RESMİ METİN

II - Cironun şekli


Madde 683 - (1) Cironun poliçe veya poliçeye bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması gerekir. (2) Lehine ciro yapılan kişinin ciroda gösterilmesine gerek olmadığı gibi, ciro, cirantanın sadece imzasından ibaret olabilir. Bu şekildeki c irolara “beyaz ciro” denir. Beyaz cironun poliçenin arkasına veya alonj üzerine yazılması gerekir.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) "Kambiyo Senetleri" başlıklı dördüncü kısmında, poliçenin devredilmesini sağlayan ciro müessesesinin şekil şartları TTK m. 683 hükmü ile son derece sıkı ve formel kurallara bağlanmıştır. TTK m. 683, cironun şeklî koşullarını düzenlerken, kıymetli evrak hukukuna egemen olan "şekle sıkı sıkıya bağlılık" (rigor cambiari) ilkesinin en tipik yansımalarından birini teşkil eder. Bu madde, poliçelere ilişkin olmakla birlikte, TTK m. 778/1-a bendi yollamasıyla bonolarda ve TTK m. 818/1-d yollamasıyla çeklerde de kıyasen veya doğrudan uygulama alanı bulmaktadır [1, 2].

Madde metni, ciro iradesinin dış dünyada nasıl tecessüm etmesi gerektiğini, bu beyanın senet üzerindeki fiziki konumunu ve "alonj" ile "beyaz ciro" gibi kambiyo hukukuna özgü asli kavramları ihdas etmektedir. Kıymetli evrakta mündemiç olan hakkın, senetten bağımsız olarak ileri sürülememesi ve devredilememesi ilkesi (TTK m. 645), hakkın devrini sağlayan ciro işleminin de bizzat senedin veya senedin ayrılmaz bir parçası olan alonjun üzerine yazılmasını zaruri kılmaktadır [3, 4]. Bu doğrultuda madde, kıymetli evrakın tedavül (dolaşım) kabiliyetini güvence altına alan ve zincirleme hak sahipliğini (teşhis işlevini) tesis eden teknik bir altyapı sunar.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Ciro İradesinin Yazılılığı ve İmza Şartı

Kıymetli evrak hukukunda ciro, senede bağlı hakkın devredilmesini veya rehnini sağlayan, tek taraflı, varması gerekmeyen, yazılı ve soyut bir irade beyanıdır [5]. TTK m. 683/1 uyarınca, bu irade beyanının bizzat ciranta (devreden) tarafından imzalanması kurucu bir şekil şartıdır [6, 7].

Türk Ticaret Kanunu m. 756 hükmü gereğince poliçe ve diğer kambiyo senetleri üzerindeki beyanların el yazısı (ıslak imza) ile atılması zorunludur [8, 9]. Mekanik herhangi bir araç, mühür, kaşe veya parmak izi ile atılan imzalar kambiyo taahhüdü doğurmaz. Benzer şekilde, Elektronik İmza Kanunu m. 5 ve TTK m. 1526/1 uyarınca, kambiyo senetlerinde (poliçe, bono, çek) güvenli elektronik imza ile ciro, kabul veya aval işlemi yapılması hukuken geçersizdir [9-11]. Dolayısıyla TTK m. 683 bağlamında ciro, mutlaka fiziki senet üzerine el yazısı ile tatbik edilmiş bir imzayı gerektirir.

2.2. Alonj (Ek Kâğıt) Müessesesi

TTK m. 683/1 hükmü, kambiyo senedinin arka yüzünde ciro, aval, ibraz şerhi veya protesto gibi işlemler için yeterli fiziki alanın kalmaması durumunda senede eklenen "alonj" kavramını pozitif hukuka taşımıştır [12, 13]. Etimolojik olarak Fransızca allonge (uzatmak, eklemek) kelimesinden türeyen alonj, poliçeye veya bonoya sıkı sıkıya tutturulan (yapıştırılan veya zımbalanan) bir kâğıt parçasıdır [14, 15].

Hukuki niteliği itibarıyla alonj, bağımsız bir belge olmayıp, senedin organik ve fiziki bir uzantısı, ayrılmaz bir parçasıdır [15, 16]. Doktrinde Reha Poroy ve Ünal Tekinalp gibi yazarların da vurguladığı üzere, alonj üzerine atılan bir ciro imzası, doğrudan doğruya senedin kendisine atılmış gibi hukuki sonuç doğurur ve senet üzerindeki ciro silsilesinin (zincirinin) kesintisiz devamını sağlar [17].

2.3. Tam Ciro ve Beyaz Ciro

TTK m. 683/2, cironun içeriğine göre "tam ciro" ve "beyaz ciro" ayrımını yapmaktadır.

  • Tam Ciro: Lehine ciro yapılan kişinin (ciro edilenin/lehtarın) ad ve soyadının (veya ticaret unvanının) yazılarak ciranta tarafından imzalandığı ciro türüdür (örn. "Ayşe Yılmaz'a ödeyiniz" + İmza) [18].
  • Beyaz Ciro: Lehine ciro yapılan kişinin isminin zikredilmediği, yalnızca "ödeyiniz" ibaresi ve cirantanın imzasını içeren veya hiçbir ibare dahi bulunmaksızın sadece cirantanın imzasından ibaret olan cirodur [4, 19].

Madde metni, beyaz cironun "poliçenin arkasına veya alonj üzerine yazılması" gerektiğini emredici bir kuralla şarta bağlamıştır. Bunun temel doktriner gerekçesi, senedin ön yüzüne atılan çıplak bir imzanın TTK m. 701/3 gereğince "düzenleyen lehine aval" (kefalet) hükmünde sayılmasıdır [20, 21]. Beyaz ciro senedin arka yüzüne veya alonja atılmak suretiyle, aval beyanından kesin bir sınırla ayrılır ve ciro zincirinin kopmadan devamını (teşhis işlevini) güvence altına alır [22, 23].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 701/3 (Avalin Şekli): TTK m. 683/2 ile m. 701/3 birbirini tamamlayan normlardır. Ön yüze atılan saf imza aval sayılırken, arka yüze veya alonja atılan saf imza beyaz ciro kabul edilir [24, 25]. Bu ayrım, kambiyo senetlerinde hukuki görünüşe güven ilkesinin temel taşlarındandır.
  • TTK m. 686 (Hamilin Hak Sahipliği ve Teşhis İşlevi): TTK m. 683'e uygun olarak yapılmış ve birbirine bağlı olan ciro silsilesi (beyaz veya tam), TTK m. 686 kapsamında senedi elinde bulunduran kişinin meşru hamil (yetkili hamil) olduğuna dair yasal bir karine oluşturur [26-28].
  • TTK m. 756 ve m. 1526/1 (İmzanın Şekli): Ciroda atılacak imzanın mutlaka el yazısı (ıslak imza) olması gerektiğini emreder ve elektronik imza uygulamasını dışlar [8, 9].
  • TTK m. 778/1-a ve m. 818/1-d: Poliçeye ilişkin TTK m. 683 hükmünün, hukuki niteliklerine aykırı düşmedikçe sırasıyla bonolara ve çeklere de doğrudan uygulanmasını emreden atıf maddeleridir [1].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve bilhassa Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (İcra ve İflas hukuku uygulamaları bağlamında), cironun şekline ve alonj müessesesine son derece katı (şekli) bir yaklaşım sergilemektedir.

  • Alonjun Geçerliliği Üzerine İçtihatlar: Yargıtay 12. HD'nin yerleşik içtihatlarında alonjun tanımı açıkça yapılmış ve "arka yüzünde yer kalmadığı zaman, yapılacak işlemler için bono, çek veya poliçeye eklenen kâğıt parçası olup, alonj üstüne yapılacak işlemlerin hukuki açıdan senet üzerinde yapılan işlemlerle aynı hükümlere tabi olduğu" vurgulanmıştır (Y. 12. HD, 05.11.2012, E. 14630, K. 31490) [16, 29]. Mahkemeler, senedin arkasında ciro için boş yer varken alonj kullanılıp kullanılamayacağı hususunu tartışsa da, eklentinin fiziken senede ayrılmaz biçimde bağlanmış olması (örneğin zımbalama ile birlikte mühürlenmesi veya üzerine taşan imza atılması) ispat kolaylığı açısından aranmaktadır.
  • Beyaz Ciro ve Ciro Zinciri Üzerine İçtihatlar: Yargıtay 12. HD., senedin arka yüzüne sadece imza atılmasını (beyaz ciro) ciro silsilesinin geçerli bir halkası olarak kabul etmekte ve "bir poliçeyi elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağını" (TTK m. 686/1) teyit etmektedir (Y. 12. HD, 13.03.2018, E. 29329, K. 2458) [27, 30, 31]. Arka yüze atılan saf imzanın aval olarak yorumlanamayacağı Yargıtay tarafından kesin biçimde ifade edilmektedir [32].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Türkiye'de mukim (A) A.Ş., mal alımı karşılığında (B) Ltd. Şti. lehine 500.000 TL bedelli bir bono düzenlemiştir. Bono, ticari ilişkiler kapsamında on defa ciro edilmiş ve senedin arka yüzünde ciro edilecek herhangi bir fiziki boşluk kalmamıştır. Son hamil (C), senedi (D)'ye devrederken senedin kenarına beyaz bir A4 kâğıdını zımbalamış ve kâğıdın üzerine sadece imzasını atarak senedi (D)'ye teslim etmiştir. Vade geldiğinde (D), düzenleyen (A)'ya başvurmuştur. (A), cironun senedin arkasına yapılmadığı gerekçesiyle yetkili hamil itirazında bulunmuştur. Hukuki Analiz: TTK m. 683/1 ve 683/2 hükümleri gereğince, senet üzerinde işlem yapılacak yer kalmadığında "alonj" kullanılması yasal bir haktır ve hukuken geçerlidir [12]. (C)'nin alonj üzerine sadece imza atarak senedi devretmesi geçerli bir "beyaz ciro"dur [19, 22]. Alonj üzerindeki beyaz ciro, senet üzerindeki ciro ile tam bir hukuki eşdeğerliğe sahiptir [16]. Bu bağlamda, (D) TTK m. 686 bağlamında şeklen yetkili meşru hamildir ve (A)'nın yetkili hamil itirazı reddedilmelidir.

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Düzenleyen (X), lehtar (Y) emrine bir çek keşide etmiştir. (Y), çeki tedarikçisi (Z)'ye ciro etmek istemiş, ancak senedin arka yüzünü çevirmeden ön yüzündeki boş bir alana sadece imzasını atıp çeki zilyetlik devriyle (Z)'ye teslim etmiştir. İbraz süresi içinde bankaya başvuran (Z), karşılıksızdır işlemi yaptırdıktan sonra (X) ve (Y)'ye karşı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatmıştır. İcra mahkemesinde (Y), imzasının ön yüzde olduğunu ve beyaz ciro niyeti taşıdığını iddia etmiştir. Hukuki Analiz: TTK m. 683/2 emredici hükmü uyarınca, cirantanın sadece imzasından ibaret olan beyaz cironun mutlak surette "poliçenin (çekin) arkasına veya alonj üzerine" yazılması zorunludur [20, 21]. TTK m. 701/3 gereği, senedin ön yüzüne atılan ve muhatap ya da düzenleyene ait olmayan çıplak imzalar "aval" hükmündedir [20, 24]. Bu nedenle (Y)'nin ön yüze attığı imza beyaz ciro olarak değil, düzenleyen (X) lehine verilmiş bir aval olarak değerlendirilir. (Z)'nin yetkili hamil sıfatı ciro zincirindeki kopukluk nedeniyle tartışmalı hale gelse de, (Y)'nin sorumluluğu kambiyo hukukunun şekilciliği ve hukuki görünüşe güven ilkesi gereği avalist sıfatıyla devam edecektir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: TTK m. 686 ve m. 683 kapsamında ciro zincirinde yer alan imzaların birbirine bağlı ve düzenli olup olmadığını kontrol etmek borçlunun yükümlülüğündedir. Beyaz ciro ile iktisap eden kişi şeklen hak sahibi (meşru hamil) kabul edilir [33]. Hamilin kötü niyetle veya ağır kusurla senedi iktisap ettiğini ispat yükü, senedin borçlusuna (defi ileri sürene) aittir.
  • Zamanaşımı / Süreler: Cironun, ödememe protestosu çekilmesinden veya protesto çekilmesi için öngörülen yasal sürenin bitiminden önce yapılmış olması gerekir (TTK m. 690/1). Protestodan sonra yapılan ciro, kambiyo senedi cirosunun teminat ve teşhis işlevlerini doğurmaz, yalnızca "alacağın temliki" sonuçlarını hasıl eder [34, 35]. Tarihsiz beyaz ciroların, aksi ispat edilene kadar protesto süresinden önce atıldığı karine olarak kabul edilir (TTK m. 690/2) [34].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Cironun şekline, alonjun usulüne uygun olup olmadığına ve hamilin meşru hak sahibi olup olmadığına ilişkin şeklî uyuşmazlıklarda, İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 170/a bağlamında "kambiyo senedi vasfına itiraz" olarak İcra Mahkemeleri görevlidir. Temel ilişkinin veya mutlak butlanın (sahteliğin) söz konusu olduğu iptal, menfi tespit veya istirdat davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir [11].
  • Yaygın uygulama hataları: Ticari hayatta alonj olarak kullanılan kâğıtların senede zımba dahi olmaksızın sadece ataş ile tutturulması veya dosya içinde ayrı bir yaprak olarak sunulması büyük bir hatadır. Alonjun senedin ayrılmaz bir parçası olduğu fiziken belli olmalıdır (örneğin imzanın senedin kenarından başlayıp alonja taşacak şekilde atılması tavsiye edilir). Ayrıca, tüzel kişi kaşesi vurulduğu halde üzerine yetkili temsilcinin ıslak imzasının atılmaması, ciro işlemini batıl kılar [8, 9].

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Ticaret Kanunu m. 683 hükmü, klasik kıymetli evrak hukukunun statik yapısını ve şekle sıkı sıkıya bağlılık ilkesini başarılı bir şekilde korumaktadır. Doktrinde Prof. Dr. Fırat Öztan ve Prof. Dr. Reha Poroy gibi otoriteler, beyaz cironun ve alonj kullanımının kambiyo senetlerinin süratli tedavül (dolaşım) ihtiyacını karşıladığını ifade ederler [36-38]. Ancak modern ticari gereksinimler ve dijitalleşme ışığında bu hükümlerin katılığı bazı eleştirilere de konu olmaktadır.

Kanun koyucu, TTK m. 1526/1 düzenlemesiyle poliçe, bono ve çeklerde güvenli elektronik imza kullanımını açıkça yasaklayarak, m. 683'teki "imza" kavramını yalnızca fiziki kâğıt ve el yazısı ile sınırlandırmıştır [10, 11]. Günümüz finansal mimarisinde, "senetsizleştirme" (demateryalizasyon) ve elektronik dolaşım (örneğin e-poliçe veya blokzincir tabanlı kambiyo senedi uygulamaları) eğilimleri güçlenirken, cironun mutlaka bir kâğıt parçasına (alonj) ıslak imza ile yapılmasının zorunlu tutulması, uluslararası ticari akış hızı karşısında hantal kalmaktadır.

Öte yandan, beyaz cironun senedin ön yüzüne atılması halinde "aval" sayılacağına dair TTK m. 701/3 kuralının, TTK m. 683 ile birlikte katı bir şekilde yorumlanması, ticari hayatta gerçek iradesi senedi devretmek olan (ancak bilgisizlik veya dikkatsizlik sonucu ön yüze imza atan) kişilerin iradeleri ile kanuni sonuç arasında dengesizlik (farazi avalist doğması) yaratmaktadır [21, 39, 40]. Doktrinde bir kısım yazarlar, senedin ön yüzüne atılan imzanın yanına devir kastını açıkça gösteren ifadelerin (örn. "ödeyiniz") eklenmesi halinde bunun aval değil ciro sayılabileceğini savunsalar da, yüksek mahkemenin bu konudaki tutumu kanunun lafzına (m. 683/2 ve 701/3) sadık kalmak yönündedir. Reform bağlamında, ciro iradesini ortaya koyan metinlerin yeri konusundaki katı ayrımın yumuşatılmasına veya elektronik kıymetli evrak dolaşımına imkân verecek istisnai rejimlerin TTK'ya entegre edilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.