RESMİ METİN

**III

  • Cironun hükümleri
  1. Devir işlevi**

Madde 684 - (1) Ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile poliçeden doğan bütün haklar devrolunur. (2) Ciro beyaz ciro ise hamil; a) Ciroyu kendi adına veya diğer bir kişi adına doldurabilir, b) Poliçeyi yeniden beyaz olarak veya diğer belirli bir kişiye tekrar ciro edebilir, c) Beyaz ciroyu doldurmaksızın ve poliçeyi tekrar ciro etmeksizin poliçeyi başka bir kişiye verebilir.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 684. maddesi, kambiyo senetlerinde cironun üç temel fonksiyonundan (temlik, teşhis ve teminat) ilki olan "devir (temlik) işlevini" düzenlemektedir [1], [2], [3]. TTK m. 684'ün birinci fıkrası, emre yazılı bir kambiyo senedinin (poliçe, bono veya kanunen emre yazılı sayılan çek) ciro edilmesi ve zilyetliğinin devredilmesi suretiyle, senette mündemiç olan tüm hakların ciro edilene (devralana) geçeceğini amir hüküm olarak düzenlemektedir [4], [5], [6].

Kıymetli evrak hukukunun genel teorisine göre, kıymetli evrakta mündemiç olan hak, senetten bağımsız olarak ileri sürülemez ve devredilemez (TTK m. 645) [7], [8], [9], [10]. Bu emredici ilkenin bir yansıması olarak ciro, hakkın devrini sağlayan kendine özgü (sui generis), yazılı ve soyut bir irade beyanıdır [11]. Ancak sadece ciro şerhinin senede derç edilmesi, hakkın devri için tek başına yeterli değildir; devir işleminin hukuken tekemmül edebilmesi için ciro edilen senedin fiilen devralana teslimi (zilyetliğin geçirilmesi) kurucu bir şart olarak aranmaktadır [12], [5].

Maddenin ikinci fıkrası ise, lehine ciro yapılanın adının gösterilmediği "beyaz ciro" kurumunun işleyişini ve beyaz ciro ile senedi iktisap eden yetkili hamilin seçimlik haklarını kazuistik bir yaklaşımla hüküm altına almıştır [13], [6]. Bu düzenleme, ticari hayattaki sürat ve pratiklik ihtiyacını karşılamak amacıyla kambiyo senetlerinin tedavül kabiliyetini azami seviyeye çıkarmaktadır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Ciro ve Zilyetliğin Devri Yoluyla Hakların Geçişi (Temlik İşlevi)

TTK m. 684/1 uyarınca, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile senetten doğan bütün haklar devrolunur [14], [5], [6]. Doktrinde cironun hukuki mahiyetini açıklamaya yönelik olarak "havale teorisi", "icap teorisi", "koşul teorisi" ve "temlik teorisi" gibi çeşitli görüşler ileri sürülmüştür [15], [16], [17].

Hukukumuzda Reha Poroy, Ünal Tekinalp ve Mehmet Bahtiyar gibi yazarların da desteklediği hâkim görüş uyarınca temlik teorisi esas alınmaktadır [18], [19]. Bu teoriye göre ciro, alacağın temlikine benzer şekilde hakların devrini sağlayan ancak kambiyo hukukuna özgü nitelikler barındıran bir devir muamelesidir [19]. Alacağın temlikinden (TBK m. 183) farklı olarak ciro, devredenin hukuki konumunun tamamen intikal etmesi sonucunu doğurmaz; sadece alacak hakkı devredilir ve ciro eden kişi ciro zincirine dahil olarak senedin ödenmesini garanti etmiş (teminat işlevi) olur [14], [20]. Senedi ciro ve teslim yoluyla iktisap eden kişi, herhangi bir şarta bağlı olmaksızın, cirantanın hukuki halefi sıfatıyla doğrudan hak sahibi olur [19].

2.2. Beyaz Ciro Kavramı ve Hamilin Seçimlik Hakları

TTK m. 683/2 hükmü, lehine ciro yapılan kişinin gösterilmediği veya cirantanın sadece imzasından ibaret olan ciroları "beyaz ciro" olarak nitelendirir [21], [22], [23], [24]. TTK m. 684/2, beyaz ciro ile senedi elinde bulunduran hamile kanundan doğan üç temel seçimlik hak tanımaktadır [13], [25], [6]:

  1. Ciroyu doldurma yetkisi (TTK m. 684/2-a): Hamil, beyaz ciroyu kendi adına veya bir başkasının adına doldurarak, ciroyu "tam ciro" haline getirebilir [13], [26]. Kendi adını yazan hamil, senedi daha sonra devrederken kendi cirosunu da atmak zorunda kalacağı için ciro zincirine dahil olur ve müracaat borçlusu statüsü kazanır [27]. Başkasının adını yazması halinde ise, senet doğrudan o kişiye temlik edilmiş sayılır ve senedi elden devreden hamilin garanti sorumluluğu doğmaz [27].
  2. Yeniden ciro etme yetkisi (TTK m. 684/2-b): Hamil, senedin üzerindeki beyaz ciroyu doldurmadan, poliçeyi kendi imzasıyla tekrar beyaz ciro veya tam ciro ile başka bir kişiye devredebilir [28], [29]. Bu durumda hamil, kendi cirosunu senede derç ettiği için müracaat borçluları arasına girer ve kendisinden sonrakilere karşı teminat fonksiyonu uyarınca sorumlu olur [29], [30].
  3. Sadece teslimle devir yetkisi (TTK m. 684/2-c): Hamil, beyaz ciroyu doldurmaksızın ve senede herhangi bir imza/ciro derç etmeksizin senedi salt teslim (zilyetliğin nakli) yoluyla bir üçüncü kişiye devredebilir [30], [31]. Bu devir mekanizması, emre yazılı bir kambiyo senedinin adeta hamiline yazılı bir senetmiş gibi, ciro silsilesine imza atılmaksızın elden ele dolaşmasını sağlar [31], [32], [33]. Bu şekilde devralan kişi, senedin tüm mülkiyet ve alacak haklarını iktisap eder ancak senedi sadece teslimle devreden kişi senede imza atmadığı için kambiyo hukukuna özgü müteselsil sorumluluk zincirine dâhil olmaz [31].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 647 (Kıymetli Evrakın Devri): TTK m. 647, mülkiyet veya sınırlı ayni hak kurulması amacıyla kıymetli evrakın devri için zilyetliğin devrini her halükarda şart koşar [34], [35]. TTK m. 684'teki "ciro ve zilyetliğin geçirilmesi" kuralı, bu genel hükmün emre yazılı senetler özelindeki mutlak tezahürüdür [35].
  • TTK m. 686 (Teşhis İşlevi ve Hak Sahipliği): TTK m. 686 uyarınca, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır [36], [37], [38]. TTK m. 684/2-c uyarınca senedi teslim alan kişinin meşru hamil sıfatını koruması, tamamen TTK m. 686'daki bu yasal karineye dayanmaktadır.
  • TBK m. 183 vd. (Alacağın Devri): Ciro, alacağın devrinden farklı bir kurumdur. Alacağın devrinde (temlikinde), devralan devredenin hukuki konumuna tamamen halef olurken ve borçlu devredene karşı sahip olduğu şahsi defileri devralana karşı ileri sürebilirken (TBK m. 188); temlik cirosunda kural olarak kişisel (şahsi) defiler iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki hamile karşı ileri sürülemez (TTK m. 687) [14], [20], [39].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay kararlarında, TTK m. 684 (mülga TTK m. 596) ve beyaz cironun etkileri katı bir şekilde uygulanmaktadır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin (E. 2005/2651, K. 2005/6288) sayılı yerleşik içtihadında ifade edildiği üzere: "TTK'nın 596. maddesi (yeni TTK m. 684) hükmü gereğince ciro ve teslim neticesinde poliçeden (bonodan) doğan bütün haklar devredilmiş olacağından... somut olayda da gözlendiği gibi takip dayanağı bonoda son hamil, beyaz ciro ile senetten doğan haklarını takip alacaklısına devir ve teslim etmiştir. Hal böyle olunca da alacaklının dayanak senetlerle ilgili takip yapma hakkı vardır." [2], [40].

Bu içtihat, senedin arka yüzündeki son cironun beyaz ciro olması durumunda, senedi zilyetliğinde bulunduran kişinin sadece senedi elinde bulundurması ve ibraz etmesi olgusunun, şekli meşruiyet (teşhis fonksiyonu) için yeterli olduğunu kanıtlamaktadır. Hamil, beyaz ciroyu doldurma zorunluluğunda olmaksızın, icra takibi yapma ehliyetine haizdir.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (kurmaca senaryo): Düzenleyen (A), lehtar (B) emrine bir bono keşide etmiştir. (B), bononun arka yüzüne sadece imzasını atarak (beyaz ciro) senedi (C)'ye teslim etmiştir. (C), senedin üzerine hiçbir yazı yazmadan ve imza atmadan senedi aralarındaki ticari bir alım satım ilişkisi sebebiyle (D)'ye teslim etmiştir. Vade tarihinde (D), senedi asıl borçlu (A)'ya ibraz ederek ödeme talep etmiştir. (A), (D)'nin senet üzerinde adının yazmadığını, cirolar zincirinde bulunmadığını iddia ederek ödemeden kaçınmaktadır. Hukuki analiz: TTK m. 684/2-c bendi uyarınca, senedi beyaz ciro ile iktisap eden (C), beyaz ciroyu doldurmaksızın ve senedi tekrar ciro etmeksizin salt zilyetliğin devri (teslim) yoluyla (D)'ye verebilir [30], [25]. (D), TTK m. 686/1 delaletiyle yetkili hamil sayılır, zira senedin son cirosu (B'nin cirosu) beyaz cirodur [37]. Borçlu (A)'nın, (D)'nin isminin senette yer almadığına yönelik itirazı mesnetsizdir. (A), ödemeyi (D)'ye yaparak borcundan hukuken geçerli şekilde kurtulur.

Olay 2 (kurmaca senaryo): Satıcı (X), Alıcı (Y)'den olan alacağı karşılığında bir çek almış ve bu çeki, borçlu olduğu (Z)'ye ciro ve teslim yoluyla devretmek istemiştir. (X), çekin arkasına "Ödeyiniz" yazmış ve kendi imzasını atmıştır, ancak (Z)'nin ismini yazmamıştır. Çeki teslim alan (Z), kendi borçlusu (W)'ye çeki devretmek istemektedir, ancak kendisinin müracaat borçlusu olarak sorumlu olmasını (kambiyo ilişkisine dâhil olmasını) istememektedir. Hukuki analiz: (X)'in yaptığı işlem TTK m. 683/2 bağlamında hukuken geçerli bir beyaz cirodur [23], [41]. (Z), TTK m. 684/2-a uyarınca seçimlik hakkını kullanarak, (X)'in attığı beyaz cironun boş bırakılan yerine (W)'nin adını ("W'ye ödeyiniz" şeklinde) yazarak ciro zincirini tamamlayabilir [13], [27], [25]. Bu durumda, senet hukuken doğrudan (X)'ten (W)'ye devredilmiş (tam ciro) statüsü kazanır. (Z), senede kendi imzasını atmadığı için, TTK m. 685 bağlamındaki teminat fonksiyonu uyarınca (W)'ye veya kendisinden sonraki hamillere karşı poliçe sorumluluğuna (garanti yükümlülüğüne) tâbi olmayacaktır [27].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: Ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile hak sahibi olduğunu iddia eden hamil, TTK m. 686 gereğince kopuksuz bir ciro zinciri sunmakla yetkili hamil sıfatını ispatlamış sayılır [36], [42]. Beyaz ciroyu müteakip hamilin senedi haksız yollarla veya kötüniyetle iktisap ettiğini iddia eden borçlu, bu kötüniyet veya ağır kusur iddiasını kesin ve somut delillerle ispat etmek yükümlülüğü altındadır [43].
  • Zamanaşımı / Süreler: Devredilen senetten doğan alacak haklarına ilişkin zamanaşımı, senedin türüne (poliçe, bono veya çek) göre belirlenir. Beyaz ciro veya tam ciro yapılması, kanunda öngörülen (çekler için ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl, bonolar için vadeden itibaren 3 yıl) zamanaşımı sürelerinin işleyişini veya süresini değiştirmez [44], [45].
  • Görevli/Yetkili Mahkeme: Kambiyo senetlerinden doğan ihtilaflar mutlak ticari dava niteliğindedir (TTK m. 4). İade davaları veya iptal davalarında Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir [46]. İcra takipleri ise İcra Daireleri ve uyuşmazlıklar İcra Mahkemeleri nezdinde çözümlenir.
  • Yaygın Uygulama Hataları: Uygulamada, beyaz ciro üzerine yanlış isim yazılması, senedin üzerine çizik atılması veya tahrifat yapılarak ciro zincirinin koparılması sıkça karşılaşılan hatalardandır. TTK m. 686 uyarınca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmünde kabul edilmektedir [38]. Ayrıca tahsil cirosu veya rehin cirosu ibarelerinin ("bedeli teminattır", "tahsil içindir" vb.) eksik yahut hatalı yazılması, senedin TTK m. 684 kapsamında bir "temlik cirosu" karinesi teşkil etmesine neden olmaktadır [4], [3].

7. Eleştirel Değerlendirme

Kambiyo senetlerinin devrinde cironun fonksiyonları üzerine Türk doktrininde yapılan değerlendirmeler oldukça köklüdür. TTK m. 684'ün beyaz ciroya ilişkin tanıdığı haklar (özellikle m. 684/2-c uyarınca salt teslimle devir yetkisi), emre yazılı bir senedi fiilen hamiline yazılı senede yaklaştırmaktadır [31], [33]. Doktrinde Sabih Arkan, Mehmet Bahtiyar gibi yazarlarca da ifade edildiği üzere, bu durum, kanunen emre yazılı bir senet olan poliçe veya bononun hukuki vasfını (türünü) değiştirmez; senet halen emre yazılıdır, ancak "hamiline yazılıymış gibi" tedavül edebilir [31], [32].

Diğer taraftan, "ciro ve zilyetliğin geçirilmesi" şeklindeki kanuni ibare (TTK m. 684/1), zilyetliğin rıza dışı elden çıkması durumlarında (hırsızlık, kayıp) hamilin hak sahipliğinin korunması hususunda katı bir çerçeve çizmektedir. Alman ve İsviçre menşeli "görünüş teorisi" eksenindeki tartışmalara rağmen, şekli hukukun katı kuralları, TTK m. 684'ün ticaret hayatındaki dolaşım emniyetini artırma amacına hizmet etmekle birlikte, zaman zaman asıl hak sahibinin korunması bağlamında ağır sonuçlar (ispat külfetleri) doğurabilmektedir. Ayrıca, uygulamada "rehin cirosu" (TTK m. 689) veya "tahsil cirosu" (TTK m. 688) yerine yalnızca beyaz ciro yapılarak senetlerin teminat amacıyla finansal kuruluşlara verilmesi durumu, TTK m. 684/1 karinesi karşısında bu işlemin dış dünyada (üçüncü kişiler nezdinde) "temlik cirosu" olarak nitelendirilmesine yol açmakta ve inançlı işlem boyutundaki temel ilişkinin kanıtlanmasını zorlaştırmaktadır [4], [3], [47].


Metodolojik Not

[Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.]

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.