1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) limited şirketlere ilişkin düzenlemeleri arasında yer alan 621. madde, genel kurulun alacağı "önemli kararlar" için öngörülen nitelikli (ağırlaştırılmış) toplantı ve karar yetersayılarını ihdas eden temel kanuni dayanaktır. Kanun koyucu, limited şirket genel kurul kararlarını yetersayılar bakımından; olağan kararlar (TTK m. 620), önemli kararlar (TTK m. 621) ve şirket sözleşmesinin değiştirilmesine ilişkin kararlar (TTK m. 589) olmak üzere üçlü bir tasnife tabi tutmuştur [1], [2].
Limited şirket, şahıs unsurlarının da barındığı bir sermaye şirketi formudur. Bu yapısal özellik, ortaklığın temel sözleşmesel mimarisini, ortakların hak ve yükümlülüklerini veya şirketin hukuki varlığını doğrudan etkileyen kararların, basit çoğunlukla alınmasının sakıncalar doğurabileceği gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. TTK m. 621, İsviçre Borçlar Kanunu'nun (OR) 808b maddesini mehaz alarak [3], azınlık pay sahiplerinin çoğunluk tahakkümünden korunması ve şirketin temel/yapısal varlığının güvence altına alınması gayesiyle kaleme alınmıştır.
Madde metni incelendiğinde, kanun koyucunun "çifte nisap" (çifte engel) kuralını benimsediği görülmektedir. Kararın alınabilmesi için yalnızca toplantıda temsil edilen oyların belirli bir oranının olumlu oyu yeterli görülmemiş; aynı zamanda şirket sermayesinin bütününe yayılan nesnel bir sermaye ağırlığının da bu karara iştirak etmiş olması zorunlu tutulmuştur [4], [5].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Temsil Edilen Oyların En Az Üçte İkisi ve Oy Hakkı Bulunan Esas Sermayenin Tamamının Salt Çoğunluğu (Çifte Nisap Kuralı)
TTK m. 621/1 uyarınca önemli kararların alınabilmesi için iki matematiksel şartın kümülatif olarak gerçekleşmesi zorunludur: "Temsil edilen oyların en az üçte ikisi" ve "oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğu". Doktrinde bu düzenleme, çift çoğunluklu bir sistem öngördüğünden "çifte engel kuralı" olarak nitelendirilmektedir [5].
Öğretide Akbay ve Çoştan gibi yazarlar, hükümde zikredilen "oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğu" unsurunun, zımni olarak bir "toplantı yetersayısı" işlevi de gördüğünü ileri sürmektedir [5], [6]. Zira toplantıda asgari olarak bu sermaye oranı hazır bulunmadıkça, söz konusu çifte engelin ikinci bacağının aşılması fiilen imkânsızdır. Buna karşılık Çamoğlu, hükümdeki ifadenin toplantı ve karar yetersayısı ayrımını netleştirdiğini; "esas sermayenin salt çoğunluğunun" toplantı nisabını, "temsil edilen oyların üçte ikisinin" ise karar nisabını teşkil etmesi gerektiğini ancak Kanun'un lafzi formülasyonunun bu dengeyi bozacak şekilde hatalı kurgulandığını ifade etmektedir [7], [8]. Yasa koyucunun lafzı her iki kriterin de aynı anda aranmasını şart koştuğundan, mevcut oyların 2/3'ünün olumlu oyu tek başına yeterli olmayacak, bu oyların temsil ettiği sermaye aynı zamanda toplam oy hakkı bulunan sermayenin yarısından fazlasına tekabül etmelidir.
2.2. TTK m. 621/1 Kapsamındaki Önemli Karar Hâlleri (Bent İncelemeleri)
a) Şirket işletme konusunun değiştirilmesi: Şirketin varlık sebebi olan işletme konusunun değiştirilmesi, kurucu iradenin temelden sarsılması anlamına gelir. Anonim şirketlerde işletme konusunun "tamamen" değiştirilmesi (TTK m. 421/3-a) aranırken, limited şirketlerde yalnızca "değiştirilmesi" çifte nisaba bağlanmıştır [9], [10].
b) Oyda imtiyazlı esas sermaye paylarının öngörülmesi: Eşitlik ilkesine istisna getiren oyda imtiyazın tesisi, mevcut pay sahiplerinin yönetimsel ağırlığını doğrudan zayıflatacağı için ağırlaştırılmış nisaba tabidir [11], [12].
c) Esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılması, yasaklanması ya da kolaylaştırılması: Esas sermaye payının devri kural olarak genel kurul onayına (TTK m. 595/2) tabi olup olağan nisapla (TTK m. 620) karara bağlanır. Ancak devir şartlarının şirket sözleşmesiyle kalıcı olarak yasaklanması, sınırlandırılması veya onayın kaldırılarak kolaylaştırılması TTK m. 621 gereği çifte nisabı gerektirir [13], [14].
d, e) Esas sermayenin artırılması ve Rüçhan hakkının sınırlandırılması/kaldırılması: Sermaye artırımı ve bunun doğal bir uzantısı olan yeni pay alma (rüçhan) hakkının kısıtlanması, ortakların sermaye ve kâr payı oranlarını (sulandırma etkisi) doğrudan etkileyeceğinden m. 621 kapsamında önemli karar sayılmıştır [14], [15], [16].
f) Şirket merkezinin değiştirilmesi: Anonim şirketlerde merkezin "yurt dışına taşınması" oybirliğine (TTK m. 421/2) tabiyken, limited şirketlerde yurt içi veya yurt dışı ayrımı yapılmaksızın "merkez değişikliği" çifte nisaba bağlanmıştır. Doktrinde, merkezin yurt dışına taşınmasının uygulanacak hukuku değiştirebileceği gerekçesiyle anonim şirketlerde olduğu gibi oybirliğine tabi olması gerektiği savunulsa da, meri hukuk uyarınca bu işlem m. 621 kapsamında değerlendirilmektedir [17], [18], [19], [20].
g) Rekabet yasağı ve bağlılık yükümüne aykırı faaliyete onay verilmesi: Ortakların ve müdürlerin şirkete karşı taşıdıkları sadakat borcunun istisnası olan rekabet yasağının kaldırılması (TTK m. 613 ve 626), tüm ortakların rızası yahut genel kurulun m. 621 uyarınca alacağı kararla mümkündür [21], [22].
h) Ortağın haklı sebeple çıkarılması: Şirket sözleşmesinde yer alan bir sebebe dayanarak yahut haklı sebep iddiasıyla mahkemeye başvurarak ortağın şirketten çıkarılması kararı çifte nisaba tabidir [23], [24]. Anayasa Mahkemesi'nin kararı uyarınca "iki ortaklı limited şirketler" yönünden haklı sebeple mahkemeye başvurma bendi iptal edilmiştir [25], [26].
ı) Şirketin feshi: Ortaklığın hukuki varlığına son verilmesi [27].
2.3. Nisapların Şirket Sözleşmesi ile Ağırlaştırılması (TTK m. 621/2)
Hükme göre, Kanun'da belirlenen ağırlaştırılmış nisapların daha da ağırlaştırılabilmesi (örneğin oybirliğine yükseltilmesi), ancak öngörülmek istenen o yüksek çoğunluğun toplantıda sağlanmasıyla mümkündür [28], [29]. Mehaz İsviçre Borçlar Kanununda (OR Art. 808b) daha farklı bir lafız bulunmasına rağmen, TTK m. 621/2 lafzi yorumla, müstakbel ağırlaştırılmış nisabın (hedef nisap) mevcudiyetini, değişikliğin yapılabilmesi için ön şart olarak koşmuştur [30], [31].
2.4. Sonradan Çıkarma Sebebi Konulması (TTK m. 621/3)
Şirket sözleşmesine kuruluşta yer almayan bir haklı nedenle çıkarma sebebinin sonradan eklenmesi, doğrudan doğruya ortakların kazanılmış haklarını ve ortaklıkta kalma güvencelerini tehdit ettiği için, kanun koyucu bu hususu tüm ortakların "oybirliği" ile karar alması şartına bağlamıştır [27], [32], [33].
3. Sistematik İlişkiler
- TTK m. 589 (Şirket Sözleşmesinin Değiştirilmesi): TTK m. 589'a göre limited şirket sözleşmesi kural olarak "esas sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararıyla" değiştirilir. TTK m. 621 ise m. 589'dan farklı bir "temsil edilen oyların 2/3'ü ve tüm sermayenin salt çoğunluğu" formülünü kullanır [34]. Öğretide Çamoğlu ve Kırca gibi isimler, toplantıya katılımın düşük olduğu hallerde TTK 589'daki kuralın, m. 621'deki "ağırlaştırılmış" nisaptan matematiksel olarak daha ağır bir sonuç doğurabildiğini belirterek, kanun koyucunun bu iki madde arasında sistematik bir çelişki (sistem hatası) yarattığını ifade etmektedir [35], [36], [37], [38].
- TTK m. 619, m. 612 (Oydan Yoksunluk ve Payların Donması): Karar yetersayısı hesaplanırken, payını devreden ortağın kendi devriyle ilgili oylamada (TTK m. 619/2) veya rekabet yasağının kaldırılması oylamasında (TTK m. 619/3) oy hakkı yoktur. Ayrıca şirketin iktisap ettiği kendi paylarının oyları donar (TTK m. 612). Bu paylar, TTK m. 621'deki "oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamı" hesabında (paydada) dikkate alınmaz; yani toplam sermaye matrahından düşülerek hesaplama yapılır [39], [40], [34].
- TTK m. 408/2-f (Önemli Miktarda Şirket Varlığının Toptan Satışı): Anonim şirketlerde genel kurulun devredilemez yetkisi olan ve ağırlaştırılmış nisaba bağlanan toptan satış konusu, limited şirketlere ilişkin TTK m. 616 ve m. 621 metinlerinde bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yer almamıştır. Doktrinde (Dural, Biçer/Hamamcıoğlu) bu durumun kanun boşluğu olduğu ve m. 621'deki çifte nisabın bu tür kararlara da kıyasen uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir [41], [42], [43].
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay kararları ve öğreti ışığında, genel kurulun TTK m. 621’de öngörülen çifte nisaba ulaşmaksızın almış olduğu kararların hukuki akıbeti, sakatlığın türüne göre değişkenlik gösterir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, kanunda emredici olarak öngörülen nisaplara (toplantı veya karar nisabı) uyulmadan alınan kararlar iptal edilebilir olmaktan ziyade "yokluk" (non-existent) veya "butlan" (nullity) yaptırımına tabidir (Anonim şirketlere ilişkin TTK m. 447 kıyasen uygulanır, m. 622) [44], [45], [46].
Ayrıca ortağın şirketten haklı sebeple çıkarılması kararlarında, çıkarılacak ortağın oylamaya katılıp katılamayacağı meselesi Yargıtay önüne sıkça gelmiştir. Kollektif şirketlerdeki eski uygulamanın aksine, limited şirketler hukukunda TTK m. 619’da oydan yoksunluk halleri sınırlı (numerus clausus) sayıldığından, "hiç kimse kendi davasının yargıcı olamaz" evrensel ilkesine rağmen lafzi yorum gereği çıkarılacak ortağın oy hakkından yoksun bırakılamayacağı öğretide (Bahtiyar) kabul görmektedir ve mahkeme uygulamaları bu yönde şekillenmektedir [24], [47]. Ancak Anayasa Mahkemesi E: 2025/128, K: 2025/273 kararıyla iki ortaklı limited şirketlerde kilitlenmeyi önlemek adına bu hükmün ilgili kısmını iptal etmiştir [26].
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Sermaye Artırımı ve Rüçhan Hakkının Kısıtlanması):
1.000.000 TL esas sermayeli bir limited şirkette A (%40), B (%30) ve C (%30) pay sahibidir. Şirketin yeni teknolojik yatırımlar yapabilmesi için dışarıdan yatırımcı D'nin ortaklığa alınmasına karar verilmiş ve sermayenin 1.500.000 TL'ye artırılması ile A, B ve C'nin rüçhan haklarının kısıtlanması gündemiyle genel kurul toplanmıştır. Toplantıya sadece A ve B katılmıştır. B, rüçhan hakkının kısıtlanmasına olumsuz oy vermiştir.
Hukuki analiz: Sermaye artırımı ve rüçhan hakkının sınırlandırılması TTK m. 621/1 (d) ve (e) bentleri gereği çifte nisaba tabidir. Toplam oy hakkı bulunan sermaye 1.000.000 TL'dir. Bunun salt çoğunluğu 500.001 TL'dir. Toplantıda temsil edilen oy ise 700.000 TL'dir (A ve B). Kararın alınabilmesi için temsil edilen oyların 2/3'ünün (466.666 TL) olumlu oyu gerekir. Sadece A (%40 = 400.000 TL) olumlu oy kullandığı için temsil edilen oyların 2/3'ü şartı sağlanamamıştır. İkinci kriter olan "tüm sermayenin salt çoğunluğu" (500.001 TL) da sağlanamamıştır. Karar reddedilmiş sayılır.
Olay 2 (Rekabet Yasağının Kaldırılması ve Oydan Yoksunluk):
500.000 TL esas sermayeli X Limited Şirketi'nde, müdür sıfatını da taşıyan ortak K (%60 pay sahibi), şirketle aynı alanda faaliyet gösteren kendi şahıs işletmesini kurmak için genel kuruldan rekabet yasağının kaldırılması iznini (onayını) talep etmiştir. Diğer ortak L (%40 pay sahibi) toplantıda hazır bulunmuş ve olumsuz oy vermiştir.
Hukuki analiz: TTK m. 621/1 (g) uyarınca rekabet yasağına aykırı faaliyete onay verilmesi önemli kararlardandır ve çifte nisaba tabidir. Ancak TTK m. 619/3 gereğince, rekabet yasağının kaldırılması oylamasında ilgili ortak (K) oy kullanamaz [48]. K'nın oydan yoksun olması sebebiyle, 500.000 TL olan toplam esas sermayeden K'nın payı (300.000 TL) düşülür. TTK m. 621 anlamında "oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamı" artık sadece 200.000 TL'dir (L'nin payı) [40]. L de olumsuz oy kullandığı için rekabet yasağının kaldırılmasına yönelik karar alınamaz. K'nın %60 sermayeye sahip olması onu bu oylamada karar alıcı konuma getirmez.
6. Pratik Uygulama Notları
- İspat Yükü: Çifte nisabın (temsil edilen oy ve oy hakkı bulunan sermaye) tam ve eksiksiz olarak sağlandığının ispatı, toplantı başkanlığı tarafından usulüne uygun şekilde tutulan genel kurul toplantı tutanağı ve "hazır bulunanlar listesi" (hazırun cetveli) ile yapılır (TTK m. 417 ve 617/3 atfı) [49], [50]. Oydan yoksunluk halleri tutanağa açıkça derç edilmelidir.
- Zamanaşımı / Süreler: TTK m. 621'e aykırı olarak alınan kararlara karşı, kararın emredici nisaplara aykırılığı ölçüsünde butlanın tespiti her zaman ileri sürülebilir. İptal davası mahiyetinde bir sakatlık mevcutsa (örneğin nisap oluşmasına rağmen oylama usulündeki bir hata), genel kurul tarihinden itibaren 3 ay içinde iptal davası açılmalıdır (TTK m. 622 yollamasıyla TTK m. 445) [51], [52].
- Görevli/Yetkili Mahkeme: Genel kurul kararlarının iptali, butlanı veya haklı sebeple şirketten çıkarma davalarında kesin yetkili ve görevli mahkeme, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir [53].
- Yaygın Uygulama Hataları: Uygulamada, TTK m. 619 gereği donan veya oydan yoksun bırakılan payların (örneğin şirketin kendi payını iktisabı veya rekabet yasağı affı) TTK m. 621'deki "oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamı" matrahından düşülmeyerek hesaplamaya dahil edilmesi, sıklıkla yapılan bir hesaplama hatasıdır ve alınan kararların geçersizliğine sebebiyet vermektedir [40], [34].
7. Eleştirel Değerlendirme
Doktrinde TTK m. 621 kaleme alınış biçimi ve şirketler hukuku sistematiği açısından sert eleştirilere maruz kalmıştır.
İlk olarak, Ersin Çamoğlu ve Abuzer Kendigelen tarafından dile getirilen "sistem hatası" (matematiksel çelişki) tartışması son derece ciddidir. TTK m. 589 uyarınca genel esas sözleşme değişiklikleri "sermayenin 2/3'ü" ile yapılmaktadır. Oysa TTK m. 621'de öngörülen çifte nisap uygulandığında (örneğin toplantıya tam %50+1 sermaye katıldığında), mevcutların 2/3'ü ile karar alınabileceğinden, bu oran tüm sermayenin yaklaşık %34'üne tekabül etmektedir. Yani yasa koyucunun "daha önemli" gördüğü için TTK m. 621'e koyduğu ağırlaştırılmış karar, pratik matematikte TTK m. 589'daki olağan sözleşme değişikliği nisabından (tüm sermayenin %66'sı) çok daha hafif bir oranla meclisten geçebilmektedir [35], [36], [37], [38]. Bu çelişki, kanunun yapılış amacına ("ratio legis") ters düşmektedir.
İkinci olarak, TTK m. 621/2 fıkrasında yer alan "bu nisabı daha da ağırlaştıracak şirket sözleşmesi hükümleri, ancak şirket sözleşmesinde öngörülecek çoğunlukla kabul edilebilir" ifadesi, mehaz İsviçre Borçlar Kanunu'nun (OR 808b) tercümesi sırasındaki bir hatadan kaynaklanmaktadır. Bu lafız, nisabı ağırlaştırmak isteyen bir limited şirket genel kurulunu, sanki o ağır nisap halihazırda yürürlükteymiş gibi bir kısır döngüye (petitio principii) sokarak, hukuki güvenlik ve elverişlilik ilkesini zedelemektedir [31].
Son olarak, anonim şirketler için TTK m. 408'de düzenlenen "önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı" hususunun, limited şirketlerde TTK m. 621 kapsamına alınmaması önemli bir eksikliktir [41], [42]. Hissedarların menfaatini yakından ilgilendiren böylesine yaşamsal bir kararın TTK m. 620 uyarınca salt çoğunlukla alınabilmesi ihtimali, azınlık pay sahipleri açısından büyük bir risk doğurmaktadır. De lege ferenda (olması gereken hukuk) bakımından, bu eksikliklerin giderilerek hükmün rasyonel bir matematiksel altyapıya kavuşturulması zaruridir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) limited şirketlere ilişkin düzenlemeleri arasında yer alan 621. madde, genel kurulun alacağı "önemli kararlar" için öngörülen nitelikli (ağırlaştırılmış) toplantı ve karar yetersayılarını ihdas eden temel kanuni dayanaktır. Kanun koyucu, limited şirket genel kurul kararlarını yetersayılar bakımından; olağan kararlar (TTK m. 620), önemli kararlar (TTK m. 621) ve şirket sözleşmesinin değiştirilmesine ilişkin kararlar (TTK m. 589) olmak üzere üçlü bir tasnife tabi tutmuştur [1], [2].
Limited şirket, şahıs unsurlarının da barındığı bir sermaye şirketi formudur. Bu yapısal özellik, ortaklığın temel sözleşmesel mimarisini, ortakların hak ve yükümlülüklerini veya şirketin hukuki varlığını doğrudan etkileyen kararların, basit çoğunlukla alınmasının sakıncalar doğurabileceği gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. TTK m. 621, İsviçre Borçlar Kanunu'nun (OR) 808b maddesini mehaz alarak [3], azınlık pay sahiplerinin çoğunluk tahakkümünden korunması ve şirketin temel/yapısal varlığının güvence altına alınması gayesiyle kaleme alınmıştır.
Madde metni incelendiğinde, kanun koyucunun "çifte nisap" (çifte engel) kuralını benimsediği görülmektedir. Kararın alınabilmesi için yalnızca toplantıda temsil edilen oyların belirli bir oranının olumlu oyu yeterli görülmemiş; aynı zamanda şirket sermayesinin bütününe yayılan nesnel bir sermaye ağırlığının da bu karara iştirak etmiş olması zorunlu tutulmuştur [4], [5].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Temsil Edilen Oyların En Az Üçte İkisi ve Oy Hakkı Bulunan Esas Sermayenin Tamamının Salt Çoğunluğu (Çifte Nisap Kuralı)
TTK m. 621/1 uyarınca önemli kararların alınabilmesi için iki matematiksel şartın kümülatif olarak gerçekleşmesi zorunludur: "Temsil edilen oyların en az üçte ikisi" ve "oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğu". Doktrinde bu düzenleme, çift çoğunluklu bir sistem öngördüğünden "çifte engel kuralı" olarak nitelendirilmektedir [5].
Öğretide Akbay ve Çoştan gibi yazarlar, hükümde zikredilen "oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğu" unsurunun, zımni olarak bir "toplantı yetersayısı" işlevi de gördüğünü ileri sürmektedir [5], [6]. Zira toplantıda asgari olarak bu sermaye oranı hazır bulunmadıkça, söz konusu çifte engelin ikinci bacağının aşılması fiilen imkânsızdır. Buna karşılık Çamoğlu, hükümdeki ifadenin toplantı ve karar yetersayısı ayrımını netleştirdiğini; "esas sermayenin salt çoğunluğunun" toplantı nisabını, "temsil edilen oyların üçte ikisinin" ise karar nisabını teşkil etmesi gerektiğini ancak Kanun'un lafzi formülasyonunun bu dengeyi bozacak şekilde hatalı kurgulandığını ifade etmektedir [7], [8]. Yasa koyucunun lafzı her iki kriterin de aynı anda aranmasını şart koştuğundan, mevcut oyların 2/3'ünün olumlu oyu tek başına yeterli olmayacak, bu oyların temsil ettiği sermaye aynı zamanda toplam oy hakkı bulunan sermayenin yarısından fazlasına tekabül etmelidir.
2.2. TTK m. 621/1 Kapsamındaki Önemli Karar Hâlleri (Bent İncelemeleri)
a) Şirket işletme konusunun değiştirilmesi: Şirketin varlık sebebi olan işletme konusunun değiştirilmesi, kurucu iradenin temelden sarsılması anlamına gelir. Anonim şirketlerde işletme konusunun "tamamen" değiştirilmesi (TTK m. 421/3-a) aranırken, limited şirketlerde yalnızca "değiştirilmesi" çifte nisaba bağlanmıştır [9], [10]. b) Oyda imtiyazlı esas sermaye paylarının öngörülmesi: Eşitlik ilkesine istisna getiren oyda imtiyazın tesisi, mevcut pay sahiplerinin yönetimsel ağırlığını doğrudan zayıflatacağı için ağırlaştırılmış nisaba tabidir [11], [12]. c) Esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılması, yasaklanması ya da kolaylaştırılması: Esas sermaye payının devri kural olarak genel kurul onayına (TTK m. 595/2) tabi olup olağan nisapla (TTK m. 620) karara bağlanır. Ancak devir şartlarının şirket sözleşmesiyle kalıcı olarak yasaklanması, sınırlandırılması veya onayın kaldırılarak kolaylaştırılması TTK m. 621 gereği çifte nisabı gerektirir [13], [14]. d, e) Esas sermayenin artırılması ve Rüçhan hakkının sınırlandırılması/kaldırılması: Sermaye artırımı ve bunun doğal bir uzantısı olan yeni pay alma (rüçhan) hakkının kısıtlanması, ortakların sermaye ve kâr payı oranlarını (sulandırma etkisi) doğrudan etkileyeceğinden m. 621 kapsamında önemli karar sayılmıştır [14], [15], [16]. f) Şirket merkezinin değiştirilmesi: Anonim şirketlerde merkezin "yurt dışına taşınması" oybirliğine (TTK m. 421/2) tabiyken, limited şirketlerde yurt içi veya yurt dışı ayrımı yapılmaksızın "merkez değişikliği" çifte nisaba bağlanmıştır. Doktrinde, merkezin yurt dışına taşınmasının uygulanacak hukuku değiştirebileceği gerekçesiyle anonim şirketlerde olduğu gibi oybirliğine tabi olması gerektiği savunulsa da, meri hukuk uyarınca bu işlem m. 621 kapsamında değerlendirilmektedir [17], [18], [19], [20]. g) Rekabet yasağı ve bağlılık yükümüne aykırı faaliyete onay verilmesi: Ortakların ve müdürlerin şirkete karşı taşıdıkları sadakat borcunun istisnası olan rekabet yasağının kaldırılması (TTK m. 613 ve 626), tüm ortakların rızası yahut genel kurulun m. 621 uyarınca alacağı kararla mümkündür [21], [22]. h) Ortağın haklı sebeple çıkarılması: Şirket sözleşmesinde yer alan bir sebebe dayanarak yahut haklı sebep iddiasıyla mahkemeye başvurarak ortağın şirketten çıkarılması kararı çifte nisaba tabidir [23], [24]. Anayasa Mahkemesi'nin kararı uyarınca "iki ortaklı limited şirketler" yönünden haklı sebeple mahkemeye başvurma bendi iptal edilmiştir [25], [26]. ı) Şirketin feshi: Ortaklığın hukuki varlığına son verilmesi [27].
2.3. Nisapların Şirket Sözleşmesi ile Ağırlaştırılması (TTK m. 621/2)
Hükme göre, Kanun'da belirlenen ağırlaştırılmış nisapların daha da ağırlaştırılabilmesi (örneğin oybirliğine yükseltilmesi), ancak öngörülmek istenen o yüksek çoğunluğun toplantıda sağlanmasıyla mümkündür [28], [29]. Mehaz İsviçre Borçlar Kanununda (OR Art. 808b) daha farklı bir lafız bulunmasına rağmen, TTK m. 621/2 lafzi yorumla, müstakbel ağırlaştırılmış nisabın (hedef nisap) mevcudiyetini, değişikliğin yapılabilmesi için ön şart olarak koşmuştur [30], [31].
2.4. Sonradan Çıkarma Sebebi Konulması (TTK m. 621/3)
Şirket sözleşmesine kuruluşta yer almayan bir haklı nedenle çıkarma sebebinin sonradan eklenmesi, doğrudan doğruya ortakların kazanılmış haklarını ve ortaklıkta kalma güvencelerini tehdit ettiği için, kanun koyucu bu hususu tüm ortakların "oybirliği" ile karar alması şartına bağlamıştır [27], [32], [33].
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargıtay İçtihadı
Yargıtay kararları ve öğreti ışığında, genel kurulun TTK m. 621’de öngörülen çifte nisaba ulaşmaksızın almış olduğu kararların hukuki akıbeti, sakatlığın türüne göre değişkenlik gösterir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, kanunda emredici olarak öngörülen nisaplara (toplantı veya karar nisabı) uyulmadan alınan kararlar iptal edilebilir olmaktan ziyade "yokluk" (non-existent) veya "butlan" (nullity) yaptırımına tabidir (Anonim şirketlere ilişkin TTK m. 447 kıyasen uygulanır, m. 622) [44], [45], [46].
Ayrıca ortağın şirketten haklı sebeple çıkarılması kararlarında, çıkarılacak ortağın oylamaya katılıp katılamayacağı meselesi Yargıtay önüne sıkça gelmiştir. Kollektif şirketlerdeki eski uygulamanın aksine, limited şirketler hukukunda TTK m. 619’da oydan yoksunluk halleri sınırlı (numerus clausus) sayıldığından, "hiç kimse kendi davasının yargıcı olamaz" evrensel ilkesine rağmen lafzi yorum gereği çıkarılacak ortağın oy hakkından yoksun bırakılamayacağı öğretide (Bahtiyar) kabul görmektedir ve mahkeme uygulamaları bu yönde şekillenmektedir [24], [47]. Ancak Anayasa Mahkemesi E: 2025/128, K: 2025/273 kararıyla iki ortaklı limited şirketlerde kilitlenmeyi önlemek adına bu hükmün ilgili kısmını iptal etmiştir [26].
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Sermaye Artırımı ve Rüçhan Hakkının Kısıtlanması): 1.000.000 TL esas sermayeli bir limited şirkette A (%40), B (%30) ve C (%30) pay sahibidir. Şirketin yeni teknolojik yatırımlar yapabilmesi için dışarıdan yatırımcı D'nin ortaklığa alınmasına karar verilmiş ve sermayenin 1.500.000 TL'ye artırılması ile A, B ve C'nin rüçhan haklarının kısıtlanması gündemiyle genel kurul toplanmıştır. Toplantıya sadece A ve B katılmıştır. B, rüçhan hakkının kısıtlanmasına olumsuz oy vermiştir. Hukuki analiz: Sermaye artırımı ve rüçhan hakkının sınırlandırılması TTK m. 621/1 (d) ve (e) bentleri gereği çifte nisaba tabidir. Toplam oy hakkı bulunan sermaye 1.000.000 TL'dir. Bunun salt çoğunluğu 500.001 TL'dir. Toplantıda temsil edilen oy ise 700.000 TL'dir (A ve B). Kararın alınabilmesi için temsil edilen oyların 2/3'ünün (466.666 TL) olumlu oyu gerekir. Sadece A (%40 = 400.000 TL) olumlu oy kullandığı için temsil edilen oyların 2/3'ü şartı sağlanamamıştır. İkinci kriter olan "tüm sermayenin salt çoğunluğu" (500.001 TL) da sağlanamamıştır. Karar reddedilmiş sayılır.
Olay 2 (Rekabet Yasağının Kaldırılması ve Oydan Yoksunluk): 500.000 TL esas sermayeli X Limited Şirketi'nde, müdür sıfatını da taşıyan ortak K (%60 pay sahibi), şirketle aynı alanda faaliyet gösteren kendi şahıs işletmesini kurmak için genel kuruldan rekabet yasağının kaldırılması iznini (onayını) talep etmiştir. Diğer ortak L (%40 pay sahibi) toplantıda hazır bulunmuş ve olumsuz oy vermiştir. Hukuki analiz: TTK m. 621/1 (g) uyarınca rekabet yasağına aykırı faaliyete onay verilmesi önemli kararlardandır ve çifte nisaba tabidir. Ancak TTK m. 619/3 gereğince, rekabet yasağının kaldırılması oylamasında ilgili ortak (K) oy kullanamaz [48]. K'nın oydan yoksun olması sebebiyle, 500.000 TL olan toplam esas sermayeden K'nın payı (300.000 TL) düşülür. TTK m. 621 anlamında "oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamı" artık sadece 200.000 TL'dir (L'nin payı) [40]. L de olumsuz oy kullandığı için rekabet yasağının kaldırılmasına yönelik karar alınamaz. K'nın %60 sermayeye sahip olması onu bu oylamada karar alıcı konuma getirmez.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Doktrinde TTK m. 621 kaleme alınış biçimi ve şirketler hukuku sistematiği açısından sert eleştirilere maruz kalmıştır.
İlk olarak, Ersin Çamoğlu ve Abuzer Kendigelen tarafından dile getirilen "sistem hatası" (matematiksel çelişki) tartışması son derece ciddidir. TTK m. 589 uyarınca genel esas sözleşme değişiklikleri "sermayenin 2/3'ü" ile yapılmaktadır. Oysa TTK m. 621'de öngörülen çifte nisap uygulandığında (örneğin toplantıya tam %50+1 sermaye katıldığında), mevcutların 2/3'ü ile karar alınabileceğinden, bu oran tüm sermayenin yaklaşık %34'üne tekabül etmektedir. Yani yasa koyucunun "daha önemli" gördüğü için TTK m. 621'e koyduğu ağırlaştırılmış karar, pratik matematikte TTK m. 589'daki olağan sözleşme değişikliği nisabından (tüm sermayenin %66'sı) çok daha hafif bir oranla meclisten geçebilmektedir [35], [36], [37], [38]. Bu çelişki, kanunun yapılış amacına ("ratio legis") ters düşmektedir.
İkinci olarak, TTK m. 621/2 fıkrasında yer alan "bu nisabı daha da ağırlaştıracak şirket sözleşmesi hükümleri, ancak şirket sözleşmesinde öngörülecek çoğunlukla kabul edilebilir" ifadesi, mehaz İsviçre Borçlar Kanunu'nun (OR 808b) tercümesi sırasındaki bir hatadan kaynaklanmaktadır. Bu lafız, nisabı ağırlaştırmak isteyen bir limited şirket genel kurulunu, sanki o ağır nisap halihazırda yürürlükteymiş gibi bir kısır döngüye (petitio principii) sokarak, hukuki güvenlik ve elverişlilik ilkesini zedelemektedir [31].
Son olarak, anonim şirketler için TTK m. 408'de düzenlenen "önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı" hususunun, limited şirketlerde TTK m. 621 kapsamına alınmaması önemli bir eksikliktir [41], [42]. Hissedarların menfaatini yakından ilgilendiren böylesine yaşamsal bir kararın TTK m. 620 uyarınca salt çoğunlukla alınabilmesi ihtimali, azınlık pay sahipleri açısından büyük bir risk doğurmaktadır. De lege ferenda (olması gereken hukuk) bakımından, bu eksikliklerin giderilerek hükmün rasyonel bir matematiksel altyapıya kavuşturulması zaruridir.
Metodolojik Not
Bu yorum, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve bilimsel araştırma ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Yalnızca doktrin ve yargı kararları çerçevesinde objektif olarak sunulmuştur.