1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) “Açık Poliçe” kenar başlığını taşıyan 680. maddesi, kambiyo senetleri hukukunun en temel kurumlarından biri olan ve ticari hayatta sıklıkla başvurulan "beyaz senet" (açık senet) müessesesini düzenlemektedir [1], [2]. Madde metninde her ne kadar "poliçe" ibaresi geçmekte ise de, TTK m. 778/1-f (veya ilgili atıf bendi) yollamasıyla bonolara ve TTK m. 818/1-c yollamasıyla çeklere de aynen uygulanmaktadır [1], [3], [4], [5].
TTK m. 680 hükmü; tedavüle çıkarılırken kasten tamamen doldurulmamış, bir veya birkaç zorunlu unsuru (örneğin bedel, vade veya lehtar adı) taraflar arasındaki anlaşmaya göre daha sonra doldurulmak üzere boş bırakılmış senetlerin hukuki geçerliliğini ve bu senetlerin anlaşmaya aykırı doldurulması halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların çözüm usulünü tespit etmektedir [3]. Yasa koyucu bu hükümle, senedin tanzimi sırasında henüz netlik kazanmamış hususların aradaki özel bir anlaşma uyarınca lehtar tarafından sonradan tamamlanmasını hukuken koruma altına almıştır [3]. Bu düzenleme, bir taraftan ticari dolaşım kolaylığı sağlarken, diğer taraftan kıymetli evrakın kamu güveni (soyutluk) ilkesi gereği iyiniyetli üçüncü kişileri koruma amacını gütmektedir [6], [7].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Açık Senet (Beyaz Senet) ve Eksik Senet Ayrımı
Kambiyo senetleri hukukunda "açık senet" (beyaz senet) ile "eksik senet" kavramları birbirlerinden kesin hatlarla ayrılmaktadır. Açık senet, düzenleyenin imzasını taşıyan, ancak diğer kanuni unsurlarından biri veya birkaçı bilinçli olarak (bir doldurma yetkisi verilerek) boş bırakılmış senettir [8], [3]. Eksik senet ise, zorunlu unsurları barındırmayan ve tamamlanması amacıyla tedavüle çıkarılmamış (doldurma anlaşması bulunmayan) geçersiz senedi ifade eder [9]. Doktrinde ve Yargıtay uygulamasında, düzenleyenin imzasını taşıyan bir senedin kural olarak "açık senet" olduğu karine olarak kabul edilmekte; senedin eksik senet olduğunu veya açık senet olmakla birlikte iradeye aykırı doldurulduğunu iddia eden tarafın bu hususu kesin delillerle ispatlaması gerekmektedir [10].
2.2. Doldurma Yetkisi ve Anlaşması
Senedi açık olarak düzenleyen kişi, senedi alan lehtara "doldurma yetkisi" vermiş olmaktadır [11]. Doktrinde bu yetkinin hukuki niteliği tartışmalı olup; kimi yazarlar (örneğin Öztan ve Tuna) bunu bir yetki devri (delegasyon), kimileri yenilik doğurucu bir hak, kimileri ise sui generis nitelikte bir temsil veya bağımsız varlığı olmayan feri nitelikte bir hak olarak tanımlamaktadır [11]. Açık senette en azından düzenleyenin (keşidecinin) imzasının bulunması asgari şarttır; bunun dışındaki tüm unsurlar doldurma yetkisi çerçevesinde tamamlanabilir [9], [3]. Açık bırakılan unsurların en geç senet borçluya ödeme amacıyla ibraz edilinceye kadar doldurulmuş olması zorunludur [12], [3].
2.3. Anlaşmaya Aykırı Doldurma ve Şahsi Def'i
Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış olan senedin, taraflar arasındaki mutabakata (doldurma anlaşmasına) aykırı şekilde doldurulması mümkündür [2]. Hükme göre, bu anlaşmaya uyulmadığı iddiası, senedi sonradan ciro yoluyla iktisap eden hamile karşı kural olarak ileri sürülemez [6], [2]. Bu durum, anlaşmaya aykırı doldurma iddiasının "mutlak def'i" (senedin geçersizliğine ilişkin def'i) değil, sadece temel ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilen bir "şahsi def'i" (nispi def'i) olduğunu göstermektedir [6].
2.4. Hamilin Kötüniyeti veya Ağır Kusuru
Kıymetli evrakta görünüşe güven ilkesi gereği iyiniyetli hamil korunurken, TTK m. 680 bu korumanın sınırını çizmiştir. Şayet senedi devralan hamil, senedin açık olarak verildiğini ve anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunu biliyor (kötüniyet) veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün ise, şahsi def'i niteliğindeki "anlaşmaya aykırı dolduruldu" iddiası bu hamile karşı da ileri sürülebilir [6], [2]. Ağır kusur, senedi iktisap ederken ticari hayatta beklenen en asgari dikkat ve özen yükümlülüğünün dahi gösterilmemesini ifade eder.
3. Sistematik İlişkiler
- TTK m. 778/2-c ve m. 818/1-c: Poliçeler için öngörülen m. 680 hükmü, bonolar ve çekler hakkında da yollama maddeleri aracılığıyla uygulanmaktadır [1], [13]. Tedavüle eksik unsurlarla çıkarılan bir çek veya bono da açık çek/bono niteliğindedir.
- TTK m. 687 (Kişisel Def'iler): Poliçe borçlusunun şahsi def'ilerini iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyeceği kuralını ihtiva eder. TTK m. 680, m. 687'nin açık senetler özelindeki somutlaşmış bir yansımasıdır [6], [14].
- TCK m. 209 (Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması): Belirli bir tarzda doldurulmak üzere boş veya kısmen dolu olarak teslim edilen imzalı kâğıdın (açık senedin), anlaşmaya aykırı biçimde doldurulması Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmektedir [15], [16], [17]. Bu durumun yazılı delille kanıtlanması halinde faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir [16].
- HMK m. 200 ve 201 (Senetle İspat Kuralı): Açık senedin, doldurma anlaşmasına aykırı doldurulduğu yönündeki şahsi def'i, ancak taraflar arasında yazılı bir delil (kesin delil) ile ispatlanabilir; tanık dinletilmesi kural olarak mümkün değildir [15], [18], [10].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Hukuk Daireleri (11. HD, 12. HD, 19. HD), TTK m. 680'in uygulanmasına ilişkin yerleşik bir içtihatlar bütünü oluşturmuştur:
- Tamamlama Süreci: Yargıtay'a göre, düzenleme tarihi veya vadesi yazılı olmayan bir senedin, icra takibine (ibraza) kadar alacaklı tarafından doldurulmak suretiyle zorunlu unsurlarının tamamlanarak kambiyo senedi vasfıyla işleme konulmasında yasaya aykırı hiçbir yön yoktur (Y. HGK, 18.03.2015, E. 11-1884, K. 1059) [12].
- İspat Yükü ve Yöntemi: Yargıtay, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu (örneğin vade veya bedel kısmının sonradan haksız yere yazıldığı) iddiasının, ispat yükü senet borçlusunda olmak kaydıyla, mutlak surette HMK kapsamında yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini karara bağlamıştır (Y. HGK, 24.3.1989 gün, 1/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) [15], [18].
- Kötüniyetin Sınırları: Yargıtay, senedin devralınması esnasında basit bir ihmalin kötüniyet veya ağır kusur sayılamayacağına, hamilin bile bile borçlu zararına hareket ettiğinin (kötüniyetin) her türlü delille kanıtlanabileceğine işaret etmektedir; ancak bu noktada senedi devredenin yetkisiz doldurma işlemini hamilin bildiğinin açıkça ortaya konması gerekir [19], [20].
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo):
(X) Ticaret A.Ş. ile (Y) Lojistik Ltd. Şti. arasında devam eden taşıma ilişkisinde, doğacak cari hesap borçlarının teminatı mahiyetinde olmak üzere (X), sadece şirket kaşesini basıp yetkilisine imzalattığı bedel ve vade kısmı boş olan bir bonoyu (Y)’ye teslim etmiştir. Taşıma işleri bitiminde bakiye borç 50.000 TL olmasına rağmen, (Y) firması bononun bedel kısmını 250.000 TL olarak doldurmuş ve faktoring şirketi (Z) A.Ş.’ye ciro etmiştir. Faktoring şirketi senedi iktisap ederken arka plandaki bu aykırılıktan tamamen habersizdir.
Hukuki analiz: TTK m. 680 uyarınca bu senet hukuken geçerli bir "açık bono"dur. (Y) firmasının senedi anlaşmaya aykırı olarak doldurması şahsi bir def'idir. Senedi devralan faktoring şirketi (Z), kötüniyetli veya ağır kusurlu olmadığı sürece (ki olayda habersizdir), (X) firması bu şahsi def'iyi (Z)'ye karşı ileri süremez. (X) firması, (Z)'ye 250.000 TL'yi ödemek zorunda kalacak; ancak daha sonra (Y) firmasına karşı sebepsiz zenginleşme / istirdat davası açabilecek ve şartları varsa TCK m. 209 kapsamında şikâyette bulunabilecektir.
Olay 2 (kurmaca senaryo):
Tacir (A), tedarikçisi (B)'ye aralarındaki sözleşme uyarınca teminat amaçlı sadece imzalı bir açık çek verir. (B), aralarında hiçbir alacak hakkı doğmamasına rağmen çeki 100.000 TL olarak doldurur ve eşinin kardeşi olan, aralarındaki ihtilafı en başından beri detaylarıyla bilen tüccar (C)'ye devrettiği izlenimi yaratmak için ciro eder. (C) çeki bankaya ibraz edip karşılıksızdır işlemi yaptırdıktan sonra (A)'ya takip başlatır.
Hukuki analiz: TTK m. 680 gereği anlaşmaya aykırı doldurma iddiası üçüncü kişilere karşı ileri sürülemezse de, yasanın istisnası olan "hamilin senedi iktisap ederken kötüniyetli olması" durumu olayda mevcuttur. Hamil (C), temel ilişkideki mutabakatı ve senedin bedelsiz olduğunu net bir biçimde bildiğinden kötüniyetlidir. Bu durumda (A), senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu (şahsi) def'isini (C)'ye karşı ileri sürerek borçtan kurtulabilir.
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat yükü: Açık senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden borçlu (düzenleyen/keşideci), bu iddiasını ispat yükü altındadır [10]. Bu husus ancak yazılı (kesin) delille ispat edilebilir [15], [18], [10].
- Zamanaşımı / Süreler: Doldurma yetkisinin kullanımı için kanunda öngörülen özel bir zamanaşımı süresi yoktur; senedin tedavül anından ödeme için ibrazına kadar doldurulması mümkündür [12]. TCK m. 209 uyarınca yapılacak şikâyetler, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aylık hak düşürücü süreye tabidir [16].
- Görevli/yetkili mahkeme: Borçlunun senedin haksız doldurulduğu iddiasıyla açacağı menfi tespit veya istirdat davalarında, ticari bir iş söz konusu olduğundan Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda icra hukuk mahkemesinde açılan itiraz davalarında, yazılı bir belge ibraz edilmediği sürece mahkeme sadece senedin dış görünüşüne göre karar vermek zorundadır.
- Yaygın uygulama hataları: Uygulamada sıklıkla açık senedin geçersiz ("eksik") bir senet olduğu iddiasıyla takibin iptali istenmekte, oysa Yargıtay boşlukların sonradan doldurulmasını tamamen yasal bir hak (doldurma yetkisi) olarak kabul etmektedir [12], [10]. Ayrıca şahsi def'i olan anlaşmaya aykırı doldurma iddiasının, ciro zinciriyle senedi devralan hamillere karşı tanıkla ispat edilmeye çalışılması usul hukuku kuralları karşısında geçersiz kalmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk Ticaret Kanunu m. 680 hükmü, kıymetli evrakta tedavül ve kamu güvenini sağlama hedefi bakımından son derece isabetli bir tasarımdır. Ancak, açık senetlerin zayi olması ve iptali prosedürlerinde doktriner bazı tereddütler yaşanmaktadır. Bazı akademisyenler (Kınacıoğlu, Pulaşlı, Kendigelen), açık senedin henüz tüm unsurları taşımaması ve "doldurma imkânsızlığı" yaratması sebebiyle, kambiyo alacağının doğmadığını, dolayısıyla doğrudan kambiyo senedi iptali (zayi) hükümlerine tabi olmaması gerektiğini savunurken; Poroy/Tekinalp gibi diğer yazarlar, zayi durumunda iptal kararı verilmesinin ticaret hayatının bir gereği olduğunu, açık senedin "embriyon halinde bir kambiyo senedi" statüsünde korumadan faydalandırılması gerektiğini ifade etmektedirler [8], [21], [22]. Yargıtay çoğunlukla bu senetlerin henüz kambiyo vasfı kazanmasa dahi korunması gerektiği veya iptalinin istenebileceği eğilimindedir.
Maddeye ilişkin yapısal bir eleştiri de, "ağır kusur" kavramının oldukça dar yorumlanması neticesinde, açık senedi pervasızca iktisap eden kişilerin dahi bazen hukuki görünüşe güven kapsamında haksız bir koruma şemsiyesi altına girebilmesidir. Hukukumuzda senedi teslim edenin "güven veren", devralan hamilin "güvenen" konumunda olması denklemi, bazı spesifik uyuşmazlıklarda (özellikle tüketicinin/zayıfın elinden zorla/hatayla alınan açık senetlerde) hakkaniyet ihlallerine yol açabilmektedir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) “Açık Poliçe” kenar başlığını taşıyan 680. maddesi, kambiyo senetleri hukukunun en temel kurumlarından biri olan ve ticari hayatta sıklıkla başvurulan "beyaz senet" (açık senet) müessesesini düzenlemektedir [1], [2]. Madde metninde her ne kadar "poliçe" ibaresi geçmekte ise de, TTK m. 778/1-f (veya ilgili atıf bendi) yollamasıyla bonolara ve TTK m. 818/1-c yollamasıyla çeklere de aynen uygulanmaktadır [1], [3], [4], [5].
TTK m. 680 hükmü; tedavüle çıkarılırken kasten tamamen doldurulmamış, bir veya birkaç zorunlu unsuru (örneğin bedel, vade veya lehtar adı) taraflar arasındaki anlaşmaya göre daha sonra doldurulmak üzere boş bırakılmış senetlerin hukuki geçerliliğini ve bu senetlerin anlaşmaya aykırı doldurulması halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların çözüm usulünü tespit etmektedir [3]. Yasa koyucu bu hükümle, senedin tanzimi sırasında henüz netlik kazanmamış hususların aradaki özel bir anlaşma uyarınca lehtar tarafından sonradan tamamlanmasını hukuken koruma altına almıştır [3]. Bu düzenleme, bir taraftan ticari dolaşım kolaylığı sağlarken, diğer taraftan kıymetli evrakın kamu güveni (soyutluk) ilkesi gereği iyiniyetli üçüncü kişileri koruma amacını gütmektedir [6], [7].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Açık Senet (Beyaz Senet) ve Eksik Senet Ayrımı
Kambiyo senetleri hukukunda "açık senet" (beyaz senet) ile "eksik senet" kavramları birbirlerinden kesin hatlarla ayrılmaktadır. Açık senet, düzenleyenin imzasını taşıyan, ancak diğer kanuni unsurlarından biri veya birkaçı bilinçli olarak (bir doldurma yetkisi verilerek) boş bırakılmış senettir [8], [3]. Eksik senet ise, zorunlu unsurları barındırmayan ve tamamlanması amacıyla tedavüle çıkarılmamış (doldurma anlaşması bulunmayan) geçersiz senedi ifade eder [9]. Doktrinde ve Yargıtay uygulamasında, düzenleyenin imzasını taşıyan bir senedin kural olarak "açık senet" olduğu karine olarak kabul edilmekte; senedin eksik senet olduğunu veya açık senet olmakla birlikte iradeye aykırı doldurulduğunu iddia eden tarafın bu hususu kesin delillerle ispatlaması gerekmektedir [10].
2.2. Doldurma Yetkisi ve Anlaşması
Senedi açık olarak düzenleyen kişi, senedi alan lehtara "doldurma yetkisi" vermiş olmaktadır [11]. Doktrinde bu yetkinin hukuki niteliği tartışmalı olup; kimi yazarlar (örneğin Öztan ve Tuna) bunu bir yetki devri (delegasyon), kimileri yenilik doğurucu bir hak, kimileri ise sui generis nitelikte bir temsil veya bağımsız varlığı olmayan feri nitelikte bir hak olarak tanımlamaktadır [11]. Açık senette en azından düzenleyenin (keşidecinin) imzasının bulunması asgari şarttır; bunun dışındaki tüm unsurlar doldurma yetkisi çerçevesinde tamamlanabilir [9], [3]. Açık bırakılan unsurların en geç senet borçluya ödeme amacıyla ibraz edilinceye kadar doldurulmuş olması zorunludur [12], [3].
2.3. Anlaşmaya Aykırı Doldurma ve Şahsi Def'i
Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış olan senedin, taraflar arasındaki mutabakata (doldurma anlaşmasına) aykırı şekilde doldurulması mümkündür [2]. Hükme göre, bu anlaşmaya uyulmadığı iddiası, senedi sonradan ciro yoluyla iktisap eden hamile karşı kural olarak ileri sürülemez [6], [2]. Bu durum, anlaşmaya aykırı doldurma iddiasının "mutlak def'i" (senedin geçersizliğine ilişkin def'i) değil, sadece temel ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilen bir "şahsi def'i" (nispi def'i) olduğunu göstermektedir [6].
2.4. Hamilin Kötüniyeti veya Ağır Kusuru
Kıymetli evrakta görünüşe güven ilkesi gereği iyiniyetli hamil korunurken, TTK m. 680 bu korumanın sınırını çizmiştir. Şayet senedi devralan hamil, senedin açık olarak verildiğini ve anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunu biliyor (kötüniyet) veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün ise, şahsi def'i niteliğindeki "anlaşmaya aykırı dolduruldu" iddiası bu hamile karşı da ileri sürülebilir [6], [2]. Ağır kusur, senedi iktisap ederken ticari hayatta beklenen en asgari dikkat ve özen yükümlülüğünün dahi gösterilmemesini ifade eder.
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Hukuk Daireleri (11. HD, 12. HD, 19. HD), TTK m. 680'in uygulanmasına ilişkin yerleşik bir içtihatlar bütünü oluşturmuştur:
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (kurmaca senaryo): (X) Ticaret A.Ş. ile (Y) Lojistik Ltd. Şti. arasında devam eden taşıma ilişkisinde, doğacak cari hesap borçlarının teminatı mahiyetinde olmak üzere (X), sadece şirket kaşesini basıp yetkilisine imzalattığı bedel ve vade kısmı boş olan bir bonoyu (Y)’ye teslim etmiştir. Taşıma işleri bitiminde bakiye borç 50.000 TL olmasına rağmen, (Y) firması bononun bedel kısmını 250.000 TL olarak doldurmuş ve faktoring şirketi (Z) A.Ş.’ye ciro etmiştir. Faktoring şirketi senedi iktisap ederken arka plandaki bu aykırılıktan tamamen habersizdir. Hukuki analiz: TTK m. 680 uyarınca bu senet hukuken geçerli bir "açık bono"dur. (Y) firmasının senedi anlaşmaya aykırı olarak doldurması şahsi bir def'idir. Senedi devralan faktoring şirketi (Z), kötüniyetli veya ağır kusurlu olmadığı sürece (ki olayda habersizdir), (X) firması bu şahsi def'iyi (Z)'ye karşı ileri süremez. (X) firması, (Z)'ye 250.000 TL'yi ödemek zorunda kalacak; ancak daha sonra (Y) firmasına karşı sebepsiz zenginleşme / istirdat davası açabilecek ve şartları varsa TCK m. 209 kapsamında şikâyette bulunabilecektir.
Olay 2 (kurmaca senaryo): Tacir (A), tedarikçisi (B)'ye aralarındaki sözleşme uyarınca teminat amaçlı sadece imzalı bir açık çek verir. (B), aralarında hiçbir alacak hakkı doğmamasına rağmen çeki 100.000 TL olarak doldurur ve eşinin kardeşi olan, aralarındaki ihtilafı en başından beri detaylarıyla bilen tüccar (C)'ye devrettiği izlenimi yaratmak için ciro eder. (C) çeki bankaya ibraz edip karşılıksızdır işlemi yaptırdıktan sonra (A)'ya takip başlatır. Hukuki analiz: TTK m. 680 gereği anlaşmaya aykırı doldurma iddiası üçüncü kişilere karşı ileri sürülemezse de, yasanın istisnası olan "hamilin senedi iktisap ederken kötüniyetli olması" durumu olayda mevcuttur. Hamil (C), temel ilişkideki mutabakatı ve senedin bedelsiz olduğunu net bir biçimde bildiğinden kötüniyetlidir. Bu durumda (A), senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu (şahsi) def'isini (C)'ye karşı ileri sürerek borçtan kurtulabilir.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Türk Ticaret Kanunu m. 680 hükmü, kıymetli evrakta tedavül ve kamu güvenini sağlama hedefi bakımından son derece isabetli bir tasarımdır. Ancak, açık senetlerin zayi olması ve iptali prosedürlerinde doktriner bazı tereddütler yaşanmaktadır. Bazı akademisyenler (Kınacıoğlu, Pulaşlı, Kendigelen), açık senedin henüz tüm unsurları taşımaması ve "doldurma imkânsızlığı" yaratması sebebiyle, kambiyo alacağının doğmadığını, dolayısıyla doğrudan kambiyo senedi iptali (zayi) hükümlerine tabi olmaması gerektiğini savunurken; Poroy/Tekinalp gibi diğer yazarlar, zayi durumunda iptal kararı verilmesinin ticaret hayatının bir gereği olduğunu, açık senedin "embriyon halinde bir kambiyo senedi" statüsünde korumadan faydalandırılması gerektiğini ifade etmektedirler [8], [21], [22]. Yargıtay çoğunlukla bu senetlerin henüz kambiyo vasfı kazanmasa dahi korunması gerektiği veya iptalinin istenebileceği eğilimindedir.
Maddeye ilişkin yapısal bir eleştiri de, "ağır kusur" kavramının oldukça dar yorumlanması neticesinde, açık senedi pervasızca iktisap eden kişilerin dahi bazen hukuki görünüşe güven kapsamında haksız bir koruma şemsiyesi altına girebilmesidir. Hukukumuzda senedi teslim edenin "güven veren", devralan hamilin "güvenen" konumunda olması denklemi, bazı spesifik uyuşmazlıklarda (özellikle tüketicinin/zayıfın elinden zorla/hatayla alınan açık senetlerde) hakkaniyet ihlallerine yol açabilmektedir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.