1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 676. maddesi, kambiyo senetlerinin (poliçe, bono, çek) en temel zorunlu şekil şartlarından biri olan "belirli bir bedelin ödenmesi" hususunda ortaya çıkabilecek irade ve beyan çelişkilerini çözümlemek amacıyla sevk edilmiş emredici bir yorum kuralıdır [1, 2]. Kıymetli evrak hukukunda, senedin içerdiği hakkın senetten bağımsız olarak ileri sürülememesi ve devredilememesi ilkesi (TTK m. 645) gereğince, senet metninin açık, kesin ve tereddüde mahal vermeyecek nitelikte olması esastır [3]. Bedelin senet üzerinde farklı şekillerde gösterilmesi, normal şartlar altında senedin "belirli bir bedel" içerme şartını ihlal ederek kambiyo vasfını yitirmesine neden olabilecekken, kanun koyucu ticari hayatın gereksinimlerini ve tedavül güvenliğini gözeterek TTK m. 676 hükmü ile bu çelişkiyi kanun yoluyla giderme yoluna gitmiştir.
Madde, kaynağını Cenevre Yeknesak Kambiyo Senetleri Kanunu'ndan almaktadır. Düzenlemenin temel felsefesi, senedi geçersiz kılmak yerine, yasa koyucunun farazi irade tespiti ile senedi ayakta tutmak (favor negotii) ilkesine dayanmaktadır. Bu bağlamda, senet üzerindeki bedeller arasında fark bulunması tahrifat (değiştirme) teşkil etmediği sürece, senedin geçerliliğini etkilemez; kanunun öngördüğü öncelik kuralları devreye girerek geçerli bedeli tayin eder.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Yazı ve Rakam Arasındaki Çelişki (TTK m. 676/1)
Maddenin birinci fıkrası, senedin bedelinin hem harflerle (yazı) hem de sayılarla (rakam) ifade edildiği durumlarda, bu iki ifade arasında bir uyumsuzluk bulunması halini düzenler. Hükme göre, "yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur" [1]. Bu kuralın doktriner dayanağı, yazıyla bedel belirtilirken kişinin daha fazla dikkat ve özen sarf ettiği, rakamla yazımda ise sıfırların veya rakamların sehven yanlış yazılma (kalem sürçmesi) ihtimalinin daha yüksek olduğu karinesidir [4]. Bu nedenle kanun koyucu, yazıyla belirtilen miktarın borçlunun gerçek iradesini yansıttığını farz etmektedir. Bu kural mutlak olup, rakamla ifade edilen bedelin mi yoksa yazıyla ifade edilen bedelin mi gerçek borcu yansıttığına dair senet dışı (temel ilişkiye dayanan) ispat vasıtaları, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı kural olarak ileri sürülemez.
2.2. Aynı Türden İfadeler Arasındaki Çelişki (TTK m. 676/2)
Maddenin ikinci fıkrası, bedelin yalnız yazıyla birden fazla kez veya yalnız rakamla birden fazla kez gösterilmesi ve bunlar arasında çelişki bulunması halini düzenler. Bu durumda kanun koyucu, borçluyu koruma (favor debitoris) ilkesini devreye sokarak "en az olan bedel geçerli sayılır" hükmünü sevk etmiştir [1, 2]. Bu düzenleme, borçlunun iradesinin en azından asgari miktar için kesin olduğu varsayımına dayanır. Eğer aynı türden ifadeler (iki farklı rakam veya iki farklı yazı) arasında çelişki varsa, senedin tamamen batıl sayılması yerine, alacaklının daha az bedelle yetinmesi pahasına senedin kambiyo vasfı korunur.
2.3. Tahrifat (Değiştirme) Ayrımı
TTK m. 676 hükmü, yalnızca senedin "ilk düzenlenme anında" var olan ve sehven yapılan çelişkiler için geçerlidir. Eğer senet üzerindeki çelişki, bedellerden birinin sonradan hukuka aykırı olarak değiştirilmesi (tahrifat) sonucu ortaya çıkmışsa, TTK m. 676 uygulanmaz. Bu durumda TTK m. 748 (senet metnindeki değişiklikler) hükmü devreye girer [5-7]. Tahrifat halinde, yazı ile rakam arasında fark bulunsa dahi "yazı üstündür" kuralı işletilemez; senedin tahrifattan önceki asıl bedeli (ispatlanabildiği ölçüde) veya borçlunun kabulündeki miktar esas alınır [6, 8].
3. Sistematik İlişkiler
- TTK m. 778/2-c (Bonoya Uygulanabilirlik): Poliçeler için öngörülen TTK m. 676 hükmü, bononun niteliğine aykırı düşmediği ölçüde bonolar (emre yazılı senetler) hakkında da kıyasen değil, doğrudan yollama suretiyle uygulanır [4, 9].
- TTK m. 818/1-b (Çeke Uygulanabilirlik): Aynı şekilde, çeklerde bedelin çeşitli şekillerde gösterilmesi durumunda da TTK m. 676 hükmü çekler hakkında uygulama alanı bulur [4, 10].
- TTK m. 748 (Tahrifat Hükmü): TTK m. 676 ile TTK m. 748 birbirini dışlayan kurallardır. Bedel çelişkisi tahrifattan kaynaklanıyorsa TTK m. 676'daki yorum kuralı terk edilip, imza sahiplerinin değiştirmeden önceki veya sonraki metne göre sorumlu olacaklarını düzenleyen TTK m. 748 tatbik edilir [5-7].
- TBK m. 19 (Muvazaa ve Yorum): TTK m. 676, kambiyo senetlerinin soyutluk ilkesinin bir gereği olarak, TBK m. 19'da yer alan genel irade yorumu kurallarının yerini alan özel ve şekli bir yorum kuralıdır.
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay uygulamalarında TTK m. 676 hükmü iki temel boyutta ele alınmaktadır. Birincisi tahrifat iddialarıyla kesiştiği noktalar, ikincisi ise kuralın "hayatın olağan akışına" aykırı sonuçlar doğurduğu istisnai hallerdir.
Tahrifat İstisnasına İlişkin İçtihatlar:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre (Örn: Y. 11. HD., 24.10.2017, E.3527, K.5672), TTK m. 676 (eski TTK m. 588) hükmü ancak senedin bedel kısmında tahrifat (silinti, kazıntı, ilave) yapılmamış olması halinde uygulanır. Eğer senedin rakamla belirtilen bölümünde tahrifat yapıldığı bilirkişi incelemesi ile saptanmışsa, artık "yazı ile olan bedel geçerlidir" kuralına dayanılamaz. Zira tahrifat, senedin düzenlenme anındaki iradeyi fesada uğratan bir dış müdahaledir ve bu durumda senedin borçlunun kabulündeki miktar veya tahrifattan önceki ilk miktar üzerinden geçerli olduğuna karar verilmelidir [5, 6].
Hayatın Olağan Akışına Aykırılık ve Aşırı Şekilcilik İstisnası:
Yargıtay, nadir de olsa, TTK m. 676/1'in lafzi yorumunun adaletsiz sonuçlar doğurabileceği durumlarda Medeni Kanun m. 2 (dürüstlük kuralı) çerçevesinde kuralı esnetmektedir. Örneğin, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin (15.06.2016 T., 2016/27940 E., 2017/826 K.) kararına konu olan bir olayda, bononun rakam kısmında "35.000", yazı kısmında ise "otuzbeş" (35) yazılıdır. Mahkeme, "Hiçbir alım gücü olmayan 35 TL üzerinden bono düzenlenmesi hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi, bu yöndeki kabul aşırı şekilcilik olup ağır hak kaybına neden olacaktır" gerekçesiyle yazılı bedelin üstünlüğü kuralını istisnai olarak uygulamamıştır [4, 11]. Bu içtihat, kuralın körü körüne uygulanmasının hakkın kötüye kullanılması teşkil edebileceğini göstermesi bakımından son derece önemlidir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: Tahrifat Olmaksızın Yazı ve Rakam Çelişkisi
Olay: Tacir (A), tedarikçisi (B)'ye bir mal alımı karşılığında bono düzenlemiştir. Bononun sağ üst köşesindeki rakam hanesine "150.000 TL" yazılmış, ancak orta kısımdaki yazı hanesine "Yüz Elli Beş Bin Türk Lirası" ibaresi derç edilmiştir. Vadesi geldiğinde (B), ihtiyati haciz kararı almak üzere senedi icraya koyduğunda (A), rakamın 150.000 TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin kısma borca itiraz davası açmıştır. Senedin üzerinde herhangi bir silinti veya kazıntı yoktur.
Hukuki Analiz: TTK m. 778/2-c atfıyla TTK m. 676/1 gereğince, senet üzerinde herhangi bir tahrifat (değiştirme) bulunmadığı durumlarda yazı ile rakam arasındaki fark halinde, yazı ile gösterilen bedel mutlak surette üstün tutulur. İcra mahkemesi, borçlunun (A) gerçek borcun 150.000 TL olduğuna dair senet dışı ticari defter veya temel ilişki iddialarını kambiyo takibinde dinleyemez. Geçerli bedel 155.000 TL'dir.
Olay 2: Rakam Hanesinde Tahrifat Bulunması Durumu
Olay: (C), (D) lehine düzenlediği çekte rakam hanesine "20.000 TL", yazı hanesine ise "Yirmi Bin TL" yazarak teslim etmiştir. Ancak kötüniyetli hamil (D), kendi el yazısıyla rakam hanesindeki sayının yanına bir sıfır ekleyerek rakamı "200.000 TL" yapmış, yazıyla belirtilen "Yirmi Bin TL" kısmına ise, daha sonra kendi el yazısı olduğunu gizlemek amacıyla profesyonelce "İki Yüz Bin TL" şeklinde tahrifat yapmıştır. (C), çek icraya konduğunda tahrifat itirazında bulunmuştur.
Hukuki Analiz: Kriminal inceleme sonucunda senedin hem yazı hem de rakam kısmında sonradan müdahale ile tahrifat yapıldığı saptanırsa, TTK m. 676 yorum kuralı tatbik edilmez. Çek, TTK m. 748 gereği değiştirmeden önceki ilk metnine göre (20.000 TL) hüküm ifade eder [5, 6, 12]. Değişikliği imzalayarak onaylamayan (C), ancak kendi iradesine uygun olan ilk asıl metinden sorumludur. Hamil (D)'nin senedi tahrif etmiş olması, senedin kambiyo vasfını tamamen ortadan kaldırmasa da, (C)'nin borcunu ilk bedele indirger.
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat Yükü: Bedeldeki çelişki senet metninden anlaşılan bir mutlak def'idir. Ancak borçlu, bu çelişkinin aslında bir "tahrifat" (sahtecilik/değiştirme) ürünü olduğunu ileri sürüyorsa, tahrifatı kanıtlama yükü kural olarak tahrifat itirazında bulunan borçluya aittir (HMK m. 208 vd.).
- İcra Mahkemesinin İnceleme Yetkisi: Alacaklı, rakam ile yazı arasında fahiş fark olan bir senetle rakam üzerinden takip yapmışsa, icra müdürü kambiyo senedini resen incelemekle yükümlüdür (İİK m. 167 vd.). İcra müdürü TTK m. 676 kuralını resen uygulamalıdır. Şikayet halinde İcra Hukuk Mahkemesi de şekli inceleme yaparak "yazının üstünlüğü" kuralını tatbik eder [4].
- Zamanaşımı / Süreler: Bedelin tespitinde TTK m. 676'nın uygulanması, kambiyo senetlerine özgü zamanaşımı sürelerini (Örn: poliçe ve bonoda 3 yıl, çekte 3 yıl/6 ay gibi) etkilemez. Bedel tespiti esasa ilişkin bir şekil unsurudur.
- Yaygın Uygulama Hataları: Uygulamada mahkemelerin veya icra dairelerinin, senette bariz bir kimyasal/fiziksel kazıntı (tahrifat) varken ve bu durum iddia edilmişken, bilirkişi incelemesi yaptırmadan şeklen "yazı üstündür" diyerek TTK m. 676'yı uygulamaları en yaygın bozma nedenlerindendir [5, 6].
7. Eleştirel Değerlendirme
Doktrinde (Örn: Reha Poroy / Ünal Tekinalp, Fırat Öztan, Hasan Pulaşlı vb.), TTK m. 676'da öngörülen kuralın ticari sürat ve tedavül güvenliği için elzem olduğu konusunda bir fikir birliği mevcuttur. Ancak, katı şekilciliğin getirdiği dezavantajlar da sıklıkla tartışılmaktadır [4, 13, 14].
Lafzi yoruma sıkı sıkıya bağlı kalındığında, rakam hanesinde "1.000.000 TL" yazan ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin hacmine tamamen uygun olan bir senette, yazı hanesine tamamen insani bir dikkatsizlikle "On Türk Lirası" yazılması halinde, mahkemelerin salt şekil şartı nedeniyle alacağı 10 TL olarak tescil etmesi sebepsiz zenginleşmelere ve ağır hak kayıplarına yol açmaktadır. Bu hususta Alman ve İsviçre doktrininde de tartışmalar mevcut olup, TMK m. 2'deki hakkın kötüye kullanılması yasağının kambiyo hukukuna da sirayet etmesi gerektiği savunulmaktadır. Nitekim Yargıtay'ın (Y. 12. HD., 2016/27940 E., 2017/826 K.) "hayatın olağan akışına aykırılık" ve "aşırı şekilcilik" gerekçesiyle TTK m. 676'nın mutlaklığını kırdığı kararı [4], doktrin tarafından da hakkaniyete ulaşmak adına son derece olumlu karşılanmıştır. Olması gereken hukuk bakımından, fahiş fark durumlarında (kasıt veya açık hata hallerinde) senet metni dışındaki yazılı ve kesin delillerin (banka dekontu, fatura vb.) icra yargılamasında da istisnai olarak dikkate alınabilmesine yönelik yasal bir esneklik getirilmesi savunulabilir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 676. maddesi, kambiyo senetlerinin (poliçe, bono, çek) en temel zorunlu şekil şartlarından biri olan "belirli bir bedelin ödenmesi" hususunda ortaya çıkabilecek irade ve beyan çelişkilerini çözümlemek amacıyla sevk edilmiş emredici bir yorum kuralıdır [1, 2]. Kıymetli evrak hukukunda, senedin içerdiği hakkın senetten bağımsız olarak ileri sürülememesi ve devredilememesi ilkesi (TTK m. 645) gereğince, senet metninin açık, kesin ve tereddüde mahal vermeyecek nitelikte olması esastır [3]. Bedelin senet üzerinde farklı şekillerde gösterilmesi, normal şartlar altında senedin "belirli bir bedel" içerme şartını ihlal ederek kambiyo vasfını yitirmesine neden olabilecekken, kanun koyucu ticari hayatın gereksinimlerini ve tedavül güvenliğini gözeterek TTK m. 676 hükmü ile bu çelişkiyi kanun yoluyla giderme yoluna gitmiştir.
Madde, kaynağını Cenevre Yeknesak Kambiyo Senetleri Kanunu'ndan almaktadır. Düzenlemenin temel felsefesi, senedi geçersiz kılmak yerine, yasa koyucunun farazi irade tespiti ile senedi ayakta tutmak (favor negotii) ilkesine dayanmaktadır. Bu bağlamda, senet üzerindeki bedeller arasında fark bulunması tahrifat (değiştirme) teşkil etmediği sürece, senedin geçerliliğini etkilemez; kanunun öngördüğü öncelik kuralları devreye girerek geçerli bedeli tayin eder.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Yazı ve Rakam Arasındaki Çelişki (TTK m. 676/1)
Maddenin birinci fıkrası, senedin bedelinin hem harflerle (yazı) hem de sayılarla (rakam) ifade edildiği durumlarda, bu iki ifade arasında bir uyumsuzluk bulunması halini düzenler. Hükme göre, "yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur" [1]. Bu kuralın doktriner dayanağı, yazıyla bedel belirtilirken kişinin daha fazla dikkat ve özen sarf ettiği, rakamla yazımda ise sıfırların veya rakamların sehven yanlış yazılma (kalem sürçmesi) ihtimalinin daha yüksek olduğu karinesidir [4]. Bu nedenle kanun koyucu, yazıyla belirtilen miktarın borçlunun gerçek iradesini yansıttığını farz etmektedir. Bu kural mutlak olup, rakamla ifade edilen bedelin mi yoksa yazıyla ifade edilen bedelin mi gerçek borcu yansıttığına dair senet dışı (temel ilişkiye dayanan) ispat vasıtaları, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı kural olarak ileri sürülemez.
2.2. Aynı Türden İfadeler Arasındaki Çelişki (TTK m. 676/2)
Maddenin ikinci fıkrası, bedelin yalnız yazıyla birden fazla kez veya yalnız rakamla birden fazla kez gösterilmesi ve bunlar arasında çelişki bulunması halini düzenler. Bu durumda kanun koyucu, borçluyu koruma (favor debitoris) ilkesini devreye sokarak "en az olan bedel geçerli sayılır" hükmünü sevk etmiştir [1, 2]. Bu düzenleme, borçlunun iradesinin en azından asgari miktar için kesin olduğu varsayımına dayanır. Eğer aynı türden ifadeler (iki farklı rakam veya iki farklı yazı) arasında çelişki varsa, senedin tamamen batıl sayılması yerine, alacaklının daha az bedelle yetinmesi pahasına senedin kambiyo vasfı korunur.
2.3. Tahrifat (Değiştirme) Ayrımı
TTK m. 676 hükmü, yalnızca senedin "ilk düzenlenme anında" var olan ve sehven yapılan çelişkiler için geçerlidir. Eğer senet üzerindeki çelişki, bedellerden birinin sonradan hukuka aykırı olarak değiştirilmesi (tahrifat) sonucu ortaya çıkmışsa, TTK m. 676 uygulanmaz. Bu durumda TTK m. 748 (senet metnindeki değişiklikler) hükmü devreye girer [5-7]. Tahrifat halinde, yazı ile rakam arasında fark bulunsa dahi "yazı üstündür" kuralı işletilemez; senedin tahrifattan önceki asıl bedeli (ispatlanabildiği ölçüde) veya borçlunun kabulündeki miktar esas alınır [6, 8].
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay uygulamalarında TTK m. 676 hükmü iki temel boyutta ele alınmaktadır. Birincisi tahrifat iddialarıyla kesiştiği noktalar, ikincisi ise kuralın "hayatın olağan akışına" aykırı sonuçlar doğurduğu istisnai hallerdir.
Tahrifat İstisnasına İlişkin İçtihatlar: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre (Örn: Y. 11. HD., 24.10.2017, E.3527, K.5672), TTK m. 676 (eski TTK m. 588) hükmü ancak senedin bedel kısmında tahrifat (silinti, kazıntı, ilave) yapılmamış olması halinde uygulanır. Eğer senedin rakamla belirtilen bölümünde tahrifat yapıldığı bilirkişi incelemesi ile saptanmışsa, artık "yazı ile olan bedel geçerlidir" kuralına dayanılamaz. Zira tahrifat, senedin düzenlenme anındaki iradeyi fesada uğratan bir dış müdahaledir ve bu durumda senedin borçlunun kabulündeki miktar veya tahrifattan önceki ilk miktar üzerinden geçerli olduğuna karar verilmelidir [5, 6].
Hayatın Olağan Akışına Aykırılık ve Aşırı Şekilcilik İstisnası: Yargıtay, nadir de olsa, TTK m. 676/1'in lafzi yorumunun adaletsiz sonuçlar doğurabileceği durumlarda Medeni Kanun m. 2 (dürüstlük kuralı) çerçevesinde kuralı esnetmektedir. Örneğin, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin (15.06.2016 T., 2016/27940 E., 2017/826 K.) kararına konu olan bir olayda, bononun rakam kısmında "35.000", yazı kısmında ise "otuzbeş" (35) yazılıdır. Mahkeme, "Hiçbir alım gücü olmayan 35 TL üzerinden bono düzenlenmesi hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi, bu yöndeki kabul aşırı şekilcilik olup ağır hak kaybına neden olacaktır" gerekçesiyle yazılı bedelin üstünlüğü kuralını istisnai olarak uygulamamıştır [4, 11]. Bu içtihat, kuralın körü körüne uygulanmasının hakkın kötüye kullanılması teşkil edebileceğini göstermesi bakımından son derece önemlidir.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1: Tahrifat Olmaksızın Yazı ve Rakam Çelişkisi Olay: Tacir (A), tedarikçisi (B)'ye bir mal alımı karşılığında bono düzenlemiştir. Bononun sağ üst köşesindeki rakam hanesine "150.000 TL" yazılmış, ancak orta kısımdaki yazı hanesine "Yüz Elli Beş Bin Türk Lirası" ibaresi derç edilmiştir. Vadesi geldiğinde (B), ihtiyati haciz kararı almak üzere senedi icraya koyduğunda (A), rakamın 150.000 TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin kısma borca itiraz davası açmıştır. Senedin üzerinde herhangi bir silinti veya kazıntı yoktur. Hukuki Analiz: TTK m. 778/2-c atfıyla TTK m. 676/1 gereğince, senet üzerinde herhangi bir tahrifat (değiştirme) bulunmadığı durumlarda yazı ile rakam arasındaki fark halinde, yazı ile gösterilen bedel mutlak surette üstün tutulur. İcra mahkemesi, borçlunun (A) gerçek borcun 150.000 TL olduğuna dair senet dışı ticari defter veya temel ilişki iddialarını kambiyo takibinde dinleyemez. Geçerli bedel 155.000 TL'dir.
Olay 2: Rakam Hanesinde Tahrifat Bulunması Durumu Olay: (C), (D) lehine düzenlediği çekte rakam hanesine "20.000 TL", yazı hanesine ise "Yirmi Bin TL" yazarak teslim etmiştir. Ancak kötüniyetli hamil (D), kendi el yazısıyla rakam hanesindeki sayının yanına bir sıfır ekleyerek rakamı "200.000 TL" yapmış, yazıyla belirtilen "Yirmi Bin TL" kısmına ise, daha sonra kendi el yazısı olduğunu gizlemek amacıyla profesyonelce "İki Yüz Bin TL" şeklinde tahrifat yapmıştır. (C), çek icraya konduğunda tahrifat itirazında bulunmuştur. Hukuki Analiz: Kriminal inceleme sonucunda senedin hem yazı hem de rakam kısmında sonradan müdahale ile tahrifat yapıldığı saptanırsa, TTK m. 676 yorum kuralı tatbik edilmez. Çek, TTK m. 748 gereği değiştirmeden önceki ilk metnine göre (20.000 TL) hüküm ifade eder [5, 6, 12]. Değişikliği imzalayarak onaylamayan (C), ancak kendi iradesine uygun olan ilk asıl metinden sorumludur. Hamil (D)'nin senedi tahrif etmiş olması, senedin kambiyo vasfını tamamen ortadan kaldırmasa da, (C)'nin borcunu ilk bedele indirger.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Doktrinde (Örn: Reha Poroy / Ünal Tekinalp, Fırat Öztan, Hasan Pulaşlı vb.), TTK m. 676'da öngörülen kuralın ticari sürat ve tedavül güvenliği için elzem olduğu konusunda bir fikir birliği mevcuttur. Ancak, katı şekilciliğin getirdiği dezavantajlar da sıklıkla tartışılmaktadır [4, 13, 14].
Lafzi yoruma sıkı sıkıya bağlı kalındığında, rakam hanesinde "1.000.000 TL" yazan ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin hacmine tamamen uygun olan bir senette, yazı hanesine tamamen insani bir dikkatsizlikle "On Türk Lirası" yazılması halinde, mahkemelerin salt şekil şartı nedeniyle alacağı 10 TL olarak tescil etmesi sebepsiz zenginleşmelere ve ağır hak kayıplarına yol açmaktadır. Bu hususta Alman ve İsviçre doktrininde de tartışmalar mevcut olup, TMK m. 2'deki hakkın kötüye kullanılması yasağının kambiyo hukukuna da sirayet etmesi gerektiği savunulmaktadır. Nitekim Yargıtay'ın (Y. 12. HD., 2016/27940 E., 2017/826 K.) "hayatın olağan akışına aykırılık" ve "aşırı şekilcilik" gerekçesiyle TTK m. 676'nın mutlaklığını kırdığı kararı [4], doktrin tarafından da hakkaniyete ulaşmak adına son derece olumlu karşılanmıştır. Olması gereken hukuk bakımından, fahiş fark durumlarında (kasıt veya açık hata hallerinde) senet metni dışındaki yazılı ve kesin delillerin (banka dekontu, fatura vb.) icra yargılamasında da istisnai olarak dikkate alınabilmesine yönelik yasal bir esneklik getirilmesi savunulabilir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.