RESMİ METİN

C) Poliçe karşılığının devri


Madde 733 - (1) Düzenleyen hakkında iflasın açılmasıyla beraber, poliçe karşılığının veya düzen leyenin muhatap hesabına alacak olarak geçirdiği diğer paraların geri verilmesi hususunda düzenleyenin muhataba karşı poliçe ilişkisinden başka bir hukuki ilişkiden kaynaklanan istem hakkı poliçe hamiline geçmiş olur. (2) Düzenleyen, karşılık ilişkisinden dolayı haiz olduğu haklarını devrettiğini poliçede beyan ettiği takdirde, bu haklar, poliçe hamili kim ise ona ait olur. (3) Muhatap, iflasın açıldığı ilan edildikten veya kendisine devir durumu ihbar edildikten sonra yalnız poliçenin iadesi karşılığında u sulü dairesinde hakkını ispat eden hamile karşı ödemede bulunabilir.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 733. maddesi, kambiyo senetleri hukukunda poliçe (ve yollama suretiyle çek) bağlamında "karşılık ilişkisinin" ve bu ilişkiden doğan hakların hamile intikalini (devrini) düzenlemektedir [1, 2]. Kambiyo senetleri kural olarak temel ilişkiden (illetten) bağımsız ve soyuttur [3]. Bir poliçenin düzenlenmesinde kural olarak üçlü bir ilişki mevcuttur: Düzenleyen, muhatap ve lehtar [4]. Düzenleyenin, muhatap üzerine poliçe keşide edebilmesi için genellikle aralarında, muhatabın düzenleyene borçlu olmasını gerektiren bir temel hukuki ilişki (karşılık ilişkisi) bulunur.

TTK m. 733, kambiyo hukukunun katı soyutluk ilkesine istisnai bir alan açarak, poliçe hamilinin konumunu güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Madde, düzenleyenin iflası gibi olağanüstü durumlarda veya düzenleyenin iradi beyanıyla, muhatap nezdindeki bu "karşılık alacağının" poliçe hamiline geçmesini sağlamaktadır [1]. Böylece, kambiyo senedi bedelini tahsil etme riski taşıyan hamil, poliçeden doğan soyut alacak hakkının yanı sıra, temel ilişkiden doğan somut alacak hakkının da doğrudan sahibi sıfatını kazanmaktadır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Karşılık İlişkisi (Temel İlişki)

Karşılık ilişkisi, poliçeyi düzenleyen ile poliçeyi ödeyecek olan muhatap arasındaki temel hukuki ilişkidir (örneğin; satım sözleşmesi, kredi sözleşmesi, eser sözleşmesi vb.) [4, 5]. Muhatap kural olarak bu poliçeyi kabul etmek zorunda değildir; ancak poliçeyi kabul ederse, poliçe ilişkisine asli borçlu sıfatıyla dâhil olur [4]. TTK m. 733, işte bu temel ilişkiden kaynaklanan ve düzenleyenin muhataptan talep edebileceği alacak hakkının (karşılığın) akıbetini düzenlemektedir.

2.2. Kanuni Devir (İflas Hali - TTK m. 733/1)

Maddenin birinci fıkrasına göre, poliçeyi düzenleyen hakkında iflas kararı verilmesi halinde, muhatap nezdindeki "karşılık" kanun gereği (ipso iure) poliçe hamiline geçer [1]. Bu düzenlemenin amacı, düzenleyenin iflas masasına girecek olan bir malvarlığı değerini, senedi elinde bulunduran ve kredi fonksiyonuna güvenerek poliçeyi iktisap eden hamile özgülemektir. Bu sayede muhatabın borçlu olduğu meblağ, iflas masasına dâhil olmak yerine doğrudan hamile ödenir.

2.3. İradi Devir (Poliçede Beyan - TTK m. 733/2)

Maddenin ikinci fıkrası, karşılığın iradi devrini öngörmektedir. Düzenleyen, poliçe metnine derç edeceği bir beyanla (örneğin "karşılıktan doğan haklarımı hamile devrettim" kaydıyla) temel ilişkiden doğan haklarını poliçe hamiline devredebilir [6]. Bu durumda, poliçe ciro yoluyla el değiştirdikçe, poliçedeki şekli hakla birlikte temel alacak hakkı da senedi usulüne uygun şekilde iktisap eden kişiye aidiyet kazanır.

2.4. Muhatabın Ödeme Yükümlülüğü ve Sınırları (TTK m. 733/3)

Üçüncü fıkra, kanuni veya iradi devir durumunda muhatabın nasıl hareket etmesi gerektiğini belirler. Muhatap, iflasın açıldığının ilanından veya karşılığın devredildiğinin kendisine ihbar edilmesinden sonra, ödemeyi yalnızca "usulü dairesinde hakkını ispat eden" poliçe hamiline, poliçenin kendisine iade edilmesi (geri verilmesi) karşılığında yapabilir [6]. Bu hüküm, muhatabı çifte ödeme riskinden (mükerrer ifadan) korumayı amaçlayan usuli bir güvencedir.

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 818/1-n (Çeklere Uygulanması): TTK m. 733 hükmü, sadece poliçeler için değil, TTK m. 818/1-n bendi yollamasıyla çekler hakkında da kıyasen uygulanır [2, 7]. Bu durumda "karşılık", düzenleyenin muhatap banka nezdindeki çek hesabı (mevduatı veya kredisi) anlamına gelir.
  • TTK m. 778 (Bonolara Uygulanmaması): Bonolar (emre yazılı senetler) ikili bir ilişki barındırır (düzenleyen ve lehtar) ve muhatap unsuru içermezler [8]. Bu sebeple TTK m. 778'deki yollama hükümlerinde m. 733'e atıf bulunmamaktadır; karşılığın devri kurumu bonolarda uygulanmaz [9].
  • TTK m. 687 ve Şahsi Def'iler: Karşılığın devri kurumu, kambiyo senetlerindeki soyutluk ilkesini esnetir. Türk Ticaret Kanunu sistematiğine göre, poliçe ve çekte karşılığın TTK m. 733 kapsamında hamile devredilmesi halinde, temel ilişkideki alacak doğrudan hamile geçtiği için, muhatap (borçlu), temel ilişkiden doğan şahsi def’ilerini kendisine başvuran hamile karşı ileri sürme imkânına sahip olur [7].
  • TTK m. 774 (Kanunlar İhtilafı): Yabancılık unsuru taşıyan kambiyo senetlerinde, poliçe hamilinin senedin düzenlenmesine sebep olan alacağı (karşılığı) iktisap edip etmeyeceği meselesi, senedin düzenlendiği yer (keşide yeri) hukukuna tabidir [10].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Kambiyo hukukunda "karşılığın devri" kurumu, uygulamada soyutluk (mücerretlik) ilkesi ile kişisel def'ilerin ileri sürülmesi bağlamında Yargıtay kararlarına yansımaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Ticaret Dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre, kural olarak poliçe ve çek birer soyut borç ikrarıdır ve bedel kaydı borçlunun savunmalarını üçüncü kişilere karşı doğrudan ileri sürmesine imkân vermez [7, 11].

Ancak, TTK m. 733 (çekler için m. 818) kapsamında karşılığın devrinin söz konusu olduğu durumlarda, Yargıtay şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesi açısından alacağın temliki benzeri bir hukuki durumun ortaya çıktığını kabul etmektedir. Zira, muhatap artık sadece bir kambiyo senedi borçlusu olarak değil, temel ilişkideki bir borcun tarafı olarak hamille karşı karşıya kalmaktadır. Doktrinde de işaret edildiği üzere, Yargıtay içtihatları doğrultusunda, temel ilişkideki alacak yasa veya irade gereği hamile geçtiğinden borçlu, temel ilişkiden doğan şahsi (kişisel) def’ilerini doğrudan doğruya başvuran hamile karşı dermeyan edebilmektedir [7].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (İflas Nedeniyle Kanuni Devir Senaryosu): X A.Ş. (Düzenleyen), satım sözleşmesi uyarınca kendisine borçlu olan Y Ltd. Şti. (Muhatap) üzerine 500.000 TL bedelli bir poliçe keşide etmiş ve bu poliçeyi alacaklısı Z A.Ş.'ye (Lehtar) vermiştir. Poliçe henüz Y Ltd. Şti. tarafından kabul edilmemişken veya vadesi gelmemişken, X A.Ş. hakkında asliye ticaret mahkemesince iflas kararı verilmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 733/1 uyarınca, X A.Ş.'nin Y Ltd. Şti.'den olan 500.000 TL'lik satım bedeli alacağı (karşılık), kanun gereği poliçe hamili Z A.Ş.'ye geçmiştir. Y Ltd. Şti., iflasın ilanından sonra bu bedeli X A.Ş.'nin iflas masasına değil, poliçenin iadesi mukabilinde usulüne uygun hak sahibi olduğunu ispatlayan hamil Z A.Ş.'ye ödemelidir [1, 6].

Olay 2 (İradi Devir ve Def'ilerin İleri Sürülmesi Senaryosu): A (Düzenleyen), müteahhit B'ye (Muhatap) karşı olan hakediş alacağını, tedarikçisi C'ye (Lehtar) ödemek maksadıyla bir poliçe düzenlemiş ve senedin ön yüzüne "Temel eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak haklarım hamile devredilmiştir" şerhini düşmüştür. Poliçe C tarafından D'ye ciro edilmiştir. D vadede ödeme talep ettiğinde B, eser sözleşmesindeki inşaatın ayıplı yapıldığını ve alacağın doğmadığını iddia etmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 733/2 kapsamında karşılık ilişkisi iradi olarak poliçe senedi üzerinden hamile devredilmiştir [6]. Alacak doğrudan D'ye geçtiğinden, muhatap B, asıl alacaklı olan A'ya karşı sahip olduğu ayıplı ifa def'isini (şahsi def'i), ciro yoluyla senedi elinde bulunduran D'ye karşı da ileri sürebilecektir [7]. Zira hamil, temlik alan konumuna geçmiştir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: TTK m. 733/3 kapsamında ödeme yapacak muhatap karşısında hamil, usulü dairesinde (örneğin müteselsil ciro zincirine dayalı olarak) şekli hak sahipliğini ispat yükü altındadır [6, 12].
  • Kabul Şartı Aranmaması: Karşılığın devri hükümlerinin uygulanması için muhatabın poliçeyi önceden "kabul" etmiş olması şart değildir. Poliçe muhatap tarafından kabul edilmemiş olsa dahi, temel ilişkideki alacak hakkı hamile geçer [4].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Karşılığın devrine ilişkin uyuşmazlıklarda temel dayanak kambiyo senedi ve ticaret kanunu (TTK m. 4 mutlak ticari dava) olduğu için, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir [13].
  • Yaygın uygulama hataları: En sık karşılaşılan hukuki hata, TTK m. 733 hükmünün bono (emre muharrer senet) uyuşmazlıklarında uygulanmaya çalışılmasıdır. Bono, muhatapsız bir senet türü olduğundan bu madde hükmü bonolarda kesinlikle uygulanamaz [9].

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Ticaret Kanunu sistematiğinde TTK m. 733, oldukça istisnai ve karmaşık bir fonksiyona sahiptir. Doktrinde (özellikle Poroy/Tekinalp, Bahtiyar, Bozgeyik, Öztan vb. yazarlar tarafından) vurgulandığı üzere, kambiyo senetlerinin en güçlü silahı olan soyutluk (mücerretlik) ilkesi, temel borç ilişkisinin senede yansımasını engellemek üzerine kuruludur [3, 14]. Ancak TTK m. 733 ile kanun koyucu, soyutluk ilkesinden bilinçli olarak taviz vererek, hamilin alacağına kavuşmasını garanti altına almak istemiştir.

Hukuki bir eleştiri olarak belirtilmelidir ki; iradi devrin (TTK m. 733/2) poliçe üzerine şerh edilmesinin, kambiyo senedinin tedavül kabiliyetini (dolaşım gücünü) fiilen zayıflattığı değerlendirilmektedir. Zira, karşılığın devrini gören piyasa aktörleri, muhatabın temel ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ileri (ayıp, eksik ifa, takas vb.) senedi iktisap eden iyiniyetli üçüncü kişilere (kendilerine) karşı da ileri sürebileceğini bileceklerinden (TTK m. 687 ve m. 733 gereği) bu senedi devralmaktan imtina edebileceklerdir [7]. Bu durum, poliçenin kıymetli evrak vasfı olan tedavül fonksiyonuna ekonomik anlamda zarar verme potansiyeli taşımaktadır. Kanun koyucunun, hamilin güvenliğini sağlama gayesi ile senedin tedavül sürati arasındaki hassas dengeyi, m. 733 ile hamil lehine bozduğu doktrinel analizlerde tartışılan bir husustur.


Metodolojik Not

[Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.]

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.