1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 685. maddesi, kambiyo senetleri hukukunun en temel sacayaklarından biri olan cironun "teminat (garanti) işlevini" ve bu işlevin bertaraf edilme usullerini düzenlemektedir. Kıymetli evrak hukukunda cironun; temlik, teşhis ve teminat olmak üzere üç ana fonksiyonu bulunmaktadır [1, 2]. Teminat işlevi, emre yazılı senetlere bağlı hakların tedavüle sokularak devredilmesinde güvence sağlamakta olup, her cirantanın, kendinden sonra gelenlere ve hamile karşı senedin kabul edilip ödeneceğini garanti etmesi esasına dayanır [2-4].
TTK m. 685, cironun bu asli işlevini emredici bir kural olarak dayatmamış; kambiyo ilişkisinin taraflarına sözleşme serbestisi tanıyarak cironun teminat fonksiyonunun sınırlandırılmasına veya tamamen ortadan kaldırılmasına imkân vermiştir. Maddenin birinci fıkrası, cirantanın "sorumsuzluk kaydı" koyarak poliçenin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden doğan sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmasını düzenlerken; ikinci fıkrası, "ciro yasağı" kurumu ile cirantanın sorumluluk zincirini sadece kendi ciro ettiği kişi ile sınırlamasına (kendinden sonraki hamillere karşı sorumluluktan kurtulmasına) olanak tanır [2, 5].
Kambiyo senetlerinde yer alan ağırlaştırılmış müteselsil sorumluluk ilkesi, ticaret hayatında senedin kredi ve ödeme aracı olarak kabul görmesini sağlar [6]. Ancak TTK m. 685 ile getirilen bu istisnai düzenlemeler, forfaiting (ihracat finansmanı) gibi uluslararası finansal işlemlerde risk transferinin hukuki zeminini oluşturduğu için modern ticaret hukuku açısından hayati bir işleve sahiptir [7, 8]. İşbu hüküm, TTK m. 778/1-a atfıyla bonolarda ve TTK m. 818/1-d atfıyla çeklerde de aynen uygulama alanı bulmaktadır [9, 10].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Cironun Teminat (Garanti) İşlevi ve Kanuni Karine
Kambiyo senedi ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredildiğinde her ciranta, aynen düzenleyen gibi müracaat borçlusu olarak sorumluluk altına girer. Buna cironun teminat veya garanti işlevi denilmektedir [2]. TTK m. 685/1 hükmünün başlangıcındaki "Aksi şart edilmedikçe..." ibaresi, teminat işlevinin kanuni bir karine olduğunu, özel bir kayıt düşülmediği sürece her cirantanın senedin ödenmemesi riskini kendi malvarlığı ile şahsen garanti ettiğini ortaya koymaktadır [11, 12].
2.2. Sorumsuzluk Kaydı (TTK m. 685/1)
Sorumsuzluk kaydı, cirantanın poliçenin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden sorumlu olmadığına ilişkin senet üzerine derç ettiği özel bir irade beyanıdır [13]. Ciranta, "bilâ mesuliyet", "bilâ teminat", "ödenmemesinden sorumlu değilim" veya uluslararası ticarette yaygın kullanımıyla "without recourse" (rücu hakkı olmaksızın) şeklinde bir kayıtla müracaat borçlusu olma sıfatını ortadan kaldırır [7, 14].
Söz konusu kaydın varlığı halinde cironun teminat fonksiyonu ortadan kalkar; ancak temlik ve teşhis fonksiyonları geçerliliğini korur [15]. Bu kaydı koyan cirantaya, ödememe halinde müracaat edilemez ve bu kişi açısından ciro yalnızca alacağın devri ve yetkili hamilin teşhisi sonucunu doğurur. Önemle belirtilmelidir ki bu def’i, sadece kaydı senede derç eden ciranta tarafından ve herkese karşı ileri sürülebilir niteliktedir; diğer cirantalar veya düzenleyen bu kayıttan faydalanamaz [15].
2.3. Cirantanın Ciro Yasağı (TTK m. 685/2)
Cirantanın kambiyo senedinin tekrar ciro edilmesini yasaklaması, senedin devir kabiliyetini ve teminat sınırlarını doğrudan etkileyen bir işlemdir. TTK m. 685/2 uyarınca ciranta, "ciro edilemez", "cirosu yasaktır" gibi ifadelerle yeni bir ciroyu men edebilir [16].
Cirantanın bu şekilde bir kayıt koyması, senedin hukuki niteliğini değiştirip onu "nama yazılı" hale getirmez; senet halen kambiyo senedi (emre yazılı senet) vasfını korur ve ciro ile devredilmeye devam edilebilir [17-19]. Ancak, yasağa rağmen senet sonradan üçüncü kişilere ciro edilirse, ciro yasağını koyan ciranta, sadece doğrudan ciro yaptığı kendi lehtarına karşı sorumlu kalır, senedi daha sonra devralan hamillere karşı müracaat borçlusu sıfatıyla sorumlu olmaz [16, 19].
3. Sistematik İlişkiler
Bu maddenin kıymetli evrak hukukunun diğer yapıtaşları ile olan sistematik illiyet bağı şu şekildedir:
- TTK m. 679 (Düzenleyenin Sorumluluğu) ile İlişkisi: TTK m. 679 gereğince poliçeyi düzenleyen (keşideci), sadece senedin "kabul edilmemesinden" sorumsuzluk şartı koyabilir; "ödenmemesinden" sorumsuzluk kaydı koyamaz. Şayet koyarsa bu kayıt yazılmamış sayılır [20, 21]. Oysa TTK m. 685/1 uyarınca ciranta, poliçenin hem kabul edilmemesinden hem de ödenmemesinden sorumsuzluk kaydı koyabilmektedir [15].
- TTK m. 681/2 (Keşidecinin Ciro Yasağı - Menfi Emre Kaydı) ile İlişkisi: TTK m. 681/2 uyarınca, poliçeyi düzenleyen (keşideci) "emre yazılı değildir" veya "ciro edilemez" kaydı koyarsa, bu kayıt "menfi emre kaydı" niteliğinde olup senedi nama yazılı hale getirir; senet artık ciro ile değil, alacağın temliki hükümleriyle devredilir [17, 22]. Buna karşın, ciranta tarafından TTK m. 685/2 uyarınca konulan "ciro edilemez" kaydı senedi nama yazılı hale getirmez; senedin ciro ile devri mümkündür, sadece kaydı koyan ciranta kendisinden sonraki hamillere karşı sorumluluktan kurtulur [17-19].
- 805 Sayılı Kanun ile İlişkisi: Uluslararası ticari işlemlerde İngilizce "without recourse" kaydının kullanılması hususu, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun uyarınca tartışmalıdır. Doktrinde bir görüşe göre, Türkçe düzenlenmesi zorunlu olan evraklarda yabancı dilde yer alan ve düzenleyen/ciranta lehine olan (sorumsuzluk kaydı gibi) kayıtlar hukuken dikkate alınmayabilir; ancak poliçe geçerliliğini korur [23].
- TBK m. 183 vd. (Alacağın Temliki) ile İlişkisi: Teminat fonksiyonunu sınırlandıran kayıtların incelenmesinde borçlunun şahsi def’ileri, ciro yerine alacağın temlikinin doğduğu hallerde (örneğin gecikmiş ciro - TTK m. 690) devreye girer [24, 25].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Hukuk Daireleri (özellikle 11., 12. ve 19. Hukuk Daireleri) TTK m. 685 bağlamında tutarlı içtihatlar geliştirmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (YHGK, 11.4.2007 - 12/206-202) emsal içtihadında şu hususlar tespit edilmiştir:
"...ciranta, garanti borcunu iki şekilde ortadan kaldırabilir. Öncelikle; poliçenin (bononun) kabul edilmemesinden veya ödenmemesinden sorumlu olmayacağını poliçe (bono) üzerine yazarak, cirantanın senetten doğan sorumluluğunu bertaraf etmesi mümkündür (TTK m.685/1). Buna sorumsuzluk kaydı denir... İkinci olarak ise; ciranta yeni bir ciroyu yasaklayabilir (TTK m.685/2). Bir cirantanın poliçenin (bononun) tekrar ciro edilmesini yasaklayarak, bu yasağa rağmen poliçeyi ciro yoluyla devralan şahıslara karşı garanti vecibesinin doğurduğu sonuçlardan kendisini kurtarması mümkündür..." [14, 26].
Yine Yargıtay içtihatlarında, TTK m. 685/2 bağlamında ciranta tarafından konulan ciro yasağının, keşidecinin ciro yasağı gibi menfi emre kaydı niteliği taşımadığı; senedin emre yazılı vasfını ortadan kaldırmadığı vurgulanarak işlem güvenliği (kamu güveni) korunmuştur.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Sorumsuzluk Kaydının Uygulanması):
(A), keşidecisi olduğu bir poliçeyi (B)’ye ciro ederek devretmiştir. İhracat işlemlerinin finansmanında nakit ihtiyacı olan (B), bu poliçeyi bir forfaiting şirketine (C Bankası) devretmek istemiş, ancak müracaat borçlusu olarak risk taşımamak adına ciro beyanının yanına "without recourse" (ödenmemesinden sorumlu değilim) ibaresini derç etmiştir.
Hukuki analiz: TTK m. 685/1 gereğince (B)’nin koyduğu sorumsuzluk kaydı geçerlidir. Poliçenin vadesinde asıl borçlu tarafından ödenmemesi durumunda, yetkili hamil olan (C Bankası) keşideci (A)’ya karşı yasal takip başlatabilir; ancak senedi "rücu hakkı olmaksızın" devraldığı için ciranta (B)’ye başvuramaz [7, 27]. (B)'nin garanti borcu bu kayıtla ortadan kalkmıştır.
Olay 2 (Cirantanın Ciro Yasağı Koyması):
Ticari bir alışverişte (X) tarafından düzenlenen emre yazılı bono, sırasıyla lehtar (Y)'ye ve ondan (Z)'ye ciro edilmiştir. (Z), senedi (W)'ye devrederken senedin arka yüzüne "Cirosu yasaktır" ibaresini düşmüştür. (W) ise bu yasağa rağmen senedi (Q)'ya devretmiştir. Vade tarihinde senet ödenmemiştir.
Hukuki analiz: (Z)’nin koyduğu ciro yasağı, TTK m. 685/2 kapsamındadır ve senedin emre yazılı niteliğini (kambiyo vasfını) etkilemez [22]. (W)’nin (Q)’ya yaptığı ciro geçerlidir. Ancak senet ödenmediğinde nihai hamil (Q), müracaat borçlusu sıfatıyla (Z)'ye başvurduğunda, (Z) "ciro yasağı def’ini" ileri sürerek sorumluluktan kurtulur [19]. Sorumsuzluk kaydından farklı olarak (Z), doğrudan kendi ciro ettiği (W)'ye karşı sorumludur; sadece sonradan ciro ile hamil olan (Q)'ya karşı sorumlu değildir.
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat Yükü: Cirantanın sorumluluğunu bertaraf eden veya sınırlandıran def'iler (sorumsuzluk kaydı veya ciro yasağı) TTK m. 825 bağlamında "senet metninden anlaşılan objektif def'iler" sınıfındadır. Dolayısıyla bu kayıtların ispatı senet metni ile yapılır; iyiniyetli hamillere dahi mutlak surette ileri sürülebilir [15, 28].
- Zamanaşımı / Süreler: Müracaat borçlularına (sorumsuzluk kaydı koymayan diğer cirantalara) karşı açılacak davalar, vadesinde çekilmiş ödememe protestosu tarihinden itibaren bir yıl içinde zamanaşımına uğrar (TTK m. 749/2) [29]. Sorumsuzluk kaydı ile kendisine rücu hakkı düşen ciranta açısından bu süre işlemeyecektir.
- Görevli/yetkili mahkeme: TTK m. 4 uyarınca kambiyo senetlerinden kaynaklanan her türlü itiraz, menfi tespit ve istirdat davaları, mutlak ticari dava niteliğindedir. Dolayısıyla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise ödeme yeri veya borçlunun ikametgahı mahkemesidir [30, 31].
- Yaygın uygulama hataları: Ticari uygulamada ve bankacılık hukukunda en sık düşülen hata, keşidecinin ciro yasağı (TTK m. 681/2) ile cirantanın ciro yasağını (TTK m. 685/2) birbirine karıştırmaktır. Birincisi senedi alacağın temliki rejimine sokarken, ikincisi sadece müracaat hakkı zincirini kısaltır; senedi ciro dışı bırakmaz [17, 19].
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk ticaret hukuku doktrininde Reha Poroy, Ünal Tekinalp ve Mehmet Bahtiyar gibi otoriteler, cironun teminat işlevinin kambiyo senetlerinin güvenilirliği açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulamışlardır. TTK m. 685 ile cirantaya bu teminat fonksiyonunu kaldırma imkânının verilmesi, bazı durumlarda senedin piyasadaki tedavül yeteneğini (kredibilitesini) düşürücü bir etkiye sahip olarak değerlendirilebilir. Nitekim senedin arkasında yer alan "sorumlu değilim" beyanları, kendisinden sonraki kişilerin o senedi devralırken duyduğu güveni zedeler [6, 32].
Bununla birlikte, modern ticari gereksinimler, bilhassa forfaiting, faktoring veya iskonto işlemleri, riskin belirli bedeller karşılığında profesyonel risk alıcı kurumlara (bankalara) devrini zorunlu kılmaktadır [7, 8]. Özellikle dış ticarette lehtarın "without recourse" kaydını koyamaması, ihracat finansmanını durma noktasına getirecektir. Bu bağlamda kanun koyucunun (ister 6762 sayılı eTTK m. 597, ister 6102 sayılı TTK m. 685 olsun) uluslararası Cenevre Yeknesak Hukuku ile tam bir uyum içinde sözleşme özgürlüğünü ve ticari esnekliği koruyan bu emredici nitelikte olmayan (yedek) düzenlemeyi muhafaza etmesi, ticari işleyişin pratik doğası açısından son derece isabetlidir.
Metodolojik Not
[Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.]
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 685. maddesi, kambiyo senetleri hukukunun en temel sacayaklarından biri olan cironun "teminat (garanti) işlevini" ve bu işlevin bertaraf edilme usullerini düzenlemektedir. Kıymetli evrak hukukunda cironun; temlik, teşhis ve teminat olmak üzere üç ana fonksiyonu bulunmaktadır [1, 2]. Teminat işlevi, emre yazılı senetlere bağlı hakların tedavüle sokularak devredilmesinde güvence sağlamakta olup, her cirantanın, kendinden sonra gelenlere ve hamile karşı senedin kabul edilip ödeneceğini garanti etmesi esasına dayanır [2-4].
TTK m. 685, cironun bu asli işlevini emredici bir kural olarak dayatmamış; kambiyo ilişkisinin taraflarına sözleşme serbestisi tanıyarak cironun teminat fonksiyonunun sınırlandırılmasına veya tamamen ortadan kaldırılmasına imkân vermiştir. Maddenin birinci fıkrası, cirantanın "sorumsuzluk kaydı" koyarak poliçenin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden doğan sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmasını düzenlerken; ikinci fıkrası, "ciro yasağı" kurumu ile cirantanın sorumluluk zincirini sadece kendi ciro ettiği kişi ile sınırlamasına (kendinden sonraki hamillere karşı sorumluluktan kurtulmasına) olanak tanır [2, 5].
Kambiyo senetlerinde yer alan ağırlaştırılmış müteselsil sorumluluk ilkesi, ticaret hayatında senedin kredi ve ödeme aracı olarak kabul görmesini sağlar [6]. Ancak TTK m. 685 ile getirilen bu istisnai düzenlemeler, forfaiting (ihracat finansmanı) gibi uluslararası finansal işlemlerde risk transferinin hukuki zeminini oluşturduğu için modern ticaret hukuku açısından hayati bir işleve sahiptir [7, 8]. İşbu hüküm, TTK m. 778/1-a atfıyla bonolarda ve TTK m. 818/1-d atfıyla çeklerde de aynen uygulama alanı bulmaktadır [9, 10].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Cironun Teminat (Garanti) İşlevi ve Kanuni Karine
Kambiyo senedi ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredildiğinde her ciranta, aynen düzenleyen gibi müracaat borçlusu olarak sorumluluk altına girer. Buna cironun teminat veya garanti işlevi denilmektedir [2]. TTK m. 685/1 hükmünün başlangıcındaki "Aksi şart edilmedikçe..." ibaresi, teminat işlevinin kanuni bir karine olduğunu, özel bir kayıt düşülmediği sürece her cirantanın senedin ödenmemesi riskini kendi malvarlığı ile şahsen garanti ettiğini ortaya koymaktadır [11, 12].
2.2. Sorumsuzluk Kaydı (TTK m. 685/1)
Sorumsuzluk kaydı, cirantanın poliçenin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden sorumlu olmadığına ilişkin senet üzerine derç ettiği özel bir irade beyanıdır [13]. Ciranta, "bilâ mesuliyet", "bilâ teminat", "ödenmemesinden sorumlu değilim" veya uluslararası ticarette yaygın kullanımıyla "without recourse" (rücu hakkı olmaksızın) şeklinde bir kayıtla müracaat borçlusu olma sıfatını ortadan kaldırır [7, 14]. Söz konusu kaydın varlığı halinde cironun teminat fonksiyonu ortadan kalkar; ancak temlik ve teşhis fonksiyonları geçerliliğini korur [15]. Bu kaydı koyan cirantaya, ödememe halinde müracaat edilemez ve bu kişi açısından ciro yalnızca alacağın devri ve yetkili hamilin teşhisi sonucunu doğurur. Önemle belirtilmelidir ki bu def’i, sadece kaydı senede derç eden ciranta tarafından ve herkese karşı ileri sürülebilir niteliktedir; diğer cirantalar veya düzenleyen bu kayıttan faydalanamaz [15].
2.3. Cirantanın Ciro Yasağı (TTK m. 685/2)
Cirantanın kambiyo senedinin tekrar ciro edilmesini yasaklaması, senedin devir kabiliyetini ve teminat sınırlarını doğrudan etkileyen bir işlemdir. TTK m. 685/2 uyarınca ciranta, "ciro edilemez", "cirosu yasaktır" gibi ifadelerle yeni bir ciroyu men edebilir [16]. Cirantanın bu şekilde bir kayıt koyması, senedin hukuki niteliğini değiştirip onu "nama yazılı" hale getirmez; senet halen kambiyo senedi (emre yazılı senet) vasfını korur ve ciro ile devredilmeye devam edilebilir [17-19]. Ancak, yasağa rağmen senet sonradan üçüncü kişilere ciro edilirse, ciro yasağını koyan ciranta, sadece doğrudan ciro yaptığı kendi lehtarına karşı sorumlu kalır, senedi daha sonra devralan hamillere karşı müracaat borçlusu sıfatıyla sorumlu olmaz [16, 19].
3. Sistematik İlişkiler
Bu maddenin kıymetli evrak hukukunun diğer yapıtaşları ile olan sistematik illiyet bağı şu şekildedir:
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Hukuk Daireleri (özellikle 11., 12. ve 19. Hukuk Daireleri) TTK m. 685 bağlamında tutarlı içtihatlar geliştirmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (YHGK, 11.4.2007 - 12/206-202) emsal içtihadında şu hususlar tespit edilmiştir: "...ciranta, garanti borcunu iki şekilde ortadan kaldırabilir. Öncelikle; poliçenin (bononun) kabul edilmemesinden veya ödenmemesinden sorumlu olmayacağını poliçe (bono) üzerine yazarak, cirantanın senetten doğan sorumluluğunu bertaraf etmesi mümkündür (TTK m.685/1). Buna sorumsuzluk kaydı denir... İkinci olarak ise; ciranta yeni bir ciroyu yasaklayabilir (TTK m.685/2). Bir cirantanın poliçenin (bononun) tekrar ciro edilmesini yasaklayarak, bu yasağa rağmen poliçeyi ciro yoluyla devralan şahıslara karşı garanti vecibesinin doğurduğu sonuçlardan kendisini kurtarması mümkündür..." [14, 26].
Yine Yargıtay içtihatlarında, TTK m. 685/2 bağlamında ciranta tarafından konulan ciro yasağının, keşidecinin ciro yasağı gibi menfi emre kaydı niteliği taşımadığı; senedin emre yazılı vasfını ortadan kaldırmadığı vurgulanarak işlem güvenliği (kamu güveni) korunmuştur.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Sorumsuzluk Kaydının Uygulanması): (A), keşidecisi olduğu bir poliçeyi (B)’ye ciro ederek devretmiştir. İhracat işlemlerinin finansmanında nakit ihtiyacı olan (B), bu poliçeyi bir forfaiting şirketine (C Bankası) devretmek istemiş, ancak müracaat borçlusu olarak risk taşımamak adına ciro beyanının yanına "without recourse" (ödenmemesinden sorumlu değilim) ibaresini derç etmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 685/1 gereğince (B)’nin koyduğu sorumsuzluk kaydı geçerlidir. Poliçenin vadesinde asıl borçlu tarafından ödenmemesi durumunda, yetkili hamil olan (C Bankası) keşideci (A)’ya karşı yasal takip başlatabilir; ancak senedi "rücu hakkı olmaksızın" devraldığı için ciranta (B)’ye başvuramaz [7, 27]. (B)'nin garanti borcu bu kayıtla ortadan kalkmıştır.
Olay 2 (Cirantanın Ciro Yasağı Koyması): Ticari bir alışverişte (X) tarafından düzenlenen emre yazılı bono, sırasıyla lehtar (Y)'ye ve ondan (Z)'ye ciro edilmiştir. (Z), senedi (W)'ye devrederken senedin arka yüzüne "Cirosu yasaktır" ibaresini düşmüştür. (W) ise bu yasağa rağmen senedi (Q)'ya devretmiştir. Vade tarihinde senet ödenmemiştir. Hukuki analiz: (Z)’nin koyduğu ciro yasağı, TTK m. 685/2 kapsamındadır ve senedin emre yazılı niteliğini (kambiyo vasfını) etkilemez [22]. (W)’nin (Q)’ya yaptığı ciro geçerlidir. Ancak senet ödenmediğinde nihai hamil (Q), müracaat borçlusu sıfatıyla (Z)'ye başvurduğunda, (Z) "ciro yasağı def’ini" ileri sürerek sorumluluktan kurtulur [19]. Sorumsuzluk kaydından farklı olarak (Z), doğrudan kendi ciro ettiği (W)'ye karşı sorumludur; sadece sonradan ciro ile hamil olan (Q)'ya karşı sorumlu değildir.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk ticaret hukuku doktrininde Reha Poroy, Ünal Tekinalp ve Mehmet Bahtiyar gibi otoriteler, cironun teminat işlevinin kambiyo senetlerinin güvenilirliği açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulamışlardır. TTK m. 685 ile cirantaya bu teminat fonksiyonunu kaldırma imkânının verilmesi, bazı durumlarda senedin piyasadaki tedavül yeteneğini (kredibilitesini) düşürücü bir etkiye sahip olarak değerlendirilebilir. Nitekim senedin arkasında yer alan "sorumlu değilim" beyanları, kendisinden sonraki kişilerin o senedi devralırken duyduğu güveni zedeler [6, 32].
Bununla birlikte, modern ticari gereksinimler, bilhassa forfaiting, faktoring veya iskonto işlemleri, riskin belirli bedeller karşılığında profesyonel risk alıcı kurumlara (bankalara) devrini zorunlu kılmaktadır [7, 8]. Özellikle dış ticarette lehtarın "without recourse" kaydını koyamaması, ihracat finansmanını durma noktasına getirecektir. Bu bağlamda kanun koyucunun (ister 6762 sayılı eTTK m. 597, ister 6102 sayılı TTK m. 685 olsun) uluslararası Cenevre Yeknesak Hukuku ile tam bir uyum içinde sözleşme özgürlüğünü ve ticari esnekliği koruyan bu emredici nitelikte olmayan (yedek) düzenlemeyi muhafaza etmesi, ticari işleyişin pratik doğası açısından son derece isabetlidir.
Metodolojik Not
[Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.]