1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) dördüncü kitabında yer alan "Kıymetli Evrak" hukuku sistemi içerisinde kambiyo senetleri (poliçe, bono ve çek), tedavül (dolaşım) kabiliyeti son derece yüksek, kamu güvenine mazhar ve sıkı şekil şartlarına tâbi hukuki araçlardır [1], [2]. TTK m. 756 hükmü, kambiyo senetlerinin en temel ve kurucu unsuru olan "imza"nın şeklini ve atılış usulünü kesin sınırlarla tayin etmektedir [3], [4], [5].
Poliçelere ilişkin kısımda düzenlenen TTK m. 756 hükmü, kanun koyucunun atıf sistemi uyarınca TTK m. 778/1-i bendi delaletiyle bonolar ve TTK m. 818/1-r bendi delaletiyle çekler hakkında da aynen uygulama alanı bulmaktadır [5], [6]. Kambiyo senetlerinde imza, yalnızca senedin geçerliliğini sağlayan basit bir şekil unsuru değil; taahhüt altına giren kişiyi tespit eden, borcun aidiyetini saptayan ve senedin tedavülünü mümkün kılan asli bir kurucu unsurdur [7], [8], [9]. TTK m. 756 hükmünün genel amacı, kambiyo taahhüdünde bulunan borçlunun iradesini, senedin cismaniliği ile doğrudan ve fiziksel bir bağ kurarak güvence altına almak, sahtecilik ve tahrifat risklerini asgariye indirmek ve "hukuki görünüşe güven" ilkesini muhafaza etmektir [10], [11]. Bu nedenle kanun koyucu, Borçlar Hukukundaki genel imza kurallarından ayrılarak, kambiyo senetleri alanında "el yazısıyla atılan ıslak imza" kuralını mutlak ve emredici bir geçerlilik şartı olarak öngörmüştür [12], [13].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. El ile İmza (Islak İmza) Zorunluluğu
TTK m. 756/1 uyarınca poliçe (ve atıf gereği bono ile çek) üzerindeki beyanların el ile imza edilmesi mutlak bir gerekliliktir [5], [12]. Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 15/1'de ifade edilen "imzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunluluğu" ilkesi, kambiyo hukukunda hiçbir istisnaya mahal vermeyecek biçimde katılaştırılmıştır [12], [14]. Uygulamada "ıslak imza" olarak adlandırılan bu usul, borçlunun el hareketleriyle oluşturduğu ve kendisine has karakteristik özellikleri barındıran fiziki izi ifade eder [15]. Fotokopi veya tarayıcı aracılığıyla elde edilerek çoğaltılan imzalar, el yazısı ile atılmış orijinal ıslak imza niteliği taşımadığından kambiyo senedini kural olarak geçersiz kılar [16], [17], [18].
2.2. Mekanik Araçlar, İşaretler ve Resmî Şahadetname Yasağı
TTK m. 756/2, imza atma iktidarından yoksun olan veya okuma yazma bilmeyen kimselerin TBK m. 16 kapsamında yararlandıkları istisnaları (parmak izi, onaylanmış el işareti, mühür kullanımı vb.) kambiyo senetleri bakımından açıkça yasaklamıştır [19], [20], [6]. Bir kambiyo senedine imza yerine geçmek üzere parmak basılması, kaşe veya mühür vurulması yahut bu mekanik aletlerin noter tarafından (resmî şahadetname ile) onaylanması dahi ilgili belgeye kambiyo senedi vasfı kazandırmaz [19], [21], [22], [23], [24]. Zira kambiyo taahhüdünün içerdiği yüksek iktisadi riskler ve senedin süratli tedavül ihtiyacı, ancak bizzat borçlunun fiziksel el hareketiyle atılmış bir imzanın varlığını zorunlu kılmaktadır [10].
2.3. Paraf ve Benzeri İşaretler
Maddede imzanın içeriğine dair harf, ad, soyad zorunluluğu açıkça belirtilmemişse de, imzanın borçlunun kimliğini teşhis etmeye yarayacak bir karakteristik sembol veya ad-soyad dizilimi olması gereklidir [25], [26], [27], [28]. Sadece bir paraf atılması, hukuki niteliği itibarıyla nihai bir irade beyanı (imza) sayılmadığından, kural olarak kambiyo taahhüdü için yetersiz kabul edilmektedir [23]. Ancak doktrinde, şayet kişi imzasını daima paraf benzeri kısa bir çizgi şeklinde atıyorsa ve bu durum kendisinin mutat imza tarzı niteliğinde ise, bunun da geçerli sayılabileceği yönünde tartışmalar bulunmaktadır [25], [27], [29].
3. Sistematik İlişkiler
- TTK m. 671/1-h, 776/1-g, 780/1-f (Kambiyo Senetlerinin Unsurları): TTK m. 756 hükmü, poliçe, bono ve çekin zorunlu unsurları arasında sayılan "düzenleyenin imzası" şartının nasıl tekemmül edeceğini gösteren tamamlayıcı ve emredici normdur [30], [5], [31]. Bu maddelerdeki imza eksikliği, belgenin kambiyo senedi niteliği kazanmasını engeller [32].
- TBK m. 15 ve 16 (İmza ve İmza Yerine Geçen İşaretler): TBK m. 16 uyarınca imza atamayanların parmak izi veya mühür kullanması genel borçlar hukuku bakımından geçerli iken, TTK m. 756/2 lex specialis (özel hüküm) niteliğinde olup, bu genel kuralı kambiyo senetleri alanı için bertaraf etmektedir [19], [6].
- TTK m. 1526 (Güvenli Elektronik İmza Yasağı): Güvenli elektronik imza, TBK m. 15 ve Elektronik İmza Kanunu m. 5 uyarınca el yazısıyla atılmış ıslak imza ile eşdeğer kabul edilmesine rağmen; TTK m. 1526 hükmü, kambiyo senetlerinin (poliçe, bono, çek) elektronik imza ile düzenlenmesini ve bu senetler üzerinde elektronik yolla ciro, aval, kabul gibi işlemler yapılmasını açıkça ve kesin bir dille yasaklamıştır [33], [34], [35], [36], [6], [37].
- TTK m. 677 (İmzaların İstiklali - Bağımsızlığı İlkesi): TTK m. 756'ya aykırı olarak senedin üzerine mühür, kaşe veya parmak izi ile konulan bir "geçersiz imza" bulunması halinde, eğer aynı senet üzerinde el yazısı ile atılmış, geçerli başkaca imzalar (örneğin cirantanın veya avalistin ıslak imzası) mevcutsa; TTK m. 677 gereğince geçerli imza sahiplerinin sorumluluğu devam eder. Sahte veya şekle aykırı bir imza, sadece o imza sahibini (veya şekle uymayanı) bağlamaz; senedin tamamını geçersiz kılmaz (şeklen düzenleyici imzasının geçerli şekilde var olması şartıyla) [38], [39], [11], [40].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay, TTK m. 756'nın içerdiği emredici hükümleri sıkı bir biçimde uygulamaktadır. Kambiyo senetlerinde imzanın elle atılmış olması kuralı, içtihatlarda tavizsiz şekilde aranır.
- Parmak İzi ile İmzalanan Senetler: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi (E. 1996/805, K. 1996/1018), borçlunun el yazısı imza yerine senedin altına parmak izi bastığı bir uyuşmazlıkta; TTK'nın ilgili hükümlerine dayanarak, belgenin el yazısı ile atılmış imza taşımaması nedeniyle kambiyo senedi vasfında kabul edilemeyeceğine, bu senedin yalnızca ciro yoluyla devrinin alacak hakkı doğurmayacağına hükmetmiştir [22].
- Fotokopi İmza ve Kaşe Mührü: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış kararlarında, kambiyo senedi üzerindeki imzanın "ıslak imza" olmasının bir geçerlilik şartı olduğu, fotokopi veya tarayıcı yardımıyla çoğaltılmış senetlerin icra takibine (kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu) konu edilemeyeceği belirtilmiştir [16], [18], [13]. Keza senedin üzerine imza yerine sadece şirket kaşesinin basılmış olduğu veya isim mühürlerinin kullanıldığı durumlarda da senetlerin kambiyo vasfı Yargıtay tarafından iptal edilmektedir [33], [19], [41].
- Görme Engellilerin İmzası: Mülga 6762 sayılı Kanun döneminde görme engellilerin imzalarının noterlikçe onanması aranmaktaydı. Ancak 5378 sayılı Kanun ve akabinde 6102 sayılı TTK ile bu kural değiştirilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Daireleri, yasa değişiklikleri sonrası görme engellilerin kendi el yazılarıyla attıkları imzaların -kendi özel iradeleri hilafına bir durum ispatlanmadıkça- geçerli bir kambiyo taahhüdü doğuracağını belirtmekte; ancak imzanın noter onayı olmaksızın geçerli sayılıp sayılmayacağı hususunda zamansal uyuşmazlıklara göre farklı (ve kimi zaman eleştirilen) kararlar da tesis etmişlerdir [42], [43], [44].
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1:
Bir anonim şirket adına mal alımı yapan şirket yetkilisi (A), satıcı şirkete borcun teminatı olarak bir bono teslim etmiştir. Ancak yetkili, acelesi olduğu gerekçesiyle bononun "Düzenleyen" (Keşideci) bölümüne şirket kaşesini basmış ve ıslak imza atmak yerine, cebinde taşıdığı ve imzasının gravüründen oluşan otomatik imza kaşesini (mekanik mühür/faksimile) belgenin üzerine basmıştır. Satıcı şirket bu bonoyu icra takibine konu etmiştir.
Hukuki analiz: TTK m. 756/2 uyarınca el ile atılan imza yerine mekanik herhangi bir araç veya mühür kullanılması mutlak surette yasaktır [19], [6]. Bonoda düzenleyenin geçerli, el yazısıyla atılmış bir ıslak imzası bulunmadığı için belge, TTK m. 776 ve 777 bağlamında bono vasfı taşımaz [19], [8], [23]. İcra mahkemesi, borçlunun şikâyeti üzerine senedin kambiyo vasfı yokluğundan dolayı icra takibinin iptaline karar vermelidir.
Olay 2:
Taraflar arasında yapılan bir maliki alım-satım sözleşmesi uyarınca, borçlu (B) alacaklısına ödeme aracı olarak bir çek vermek istemektedir. Coğrafi uzaklık sebebiyle (B), elektronik sertifika hizmet sağlayıcısından aldığı "güvenli elektronik imza" donanımı ile PDF formatında oluşturulmuş bir çeki e-imza ile imzalayarak alacaklıya e-posta yoluyla iletmiştir. Alacaklı bu çeki muhatap bankaya ibraz etmiştir.
Hukuki analiz: Her ne kadar TBK m. 15 uyarınca güvenli elektronik imza el yazısıyla aynı hukuki sonuçları doğursa da; TTK m. 1526'daki açık yasak ve TTK m. 756/1'deki "el ile imza edilme" zorunluluğu nedeniyle, kambiyo senetleri güvenli elektronik imza ile düzenlenemez [34], [36], [6]. Muhatap banka, geçerli bir kambiyo senedi (çek) ibraz edilmediği gerekçesiyle işlem yapmaktan imtina etmekte haklıdır. Belge çek niteliği taşımaz.
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat yükü: Kambiyo takibinde senet altındaki imzanın borçluya ait olmadığı (imzaya itiraz) iddia edilirse, HMK kuralları dairesinde bu imzanın borçlunun el ürünü olduğunu ispat yükü, senedi elinde bulunduran ve takibe girişen alacaklıya aittir [45], [46].
- Zamanaşımı / Süreler: TTK m. 756'ya aykırılık sebebiyle geçersiz bir imza barındıran belge, kambiyo senedi niteliği kazanamaz. Dolayısıyla kambiyo senetlerine özgü 3 yıllık, 1 yıllık veya 6 aylık kısa zamanaşımı süreleri (TTK m. 749 vb.) uygulanamaz. Eğer temel borç ilişkisi ispatlanabiliyorsa (adi yazılı delil başlangıcı sayılıyorsa), genel hükümlere göre TBK kapsamındaki 10 yıllık zamanaşımı süresi tatbik olunabilir [47], [48], [49].
- Görevli/yetkili mahkeme: İmzaya yönelik itirazlar (ıslak imza olmaması, imzanın sahteliği vb.) kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda İcra Mahkemelerine şikâyet/itiraz yoluyla (İİK m. 170) taşınır [50], [51]. Temel hak sahipliği tartışmaları ise Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girer.
- Yaygın uygulama hataları: Şirket yetkililerinin yalnızca şirket kaşesi basıp imza atmayı unutması, faks/fotokopi senedin asıl gibi ciro edilmesi ve güvenli e-imzanın kambiyo senetlerinde de geçerli olduğunun yanılgısı [16], [17], [34], [37]. Ayrıca uygulamada sırf okuma-yazma bilmeyenlerden alınan parmak izli senetlerin geçerli kambiyo senedi sayılacağı şeklindeki hatalı inanç oldukça yaygındır [22], [52].
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk Ticaret Kanunu m. 756'nın "kambiyo senetlerinde ıslak el yazısı zorunluluğu", doktrinde çeşitli tartışmalara kaynaklık etmektedir. Bir yandan, Reha Poroy, Ünal Tekinalp ve Fırat Öztan gibi otoriteler; bu katı kuralın senedin kamu güvenine sahip olması, tedavül güvenliği ve "kambiyo taahhüdünün" ağır ekonomik sonuçlarından borçluyu korumak adına zorunlu ve isabetli olduğunu vurgularlar [10], [53], [40].
Buna karşın, özellikle teknolojik gelişimin ulaştığı safha göz önünde bulundurulduğunda TTK m. 1526 bağlamındaki "e-imza yasağı" ve fotokopi/yüksek çözünürlüklü tarayıcı ile çoğaltılmış belgelerin geçersizliği doktrinde eleştirilmektedir. Bazı hukukçular, "güvenli elektronik imza"nın günümüzde asgari ıslak imza kadar, hatta daha yüksek bir ispat ve aidiyet güvenliği sağladığını savunarak, TTK'da uluslararası ticaretin (örneğin e-konşimentolardaki gelişmeler gibi) hızına entegre bir e-kambiyo revizyonu yapılması gerektiğini ileri sürmektedir [54], [34], [55], [56].
Ayrıca, görme engellilerin imza atma durumu doktrinde ciddi bir tartışma alanıdır. Mülga 6762 sayılı Kanun m. 668/3’te görme engellilerin attıkları imzaların usulen tasdik edilmesi (noterlikçe onanması) şartı aranmaktaydı. Yeni 6102 sayılı TTK m. 756'da bu hükme yer verilmemiş; dolayısıyla TBK m. 15/3 genel hükmünün (kendi el yazısıyla atılan imzanın talebe bağlı olarak şahitle tevsik edilebilmesi) uygulanacağı görüşü ağırlık kazanmıştır [57]. Ancak Mehmet Bahtiyar gibi akademisyenler, görme engellilerin menfaatlerinin korunması adına, kanundaki bu boşluğun suistimallere açık olduğu; Noterlik Kanunu hükümleri çerçevesinde bir koruma düzeneğinin kambiyo hukuku özelinde açıkça ve yeniden tesis edilmesi gerektiği eleştirisini haklı olarak dile getirmektedirler [58], [59], [60].
Metodolojik Not
[Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.]
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) dördüncü kitabında yer alan "Kıymetli Evrak" hukuku sistemi içerisinde kambiyo senetleri (poliçe, bono ve çek), tedavül (dolaşım) kabiliyeti son derece yüksek, kamu güvenine mazhar ve sıkı şekil şartlarına tâbi hukuki araçlardır [1], [2]. TTK m. 756 hükmü, kambiyo senetlerinin en temel ve kurucu unsuru olan "imza"nın şeklini ve atılış usulünü kesin sınırlarla tayin etmektedir [3], [4], [5].
Poliçelere ilişkin kısımda düzenlenen TTK m. 756 hükmü, kanun koyucunun atıf sistemi uyarınca TTK m. 778/1-i bendi delaletiyle bonolar ve TTK m. 818/1-r bendi delaletiyle çekler hakkında da aynen uygulama alanı bulmaktadır [5], [6]. Kambiyo senetlerinde imza, yalnızca senedin geçerliliğini sağlayan basit bir şekil unsuru değil; taahhüt altına giren kişiyi tespit eden, borcun aidiyetini saptayan ve senedin tedavülünü mümkün kılan asli bir kurucu unsurdur [7], [8], [9]. TTK m. 756 hükmünün genel amacı, kambiyo taahhüdünde bulunan borçlunun iradesini, senedin cismaniliği ile doğrudan ve fiziksel bir bağ kurarak güvence altına almak, sahtecilik ve tahrifat risklerini asgariye indirmek ve "hukuki görünüşe güven" ilkesini muhafaza etmektir [10], [11]. Bu nedenle kanun koyucu, Borçlar Hukukundaki genel imza kurallarından ayrılarak, kambiyo senetleri alanında "el yazısıyla atılan ıslak imza" kuralını mutlak ve emredici bir geçerlilik şartı olarak öngörmüştür [12], [13].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. El ile İmza (Islak İmza) Zorunluluğu
TTK m. 756/1 uyarınca poliçe (ve atıf gereği bono ile çek) üzerindeki beyanların el ile imza edilmesi mutlak bir gerekliliktir [5], [12]. Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 15/1'de ifade edilen "imzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunluluğu" ilkesi, kambiyo hukukunda hiçbir istisnaya mahal vermeyecek biçimde katılaştırılmıştır [12], [14]. Uygulamada "ıslak imza" olarak adlandırılan bu usul, borçlunun el hareketleriyle oluşturduğu ve kendisine has karakteristik özellikleri barındıran fiziki izi ifade eder [15]. Fotokopi veya tarayıcı aracılığıyla elde edilerek çoğaltılan imzalar, el yazısı ile atılmış orijinal ıslak imza niteliği taşımadığından kambiyo senedini kural olarak geçersiz kılar [16], [17], [18].
2.2. Mekanik Araçlar, İşaretler ve Resmî Şahadetname Yasağı
TTK m. 756/2, imza atma iktidarından yoksun olan veya okuma yazma bilmeyen kimselerin TBK m. 16 kapsamında yararlandıkları istisnaları (parmak izi, onaylanmış el işareti, mühür kullanımı vb.) kambiyo senetleri bakımından açıkça yasaklamıştır [19], [20], [6]. Bir kambiyo senedine imza yerine geçmek üzere parmak basılması, kaşe veya mühür vurulması yahut bu mekanik aletlerin noter tarafından (resmî şahadetname ile) onaylanması dahi ilgili belgeye kambiyo senedi vasfı kazandırmaz [19], [21], [22], [23], [24]. Zira kambiyo taahhüdünün içerdiği yüksek iktisadi riskler ve senedin süratli tedavül ihtiyacı, ancak bizzat borçlunun fiziksel el hareketiyle atılmış bir imzanın varlığını zorunlu kılmaktadır [10].
2.3. Paraf ve Benzeri İşaretler
Maddede imzanın içeriğine dair harf, ad, soyad zorunluluğu açıkça belirtilmemişse de, imzanın borçlunun kimliğini teşhis etmeye yarayacak bir karakteristik sembol veya ad-soyad dizilimi olması gereklidir [25], [26], [27], [28]. Sadece bir paraf atılması, hukuki niteliği itibarıyla nihai bir irade beyanı (imza) sayılmadığından, kural olarak kambiyo taahhüdü için yetersiz kabul edilmektedir [23]. Ancak doktrinde, şayet kişi imzasını daima paraf benzeri kısa bir çizgi şeklinde atıyorsa ve bu durum kendisinin mutat imza tarzı niteliğinde ise, bunun da geçerli sayılabileceği yönünde tartışmalar bulunmaktadır [25], [27], [29].
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay, TTK m. 756'nın içerdiği emredici hükümleri sıkı bir biçimde uygulamaktadır. Kambiyo senetlerinde imzanın elle atılmış olması kuralı, içtihatlarda tavizsiz şekilde aranır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: Bir anonim şirket adına mal alımı yapan şirket yetkilisi (A), satıcı şirkete borcun teminatı olarak bir bono teslim etmiştir. Ancak yetkili, acelesi olduğu gerekçesiyle bononun "Düzenleyen" (Keşideci) bölümüne şirket kaşesini basmış ve ıslak imza atmak yerine, cebinde taşıdığı ve imzasının gravüründen oluşan otomatik imza kaşesini (mekanik mühür/faksimile) belgenin üzerine basmıştır. Satıcı şirket bu bonoyu icra takibine konu etmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 756/2 uyarınca el ile atılan imza yerine mekanik herhangi bir araç veya mühür kullanılması mutlak surette yasaktır [19], [6]. Bonoda düzenleyenin geçerli, el yazısıyla atılmış bir ıslak imzası bulunmadığı için belge, TTK m. 776 ve 777 bağlamında bono vasfı taşımaz [19], [8], [23]. İcra mahkemesi, borçlunun şikâyeti üzerine senedin kambiyo vasfı yokluğundan dolayı icra takibinin iptaline karar vermelidir.
Olay 2: Taraflar arasında yapılan bir maliki alım-satım sözleşmesi uyarınca, borçlu (B) alacaklısına ödeme aracı olarak bir çek vermek istemektedir. Coğrafi uzaklık sebebiyle (B), elektronik sertifika hizmet sağlayıcısından aldığı "güvenli elektronik imza" donanımı ile PDF formatında oluşturulmuş bir çeki e-imza ile imzalayarak alacaklıya e-posta yoluyla iletmiştir. Alacaklı bu çeki muhatap bankaya ibraz etmiştir. Hukuki analiz: Her ne kadar TBK m. 15 uyarınca güvenli elektronik imza el yazısıyla aynı hukuki sonuçları doğursa da; TTK m. 1526'daki açık yasak ve TTK m. 756/1'deki "el ile imza edilme" zorunluluğu nedeniyle, kambiyo senetleri güvenli elektronik imza ile düzenlenemez [34], [36], [6]. Muhatap banka, geçerli bir kambiyo senedi (çek) ibraz edilmediği gerekçesiyle işlem yapmaktan imtina etmekte haklıdır. Belge çek niteliği taşımaz.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk Ticaret Kanunu m. 756'nın "kambiyo senetlerinde ıslak el yazısı zorunluluğu", doktrinde çeşitli tartışmalara kaynaklık etmektedir. Bir yandan, Reha Poroy, Ünal Tekinalp ve Fırat Öztan gibi otoriteler; bu katı kuralın senedin kamu güvenine sahip olması, tedavül güvenliği ve "kambiyo taahhüdünün" ağır ekonomik sonuçlarından borçluyu korumak adına zorunlu ve isabetli olduğunu vurgularlar [10], [53], [40].
Buna karşın, özellikle teknolojik gelişimin ulaştığı safha göz önünde bulundurulduğunda TTK m. 1526 bağlamındaki "e-imza yasağı" ve fotokopi/yüksek çözünürlüklü tarayıcı ile çoğaltılmış belgelerin geçersizliği doktrinde eleştirilmektedir. Bazı hukukçular, "güvenli elektronik imza"nın günümüzde asgari ıslak imza kadar, hatta daha yüksek bir ispat ve aidiyet güvenliği sağladığını savunarak, TTK'da uluslararası ticaretin (örneğin e-konşimentolardaki gelişmeler gibi) hızına entegre bir e-kambiyo revizyonu yapılması gerektiğini ileri sürmektedir [54], [34], [55], [56].
Ayrıca, görme engellilerin imza atma durumu doktrinde ciddi bir tartışma alanıdır. Mülga 6762 sayılı Kanun m. 668/3’te görme engellilerin attıkları imzaların usulen tasdik edilmesi (noterlikçe onanması) şartı aranmaktaydı. Yeni 6102 sayılı TTK m. 756'da bu hükme yer verilmemiş; dolayısıyla TBK m. 15/3 genel hükmünün (kendi el yazısıyla atılan imzanın talebe bağlı olarak şahitle tevsik edilebilmesi) uygulanacağı görüşü ağırlık kazanmıştır [57]. Ancak Mehmet Bahtiyar gibi akademisyenler, görme engellilerin menfaatlerinin korunması adına, kanundaki bu boşluğun suistimallere açık olduğu; Noterlik Kanunu hükümleri çerçevesinde bir koruma düzeneğinin kambiyo hukuku özelinde açıkça ve yeniden tesis edilmesi gerektiği eleştirisini haklı olarak dile getirmektedirler [58], [59], [60].
Metodolojik Not
[Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.]