RESMİ METİN

**III

  • Çıkarma**

Madde 640 - (1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. (2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itiba ren üç ay içinde iptal davası açabilir. (3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.


AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) “Sona Erme ve Ayrılma” bölümünde yer alan 640. maddesi, limited şirketlerde bir ortağın şirket ilişkisinden iradesi dışında uzaklaştırılmasını, yani "ortaklıktan çıkarılma" müessesesini düzenlemektedir [1], [2]. Çıkarılma, ortağın rızası bulunmaksızın, kanunda veya şirket sözleşmesinde öngörülen mekanizmaların işletilmesiyle ortaklık sıfatına son verilmesi işlemidir [3].

Limited şirketler, sermaye şirketi olmakla birlikte şahıs şirketi unsurlarını da barındıran melez (karma) bir yapıya sahiptir [4]. Bu yapısal özellik, ortaklar arasında belirli bir karşılıklı güven ve sadakat bağının bulunmasını zorunlu kılar. TTK m. 640, bu güven ilişkisinin telafisi imkânsız biçimde zedelendiği durumlarda, diğer ortakların veya şirket tüzel kişiliğinin korunması amacıyla öngörülmüş yasal bir emniyet sübabıdır.

Madde sistemi itibarıyla çıkarma usullerini iki temel eksene oturtmuştur:

  1. Esas (Şirket) Sözleşmesinde Yer Alan Bir Sebebe Dayanılarak Genel Kurul Kararı ile Çıkarma (TTK m. 640/1-2): Ortaklarca önceden belirlenmiş ve sözleşmeye derç edilmiş objektif ihlal hallerinde uygulanan, kararı şirket genel kurulunun verdiği usuldür [3].
  2. Haklı Sebebe Dayanılarak Mahkeme Kararı ile Çıkarma (TTK m. 640/3): Şirket sözleşmesinde herhangi bir düzenleme bulunmasa dahi, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiği durumlarda şirket tüzel kişiliğinin talebi ve mahkemenin inşai nitelikteki kararı ile gerçekleşen hukuki usuldür [5].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

2.1. Şirket Sözleşmesinde Öngörülen Sebeplerle Genel Kurul Kararı ile Çıkarma (TTK m. 640/1)

Bu usulde, bir ortağın şirketten hangi ihlaller neticesinde çıkarılabileceği şirket sözleşmesinde (esas sözleşmede) önceden, somut ve açık bir şekilde belirtilmelidir [3]. Örneğin; "rekabet yasağının ihlali", "şirket sırlarının ifşası", "ek ödeme yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmemesi" gibi haller sözleşmeye çıkarma sebebi olarak konulabilir. Doktrinde Çamoğlu'nun isabetle belirttiği üzere, çıkarma sebebinin sözleşmede yer alması halinde, genel kurulun bu kararı alabilmesi için sadece sözleşmede öngörülen "şartların oluşup oluşmadığının" tespiti yeterlidir; ayrıca bu sebebin bir "haklı sebep" ağırlığında olup olmadığı tartışılamaz [6].

Şirket sözleşmesinde var olan bir sebebe dayanılarak ortağın çıkarılması, yetki itibarıyla genel kurula aittir ve bu yetki devredilemez niteliktedir (TTK m. 616/1-h) [7], [8].

2.2. Çıkarma Kararının İptali ve Süre Kesimi (TTK m. 640/2)

Genel kurul tarafından çıkarma kararı alınması halinde, alınan bu karar noter aracılığıyla çıkarılan ortağa bildirilmek zorundadır. Ortak, bu kararın kendisine tebliğinden itibaren üç ay içinde asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilir [2]. Buradaki üç aylık süre bir zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir [6]. Açılacak olan davada, çıkarma kararının haksız olduğu, sözleşmedeki şartların gerçekleşmediği veya karar yeter sayılarının bulunmadığı gibi iddialar ileri sürülerek kararın iptali talep edilir.

2.3. Şirketin İstemi Üzerine Mahkeme Kararıyla Çıkarma (TTK m. 640/3)

Şirket sözleşmesinde çıkarma sebeplerine yer verilmemiş olsa dahi, kanun koyucu haklı bir sebebin varlığı halinde ortağın şirketten çıkarılabilmesine imkân tanımıştır. Bu yetki mahkemeye aittir. "Şirketin istemi" kavramından anlaşılması gereken, şirket genel kurulunun bu yönde bir dava açılması hususunda karar alması ve şirketi temsile yetkili müdür veya müdürler kurulunun bu davayı açmasıdır [9], [10]. Haklı sebep kavramı kanunda tanımlanmamış olup, her somut olayın özellikleri dikkate alınarak (TMK m. 4) dürüstlük kuralı çerçevesinde hâkim tarafından takdir edilecektir [5], [11].

3. Sistematik İlişkiler

  • TTK m. 621/1-h ve TTK m. 621/3 (Toplantı ve Karar Yeter Sayıları): TTK m. 640 uyarınca gerek şirket sözleşmesindeki sebebe dayanarak doğrudan çıkarma kararı alınması, gerekse TTK m. 640/3 uyarınca mahkemeye başvurulması için alınacak genel kurul kararı "önemli kararlar" kapsamındadır. Bu kararların alınabilmesi için "temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması" şarttır (TTK m. 621/1-h) [12], [13]. Öte yandan, kuruluş aşamasında sözleşmede bulunmayan bir çıkarma sebebinin sonradan sözleşmeye eklenmesi, şirket sermayesini temsil eden "tüm ortakların genel kurul toplantısında oybirliği" ile karar almasına bağlanmıştır (TTK m. 621/3) [14], [15].
  • TTK m. 641 ve m. 642 (Ayrılma Akçesi): TTK m. 640 kapsamında şirketten çıkarılan ortak, payının gerçek değerine (bilanço değerine değil, yaşayan/rayiç işletme değerine) tekabül eden "ayrılma akçesini" talep hakkına sahiptir [16], [17]. Çıkarma işleminin cezalandırıcı bir niteliği bulunmamaktadır; kanun, ortaklıktan çıkarılan kişinin malvarlıksal haklarının korunmasını emretmektedir [18].
  • TTK m. 619 (Oy Hakkından Yoksunluk): Çıkarılması istenen ortağın, kendisi hakkında alınacak genel kurul kararında oy kullanıp kullanamayacağı, doktrinde TTK m. 619 bağlamında sistematik tartışmalara konu edilmiştir [19], [20].

4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı

Yargıtay kararlarında, limited şirketlerde ortağın haklı sebeple çıkarılması kurumu titizlikle incelenmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, "haklı sebep" kavramı; ortağın şirketin amacına ulaşmasını engelleyen eylemleri, şirkete ihaneti, sadakat yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal etmesi, diğer ortaklarla veya yöneticilerle sürekli ve şahsi husumete girmesi, şirketin ticari itibarını zedeleyici davranışlarda bulunması olarak değerlendirilmektedir [21], [22], [23].

Ayrıca Yargıtay, TTK m. 640/2 hükmündeki üç aylık dava açma süresinin kesin hak düşürücü süre olduğunu, bu sürenin karar tarihinden değil "noter aracılığıyla yapılan tebligat" tarihinden itibaren işlemeye başlayacağını vurgulamaktadır [6]. İadeli taahhütlü mektup veya elden tebligat gibi usullerle yapılan bildirimler, hak düşürücü süreyi başlatmamaktadır. Haklı sebeple çıkarılma davası açılmadan evvel, davaya ön şart niteliğindeki genel kurul kararının (şirket isteminin) alınmış olması hususu usul ekonomisi ve dava şartı açısından Yargıtay tarafından sıkı denetime tabi tutulmaktadır [10].

5. Pratik Örnek Olaylar

Olay 1 (Sözleşmesel Sebeplerle Çıkarma): (X) Tekstil Limited Şirketi'nin esas sözleşmesinde, "ortakların üst üste iki olağan genel kurul toplantısına mazeretsiz katılmaması, ortaklıktan çıkarılma sebebidir" şeklinde bir hüküm bulunmaktadır. Ortak (A), arka arkaya üç toplantıya katılmamıştır. Bunun üzerine toplanan genel kurul, TTK m. 621/1-h kapsamındaki ağırlaştırılmış nisaba (oyların 2/3'ü ve sermayenin salt çoğunluğu) uyarak (A)'nın ortaklıktan çıkarılmasına karar vermiştir. Karar, (A)'ya noter kanalıyla tebliğ edilmiştir. Hukuki analiz: Somut olayda TTK m. 640/1 tam anlamıyla uygulanmıştır. Objektif bir ihlal gerçekleştiği için genel kurul sözleşmedeki yetkisini kullanmıştır. (A), alınan bu kararın kanuna veya sözleşmeye aykırı olduğunu iddia ediyorsa, tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde (TTK m. 640/2) asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açmak zorundadır. Davada kararın yerindeliği değil, sözleşmedeki şartın gerçekleşip gerçekleşmediği denetlenecektir. Ortağa payının gerçek değeri "ayrılma akçesi" olarak TTK m. 641 gereği ödenmelidir.

Olay 2 (Haklı Sebebe Dayalı Çıkarma): (Y) Lojistik Limited Şirketi'nde %20 pay sahibi olan ortak (B), şirketin müşteri portföyünü gizlice kendi eşinin kurduğu rakip şirkete aktarırken yakalanmıştır. Şirket esas sözleşmesinde rekabet veya sadakat ihlaline ilişkin özel bir çıkarma sebebi bulunmamaktadır. Hukuki analiz: Şirket esas sözleşmesinde hüküm bulunmaması, (B)'nin çıkarılmasına engel değildir. Şirket genel kurulu toplanarak, (B)'nin TTK m. 640/3 uyarınca "haklı sebebe dayanılarak mahkeme kararıyla şirketten çıkarılması" yönünde dava açılması kararı almalıdır. Karar yine TTK m. 621/1-h nisabıyla alınır. Ardından şirket tüzel kişiliği adına (B)'ye karşı asliye ticaret mahkemesinde çıkarma davası ikame edilir. Hâkim, sadakat yükümünün ihlalinin şirketin faaliyetlerini ve karşılıklı güven ilkesini derinden sarstığını tespit edip (B)'nin haklı sebeple şirketten çıkarılmasına inşai olarak karar verecektir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İspat yükü: TTK m. 640/1'e dayalı genel kurul kararlarının iptali davasında, ihlalin varlığını kanıtlama yükü davalı şirket tüzel kişiliğindedir. Mahkeme aracılığıyla haklı sebebe dayanılarak açılan çıkarma davasında (TTK m. 640/3) da, ihlali ve haklı sebebi ispat külfeti davacı şirket üzerindedir [6], [9].
  • Zamanaşımı / Süreler: Esas sözleşmeye dayalı çıkarılma hallerinde alınan genel kurul kararının iptali istemi, noter vasıtasıyla tebliğden itibaren üç aylık hak düşürücü süreye tabidir [2]. Haklı sebeple çıkarma davasında ise belirli bir hak düşürücü süre öngörülmemiş olmakla birlikte, dürüstlük kuralı gereği haklı sebebin öğrenilmesinden itibaren "makul süre" içinde dava açılması gerekmektedir [24], [25].
  • Görevli/yetkili mahkeme: Uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, yetkili mahkeme şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir [9], [26].
  • Yaygın uygulama hataları: Çıkarma kararının TTK m. 620'deki olağan (salt çoğunluk) nisapla alınmaya çalışılması (doğrusu m. 621'deki çifte nisaptır), çıkarma işleminin ticaret siciline tescilinden kaçınılması ve ayrılma akçesinin (gerçek pay değerinin) ortaklıktan uzaklaştırılan ortağa ödenmemesi uygulamadaki en bariz hatalardır [18].

7. Eleştirel Değerlendirme

TTK m. 640 düzenlemesi doktrinde birçok açıdan tartışma yaratmış ve eleştirilmiştir. Özellikle iki temel husus ön plana çıkmaktadır:

  1. Oy Hakkından Yoksunluk Sorunu: Çıkarılması istenen ortağın, gerek TTK m. 640/1 uyarınca doğrudan çıkarma işleminde, gerekse TTK m. 640/3 uyarınca şirket genel kurulunun mahkemeye başvuru (dava açma) hususunda yapacağı oylamada oy hakkına sahip olup olmadığı doktrini ikiye bölmüştür. Çamoğlu ve Tekinalp gibi yazarlar, evrensel "kimse kendi davasının hâkimi olamaz" ilkesi (nemo iudex in causa sua) uyarınca ilgili ortağın oy hakkından yoksun sayılması gerektiğini güçlü bir şekilde savunmaktadır [27], [19]. Buna mukabil Kırca, TTK m. 619'da oydan yoksunluk hallerinin (ibra vb.) tahdidi olarak sayıldığını, çıkarma işleminin bu kapsama girmediğini lafzi yorumla iddia etmektedir [20]. Çoğunluk görüşü ve amaca uygun (gai) yorum, söz konusu ortağın oy kullanmaması gerektiği yönündedir.

  2. İki Ortaklı Limited Şirketler Meselesi: TTK ile birlikte limited şirketlerin tek ortakla veya iki ortakla kurulabilmesinin ve yaşayabilmesinin önü açılmıştır. Ancak iki ortaklı bir şirkette (örneğin %50-%50 sermaye yapısı olan), bir ortağın diğerini şirkete ihanet veya yolsuzluk gibi haklı sebeplerle (TTK m. 640/3) çıkarmak istemesi durumunda büyük bir usul krizi doğmaktadır. Kanun, davayı "şirketin istemi" koşuluna, dolayısıyla TTK m. 621/1-h kapsamındaki ağırlaştırılmış genel kurul kararına bağlamıştır [28]. İki ortaklı yapıda bu kararın alınması matematiksel ve fiilen imkânsızdır. Doktrinde Bahtiyar, böyle durumlarda kanuni bir boşluk bulunduğunu, şekli anlamda "genel kurul kararı" şartının aranmaması ve kusursuz ortağın doğrudan kendi adına diğer ortak aleyhine haklı sebeple çıkarma davası açabilmesi gerektiğini haklı olarak savunmaktadır [29]. Aksi takdirde, kusurlu ortak sistemi kilitleyerek hakkın kötüye kullanılmasını meşrulaştırmış olacaktır.


Metodolojik Not

Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.