RESMİ METİN

5. Protesto düzenlenmesi gerekmeyen hâller


Madde 722 - (1) Düzenleyen, ciranta veya aval veren kişi, senet üz erine “gidersiz”, “protestosuz” kayıtlarını ya da bunlara eş anlamlı diğer herhangi bir ibareyi yazıp imzalayarak, hamili başvurma hakkını kullanmak için kabul etmeme veya ödememe protestosu düzenleme yükümünden kurtarabilir. (2) Bu kayıt, hamili, poliçeyi süresinde ibraz etmek ve gereken ihbarları yapmak yükümlülüklerinden kurtarmaz. Sürelere uyulmadığını ispat, bunu hamile karşı ileri süren kişiye düşer. (3) Bu kayıt poliçeyi düzenleyen tarafından yazılmış ise, poliçeden dolayı borç altına girmiş olanları n hepsi hakkında geçerli olur; bir ciranta veya aval veren kişi tarafından yazıldığı takdirde, hüküm yalnız ona uygulanır. Düzenleyen tarafından yazılan kayda rağmen hamil yine protesto çekerse giderler kendisine ait olur. (4) Kayıt bir ciranta veya aval v eren kişi tarafından konduğu takdirde, bu kayda rağmen çekilmiş olan bir protestonun gerektirdiği giderleri, poliçeden dolayı borç altına girenlerin hepsi tazminle yükümlüdür.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Kambiyo senetleri hukukunda (poliçe, bono ve çek), senedin vadesinde ödenmemesi veya (poliçede) kabul edilmemesi hâlinde hamilin, düzenleyen dışındaki müracaat borçlularına (cirantalar ve bunların avalistlerine) başvurabilmesi için ödememe veya kabul etmeme olgusunu resmî bir belge ile tespit ettirmesi kuraldır. Bu tespite "protesto" adı verilmektedir [1, 2]. Protesto kurumu, müracaat hakkının kullanılabilmesinin "maddi şartı" olarak karşımıza çıkar [3]. Kural olarak, süresi içinde protesto düzenlenmemesi, hamilin müracaat borçlularına karşı sahip olduğu başvuru hakkının (rücu hakkının) düşmesine (müracaat hakkının kaybına) yol açar [4-6].

Ancak kanun koyucu, ticari hayatın gereksinimleri ve tarafların irade serbestisi çerçevesinde protesto düzenleme mecburiyetine bazı istisnalar getirmiştir. Bu istisnalar "kanuni muafiyet" (mücbir sebep, iflas vb.) ve "iradi muafiyet" olmak üzere ikiye ayrılmaktadır [7, 8]. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 722. maddesi, kambiyo senetlerinde "iradi muafiyet" kurumunu düzenlemektedir. Bu hüküm, mülga 6762 sayılı TTK'nın 634. maddesinin güncel dildeki karşılığıdır [9].

TTK m. 722 uyarınca; düzenleyen, ciranta veya aval veren kişi, senet üzerine “gidersiz”, “protestosuz” veya buna benzer eş anlamlı bir kayıt koyarak hamili protesto çekme külfetinden kurtarabilir [8, 9]. İradi muafiyet kaydı, senedin tedavül yeteneğini artırmakla birlikte, protesto masraflarından tasarruf edilmesini ve borçluların ticari itibarlarının (kredi kayıt büroları ve bankalar nezdindeki protestolu senet sicilleri vasıtasıyla) zedelenmesinin önüne geçilmesini sağlamaktadır [10-12].

Hükmün sistematiği incelendiğinde; muafiyet kaydının kim tarafından konulduğuna göre sonuçlarının (nispi veya mutlak etki) farklılaştığı (m. 722/3-4) ve bu kaydın ibraz ile ihbar yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı (m. 722/2) açıkça hükme bağlanmıştır [13, 14].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. “Gidersiz” veya “Protestosuz” İbaresi ve Kaydın Şekli

TTK m. 722/1, muafiyetin sağlanabilmesi için senedin üzerine "gidersiz" (sans frais), "protestosuz" (sans protêt) veya bunlarla aynı anlama gelen bir kaydın yazılmasını aramaktadır [8]. Bu kayıt, doğrudan doğruya senedin ön veya arka yüzüne yazılabileceği gibi, senede bağlı alonj üzerine de konulabilir. Doktrinde (Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Mehmet Bahtiyar) ve yerleşik yargısal içtihatlarda belirtildiği üzere, bu kaydın geçerli olabilmesi için ayrıca kaydı koyan kişi tarafından imzalanması gerekmektedir [8, 15]. Matbu olarak senet metninde yer alan "protestosuzdur" ibaresinin altının düzenleyen tarafından tek bir imza ile imzalanması, bu kaydın geçerliliği için yeterli kabul edilmektedir; zira matbu metin, imza ile birlikte düzenleyenin iradesi hâline dönüşmektedir.

2.2. Kaydın Kapsamı ve Kişilere Göre Etkisi (Külli ve Nispi Etki)

TTK m. 722/3 ve 722/4, muafiyet kaydını kimin koyduğuna bağlı olarak ikili bir ayrıma gitmiştir:

  • Düzenleyen (Keşideci) Tarafından Konulan Kayıt: Düzenleyen tarafından poliçe veya bonoya konulan protestosuzluk kaydı, senedin tüm cirantaları ve avalistleri dâhil olmak üzere senet borçlularının tamamı hakkında hüküm ifade eder (mutlak/külli etki) [13]. Bu ihtimalde hamil, hiçbir müracaat borçlusuna karşı protesto çekmek zorunda kalmaksızın başvuru hakkını kullanabilir [13].
  • Ciranta veya Aval Veren Tarafından Konulan Kayıt: Şayet bu kayıt bir ciranta veya bir avalist tarafından konulmuşsa, kural sadece kaydı koyan kişi için hüküm ifade eder (nispi/sübjektif etki) [13, 15]. Hamil, sadece bu kaydı koyan cirantaya (veya avaliste) karşı protesto çekmeden müracaat edebilir. Senedin diğer cirantalarına karşı müracaat hakkının korunabilmesi için ise hamilin yasal süresi içinde protesto düzenletmesi şarttır [13].
2.3. İbraz ve İhbar Yükümlülüklerinin Devamı

Maddenin 2. fıkrası, son derece kritik bir maddi hukuk kuralını barındırmaktadır. "Protestosuzdur" kaydı, senedin vadesinde veya kanuni süreleri içinde muhataba/düzenleyene "ödeme için ibrazı" ile senedin ödenmediğinin müracaat borçlularına "ihbarı" yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz [13]. Hamil, senedi yine kanuni süreler içinde ödeme için ibraz etmelidir. Ne var ki, ibrazın yapıldığının ispat yükü bakımından kanun koyucu burada hamili koruyan bir karine getirmiştir: Sürelere (özellikle ibraz süresine) uyulmadığını ispat yükü, bunu hamile karşı bir def'i olarak ileri süren müracaat borçlusuna aittir [13, 16].

2.4. Protesto Çekilmesi Hâlinde Giderlerin (Masrafların) Durumu

"Protestosuzdur" kaydına rağmen hamilin ihtiyatî olarak veya bilgisizlikten protesto çekmesi mümkündür. Bu hâlde ortaya çıkan noter masraflarının (giderlerin) kim tarafından karşılanacağı TTK m. 722/3 ve 722/4'te açıkça çözülmüştür:

  • Kayıt düzenleyen tarafından konulmuşsa ve hamil buna rağmen protesto çekerse, gereksiz yapılan bu işlemin masraflarına hamil kendisi katlanır, bunu borçlulardan talep edemez [14].
  • Kayıt bir ciranta (veya avalist) tarafından konulmuşsa, hamilin diğer borçlulara gidebilmek için protesto çekme zorunluluğu hâlen devam ettiğinden, çekilen protestonun masraflarından, kaydı koyan ciranta da dâhil olmak üzere tüm senet borçluları müteselsilen sorumlu olmaya devam eder [14].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 714 (Protestonun Gerekliliği): Kambiyo senetlerinde kabul etmeme veya ödememe durumunun resmî bir belge ile tespitinin zorunlu olduğunu hükme bağlar. M. 722, m. 714'ün doğrudan istisnasıdır [4, 17].
  • TTK m. 730 (Başvurma Hakkının Düşmesi): Süresinde protesto çekilmemesi hâlinde müracaat hakkının düşeceğini amirdir. TTK m. 722 kapsamında yer alan bir muafiyet kaydı, TTK m. 730'un uygulanmasını ve müracaat hakkının düşmesini engeller [6, 18].
  • TTK m. 723 (İhbar Yükümlülüğü): Hamilin, ödememe hâlini kendi cirantasına ve düzenleyene ihbar etme yükümlülüğüdür. TTK m. 722/2 uyarınca protestosuzluk kaydı, m. 723'teki ihbar yükümlülüğünü kaldırmaz; ancak ihbar yükümlülüğüne uyulmaması müracaat hakkını düşürmez, sadece bu yüzden doğacak zarardan tazminat sorumluluğu doğurur [19].
  • İİK m. 167 ve 170/a (Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu): Alacaklının bu yola başvurabilmesi için müracaat hakkını kaybetmemiş olması gerekir. Protesto zorunlu olduğu hâlde çekilmeden İİK m. 167 vd. kapsamında takip yapılırsa, icra mahkemesi İİK m. 170/a uyarınca şikâyet üzerine takibin iptaline karar verir [20]. TTK m. 722 kapsamında "protestosuz" kaydı varsa, bu takibin iptali nedeni ortadan kalkar [5, 9].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Kambiyo senetlerinde protestodan muafiyet kurumu, Yargıtay (özellikle 11. ve 12. Hukuk Daireleri ile Hukuk Genel Kurulu) içtihatlarında sıkça irdelenmektedir.

  • Yargıtay 12. HD, 25.10.2005 - E. 16155, K. 20647 Kararı: Yüksek Mahkeme bu kararında iradi muafiyet kaydının niteliğini ve sonuçlarını açıkça tartışmıştır: "Bono üzerine muafiyeti ifade eden bir kaydın yazılması ile ve kaydı koyan tarafından imzalanması halinde hamil protesto çekmek mecburiyetinden kurtulur. Protestodan muafiyet kaydı keşideci tarafından konulup imzalanması halinde, bu olgu bonodan dolayı borç altına girenlerin hepsi hakkında geçerlidir... Bir ciranta veya aval veren tarafından yazılıp imzalanması haline muafiyet hükmü yalnız o kimse ile sınırlıdır." [15]
  • İİK m. 170/a Çerçevesinde Yapılan İncelemeler: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, bonoda lehtara veya cirantaya müracaat edilebilmesi için düzenleyenin protesto edilmesi şarttır [5]. Eğer senet üzerinde düzenleyene ait bir "protestosuzdur" kaydı yoksa ve hamil protesto çekmemişse, ciranta hakkındaki takip İİK m. 170/a uyarınca iptal edilir [20].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A), alacaklısı (B) lehine 100.000 TL bedelli bir bono düzenlemiş, bono metnine el yazısıyla "Protestosuzdur" yazıp imzalamıştır. Senedi devralan (B), bunu ciro yoluyla (C)'ye devretmiştir. Vadesi gelen bono (A) tarafından ödenmemiştir. Hamil (C), protesto masrafı olan 1.500 TL'yi ödeyerek noterden ödememe protestosu çekmiş, ardından (A) ve (B)'ye kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatmış; asıl alacağın yanı sıra 1.500 TL protesto masrafını da talep etmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 722/3 hükmü gereğince, düzenleyen (A) tarafından konulan protestodan muafiyet kaydı tüm senet borçluları yönünden mutlak etki yaratır. Hamil (C), protesto çekmeksizin (A) ve (B)'ye müracaat hakkına sahipti. Kanunun açık hükmü uyarınca, "düzenleyen tarafından yazılan kayda rağmen hamil yine protesto çekerse giderler kendisine ait olur". Dolayısıyla icra mahkemesince, borçluların şikâyeti üzerine 1.500 TL'lik protesto gideri yönünden takibin iptaline karar verilmelidir [14].

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Düzenleyen (X), lehtar (Y)'ye poliçe düzenlemiş; (Y) senedi (Z)'ye ciro ederken "Gidersizdir" yazıp cirosunu imzalamıştır. (Z) de senedi beyaz ciro ile hamil (W)'ye devretmiştir. Vade tarihinde muhatap poliçeyi ödememiştir. Hamil (W), protesto masrafından kaçınmak amacıyla noterden protesto çekmemiş ve (Y) ile (Z)'ye müracaat ederek takip başlatmıştır. (Z), icra mahkemesinde "protesto çekilmediğinden müracaat hakkının düştüğü" şikâyetinde bulunmuştur. Hukuki analiz: TTK m. 722/4 uyarınca ciranta (Y)'nin koyduğu "Gidersizdir" kaydı sadece kendisini bağlar (nispi etki) [13, 15]. Hamil (W), (Y)'ye karşı protestosuz müracaat edebilir. Ancak diğer ciranta (Z)'ye başvurabilmek için protesto çekmesi şarttır. (W), yasal süresinde protesto düzenletmediği için TTK m. 730 uyarınca (Z)'ye karşı olan başvurma hakkını kaybetmiştir [13]. (Z)'nin şikâyeti haklıdır ve (Z) yönünden takip iptal edilmelidir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: TTK m. 722/2 uyarınca, senet üzerinde protestosuz kaydı bulunsa bile senedin süresinde ödeme için ibraz edilmesi zorunludur. Ancak doktriner tartışmalara (Poroy/Tekinalp, Bahtiyar) son veren kanun hükmü gereği; senedin süresinde ibraz edilmediğini iddia eden borçlu, bu iddiasını ispatla mükelleftir. İspat yükü, hayatın olağan akışının aksine "ibraz edilmediğini ileri süren kişiye" düşmektedir [13, 16].
  • Zamanaşımı / Süreler: Protestodan muafiyet kaydı, kambiyo senedinin zamanaşımı sürelerini uzatmaz veya değiştirmez. Hamil, müracaat haklarını poliçe ve bonoda vadeden itibaren, çekte ise ibraz süresinin bitiminden itibaren kanuni süreler içinde kullanmalıdır.
  • Görevli/Yetkili Mahkeme: Bu maddeye ilişkin yorum veya uyuşmazlıklardan doğan menfi tespit veya istirdat davaları, mutlak ticari dava niteliğindedir ve Asliye Ticaret Mahkemesinde görülür. İcra takiplerinde ise şikâyet ve itiraz mercii İcra Mahkemeleridir [21].
  • Yaygın Uygulama Hataları: Matbu senetlerde (kırtasiye bonoları) sıklıkla yer alan "İhtilaf vukuunda protesto keşidesine hacet kalmaksızın..." ibaresini "kayıtsız şartsız tahsilat" sanmak büyük bir yanılgıdır. Bu kayıt sadece müracaat borçlularına (cirantalara vb.) başvuru şeklini kolaylaştırır; asıl borçluya karşı takip yetkisini değiştiren bir unsur değildir. Ayrıca cirantanın koyduğu kaydın, kendisinden sonraki cirantaları kapsadığı yanılgısına sıklıkla düşülmektedir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrinde Sabih Arkan, Fırat Öztan ve Mehmet Bahtiyar gibi otoriteler, TTK m. 722/2 hükmündeki ispat yükünün yer değiştirmesi kuralını (ibraz edilmediğinin borçlu tarafından ispat edilmesi) kambiyo senetlerinin soyutluk ve kamu güveni ilkeleri ile son derece uyumlu bulmaktadır. Aksi bir düşünce tespiti; protesto evrakının (resmî belgenin) ortadan kalktığı bir düzlemde hamilin ibrazı "ispat" etmesini neredeyse imkânsız kılardı. Zira hamile tanınan bir kolaylığın (protestodan muafiyet), ispat hukukunda ağır bir dezavantaja dönüşmemesi gerekir.

Bununla birlikte, doktrinde eleştirilen bir diğer husus; kambiyo senedi metninde sıklıkla "Protestosuzdur" ibaresinin matbu olarak matbaa harfleriyle basılmış olmasıdır. Türk hukuku tatbikatında salt matbu ibareler (imza ile bütünleşmemişse) kimi zaman geçerli bir muafiyet kaydı sayılıp sayılmayacağı yönünde İcra Mahkemelerinde gereksiz tartışmalara neden olmaktadır. Kanun koyucunun lafzı, "yazıp imzalayarak" (m. 722/1) şeklinde olduğundan, bu ibarenin sonradan eklenmesi hâlinde muhakkak ayrıca paraflanması veya imzalanması, işlem güvenliği açısından daha elverişli görülmektedir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.