RESMİ METİN

3. Görüldükten belirli b ir süre sonra ödenecek poliçe


Madde 705 - (1) Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek bir poliçenin vadesi, kabul şerhinde yazılı tarihe veya protesto tarihine göre belirlenir. (2) Kabul şerhinde tarih gösterilmemiş ve protesto da çekilmemiş olursa poli çe, kabul eden hakkında, kabule ibraz için öngörülmüş bulunan sürenin son günü kabul edilmiş sayılır.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) Kıymetli Evrak Hukuku kitabında, poliçeye ilişkin hükümler arasında yer alan 705. madde, poliçede vadenin belirlenmesi usullerinden biri olan "görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek" poliçelerin vadesinin ne şekilde saptanacağını düzenlemektedir [1]. Kambiyo senetlerinde vade, senedin muacceliyet anını, ödeme için ibraz süresinin başlangıcını, ödememe protestosu çekilme sürelerini ve zamanaşımı sürelerinin işlemeye başlayacağı anı belirlemesi bakımından asli bir öneme sahiptir [2, 3].

TTK m. 703/1 hükmüne göre poliçe; görüldüğünde, görüldükten belirli bir süre sonra, düzenlenme gününden belirli bir süre sonra ve belirli bir günde ödenmek üzere olmak üzere dört farklı şekilde düzenlenebilir [3, 4]. Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek poliçelerde, vadenin saptanabilmesi için senedin mutlaka muhatabın "görüşüne" (kabule) arz edilmesi zorunludur [5]. TTK m. 705, bu zorunluluğun yerine getirilmesi aşamasında ortaya çıkabilecek ihtimalleri (kabul şerhine tarih atılması, tarih atılmaması ve protesto çekilmesi veya çekilmemesi) düzenleyerek, hukuki belirliliği sağlayan emredici bir norm niteliği taşımaktadır [1, 5, 6]. Madde, İsviçre Borçlar Kanunu ve Cenevre Yeknesak Poliçe Kanunu sistematiği ile uyumlu olarak kaleme alınmış olup, müracaat haklarının korunması ile asıl borçlunun sorumluluğunun sınırlarını kesin hatlarla çizmeyi amaçlamaktadır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Görüldükten Belirli Bir Süre Sonra Ödenecek Poliçe Kavramı

Bu vade türünde, senedin vadesi doğrudan takvimsel bir gün olarak senedin üzerinde yer almaz. Vade, senedin muhataba ibraz edildiği (görüldüğü) andan itibaren işlemeye başlayacak olan bir sürenin (örneğin "görüldükten 30 gün sonra") sonu olarak belirlenmiştir [7]. Doktrinde Reha Poroy ve Ünal Tekinalp'in de ifade ettiği üzere, bu tür poliçelerde kesin ödeme vadesinin belirlenebilmesi açısından poliçenin kabule arz edilmesi mutlak bir zorunluluktur [5]. Zira muhatabın senedi görmesi ve bu anın tespit edilmesi, vadenin hesaplanması için yegane başlangıç noktasıdır.

2.2. Vadenin Tespitinde Kabul Şerhi ve Protesto Tarihi (TTK m. 705/1)

Maddenin birinci fıkrasına göre vadenin başlangıcı, muhatabın poliçe üzerine koyduğu kabul şerhinde yazılı olan tarihtir [1]. Şayet muhatap poliçeyi kabulden kaçınırsa veya kabul şerhine tarih atmaktan imtina ederse, hamilin haklarını koruyabilmesi için "kabul etmeme protestosu" çekmesi gerekir; bu ihtimalde vade, protestonun keşide edildiği tarihe göre belirlenecektir [1, 6]. Kabul tarihi atılmamış ise, Fırat Öztan ve Mehmet Bahtiyar gibi yazarların vurguladığı üzere, hamilin cirantalara ve düzenleyene karşı başvurma hakkını (müracaat hakkını) koruyabilmesi için bu eksikliği zamanında düzenlenecek bir protesto ile tespit ettirmesi emredici bir kuraldır [8, 9]. Vade, tespit edilen bu tarihten itibaren işlemeye başlar.

2.3. Tarihsiz Kabul ve Protesto Çekilmemesi Hali ile Sürenin Son Günü Karinesi (TTK m. 705/2)

İkinci fıkra, oldukça spesifik ve cezalandırıcı/koruyucu bir hukuki karine ihdas etmiştir. Eğer muhatap poliçeyi kabul etmiş ancak tarih atmamışsa ve hamil de bu eksikliği gidermek için protesto çekmemişse; poliçe, "kabul eden hakkında", kabule ibraz için öngörülmüş bulunan sürenin son günü kabul edilmiş sayılır [1, 6]. TTK m. 693 uyarınca, bu poliçelerin düzenlenme gününden itibaren bir yıl içinde kabule arz edilmesi gerekir (taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça) [10]. Bu ihtimalde, hamil diğer müracaat borçlularına (cirantalar ve düzenleyen) karşı başvuru haklarını kaybeder; ancak poliçeyi kabul etmiş olan muhatap asıl borçlu sıfatıyla sorumluluktan kurtulamaz [6, 11]. Muhatabın sorumluluğu bakımından kabul tarihi, bir yıllık ibraz süresinin son günü olarak farz edilir ve vade bu tarihten itibaren hesaplanır [1, 11].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 703 (Vade Türleri): Poliçede öngörülebilecek dört tip geçerli vade türünü sayar. TTK m. 705, doğrudan m. 703/1-b bendinde yer alan "görüldükten belirli bir süre sonra" vade türünün usul ve esaslarını belirler [4].
  • TTK m. 693 (Kabule Arz Süresi): Görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şart kılınan poliçelerin düzenlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde kabule arz edilmesini emreder [10, 12]. TTK m. 705/2'de atıf yapılan "öngörülmüş bulunan süre" kural olarak bu maddedeki bir yıllık süredir.
  • TTK m. 695/2 (Kabul Şerhinde Tarih Eksikliği): Hamilin müracaat haklarını koruyabilmesi için, tarihsiz kabul hallerinde protesto çekmesi yükümlülüğünü düzenler [9]. TTK m. 705/2, bu yükümlülüğün ihlalinin muhatap (kabul eden) yönünden doğuracağı sonucu gösterir.
  • TTK m. 714 ve m. 730 (Protesto ve Müracaat Hakkının Düşmesi): Kabul etmeme protestosunun süresinde çekilmemesi, hamilin müracaat borçlularına (cirantalar ve düzenleyen) karşı haklarını kaybetmesine neden olur [13-15]. TTK m. 705/2 gereğince protesto çekilmemesi, tam da bu müracaat haklarının yitirilmesi sonucunu doğurur.

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu (YHGK), kambiyo senetlerinde vadenin belirlenebilirliği ve kesinliği ilkesini sıkı şekil şartlarına tabi tutmaktadır. Yargıtay içtihatlarında, TTK m. 703/2 gereğince senedin birbirini takip eden çeşitli vadeleri içermesi mutlak butlan sebebi sayılmakta ve senedin kambiyo vasfını yitirdiği kabul edilmektedir [3, 16].

TTK m. 705 bağlamında; Yargıtay kararlarında, "görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek" poliçelerin ve bu hükme atıf yapılan bonoların, belirlenen yasal ibraz süresi içerisinde (aksine kayıt yoksa 1 yıl) kabule (veya bonoda görülmeye) arz edilmesinin zorunlu olduğu sıklıkla vurgulanmaktadır [6, 7]. Şayet hamil, kabul/görülme şerhine tarih attırmaz ve süresi içinde protesto ile bu durumu tevsik etmezse, Yargıtay, hamilin cirantalara ve müracaat borçlularına karşı başvuru haklarının düştüğüne, takibin ancak poliçeyi kabul eden muhataba (veya bonoyu düzenleyene) karşı, ibraz süresinin (1 yıl) son günü görülmüş sayılarak işleyecek vadeden itibaren yapılabileceğine hükmetmektedir. Bu tür senetlerde ibraz, ödeme süresinin tespiti için bir "kurucu unsur" niteliğindedir [6, 17].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: Ankara'da mukim A A.Ş., B Ltd. Şti. üzerine 01.03.2023 düzenlenme tarihli, "Görüldükten 60 gün sonra" vadeli 500.000 TL bedelli bir poliçe keşide etmiş ve poliçeyi C A.Ş.'ye ciro etmiştir. Hamil C A.Ş., senedi 15.05.2023 tarihinde muhatap B Ltd. Şti.'ye kabule arz etmiş; muhatap poliçe üzerine "Kabul edilmiştir, 15.05.2023" yazarak imzalamıştır. Hukuki analiz: TTK m. 705/1 uyarınca, poliçenin vadesi kabul şerhinde yer alan 15.05.2023 tarihine göre belirlenir [1]. Poliçe bedelinin ödeme vadesi (60 gün sonrası) 14.07.2013 olacaktır. Hamil, bu tarihte veya takip eden iki iş günü içinde senedi ödeme için ibraz etmelidir [18].

Olay 2: İstanbul'da mukim X A.Ş., Y A.Ş. lehine, Z Ltd. Şti. üzerine 01.01.2024 düzenlenme tarihli, "Görüldükten 30 gün sonra ödenecektir" ibareli bir poliçe düzenlemiştir. X A.Ş., kabule arz süresini değiştiren bir kayıt koymamıştır. Hamil Y A.Ş., senedi 01.10.2024 tarihinde Z Ltd. Şti.'ye sunmuş, muhatap sadece imza atarak senedi kabul etmiştir ancak tarih yazmamıştır. Hamil Y A.Ş., TTK m. 695/2 gereğince protesto çekmemiş ve senedi bekletmiştir. Hukuki analiz: Muhatap Z Ltd. Şti.'nin senede sadece imza atması TTK m. 695/1 uyarınca kabul hükmündedir [19]. Ancak tarih olmaması ve protesto çekilmemesi sebebiyle TTK m. 705/2 devreye girer [1]. TTK m. 693 uyarınca ibraz süresi düzenlenme tarihinden itibaren 1 yıl olduğundan (01.01.2025), poliçe, kabul eden Z Ltd. Şti. bakımından 01.01.2025 tarihinde kabul edilmiş sayılır [1, 6, 10]. Vade bu tarihten itibaren 30 gün sonrası (31.01.2025) olarak hesaplanır. Ne var ki, hamil Y A.Ş., protesto çekme yükümlülüğünü ihlal ettiği için, düzenleyen X A.Ş. ile varsa diğer cirantalara karşı müracaat hakkını kesin olarak kaybetmiştir (TTK m. 730) [15, 20]. Alacağını sadece kabul eden muhatap Z Ltd. Şti.'den talep edebilir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Kabul beyanının tarihinin atılmaması halinde protesto yükümlülüğü hamile aittir. Poliçenin ibraz ve kabul tarihinin ne zaman gerçekleştiğinin ispatı yükü hamilin üzerindedir ve TTK bu ispatın kural olarak yalnız protesto belgesi ile (noter marifetiyle) yapılmasını öngörmektedir [21].
  • Zamanaşımı / Süreler: Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek poliçelerde öncelikle TTK m. 693 uyarınca 1 yıllık kabule arz süresi bulunmaktadır [10, 12]. Vadenin (kabul veya protesto tarihine göre) tespit edilmesinden sonra, kabul edene karşı açılacak davalar vadeden itibaren 3 yıl; müracaat borçlularına karşı açılacak davalar ise süresinde çekilen protesto tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde zamanaşımına uğrar (TTK m. 749) [2, 22].
  • Görevli/yetkili mahkeme: TTK m. 4 uyarınca kambiyo senetlerinden doğan tüm davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. Dolayısıyla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir [23, 24]. İcra takipleri ise İİK uyarınca Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile icra dairelerinde yürütülür [25].
  • Yaygın uygulama hataları: Hamilin, poliçeyi muhataba kabule arz edip imza almasına rağmen poliçe üzerine muhatabın kabul tarihini yazıp yazmadığını kontrol etmemesi; tarih yazılmamışsa, "ödememe protestosu" ile karıştırarak, süresi içinde bir eksiklik tespit ("kabul etmeme" / "tarih atmama") protestosu keşide etmeyi ihmal etmesidir. Bu ihmal, müracaat borçlularının sorumluluktan tamamen kurtulmasına neden olmaktadır [13].

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrinde, Abuzer Kendigelen, Sabih Arkan ve Hüseyin Ülgen gibi saygın otoritelerce de incelendiği üzere, kıymetli evrakta mücerretlik ve şekli sıkılık ilkeleri, TTK m. 705'in katı uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Madde metninde yer alan TTK m. 705/2 fıkrasındaki "kabul eden hakkında sürenin son günü kabul edilmiş sayılır" karinesi, hamil lehine görünse de aslında müracaat borçlularını hamilin kusurundan (protesto çekmemesinden) koruyan bir denge mekanizmasıdır [6, 11].

Ancak doktrindeki bir kısım eleştirilere göre; bir yıllık azami ibraz süresinin son gününün karine olarak kabul edilmesi, hamilin ödemeyi fiilen elde etmesini bir yıl artı ilgili vade süresi kadar geciktirebilmekte ve ticari hayatın gerektirdiği sürat ilkesine zarar verebilmektedir [26]. Bununla beraber, Cenevre Yeknesak Kanunu kuralları ile tam bir yeknesaklık sağlandığı için, bu kuralın uluslararası ticari dolaşımda öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik sağladığı tartışılmaz bir gerçektir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.