RESMİ METİN

2. Şekli a) Noterlikçe düzenlenmesi


Madde 715 - (1) Protestonu n 716 ncı maddede belirtilen şekil ve surette noterlikçe düzenlenmesi gerekir.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 715. maddesi, kambiyo senetleri hukukunun temel müesseselerinden biri olan "protesto" kurumunun şekil şartlarını düzenleyen emredici bir kanun hükmüdür [1, 2]. Madde, TTK’nın Dördüncü Kısmı olan "Kambiyo Senetleri" başlığı altında, poliçeye ilişkin hükümlerin "Kabul Etmeme ve Ödememe Hâllerinde Başvurma Hakları" alt ayrımında sistematize edilmiştir. TTK m. 778/1-d ve TTK m. 818/1-ı atıfları ile sırasıyla bono ve çekler bakımından da (niteliklerine aykırı düşmediği ölçüde) uygulama alanı bulmaktadır [3, 4].

Kambiyo senetlerinde müracaat (başvuru) hakkının kullanılabilmesi, kural olarak senedin vadesinde ödenmediğinin veya kabul edilmediğinin resmi bir belge ile tespit edilmesine bağlıdır [5, 6]. TTK m. 715, bu tespitin ancak "noterlikçe" yapılabileceğini açık ve kesin bir dille kurala bağlayarak, protestonun ispat kuvvetini ve hukuki güvenliğini teminat altına almıştır [1, 7]. Madde metni, şekil serbestisinin istisnası niteliğinde olup, kambiyo senetlerindeki katı şekilcilik (şekli sıkı sıkıya bağlılık) ilkesinin doğal bir yansımasıdır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Protesto Kavramı ve Hukuki Nitelik

Protesto, poliçe veya bononun muhataba/düzenleyene ibraz edilmesine rağmen kabul edilmediğinin veya ödenmediğinin resmi bir makam tarafından kanunda öngörülen usullere uygun olarak tespit ve tevsik edilmesini sağlayan hukuki işlemdir [5, 6]. Hukuki niteliği itibarıyla protesto, müracaat borçlularına (cirantalar ve avalistler) gidilebilmesi için öngörülmüş maddi bir şart (ön koşul) niteliğindedir [7]. Protestonun usulüne uygun şekilde çekilmemesi, asıl borçlu (poliçede kabul eden muhatap, bonoda düzenleyen) dışındaki tüm müracaat borçlularına karşı başvuru hakkının düşmesi sonucunu doğurur [8, 9].

2.2. Noterlikçe Düzenlenme Şartı ve Emredici Nitelik

TTK m. 715, protesto belgesinin salt "noterlikçe" düzenlenmesini şart koşmuştur [2]. Hukukumuzda protesto tanzim yetkisi münhasıran noterlere verilmiştir [1, 10]. Bu husus, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 105. maddesinde yer alan "Kabul etmeme ve ödememe protestosu, Türk Ticaret Kanununda yazılı hükümlere göre yapılır." düzenlemesiyle de paralellik arz eder [1, 11, 12]. Taraflar, aralarındaki bir sözleşme ile protestonun noter dışındaki bir makam (örneğin ticaret odası, icra dairesi vb.) tarafından düzenlenebileceğini kararlaştıramazlar; bu tür anlaşmalar kambiyo hukuku kamu düzeninden olduğundan mutlak butlanla batıldır.

2.3. Şekil ve Suret Bakımından Madde 716'ya Atıf

Madde, "716 ncı maddede belirtilen şekil ve surette" ibaresiyle, protestonun içeriğinde yer alması gereken zorunlu unsurlara atıf yapmaktadır [2, 13]. Sadece notere gidilmesi yeterli olmayıp, noter tarafından tanzim edilen belgenin TTK m. 716 uyarınca; muhatabın taahhüdünü ifaya davet edildiği hâlde ifa etmediği şerhini, davetin yapıldığı yeri/günü ve noterin imzasını ihtiva etmesi zorunludur [14, 15]. Bu unsurları eksik taşıyan protesto belgeleri "sakat protesto" olarak adlandırılsa da TTK m. 721 uyarınca noter imzası taşıdığı sürece hukuken geçerli kabul edilmiş, ancak noterin hukuki ve disiplin sorumluluğu saklı tutulmuştur [16-19].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 714 (Süreler ve Şartları): Protestonun hangi süreler içinde noterlikçe düzenlenmesi gerektiğini belirler. Ödememe protestosunun, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi zorunludur [11, 20, 21].
  • TTK m. 716 (İçindekiler): 715. maddenin atıf yaptığı, protesto belgesinde yer alması gereken asgari unsurları belirten maddedir [2, 14].
  • TTK m. 721 (Sakat Protesto): Noterlikçe tanzim edilmiş olmak şartıyla, kanuna uygun düzenlenmeyen veya içerik olarak yanlış kayıtlar taşıyan protestoların dahi müracaat hakkını koruyacağı (geçerli olduğu) yönündeki koruyucu hükümdür [16, 17, 22].
  • TTK m. 730 (Başvurma Hakkının Düşmesi): Noterlikçe protesto düzenlenmemesinin hukuki yaptırımını gösterir. Zamanında protesto çekilmezse cirantalara ve onlara aval verenlere karşı müracaat hakkı düşer [8, 9, 23].
  • TTK m. 755 (İşlemlerin Yapılacağı Yer): Noterlikçe çekilecek protestonun, borçlunun ticaret yerinde veya konutunda (dolayısıyla yetkili noterlikçe) yapılması gerektiğini belirten usul hükmüdür [10, 24, 25].
  • 1512 Sayılı Noterlik Kanunu m. 105 ve m. 162: Noterlerin protesto düzenleme görevi ile bu görevde özensizlik göstermeleri (sakat protesto düzenlemeleri) halinde kusursuz sorumluluklarına işaret eden düzenlemelerdir [1, 11, 16].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay uygulaması, müracaat borçlularına başvurulabilmesi için TTK m. 715 bağlamında bir "noter protestosunun" mutlak zorunluluk olduğunu istikrarlı biçimde vurgulamaktadır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 13.06.2005 tarihli ve E. 2005/8972, K. 2005/12681 sayılı kararı: "Kural olarak poliçede protesto dışında müracaat hakkının kullanılmasına ilişkin maddi şartları tespit ve tevsik başka herhangi bir vesika ile sağlanamaz. Gerçekten de protesto varakasının tanzimi, poliçede müracaat hakların kullanılması konusunda tek yoldur." denilerek, noterlikçe düzenlenmemiş ihtarname vb. belgelerin protesto yerine geçemeyeceği içtihat edilmiştir [26, 27].

Ayrıca Yargıtay, TTK m. 715 kapsamındaki protestonun çekilmemiş olmasını re'sen dikkate alır. Zira Yargıtay 12. HD., kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takiplerde, müracaat borçluları bakımından ödememe protestosunun bulunup bulunmadığının İcra Müdürü ve İcra Mahkemesi tarafından takibin her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiğine hükmetmektedir [8]. Ancak asli borçlular (bono keşidecisi, poliçe kabul eden muhatap) yönünden protesto zorunluluğu bulunmadığından, bu kişilere karşı yapılan takiplerde noter protestosu aranmaz [23, 28, 29].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Alacaklı (A), yetkili hamil olduğu bir bonoyu vadesinde ödemesi için düzenleyen (D)'ye ibraz etmiştir. (D)'nin ödeme yapmaması üzerine (A), (D)'nin kayıtlı e-posta (KEP) adresine ve noter aracılığıyla "ihtarname" göndererek senedin bedelini talep etmiş, ardından ciranta (C)'ye karşı müracaat hakkını kullanarak ihtiyati haciz kararı talep etmiştir. Hukuki Analiz: TTK m. 715 hükmü çok açıktır. Müracaat hakkının kullanılabilmesi için TTK m. 716'daki şekil şartlarına uygun, özel bir "ödememe protestosu" belgesinin noterlikçe tanzim edilmesi şarttır [2, 11, 14]. Noter aracılığıyla gönderilen genel nitelikli bir "ihtarname" veya temerrüt ihtarı, kambiyo hukukundaki protesto şartını yerine getirmez. Alacaklı (A), TTK m. 715'e uygun bir protesto çekmediğinden TTK m. 730 uyarınca ciranta (C)'ye karşı müracaat hakkını kaybetmiştir [23, 30].

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Hamil (H), vadesinde ödenmeyen bir poliçeyi protesto ettirmek amacıyla yasal süresi içinde Beşiktaş 3. Noterliğine başvurmuştur. Noter memuru yoğunluk sebebiyle protesto evrakına muhatabın ticaret unvanını yazmayı unutmuş ancak protestoyu kendi imzasıyla ve resmi mühürle tasdik etmiştir. (H), bu belge ile cirantalara takip başlatmıştır. Cirantalar protestonun geçersizliğini ileri sürmüştür. Hukuki Analiz: TTK m. 715 bağlamında noterlik makamına başvurulmuş ve bir evrak tanzim edilmiştir. TTK m. 716 gereği zorunlu unsurlardan biri eksik olsa dahi, TTK m. 721 uyarınca "noter tarafından imza edilen protesto, kanuna uygun düzenlenmediği veya içindeki kayıtlar yanlış olduğu takdirde de geçerlidir" (Sakat Protesto) [17-19]. Dolayısıyla cirantaların def'isi reddedilecek, müracaat hakkı ayakta kalacaktır; ancak noterin hukuki sorumluluğuna gidilmesi mümkündür [16, 17].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Protestonun kanuna uygun olarak ve yasal süresi içinde (vadeyi izleyen iki iş günü) "noterlikçe" çekildiğini ispat yükü, senedi takibe koyan hamile aittir.
  • Zamanaşımı / Süreler: TTK m. 714/3 uyarınca protesto talebinin noterliğe ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde iletilmiş olması zorunludur [20, 31, 32]. Süre kaçırılırsa protesto hiç çekilmemiş sayılır.
  • Görevli/yetkili makam: Protesto TTK m. 755 hükmü gereği muhatabın konutunun veya ticaret yerinin (il sınırları içerisinde) bulunduğu yerdeki noter tarafından çekilmelidir [10, 24].
  • Yaygın uygulama hataları: Uygulamada alacaklıların noterlere ibraz işlemini bizzat yaptırmak yerine yalnızca "beyan" yoluyla protesto hazırlatmaları [12, 13]; veya ihtarname ile protestonun karıştırılarak yanlış işlem tesisi.

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Ticaret Kanunu m. 715 uyarınca getirilen noterlikçe düzenleme zorunluluğu, hukuk güvenliği sağlama amacına hizmet etse de doktrinde ciddi eleştirilere konu olmaktadır. Fırat Öztan, Abuzer Kendigelen, Reha Poroy ve Ünal Tekinalp gibi doktrinin önde gelen isimleri ve konuya ilişkin bilimsel çalışmalar (örneğin Ertan Demirkapı'nın tahlilleri), uygulamanın kanunun lafzından uzaklaştığını vurgulamaktadır [12, 13, 33].

Sorunun temeli şudur: Kanunun (TTK m. 714, 715, 716) aradığı asli unsur, "senedin ödenmek üzere muhataba ibraz edilmesi" ve bu ibraz sonucunda ödenmeme iradesinin "noter tarafından resmi olarak tevsik edilmesidir". Ancak Türkiye'deki yerleşik noter uygulamasında noter, senet aslını bizzat muhataba götürüp ibraz etmemekte; sadece hamilin "ben ibraz ettim, ödemediler" yönündeki soyut ve tek taraflı beyanına itibar ederek masa başında protesto evrakını tanzim etmektedir [12, 13].

Doktriner eleştirilere göre bu durum, kambiyo senetleri hukukunun aradığı maddi gerçeğin araştırılması ilkesine (kamu güveni) aykırıdır. Noterin sadece hamilin sözlü beyanına dayalı olarak haksız veya maddi gerçekliğe aykırı "beyan üzerine protesto" düzenlemesi, ticari hayatta muhatapların itibarını zedeleyen "haksız protesto" vakalarına yol açmakta ve telafisi güç ticari zararlara (bankalar nezdinde kara listeye alınma vb.) sebep olmaktadır [34, 35]. De lege feranda (olması gereken hukuk) bakımından, sadece hamilin beyanının alınmasının yeterli görülmemesi, noterlik uygulamasının ıslah edilerek "gerçek anlamda ibraz" mekanizmasının işletilmesi veya çeklerde olduğu gibi (takas odası beyanı vb.) bankacılık sistemine entegre dijital "ödememe tevsiki" yöntemlerinin bonolar ve poliçeler için de genişletilmesi elzemdir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.