amacıyla "iptal davası" müessesesini öngörmüştür [6, 7]. İptal davası, niteliği gereği Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 382/2-e uyarınca çekişmesiz yargı işidir [2, 8].

TTK m. 760 hükmü, iptal prosedürünün en kritik dönüm noktalarından birini, yani "hak sahipliğinin ve zıyaın yaklaşık olarak ispatı (inandırıcılık)" aşamasından "üçüncü kişilere yönelik aleniyet ve ihtar (ilan)" aşamasına geçişi düzenler. Bu madde, senedi eline geçiren kişinin bilinmediği ihtimallerde (TTK m. 759) işletilecek ilan prosedürünün temelini ve ilanın zorunlu unsurlarını ihdas etmektedir [9, 10]. Mahkeme, davacının iddialarını yeterli gördüğü an, doğrudan iptal kararı veremez; meçhul hamili korumak ve maddi gerçeği ortaya çıkarmak adına kanunun emrettiği ihtar ve ilan prosedürünü başlatmak zorundadır [11, 12].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. "Zıyaa Uğradığına Dair Açıklamaları İnandırıcı Bulma" (Yaklaşık İspat Kurumu)

Maddenin ilk şartı, dilekçe sahibinin poliçenin (veya çek/bononun) kendi elinde iken zıyaa uğradığına dair açıklamalarının mahkemece "inandırıcı" bulunmasıdır. Doktrinde ve Yargıtay uygulamasında bu kavram, usul hukukundaki "yaklaşık ispat" (prima facie proof) müessesesine karşılık gelir [13, 14]. Zira, menfi bir durumun veya senedin çalındığı/kaybolduğu anın kesin, şüpheye mahal bırakmayacak şekilde (tam ispat) kanıtlanması çoğu zaman imkânsızdır [15, 16]. Eğer mahkemeler bu aşamada kesin delil (örneğin yazılı delil) ararlarsa, iptal müessesesi işlevsiz hale gelir [17, 18]. Mahkemeye sunulacak bir polis tutanağı, kargo kayıp belgesi, yangın raporu veya olayın oluş şekline göre dinlenecek tanık beyanları, hâkimde olumlu bir kanaat uyandırmak için yeterlidir [15, 16, 18]. Davacı, aktif husumet ehliyetini ve senedin meşru hamili olduğunu da (örneğin senedin fotokopisi, ticari defter kayıtları veya faturalar ile) inandırıcı delillerle ortaya koymalıdır [19, 20].

2.2. "Verilecek İlanla Senedi Eline Geçireni Davet Etme"

Mahkeme iddiaları inandırıcı bulduğunda, senedin meşru hamilinin haklarını korumakla birlikte, senedi iyiniyetle iktisap etmiş olabilecek veya senedi elinde bulunduran meçhul üçüncü kişilerin (TTK m. 759) haklarını da gözetmek zorundadır [11]. Bu nedenle, mahkeme bir ilan (TTK m. 762 gereği Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde üç defa) yapar [7, 21, 22]. İlanın yegâne amacı sadece senedin zayi olduğunu kamuoyuna duyurmak değil; senedi fiilen elinde bulunduranı, senedi mahkemeye "getirmeye davet" etmektir [11, 23, 24].

2.3. "Aksi Takdirde Poliçenin İptaline Karar Vereceğini İhtar Etme"

İlanın en önemli hukuki unsuru ve TTK m. 760'ın çekirdeği "ihtar"dır. İlan metninde meçhul zilyede, senedi yasal süresi içinde (TTK m. 761 uyarınca en az üç ay, en çok bir yıl) mahkemeye sunmaması halinde, senedin iptaline (hükümsüzlüğüne) karar verileceği açıkça ihtar edilmelidir [7, 10, 23]. İhtarın bu hukuki sonucu, iptal davasının teşhis fonksiyonunu (senedin ibrazı zorunluluğunu) ortadan kaldıran kurucu bir adımdır [25, 26]. Bu ilan ve ihtar yapılmaksızın mahkemenin doğrudan senedin iptaline karar vermesi mutlak bir usul ve kanun ihlalidir [11, 12].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 759 (Dilekçe Sahibinin Yükümlülükleri): TTK m. 760'ın ön şartı m. 759'dur. Senedin iptalinin istenebilmesi için çeki veya poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmemesi gerekir. Eğer senedi eline geçiren kişi (örneğin hırsız veya haksız hamil) biliniyorsa, iptal davası değil, TTK m. 758 uyarınca iade davası (istirdat davası) açılmalıdır [9, 27].
  • TTK m. 761 ve m. 762 (Süreler ve İlan Şekli): TTK m. 760'da bahsedilen ihtarın "belirli bir süre içinde" yapılması şartı, TTK m. 761'de somutlaşır. Bu süre vadesi gelmiş senetlerde ilk ilandan itibaren en az üç ay, en fazla bir yıldır. İlanın şekli ise m. 762'de Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi (TTSG) olarak emredilmiştir [7, 10, 21, 22].
  • HMK m. 382/2-e ve m. 383 (Çekişmesiz Yargı ve Görevli Mahkeme): Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptali davaları bir çekişmesiz yargı işidir. TTK m. 757 uyarınca bu davalarda görevli ve yetkili mahkeme, ödeme yeri veya hamilin yerleşim yeri Asliye Ticaret Mahkemesidir [2, 28, 29].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay kararlarında TTK m. 760 bağlamında özellikle ispat standartları üzerinde durulmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, hasımsız olarak açılan çekişmesiz yargı işi niteliğindeki zayi nedeniyle iptal davalarında, hâkim davacıdan "kesin ispat" aramamalıdır. Yargıtay, iptali istenen senetlerin miktarını, numarasını, banka şubesini ve keşidecisini bildiren ve senedin elinden iradesi dışında çıktığına dair karakol tutanağı sunan davacının iddialarını yeterli bulmaktadır [14, 15].

Yargıtay 11. HD, 25.6.2014 tarihli ve 6701/12060 sayılı kararında, davacının aktif ehliyetinin bulunduğu konusunda olumlu bir kanaat verecek kadar delil (yaklaşık ispat) sunulmasının yeterli olduğunu, daha fazlasını ispata zorlamanın iptal kurumunu imkânsız hale getireceğini ve ilânlar sonucunda zaten hak sahibi ortaya çıkarsa davanın iade davasına dönüşeceğini belirterek ilk derece mahkemesinin "kesin delil" arayan kararını bozmuştur [16-18]. Yargıtay uygulamasında, "çeki eline geçirenin senedi getirmeye davet edilmesi" ihtarının usulüne uygun üç ilanla yapılması şartına sıkı sıkıya uyulması aranmaktadır [10, 21].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Yangın Sonucu Senedin Fiziken Yok Olması): Bir anonim şirketin finans departmanında çıkan yangın neticesinde, kasada bulunan portföydeki emre yazılı çekler fiziken kül olmuştur. Şirket vekili, itfaiye raporu ve çek fotokopileri ile Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak, çeklerin kimsenin eline geçmesinin fizik kuralları gereği imkânsız olduğunu, bu nedenle TTK m. 760 uyarınca TTSG'de üç defa ilan yapılmasına (ve ihtar prosedürüne) gerek olmadığını, mahkemenin derhal iptal kararı vermesini talep etmiştir. Hukuki analiz: Mahkeme, davacının bu talebini reddetmelidir. Türk Ticaret Kanunu ve doktrindeki hâkim görüş uyarınca, senetlerin geri dönülmez şekilde zayi olduğuna kanaat getirilse dahi, kanun koyucu TTK m. 760'taki ilan ve ihtar mekanizmasını bir şekil şartı olarak düzenlemiştir [11, 12]. Zira ilan, sadece senedi getirme çağrısı değil, aynı zamanda senedin hükmünü yitirmesine yönelik hukuki bir prosedürün başlangıcıdır. Mahkeme, TTK m. 760 uyarınca zorunlu ilan ve ihtar aşamasını (m. 761'deki yasal bekleme süreleriyle birlikte) işletmek zorundadır.

Olay 2 (Çalınma ve İlan Aşamasında Senedin İbrazı): Bir tacirin kuryesi bankaya giderken gasp edilmiş ve elindeki ciro silsilesine sahip tahsil çekleri çalınmıştır. Tacir derhal mahkemeye başvurarak ödeme yasağı kararı almış ve TTK m. 760 uyarınca ilan prosedürü başlatılmıştır. İkinci ilanın yapıldığı dönemde, meçhul bir üçüncü kişi senedi mahkemeye ibraz etmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 760 bağlamında yapılan "senedi getirmeye davet" ihtarının amacına ulaştığı görülmektedir. Meçhul zilyet artık bilinir hale gelmiştir. Bu durumda mahkeme iptal kararı veremez. TTK m. 763 uyarınca mahkemenin yapması gereken; dilekçe sahibi olan eski hamile, senedi sunan mevcut zilyede karşı "iade (istirdat) davası" açması için uygun bir mühlet vermektir [21, 30, 31]. Davacı bu sürede dava açmazsa, ödeme yasağı kaldırılır ve senet ibraz edene iade edilir [21, 30].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Davacı, senedin meşru hamili olduğunu ve senedin elindeyken iradesi hilafına elden çıktığını "yaklaşık olarak" ispat etmek (inandırıcı kılmak) zorundadır [13, 14]. Kesin ispat aranmaz; fatura, fotokopi, ticari defter kaydı, tanık ve savcılık şikâyet tutanakları kâfidir [16, 18].
  • Zamanaşımı / Süreler: Mahkeme TTK m. 760 gereğince yapacağı ihtar için bir "getirme süresi" tayin eder. Bu süre TTK m. 761 uyarınca en az üç ay ve en çok bir yıldır [7, 10, 22]. Süre, ilk ilan gününden başlar. Bu süre geçmeden kesin karar (iptal) verilemez.
  • Görevli/yetkili mahkeme: TTK m. 757 gereği görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Yetki ise ödeme yeri veya dilekçe sahibi hamilin yerleşim yeri mahkemesidir [28, 29, 32]. İptal davası çekişmesiz yargı işi olduğu için HMK uyarınca hasımsız açılır [8, 18].
  • Yaygın uygulama hataları: Uygulamada bazı derece mahkemelerinin HMK m. 190 ve TMK m. 6 bağlamında "tam ispat" (kesin delil) talep ederek davaları usulden reddettikleri görülmektedir [15, 16]. Bu hata Yargıtay tarafından istikrarlı bir biçimde bozulmaktadır. Ayrıca, senet mahkemeye sunulduğunda iptal davasının esastan reddedilmesi hatadır; mahkeme taraf teşkili sağlayıp TTK m. 763 uyarınca istirdat davası açılması için mehil vermelidir [31].

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Ticaret Kanunu m. 760'ın kaleme alınış biçimi ve ilan şartlarının katılığı, modern ticaret hukukunun gerektirdiği hız ile zaman zaman çelişmektedir. Nitekim doktrinde (Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Abuzer Kendigelen vb.) kıymetli evrakın iptali davalarının fonksiyonu üzerine yoğun tartışmalar mevcuttur [33-35]. TTK m. 760 ve devamında düzenlenen sürecin en az 3 aylık bir bekleme süresine (TTK m. 761) tabi tutulması, hak sahiplerinin ticari hayatta nakit akışlarının durmasına ve likidite sorunlarına yol açmaktadır [10].

Özellikle, senedin maddi olarak yok olduğunun kesin delillerle (örneğin bilirkişi huzurunda yandığının/imha olduğunun kamera kaydı vb.) ispat edilebildiği marjinal olaylarda dahi mahkemeleri TTK m. 760 uyarınca "ilana ve meçhul bir zilyedi senedi getirmeye davete" mecbur bırakmak, şekilciliğin amaca hizmet etmediği durumlar yaratmaktadır [11, 12]. Kanun koyucunun, maddi varlığı ispatlı şekilde yok olan kıymetli evraklar ile yalnızca "kaybolduğu" varsayılan kıymetli evraklar arasında bir ikili ayrıma giderek, imha durumunda ilan ve bekleme sürelerini ortadan kaldıran istisnai bir düzenleme ihdas etmesi, doktriner eleştirilerin çözümü adına faydalı bir reform adımı olacaktır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.