RESMİ METİN

V - Cironun çeşitleri 1. Tahsil cirosu


Madde 688 - (1) Ciro, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerhi ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içerirse, hamil, poliçede n doğan bütün hakları kullanabilir; fakat o poliçeyi ancak tahsil cirosu ile tekrar ciro edebilir. (2) Poliçeden sorumlu olanlar, bu hâlde, ancak cirantaya karşı ileri sürebilecekleri def’ileri hamile karşı dermeyan edebilirler. (3) Tahsil cirosunun içerdi ği yetki, bu yetkiyi verenin ölümü ile sona ermeyeceği gibi, onun medenî hakları kullanma ehliyetini kaybetmesiyle de ortadan kalkmaz.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 688. maddesi, kambiyo senetleri hukukunun en temel kurumlarından biri olan ciro müessesesinin özel bir türü olan "tahsil cirosunu" (vekâlet cirosu) düzenlemektedir. Kambiyo senetlerinde cironun kural olarak üç temel işlevi bulunmaktadır: Temlik (devir), teşhis (hak sahipliğini belgeleme) ve teminat (garanti) işlevleri [1, 2]. Ancak TTK m. 688’de düzenlenen tahsil cirosu, kambiyo senedine bağlanan alacak hakkının mülkiyetini devretme amacı gütmeyen, yalnızca senet bedelinin tahsil edilmesi ve buna bağlı koruyucu işlemlerin yapılması hususunda senedi devralana vekâlet (temsil yetkisi) veren spesifik bir ciro türüdür [3, 4].

Madde sistematiği incelendiğinde; birinci fıkra tahsil cirosunun şekil şartlarını ve vekil-hamilin yetki sınırlarını, ikinci fıkra kambiyo senetleri hukukuna özgü def'i (savunma) sisteminin tahsil cirosundaki istisnai görünümünü, üçüncü fıkra ise vekâlet hukukunun genel prensiplerine (TBK m. 513) getirilen ticari hayatın sürekliliğini koruma amaçlı istisnayı ihtiva etmektedir [5]. Tahsil cirosunda, ciro eden (müvekkil ciranta) senedin mülkiyetini uhdesinde tutmaya devam ederken, senedi devralan kişi (vekil-hamil) yalnızca bir temsilci sıfatıyla hareket etmektedir [4, 6]. Bu durum, tahsil cirosunu temlik cirosundan ve rehin cirosundan kesin çizgilerle ayırmaktadır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Tahsil Şerhi ve Şekil Şartı

TTK m. 688/1 uyarınca bir cironun tahsil cirosu vasfını kazanabilmesi için ciro şerhinde “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten”, “kabz içindir” gibi senedin münhasıran tahsil amacıyla devredildiğini veya senedi devralanın vekil kılındığını ifade eden açık bir kaydın bulunması zorunludur [5, 7, 8]. Bu nitelikte bir kaydı içermeyen cirolar, TTK m. 684 çerçevesinde karine olarak "temlik cirosu" sayılır [9]. Tahsil cirosunun tam ciro şeklinde mi yoksa beyaz ciro şeklinde mi yapılabileceği hususu doktrinde tartışmalıdır; kural olarak vekâlet ilişkisinde şahsın önemi (intuitu personae) bulunduğundan tahsil cirosunun tam ciro olarak yapılması gerektiği savunulsa da, kanunda açık bir yasak olmaması sebebiyle beyaz ciro ile de yapılabileceğini savunan yazarlar mevcuttur [10-12].

2.2. Vekil-Hamilin Yetkileri ve Temsil İşlevi

Senedi tahsil cirosu ile elinde bulunduran hamil, ciro edenin temsilcisi konumundadır ve poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir [5, 13, 14]. Vekil-hamil senedi ödeme için muhataba ibraz edebilir, ödememe halinde protesto çekebilir, başvuru borçlularına müracaat edebilir, ihtiyati haciz talep edebilir, bedeli iflas masasına yazdırabilir ve zayi halinde iptal davası açabilir [13, 15]. Ancak yetkisi "tahsil" ile sınırlı olduğundan, vekil-hamil senedi başkasına temlik cirosu veya rehin cirosu ile devredemez; o poliçeyi ancak yeni bir "tahsil cirosu" ile (alt vekâlet) tekrar ciro edebilir (TTK m. 688/1) [5, 14]. Ayrıca doktrindeki hâkim görüşe göre vekil-hamil, özel yetkisi olmadıkça senet borçlusu ile sulh olamaz, alacaktan feragat edemez ve borçluyu ibra edemez [13, 14].

2.3. Tahsil Cirosunda Def'i Sistemi (TTK m. 688/2)

Tahsil cirosunun en kritik hukuki sonuçlarından biri def'iler sisteminde ortaya çıkar. TTK m. 688/2 uyarınca, senet borçluları, vekil-hamile karşı ancak cirantaya (müvekkile) karşı ileri sürebilecekleri kişisel (şahsi) def'ileri dermeyan edebilirler [5, 16]. Vekil-hamil, senedin maddi hak sahibi olmadığından, borçlunun doğrudan vekil-hamilin şahsına karşı sahip olduğu def'ileri (örneğin borçlunun banka olan vekil-hamilden olan bağımsız bir alacağı sebebiyle takas def'i) ileri sürmesi kural olarak mümkün değildir [17].

2.4. Yetkinin Sürekliliği (TTK m. 688/3)

Vekâlet sözleşmelerinde kural, taraflardan birinin ölümü veya fiil ehliyetini kaybetmesiyle sözleşmenin sona ermesidir (TBK m. 513). Ancak ticari hayatın güvenliği ve kambiyo senetlerinin tedavül kabiliyetinin korunması amacıyla TTK m. 688/3 bu kurala istisna getirmiştir. Buna göre, tahsil cirosunun içerdiği yetki, yetkiyi veren cirantanın ölmesi veya medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmesi ile ortadan kalkmaz [5, 18]. Bu hüküm sayesinde senedi tahsile yetkili banka veya vekil, ciranta ölse dahi işlemlere devam edip bedeli tahsil edebilir.

3. Sistematik İlişkiler

  • TBK m. 502 vd. (Vekâlet Sözleşmesi): Tahsil cirosunun temelindeki maddi hukuk ilişkisi vekâlet sözleşmesidir [6]. Tahsil cirosu ile senedi elinde bulunduran hamil, tahsil ettiği bedeli vekâlet hesabı verme yükümlülüğü gereğince kendi cirantasına (müvekkiline) iade etmekle mükelleftir [19].
  • TBK m. 188 (Alacağın Temliki): Temlik cirosundan farklı olarak tahsil cirosu, alacağın mülkiyetini devretmez. Bu nedenle, devredilen bir mülkiyet olmadığından TTK m. 688/2 özel def'i kuralını getirerek, şahsi def'ilerin sadece müvekkile karşı olanlarının ileri sürülebileceğini TBK m. 188'in istisnası ve kambiyo hukukuna özgü bir yansıması olarak düzenlemiştir [17].
  • TTK m. 684 (Temlik Cirosu) ve Gizli Tahsil Cirosu (İnançlı İşlem): Taraflar iradi olarak tahsil gayesi gütmelerine rağmen, senedin üzerine tahsil şerhi düşmeden (temlik cirosu görünümlü) devir yapabilirler. Buna doktrinde "gizli tahsil cirosu" (inançlı tahsil cirosu) denir [20, 21]. Gizli tahsil cirosu, dış ilişki bakımından TTK m. 684 anlamında tam bir temlik cirosu hükmündedir; ancak iç ilişkide (ciranta ile hamil arasında) inançlı işlem hükümleri geçerlidir [21].
  • TTK m. 689 (Rehin Cirosu): Tahsil cirosu rehin cirosuna benzemekle birlikte ayrılır. Rehin cirosunda senedi devralanın senet üzerinde sınırlı ayni hakkı (rehin) vardır ve bedeli kendi alacağına mahsup edebilir. Tahsil cirosunda ise hiçbir ayni hak geçişi yoktur [22].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay kararlarında tahsil cirosunun mahiyeti ve vekil-hamilin yetkilerinin sınırları sıklıkla vurgulanmaktadır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, "Tahsil cirosu senetten doğan hakların devri amacıyla değil bu hakların ciro edenin nam ve hesabına tahsilini sağlamak amacıyla gerekli vekâlet ve yetkiyi tesis eden bir işlemdir. Tahsil cirosunda senedin mülkiyeti ciro edende kalmakta olup... vekil hamil senet bedelini kendi adına talep edemez" (Y. 19. HD, 28.03.2013, E. 9143, K. 5417) [23].

Ayrıca, vekil-hamilin senedin zayi olması durumunda iptal davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı hususu Yargıtay tarafından olumlu değerlendirilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, senedi tahsil cirosu ile elinde bulunduran bankanın vekil-hamil sıfatıyla, senedin bedelinin tahsili ile buna bağlı hakları koruyucu işlemleri yapmaya yönelik temsil yetkisine dayanarak zayi belgesi verilmesi (iptal) davası açabileceğini hükme bağlamıştır (Y. 11. HD, 03.04.2018, E. 9880, K. 2363) [15].

Def'iler konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, borçlunun tahsil cirosu hamiline karşı, ancak senedi tahsile veren ciranta ile arasındaki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ileri (örneğin bedelsizlik) ileri sürebileceğini açıkça ifade etmektedir. Hamilin şahsına ilişkin bir şahsi def'i (örneğin borçlunun tahsil cirosu hamili bankadan alacaklı olması) takas vb. yollarla tahsil cirosunda dermeyan edilemez.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): (A) A.Ş., ticari bir alım-satım ilişkisi neticesinde (B) Ltd. Şti.'nden emre yazılı bir bono almış ve bu bonoyu vadesinde tahsil edilebilmesi için çalışmakta olduğu (X) Bankası'na arkasına "bedeli tahsil içindir" şerhi koyarak ciro ve teslim etmiştir. Vade gününde (X) Bankası bonoyu (B) Ltd. Şti.'ne ibraz ettiğinde, (B) Ltd. Şti., "Bu senedin temelindeki mal teslim edilmediğinden senet bedelsiz kalmıştır" ve "Ayrıca benim (X) Bankası'ndaki mevduat hesabımdan haksız kesilen paralar nedeniyle bankadan şahsi alacağım var, takas ediyorum" beyanlarında bulunarak ödemeden kaçınmıştır. Hukuki analiz: TTK m. 688/2 uyarınca borçlu (B) Ltd. Şti., vekil-hamil konumundaki (X) Bankası'na karşı yalnızca ciranta (A) A.Ş.'ye karşı sahip olduğu kişisel def'ileri (malın teslim edilmemesi nedeni ile bedelsizlik def'isi) ileri sürebilir. Borçlunun, bizzat vekil-hamile ((X) Bankasına) karşı sahip olduğu kişisel alacaklara dayanarak takas def'i ileri sürmesi hukuken mümkün değildir.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Gerçek kişi tacir (T), elindeki bir çeki "vekâleten" kaydı ile muhasebecisi (M)'ye ciro ve teslim etmiştir. Ancak çekin ibraz süresi dolmadan önce tacir (T) vefat etmiştir. Çek borçlusu (K), "Vekâlet ilişkisi, vekâlet verenin ölümüyle sona erer. (M)'nin artık senedi ibraz ve tahsil yetkisi kalmamıştır" diyerek ödemeyi reddetmektedir. Hukuki analiz: TBK m. 513 uyarınca vekâlet kural olarak ölümle sona erse de, TTK m. 688/3 hükmü, kambiyo senetleri hukukunda bu kuralın mutlak istisnasını teşkil etmektedir [5, 21]. Tahsil cirosunun içerdiği yetki, yetkiyi veren (T)'nin ölümü ile ortadan kalkmaz. Bu nedenle borçlu (K)'nın ileri sürdüğü itiraz hukuki dayanaktan yoksundur; (M) çeki tahsile ve ödenmemesi halinde protesto gibi yasal yollara başvurmaya yetkilidir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Şayet bir ciro şerhinde "tahsil" veya "vekâleten" kaydı yoksa (beyaz veya tam ciro), işlemin aslında bir gizli tahsil cirosu (inançlı işlem) olduğunu iddia eden taraf (örneğin ciranta), bu iddiasını yazılı delille ispatlamak zorundadır. Senedin dış görünüşü (temlik cirosu) üçüncü iyiniyetli kişileri korur [20, 24].
  • Zamanaşımı / Süreler: Tahsil cirosu ile yetkilendirilen hamil, kambiyo senetlerinde öngörülen kanuni müracaat sürelerine ve ibraz sürelerine harfiyen uymakla yükümlüdür. Aksi takdirde, senedin zamanaşımına uğraması veya müracaat haklarının yitirilmesi halinde vekil-hamil, cirantasına karşı (TBK vekâlet hükümleri çerçevesinde) özen yükümlülüğüne aykırılıktan ötürü tazminat sorumluluğu ile karşı karşıya kalır [25, 26].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Tahsil cirosundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticari dava niteliği bulunduğundan görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise genel hükümlere veya senet üzerindeki yetki kaydına (TTK m. 778 yollamasıyla) göre belirlenir.
  • Yaygın uygulama hataları: Bankaların "temlik cirosu" ile aldıkları senetler üzerinden, kredi borçlusu müşterilerine karşı doğrudan sebepsiz zenginleşme davası açamaması (zira temlik cirosunda alacaklı-borçlu sıfatı kesin devredilir), yahut tam tersine tahsil cirosu ile alınan senedi iflas sürecinde kendi alacaklarına mahsup etmeye (rehin gibi kullanmaya) çalışmaları uygulamadaki en temel maddi hukuk hatalarıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Ticaret Kanunu m. 688 hükmü genel itibarıyla yeknesak Cenevre Sözleşmeleriyle uyumlu ve amaca hizmet eden bir metin olsa da, doktrinde belli başlı konularda yoğun tartışmalar sürmektedir.

İlk eleştiri konusu, "tahsil cirosunun beyaz ciro şeklinde yapılıp yapılamayacağı" meselesidir. Reha Poroy ve Ünal Tekinalp gibi yazarlar vekâlet ilişkisinin mahiyeti gereği (intuitu personae) tahsil cirosunun kime yapıldığının belirli olması gerektiğini ve bu nedenle beyaz tahsil cirosunun yapılamayacağını ileri sürerken; Fırat Öztan ve Şaban Kayıhan gibi bazı akademisyenler kanunda açıkça yasaklayıcı bir emredici norm bulunmamasını gerekçe göstererek bunun geçerli olabileceğini savunmaktadır [10-12]. Kanun koyucunun tahsil cirosunun şekline ilişkin açık, lafzi bir netlik getirmesi bu tartışmaları sona erdirecektir.

İkinci eleştiri noktası, vekil-hamilin senedi tahsil yetkisi kapsamındaki "feragat, sulh ve ibra" yetkileridir. TTK m. 688 "bütün hakları kullanabilir" şeklinde çok geniş bir ifade kullanmaktadır. Ancak usul hukuku ve borçlar hukuku prensipleri gereğince, özel yetki (HMK m. 74) olmaksızın vekilin müvekkil adına haktan feragat etmesi, sulh olması veya borçluyu ibra etmesi doktrin (Mehmet Bahtiyar, Abuzer Kendigelen) tarafından isabetle kabul edilmemektedir [13]. Kanun metninin, maddi hukuk anlamında alacağı eksiltecek bu tür tasarruf işlemlerine özel yetki şartı arandığı yönünde revize edilmesi, uyuşmazlıkları azaltacaktır.

Son olarak, "Gizli Tahsil Cirosu" uygulaması, kıymetli evrakın görünüşte hak sahipliği ilkesini (illüzyonunu) zedelemektedir. Taraflar, salt güvene dayanarak, temlik iradesi taşımadan temlik cirosu yapmaktadır. Bu durum, senedi alan kişinin senedi yetkisiz yere başkasına devretmesi veya kendi borçları için rehin vermesi riskini (vekâletin kötüye kullanılması) doğurmakta, hukuk güvenliğini tehdit etmektedir [21, 24]. Kanun koyucunun inançlı işlemlere ilişkin ciro sistematiğinde ispat kolaylığı sağlayan veya üçüncü kişileri sınırlayan normatif güvenceler ihdas etmesi, Türk ticaret hayatı açısından faydalı olabilecektir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.