RESMİ METİN

D) Tasfiye


Madde 643 - (1) Tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır: E) Uygulanacak hükümler


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 643. maddesi, limited şirketlerin tasfiyesi sürecinde uygulanacak hukuki rejimi belirleyen temel bir yollama (atıf) normudur. Madde lafzında, "Tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır" denilmek suretiyle, limited şirketlerin sona erme ve tasfiye evresinde, anonim şirketlerin tasfiyesini düzenleyen TTK m. 532 ilâ 548 hükümleri yürürlüğe konulmuştur [1, 2].

Kanun koyucu, limited şirketler için tasfiye usulünü baştan sona yeniden kaleme almak yerine, her iki şirket türünün de sermaye şirketi vasfı taşıması (TTK m. 124/2) nedeniyle, anonim şirketlerdeki detaylı tasfiye rejimini limited şirketler için de muteber kılmıştır [2, 3]. Bu atıf sistemi; tasfiye memurlarının atanması, görevden alınması, alacaklılara çağrı merasimi, aktiflerin paraya çevrilmesi, borçların ifası ve tasfiye bakiyesinin (payının) dağıtılması gibi tüm süreçleri kapsar. Keza tasfiye gayesi çerçevesinde şirket organlarının (genel kurul ve müdürler) görev ve yetkilerinin nasıl sınırlandırılacağı hususu da bu atıf sayesinde anonim şirket hükümlerine (TTK m. 535 vd.) bağlanmıştır [2, 4].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Tasfiye Usulü

Tasfiye usulü kavramı, şirketin sona ermesinden ticaret sicilinden terkin edilmesine kadar geçen süredeki emredici merasimi ifade eder. TTK m. 643 uyarınca anonim şirket hükümlerine gidildiğinde; tasfiye işlemlerinin tasfiye memurlarınca yürütüleceği (TTK m. 536), tasfiye memurlarının şirketin başlangıç bilançosunu ve envanterini çıkartarak genel kurulun onayına sunacağı (TTK m. 540) açıkça görülmektedir [5, 6]. Usulün en hayati aşaması ise şirket borçlarının tespiti için alacaklılara çağrı yapılmasıdır (TTK m. 541). Buna göre; alacaklı oldukları bilinenlere taahhütlü mektupla, diğer alacaklılara Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve şirketin internet sitesinde birer hafta arayla yapılacak üç ilanla çağrı yapılması zorunludur [7]. Tasfiye memurları; şirketin süregelen işlemlerini tamamlamak, aktiflerini paraya çevirmek ve şirket varlığından alacaklılara ödeme yapmakla yükümlüdür (TTK m. 542) [8, 9].

2.2. Şirket Organlarının Yetkileri ve Sınırlandırılması

Tasfiye hâlindeki şirket tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanına "tasfiye hâlinde" ibaresi eklenir (TTK m. 533/2) [10]. Ancak TTK m. 643 yollamasıyla uygulanan TTK m. 535 uyarınca, şirket organlarının (limited şirket genel kurulu ve müdürleri) görev ve yetkileri, "tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan, ancak nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlere özgülenir" [4]. Yani organların yetkileri "tasfiye amacıyla" sınırlandırılmıştır [10]. Organların şirketin eski işletme konusuna ilişkin aktif ticari faaliyetler yürütme yetkisi kural olarak sona erer.

2.3. Tasfiye Payı (Bakiyesi) Hakkı

Tasfiye usulünün tamamlanmasının ardından geriye kalan malvarlığının ortaklara dağıtılması hususunda da TTK m. 507/1 ve m. 543 uygulanacaktır [1]. Tasfiye hâlinde bulunan şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlık, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, pay sahipleri arasında ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır (TTK m. 543/1) [11]. Doktrindeki baskın görüşlere ve kanuni yollamaya göre; tasfiye payı hakkı, şirket tüzel kişiliği devam ettiği sürece talep edilemeyen, sadece şirket sona erip tasfiye yapıldıktan sonra kullanılabilen bir "beklenen hak" niteliğindedir [1, 12].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 532 – 548 (Anonim Şirket Tasfiye Hükümleri): Madde 643'ün ana yollama kaynağıdır. Özellikle TTK m. 538/2'de yer alan "Önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurulun kararı gereklidir" hükmü limited şirket tasfiyesinde de geçerlidir [13]. Bu husus, TTK m. 421/3-4'te yer alan ağırlaştırılmış nisapların, tasfiye sürecindeki limited şirket genel kurulunda aktiflerin toptan satışı için de aranmasını zorunlu kılar [14, 15].
  • TTK m. 547 (Ek Tasfiye): Şirketin tasfiyesinin tamamlanıp sicilden terkin edilmesinden sonra, eksik bırakılmış işlemlerin veya tespit edilemeyen malvarlığının ortaya çıkması hâlinde, ek tasfiye müessesesine başvurulur [16-18]. TTK m. 643 uyarınca bu hüküm limited şirketlerde de aynen caridir.
  • TTK m. 553, m. 560 ve m. 644/1-a (Hukuki Sorumluluk): Tasfiye sürecini yürüten tasfiye memurlarının sorumluluğu, organ sorumluluğunu düzenleyen TTK m. 553 çerçevesinde değerlendirilir [19, 20]. Limited şirketi zarara uğratan tasfiye memurları hakkında açılacak tazminat davaları, TTK m. 560 uyarınca iki ve beş yıllık zamanaşımı sürelerine tabidir [21, 22].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve bilhassa 11. Hukuk Dairesi kararlarında, TTK m. 643 atfıyla uygulanan tasfiye hükümleri büyük bir hassasiyetle denetlenmektedir. Yerleşik içtihatlara göre, tasfiye memurlarının ticaret sicilinden terkin işlemlerini tamamlamış olmaları, tüzel kişiliğin her halükarda sona erdiği anlamına gelmez [23]. Yargıtay, şirketin pasif bir borcunun, görülmekte olan bir davasının yahut tasfiyeye dâhil edilmemiş bir aktif malvarlığının mevcudiyeti hâlinde, alacaklıların veya menfaati bulunanların TTK m. 547 uyarınca "ek tasfiye" (şirketin ihyası) talebinde bulunabileceğini, bu davalarda ticaret sicili müdürlüğü ile tasfiye memurlarının taraf sıfatını (husumet) taşıdığını açıkça hükme bağlamıştır [24, 25]. Yine Yargıtay uygulamasında, alacaklılara TTK m. 541'e uygun kanuni usullerde çağrı yapmadan şirketin varlığını ortaklara dağıtan tasfiye memurlarının şahsi sorumluluklarına (TTK m. 553) gidileceği tereddütsüz kabul edilmektedir [7, 26].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1: A Limited Şirketi, ortaklar kurulu (genel kurul) kararı ile tasfiyeye girmiş ve tasfiye memurları ticaret siciline tescil edilmiştir. Tasfiye memurları, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde alacaklılara çağrı ilanını sadece bir defa yapmış ve şirketin tüm nakit varlığını ortaklara tasfiye bakiyesi oranında dağıtarak şirketi ticaret sicilinden terkin ettirmiştir. Dört ay sonra şirketin önceki bir ticari ilişkisinden doğan ve muaccel olan alacağının sahibi B A.Ş. ödeme talep etmiştir. Hukuki analiz: TTK m. 643'ün yollaması uyarınca limited şirketlerde de TTK m. 541 uygulanır [2, 7]. Anılan maddeye göre alacaklılara birer hafta arayla üç kez ilan yapılması zorunludur [7]. Tasfiye memurları, ilanları eksik yaparak ve alacaklıların hakkını gözetmeksizin tasfiye bakiyesi dağıtarak kanuna aykırı davranmıştır. B A.Ş., TTK m. 547 uyarınca şirketin ihyası (ek tasfiye) davası açarak tüzel kişiliği geri getirebilir [18] ve eşzamanlı olarak TTK m. 553 ve m. 644/1-a atfıyla, kusurlu işlem yapan tasfiye memurlarının şahsi malvarlıklarından bu zararın tazminini (hukuki sorumluluk) dava edebilir [19, 27].

Olay 2: Tasfiye sürecindeki C Limited Şirketi'nde, şirketin en kıymetli aktifini oluşturan gayrimenkulün toptan satışı gündeme gelmiştir. Tasfiye memurları, genel kurulun satışa ilişkin izni olmaksızın pazarlık usulüyle söz konusu gayrimenkulü üçüncü bir kişiye devretmiştir. Ortak X, işlemin geçersiz olduğunu ileri sürmektedir. Hukuki analiz: TTK m. 643 atfıyla anonim şirket tasfiye hükümleri devreye girecektir. TTK m. 538/2 hükmüne göre, tasfiye sürecinde "önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurulun kararı gereklidir" [13]. İşlem, şirket malvarlığının toptan satışı (önemli miktarda aktifin devri) kapsamında değerlendirildiğinden, ağırlaştırılmış karar nisabına (TTK m. 421/3-4) uygun bir genel kurul kararı alınmadan yetki aşımıyla yapılan devir işlemi yetkisiz temsil veya organ yetkisi noksanlığı kuralları uyarınca geçersiz kabul edilme tehlikesiyle karşı karşıyadır [14, 15]. Ortak X'in iddiası, tasfiye organının sınırlarının kanun ile emredici olarak çizildiği kuralı bağlamında hukuki bir dayanağa sahiptir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: Tasfiye sırasında görevlerini layıkıyla yerine getirdiğini ve şirket varlığını adil bir şekilde muhafaza edip borçları ödediğini ispat yükü (özen yükümlülüğünün ihlal edilmediği noktasında), hakkında sorumluluk davası açılan tasfiye memurundadır (TTK m. 553).
  • Zamanaşımı / Süreler: Tasfiye memurlarına karşı açılacak sorumluluk davaları, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl, her hâlde fiilin meydana gelmesinden itibaren 5 yıllık zamanaşımına tabidir (TTK m. 560) [21, 22]. Alacaklılara çağrı ilanları üç kez yapılır ve üçüncü ilandan itibaren belirli kanuni süreler (TTK m. 543) geçmeden tasfiye bakiyesi dağıtılamaz [7, 28].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Tasfiyeye (örneğin ek tasfiye, fesih) veya sorumluluğa ilişkin davalarda yetkili mahkeme kural olarak şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir [16, 18, 22].
  • Yaygın uygulama hataları: Ticaret sicilinden şirketin terkinini aceleyle gerçekleştirmek amacıyla, tüm alacaklılara kanuni usullere uygun bildirim yapmadan ve TTK m. 543 uyarınca ödenmemiş veya muaccel olmamış borçlar için notere / bankaya depo yapmadan malvarlığını dağıtmak uygulamada rastlanan en büyük ve telafisi zor hukuki ihlallerden biridir [11, 26].

7. Eleştirel Değerlendirme

Doktrinde; Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu ve Hasan Pulaşlı gibi şirketler hukuku disiplininin ileri gelen müelliflerinin tartıştığı üzere, TTK'nın limited şirketlere özgü hükümler sevk etmek yerine "kıyas" ya da "atıf" yoluna gitmesi, yasama ekonomisi açısından pratik görülmekle birlikte dogmatik yönden eleştiriye açıktır. Zira anonim şirket pür bir sermaye şirketi iken, limited şirketin "şahıs şirketi" refleksleri barındıran yapısı (ek ödeme yükümlülükleri, bağlılık yükümleri, rekabet yasakları, vs.) mevcuttur [29-31]. Sadece "anonim şirket hükümleri uygulanır" denilerek, şahsi unsurların ağır bastığı butik nitelikteki limited şirketlerde karmaşık tasfiye organlarının ve sert merasimlerin zorunlu kılınması, KOBİ ölçeğindeki girişimciler için tasfiye sürecini hantal bir yapıya dönüştürmektedir. Keza, TTK m. 538/2'deki toptan satışlarda genel kurul şartının (ve TTK m. 421 nisaplarının) aynen limited şirkette tatbiki, şirketin acil sıcak nakit bulma veya malvarlığını değerlendirme opsiyonlarını tıkayabilmektedir [14, 15, 32, 33]. Daha esnek ve "limited şirkete özgü" (sui generis) bir tasfiye rejiminin ihdası, doktrinsel açıdan daha rasyonel bir çözüm olarak önerilmektedir.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.