RESMİ METİN

**II

  • Protesto
  1. Süreler ve şartları**

Madde 714 - (1) Kabul etmemenin veya ödememenin, kabul etmeme veya ödememe protestosu denilen resmî bir belge ile belirlenmesi zorunludur. (2) Kabul etmeme prote stosunun, kabule arz için belirli olan süre içinde çekilmesi gerekir. 694 üncü maddenin birinci fıkrasında gösterilen hâlde poliçenin ilk arzı vadenin son gününde olmuşsa, protesto o günün ertesi günü de çekilebilir. (3) Belirli bir günde veya düzenlenme g ününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosunun, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi zorunludur. Görüldüğünde ödenmesi şart olan bir poliçeden dolayı çekilecek ödem eme protestosu, ikinci fıkrada kabul etmeme protestosu için gösterilen süreler içinde çekilir. (4) Kabul etmeme protestosu çekilmiş olması hâlinde ödeme için poliçeyi ibraz etmeye gerek olmadığı gibi, ödememe protestosu çekmeye de ihtiyaç yoktur. (5) Poliç eyi kabul etmiş olsun olmasın muhatap, ödemelerini tatil etmiş veya aleyhindeki herhangi bir icra takibi semeresiz kalmış ise, hamil başvurma haklarını ancak poliçenin ödenmesi için muhataba ibrazından ve protestonun çekilmesinden sonra kullanabilir. (6) P oliçeyi kabul etmiş olsun olmasın, muhatap veya kabul için arz edilmesi menedilen bir poliçenin düzenleyeni iflas etmişse, iflas ilamının ibrazı, başvurma hakkının kullanılması için yeterlidir.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 714. maddesi, kambiyo senetleri hukukunun en temel müesseselerinden biri olan "protesto" kurumunun şeklî ve maddî şartlarını ile sürelerini düzenlemektedir. Kıymetli evrak hukukunda hâkim olan sıkı şekilcilik (formalizm) ilkesinin doğal bir yansıması olarak, kambiyo senedi hamilinin asıl borçlu dışındaki müracaat borçlularına (cirantalar, düzenleyen ve bunlar lehine aval verenlere) başvurabilmesi için, senedin kabul edilmediğinin veya ödenmediğinin resmî bir belge ile ispatlanması şart koşulmuştur [1, 2].

Maddenin ratio legis’i (düzenleniş amacı), müracaat borçlularının kendilerinden önceki cirantaya veya asıl borçluya rücu edebilmeleri için onlara güvenli, kesin ve resmî bir belge sağlamak, ticari hayatta senet bedelinin ödenmeme veya kabul edilmeme durumunu tereddüde yer bırakmayacak biçimde tespit etmektir [3, 4]. Kambiyo senetlerinin tedavül gücünün korunması, borcun ifa edilmediği olgusunun noterlikçe tespitini gerektirmektedir. TTK m. 714, poliçeler için getirilmiş bir hüküm olmakla birlikte, TTK m. 778/1-d yollamasıyla bonolarda ve m. 818/1-ı yollamasıyla çeklerde de uygulanma alanına sahiptir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Protestonun Hukuki Niteliği ve Resmî Belge Kavramı

TTK m. 714/1 uyarınca, kabul etmeme veya ödememe durumunun "protesto denilen resmî bir belge ile belirlenmesi zorunludur". Protesto, geniş anlamda genel bir ihtarı ifade etse de dar ve teknik anlamda, hamilin müracaat borçlularına başvurabilmesi için düzenlenmesi zaruri olan resmî ve şeklî bir belgedir [5, 6]. Türk hukukunda bu belgeyi düzenlemeye yetkili tek merci noterlerdir (TTK m. 715; 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 105) [7, 8]. Dolayısıyla protesto, içerik ve nitelik itibarıyla bir kamu makamı tarafından tanzim edilen ve sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil teşkil eden bir resmî senettir [9].

2.2. Süreler ve Vade İlişkisi (TTK m. 714/2-3)

Protesto çekilmesi kati sürelere bağlanmış olup bu süreler hak düşürücü niteliktedir.

  • Kabul Etmeme Protestosu Süresi (m. 714/2): Kabule arz için belirli olan süre içinde çekilmelidir. Poliçenin ilk arzı vadenin son gününde yapılmışsa, istisnai olarak ertesi gün de kabul etmeme protestosu çekilebilir.
  • Ödememe Protestosu Süresi (m. 714/3): Belirli bir günde, düzenlenme gününden belli bir süre sonra veya görüldükten belli bir süre sonra ödenmesi şart koşulan vadeli senetlerde ödememe protestosu, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmek zorundadır [10, 11]. Vade günü protesto çekilemez; zira borçlunun vade gününün sonuna kadar ödeme yapma hakkı mevcuttur [10]. "Görüldüğünde ödenecek" senetlerde ise, ödememe protestosu senedin ibraz edilebileceği yasal bir yıllık süre içinde çekilmelidir [10]. Tatil günleri süre hesabına dâhil edilmekle birlikte, son günün resmî tatile rastlaması hâlinde süre ilk iş gününe uzar [10, 12].
2.3. Kabul Etmeme Protestosunun Ödememe Protestosuna Etkisi (TTK m. 714/4)

Kanun koyucu usul ekonomisi ilkesi gereği, kabul etmeme protestosu çekilmişse hamilin vadeyi bekleyerek senedi tekrar ödeme için ibraz etmesini ve ödememe protestosu çekmesini gereksiz bulmuştur [3, 13]. Poliçenin kabul edilmemesi, vadesinde ödenmeyeceğinin güçlü bir karinesi olarak değerlendirilmiş ve hamile vadeden önce müracaat haklarını kullanma imkânı tanınmıştır.

2.4. Muhatabın Ödemelerini Tatil Etmesi veya İflası (TTK m. 714/5-6)

Maddenin 5. ve 6. fıkraları, borçlunun mali durumunun sarsılması hâllerini düzenler.

  • Ödemeleri tatil veya icra takibinin semeresiz kalması (m. 714/5): Bu durum fiilî bir acz hâlidir. İflas ilamı gibi mutlak bir resmî karar bulunmadığından, kanun koyucu hamilin doğrudan müracaat hakkını kullanmasına izin vermemiş; hamilin yine de muhataba ibrazda bulunmasını ve durumu protesto ile tespit ettirmesini şart koşmuştur [14].
  • İflas hâli (m. 714/6): Muhatabın (kabul etmiş olsun ya da olmasın) yahut kabule arzı yasaklanmış poliçelerde düzenleyenin iflas etmesi hâlinde mahkemece verilmiş bir "iflas ilamı" mevcuttur. Bu durumda iflas ilamının ibrazı, protesto çekilmesine gerek kalmaksızın başvuru hakkının (müracaat hakkının) kullanılması için yeterlidir; zira iflas, kesin ve resmî bir acz durumudur [15, 16].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 730 (Başvurma Hakkının Düşmesi): TTK m. 714’te öngörülen süreler içinde protestonun çekilmemesi, TTK m. 730 uyarınca hamilin müracaat borçlularına (cirantalar ve bunlar lehine aval verenlere) karşı sahip olduğu kambiyo hukuku kapsamındaki başvuru haklarının düşmesi sonucunu doğurur [2, 10, 17]. Asıl borçluya (poliçeyi kabul eden muhataba ve bonoda düzenleyene) karşı ise müracaat hakkı düşmez, zamanaşımı süresince dava hakkı devam eder [2, 18].
  • TTK m. 722 (Protestodan Muafiyet): "Protestosuz" veya "gidersiz" kayıtlarının senede konulması, hamilin TTK m. 714 kapsamındaki protesto çekme yükümlülüğünü ortadan kaldırır ve müracaat borçlularına doğrudan başvurabilmesine olanak tanır [2, 19].
  • Noterlik Kanunu m. 105: İlgili kanun maddesi, kabul etmeme ve ödememe protestosunun münhasıran Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre noterlerce yapılacağını emrederek, m. 714'teki "resmî belge" unsurunun mercii sınırını tayin etmiştir [7, 8].
  • İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 167 vd. (Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu): Kambiyo senetlerine mahsus takip yapılabilmesi için senedin kambiyo vasfını haiz olması gerekir. Müracaat borçluları yönünden senedin takip dayanağı yapılabilmesi bütünüyle TTK m. 714 uyarınca geçerli bir protesto belgesinin varlığına bağlıdır [20, 21].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay kararlarında TTK m. 714 kapsamında şekil şartı olarak protesto müessesesinin kesinliği ve müracaat hakkı bakımından lüzumu katı biçimde uygulanmaktadır.

  • Yargıtay 12. HD, 13.06.2005, E. 2005/8972, K. 2005/12681: Yüksek Daire, kararında açıkça, poliçede müracaat hakkının kullanılabilmesi için ödememe olgusunun kural olarak ancak protesto ile belgelenebileceğini, başkaca herhangi bir tevsik vasıtasının (takas odası beyanları vb. kanuni istisnalar hariç) kabul edilmeyeceğini vurgulamıştır [4, 22].
  • Yargıtay 12. HD, 25.03.2008, E. 2008/3353, K. 2008/5864: Senedi düzenleyen asıl borçlu (keşideci) ve onun lehine aval veren kişi bakımından protesto şartı bulunmadığı hükme bağlanmıştır. Kararda, müracaat borçlularına (lehtar ve cirantalara) başvuru için kanuni süresi içinde protesto çekilmesinin zorunlu olduğu, aksi hâlde hamilin müracaat hakkını kaybedeceği açıkça ifade edilmiştir [23, 24].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Bursa merkezli bir ticari işletme, 15 Eylül (Cuma) vadeli ve 100.000 TL bedelli bir bonoyu cirolayarak hamile devretmiştir. Hamil, borçlu şirkete senedi ibraz etmesine rağmen ödeme alamamış, ancak şirket yetkilisinin "Çarşamba günü mutlaka ödeyeceğiz" sözü üzerine beklemeyi tercih etmiştir. Ödemenin yapılmaması üzerine hamil, 20 Eylül (Çarşamba) günü notere başvurarak ödememe protestosu düzenletmiş ve senedi cirantalara karşı İİK m. 167 uyarınca takibe koymuştur. Hukuki Analiz: TTK m. 714/3 hükmü uyarınca, ödememe protestosunun ödeme gününü (Cuma) izleyen iki iş günü içinde (Pazartesi ve Salı mesai bitimine kadar) çekilmesi zorunludur. Çarşamba günü çekilen protesto gecikmiş bir işlemdir. Bu bağlamda, süresi geçirildikten sonra çekilen protesto geçersiz olup, hamil TTK m. 730 uyarınca cirantalara karşı müracaat hakkını kaybetmiştir. İcra mahkemesi nezdinde şikâyet yoluyla cirantalar yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekir.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Emre yazılı ve kabul için ibrazı zorunlu tutulmayan bir poliçede, hamil vade gelmeden önce asıl borçlu konumundaki muhatabın iflas ettiğini öğrenmiştir. Muhatabın iflasına ilişkin Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ilan edilmiştir. Hamil, vadeyi beklemeksizin ve kabul/ödememe protestosu çekmeksizin doğrudan iflas ilamının tasdikli suretini icra dairesine ibraz ederek poliçe cirantalarına karşı müracaat hakkını kullanmak istemiştir. Hukuki Analiz: TTK m. 714/6 hükmü uyarınca, poliçeyi kabul etmiş olsun veya olmasın muhatabın iflası durumunda, iflas ilamının ibrazı başvurma hakkının kullanılması için yeterlidir [15, 16]. İflas, borçlunun ödeme kabiliyetinin ortadan kalktığına dair kesin, resmî bir yargısal tespittir. Bu nedenle hamilin vadeyi beklemesine veya ayrıca notere giderek protesto evrakı tanzim ettirmesine gerek yoktur; hamilin cirantalara karşı doğrudan takip yapması hukuka uygundur.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: Protesto süresi içinde senedin ibraz edildiğini ve protestonun çekildiğini, senedi takibe veya davaya konu eden hamil ispatlamak zorundadır [10, 25]. "Protestosuz" kaydı (TTK m. 722) var ise senedin ibraz edilmediği yönündeki ispat yükü, bunu iddia eden borçluya düşer [26].
  • Zamanaşımı / Süreler: Protesto süresinin (vadeyi izleyen iki iş günü) kaçırılması hâlinde, yalnızca cirantalara ve avalistlere yönelik başvuru hakkı düşer; keşideci (asıl borçlu) yönünden TTK m. 749/1'deki 3 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye devam eder [23, 27].
  • Görevli/Yetkili Mahkeme: Kambiyo senetlerine dayalı alacak davalarında ve menfi tespit/istirdat taleplerinde (mutlak ticari dava niteliği gereği) TTK m. 4 bağlamında Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir [28, 29]. İcra takiplerine ilişkin usulî itirazlar (süresinde protesto çekilmediği şikâyeti vb.) ise İcra Mahkemesinde görülür [21, 30].
  • Yaygın Uygulama Hataları: Vade günü doğrudan notere gidilerek protesto çekilmesi, uygulamada en çok karşılaşılan ve kıymetli evrak hukukuna aykırı işlemlerdendir. Vade günü borçlunun ifa günüdür, ihlal gerçekleşmediğinden protesto vade günü çekilemez [10]. İkinci hata ise, asıl borçluya ve onun avalistine karşı dava/takip ikame edilirken "protesto çekilmediği" zannıyla işlemlerden çekinilmesidir; asıl borçlular için protesto kurucu bir şart değildir [2, 23].

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk ticaret hukuku doktrininde (örneğin Prof. Dr. Fırat Öztan, Prof. Dr. Reha Poroy, Prof. Dr. Ünal Tekinalp), TTK m. 714’ün getirdiği sıkı şekilciliğin, senet hamillerinin haklarını koruma amacı gütmesine rağmen noterlik uygulamalarındaki laubalilik nedeniyle zaman zaman işlevini yitirdiği eleştirilmektedir [31, 32]. Uygulamada noterler, alacaklının sadece tek taraflı beyanına dayanarak (çoğu zaman senedin fiilen ödeme için ibraz edilip edilmediğini bizzat araştırmadan) protesto düzenlemektedir [1, 33]. Bu durum doktrinde "haksız protesto" veya "sakat protesto" sorununu gündeme getirmektedir.

Haksız protesto, esasında senedin borçlusu olmayan ya da kambiyo taahhüdünü hiç ihlal etmemiş kişilere karşı, sadece beyan üzerine gönderilen ihtarlardır ve tacirlerin Bankalar Birliği Risk Merkezi nezdindeki ticari itibarlarına (kredi değerliliğine) ağır zararlar verebilmektedir [34-36]. Kanun koyucunun noterlere yüklediği bu yetkinin, sadece kâğıt üzerinde şeklî bir tasdik işlemine dönüşmüş olması kıymetli evrakın güven sağlama işlevine zarar vermektedir. De lege feranda (olması gereken hukuk bakımından), protesto işlemlerinde noterlerin borçluyla asgari düzeyde de olsa fiilî temas kurmasını (veya en azından muhatabın adresine ulaşılarak banka hesap dökümlerinin sorgulanmasını) zorunlu kılan usulî güvencelerin getirilmesi doktrinde savunulan ciddi bir reform ihtiyacıdır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.