RESMİ METİN

2. Unsurların bulunmaması


Madde 672 - (1) 671 inci maddede yazılı unsurlardan birini içermeyen senet ikinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller dışında poliçe sayılmaz. (2) Vadesi gösterilmey en poliçenin görüldüğünde ödenmesi şart edilmiş sayılır. (3) Ayrıca belirtilmiş olmadıkça muhatabın adı yanında gösterilen yer, ödeme yeri ve aynı zamanda da muhatabın yerleşim yeri sayılır. (4) Düzenlenme yeri gösterilmeyen poliçe, düzenleyenin adı yanınd a gösterilen yerde düzenlenmiş sayılır.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Kıymetli evrak hukuku, tedavül güvenliğini ve işlem kesinliğini sağlamak amacıyla son derece sıkı şekil şartlarına tabidir. Kıymetli evrakta mündemiç olan hakkın senetten bağımsız olarak ileri sürülememesi ve devredilememesi ilkesi [1], senedin dış görünüşünün ve ihtiva ettiği unsurların mutlak bir kesinlik taşımasını zorunlu kılar. Bu bağlamda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 671, bir kambiyo senedi türü olan poliçenin geçerli olarak doğabilmesi için taşıması gereken mutlak zorunlu unsurları tahdidi olarak saymıştır [2].

Ancak kanun koyucu, ticari hayatın gereksinimlerini, senetlerin tedavül hızını ve poliçenin ekonomik işlevini [3] gözeterek, bazı unsurların senet üzerinde açıkça gösterilmemesi halinde senedin derhal batıl (geçersiz) sayılmasının önüne geçmek istemiştir. "Favor negotii" (işlemin ayakta tutulması) prensibinin bir yansıması olarak TTK m. 672, eksik unsurların kanuni karineler ve alternatif unsurlar yoluyla tamamlanmasına imkân tanıyan bir kurtarıcı norm niteliğindedir [2]. TTK m. 672/1 hükmü, m. 671'de sayılan şekil şartlarından birini içermeyen senedin kural olarak poliçe sayılamayacağını amir kılmakla birlikte, maddenin devam eden fıkraları (2., 3. ve 4. fıkralar) alternatif unsurları ihtdas ederek bu kesin hükümsüzlük kuralına istisnalar getirmiştir [2, 4]. Bu düzenleme sayesinde poliçe, şekil eksiklikleri nedeniyle derhal kambiyo senedi vasfını yitirmekten kurtarılmış, ticari kredinin ve ödeme aracı fonksiyonunun kesintiye uğraması engellenmiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Vadenin Gösterilmemesi ve Görüldüğünde Ödenme Karinesi (TTK m. 672/2)

Poliçede kural olarak vade, TTK m. 703'te belirlenen dört farklı türden biri (görüldüğünde, görüldükten belirli bir süre sonra, düzenlenme gününden belirli bir süre sonra veya belirli bir günde) şeklinde yazılmalıdır [4, 5]. Ancak vade, poliçenin mutlak zorunlu bir unsuru değildir; ihtiyari bir unsurdur [6]. TTK m. 672/2 uyarınca, vadesi gösterilmeyen bir poliçenin "görüldüğünde ödenmesi" şart edilmiş sayılır [2]. Bir başka deyişle, kanun koyucu vadenin bulunmamasını bir eksiklik olarak değil, özel bir vade türünün ("görüldüğünde" / "at sight") zımni tercihi olarak yorumlamıştır [7]. Bu poliçelerin ödenmek üzere ibrazı ise, TTK m. 704/1 uyarınca, düzenlenme gününden itibaren en geç bir yıl içinde yapılmalıdır [8]. Düzenleyen, bu bir yıllık süreyi kısaltabileceği gibi uzatabilir; cirantalar ise sadece süreyi kısaltma yetkisine sahiptir [9].

2.2. Ödeme Yerinin Gösterilmemesi ve Alternatif Ödeme Yeri (TTK m. 672/3)

Kambiyo senetlerinde ödeme yeri, aranılacak borç statüsünde olan kambiyo alacağının ifa mahalli bakımından tayin edici bir role sahiptir [10]. Poliçe üzerinde ödeme yerinin açıkça zikredilmemesi halinde TTK m. 672/3 devreye girmekte ve muhatabın adı yanında gösterilen yeri, ödeme yeri olarak kabul etmektedir [2]. Kanun aynı zamanda bu yeri muhatabın yerleşim yeri (ikametgâhı) olarak da kabul eder. Bu alternatifin de bulunmaması, yani poliçede ne açık bir ödeme yerinin ne de muhatabın adının yanında herhangi bir yer isminin yer almaması durumunda senet, kesin hükümsüzlük yaptırımıyla karşılaşır ve poliçe vasfını kaybeder [11]. Ödeme yerinin belirlenmesi sadece borcun ifası açısından değil, aynı zamanda ihtilaflar halinde yetkili mahkemenin ve uygulanacak hukukun (TTK m. 772 bağlamında) tespiti bakımından da büyük önem arz etmektedir [12].

2.3. Düzenlenme Yerinin Gösterilmemesi ve Alternatif Düzenlenme Yeri (TTK m. 672/4)

Poliçenin düzenlendiği (keşide edildiği) yer, senedin düzenlenme anındaki ehliyet ve şekil kurallarının kanunlar ihtilafı bağlamında hangi ülke hukukuna tabi olacağının tespiti ile senede bağlanan yetki kurallarının tespiti açısından büyük önem taşır [13, 14]. TTK m. 672/4'e göre, düzenlenme yeri açıkça gösterilmeyen poliçe, düzenleyenin adı yanında gösterilen yerde düzenlenmiş sayılır [15]. Doktrin ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde bu yerin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek kadar açık ve coğrafi/idari bir birim niteliğini haiz olması şarttır. Düzenleyenin adı yanında da bir yer ismi (idari birim) bulunmuyorsa senet, poliçe sıfatını (kambiyo vasfını) kazanamaz ve bu durum adi havale veya ifa vaadi hükümlerine tabi basit bir borç senedi (titre de créance ordinaire) sonucunu doğurur [16].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 671: Poliçenin kurucu unsurlarını barındıran asli maddedir. Madde 672, m. 671'deki sertliği hafifleten, tamamlayıcı bir hukuk kuralıdır [2].
  • TTK m. 777 ve m. 778 (Bono Hükümleri ile Bağlantısı): TTK m. 777/2 ve 4 hükümleri, bonolarda vadenin ve düzenlenme yerinin gösterilmemesine ilişkin olarak m. 672'ye paralel bir sistematiği benimsemiştir [17]. Bonoda vade yoksa görüldüğünde vadeli sayılır; düzenlenme yeri yoksa bonoyu düzenleyenin adının yanındaki yer düzenlenme yeri kabul edilir [18].
  • İİK m. 170/a (Kambiyo Vasfının Re'sen İncelenmesi): İcra ve İflas Kanunu m. 170/a uyarınca, icra dairesi ve icra mahkemesi, senedin TTK m. 671 ve m. 672 anlamında poliçe vasfı taşıyıp taşımadığını şikâyet üzerine veya re'sen incelemekle yükümlüdür [19, 20].
  • TBK m. 89 (İfa Yeri): Kambiyo senetlerine dayalı alacaklar, TTK'nın getirdiği özel düzenlemeler (ve m. 672/3'teki ödeme yeri kuralı) gereği TBK m. 89 anlamında götürülecek borçlardan değil, ibrazla birlikte ifası talep edilen "aranılacak borçlardan"dır [10, 21].
  • MÖHUK ve TTK m. 766 vd. (Kanunlar İhtilafı): Poliçenin düzenlenme yeri ve ödeme yerinin m. 672 karineleriyle tespiti, milletlerarası nitelik taşıyan kambiyo ihtilaflarında hangi devletin hukukunun uygulanacağını doğrudan belirler [12, 22].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve bilhassa 12. ile 11. Hukuk Daireleri, TTK m. 672 (ve bono bağlamındaki yansıması olan m. 777) hükümlerinin uygulanmasında katı bir "idari birim" doktrini geliştirmiştir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre; alternatif düzenlenme veya ödeme yerinin tespitinde, ismin yanında yer alan ifadenin mutlaka bağımsız bir mülki/idari birim (il, ilçe, bucak, köy) olması şarttır [23, 24].

Örneğin, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yerleşik kararlarında açıkça belirtildiği üzere, düzenlenme yeri hanesinde veya düzenleyenin isminin yanında sadece "Taksim", "Moda", "Sıhhiye", "Karşıyaka" (ilçe olmadan önceki mahalle vasfı ile kullanıldığında) yahut "Harem" gibi semt veya mahalle adlarının yazılı olması, senedin düzenlenme yeri unsurunu karşılamaz ve senet kambiyo senedi vasfını yitirir [23, 25, 26]. Buna karşın, Yargıtay 12. HD'nin bir kararında (T. 21.10.2010, E. 2010/11469, K. 2010/24265) "Karacaören Köyü" ifadesi mülki bir idari birimi işaret ettiğinden senet geçerli bir kambiyo senedi kabul edilmiştir [27]. Yargıtay, bu konudaki dar yorumuyla, kambiyo senedinin borçluları ve ilgilileri tarafından hiçbir yoruma ve tereddüde mahal bırakmaksızın ifa ve yargı çevresi sınırlarının belirlenmesini amaçlamaktadır.

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Kurmaca Senaryo): Türkiye merkezli (A) A.Ş., mal tedariki sağladığı (B) Ltd. Şti. lehine bir poliçe düzenlemiş ve senedi (C) A.Ş. üzerine keşide etmiştir. Senet metninde ödeme tarihi olarak herhangi bir vade türüne veya gününe yer verilmemiştir. Senedin (C) A.Ş.'ye kabule arzının ardından, muhatap poliçeyi kabul etmiş, ancak daha sonra "vadesi belirli olmayan bir senedin batıl olduğu" ve borcun muacceliyet kesbetmediği gerekçesiyle ödemeden kaçınmıştır. Hukuki analiz: TTK m. 672/2 fıkrası amir hükmü gereğince, vadesi gösterilmeyen poliçenin görüldüğünde ödenmesi şart edilmiş sayılır [2]. Bu nedenle, poliçe geçerli bir kambiyo senedi vasfını haizdir ve muhatabın geçersizlik (hükümsüzlük) def'i yerinde değildir. Hamilin poliçeyi TTK m. 704/1 uyarınca bir yıllık süre içinde ibrazı durumunda borçlu ifa ile yükümlüdür [8].

Olay 2 (Kurmaca Senaryo): (X) taciri, (Y) kişisi emrine bir poliçe keşide etmiş, ödeyecek kişi (muhatap) olarak (Z) A.Ş. gösterilmiştir. Poliçede ayrıca bir "düzenlenme yeri" ile "ödeme yeri" yazılmamıştır. Ancak senedin düzenleyen kısmında (X)'in imzasının yanında "Ulus/Ankara", muhatap (Z) A.Ş.'nin unvanının yanında ise "Mamak/Ankara" ifadeleri yer almaktadır. Kambiyo senedine dayalı icra takibine girişildiğinde borçlu, senedin zorunlu unsurları taşımadığı iddiasıyla şikâyet yoluna başvurmuştur. Hukuki analiz: Senedin açık bir ödeme ve düzenlenme yeri içermemesi halinde TTK m. 672/3 ve m. 672/4 devreye girer [2]. Düzenleyenin ismi yanındaki "Ankara" ibaresi ve muhatabın adı yanındaki "Ankara" ibaresi, idari mülki birim niteliği taşıdığından, sırasıyla alternatif düzenlenme yeri ve alternatif ödeme yeri olarak kabul edilir [23]. Bu sebeple senet, poliçe vasfını hukuken muhafaza etmektedir. Borçlunun kambiyo vasfına yönelik şikâyeti, icra mahkemesince İİK m. 170/a uyarınca reddedilmelidir [19].

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat Yükü: Senette yer alan alternatif unsurların, maddi gerçekliğe aykırı olduğu veya tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı hususundaki ispat külfeti, senedin geçersizliğini veya kambiyo vasfı taşımadığını iddia eden borçlu (keşideci veya muhatap) tarafındadır. Senedin tedavül güvenliği asıldır.
  • Zamanaşımı / Süreler: TTK m. 672/2 uyarınca vade belirtilmemişse, senedin "görüldüğünde" ödeneceği kabul edilir. Bu tür senetlerin ibraz süresi, kanuni kural olarak düzenlenme gününden itibaren 1 yıldır (TTK m. 704/1) [8]. Bu sürenin geçirilmesi müracaat haklarının düşmesine (TTK m. 730) yol açar [28]. Zamanaşımı ise poliçeyi kabul edene karşı vadeden (ibraz tarihinden) itibaren 3 yıldır (TTK m. 749) [29].
  • Görevli/Yetkili Mahkeme: TTK m. 672/3 gereği belirlenen ödeme yeri veya yerleşim yeri, davaların açılacağı (örneğin menfi tespit, istirdat, iptal davaları) yetkili mahkemeyi tayin eder. Asliye Ticaret Mahkemeleri bu uyuşmazlıklarda mutlak olarak görevlidir.
  • Yaygın Uygulama Hataları: Piyasada sıkça rastlanan en büyük hata, senet kırtasiyelerinin matbu formlarında veya el yazısıyla oluşturulan poliçelerde (veya bonolarda) "adres" hanesine idari birim olmaksızın sadece açık adres, sokak, mahalle veya alışveriş merkezi isminin yazılmasıdır. Yargıtay içtihatları doğrultusunda bu ihmal, büyük hacimli borç ilişkilerinde bile senedin kambiyo senedi vasfını yok etmekte ve alacaklıyı genel haciz yoluna (ilamsız takibe) veya genel mahkemelerde uzun süreli davalara mecbur bırakmaktadır [23, 24].

7. Eleştirel Değerlendirme

Türk Ticaret Hukuku doktrininde TTK m. 672 (ve paralelindeki m. 777) uygulamasında Yargıtay'ın "idari birim/mülki idare" şartına ilişkin yaklaşımı ciddi eleştirilere maruz kalmaktadır. Reha Poroy, Ünal Tekinalp ve Mehmet Bahtiyar gibi kıymetli evrak hukuku otoriteleri, kanun koyucunun "yer" (lieu) kavramı ile salt mülki idare birimlerini değil, borçlu veya muhatabın coğrafi olarak bulunabileceği ve kendisine geçerli bir hukuki ibrazın/bildirimin yapılabileceği açık lokasyonları kastettiğini savunmaktadırlar.

Günümüz modern ticari hayatında ve gelişmiş iletişim/posta standartlarında; bir senedin üzerinde salt "Kadıköy" yazdığı için geçerli, ancak çok daha kesin ve koordinat bazında anlaşılır "Moda" veya "Levent" yazdığı için kambiyo vasfından yoksun sayılması, şekilciliğin amacından saparak hak kayıplarına yol açmasına neden olmaktadır [23, 30]. Şekil kurallarının amacı borçluyu ve ciro zincirindeki kişileri korumaktır; ancak borçlunun bizzat el yazısıyla doldurduğu spesifik bir semtin idari bir ilçe olmaması bahanesiyle borcunu kambiyo takibinden kaçırması, Medeni Kanun m. 2'de yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı ile de bağdaşmaz bir görüntü çizmektedir. Gelecekteki muhtemel kanun revizyonlarında, yer kavramının "PTT posta kodu, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü standart adres bileşenleri veya belirlenebilir her türlü açık yerleşim bilgisi" şeklinde güncellenmesi, ticaret hayatının hızına ve modern ihtiyaçlara daha uygun bir hukuki zemin sağlayacaktır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.